Âl-i İmrân suresi

Âl-i İmrân suresi, 183. ayet

Âl-i İmrân suresi, 183. ayet. ٱلَّذِينَ قَالُوٓا۟ إِنَّ ٱللَّهَ عَهِدَ إِلَيْنَآ أَلَّا نُؤْمِنَ لِرَسُولٍ حَتَّىٰ يَأْتِيَنَا بِقُرْبَانٍ تَأْكُلُهُ ٱلنَّارُ قُلْ قَدْ جَآءَكُمْ رُسُلٌ مِّن قَبْلِى بِٱلْبَيِّنَٰتِ وَبِٱلَّذِى قُلْتُمْ فَلِمَ قَتَلْتُمُوهُمْ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

elleẕîne ḳâlû inne-llâhe `ahide ileynâ ellâ nü'mine lirasûlin ḥattâ ye'tiyenâ biḳurbânin te'külühü-nnâr. ḳul ḳad câeküm rusülüm min ḳablî bilbeyyinâti vebilleẕî ḳultüm felime ḳateltümûhüm in küntüm ṣâdiḳîn.

Diyanet İşleri

Onlar, "Allah, bize, ateşin yiyeceği bir kurban getirmedikçe hiçbir peygambere inanmamamızı emretti" dediler. De ki: "Benden önce size nice peygamberler, açık belgeleri ve sizin dediğiniz şeyi getirdi. Eğer doğru söyleyenler iseniz, niçin onları öldürdünüz?"

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Âl-i İmrân 180–186 · surenin 183. ayeti / 200

Konu "Allah fakirdir" diyenler; her canlı ölümü tadacak Âl-i İmrân 181–189 3

  1. Âl-i İmrân 180

    Allah'ın kendilerine lütfundan verdiği nimetlerde cimrilik edenler, bunun, kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Hayır! O kendileri için bir şerdir. Cimrilik ettikleri şey kıyamet gününde boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah'ındır. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

  2. Âl-i İmrân 181

    Allah; "Şüphesiz, Allah fakirdir, biz zenginiz" diyenlerin sözünü elbette duydu. Onların dediklerini ve haksız yere peygamberleri öldürmelerini yazacağız ve, "Tadın yangın azabını!" diyeceğiz.

  3. Âl-i İmrân 182

    "Bu, kendi ellerinizin (önceden yapıp) gönderdiklerinin karşılığıdır." Allah, kullara asla zulmedici değildir.

  4. 183

    Onlar, "Allah, bize, ateşin yiyeceği bir kurban getirmedikçe hiçbir peygambere inanmamamızı emretti" dediler. De ki: "Benden önce size nice peygamberler, açık belgeleri ve sizin dediğiniz şeyi getirdi. Eğer doğru söyleyenler iseniz, niçin onları öldürdünüz?"

  5. Âl-i İmrân 184

    Eğer seni yalanladılarsa, senden önce açık delilleri, hikmetli sayfaları ve aydınlatıcı kitabı getiren peygamberler de yalanlanmıştı.

  6. Âl-i İmrân 185

    Her canlı ölümü tadacaktır. Ancak kıyamet günü yaptıklarınızın karşılığı size tastamam verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete sokulursa, gerçekten kurtuluşa ermiştir. Dünya hayatı, aldatıcı metadan başka bir şey değildir.

  7. Âl-i İmrân 186

    Andolsun, mallarınız ve canlarınız konusunda imtihana çekileceksiniz. Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve Allah'a ortak koşanlardan üzücü birçok söz işiteceksiniz. Eğer sabreder ve Allah'a karşı gelmekten sakınırsanız bilin ki, bunlar (yapmaya değer) azmi gerektiren işlerdendir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

183. Şanı Yüce Allah bu iftiracı ve: “Allah bize... iman etmememizi emretti” diyenlerin halini haber vermektedir. Yâni; Ateşin yiyeceği bir kurbanı bize getirmedikçe hiçbir peygambere iman etmememiz konusunda Allah bize emir vermişti. Bu sözü söyleyenler, hem Allah’a yalan söylemişler hem de peygamberlerin getirdikleri mucizeleri apaçık iftira olduğu belli olan bu tek mucizeye hasretme cüretkârlığını göstermişlerdir. Ayrıca eğer ateşin yiyeceği bir kurbanı kendilerine getirmeyecek olursa hiçbir peygambere iman etmeyeceklerini, böyle yapmakla da -güya- Rablerine itaat edip O’nun emrini yerine getirdiklerini iddia etmişlerdir.

Hâlbuki Yüce Allah’ın, gönderdiği her bir peygamberi birçok mucize ve belgelerle desteklediği bilinen bir husustur ki bu mucizelerin benzerlerini gören insanlar iman etmekten başka bir yol bulamazlar. Ayrıca bu mucizeler de onların söyledikleriyle sınırlı değildir. Bununla birlikte onlar hiç de riâyet etmedikleri bir iftira ve gereğini uygulamadıkları batıl bir iddiada bulunmuşlardır.

İşte bundan dolayı şanı Yüce Allah, Rasûlüne onlara şu sözleri söylemelerini emretmektedir: “De ki: Size benden önce nice peygamberler apaçık delilleri” doğruluklarını açıkça ortaya koyan belgeleri “ve dediğiniz şeyi” yâni ateşin yiyip bitirdiği bir kurbanı “getirmişlerdi. Doğru söylüyor iseniz onları niçin öldürdünüz?” Eğer siz ateşin yiyeceği bir kurban getiren her peygambere iman edeceğiniz iddiasında doğru ve samimi iseniz niye iman etmediniz de onları öldürdünüz? İşte böylelikle onların yalancılıkları, inatları ve çelişkileri açıkça ortaya çıkmıştır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Onlar yalan ve iftira ile şöyle dediler: "Yüce Allah gönderdiği kitaplarda ve peygamberleri aracılığıyla bir peygambere ait sözün doğruluğunu ancak buna dair bir doğrulayıcı getirmesi halinde iman etmemizi emretmiştir." Bu da Allah'a bir sadaka sunması ve gökten inen ateşin onu yakması ile gerçekleşir. Yüce Allah'ın onlara böyle bir şey emrettiğini ve resullerin doğruluğunun ancak onların söylediği şeylerle bilineceğini ileri sürmeleri Allah adına söyledikleri uydurma yalanlardır. Bundan dolayı yüce Allah Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in onlara şöyle demesini emretti: Benden önce size doğruluklarını apaçık delillerle beyan eden nice peygamberler geldi ve dediğiniz gibi gökten inen ateş (Allah'a) yakınlaşmak için sundukları şeyi yaktı. Eğer sözünüzde sadık kimseler iseniz neden onları yalanladınız ve öldürdünüz?

Kelimeler

28 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ٱلَّذِينَ ellezine onlar ki
  2. قَالُوٓا۟ kalu dediler kök: قول
  3. إِنَّ inne şüphesiz
  4. ٱللَّهَ llahe Allah kök: اله
  5. عَهِدَ ahide and verdi kök: عهد
  6. إِلَيْنَآ ileyna bize
  7. أَلَّا ella
  8. نُؤْمِنَ nu'mine inanmayalım kök: امن
  9. لِرَسُولٍ lirasulin hiçbir elçiye kök: رسل
  10. حَتَّىٰ hatta kadar
  11. يَأْتِيَنَا ye'tiyena bize getirinceye kök: اتي
  12. بِقُرْبَانٍۢ bikurbanin bir kurban kök: قرب
  13. تَأْكُلُهُ te'kuluhu yiyeceği kök: اكل
  14. ٱلنَّارُ ۗ n-naru ateşin kök: نور
  15. قُلْ kul de ki kök: قول
  16. قَدْ kad elbette
  17. جَآءَكُمْ ca'ekum size gelmişti kök: جيا
  18. رُسُلٌۭ rusulun elçiler kök: رسل
  19. مِّن min
  20. قَبْلِى kabli benden önce kök: قبل
  21. بِٱلْبَيِّنَـٰتِ bil-beyyinati açık delillerle kök: بين
  22. وَبِٱلَّذِى ve bil-lezi
  23. قُلْتُمْ kultum ve bu dediğinizle kök: قول
  24. فَلِمَ felime niçin
  25. قَتَلْتُمُوهُمْ kateltumuhum onları öldürdünüz kök: قتل
  26. إِن in eğer
  27. كُنتُمْ kuntum idiyseniz kök: كون
  28. صَـٰدِقِينَ sadikine doğru kök: صدق

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عهد (46 geçiş) · Aynı kök: قرب (96 geçiş) · Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma)

    İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…

  • Aynı kök: عهد (46 geçiş) · Aynı kök: قرب (96 geçiş) · Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma)

    Rüşdüne erişinceye kadar yetimin malına ancak en güzel şekilde yaklaşın. Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın. Biz herkesi ancak gücünün yettiği…

  • Aynı kök: عهد (46 geçiş) · Aynı kök: قرب (96 geçiş) · Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma)

    Rüştüne erişinceye kadar, yetimin malına ancak en güzel şekilde yaklaşın, verdiğiniz sözü de yerine getirin. Çünkü söz (veren sözünden) sorumludur.

  • Aynı kök: قرب (96 geçiş) · Aynı kök: اكل (109 geçiş)

    Dedik ki: "Ey Adem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi bol bol yiyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."

  • Aynı kök: قرب (96 geçiş) · Aynı kök: اكل (109 geçiş)

    Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılındı. Onlar, size örtüdürler, siz de onlara örtüsünüz. Allah, (Ramazan gecelerinde hanımlarınıza…

  • Aynı kök: قرب (96 geçiş) · Aynı kök: اكل (109 geçiş)

    "Ey Adem! Sen ve eşin cennette kalın. Dilediğiniz yerden yiyin. Fakat şu ağaca yaklaşmayın. Yoksa zalimlerden olursunuz."

  • Aynı kök: اكل (109 geçiş) · Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)

    Kadınlara mehirlerini (bir görev olarak) gönül hoşluğuyla verin. Eğer kendi istekleriyle o mehrin bir kısmını size bağışlarlarsa, onu da afiyetle…

  • Aynı kök: اكل (109 geçiş) · Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)

    Meryem oğlu Mesih, sadece bir peygamberdir. Ondan önce de nice peygamberler geldi geçti. Onun annesi de dosdoğru bir kadındır. (Nasıl ilah…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

72 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Yahudiler) "Doğrusu Allah bize, (gökten inen) ateşin yiyeceği (yakıp kor edeceği) bir kurban getirmedikçe hiçbir Elçi'ye inanmamamızı emretti." demişlerdi. dipnot 1 De ki: "Size, benden önce apaçık deliller, (özellikle) dediğiniz (konu) ve elçiler elbette gelmişti. Doğruysanız peki onları niçin öldürdünüz?"

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayette yer alan "ateşin yediği kurban" ifadesi ile kastedilenin ne olduğu konusunda çeşitli ifadeler ileri sürülebilir. Bu çerçevede "ateşin yediği kurban" ifadesi, "yakılarak sunulan bir kurban" olabileceği gibi "ateşin bitirdiği bir kurban" anlamına da gelebilir. "Buna göre yanık kurbanları kutsal ayinlerin temel bir unsuru kılan Hz. Musa şeriatına uymayan bir risalet söylemi onlar tarafından reddedilme sebebi olarak kabul edilmekteydi. Hz. Musa şeriatının bu yönü Kudüs'teki İkinci Mabed'in yıkılmasından beri uygulanamaz durumda olduğundan, Talmud sonrası yahudileri kendilerine vadedilen Mesih'in Musevi ayinlerini eski bütünlüğü içerisinde yeniden hayata geçireceğine inanıyorlardı. İşte ayette onların söylemek istedikleri buydu" (Muhammed Esed, [Kur'an Mesajı,] s. 128'de 141. not). Onların bu konudaki söylemleri ve kanaatleri Kitab-ı Mukaddes'te Yaratılış 15:17,
    Levililer 1:7 — Eski Ahit, Levililer; alıntıyı aç

    Eski Ahit · Levililer 1:7

    Kâhin Harunun oğulları sunakta ateş yakıp üzerine odun dizecekler.

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    ,
    tesniye 13:16 — Eski Ahit, Yasa'nın Tekrarı; alıntıyı aç

    Eski Ahit · Yasa'nın Tekrarı 13:16

    Yağmalanan malların tümünü toplayıp meydanın ortasına yığın. Kenti ve malları Tanrınız RABbe tümüyle yakmalık sunu olarak yakın. Kent sonsuza dek yıkıntı halinde bırakılacak. Yeniden onarılmayacak.

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    , Birinci Kırallar 18:38'deki bilgilerle ilişkilidir. Demek ki onların ileri sürdüğü şart, risalet noktasında Musa şeriatının bütün ilkelerine uygunluğu içermekteydi. Ancak Tevrat tahrifata uğradığı için bu bilginin ilahi mesajlarda ne kadar yer aldığı veya ne kadarının doğru olduğu noktasında elimizde sağlam bir delil bulunmamaktadır.

Mustafa İslamoğlu

"Allah, yakılarak sunulan bir kurban getirmedikçe hiçbir elçiye inanmamamızı emretmişti" diyenlere gelince: De ki: "Benden önce de size peygamberler gelmiş, hem hakikatin apaçık belgelerini hem de sözünü ettiğiniz şeyi getirmişlerdi. Peki, madem doğru söylüyordunuz da niçin onları öldürdünüz?"

Muhammed Esed

"Allah, yakılarak sunulan bir kurban getirmedikçe, hiçbir elçiye inanmamamızı bize emretmiştir" iddiasında bulunanlara gelince, (Ey Peygamber, onlara) de ki: "Benden önce de peygamberler size hakikatin tüm kanıtlarını ve o hakkında konuştuğunuzu getirmişlerdi: Peki, söylediğinizde samimi idiyseniz neden onları katlettiniz?"

Ahmed Hulusi

Onlar (Yahudiler) şöyle demişlerdi: "Allah bize, ateşin yiyeceği bir kurban getirmedikçe hiçbir Rasule iman etmememiz konusunda emretti. " De ki: "Benden önce Rasuller açık deliller olarak gelmiş ve de istediğinizi getirmişlerdi. Eğer sözünüzde sadık idiyseniz, niçin onları öldürdünüz?"

Ali Bulaç

"Allah bize ateşin yiyeceği bir kurban getirmedikçe hiçbir elçiye inanmamamız konusunda and verdi," diyenlere de ki: "Şüphesiz, benden önce nice elçiler, apaçık belgeler ve söylediklerinizle geldi; eğer, siz doğru idiyseniz, o halde onları ne diye öldürdünüz?"

Ali Özek ve heyeti

«Doğrusu Allah bize, (gökten inen) ateşin yiyeceği (yakıp kor edeceği) bir kurban getirmedikçe hiçbir peygambere inanmamamızı emretti» diyenlere şöyle de: «Size, benden önce mucizelerle, (özellikle) dediğiniz (mucize) ile nice peygamberler geldi. Eğer doğru insanlar iseniz, ya onları niçin öldürdünüz?»

Ali Rıza Safa

Şöyle dediler: "Ateşin yiyeceği bir kurban getirmedikçe hiçbir elçiye inanmamamız buyruğunu, bize Allah verdi!" De ki: "Benden önce de elçiler açık kanıtlarla ve o söylediklerinizle gelmişlerdi. Onları, neden öldürdünüz; eğer doğruyu söylüyorsanız?"

Bayraktar Bayraklı

Onlar derler ki: "Allah bize ateşin yiyeceği bir kurban getirmedikçe hiçbir peygambere inanmamayı emretti." De ki: "Benden evvel nice peygamberler en açık deliller ile ve sizin söylediklerinizle geldiler. Eğer doğru insanlar iseniz, niçin onları öldürdünüz?"

Edip Yüksel

Onlar, "Ateşin yiyeceği bir kurban getirmedikçe hiçbir elçiyi onaylamamamız konusunda ALLAH bizden söz aldı" diyorlar. De ki: "Benden önce, apaçık delillerle birlikte bu dediğinizi de size getiren elçiler geldi. Sözünüzün eriyseniz niçin onları öldürdünüz?" dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Adem'in çocuklarına kadar dayanan geleneğe göre, kurban etine yıldırım çarpıp yakarsa kurban kabul edilmiştir. (5:27).

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onlar, 'Ateşin yiyeceği bir kurban getirmedikçe hiçbir elçiye inanmamamız konusunda ALLAH bizden söz aldı,' diyorlar. De ki, 'Benden önce, apaçık delillerle birlikte bu dediğinizi de size getiren elçiler geldi. Sözünüzün eriyseniz niçin onları öldürdünüz?'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah bize, ateşin yiyeceği bir kurban getirmedikçe hiçbir peygambere iman etmememizi emretti. diyenlere de ki: "Size benden önce de bir takım peygamberler apaçık delilleri ve o dediğinizi getirmişti. O halde, eğer doğru söylüyorsanız, onları niçin öldürdünüz?"

Elmalılı Hamdi Yazır

Onlar ki "Allah dediler: bize şöyle and verdi: bize ateşin yiyeceği bir kurban getirinceye kadar hiç bir Resule iman etmiyeceğiz" de ki size benden evvel bir takım Resuller beyyinelerle gelmiş ve o dediğinizi de getirmiş idi ya onları niçin katlettiniz doğru iseniz?

Erhan Aktaş

Onlar dediler ki: Allah, "Ateş tarafından yenen bir kurban dipnot 1 getirmedikçe, hiçbir Resul'e inanmamamız konusunda bizden söz aldı." De ki: "Kuşkusuz, benden önce nice Resuller açık kanıtlarla ve sizin istediğiniz şeyi getirmişti. Eğer doğru söyleyenlerdenseniz, onları niçin öldürdünüz?"

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Tevrat'ta geçen; "Sahte Nebi ile gerçek Nebi'yi ayırt etmek için bir kurban keserek Allah'a dua edin, gökten bir ateş iner de kurbanı yakarsa; bu Nebi olduğunu söyleyenin doğru söylediğine işarettir." şeklindeki habere atfen.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlar dediler ki: Allah, "Ateş tarafından yenen bir kurban dipnot 1 getirmedikçe, hiçbir resule inanmamamız konusunda bizden söz aldı." De ki: "Kuşkusuz, benden önce nice resuller açık kanıtlarla ve sizin istediğiniz şeyi getirmişti. Eğer doğru söyleyenlerdenseniz, onları niçin öldürdünüz?"

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Tevrat'ta geçen, "Sahte nebi ile gerçek nebiyi ayırt etmek için bir kurban keserek Allah'a dua edin, gökten bir ateş iner de kurbanı yakarsa; bu nebi olduğunu söyleyenin doğru söylediğine işarettir." şeklindeki habere atfen.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah, bize: "Ateş tarafından yenen bir kurban dipnot 1 getirmedikçe, hiçbir rasule inanmamamızı emretti." dediler. De ki: "Kuşkusuz, benden önce nice rasuller açık kanıtlarla ve sizin istediğiniz şeyi getirmişti. Eğer doğru söyleyenlerdenseniz, onları niçin öldürdünüz?"

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Tevrat'ta geçen, "Sahte nebi ile gerçek nebiyi ayırt etmek için bir kurban keserek Allah'a dua edin, gökten bir ateş iner de kurbanı yakarsa; bu nebi olduğunu söyleyenin doğru söylediğine işarettir." şeklindeki habere atfen.

Gültekin Onan

"Tanrı bize ateşin yiyeceği bir kurban getirmedikçe hiçbir elçiye inanmamamız konusunda and verdi" diyenlere de ki: "Şüphesiz, benden önce nice elçiler, apaçık belgeler ve söylediklerinizle geldi; eğer, siz doğru idiyseniz, o halde onları ne diye öldürdünüz?"

Hasan Basri Çantay

"Hakıykaten, Allah hiç bir peygambere — o, (gökden inecek) ateşin yiyeceği bir kurban getirinceye kadar — iman etmememizi bize emretdi" diyen (Yahudi) ler (e) de ki: "Size benden evvel nice peygamberler apaçık deliller ve mu'cizelerle beraber o dediğinizi de elbet getirmişdi. O halde (sözü) doğru (insan) lar idiniz de onları neye öldürdünüz"?

İbni Kesir

Doğrusu, ateşin yiyeyceği bir kurban getirmedikçe; hiçbir peygambere inanmamamız için Allah, bize and verdi, diyenlere; benden önce nice peygamberler size apaçık delillerle ve dediğiniz şeylerle geldi. Doğru söylüyorsanız niçin onları öldürdünüz? de.

Mehmet Alagaş

(180-186) Allah’ın haznesinden / fazlından verilenleri cimrilik ederek vermeyeneler hesap etmesinler ki böyle yapmak onlar için hayırdır, bilakis onlar için fenadır / şerdir, cimrilik ettikleri ne varsa kıyamet günü boyunlarına dolanacaktır , semaların ve arzın mirası Allah’a aittir, Allah’ın yaptıklarınızdan haberi vardır. Kesin olan şu ki Allah şu sözü işitti, dediler ki “Allah fakirdir biz zenginiz” bu dediklerini kaydediyoruz, haksız yere Resul öldürmelerini de kaydediyoruz ve diyoruz ki “yakıcı azabı tadın” bu size, ellerinizle takdim ettiklerinizden dolayıdır. Allah, kullarına, kesinlikle zulmedici değildir. O kimseler “Allah bize, ateşin yediği bir kurban getirinceye kadar Resule inanmayın diye söz verdi / ahdetti dediler (Biz bu sözü bekleyeceğiz ve bu olay olmadan gelen resule inanmayacağız) De ki benden önce de sizlere açık mucizelerle Resuller geldi ve bu dediklerinizi getirdi , eğer doğru sözlüyseniz söyleyin, niçin onlar katlettiniz? Eğer seni yalanlarlarsa (Yok öyle bir şey Resul falan öldürmedik derlerse) onlar senden önce de açık mucizelerle gelen Resulleri, sayfaları / zeburi ve aydın /nurlu kitabı da yalanladılar . Her nefis ölümü tadacaktır , kıyamet günü ecirleriniz tamı tamına ödenecektir , kim ateşten uzaklaştırılmışsa ve cennete girmişse işte o kurtulmuştur , dünya hayatı aldanmayla tüketilendir. Mallarınızla ve kendilerinizle sınanacaksınız önceki kitap verilenlerden ve müşriklerden çok eziyetli şeyler işiteceksiniz, eğer ki sabrederseniz ve sakınırsanız, bu da (sabredebilmek te) kesinlikle büyük işlerden biridir.

Rowwad Tercüme Merkezi

'Allah, bize gökten inen, ateşin yiyeceği bir kurban getirmedikçe hiçbir rasûle iman etmememizi (Tevrat'ta) emretti'' diyenlere de ki: Benden önce size peygamberler apaçık delillerle ve söylediğiniz (mucize) ile gelmişti. Eğer sözünüzde samimi iseniz niçin onları öldürdünüz?

Süleyman Ateş

Onlar: "Allah bize, and verdi ki, bize ateşin yiyeceği bir kurban getirmedikçe hiçbir elçiye inanmayalım." dediler. De ki: "Size benden önce açık deliller ve bu dediğinizi de getiren elçiler gelmişti. Eğer doğru idiyseniz niçin onları öldürdünüz?"

Süleymaniye Vakfı

"Allah, ateşin yiyip yutacağı bir kurban getirene kadar hiçbir elçiye iman etmememizi bize görev olarak yükledi" diyenlere de ki: "Benden önce birçok elçi hem açık belgeler hem de bu dediğiniz şeyi (kurbanı) getirmişti. dipnot 1 Doğru sözlü kimselerseniz (söyleyin bakalım) onları niçin öldürdünüz / itibarsızlaştırdınız?" dipnot 2

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Tevrat'a göre Allah, İsrailoğullarından kurban sunmalarını ister. O zaman Allah'ın yüceliğinin onlara görüneceğini vaat eder. Kurban sunulunca gökten bir ateş gelerek kurbanı küle çevirir. Böylece kurbanın kabul edildiğini görmüş olurlar (
    Levililer 9:22-24 — Eski Ahit, Levililer; alıntıyı aç

    Eski Ahit · Levililer 9:22

    Harun günah, yakmalık, esenlik sunularını sunduktan sonra ellerini halka doğru uzatarak onları kutsadı ve aşağıya indi.

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    ). Yine Tevrat'a göre İlyas aleyhisselam, Allah'ın elçisi olduğunu söylediğinde ona inanmayanlara karşı şunu teklif etmiştir: "Bize iki boğa getirin. Birini Baal'ın peygamberleri alıp kessinler, parçalayıp odunların üzerine koysunlar; ama odunları yakmasınlar. Öbür boğayı da ben kesip hazırlayacağım ve odunların üzerine koyacağım; ama odunları yakmayacağım. Sonra siz kendi ilahınızın adıyla çağırın, ben de RAB'bin adıyla çağırayım. Hangisi ateşle karşılık verirse, Tanrı odur." İlyas aleyhisselamın sunduğu kurbanı ateş yiyip bitirince halk onun Allah'ın elçisi olduğuna inanarak secdeye kapanmıştır (
    1. Krallar 18:16-40 — Eski Ahit, 1. Krallar; alıntıyı aç

    Eski Ahit · 1. Krallar 18:16

    Ovadya gidip Ahavı gördü, ona durumu anlattı. Bunun üzerine Ahav İlyası karşılamaya gitti.

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    ).
  2. metne dön, dipnot 2
    Al-i İmran 3/21. Ayet ve dipnotuna bkz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

O sözü söyleyen (Yahudiler) şöyle dediler: "Allah bize, ateşin yiyeceği bir kurban getirmedikçe bir elçiye inanmama görevi yükledi." Onlara de ki "Benden önce birçok elçi hem açık belgelerle, hem de bu dediğinizle gelmişti. İddianızda haklı iseniz söyleyin: Onları niye öldürdünüz?"

Şaban Britch

Allah, bize gökten inen, ateşin yiyeceği bir kurban getirmedikçe hiçbir rasûle iman etmememizi (Tevrat'ta) emretti. De ki: Benden önce size peygamberler apaçık delillerle ve söylediğiniz (mucize) ile gelmişti. Eğer sözünüzde samimi iseniz niçin onları öldürdünüz?

Şaban Piriş

-Allah, bizden ateşin yediği bir kurban bize getirinceye kadar bir peygambere inanmamamız için söz aldı, diyenlere de ki: -Benden önce size peygamberler apaçık delillerle ve söylediğiniz (mucize) ile gelmişti. Eğer doğru söylüyorsanız/sözünüzde samimi iseniz niçin onları öldürdünüz?

Yaşar Nuri Öztürk

Onlar şöyle demişlerdi: "Allah bize ant verdi, kendisi bize ateşin yiyeceği bir kurban getirmedikçe hiçbir resule inanmayacağız." Söyle onlara: "Size benden önce o dediğinizle birlikte açık deliller getiren resuller gelmişti. Peki, madem doğru sözlülerdiniz neden onları katlettiniz?"

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Who said: "Allah has enjoined us not to give credence to a Prophet until he has presented to us an offering which of necessity be devoured by a fire from heaven. " Say to them O Muhammad: "Many Prophets before me had presented you with clear evidence of Allah’s Omnipotence and of their delegated divine authority and with such divinely miraculous acts as you have described, why then did you bring death upon them if indeed you are declaring the truth!"

Abdul Haleem

To those who say, ‘God has commanded us not to believe in any messenger unless he brings us an offering that fire [from heaven] consumes,’ say [Prophet], ‘Messengers before me have come to you with clear signs, including the one you mention. If you are sincere, why did you kill them?’

Abdullah Yusuf Ali

They (also) said: "Allah took our promise not to believe in an messenger unless He showed us a sacrifice consumed by Fire (From heaven)." Say: "There came to you messengers before me, with clear Signs and even with what ye ask for: why then did ye slay them, if ye speak the truth?"

Abul A'la Maududi

To those who say: 'Allah has directed us that we accept none as Messenger until he makes an offering that the fire will consume', say: 'Other Messengers came to you before me with clear signs, and with the sign you have mentioned. So why did you slay them, if what you say is true? dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The Bible mentions at several places that the token of Divine acceptance of a person's sacrificial offering was the appearance of a mysterious fire which consumed the offering. (See
    Judges 6: 20-1 — Eski Ahit, Hakimler; alıntıyı aç

    Eski Ahit · Hakimler 6:20

    Tanrının meleği, “Eti ve mayasız pideleri al, şu kayanın üzerine koy. Et suyunu ise dök” dedi. Gidyon söyleneni yaptı.

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    and 13: 19-20;
    2 Chronicles 7: 1-2 — Eski Ahit, 2. Tarihler; alıntıyı aç

    Eski Ahit · 2. Tarihler 7:1

    Süleyman duasını bitirince, gökten ateş yağdı; yakmalık sunularla kurbanları yiyip bitirdi. RABbin görkemi tapınağı doldurdu.

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    .) The Bible does not state, however, that the consuming fire was an indispensable token of prophethood and that anyone not endowed with that miracle could not be a Prophet. The Jews in discussing the claim of Muhammad (peace be on him) to be a Messenger of God brought up the question of this miraculous sign, and used it as a pretext for denying that claim. There was even clearer evidence of the Jews' hostility to Truth: they had not hesitated to murder a number of Prophets who had been endowed with the miracle of consuming fire. The Bible mentions, for example, the Prophet Elijah who had challenged the worshippers of Ba'l to sacrifice a bull, promising that he too would sacrifice a bull. He stated that the offering of the one who was truthful would be consumed by the miraculous fire. The confrontation took place before a large crowd and it was Elijah's sacrifice which was consumed by the fire. This so antagonized the Ba'1-worshipping Queen that the henpecked King decided to put the Prophet Elijah to death. Elijah was forced to leave his homeland and take refuge in the mountains of Sinai. (See 1 Kings 18 and 19.) The Jews are told in effect: 'How dare you ask for the miracle of the consuming fire when in the past you have not even refrained from murdering Prophets who performed that miracle?'

Aisha Bewley

Those who say, ‘Allah has made a contract with us that we should not have iman in any Messenger until he brings us a sacrifice consumed by fire. ’ Say, ‘Messengers came to you before me with the Clear Signs and with what you say. So why did you kill them if you are telling the truth?’

Al-Hilali & Khan

Those (Jews) who said: "Verily, Allâh has taken our promise not to believe in any Messenger unless he brings to us an offering which the fire (from heaven) shall devour." Say: "Verily, there came to you Messengers before me, with clear signs and even with what you speak of; why then did you kill them, if you are truthful?"

Ali Quli Qarai

[To] those who say, ‘Allah has pledged us not to believe in any apostle unless he brings us an offering consumed by fire,’ say, ‘Apostles before me certainly brought you manifest signs and what you speak of. Then why did you kill them, should you be truthful?’

Amatul Rahman Omar

(These are the very Jews) who said, `Surely, Allâh has enjoined us not to believe in any Messenger unless He brings us an offering which is consumed by the fire (in accordance with mosaic law). ' Say, `Surely Messengers have come to you before me with clear signs and with that of which you speak. Why, then did you seek to kill them if you have been right (in your demand)?'

Arthur John Arberry

Those same men said, 'God has made covenant with us, that we believe not any Messenger until he brings to us a sacrifice devoured by fire. ' Say: 'Messengers have come to you before me bearing clear signs, and that you spoke of; why therefore did you slay them, if you speak truly?'

Bijan Moeinian

They (the Jews) also say: "God has asked us not to believe in any Prophet unless his sacrifice is being struck with a thunder from the heaven. " Tell them: “If it is so, then why did you kill the previous Prophets who performed such a miracle (refer to the case of Prophet Elijah in I Kings, 18-19)?”

E. Henry Palmer

who say, 'Verily, God has covenanted with us that we should not believe in an apostle until he gives us a sacrifice which fire devours. ' Say, 'There have come to you apostles before me with manifest signs, and with what ye talk about; why then did ye kill them, if ye speak the truth?

Edip-Layth

Those who said, "God has pledged to us that we should not acknowledge a messenger unless he brings us an offering which the fire will devour." Say, "Messengers have come to you before me with proof and with what you have said, so why did you fight/kill them if you were truthful?"

George Sale

who also say, surely God hath commanded us, that we should not give credit to any apostle, until one should come unto us with a sacrifice, which should be consumed by fire. Say, apostles have already come unto you before me, with plain proofs, and with the miracle which ye mention: Why therefore have ye slain them, if ye speak truth?

Hamid S. Aziz

Who say, "Verily, Allah has covenanted with us that we should not believe in a Messenger until he brings us a sacrifice which fire devours. " Say, "There have come to you Messengers before me with manifest signs, and with the very thing you talk about; why then did you kill them, if you speak the truth?

Mahmoud Ghali

The ones who said, "Surely Allah has covenanted (with) us that we (should) not believe any Messenger until he comes up to us with an all-sanctified sacrifice to be eaten (up) by fire. " Say, "Messengers even before me already came to you with supreme evidences and with that which you said. Why then did you kill them in case you are sincere?"

Marmaduke Pickthall

(The same are) those who say: Lo! Allah hath charged us that we believe not in any messenger until he bring us an offering which fire (from heaven) shall devour. Say (unto them, O Muhammad): Messengers came unto you before me with miracles, and with that (very miracle) which ye describe. Why then did ye slay them? (Answer that) if ye are truthful!

Mohamed Ahmed - Samira

To those who say: "God has ordained that we should not believe an apostle who does not bring burnt offerings, " say: "Many an apostle had come to you before me with manifest proofs, even with what you mention; then why did you kill them if you were men of truth?"

Muhammad Asad

As for those who maintain, "Behold, God has bidden us not to believe in any apostle unless he comes unto us with burnt offerings" - say [unto them, O Prophet]: "Even before me there came unto you apostles with all evidence of the truth, and with that whereof you speak: why, then, did you slay them, if what you say is true?"

Mustafa Khattab

Those ˹are the same people˺ who say, "Allah has commanded us not to believe in any messenger unless he brings us an offering to be consumed by fire ˹from the sky˺." Say, ˹O Prophet,˺ “Other prophets did in fact come to you[1] before me with clear proofs and ˹even˺ what you demanded—why then did you kill them, if what you say is true?”

Progressive Muslims

Those who said: "God has pledged to us that we should not believe in a messenger unless he brings us an offering which the fire will not devour. " Say: "Messengers have come to you before me with clarity and with what you have said, so why did you kill them if you were truthful"

Rashad Khalifa

It is they who said, "GOD has made a covenant with us that we shall not believe in any messenger, unless he produces an offering that gets consumed by fire." Say, "Messengers before me have come to you with clear proofs, including what you just demanded. Why then did you kill them, if you are truthful?"

Sahih International

[They are] those who said, "Indeed, Allah has taken our promise not to believe any messenger until he brings us an offering which fire [from heaven] will consume. " Say, "There have already come to you messengers before me with clear proofs and [even] that of which you speak. So why did you kill them, if you should be truthful?"

Sam Gerrans

Those who said: “God has made a covenant with us, that we believe not any messenger until he brings us an offering consumed by fire.” Say thou: “There came to you messengers before me with clear signs, and with what you say; why then did you kill them, if you be truthful?”

Shabbir Ahmed

It is they (the Children of Israel) who say, "God has taken a promise from us that we shall not believe in any Messenger unless he brings us a burnt offering. " (An animal sacrifice that a fire from the heaven shall consume, or that burning of the sacrifice shall be an ordinance). Say (O Prophet), " Messengers before me came to you with clear Revelations, and as you claim, with burnt offering. Why then did you slay them?" (I Thessalonians ii, 15 / Matthew xxiii, 37)

Syed Vickar Ahamed

They (also) said: "Allah took our promise not to believe in a messenger (of Allah) unless he showed us a sacrifice (as a sign) consumed by fire (from heaven). " Say: "There came to you messengers before me, with Clear Signs and (also with) even with what you ask for, why did you then kill them, if you speak the truth?"

Taqi Usmani

(There are) those who have said, "Allah has directed us that we should not believe in a messenger unless he comes to us with an offering to be eaten up by the fire."Say, “A number of messengers have come to you, before me, with clear signs and with what you have said. So, why did you kill them, if you are true?

The Monotheist Group

Those who said: "God has pledged to us that we should not believe in a messenger unless he brings us an offering which the fire will devour." Say: "Messengers have come to you before me with clarity and with what you have said, so why did you kill them if you were truthful?"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 183. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 183. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 183. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩