Âl-i İmrân suresi

Âl-i İmrân suresi, 178. ayet

Âl-i İmrân suresi, 178. ayet. وَلَا يَحْسَبَنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ أَنَّمَا نُمْلِى لَهُمْ خَيْرٌ لِّأَنفُسِهِمْ إِنَّمَا نُمْلِى لَهُمْ لِيَزْدَادُوٓا۟ إِثْمًا وَلَهُمْ عَذَابٌ مُّهِينٌ

velâ yaḥsebenne-lleẕîne keferû ennemâ nümlî lehüm ḫayrul lienfüsihim. innemâ nümlî lehüm liyezdâdû iŝmâ. velehüm `aẕâbüm mühîn.

Diyanet İşleri

İnkar edenler, kendilerine vermiş olduğumuz mühletin, sakın kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Biz, onlara ancak günahları artsın diye mühlet veriyoruz. Onlar için alçaltıcı bir azap vardır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Âl-i İmrân 175–181 · surenin 178. ayeti / 200

Konu Küfürde yarışanlar, mühlet ve cimrilik Âl-i İmrân 176–180 3

  1. Âl-i İmrân 175

    O şeytan sizi ancak kendi dostlarından korkutuyor. Onlardan korkmayın, eğer mü'min iseniz, benden korkun.

  2. Âl-i İmrân 176

    Küfürde yarışanlar seni üzmesin. Onlar, Allah'a hiçbir şekilde zarar veremezler. Allah, onlara ahirette bir pay vermemek istiyor. Onlar için büyük azap vardır.

  3. Âl-i İmrân 177

    İman karşılığında küfrü satın alanlar Allah'a hiçbir zarar veremezler. Onlar için elem verici bir azap vardır.

  4. 178

    İnkar edenler, kendilerine vermiş olduğumuz mühletin, sakın kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Biz, onlara ancak günahları artsın diye mühlet veriyoruz. Onlar için alçaltıcı bir azap vardır.

  5. Âl-i İmrân 179

    Allah, pisi temizden ayırıncaya kadar mü'minleri içinde bulunduğunuz şu durumda bırakacak değildir. Allah, size gaybı bildirecek de değildir. Fakat Allah, peygamberlerinden dilediğini seçer (gaybı ona bildirir). O halde, Allah'a ve peygamberlerine iman edin. Eğer iman eder ve Allah'a karşı gelmekten sakınırsanız sizin için büyük bir mükafat vardır.

  6. Âl-i İmrân 180

    Allah'ın kendilerine lütfundan verdiği nimetlerde cimrilik edenler, bunun, kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Hayır! O kendileri için bir şerdir. Cimrilik ettikleri şey kıyamet gününde boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah'ındır. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

  7. Âl-i İmrân 181

    Allah; "Şüphesiz, Allah fakirdir, biz zenginiz" diyenlerin sözünü elbette duydu. Onların dediklerini ve haksız yere peygamberleri öldürmelerini yazacağız ve, "Tadın yangın azabını!" diyeceğiz.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

178. Yâni Rablerini inkâr edip O’nun dînine karşı çıkanlar ve Rasûlüne savaş açanlar, bizim kendilerini bu dünyada bırakarak onları kökten imha etmeyişimizi, onlara mühlet verişimizi kendileri için hayırlı ve bunun, bizim onları sevdiğimizden ileri geldiğini sanmasınlar. Asla! Durum onların zannettikleri gibi değildir. Bu, Allah’ın haklarında dilediği bir kötülük ve azaplarına azap katarak cezalarını daha bir artırması içindir. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Onlara mühlet vermemiz ancak günahlarını artırmaları içindir. Onlar için alçaltıcı bir azap vardır.” Şânı Yüce Allah azgınlığı artsın, inkârı sürüp gitsin diye zalime mühlet verir, sonra da güçlü ve kudretli kimsenin yakalayışı ile onu yakalar. Bundan dolayı zalimler kendilerine mühlet verilmesinden çekinsinler ve hiçbir zaman O, büyük ve en Yüce Allah’ın elinden kurtulacaklarını sanmasınlar.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Rablerini inkâr eden, şeriatine karşı çıkan kimseler, kendilerine mühlet verilmesini ve içinde bulundukları küfür üzerine ömürlerinin uzatılmasını kendileri için hayırlı olduğunu zannetmesinler. İş onların zannettiği gibi değildir. Ancak biz onlara işledikleri günahlara daha çok günah katmaları için mühlet veriyoruz. Onlar için aşağılayıcı bir azap vardır.

Kelimeler

17 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَا ve la
  2. يَحْسَبَنَّ yehsebenne sanmasınlar kök: حسب
  3. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  4. كَفَرُوٓا۟ keferu inkar edenler kök: كفر
  5. أَنَّمَا ennema ki
  6. نُمْلِى numli süre vermemiz kök: ملو
  7. لَهُمْ lehum kendilerine
  8. خَيْرٌۭ hayrun hayırlıdır kök: خير
  9. لِّأَنفُسِهِمْ ۚ lienfusihim kendileri için kök: نفس
  10. إِنَّمَا innema
  11. نُمْلِى numli biz süre veriyoruz kök: ملو
  12. لَهُمْ lehum onlara
  13. لِيَزْدَادُوٓا۟ liyezdadu artırsınlar diye kök: زيد
  14. إِثْمًۭا ۚ ismen günahı kök: اثم
  15. وَلَهُمْ velehum ve onlar için vardır
  16. عَذَابٌۭ azabun bir azab kök: عذب
  17. مُّهِينٌۭ muhinun alçaltıcı kök: هون

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: اثم (49 geçiş) · Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Hesap

    O ağır iftirayı uyduranlar, sizin içinizden bir güruhtur. Bu iftirayı kendiniz için kötü bir şey sanmayın. Aksine o sizin için bir hayırdır. Onlardan…

  • Aynı kök: هون (26 geçiş) · Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Hesap

    Hani o iftirayı dilden dile dolaştırıyor; hakkında hiçbir bilginiz olmayan şeyleri ağzınıza alıp söylüyor ve bunu önemsiz bir iş sanıyordunuz.…

  • Aynı kök: اثم (49 geçiş) · Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Hesap

    Ona "Allah'tan kork" denildiği zaman, gururu onu daha da günaha sürükler. Artık böylesinin hakkından cehennem gelir. O ne kötü yataktır!

  • Aynı kök: اثم (49 geçiş) · Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Hesap

    Gizlice konuşmaktan menedilip de, menedildikleri şeyi işleyen ve günah, düşmanlık ve peygambere isyanı konuşanları görmedin mi? Sana geldiklerinde…

  • Aynı kök: زيد (61 geçiş) · Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Hesap

    Onlar öyle kimselerdir ki, halk kendilerine, "İnsanlar size karşı ordu toplamışlar, onlardan korkun" dediklerinde, bu söz onların imanını artırdı ve…

  • Aynı kök: زيد (61 geçiş) · Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Hesap

    (Bütün bunları) Allah, kendilerini yaptıklarının en güzeli ile mükafatlandırsın ve lütfundan onlara daha da fazlasını versin diye (yaparlar). Allah,…

  • Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Hesap · Ortak kavram: Hayır

    (Sadakalar) kendilerini Allah yoluna adayan, yeryüzünde dolaşmaya güç yetiremeyen fakirler içindir. İffetlerinden dolayı (dilenmedikleri için),…

  • Aynı kök: حسب (109 geçiş) · Ortak kavram: Hesap · Ortak kavram: Hayır

    Allah'ın kendilerine lütfundan verdiği nimetlerde cimrilik edenler, bunun, kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Hayır! O kendileri için bir…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

81 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Kâfir olanlar sanmasınlar ki kendilerine zaman tanımamız, onlar için hayırlıdır. Onlara zaman tanıyoruz; sonunda günahlarını artıracaklar. Onlar için küçük düşürücü bir azap vardır. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İnkârcılara zaman tanınmasıyla ilgili olarak bkz. A‘râf 7:183; Kalem 68:45; Müzzemmil 73:11; Târık 86:17.

Mustafa İslamoğlu

Ve inkarda direnenler sanmasınlar ki, onlara mühlet vermemiz kendi hayırlarınadır. Onlara yalnızca günahlarını artırsınlar diye mühlet verdik; sonunda alçaltıcı bir azap onları bekler.

Muhammed Esed

Ve onlar -hakikati inkara şartlanmış olanlar- sanmasınlar ki kendilerine mühlet vermemiz onların hayrınadır, onlara mühlet verdik ki günahkarlıkları artsın; sonuçta onları utanç verici bir azap beklemektedir.

Ahmed Hulusi

Hakikati inkar ederek yaşayanlar, kendilerine süre tanımamızın hayırlarına olduğunu sanmasınlar! Sadece suçlarını büyütmeleri için süre tanıyoruz (bu Allah'ın mekridir onlara). Onlara zilleti yaşatacak bir azap vardır.

Ali Bulaç

O küfre sapanlar, kendilerine tanıdığımız süreyi sakın kendileri için hayırlı sanmasınlar, biz onlara, ancak günahları daha da artsın, diye süre vermekteyiz. Onlar için aşağılatıcı bir azab vardır.

Ali Özek ve heyeti

İnkâr edenler sanmasınlar ki, kendilerine mühlet vermemiz onlar için daha hayırlıdır. Onlara ancak günahlarını arttırmaları için fırsat veriyoruz. Onlar için alçaltıcı bir azap vardır.

Ali Rıza Safa

Nankörlük edenler, kendilerine verdiğimiz sürenin, kendileri için iyi olduğunu sanmasınlar. Ancak, suçlarını çoğaltmaları için süre veriyoruz. Üstelik onlar için, aşağılayıcı bir ceza vardır.

Bayraktar Bayraklı

Kafirler sanmasınlar ki kendilerine mühlet vermemiz onların hayrınadır; onlara mühlet vermemiz günahlarını arttırmaları içindir. Onlar için alçaltıcı bir azap vardır.

Edip Yüksel

İnkarcılar, vermiş bulunduğum sürenin kendileri için iyi olduğunu sanmasınlar. Günahlarının artması için kendilerine süre veriyoruz. Onlara alçaltıcı bir azap var.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İnkarcılar, vermiş bulunduğum sürenin kendileri için iyi olduğunu sanmasınlar. Günahlarının artması için kendilerine süre veriyoruz. Onlara alçaltıcı bir azap var

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bir de inkar edenler, kendilerini bırakışımızın, sakın onlar için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Biz onları sadece günahlarını artırsınlar diye bırakıyoruz.Onlara alçaltıcı bir azap vardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir de o küfredenler kendilerini bırakışımızı zinhar kendileri için bir hayır sanmasınlar biz onları sırf günahlarını arttırsınlar diye bırakıyoruz, hem onlara zillet verici bir azab var

Erhan Aktaş

Kafirler, dipnot 1 kendilerine süre tanımamızın, yararlarına olduğunu sanmasınlar. Onlara süre tanıyoruz, onlar ise günahlarını artırıyorlar. Onlar için, alçaltıcı bir azap vardır.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İnançsız, iman etmeyen. Gerçeğin üzerini örten, gerçeği kabul etmeyen, gerçeğe karşı nankörlük eden. Allah'ı ve vahyi reddeden. Fıtri yeteneğini köreltip örten. Küfr, İman'ın emin olmanın, güvenmenin, onaylamanın karşıtıdır. Kur'an, ektiği tohumun üzerini toprakla örttüğü için çiftçiye de kafir demektedir (57:20).

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kafirler, kendilerine süre tanımamızın, yararlarına olduğunu sanmasınlar. Onlara süre tanıyoruz, onlar ise günahlarını artırıyorlar. Onlar için, alçaltıcı bir azap vardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Gerçeği yalanlayan nankörler, kendilerine süre tanımamızın, yararlarına olduğunu sanmasınlar. Onlara süre tanımamızın nedeni, günahlarının artması içindir. Onlar için, alçaltıcı bir azap vardır.

Gültekin Onan

O kafirler, kendilerine tanıdığımız süreyi sakın kendileri için hayırlı sanmasınlar, biz onlara, ancak günahları daha da artsın, diye süre vermekteyiz. Onlar için aşağılatıcı bir azab vardır.

Hasan Basri Çantay

O küfredenler kendilerine zaman (ve meydan) vermenizi nefisleri için zinhar hayırlı sanmasın (lar). Onlara fırsat verişimiz, ancak günah (larm) ı artırmaları içindir. Onlara hor ve hakıyr edici bir azab vardır.

İbni Kesir

Küfredenler, kendilerine mühlet verişimizi; sakın kendileri için hayırlı sanmasınlar, Biz onlara sırf günahları çoğalsın diye mühlet veriyoruz. Onlar için alçaltıcı bir azab vardır.

Mehmet Alagaş

(175-179) Şeytan sizi ancak kendi dostlarıyla korkutur. (Ebu Süfyan ordu toplamış korkutması) Siz ise, eğer iman edenlerdenseniz, onlardan korkmayın benden korkun. Kafirlik konusunda yarışanlar / koşuşturanlar seni üzmesin, Onlar Allah’a bir zarar veremezler, Allah onlara ahiretten nasip / haz vermek istemiyor, onlar için kocaman bir azap vardır. İmanı bırakıp küfrün müşterisi olanlar, Allah’a herhangi bir şekilde zarar veremezler, onlar için acıtıcı bir azap vardır. Kafirler, onlara süre vermemizin kendileri için ha yırlı olduğunu hesap etmesinler, onlara süre vermemiz kesinlikle onların kötülüklerinin ziyadeleşmesi içindir , onlar için aşağılayıcı bir azap vardır. Allah, olduğunuz pozisyonda siz müminleri kendi haline bırakıp terk edecek değildir, habis olan pis olandan ayrılıncaya kadar bu sürecek , Allah ilerde / gaybta ne olacağını size aşikâr edecek değil ama Resullerinden istediğini gaybe muttali kılabilir, siz Allah’a ve Resulüne güvenin / iman edin, eğer ki güvenirseniz / iman ederseniz ve de sakınırsanız, size çok büyük bir ücret / ödül vardır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Kâfirler, kendilerine vermiş olduğumuz mühletin sakın kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Biz, onların ancak günahları artsın diye ömürlerini uzatıyoruz. Onlar için alçaltıcı bir azap vardır.

Süleyman Ateş

İnkar edenler sanmasınlar ki, kendilerine süre vermemiz, kendileri için hayırlıdır. Biz onlara süre veriyoruz ki günahı artırsınlar. Onlar için alçaltıcı bir azab vardır.

Süleymaniye Vakfı

Kafirlik edenler, onlara süre tanımamızı kendileri için asla bir iyilik sanmasınlar! dipnot 1 Onlara verdiğimiz süre sadece günahlarını artırmalarına yarıyor. dipnot 2 Onlar için alçaltıcı bir azap vardır.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
  2. metne dön, dipnot 2
    Allah bütün kafirlerin yola gelmelerini ister (Nisa 4/26-27, Zümer 39/7). Bunun için onlara süre verir ve uyarılarda bulunur (Şems 91/8-10). Onların bir kısmı tövbe eder /dönüş yapar, bir kısmı da bu süreyi günahlarını artırmak için kullanır. Yine de ölene kadar tövbe etme imkanları vardır (Al-i İmran 3/86-91, Nisa 4/17-18).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ayetleri örtenler, verdiğimiz fırsatın kendi iyiliklerine olduğunu sanmasınlar. Fırsatı günahlarını artırsınlar diye veriyoruz. Onların hak ettiği alçaltıcı bir azaptır.

Şaban Britch

Kâfirler kendilerine mühlet vermemizi hayırlı sanmasınlar. Biz onlara ancak günahlarını artırmaları için ömürlerini uzatıyoruz. Onlar için alçaltıcı bir azap vardır.

Şaban Piriş

Kafirler kendilerine mühlet vermemizi hayırlı sanmasınlar. Biz onlara ancak günahlarını artırmaları için mühlet veriyoruz/ ömürlerini uzatıyoruz. Onlar için alçaltıcı bir azap vardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Küfre sapanlar, onlara süre tanımamızın kendileri için hayırlı olduğunu asla düşünmesinler. Onlara, biraz daha günah işlesinler diye süre veriyoruz. Yere geçirecek bir azap var onlar için.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

The infidels must not think that the respite We grant them is for their own good; We simply give them plenty of rope to allow them free action in order that they commit themselves further to the evil line of conduct. There awaits them a condign and humiliating punishment.

Abdul Haleem

The disbelievers should not think that it is better for them that We give them more time: when We give them more time they become more sinful- a shameful torment awaits them.

Abdullah Yusuf Ali

Let not the Unbelievers think that our respite to them is good for themselves: We grant them respite that they may grow in their iniquity: But they will have a shameful punishment.

Abul A'la Maududi

Do not let the, unbelievers imagine that the respite We give them is good for them. We give them respite so that they may grow in wickedness. A humiliating chastisement lies in store for them.

Aisha Bewley

Those who are kafir should not imagine that the extra time We grant to them is good for them. We only allow them more time so they will increase in evildoing. They will have a humiliating punishment.

Al-Hilali & Khan

And let not the disbelievers think that Our postponing of their punishment is good for them. We postpone the punishment only so that they may increase in sinfulness. And for them is a disgracing torment.

Ali Quli Qarai

Let the faithless not suppose that the respite that We grant them is good for their souls: We give them respite only that they may increase in sin, and there is a humiliating punishment for them.

Amatul Rahman Omar

And do not let those who disbelieve think that the respite We give them is good for them. Surely, We grant them respite but they do not avail it, with the result that they add to their sins. A humiliating punishment awaits them.

Arthur John Arberry

And let not the unbelievers suppose that the indulgence We grant them is better for them; We grant them indulgence only that they may increase in sin; and there awaits them a humbling chastisement.

Bijan Moeinian

The disbelievers are wrong in thinking that I have left them alone for their own good. On the contrary, they are left alone [and deprived of guidance] so that they increasingly engage in sins and deserve their terrible punishment.

E. Henry Palmer

Let not those who misbelieve reckon that our letting them range is good for themselves. We only let them have their range that they may increase in sin. And for them is shameful woe.

Edip-Layth

Those who do not appreciate should not count that We are providing for them out of the goodness of themselves. We are only providing for them so that they may increase in transgression, and they will have a humiliating retribution.

George Sale

And let not the unbelievers think, because we grant them lives long and prosperous, that it is better for their souls: We grant them long and prosperous lives only that their iniquity may be increased; and they shall suffer an ignominious punishment.

Hamid S. Aziz

Let not those who disbelieve imagine that the respite they have is good for themselves. We only let them have their rein that they may increase in sin. And for them is shameful woe.

Mahmoud Ghali

And definitely let not the ones who have disbelieved reckon that We reprieve them only (because) it is charitable for themselves; surely We only reprieve them that they might increase in vice, and they will have a degrading torment.

Marmaduke Pickthall

And let not those who disbelieve imagine that the rein We give them bodeth good unto their souls. We only give them rein that they may grow in sinfulness. And theirs will be a shameful doom.

Mohamed Ahmed - Samira

The unbelievers must not think that the respite We give them augurs well. We do so that they sink deeper into sin, and suffer an ignominious doom.

Muhammad Asad

And they should not think - they who are bent on denying the truth - that Our giving them rein is good for them: We give them rein only to let them grow in sinfulness; and shameful suffering awaits them.

Mustafa Khattab

Those who disbelieve should not think that living longer is good for them. They are only given more time to increase in sin, and they will suffer a humiliating punishment.

Progressive Muslims

And let not those who reject think that We are providing for them out of the goodness of themselves. We are only providing for them so that they may increase in transgression, and they will have a humiliating retribution.

Rashad Khalifa

Let not the disbelievers think that we lead them on for their own good. We only lead them on to confirm their sinfulness. They have incurred a humiliating retribution.

Sahih International

And let not those who disbelieve ever think that [because] We extend their time [of enjoyment] it is better for them. We only extend it for them so that they may increase in sin, and for them is a humiliating punishment.

Sam Gerrans

And let not those who ignore warning think that We but grant them respite good for their souls; We but grant them respite that they might increase in sin; and they have a humiliating punishment.

Shabbir Ahmed

Let not the rejecters imagine that the Law of Requital is unreal. We give reprieve to Our servants to rethink and mend their ways. Those who persist in actions that deplete the capacity of the society invite for themselves a humiliating chastisement.

Syed Vickar Ahamed

And let not the Unbelievers think that Our delay (in punishment) to them is good for themselves: We grant them the delay that they may grow in their injustice, but they will have a shameful punishment.

Taqi Usmani

Those who disbelieve should not think that the respite We give them is good for them. In fact, We give them respite only that they may increase in sin, and for them there is a humiliating punishment.

The Monotheist Group

And let not those who reject think that We are providing for them out of the goodness of themselves. We are only providing for them so that they may increase in transgression, and they will have a humiliating retribution.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 178. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 178. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 178. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩