Kasas suresi

Kasas suresi, 55. ayet

Kasas suresi, 55. ayet. وَإِذَا سَمِعُوا۟ ٱللَّغْوَ أَعْرَضُوا۟ عَنْهُ وَقَالُوا۟ لَنَآ أَعْمَٰلُنَا وَلَكُمْ أَعْمَٰلُكُمْ سَلَٰمٌ عَلَيْكُمْ لَا نَبْتَغِى ٱلْجَٰهِلِينَ

veiẕâ semi`ü-llagve a`raḍû `anhü veḳâlû lenâ a`mâlünâ veleküm a`mâlüküm. selâmün `aleyküm. lâ nebtegi-lcâhilîn.

Diyanet İşleri

Boş sözü işittikleri vakit ondan yüz çevirirler ve, "Bizim işlerimiz bize, sizin işleriniz de size. Selam olsun size (bizden size zarar gelmez). Biz cahilleri istemeyiz" derler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kasas 52–58 · surenin 55. ayeti / 88

Konu Kitap ehlinden iman edenler; hidayet Allah'tandır Kasas 51–56 3

  1. Kasas 52

    Bu Kur'an'dan önce kendilerine kitap verdiklerimiz var ya, işte onlar ona da inanırlar.

  2. Kasas 53

    Kur'an kendilerine okunduğu zaman, "Ona inandık, şüphesiz o Rabbimizden gelen gerçektir. Şüphesiz biz ondan önce de müslümandık" derler.

  3. Kasas 54

    İşte onların, sabredip kötülüğü iyilikle savmaları ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden Allah yolunda harcamaları karşılığında, mükafatları kendilerine iki kez verilecektir.

  4. 55

    Boş sözü işittikleri vakit ondan yüz çevirirler ve, "Bizim işlerimiz bize, sizin işleriniz de size. Selam olsun size (bizden size zarar gelmez). Biz cahilleri istemeyiz" derler.

  5. Kasas 56

    Şüphesiz sen sevdiğin kimseyi doğru yola iletemezsin. Fakat Allah, dilediği kimseyi doğru yola eriştirir. O, doğru yola gelecekleri daha iyi bilir.

  6. Kasas 57

    Onlar, "Sizinle beraber doğru yolu tutarsak, kendi yurdumuzdan koparılıp çıkarılırız" dediler. Biz onları tarafımızdan bir rızık olarak, her türlü meyve ve mahsullerin kendisinde toplandığı, saygın ve güvenlikli bir yere yerleştirmedik mi? Fakat onların çoğu bilmezler.

  7. Kasas 58

    Biz nimetler içinde şımaran nice memleket halkını helak etmişizdir. İşte kendilerinden sonra içlerinde pek az oturulmuş yurtları! (O yurtlara) biz varis olduk, biz.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

55. “Boş söz işittiklerinde” cahil bir kimse onlara hitap edip kendilerine boş bir söz söylediği takdirde “ondan yüz çevirirler ve” Rahmân’ın özlü akıl sahibi olan salih kullarının söylediği sözlerle hitap ederek “derler ki: Bizim amellerimiz bize, sizin amelleriniz de size.” Yani herkes yaptığı amelin karşılığını görecektir. Kimse bir başkasının günah yükünü yüklenmeyecektir. Buna bağlı olarak onlar, cahillerin söyledikleri boş ve faydasız sözlerden ve yaptıkları batıl işlerden öncelikle uzak dururlar.

“(Bizden yana) selâm olsun size” yani bizden hayırdan başka bir söz işitmezsiniz. Bizler sizin cahilliğinizin gereği olan sözlerle sizi muhatap almayız. Sizler kendiniz için böyle aşağılık davranışları kabul etseniz dahi biz kendimize böyle şeyleri yakıştırmayız. Bu gibi şeylere dalmaktan kendimizi koruruz. “Bizim” hiçbir şekilde “cahillerle işimiz olmaz.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

O Müminler, kitap ehlinden batıl sözler işitirlerse, ona hiç bakmadan yüz çevirirler ve bu sözün sahiplerine seslenerek şöyle derler: “Bize, amellerimizin karşılığı verilecektir, size de amellerinizin karşılığı verilecektir. Bizden yana kötü söz ve eziyetlerden esenliktesiniz. Biz, din ve dünya hayatına zarar ve eza barındırdığı için cahillerle arkadaşlık yapmayı arzu etmiyoruz."

Kelimeler

15 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَإِذَا ve iza ve zaman
  2. سَمِعُوا۟ semiu işittikleri kök: سمع
  3. ٱللَّغْوَ l-legve boş söz kök: لغو
  4. أَعْرَضُوا۟ ea'radu yüz çevirirler kök: عرض
  5. عَنْهُ anhu ondan
  6. وَقَالُوا۟ ve kalu ve derler kök: قول
  7. لَنَآ lena bizimdir
  8. أَعْمَـٰلُنَا ea'maluna bizim işlerimiz kök: عمل
  9. وَلَكُمْ velekum ve sizindir
  10. أَعْمَـٰلُكُمْ ea'malukum sizin işleriniz kök: عمل
  11. سَلَـٰمٌ selamun selam kök: سلم
  12. عَلَيْكُمْ aleykum size olsun
  13. لَا la
  14. نَبْتَغِى nebtegi biz istemeyiz kök: بغي
  15. ٱلْجَـٰهِلِينَ l-cahiline cahilleri kök: جهل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: جهل (24 geçiş) · Aynı kök: عرض (79 geçiş) · Aynı kök: بغي (96 geçiş)

    Eğer onların yüz çevirmeleri sana ağır geldiyse; bir delik açıp yerin dibine inerek, yahut bir merdiven kurup göğe çıkarak onlara bir mucize…

  • Aynı kök: لغو (11 geçiş) · Aynı kök: عرض (79 geçiş)

    Onlar ki, faydasız işlerden ve boş sözlerden yüz çevirirler.

  • Aynı kök: عرض (79 geçiş) · Aynı kök: بغي (96 geçiş) · Ortak kavram: İslâm

    Ey iman edenler! Allah yolunda sefere çıktığınız zaman, gerekli araştırmayı yapın. Size selam veren kimseye, dünya hayatının geçici menfaatine…

  • Aynı kök: لغو (11 geçiş) · Ortak kavram: İslâm

    Orada boş söz işitmezler. Yalnızca (meleklerin) "selam!" (deyişini) işitirler. Orada sabah akşam rızıkları da vardır.

  • Aynı kök: جهل (24 geçiş) · Aynı kök: عرض (79 geçiş)

    Sen af yolunu tut, iyiliği emret, cahillerden yüz çevir.

  • Aynı kök: جهل (24 geçiş) · Aynı kök: عرض (79 geçiş)

    Şüphesiz biz emaneti göklere, yere ve dağlara teklif ettik de onlar onu yüklenmek istemediler, ondan çekindiler. Onu insan yüklendi. Çünkü o çok…

  • Aynı kök: عرض (79 geçiş) · Aynı kök: بغي (96 geçiş)

    Eğer Rabbinden umduğun bir rahmeti istemek için onlardan yüz çevirecek olursan, o zaman onlara yumuşak bir söz söyle.

  • Aynı kök: عرض (79 geçiş) · Aynı kök: بغي (96 geçiş)

    Evlenmeye güçleri yetmeyenler de, Allah kendilerini lütfuyla zengin edinceye kadar iffetlerini korusunlar. Sahip olduğunuz kölelerden "mükatebe"…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

79 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onlar, boş söz duydukları zaman ondan yüz çevirip "Bizim işlerimiz bize, sizin işleriniz size. Size selam olsun! Biz, cahillere itibar etmeyiz!" der (geçer)ler. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: Yûnus 10:41; Furkân 25:63, 72; Şûrâ 42:15; kâfirûn 109:6.

Mustafa İslamoğlu

İşte onlar, düşüncesizce söylenmiş bir söz işittiklerinde ondan yüz çevirirler ve "Bizim yaptıklarımızın sorumluluğu da size aittir; yolunuz açık olsun; biz kendini bilmezlerle bir arada bulunmak istemeyiz" derler.

Muhammed Esed

onlar ki, boş ve anlamsız sözler işittikleri zaman ondan hemen yüz çevirip, "Bizim yapıp ettiklerimizin hesabını biz vereceğiz, sizin yapıp ettiklerinizin hesabını da siz vereceksiniz. Size selam olsun; bizim, (doğru ile yanlışın anlamından) habersiz kimselerle işimiz yok" derler.

Ahmed Hulusi

Boş laf, dedi-kodu işittiklerinde ondan yüz çevirdiler ve dediler ki: "Bizim yaptıklarımız bizim, sizin fiillerinizin sonucu da sizindir! Selamu aleyküm! Cahilleri istemeyiz! (Hakikati kavramayanlarla konuşacak bir şeyimiz yoktur!)

Ali Bulaç

'Boş ve yararsız olan sözü' işittikleri zaman ondan yüz çevirirler ve: "Bizim yapıp ettiklerimiz bizim, sizin yapıp ettikleriniz sizindir; size selam olsun, biz cahilleri benimsemeyiz" derler.

Ali Özek ve heyeti

Onlar, boş söz işittikleri zaman ondan yüz çevirirler ve: Bizim işlerimiz bize, sizin işleriniz size. Size selam olsun. Biz kendini bilmezleri (arkadaş edinmek) istemeyiz, derler.

Ali Rıza Safa

Boş sözleri duyduklarında, ondan yüz çevirirler ve şöyle derler: "Bizim yaptıklarımız bizim, sizin yaptıklarınız sizindir. Size selam olsun; bilisizleri istemiyoruz!"

Bayraktar Bayraklı

Onlar boş söz işittiklerinde ondan yüz çevirirler. "Bizim amellerimiz bize, sizin amelleriniz size. Size selam olsun. Biz cahillerle arkadaş olmayız" derler.

Edip Yüksel

Boş sözleri işittiklerinde ondan yüz çevirirler ve "Bizim işimiz bize, sizin işiniz size. Size selam (barış) olsun. Biz cahillerle uğraşmak istemeyiz" derler.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Boş sözleri işittiklerinde ondan yüz çevirirler ve, 'Bizim işimiz bize, sizin işiniz size. Size selam (barış) olsun. Biz cahillerle uğraşmak istemeyiz,' derler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlar, boş söz işittiklerinde ondan yüz çevirirler ve: "Bizim işlerimiz bize, sizin işleriniz size; selam size! Allah'a ısmarladık! Biz, cahillik edenleri aramayız." derler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve lağiv işittikleri zaman ondan yüzlerini çevirirler de "bize kendi amellerimiz size de kendi amelleriniz, selamün aleyküm Allaha ısmarladık biz cahillik edenleri aramayız" derler

Erhan Aktaş

Onlar, kötü ve çirkin bir söz duydukları zaman, ondan yüz çevirirler. Ve: "Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız da size aittir. Selam üzerinize olsun. Bizim cahillerle işimiz olmaz." derler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlar, kötü ve çirkin bir söz duydukları zaman, ondan yüz çevirirler. Ve: "Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız da size aittir. Selam üzerinize olsun. Bizim cahillerle işimiz olmaz." derler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlar, kötü ve çirkin bir söz duydukları zaman, ondan yüz çevirirler. Ve: "Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız da size aittir. Selam üzerinize olsun. Bizim cahillerle işimiz olmaz." derler.

Gültekin Onan

'Boş ve yararsız olan sözü' işittikteri zaman ondan yüz çevirirler ve: "Bizim yapıp ettiklerimiz bizim, sizin yapıp ettikleriniz sizindir; size selam olsun, biz cahilleri benimsemeyiz" derler.

Hasan Basri Çantay

Bunlar yaramaz lakırdı (lar) işitdikleri zaman ondan yüz çevirdiler ve: "Bizim amellerimiz bize, sizin amelleriniz size aaiddir. Size selam (olsun). Biz cahilleri aramayız" dediler.

İbni Kesir

Ve boş söz işittikleri zaman ondan yüz çevirirdiler. Bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz sizedir. Selam olsun size, biz cahilleri aramayız derler.

Mehmet Alagaş

(51-61) Kesin olan şu ki, onlara sözü ulaştırdık, böylelikle belki düşünürler. Ondan önce kitap verdiklerimizden ona / Kuran’a iman edenler var, onlara Kuran sözlü okununca / tilavet edilince derler ki ona iman ettik, muhakkak ki o rabbimizden bir gerçektir. Kesinlikle biz ondan önce de teslim olmuştuk. İşte bunlara sabırlarından dolayı ecirleri iki kere verilecektir. (Bozulmadan beklemeleri onlar için sabırdır) kötülüğü güzellikle savarlar, verdiğimiz rızıktan harcarlar / infak ederler, boş söz / amaçsız söz işittiklerinde ondan yüz çevirirler, bizim amelimiz bize, sizin ameliniz size selam olsun cahillerden herhangi bir beklentimiz olmaz derler. Muhakkak ki sen sevdiklerini doğru yola iletemezsin / hidayet edemezsin ve lakin Allah istediğini hidayete erdirir , O hidayet olunacakları en iyi bilendir. Dediler ki eğer seninle beraber hidayete uyarsak / tabi olursak , Yerimizden / arzımızdan koparılıp atılırız. Biz onları emin ve dokunulmaz yere yerleştirmemiş miydik? Onda her türlü ürünü katımızdan bir rızık olarak toplayıp geliyorlar dı velakin onların çoğu bilmiyorlar. Geçimlikleriyle / iaşeleri yle şımarmış nice kuşakları / nice nesilleri helak ettik , işte bunlar onların meskenleri onlardan sonrada az bir kimse hariç iskân eden olmadı, bizler varisler olduk. (Sizler halife bizler varisleriz) Hatta senin rabbin onlara ayetlerimizi okuyan önder bir Resul göndermedikçe memleketleri helak ed ilen biri olmamıştır. Halkı zalim olmadıkça biz memleketleri helak edici olmadık. (Devletler küfür ile değil zulüm ile yıkılır) Sizlere bir şey olarak her ne verilmişse, dünya hayatının geçimlik malzemesidir ve süsüdür. Allah'ın yanındaki daha hayırlı ve kalıcıdır, peki akletmeyecek misiniz? Güzel bir söz ver diğimiz / vaatte bulunduğumuz ve vadedilene kavuşan kimse, dünya hayatının geçimlik malzemeleri ile geçinen ve sonrasında kalkış gününde hazır edilenlerden biri gibi olur mu?

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlar, boş söz işittiklerinde ondan yüz çevirir: “Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız ise sizedir. Size selam olsun! Biz cahilleri (dost olarak) istemeyiz.” derler.

Süleyman Ateş

Boş söz işittikleri zaman ondan yüz çevirirler ve: "Bizim işlerimiz bize, sizin işleriniz size. Size selam olsun (haydi hoşça kalın), biz cahiller(le sohbet etmey)i istemeyiz" derler.

Süleymaniye Vakfı

Boş sözler işitince o sözlerle aralarına mesafe koyar, şöyle derler: "Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız da sizedir! Size esenlik ve güvenlik dileriz. Kendini bilmezlerle işimiz olmaz." dipnot 1

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bunlar, gerçek dışı sözler işitince de yüz çevirip şöyle derler: "Bizim işimiz bize, sizin işiniz size. Size selam dipnot 1 olsun! biz cahillere takılmayız."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Arapça "Selam size!" (selamun aleykum) Türkçe'de "Size selamet(güvenlik ve esenlik) olsun" demektir.

Şaban Britch

Boş söz işittiklerinde, ondan yüz çevirirler. Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız size... Size selam olsun, bizim cahilleri (dost olarak) istemeyiz, derler.

Şaban Piriş

Boş söz işittiklerinde, ondan yüz çevirirler. -Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız size... Size selam olsun, bizim cahillerle işimiz yoktur, derler.

Yaşar Nuri Öztürk

Boş lakırdıyı duyduklarında, ondan yüz çevirir şöyle derler: "Bizim amellerimiz bize, sizin amelleriniz size. Selam olsun hepinize. Biz cahilleri önemsemeyiz."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

These are they who do not pervert their senses. When they hear idle talk gossip or slander they refrain from listening and turn away and say to the profaners: "We are responsible for our deeds and you are response for yours; peace be upon you. We are not interested in the ignorant who have no shame of their sins".

Abdul Haleem

and turn away whenever they hear frivolous talk, saying, ‘We have our deeds and you have yours. Peace be with you! We do not seek the company of ignorant people.’

Abdullah Yusuf Ali

And when they hear vain talk, they turn away therefrom and say: "To us our deeds, and to you yours; peace be to you: we seek not the ignorant."

Abul A'la Maududi

and when they hear any vain talk, dipnot 1 they turn away from it, saying: "We have our deeds and you have your deeds. Peace be to you. We do not desire to act like the ignorant."

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The reference is to the "vain talk" that Abu Jahl and his men had with the Christians from Habash, as mentioned in (E.N. 72) above.

Aisha Bewley

When they hear worthless talk they turn away from it and say, ‘We have our actions and you have your actions. Peace be upon you. We do not desire the company of the ignorant.’

Al-Hilali & Khan

And when they hear Al-Laghw (dirty, false, evil vain talk), they withdraw from it and say: "To us our deeds, and to you your deeds. Peace be to you. We seek not (the way of) the ignorant."

Ali Quli Qarai

and when they hear vain talk, they avoid it and say, ‘Our deeds belong to us, and your deeds belong to you. Peace be to you. We do not court the ignorant.’

Amatul Rahman Omar

And when they hear something vain they turn away from it and say (to those who indulge in vain talk), `We shall reap the fruit of our deeds and you shall reap the fruit of yours. ' (Bidding them good bye then say,) `Peace be upon you. We have no desire to have any concern with the ignorant.'

Arthur John Arberry

When they hear idle talk, they turn away from it and say, 'We have our deeds, and you your deeds. Peace be upon your We desire not the ignorant.'

Bijan Moeinian

When they hear any vain talk, they leave that place saying: "We are responsible for our deeds and you are responsible for yours. May peace be with you; we are not interested in talks based upon the ignorance."

E. Henry Palmer

And when they hear vain talk, they turn away from it and say, 'We have our works, and ye have your works. Peace be upon you! we do not seek the ignorant!'

Edip-Layth

If they come across vain talk, they disregard it and say, "To us are our deeds, and to you is your deeds. Peace be upon you. We do not seek the ignorant."

George Sale

and when they hear vain discourse, avoid the same, saying, we have our works, and ye have your works: Peace be on you; we covet not the acquaintance of the ignorant.

Hamid S. Aziz

These shall be given their reward twice over, because they were steadfast, and repelled evil with good, and spend of what We have bestowed upon them.

Mahmoud Ghali

And when they hear idle talk, they veer away from it and say, "We have our deeds, and you have your deeds. Peace be upon you; we do not seek after the ignorant."

Marmaduke Pickthall

And when they hear vanity they withdraw from it and say: Unto us our works and unto you your works. Peace be unto you! We desire not the ignorant.

Mohamed Ahmed - Samira

When they hear idle talk they turn aside and say: "To us our actions, to you yours. Peace on you; we do not look for the ignorant."

Muhammad Asad

and, whenever they heard frivolous talk, having turned away from it and said: "Unto us shall be accounted Our deeds, and unto you, your deeds. Peace be upon you - [but] we do not seek out such as are ignorant [of the meaning of right and wrong]."

Mustafa Khattab

When they hear slanderous talk, they turn away from it, saying, "We are accountable for our deeds and you for yours. Peace ˹is our only response˺ to you! We want nothing to do with those who act ignorantly."

Progressive Muslims

And if they come across vain talk, they disregard it and Say: "To us are our deeds, and to you is your deeds. Peace be upon you. We do not seek the ignorant."

Rashad Khalifa

When they come across vain talk, they disregard it and say, "We are responsible for our deeds, and you are responsible for your deeds. Peace be upon you. We do not wish to behave like the ignorant ones."

Sahih International

And when they hear ill speech, they turn away from it and say, "For us are our deeds, and for you are your deeds. Peace will be upon you; we seek not the ignorant."

Sam Gerrans

And when they hear vain speech, they turn away from it and say: “We have our works, and you have your works. Peace be upon you! We seek not the ignorant.”

Shabbir Ahmed

(Additionally) whenever they hear vain talk of ridicule, they withdraw from it decently and say, "To us our deeds and to you yours; Peace be upon you, we do not seek to join the ignorant. (25:72).

Syed Vickar Ahamed

And when they hear evil and vain talk, they turn away from it and say: "To us our deeds, and to you yours; Peace be to you: We do not search out the ignorant. "

Taqi Usmani

And when they hear absurd talk, they withdraw from it and say, "Our deeds are for us and your deeds are for you. Peace be on you. We do not desire (to be entangled with) the ignorant people."

The Monotheist Group

And if they come across vain talk, they disregard it and say: "To us are our deeds, and to you are your deeds. Peace be upon you. We do not seek the ignorant."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kasas suresi, 55. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kasas suresi, 55. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kasas suresi, 55. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩