Diyanet İşleri
Şehir halkı sevinerek geldiler.
Hicr suresi
Hicr suresi, 67. ayet. وَجَآءَ أَهْلُ ٱلْمَدِينَةِ يَسْتَبْشِرُونَ
vecâe ehlü-lmedîneti yestebşirûn.
Şehir halkı sevinerek geldiler.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Lût kavminin helâki Hicr 61–77 3
"Biz, sana gerçeği getirdik. Şüphesiz biz doğru söyleyenleriz."
"Gecenin bir bölümünde aile fertlerini yola çıkar, sen de arkalarından git. Hiçbiriniz arkaya bakmasın. Emrolunduğunuz yere (doğru) geçin gidin."
Ona şu durumu kesin olarak bildirdik: "Sabaha çıkarken onların sonu kesilmiş olacak."
Şehir halkı sevinerek geldiler.
Lut, dedi ki: "Şüphesiz bunlar benim misafirlerimdir. Sakın beni rezil etmeyin."
"Allah'a karşı gelmekten sakının, beni utandırmayın" dedi.
Onlar, "Biz seni insanlarla ilgilenmekten men etmemiş miydik" dediler.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 67–69. ayetler için yazılmıştır.
67. “Derken” Lût kavminin içinde yaşadığı “şehir halkı (birbirlerine) müjde vererek” biri diğerine Lût’un misâfirlerinin bulunduğunu, bunların yüzlerinin güzelliğini ve bunları ellerine geçirebilecekleri müjdesini vererek “geldiler.” Çünkü onlar bu misâfirlere hayasızca işlerini yapmak istiyorlardı.
68-69. Lût’un evine varınca misâfirlerini almak için Lut’la uğraşmaya başladılar. Lût ise onlara karşı koyup şöyle dedi: “Bunlar benim misâfirlerimdir, sakın beni rezil etmeyin. Allah’tan korkun ve beni mahcup etmeyin.” Sizde Allah korkusundan eser yoksa da bir defa olsun Allah’tan korkup sakının; misâfirlerime karşı beni rezil etmeyin! O çirkin işi yapmaya kalkışarak onların saygınlıklarını ayaklar altına almayın!
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Sedum halkı, Lût'un misafirleriyle çirkin fiili (erkeklerin erkekler ile yaptığı) yapma umuduyla sevinerek geldiler.
Aynı kıssa: Hz. Lût · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)
Elçilerimiz (melekler) İbrahim'e müjdeyi getirdiklerinde, "Biz, bu memleket halkını helak edeceğiz, çünkü oranın ahalisi zalim kimselerdir" dediler.
Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret)
Ey kitap ehli! Peygamberlerin arası kesildiği bir sırada, "Bize ne müjdeleyici bir peygamber geldi, ne de bir uyarıcı" demeyesiniz diye, işte size…
Aynı kök: مدن (27 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)
Firavun, "Ben size izin vermeden ona iman ettiniz ha!" dedi. "Şüphesiz bu halkını oradan çıkarmak için şehirde kurduğunuz bir tuzaktır. Göreceksiniz!"
Aynı kök: مدن (27 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)
Çevrenizdeki bedevilerden birtakım münafıklar vardır. Medine halkından da münafıklıkta direnenler var ki sen onları bilmezsin. Biz onları biliriz.…
Aynı kök: مدن (27 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)
Medine halkı ve onların çevresinde bulunan bedevilere, Allah'ın Resulünden geri kalmak, kendi canlarını onun canından üstün tutmak yaraşmaz. Çünkü…
Aynı kıssa: Hz. Lût · Aynı kök: اهل (127 geçiş)
Bunun üzerine biz de onu ve karısı dışında aile fertlerini kurtardık. Karısı ise azab içinde kalanlardan oldu.
Aynı kıssa: Hz. Lût · Aynı kök: اهل (127 geçiş)
Konukları şöyle dedi: "Ey Lut! Biz Rabbinin elçileriyiz. Onlar sana asla ulaşamayacaklar. Geceleyin bir vakitte aileni al götür. İçinizden kimse…
Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret)
İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Şehrin (sapkın) halkı sevinç içinde (Lut'un yanına) gelmişlerdi.
Derken, şehir halkı sevinç çığlıkları atarak gelip (kapıya dayandı).
Bu arada, şehir halkı sevinerek (Lut'a) geldiler.
Şehir halkı sevinerek geldi.
Şehir halkı birbirlerine müjdeler vererek geldi.
Şehir halkı, birbirlerini kutlayarak, (meleklerin yanına) geldiler.
Kent halkı, sevinçle geldi.
Şehir halkı, birbirlerini kutlayarak geldiler.
Kent halkı neşe içinde geldiler.
Kent halkı neşe içinde geldiler.
Şehir halkı da haber alıp keyifle gelmişlerdi.
Şehir ahalisi de haber alıb keyf içinde gelmişlerdi
Şehir halkı sevinerek geldiler.
Şehir dipnot 1 halkı sevinerek geldiler.
Şehir dipnot 1 halkı sevinerek geldiler.
Şehir ehli birbirlerine müjdeler vererek geldi.
Şehir halkı sevine sevine (müsafirlerin yanına) geldi.
Şehir halkı sevinerek geldiler.
(49-79) Kullarıma benden haber ver! / bahset! Ben bağışlayanım, esirgeyenim , benim azabım! O da çok acıtıcı bir işkencedir. Onlara İbrahim’in misafirlerinden de haber ver / bahset , onun yanına girdikleri vakit, selam dediler , biz sizden ürktük dedi, d ediler ki kesinlikle biz sana bilen / alim bir oğul müjdeliyoruz , dedi ki beni mi müjdelediniz? bana ihtiyarlık gelmişken niçin beni müjdelersiniz ki? sana gerçeği müjdeliyoruz, ümidini kesenlerden olma dediler, sadece sapmışlar Rablerinin rahmetinden ümit keserler dediler, sizin göreviniz nedir ey elçiler dedi, biz, Lut ve ailesi hariç suçlu bir kavme gönderildik onların hepsini, karısı hariç, kurtaracağız, takdir ettik, o kadın azaba uğrayanlardan olacak dediler. Elçiler Lut ailesine geldiklerinde muhakkak ki siz , tanımayan / inkâr eden bir kavimsiniz dedi, bilakis bizim sana getirdiğimiz ise onların hakkında tereddüt ettikleri, şeydir dediler , b iz sana gerçeği getirdik ve kesinlikle doğru söylüyoruz, gecenin bir kısmında yakın çevreni de alarak yürümeye başla onları ar tlarından takip et , sizden biri bile dönüp ardına bakmasın, emredildiğiniz tarafa doğru ilerleyin dediler, bu işi onlara gerçekleştirdik, işte onlar , arkaları kesilmiş olarak sabahladılar , ş ehir halkı sevinçle geldi O da işte bunlar benim misafirlerim beni rezil utandırmayın, Allah’tan sakının beni üzmeyin dedi , Dediler ki seni alemlerden yasaklamadık mı? eğer ki yapacaksanız İşte bunlar kızlarım dedi, senin ömrüne yemin olsun ki sarhoşluk içinde bocalıyorlardı, şafakta onları bir ses aldı, altlarını üstlerine getirdik, siccilden taşlar üzerlerine yağdırdık, işte bunda ayırt edici işareti görebilenler için / mütevessimler için işaretler vardır, Muhakkak O (yıkıntı), eski bir yol kenarındadır. Muhakkak k i bunda iman edenler için ayetler vardır. Hakikaten Eykeliler de zalimlerdendi onlardan intikam aldık her iki kavim de (Lut ve Eyke) apaçık liderlerdiler / öncülerdiler / imamlardılar.
Şehir halkı sevinerek geldiler.
(Lut kavminin oturduğu Sodom) Kent(inin) halkı, (Lut'un genç konuklarını duyup) sevinerek geldiler.
(Daha önce) Şehir halkı, (misafirleri görünce) birbirlerine müjdeler vererek gelmişti dipnot 1 .
Bundan önce şehir halkı, bir birlerine müjdeler vererek gelmişlerdi.
Şehir halkı sevinçle geldi.
Şehir halkı sevinçle geldi.
Şehir halkı, elçileri duymanın sevinci içinde geldi.
In the interim, there came the city dwellers displaying their gasp of pleasure and joyous delight at the thought of the presence of young men.
The people of the town came along, revelling,
The inhabitants of the city came in (mad) joy (at news of the young men).
In the meantime the people of the city came to Lot rejoicing. dipnot 1
The people of the city came, exulting at the news.
And the inhabitants of the city came rejoicing (at the news of the young men’s arrival).
The people of the city came, rejoicing.
And the residents of the city came rejoicing (to the house of Lot).
And the people of the city came rejoicing.
Meanwhile the people of the town rushed joyfully to the house of Lot (to have fun with his guests. )
Then the people of the city came, clad at the tidings.
The people of the city came seeking good news.
And the inhabitants of the city came unto Lot, rejoicing at the news of the arrival of some strangers.
Then the people of the city came, glad at the tidings (of the arrival of the young men).
And the population of the city came (to witness) the glad tidings.
And the people of the city came, rejoicing at the news (of new arrivals).
Then came the people of the city, exulting at the news.
And the people of the city came [unto Lot], rejoicing at the glad tiding.
And there came the men of the city, rejoicing.
And the people of the city came seeking good news.
The people of the city came joyfully.
And the people of the city came rejoicing.
And the people of the city came rejoicing.
(As this conversation was taking place), people of the town came rejoicing in anticipation. (They thought that these Messengers would make for them permissible what Lot had been declaring non-permissible).
And the people of the city (with its evil ways) rushed over in (perverse and sinful) joy (at news of the young men as the messengers. )
And the people of the city came rejoicing.
Andthe people of the city came seeking good news.