Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya
da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Ey âdemoğulları! Şeytan, ana babanızı, ayıp yerlerini kendilerine göstermek için elbiselerini soyarak o bahçeden çıkardığı gibi sizi de aldatmasın! Çünkü o ve yandaşları, sizin onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Şüphesiz ki biz, şeytanları inanmayanların dostları yaptık.
Ey Ademoğulları! Tıpkı atalarınızın hasbahçeden çıkışına sebep olduğu gibi, Şeytan'ın sizi şaşırtmasına fırsat vermeyin: Cinselliklerini keşfetmeleri için, her ikisinin örtüden yoksun bırak(ılmasını sağla)mıştı. Hiç kuşkunuz olmasın ki, o ve avanesi sizin kendilerini hiç göremeyeceğiniz bir boyuttan sizi görüyorlar! Çünkü Biz şeytanları, (hakkıyla) iman etmeyenlere otorite kılarız.
Ey Ademoğulları! Tıpkı atalarınızın cennetten çıkarılmalarına yol açtığı gibi, Şeytanın sizi de ayartmasına izin vermeyin: (Allaha karşı sorumluluk bilincinin benzediği) örtülerden yoksun bırakmıştı o. Muhakkak ki o ve avenesi, onları hiç fark edemeyeceğiniz yerde ve biçimde sizi (de) pusuda bekliyor! Gerçek şu ki Biz, (içtenlikle ve doğru bir biçimde) inanmayanların yanına-yakınına (her türden) şeytani güçler ve kuvvetler yerleştirdik;
Ey Ademoğulları! Şeytan (bedeniniz), sizin ceddinizi, bedenselliği kendilerine göstermek suretiyle libaslarını (meleki kuvvelerini) onlardan soyarak cennet yaşamından çıkardığı gibi, sizi de fitneye düşürmesin! Çünkü o ve onun işlevini paylaşanlar, sizin onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. . . Biz, şeytanları (şaşırtıp saptırıcı kuvveleri - beş duyuya dayanan kabulleri), iman etmeyenler için veliler kıldık.
Ey Ademoğulları, şeytan, anne ve babanızın çirkin yerlerini kendilerine göstermek için, elbiselerini sıyırtarak, onları cennetten çıkardığı gibi sakın sizi de bir belaya uğratmasın. Çünkü o ve taraftarları, (kendilerini göremeyeceğiniz yerden) sizleri görmektedir. Biz gerçekten şeytanları, inanmayacakların dostları kıldık.
Ey Âdem oğulları! Şeytan, ana babanızı, ayıp yerlerini kendilerine göstermek için elbiselerini soyarak cennetten çıkardığı gibi sizi de aldatmasın. Çünkü o ve yandaşları, sizin onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Şüphesiz biz şeytanları, inanmayanların dostları kıldık.
Ey Âdemoğulları! Şeytan, anne-babanızın çıplaklıklarını kendilerine göstermek amacıyla, giysilerini soyarak cennetten çıkardığı gibi, sizi de saptırmasın. Çünkü o ve yandaşları, onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Aslında, onları, inanmayanların dostları yaptık.
Ey Ademoğulları! Şeytan, anne babanızı, ayıp yerlerini kendilerine göstermek için elbiselerini soyarak cennetten çıkardığı gibi sizi de aldatmasın! Çünkü o ve yandaşları, sizin onları görmeyeceğiniz yerden sizi görürler. Şüphesiz biz şeytanları, inanmayanların dostları kıldık.
Ademoğulları, sapkın, ana babanızın vücutlarını kendilerine göstermek için elbiselerini soyarak bahçeden çıkardığı gibi sizi de şaşırtmasın. O ve kabilesi sizin onları görmediğiniz yerden sizi görürler. Biz, sapkınları, onaylamayanların dostları yaptık.
Adem oğulları, şeytan, ana babanızın vücutlarını kendilerine göstermek için elbiselerini soyarak cennetten çıkardığı gibi sizi de şaşırtmasın. O ve kabilesi sizin onları görmediğiniz yerden sizi görürler. Biz, şeytanları, inanmıyanların dostları yaptık.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ey Adem oğulları, şeytan nasıl ki, anne-babanızı çirkin yerlerini kendilerine göstermek için cennetten çıkardıysa sakın sizi de belaya uğratmasın! Çünkü o ve yandaşları sizleri, sizin kendilerini göremeyeceğiniz yönden görürler. Biz, o şeytanları imana gelmeyenlerin dostları kılmışızdır.
Ey Adem oğulları! Babanızla ananızı çirkin yerlerini kendilerine göstermek için Şeytan Cennetten çıkardığı gibi sakının sizi de belaya uğratmasın, çünkü o ve kabılesi sizi sizin kendilerini göremiyeceğiz cihetten görürler, biz o Şeytanları o kimselerin velileri kılmışızdır ki iymana gelmezler
Ey ademoğulları! Şeytan kötülüklerini onlara göstermek için, libaslarını soyarak, ana babanızı cennetten çıkardığı gibi sizi de bir fitneye düşürmesin. O ve taraftarları, sizin onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Biz, şeytanları iman etmeyenlere evliya kıldık.
Ey ademoğulları! Şeytan kötülüklerini onlara göstermek için, elbilselerini soyarak, ana babanızı cennetten çıkardığı gibi sizi de bir fitneye düşürmesin. O ve taraftarları, sizin onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Biz, şeytanları iman etmeyenlere evliya kıldık.
Ey ademoğulları! Şeytan çirkinliklerini onlara göstermek için, elbiselerini soyarak, ana babanızı cennetten çıkardığı gibi sizi de bir fitneye düşürmesin. O ve taraftarları, sizin onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Biz, şeytanları iman etmeyenlere evliya kıldık.
Ey Ademoğulları, şeytan anne ve babanızın çirkin yerlerini kendilerine göstermek için, elbiselerini sıyırtarak onları cennetten çıkardığı gibi sakın sizi de bir belaya uğratmasın. Çünkü o ve taraftarları, kendilerini göremeyeceğiniz yerden sizleri görmektedir. Biz gerçekten şeytanları inanmayacakların dostları kıldık.
Ey Adem oğulları şeytan ana ve babanızı fena, yerlerini kendilerine göstermek için, elbiselerini soyarak nasıl cennetden çıkardıysa sakın size de bir fitne (bela) yapmasın. Çünkü o da, kabiylesinden olan (lar) da sizi, sizin kendilerini göremeyeceğiniz yer (ler) den muhakkak görür (ler). Biz şeytanları iman etmeyeceklerin velileri yapdık.
Ey ademoğulları, şeytan, ana ve babanızı ayıp yerlerini kendilerine göstermek için elbiselerini soyarak nasıl cennetten çıkardıysa; sakın size de bir fitne yapmasın. O da, taraftarları da sizin onları görmediğiniz yerden sizi görürler. Biz, şeytanı; iman etmeyenlerin velileri yaptık.
(11-27) Kesinlikle sizi biz yarattık / halk ettik. Sonra size biçim verdik / suret verdik. Sonra meleklere dedik ki Ademe secde edin. İblis hariç secde ettiler. O secde edenlerden olmadı. Sana emrettiğim vakit secde etmedin sana ne / engel oldu / ne mâni oldu dedi. Dedi ki ben ondan hayırlıyım beni ateşten yarattın onu ise kurutulmuş çamurdan / Tın’dan yarattın. Oradan in, orada senin büyüklenmen / kibirlenmen olamaz, hemen çık, sen küçük düşmüşlerdensin dedi Beni tekrar diriliş gününe kadar beklet ebilir misin? dedi. Muhakkak sen bekletilenlerdensin dedi. Beni azdırmandan dolayı onlar için senin düzgün yoluna oturacağım. Sonra onlar a, önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından varacağım. Çoğunu da şükreden bulmayacaksın. Kovulmuş olarak ve de kınanmış olarak oradan çık, sana onlardan kim tâbi olursa da sizin hepinizi cehenneme dolduracağım. Ey Âdem sen ve zevcen cennette yerleşin / iskân olun. Her ikiniz de istediğiniz taraftan yiyin , bu ağaca yaklaşmayın ikinizde zalimlerden olursunuz. Şeytan her ikisine avret olanı / açılması ayıp yeri çıkarmak için ikisine de fısıldadı / vesvese verdi. Rabbiniz bu ağaçtan sizi, iki melek olamayın veya ebedileşemeyin diye men etti dedi ve de ben size nasihat ediyorum diye yemin de etti. Aldanarak her ikisini de (ağaca) sarkıttırdı. Ağaçtan tattıklarında, avretleri her ikisinin de açığa çıktı. Her ikisi de cennet yapraklarından üzerlerine yamalamaya koyuldular. Rableri her ikisine de bu ağacı men etmedim mi diye seslendi / nida etti. Her ikinize de şeytan size açıkça düşmandır dedim. Her ikisi de Rabbimiz kendimize zulmettik, eğer bizi bağışlamazsan merhamet etmezsen hüsran oluruz dedi. Dedi ki bazılarınız bazılarınıza düşman olarak inin, sizlere arzda belirli bir zaman durma ve geçinme var. Dedi ki orada yaşayacaksınız ve orada öleceksiniz ve yine oradan çıkarılacaksınız. Ey Âdem oğulları sizlere edep yerlerinizi gizlemeniz için elbise ve tüy indirdik. Takva elbisesi bu hayırlıdır ve bu Allah ’ın ayetlerindendir, böylelikle belki düşünürler. Ey Âdem oğulları tıpkı ebeveynlerinizi, her ikisinin elbisesini edep yerleri gözükmesi için soydu ktan sonra cennetten çıkardığı gibi şeytan sizi sınayıp ayrıştırmasın / fitnelemesin. O ve kabilesi sizleri, sizin göremediğin iz taraftan görürler, Muhakkak şeytanları iman etmeyenlere dostlar yaptık.
Ey Âdemoğlu! Şeytan; ana ve babanızı, mahrem yerlerini birbirine göstermek için elbiselerini sıyırarak Cennet'ten çıkardığı gibi, sakın sizi de fitneye düşürmesin. O ve ordusu, sizin onları göremediğiniz yerden sizi görürler. Doğrusu biz şeytanları, iman etmeyenlerin dostları kıldık.
Ey Adem oğulları, şeytan, ana babanızı, çirkin yerlerini onlara göstermek için elbiselerini soyarak cennetten çıkardığı gibi, sizi de (şaşırtıp) bir belaya düşürmesin! Çünkü o ve kabilesi, sizin onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Biz şeytanları, inanmayanların dostları yaptık.
Ey Ademoğulları! Şeytan sakın sizi sıkıntıya sokmasın! Nitekim o, ana-babanızın bedenlerini birbirlerine göstermek için elbiselerini sıyırarak onları o bahçeden çıkartmıştı. İblis ve tayfası, sizin onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Biz şeytanları, inanmayanların velileri /en yakınları yaptık."
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Ey Âdemoğulları! Sakın Şeytan ana-babanızı yaktığı gibi sizi de yakmasın. Açılması hoş olmayacak yerlerini kendilerine göstermek için onların elbiselerini sıyırmış ve o bahçeden çıkarmıştı. O ve onun gibiler, sizin onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Biz Şeytanları inanmayanların dostları yaptık."
Ey Ademoğulları, şeytan ana ve babanızı, ayıp yerlerini kendilerine göstermek için, elbiselerini soyarak cennetten çıkardığı gibi, sakın sizi de fitneye düşürmesin. O ve ordusu, sizin onları göremediğiniz yerden sizi görürler. Biz, şeytanları iman etmeyenlerin velileri kıldık.
-Ey Ademoğulları, şeytan ana ve babanızı, ayıp yerlerini kendilerine göstermek için, elbiselerini soyarak cennetten çıkardığı gibi, sakın sizi de fitneye düşürmesin. O ve taraftarları, sizin onları göremediğiniz yerden sizi görürler. Biz, şeytanları iman etmeyenlerin velileri kıldık.
Ey ademoğulları! Şeytan, ana-babanızı, çirkin yerlerini onlara göstermek için elbiselerini soyarak cennetten çıkardığı gibi, size de bir fitne musallat etmesin. Çünkü o ve kabilesi sizi, onları göremeyeceğiniz yerden görürler. Biz o şeytanları, inanmayanlara dostlar yaptık.