A'râf suresi

A'râf suresi, 24. ayet

A'râf suresi, 24. ayet. قَالَ ٱهْبِطُوا۟ بَعْضُكُمْ لِبَعْضٍ عَدُوٌّ وَلَكُمْ فِى ٱلْأَرْضِ مُسْتَقَرٌّ وَمَتَٰعٌ إِلَىٰ حِينٍ

ḳâle-hbiṭû ba`ḍuküm liba`ḍin `adüvv. veleküm fi-l'arḍi müsteḳarruv vemetâ`un ilâ ḥîn.

Diyanet İşleri

Allah, dedi ki: "Birbirinizin düşmanı olarak inin (oradan). Size yeryüzünde bir zamana kadar yerleşme ve yararlanma vardır."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

A'râf 21–27 · surenin 24. ayeti / 206
  1. A'râf 21

    "Şüphesiz ben size öğüt verenlerdenim" diye de onlara yemin etti.

  2. A'râf 22

    Bu suretle onları kandırarak yasağa sürükledi. Ağaçtan tattıklarında kendilerine avret yerleri göründü. Derhal üzerlerini cennet yapraklarıyla örtmeye başladılar. Rab'leri onlara, "Ben size bu ağacı yasaklamadım mı? Şeytan size apaçık bir düşmandır, demedim mi?" diye seslendi.

  3. A'râf 23

    Dediler ki: "Rabbimiz! Biz kendimize zulüm ettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan mutlaka ziyan edenlerden oluruz."

  4. 24

    Allah, dedi ki: "Birbirinizin düşmanı olarak inin (oradan). Size yeryüzünde bir zamana kadar yerleşme ve yararlanma vardır."

  5. A'râf 25

    Allah, dedi ki: "Orada yaşayacaksınız, orada öleceksiniz ve oradan (mahşere) çıkarılacaksınız."

  6. A'râf 26

    Ey Ademoğulları! Size avret yerlerinizi örtecek giysi ve süslenecek elbise verdik. Takva (Allah'a karşı gelmekten sakınma) elbisesi var ya, işte o daha hayırlıdır. Bu (giysiler), Allah'ın rahmetinin alametlerindendir. Belki öğüt alırlar (diye onları insanlara verdik).

  7. A'râf 27

    Ey Ademoğulları! Avret yerlerini kendilerine açmak için, elbiselerini soyarak ana babanızı cennetten çıkardığı gibi, şeytan sizi de saptırmasın. Çünkü o ve kabilesi, onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Şüphesiz biz, şeytanları, iman etmeyenlerin dostları kılmışızdır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 24–25. ayetler için yazılmıştır.

[24. “Kiminiz kiminize düşman olarak inin.” Yani Âdem ve zürriyeti ile İblis ve zürriyeti düşmandırlar. Bilindiği gibi düşman bir kimse düşmanına zarar vermek, ona kötülük yapmak için her türlü yolu dener, her fırsatta onu hayırdan mahrum bırakmaya çalışır. İşte bu çerçevede Âdem’in oğulları şeytana karşı uyarılmaktadırlar. Daha sonra Yüce Allah indirilmenin nihai yerinin yeryüzü olduğunu bildirerek “yeryüzünde sizin için bir zamana kadar” yani ecellerinizin biteceği vakte kadar “bir karar yeri” mesken ve yerleşecek yer “ve geçim vardır.” Ecellerinizin bitiminden sonra ise o dünyadan kendisi için yaratılmış olduğunuz ve sizin için yaratılmış bulunan (ahiret) yurduna intikal edeceksiniz. Bu ayette şu ifade edilmektedir: Yeryüzündeki hayat süreli ve geçici. Yeryüzü gerçek mesken değildir, sadece bir geçiş yeridir. Orada bu ebedi yurt için azık hazırlanır; yoksa orası ebedi kalacak şekilde imar edilmez.][10]

25. Yani Yüce Allah, Adem’i, onun eşini ve onların soyundan gelecekleri yeryüzüne indirdikten sonra onlara yeryüzünde kalacaklarını, orada onlara bir hayat takdir etmiş olduğunu, bunun arkasından ölümün geleceğini, yeryüzünün imtihan ve sınamalarla dolu olduğunu, yeryüzünde kaldıkları süre zarfında kendilerine peygamberlerini göndereceğini, üzerlerine kitaplarını indireceğini, sonunda ölüm gelince de orada defnedileceklerini haber vermiştir. Nihâyet kabirdeki süreleri de dolduktan sonra Allah onları ölümlerinden sonra diriltecek ve oradan ebedi kalınacak ve gerçek yurt olan ahiret yurduna gitmek üzere o yerden çıkartacaktır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Allah, Âdem, Havva ve İblis'e şöyle dedi: "Cennetten yeryüzüne inin bakalım. Sizler birbirinizin düşmanı olacaksınız. Artık yeryüzü belli bir vakte kadar sizin için bir yerleşme yeridir. Belirli bir vakte kadar orada bulunan nimetlerden faydalanın.”

Kelimeler

12 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَالَ kale buyurdu kök: قول
  2. ٱهْبِطُوا۟ hbitu inin kök: هبط
  3. بَعْضُكُمْ bea'dukum bır kısmınız kök: بعض
  4. لِبَعْضٍ libea'din diğerinize kök: بعض
  5. عَدُوٌّۭ ۖ aduvvun düşman olarak kök: عدو
  6. وَلَكُمْ velekum sizin içindir
  7. فِى fi
  8. ٱلْأَرْضِ l-erdi yeryüzünde kök: ارض
  9. مُسْتَقَرٌّۭ mustekarrun yerleşme kök: قرر
  10. وَمَتَـٰعٌ ve metaun ve geçinme kök: متع
  11. إِلَىٰ ila kadar
  12. حِينٍۢ hinin bir süreye kök: حين

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: هبط (8 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Âdem · Aynı kök: حين (35 geçiş)

    Derken, şeytan ayaklarını oradan kaydırdı. Onları içinde bulundukları konumdan çıkardı. Bunun üzerine biz de, "Birbirinize düşman olarak inin. Sizin…

  • Aynı kök: هبط (8 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Âdem · Aynı kök: بعض (158 geçiş)

    Allah, şöyle dedi: "Birbirinize düşman olarak hepiniz oradan inin. Eğer tarafımdan size bir yol gösterici (kitap) gelir de, kim benim yol göstericime…

  • Aynı kök: هبط (8 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Âdem

    "İnin oradan (cennetten) hepiniz. Tarafımdan size bir yol gösterici (peygamber) gelir de kim ona uyarsa, onlar için herhangi bir korku yoktur, onlar…

  • Aynı kök: حين (35 geçiş) · Aynı kök: متع (70 geçiş)

    Yunus'un kavminden başka, keşke (azabı görmeden) iman edip, imanı kendisine fayda veren bir tek memleket halkı olsaydı! (Yunus'un kavmi) iman edince,…

  • Aynı kök: حين (35 geçiş) · Aynı kök: متع (70 geçiş)

    Allah, size evlerinizi huzur ve dinlenme yeri yaptı. Hayvanların derilerinden gerek göç gününüzde, gerek ikamet gününüzde kolayca taşıyacağınız…

  • Aynı kök: حين (35 geçiş) · Aynı kök: متع (70 geçiş)

    "Bilmem! Belki bu (mühlet) sizin için bir imtihan ve bir vakte kadar yararlanmadır."

  • Aynı kök: قرر (38 geçiş) · Aynı kök: متع (70 geçiş)

    "Ey kavmim! Şüphesiz bu dünya hayatı ancak (geçici) bir yararlanmadır. Ahiret ise ebedi olarak kalınacak yerdir."

  • Aynı kıssa: Hz. Âdem · Aynı kök: عدو (106 geçiş)

    Bu suretle onları kandırarak yasağa sürükledi. Ağaçtan tattıklarında kendilerine avret yerleri göründü. Derhal üzerlerini cennet yapraklarıyla…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

70 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Bunun üzerine Allah) "Bir kısmınız diğerine düşman olarak inin! dipnot 1 Sizin için yeryüzünde (bahçe dışında) belirli bir süre kalma ve geçim imkânları vardır." demişti.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu cümle Bakara 2:36. ayetle birlikte okunmalıdır. Burada Hz. Adem ve eşinin İblis'e yönelik düşmanlıkları belirtilmektedir. Cennetten inişle ilgili bkz. A'râf 7:13, dipnot 3.

Mustafa İslamoğlu

(Allah) buyurdu: "Birbirinize düşman olarak çıkıp gidin! Zira yeryüzünde, geçici bir hayat alanı ve tadımlık bir haz sizi bekliyor."

Muhammed Esed

(Allah): "İnin, (bundan böyle) birbirinize düşman olarak!" dedi, "yeryüzünde bir süre için konacak bir yurt ve geçiminizi sağlayacak şeyler bulacaksınız.

Ahmed Hulusi

Buyurdu: "Birbirinize (bilinç - beden ikilisi) düşman olarak (kuvveler boyutunda yaşamaktan beden boyutunun şartlarını yaşamaya) inin! Sizin için arzda (beden boyutunda - yeryüzünde) belli bir yaşam süreci ve belli bir süre, nasibinizdekileri almak söz konusudur. "

Ali Bulaç

(Allah) Dedi ki: "Kiminiz kiminize düşman olarak inin. Yeryüzünde belli bir vakte kadar sizin için bir yerleşim ve meta (geçim) vardır."

Ali Özek ve heyeti

Allah: Birbirinize düşman olarak inin! Sizin için yeryüzünde bir süreye kadar yerleşme ve faydalanma vardır, buyurdu.

Ali Rıza Safa

Dedi ki: "Birbirinize düşman olarak inin! Belirli bir zamana dek, yeryüzünde sizin için bir yerleşim ve geçinme vardır!"

Bayraktar Bayraklı

Allah: "Kiminiz kiminize düşman olarak ininiz! Sizin için yeryüzünde bir süreye kadar yerleşme ve faydalanma vardır."

Edip Yüksel

Dedi ki: "Birbirinize düşmanlar olarak aşağı ininiz. Belirlenmiş bir süreye kadar yeryüzünde yerleşip geçineceksiniz."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Dedi ki: 'Birbirinize düşmanlar olarak aşağı ininiz. Bir süreye kadar yeryüzünde yerleşip geçineceksiniz.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah: "Kiminiz kiminize düşman olarak ininiz! Size bir süreye kadar yeryüzünde yerleşmek ve bir nasip almak var kaderinizde." buyurdu.

Elmalılı Hamdi Yazır

Buyurdu ki ininiz ba'zınız ba'zınıza düşman olarak, size bir zamana kadar Arzda bir karargah tutmak ve bir nasib almak mukadder

Erhan Aktaş

"Bir kısmınız bir kısmınıza düşman olarak inin." dedi. Yeryüzünde, size belli bir süreye kadar yerleşme ve yararlanma imkanı vardır." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Bir kısmınız bir kısmınıza düşman olarak inin." dedi. Yeryüzünde, size belli bir süreye kadar yerleşme ve yararlanma imkanı vardır." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Bir kısmınız bir kısmınıza düşman olarak inin." dedi. Yeryüzünde, size belli bir süreye kadar yerleşme ve yararlanma imkanı vardır." dedi.

Gültekin Onan

(Tanrı ) Dedi ki: "Kiminiz kiminize düşman olarak inin. Yeryüzünde belli bir vakte kadar sizin için bir yerleşim ve meta (geçim) vardır."

Hasan Basri Çantay

(Allah) dedi ki: "Kiminiz kiminize düşman olarak inin. Yer (yüzün) de sizin için bir zamana kadar yerleşib kalmak ve geçinmek (mukadderdir)".

İbni Kesir

Buyurdu ki: Kimimiz kiminize düşman olarak inin. Sizin için yeryüzünde bir müddet yerleşip kalmak ve geçinmek vardır.

Mehmet Alagaş

(11-27) Kesinlikle sizi biz yarattık / halk ettik. Sonra size biçim verdik / suret verdik. Sonra meleklere dedik ki Ademe secde edin. İblis hariç secde ettiler. O secde edenlerden olmadı. Sana emrettiğim vakit secde etmedin sana ne / engel oldu / ne mâni oldu dedi. Dedi ki ben ondan hayırlıyım beni ateşten yarattın onu ise kurutulmuş çamurdan / Tın’dan yarattın. Oradan in, orada senin büyüklenmen / kibirlenmen olamaz, hemen çık, sen küçük düşmüşlerdensin dedi Beni tekrar diriliş gününe kadar beklet ebilir misin? dedi. Muhakkak sen bekletilenlerdensin dedi. Beni azdırmandan dolayı onlar için senin düzgün yoluna oturacağım. Sonra onlar a, önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından varacağım. Çoğunu da şükreden bulmayacaksın. Kovulmuş olarak ve de kınanmış olarak oradan çık, sana onlardan kim tâbi olursa da sizin hepinizi cehenneme dolduracağım. Ey Âdem sen ve zevcen cennette yerleşin / iskân olun. Her ikiniz de istediğiniz taraftan yiyin , bu ağaca yaklaşmayın ikinizde zalimlerden olursunuz. Şeytan her ikisine avret olanı / açılması ayıp yeri çıkarmak için ikisine de fısıldadı / vesvese verdi. Rabbiniz bu ağaçtan sizi, iki melek olamayın veya ebedileşemeyin diye men etti dedi ve de ben size nasihat ediyorum diye yemin de etti. Aldanarak her ikisini de (ağaca) sarkıttırdı. Ağaçtan tattıklarında, avretleri her ikisinin de açığa çıktı. Her ikisi de cennet yapraklarından üzerlerine yamalamaya koyuldular. Rableri her ikisine de bu ağacı men etmedim mi diye seslendi / nida etti. Her ikinize de şeytan size açıkça düşmandır dedim. Her ikisi de Rabbimiz kendimize zulmettik, eğer bizi bağışlamazsan merhamet etmezsen hüsran oluruz dedi. Dedi ki bazılarınız bazılarınıza düşman olarak inin, sizlere arzda belirli bir zaman durma ve geçinme var. Dedi ki orada yaşayacaksınız ve orada öleceksiniz ve yine oradan çıkarılacaksınız. Ey Âdem oğulları sizlere edep yerlerinizi gizlemeniz için elbise ve tüy indirdik. Takva elbisesi bu hayırlıdır ve bu Allah ’ın ayetlerindendir, böylelikle belki düşünürler. Ey Âdem oğulları tıpkı ebeveynlerinizi, her ikisinin elbisesini edep yerleri gözükmesi için soydu ktan sonra cennetten çıkardığı gibi şeytan sizi sınayıp ayrıştırmasın / fitnelemesin. O ve kabilesi sizleri, sizin göremediğin iz taraftan görürler, Muhakkak şeytanları iman etmeyenlere dostlar yaptık.

Rowwad Tercüme Merkezi

(Yüce Allah) buyurdu ki: “Birbirinize düşman olarak oradan inin! Siz yeryüzünde bir süreye kadar yerleşip kalacak ve orada geçineceksiniz.”

Süleyman Ateş

(Allah) buyurdu: "Birbirinize düşman olarak inin, sizin yeryüzünde bir süreye kadar kalıp geçinmeniz gerekmektedir."

Süleymaniye Vakfı

Allah dedi ki: "Üçünüz dipnot 1 de oradan inin! Her biriniz diğerine düşmandır. Hepiniz için bu topraklarda yerleşecek mekan ve bir süreye kadar geçinme imkanları vardır."

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Önceki iki ayette zamirler, Arap dili açısından iki kişiyi, Adem'i ve Havva'yı gösterecek şekilde kullanıldığı halde bu ayette ikiden fazla kişiyi gösterecek şekilde kullanılmıştır. O bahçede İblis de Adem'i ve Havva'yı yoldan çıkarma suçu işlediğinden bu ifade tarzı onun da oradan çıkarıldığını gösterir. Bu nedenle meale "üçünüz de" sözü konmuştur (Bakara 2/38).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah dedi ki "İnin oradan! Biriniz diğerinin hakkına göz dikecek. Sizin için bu topraklarda karar kılınıp yerleşecek yer ve bir süreye kadar da geçineceğiniz şeyler bulunacaktır." dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bakara 2/36 ayetini esas alarak çevrilmiştir.

Şaban Britch

Allah buyurdu ki: Birbirinize düşman olarak inin! Size yeryüzünde belirli bir süreye kadar yerleşip, geçinmek vardır.

Şaban Piriş

Allah buyurdu ki: -Birbirinize düşman olarak inin! Yeryüzünde belirli bir süreye kadar yerleşip, geçinmek size takdir edildi.

Yaşar Nuri Öztürk

Buyurdu: "Kiminiz kiminize düşman olarak inin. Yeryüzünde belirli bir süreye kadar mekan tutmanız ve nimetlenmeniz öngörülmüştür."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Allah said: "Upon Our command We down all of you upon, to a lower state with mutual enmity to each other and you shall settle on earth where you make abode and livelihood for a predetermined point of time".

Abdul Haleem

He said, ‘All of you get out! You are each other’s enemies. On earth you will have a place to stay and livelihood- for a time.’

Abdullah Yusuf Ali

(Allah) said: "Get ye down. With enmity between yourselves. On earth will be your dwelling-place and your means of livelihood,- for a time."

Abul A'la Maududi

Allah said: 'Go down; dipnot 1 you are enemies one of the other. For you there is dwelling and provision on the earth for a while.'

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    God's command that Adam and Eve 'go down' should not be misunderstood to mean that their departure from Paradise was by way of punishment. The Qur'an has made it clear many a time that God accepted Adam and Eve's repentance and pardoned them. Thus the order does not imply punishment. It rather signifies the fulfilment of the purpose for which man was created. (For elaboration see Towards Understanding the Qur'an, vol. 1, (al-Baqarh 2: nn. 48 and53, pp. 63-4 and 66 - Ed.)

Aisha Bewley

He said, ‘Go down from here as enemies to each other! You will have residence on the earth and enjoyment for a time. ’

Al-Hilali & Khan

(Allâh) said: "Get down, one of you is an enemy to the other [i.e. Adam, Hawwâ’ (Eve), and Shaitân (Satan)]. On earth will be a dwelling-place for you and an enjoyment for a time."

Ali Quli Qarai

He said, ‘Get down, being enemies of one another! On the earth shall be your abode and sustenance for a time. ’

Amatul Rahman Omar

(God) said, `Get down (from this land). Some of you are (indeed) enemies of others, and there will be for you on this earth a habitation and (enjoyment of) provision for a while.'

Arthur John Arberry

Said He, 'Get you down, each of you an enemy to each. In the earth a sojourn shall be yours, and enjoyment for a time.'

Bijan Moeinian

The Lord [after having forgiven them] said: "Now go down to earth [and accomplish your duty there. ] You will be divided into the enemies. Stay there for a while and you will have a [prescribed] provision [to be earned.]"

E. Henry Palmer

He said, 'Go ye down, one of you to the other a foe; but for you in the earth there is an abode, and a provision for a season. '

Edip-Layth

He said, "Descend as enemies to one another; on earth you will have residence and provisions until the appointed time."

George Sale

God said, get ye down, the one of you an enemy unto the other; and ye shall have a dwelling place upon earth, and a provision for a season.

Hamid S. Aziz

He said, "Go you down, each one of you an enemy to the other. In the earth will be your abode, and a provision for a season."

Mahmoud Ghali

Said He, "Get down (all of you), some of you an enemy to (some) others; and in the earth there is for you a repository and an enjoyment for a while. "

Marmaduke Pickthall

He said: Go down (from hence), one of you a foe unto the other. There will be for you on earth a habitation and provision for a while.

Mohamed Ahmed - Samira

"Go, " said God, "one the antagonist of the other, and live on the earth for a time ordained, and fend for yourselves.

Muhammad Asad

Said He: "Down with you, [and be henceforth] enemies unto one another, having on earth your abode and livelihood for a while:

Mustafa Khattab

Allah said, "Descend as enemies to each other.[1] You will find in the earth a residence and provision for your appointed stay."

Progressive Muslims

He said: "Descend; for you are enemies to one another, and in the land you will have residence and provisions until the appointed time. "

Rashad Khalifa

He said, "Go down as enemies of one another. On earth shall be your habitation and provision for awhile."

Sahih International

[ Allah ] said, "Descend, being to one another enemies. And for you on the earth is a place of settlement and enjoyment for a time."

Sam Gerrans

He said: “Get you down, an enemy to one another. And for you upon the earth are a dwelling-place and provision for a time.”

Shabbir Ahmed

(Self interests of people had given rise to unjust marking of land and individual hoarding. Suppression of the weak had begun). Allah told them that they had fallen down from the high station of humanity. They had ignored the Law that "Mankind is one community" (10:19). From then on, they would live as tribes and nations, enemies to one another, "There will be for you on land an abode and sustenance for a while."

Syed Vickar Ahamed

(Allah) said: "Get yourselves down with enmity between yourselves. On earth shall be your place to live and your means of livelihood— For a time."

Taqi Usmani

He said, "Go down, some of you enemies of some; and for you on the earth there will be a dwelling place and enjoyment for a time."

The Monotheist Group

He said: "Descend; for you are enemies to one another; and on the earth you will have residence and provisions until the appointed time."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 24. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 24. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — A'râf suresi, 24. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩