Ahzâb suresi · 69–73. ayetler

"Mûsâ'ya eziyet edenler gibi olmayın"; emanet

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Ahzâb suresi, 69. ayet — bütün mealleriyle aç

    Ahzâb suresi, 69. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَكُونُوا۟ كَٱلَّذِينَ ءَاذَوْا۟ مُوسَىٰ فَبَرَّأَهُ ٱللَّهُ مِمَّا قَالُوا۟ وَكَانَ عِندَ ٱللَّهِ وَجِيهًا

    Diyanet İşleri

    Ey iman edenler! Siz Musa'ya eziyet eden kimseler gibi olmayın. Nihayet Allah onu onların dediklerinden temize çıkarmıştı. Musa, Allah katında itibarlı bir kimse idi.

    Mehmet Okuyan

    Ey iman edenler! Siz de Musa'ya eziyet edenler gibi olmayın! dipnot 1 (Sonunda) Allah onu, dedikleri şeyden temize çıkarmıştı. O, Allah katında itibarlıydı.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: Nisâ 4:153.

    Mustafa İslamoğlu

    Ey iman edenler! Musa'ya eziyet eden (İsrailoğulları) gibi olmayın! Hatırlayın ki Allah onların itham ettikleri şeylerden onu temize çıkardı: ve o Allah katında zaten hatırlı biriydi.

    Muhammed Esed

    Siz ey imana ermiş olanlar! Musa'ya eziyet eden (İsrailoğulları) gibi olmayın; (unutmayın ki) Allah, (onu kendisine karşı veya kendisi hakkında) ileri sürdükleri iddialardan temize çıkardı çünkü o, Allah katında büyük şeref ve itibar sahibiydi.

    Ahmed Hulusi

    Ey iman edenler! Musa'ya eziyet verenler gibi olmayın! Allah, Onu (onların) dediklerinden temize çıkardı. . . Allah indinde vechini teslim etmiş idi.

    Ali Bulaç

    Ey iman edenler, Musa'ya eziyet edenler gibi olmayın; ki sonunda Allah onu, demekte olduklarından temize çıkardı. O, Allah katında vecihti.

    Ali Özek ve heyeti

    Ey iman edenler! Siz de Musa'ya eziyet edenler gibi olmayın. Nihayet Allah onu, dedikleri şeyden temize çıkardı. O, Allah yanında şerefli idi.

    Ali Rıza Safa

    Ey inanca çağırılanlar! Musa'yı incitenler gibi olmayın. Sonunda Allah, söyledikleri şeylerden, Onu temize çıkardı. Çünkü O, Allah'ın katında saygındı.

    Bayraktar Bayraklı

    Ey iman edenler! Siz de Musa'ya eziyet edenler gibi olmayın!Nihayet Allah, onu, dedikleri şeyden temize çıkardı. Musa, Allah katında şerefli idi.

    Edip Yüksel

    Ey iman edenler, Musa'yı incitenler gibi olmayın. ALLAH onu onların suçlamalarından akladı. ALLAH'ın katında itibarı olan biriydi.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ey inananlar, Musa'yı incitenler gibi olmayın. ALLAH onu onların suçlamalarından akladı. ALLAH'ın katında itibarı olan biriydi.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ey iman edenler, sizler o Musa'ya eziyet edenler gibi olmayın! Eziyet ettiler de Allah onu onların dediklerinden temize çıkardı. O, Allah katında yüzlü (itibar sahibi) idi.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ey o bütün iyman edenler! Sizler o, Musaya eza edenler gibi olmayın, eza ettiler de Allah, onu onların dediklerinden tebrie etti temize çıkardı, o, Allah yanında yüzlü idi

    Erhan Aktaş

    Ey İman Edenler! Musa'ya eziyet eden kimseler gibi olmayın! Allah; O'nu, onların söylediklerinden dipnot 1 temize çıkardı. O, Allah'ın yanında yüzü ak olan biriydi.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Suçladıkları şeylerden.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ey iman edenler! Musa'ya eziyet eden kimseler gibi olmayın! Allah; O'nu, onların söylediklerinden dipnot 1 temize çıkardı. O, Allah'ın yanında yüzü ak olan biriydi.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Suçladıkları şeylerden.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ey iman edenler! Musa'ya eziyet eden kimseler gibi olmayın! Allah; O'nu, onların söylediklerinden dipnot 1 temize çıkardı. O, Allah'ın yanında yüzü ak olan biriydi.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Suçladıkları şeylerden.

    Gültekin Onan

    Ey inananlar, Musa'ya eziyet edenler gibi olmayın; ki sonunda Tanrı onu demekte olduklarından temize çıkardı. O Tanrı katında vecihti.

    Hasan Basri Çantay

    Ey iman edenler, siz de Musayi incitenler gibi olmayın. Nihayet Allah onu dedikleri şeyden temize çıkardı. O, Allah indinde yüzlü (i'tibarlı bir zat) idi.

    İbni Kesir

    Ey iman edenler: Musa'ya eziyet vermiş olanlar gibi olmayın. Nitekim Allah, onu söyledikleri şeyden uzak tutmuştu. Ve o, Allah katında değerli idi.

    Mehmet Alagaş

    (69-73) Ey iman edenler, Musa’ya eza verenler gibi olmayın, Allah Onu hakkında söylenen şeylerden temize çıkardı / beraat ettirdi, Allah katında O, yüz sahibidir. Ey iman edenler Allah’tan sakının ve düzgün / sedid konuşun. (Söz söyleme sanatı; hakkı ve doğruyu söyle 33:70, münasip bir üslupla konuş, 4:5, 8:3, detaylı eksiksiz konuş 4:63, yumuşak üslupla konuş; 20:44) Sizi ve amellerinizi ıslah etsin, sizi günahlarınızdan dolayı bağışlasın, her kim Allah’a ve Resulüne uyarsa, büyük bir başarı başarmıştır. Biz emane ti semalara, yere ve dağlara sunduk / arz ettik, onu taşımaktan çekindiler ve ondan ürktüler. Onu insan yüklendi. Muhakkak ki O zalimdi (Kendine de zalim) ve cahildi (Bilmesi gerekeni bilmeyen) (Zalim; adil olması gerekirken olmayan) bundan dolayı Allah, erkek münafıklara ve kadın münafıklara, erkek müşriklere ve kadın müşriklere azap edecektir , erkek müminlerin ve kadın müminlerin tövbelerini kabul edecektir. Allah bağışlayandır, esirgeyendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ey iman edenler! Mûsâ’ya eziyet edenler gibi olmayın. Nihayet Allah; onu, onların söylediklerinden temize çıkardı. O, Allah katında itibarlı ve değerli bir kimseydi.

    Süleyman Ateş

    Ey inananlar, şu kimseler gibi olmayın ki, Musa'ya eziyet ettiler de Allah onu onların dediklerinden beraat ettirdi; o, Allah yanında vecih (gözde, itibarlı bir kul) idi.

    Süleymaniye Vakfı

    Ey inanıp güvenenler! Siz, Musa'yı incitenler dipnot 1 gibi olmayın. Allah onu, onların söyledikleri şeyden temize çıkardı dipnot 2 . O, Allah katında itibarlı bir kişidir.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
      Musa aleyhisselam 40 günlüğüne Sina dağına gittiğinde İsrailoğulları buzağıyı tanrı edinmiş, onun Musa'nın da tanrısı olduğunu ama unutup gittiğini söyleyerek Musa aleyhisselamı üzmüş ve öfkelendirmişlerdi (A'raf 7/152-154, Taha 20/86-88).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ey inanmış kimseler! Siz, Musa'yı incitenler gibi olmayın. Allah onu, hakkında söyledikleri şeylerden dolayı akladı. O, Allah katında değerli bir kişidir.

    Şaban Britch

    Ey iman edenler! Musa’ya eziyet edenler gibi olmayın. Nitekim Allah, onu onların söylediklerinden temize çıkardı. O, Allah katında değerli bir kimseydi.

    Şaban Piriş

    -Ey iman edenler, Musa'ya eziyet edenler gibi olmayın. Nitekim Allah, O'nu onların söylediklerinden temize çıkardı. O, Allah katında değerli bir kimseydi.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ey iman edenler! Musa'ya eziyet edenler gibi olmayın. Allah, Musa'yı onların dediğinden uzak tutmuştur. O, Allah katında olumlu, itibarlı bir kul idi.

  2. Ahzâb suresi, 70. ayet — bütün mealleriyle aç

    Ahzâb suresi, 70. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَقُولُوا۟ قَوْلًا سَدِيدًا

    Diyanet İşleri

    (70-71) Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakının ve doğru söz söyleyin ki, Allah sizin işlerinizi düzeltsin ve günahlarınızı bağışlasın. Kim Allah'a ve Resulüne itaat ederse, muhakkak büyük bir başarıya ulaşmıştır.

    Mustafa İslamoğlu

    Siz ey iman edenler! Allah'a karşı sorumlu davranın ve sözü yerinde ve dosdoğru söyleyin!

    Muhammed Esed

    Siz ey iman etmiş olanlar! Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun ve (her zaman) hakkı ve doğruyu konuşun;

    Ahmed Hulusi

    Ey iman edenler! Allah'tan (yaptıklarınızın sonucunu yaşatacak olan sisteminden) korunun ve sağlam söz söyleyin!

    Ali Bulaç

    Ey iman edenler, Allah'tan sakının ve sözü doğru söyleyin.

    Ali Özek ve heyeti

    Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve doğru söz söyleyin.

    Ali Rıza Safa

    Ey inanca çağırılanlar! Allah'a yönelik sorumluluk bilinci taşıyın ve doğruyu söyleyin.

    Bayraktar Bayraklı

    Ey iman edenler! Allah'a saygı gösterin ve doğru söz söyleyin!

    Edip Yüksel

    Ey iman edenler, ALLAH'ı sayın ve doğru söz söyleyin.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ey inananlar, ALLAH'ı sayın ve doğru söz söyleyin.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ey iman edenler, Allah'tan korkun ve sağlam söz söyleyin

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ey o bütün iyman edenler Allahdan korkun ve sağlam söz söyleyin

    Erhan Aktaş

    Ey İman Edenler! Allah'a takvalı davranın ve daima doğruyu söyleyin;

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ey iman edenler! Allah'a takvalı davranın ve daima doğruyu söyleyin;

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ey iman edenler! Allah'a takvalı dipnot 1 davranın ve daima doğruyu söyleyin;

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah'ın buyruklarına içtenlikle uyarak, o buyruklarla kötü ve zararlı şeylere karşı kendisini korumaya/güvenceye alın.

    Gültekin Onan

    Ey inananlar, Tanrı'dan sakının ve sözü doğru söyleyin.

    Hasan Basri Çantay

    Ey iman edenler, Allahdan korkun ve sözü doğru söyleyin.

    İbni Kesir

    Ey iman edenler; Allah'tan korkun ve doğru söz söyleyin.

    Mehmet Alagaş

    (69-73) Ey iman edenler, Musa’ya eza verenler gibi olmayın, Allah Onu hakkında söylenen şeylerden temize çıkardı / beraat ettirdi, Allah katında O, yüz sahibidir. Ey iman edenler Allah’tan sakının ve düzgün / sedid konuşun. (Söz söyleme sanatı; hakkı ve doğruyu söyle 33:70, münasip bir üslupla konuş, 4:5, 8:3, detaylı eksiksiz konuş 4:63, yumuşak üslupla konuş; 20:44) Sizi ve amellerinizi ıslah etsin, sizi günahlarınızdan dolayı bağışlasın, her kim Allah’a ve Resulüne uyarsa, büyük bir başarı başarmıştır. Biz emane ti semalara, yere ve dağlara sunduk / arz ettik, onu taşımaktan çekindiler ve ondan ürktüler. Onu insan yüklendi. Muhakkak ki O zalimdi (Kendine de zalim) ve cahildi (Bilmesi gerekeni bilmeyen) (Zalim; adil olması gerekirken olmayan) bundan dolayı Allah, erkek münafıklara ve kadın münafıklara, erkek müşriklere ve kadın müşriklere azap edecektir , erkek müminlerin ve kadın müminlerin tövbelerini kabul edecektir. Allah bağışlayandır, esirgeyendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ey iman edenler! Allah’tan sakının ve doğru söz söyleyin.

    Süleyman Ateş

    Ey inananlar, Allah'tan korkun ve doğru söz söyleyin.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ey inanmış kimseler! Allah'tan çekinin ve doğru söz söyleyin

    Şaban Britch

    Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve doğru söyleyin.

    Şaban Piriş

    -Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve doğru söyleyin.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve sağlam söz söyleyin!

  3. Ahzâb suresi, 71. ayet — bütün mealleriyle aç

    Ahzâb suresi, 71. ayet. يُصْلِحْ لَكُمْ أَعْمَٰلَكُمْ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ وَمَن يُطِعِ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ فَقَدْ فَازَ فَوْزًا عَظِيمًا

    Diyanet İşleri

    (70-71) Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakının ve doğru söz söyleyin ki, Allah sizin işlerinizi düzeltsin ve günahlarınızı bağışlasın. Kim Allah'a ve Resulüne itaat ederse, muhakkak büyük bir başarıya ulaşmıştır.

    Mehmet Okuyan

    (Böyle davranırsanız) Allah sizin için işlerinizi düzeltir ve sizin için günahlarınızı bağışlar. Kim Allah'a ve Elçisine gönülden itaat ederse elbette büyük bir kurtuluşa ulaşmış olur.

    Mustafa İslamoğlu

    (O zaman) O da sizin işlerinizi yoluna koyar ve günahlarınızı bağışlar. Zira her kim Allah'a ve Rasulü'ne uyarsa, iyi bilsin ki o nihai ve büyük kurtuluşa ermiştir.

    Muhammed Esed

    (o zaman,) Allah işlerinizi değerli kılar ve günahlarınızı affeder. Ve (bilin ki) kim Allah'a ve Rasulü'ne itaat ederse büyük bir zafere erişmiş olur.

    Ahmed Hulusi

    (Ki Allah da) sizin davranışlarınızı düzeltsin ve suçlarınızı örtsün. . . Kim Allah'a ve Rasulüne itaat ederse, gerçekten büyük bir kurtuluş ile kurtuluşa ermiştir.

    Ali Bulaç

    Ki O (Allah), amellerinizi ıslah etsin ve günahlarınızı bağışlasın. Kim Allah'a ve elçisine itaat ederse, artık o en büyük kurtuluşla kurtulmuştur.

    Ali Özek ve heyeti

    (Böyle davranırsanız) Allah işlerinizi düzeltir ve günahlarınızı bağışlar. Kim Allah ve Rasûlüne itaat ederse büyük bir kurtuluşa ermiş olur.

    Ali Rıza Safa

    İşlerinizi düzeltsin ve suçlarınızı bağışlasın. Çünkü Allah'a ve O'nun elçisine kim bağlı kalırsa, büyük bir başarıyla artık kurtulmuştur.

    Bayraktar Bayraklı

    Böyle yaparsanız, Allah, işlerinizi düzeltir ve günahlarınızı bağışlar. Kim, Allah'a ve Peygamber'ine itaat ederse büyük bir kurtuluşa ermiş olur.

    Edip Yüksel

    Ki işlerinizi düzeltsin, günahlarınızı bağışlasın. Kim ALLAH'a ve elçisine uyarsa büyük bir zafer kazanmıştır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ki işlerinizi düzeltsin, günahlarınızı bağışlasın. Kim ALLAH'a ve elçisine uyarsa büyük bir zafer kazanmıştır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    ki, işlerinizi yoluna koysun ve günahlarınızı bağışlasın. Her kim de Allah'a ve peygamberine itaat ederse, gerçekten o büyük murada ermiştir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ki işinizi yoluna koysun ve günahlarınıza mağrifet buyursun, her kim de Allaha ve Resulüne itaat ederse o hakikaten büyük murada ermiştir

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Ki yaptıklarınızı sizin için düzeltsin dipnot 1 , suçlarınızı bağışlasın. Her kim Allah'a ve Resul'üne itaat dipnot 2 ederse en büyük kurtuluşla kurtuluşa ermiş olur.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yanlışlarınızı düzeltsin, eksiklerinizi tamamlasın.
    2. metne dön, dipnot 2
      3:32. Ayet dipnotu.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ki yaptıklarınızı sizin için düzeltsin dipnot 1 , suçlarınızı bağışlasın. Her kim Allah'a ve Rasul'üne itaat ederse en büyük kurtuluşla kurtuluşa ermiş olur.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yanlışlarınızı düzeltsin, eksiklerinizi tamamlasın.

    Gültekin Onan

    Ki O (Tanrı ), amellerinizi ıslah etsin ve günahlarınızı bağışlasın. Kim Tanrı'ya ve elçisine itaat ederse, artık o en büyük kurtuluşla kurtulmuştur.

    Hasan Basri Çantay

    Ki (Allah) işlerinizi iyiye götürsün ve günahlarınızı yarlığasın. Kim Allaha ve resulüne itaat ederse muhakkak ki en büyük kurtuluşla kurtulmuşdur o.

    İbni Kesir

    Ki O da işlerinizi düzeltsin ve günahlarınızı bağışlasın. Kim Allah'a ve Rasulüne itaat ederse; gerçekten büyük bir kurtuluşla kurtulmuştur

    Mehmet Alagaş

    (69-73) Ey iman edenler, Musa’ya eza verenler gibi olmayın, Allah Onu hakkında söylenen şeylerden temize çıkardı / beraat ettirdi, Allah katında O, yüz sahibidir. Ey iman edenler Allah’tan sakının ve düzgün / sedid konuşun. (Söz söyleme sanatı; hakkı ve doğruyu söyle 33:70, münasip bir üslupla konuş, 4:5, 8:3, detaylı eksiksiz konuş 4:63, yumuşak üslupla konuş; 20:44) Sizi ve amellerinizi ıslah etsin, sizi günahlarınızdan dolayı bağışlasın, her kim Allah’a ve Resulüne uyarsa, büyük bir başarı başarmıştır. Biz emane ti semalara, yere ve dağlara sunduk / arz ettik, onu taşımaktan çekindiler ve ondan ürktüler. Onu insan yüklendi. Muhakkak ki O zalimdi (Kendine de zalim) ve cahildi (Bilmesi gerekeni bilmeyen) (Zalim; adil olması gerekirken olmayan) bundan dolayı Allah, erkek münafıklara ve kadın münafıklara, erkek müşriklere ve kadın müşriklere azap edecektir , erkek müminlerin ve kadın müminlerin tövbelerini kabul edecektir. Allah bağışlayandır, esirgeyendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    (Böyle davranırsanız Allah) İşlerinizi düzeltir ve günahlarınızı bağışlar. Kim Allah ve Rasûlüne itaat ederse büyük bir kurtuluşa ermiş olur.

    Süleyman Ateş

    Ki (Allah) işlerinizi düzeltsin ve günahlarınızı bağışlasın. Kim Allah'a ve Resulüne ita'at ederse, büyük bir başarıya ermiş olur.

    Süleymaniye Vakfı

    Böyle yapın ki Allah, işlerinizi düzeltsin ve günahlarınızı bağışlasın. Kim Allah'a ve elçisine /elçinin getirdiklerine gönülden boyun eğerse büyük bir başarı elde etmiş olur dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O zaman Allah, işlerinizi düzeltir ve günahlarınızı bağışlar. Kim Allah'a ve Elçisine boyun eğerse büyük bir kurtuluşa ermiş olur.

    Şaban Britch

    Allah, amellerinizi düzeltsin, günahlarınızı bağışlasın. Kim Allah’a ve Rasûlüne itaat ederse büyük bir kurtuluşa ermiş olur.

    Şaban Piriş

    Allah, yaptıklarınızı düzeltsin, günahlarınızı bağışlasın. Kim Allah'a ve elçisine itaat ederse büyük bir kazanç elde eder.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ki Allah amellerinizi hayra ve barışa yarayışlı kılsın, günahlarınızı affetsin. Allah'a ve O'nun resulüne itaat eden, büyük bir başarıyı elde etmiştir.

  4. Ahzâb suresi, 72. ayet — bütün mealleriyle aç

    Ahzâb suresi, 72. ayet. إِنَّا عَرَضْنَا ٱلْأَمَانَةَ عَلَى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَٱلْجِبَالِ فَأَبَيْنَ أَن يَحْمِلْنَهَا وَأَشْفَقْنَ مِنْهَا وَحَمَلَهَا ٱلْإِنسَٰنُ إِنَّهُۥ كَانَ ظَلُومًا جَهُولًا

    Diyanet İşleri

    Şüphesiz biz emaneti göklere, yere ve dağlara teklif ettik de onlar onu yüklenmek istemediler, ondan çekindiler. Onu insan yüklendi. Çünkü o çok zalimdir, çok cahildir.

    Mehmet Okuyan

    Biz emaneti (sorumluluğu) göklere, yere ve dağlara sunmuştuk da onlar bunu yüklenmekten çekinmişler, (sorumluluğundan) korkmuşlardı. dipnot 1 Onu insan yüklenmişti. Şüphesiz ki o (insan), çok zalimdir, dipnot 2 çok cahildir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Buradaki "korkmak" fiili gökler ve yer için elbette mecazdır; sorumluluğun büyüklüğünü gösteren bir kullanımdır. Zira sorumluluğun ne olduğunu fark edebilmek için onu idrak etmek gerekir. Aklı, iradesi, bilgisi, bilinci vs. olmayan varlıkların bu türden korkularla anılması mecaz olarak anlaşılmalıdır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Burada sözü edilen insan, sorumluluğunun gereğini yerine getirmeyendir. Bu nedenle [zalûm] (çok zalim) ve [cehûl] (çok cahil) sıfatlarıyla anılmıştır.

    Mustafa İslamoğlu

    İşin gerçeği Biz emaneti göklere, yere ve dağlara sunduk; ve onlar emanete ihanetten kaçındılar; nihayet onu insan yüklendi: ne var ki, o da zalim ve cahil biri olup çıktı.

    Muhammed Esed

    Gerçek şu ki, Biz (akıl ve irade) emaneti(ni) göklere, yere ve dağlara sunmuştuk; ama (sorumluluğundan) korktukları için onu yüklenmeyi reddettiler. O (emanet)i insan üstlendi; zaten o, daima haksızlığa ve akılsızlığa son derece meyyal biridir.

    Ahmed Hulusi

    Muhakkak ki biz o Emaneti (Esma şuuruyla yaşamayı), semalara (benlik bilincine), arza (bedene) ve dağlara (organlara) önerdik de, onu yüklenmekten kaçındılar (Esma bileşimleri onu açığa çıkarmaya elvermedi); ve ondan korktular! Onu, İnsan (hilafeti oluşturan Esma manalarını açığa çıkarma şuuru) yüklendi! Muhakkak ki o zalim (hakikatini hakkıyla yaşamakta yetersiz) ve cahildir (sınırsız Esma'yı bilmede yetersizdir)!

    Ali Bulaç

    Gerçek şu ki, biz emanetleri göklere, yere ve dağlara sunduk da onlar bunu yüklenmekten kaçındılar ve ondan korkuya kapıldılar; onu insan yüklendi. Çünkü o, çok zalim, çok cahildir.

    Ali Özek ve heyeti

    Biz emaneti, göklere, yere ve dağlara teklif ettik de onlar bunu yüklenmekten çekindiler, (sorumluluğundan) korktular. Onu insan yüklendi. Doğrusu o çok zalim, çok cahildir.

    Ali Rıza Safa

    Sorumluluğu, göklere, yeryüzüne ve dağlara verdik; onu yüklenmekten çekindiler, ondan korktular. Ve insan, onu yüklendi. Aslında, o, çok haksızlık yapar; çok bilisizdir.

    Bayraktar Bayraklı

    Biz emaneti göklere, yere ve dağlara teklif ettik de onlar bunu yüklenmekten çekindiler, sorumluluğundan korktular. Onu insan yüklendi. Doğrusu o çok zalimdir; çok cahildir.

    Edip Yüksel

    Biz sorumluluğu (sınanmayı) göklere, yere, dağlara sunmuştuk da onlar onu yüklenmekten çekinmişler ve kabul etmemişlerdi. Ancak onu insan yüklendi; o zalim ve cahil olmuştu.*

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Biz sorumluluğu (sınanmayı) göklere, yere, dağlara sunmuştuk da onlar onu yüklenmekten çekinmişler ve kabul etmemişlerdi. Ancak onu insan yüklendi; o zalim ve cahil olmuştu.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Evet Biz, o emaneti göklere, yere ve dağlara sunduk da onlar onu yüklenmeye yanaşmadılar ve ondan korktular da insan yüklendi onu. O gerçekten çok zalim, çok cahil bulunuyor

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Evet, biz o emaneti göklere, yere ve dağlara arzettik, onlar onu yüklenmeğe yanaşmadılar, ondan korktular da onu insan yüklendi, o cidden çok zalim, çok cahil bulunuyor

    Erhan Aktaş

    Biz, emaneti dipnot 1 göklere, yere ve dağlara sunduk. Onu yüklenmeye yanaşmadılar. dipnot 2 Ondan korktular. dipnot 3 Onu insan yüklendi. O, çok zalim ve çok cahildir. dipnot 4

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Dilediğini yapabilme özgürlüğü. Özgür irade sahibi olmayı. Emanetin insana verilmesi demek onun akıl ve özgür irade sahibi kılınması demektir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Özgür irade sahibi olmaktan çekindiler.
    3. metne dön, dipnot 3
      Ürperdiler. Emanetin, göklere, yerlere ve dağlara sunulması mecazi bir anlatımdır. Bununla, vahiy sorumluluğunun üstlenilmesinin, akıl ve irade sahibi olmanın ne denli önemli ve değerli bir sorumluluk olduğu anlatılmak istenmektedir.
    4. metne dön, dipnot 4
      Bu niteleme, insanların tamamını kapsamamaktadır. İnsan kelimesinin başında belirlilik takısı var. Dolayısı ile bildik, bilinen, belli bir kesim insandan söz etmektedir. Bu nitelemeler, yüklendiği sorumluluğun gereğini yerine getirmeyen insan içindir. Bu insan, büyük bir cehaletle hem kendisine hem de dışındaki aleme büyük bir haksızlık yapmaktadır. Allah, akıl ve özgür irade sahibi kılınma sorumluluğunu kötüye kullanan kimseleri cezalandıracak, emanete gerektiği gibi sahip çıkanları, sorumluluklarını yerine getirenleri de ödüllendirecektir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Biz, emaneti dipnot 1 göklere, yere ve dağlara sunduk. Onu yüklenmeye yanaşmadılar dipnot 2 . Ondan korktular. dipnot 3 Onu insan yüklendi. O, çok zalim ve çok cahildir. dipnot 4

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Dilediğini yapabilme özgürlüğü.
    2. metne dön, dipnot 2
      İrade sahibi olmaktan çekindiler.
    3. metne dön, dipnot 3
      Ürperdiler. Emanetin, göklere, yerlere ve dağlara sunulması mecazi bir ifadedir. Bununla, vahiy sorumluluğunun üstlenilmesinin, akıl ve irade sahibi olmanın ne denli önemli bir sorumluluk olduğu anlatılmak istenmektedir.
    4. metne dön, dipnot 4
      Bu niteleme, insanların tamamını kapsamamaktadır. İnsan sözcüğünün başında belirlilik takısı var. Dolayısı ile bildik, bilinen, belli bir kesim insandan söz etmektedir. Bu nitelemeler, yüklendiği sorumluluğun gereğini yerine getirmeyen insan içindir. Bu insan, büyük bir cehaletle hem kendisine hem de dışındaki aleme büyük bir haksızlık yapmaktadır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Biz, emaneti dipnot 1 göklere, yere ve dağlara sunduk. Onu taşımaya yanaşmadılar dipnot 2 . Ondan korktular. dipnot 3 Onu insan taşıdı. O, çok zalim ve çok cahildir. dipnot 4

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İrade sahibi olmayı, iradesiyle hareket etmeyi, dilediğini yapabilme özgürlüğünü.
    2. metne dön, dipnot 2
      İrade sahibi olmaktan çekindiler.
    3. metne dön, dipnot 3
      Emanetin, göklere, yerlere ve dağlara sunulması mecazi bir ifadedir. Bununla emaneti yüklenmenin, yani irade sahibi olmanın ne denli önemli bir sorumluluk olduğu anlatılmak istenmektedir.
    4. metne dön, dipnot 4
      Bu niteleme, insanların tamamını kapsayan bir niteleme değildir; yüklendiği sorumluluğun gereğini yerine getirmeyen insanlar içindir. Zira yüklendiği sorumluluğun gereğini yerine getirmeyen insan, büyük bir cehaletle hem kendisine hem de dışındaki aleme büyük bir haksızlık yapmaktadır.

    Gültekin Onan

    Gerçek şu ki, biz emanetleri göklere, yere ve dağlara sunduk da onlar bunu yüklenmekten kaçındılar ve ondan korkuya kapıldılar; onu insan yüklendi. Çünkü o, çok zalim çok cahildir.

    Hasan Basri Çantay

    Biz emaneti göklere, yere ve dağlara arz (ve teklif) etdik de onlar bunu yüklenmekden çekindiler, bundan endişeye düşdüler. İnsan (a gelince: O, tutdu) bunu sırtına yükledi. Çünkü o, çok zulümkar, çok cahildir.

    İbni Kesir

    Gerçekten Biz, emaneti; göklere, yeryüzüne ve dağlara sunduk da onlar bunu yüklenmekten çekindiler. Ve korkup titrediler. Onu insan yüklendi. Doğrusu insan; pek zalim ve pek cahil oldu.

    Mehmet Alagaş

    (69-73) Ey iman edenler, Musa’ya eza verenler gibi olmayın, Allah Onu hakkında söylenen şeylerden temize çıkardı / beraat ettirdi, Allah katında O, yüz sahibidir. Ey iman edenler Allah’tan sakının ve düzgün / sedid konuşun. (Söz söyleme sanatı; hakkı ve doğruyu söyle 33:70, münasip bir üslupla konuş, 4:5, 8:3, detaylı eksiksiz konuş 4:63, yumuşak üslupla konuş; 20:44) Sizi ve amellerinizi ıslah etsin, sizi günahlarınızdan dolayı bağışlasın, her kim Allah’a ve Resulüne uyarsa, büyük bir başarı başarmıştır. Biz emane ti semalara, yere ve dağlara sunduk / arz ettik, onu taşımaktan çekindiler ve ondan ürktüler. Onu insan yüklendi. Muhakkak ki O zalimdi (Kendine de zalim) ve cahildi (Bilmesi gerekeni bilmeyen) (Zalim; adil olması gerekirken olmayan) bundan dolayı Allah, erkek münafıklara ve kadın münafıklara, erkek müşriklere ve kadın müşriklere azap edecektir , erkek müminlerin ve kadın müminlerin tövbelerini kabul edecektir. Allah bağışlayandır, esirgeyendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Biz emaneti göklere, yere ve dağlara sunduk. Onu taşımaktan kaçındılar, ondan korktular. Onu insan yüklendi. Doğrusu o çok zalim ve çok cahildir.

    Süleyman Ateş

    Biz emaneti, göklere, yere ve dağlara sunduk; onu yüklenmekten kaçındılar, on(un sorumluluğun)dan korktular; onu insan yüklendi; (fakat onun ağır sorumluluğunu tam kavrayamadı) doğrusu o, çok zalim, çok cahildir.

    Süleymaniye Vakfı

    Biz emaneti dipnot 1 göklere, yere ve dağlara sunduk da onlar yüklenmekten kaçındılar, ondan korkup titrediler. Onu insan yüklendi, o da sürekli yanlış yapan ve cahillik edip duran dipnot 2 bir hale dönüştü dipnot 3 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Burada emanet, Allah'ın emir ve yasakları karşısında özgür iradeyle seçim yapma, böylece imtihana tabi olma yükümlülüğüdür. Gök, yer ve dağların bu imtihana tabi olacak güçte olmadıkları Haşr 59/21 ayetinden anlaşılmaktadır. Onlar da kendilerine sunulan bu emanetten korkmuşlar, onun yerine Allah'ın onlara yüklediği görevi yerine getirme konusunda gönülden boyun eğmişlerdir (Fussilet 41/11).
    2. metne dön, dipnot 2
      'Bilmemek, yanlış düşünmek, yanlış hareket etmek' anlamlarına gelen cehl (جهل) kökünden türemiş olan cehul (جهول) kelimesi, "sürekli cahillik eden, cahillik edip duran" anlamındadır (Müfredat). Yusuf aleyhisselamın "Rabbim! … Kadınların oyununu benden savmazsan onlara kapılırım ve cahillik edenlerden olurum. (Yusuf 12/33)" demesi de, Musa aleyhisselamın "Cahillik edenlerden/kendini bilmez biri olmaktan Allah'a sığınırım! (Bakara 2/67)" demesi de bu anlamdaki cehalettir. Cehul'un buradaki manası da aynıdır yani sorumluluk yüklenmesine rağmen kendini tutamayarak onu yerine getirmemek anlamındadır.
    3. metne dön, dipnot 3
      Bu ayetteki nakıs fiil olan "kane (كان)"ye "sare (صار):dönüştü" anlamı verilmiştir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Biz emaneti dipnot 1 ; göklere, yere ve dağlara sunduk da onlar bunu yüklenmekten kaçındılar ve ondan korkup titrediler. Onu insan yüklendi. O da çok zalimleşti dipnot 2 ve kendine hakim olamadı dipnot 3 . .

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Emanet : ..
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu ayetteki nakıs fiil olan كان ‘ye  صار = dönüştü; anlamı verilmiştir.
    3. metne dön, dipnot 3
      Emanet حم (1) عسق (2) كَذَلِكَ يُوحِي إِلَيْكَ وَإِلَى الَّذِينَ مِنْ قَبْلِكَ اللَّهُ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ (3) لَهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ (4) تَكَادُ السَّمَاوَاتُ يَتَفَطَّرْنَ مِنْ فَوْقِهِنَّ وَالْمَلَائِكَةُ يُسَبِّحُونَ بِحَمْدِ رَبِّهِمْ وَيَسْتَغْفِرُونَ لِمَنْ فِي الْأَرْضِ أَلَا إِنَّ اللَّهَ هُوَ الْغَفُورُ الرَّحِيمُ
    4. metne dön, dipnot 4
      [الشورى : 1 – لَوْ أَنْزَلْنَا هَذَا الْقُرْآنَ عَلَى جَبَلٍ لَرَأَيْتَهُ خَاشِعًا مُتَصَدِّعًا مِنْ خَشْيَةِ اللَّهِ وَتِلْكَ الْأَمْثَالُ نَضْرِبُهَا لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَفَكَّرُونَ
    5. metne dön, dipnot 5
      [الحشر : 21] فَمَا بَكَتْ عَلَيْهِمُ السَّمَاءُ وَالْأَرْضُ وَمَا كَانُوا مُنْظَرِينَ
    6. metne dön, dipnot 6
      [الدخان : 29] 5]

    Şaban Britch

    Biz emaneti göklere, yere ve dağlara sunduk, onu taşımaktan kaçındılar, ondan korktular. Onu insan yüklendi. Doğrusu o çok zalim ve çok cahildir.

    Şaban Piriş

    Biz emaneti göklere, yere ve dağlara sunduk, onu taşımaktan kaçındılar, ondan korktular. Onu insan yüklendi. O, zalim ve cahil oldu.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Biz emaneti göklere, yere, dağlara teklif ettik de onlar onu yüklenmekten kaçındılar, ondan ürktüler. İnsan ise çok zalim ve çok cahil olduğu halde onu yüklendi.

  5. Ahzâb suresi, 73. ayet — bütün mealleriyle aç

    Ahzâb suresi, 73. ayet. لِّيُعَذِّبَ ٱللَّهُ ٱلْمُنَٰفِقِينَ وَٱلْمُنَٰفِقَٰتِ وَٱلْمُشْرِكِينَ وَٱلْمُشْرِكَٰتِ وَيَتُوبَ ٱللَّهُ عَلَى ٱلْمُؤْمِنِينَ وَٱلْمُؤْمِنَٰتِ وَكَانَ ٱللَّهُ غَفُورًا رَّحِيمًۢا

    Diyanet İşleri

    Allah, münafık erkeklere ve münafık kadınlara, Allah'a ortak koşan erkeklere ve Allah'a ortak koşan kadınlara azap etmek; mü'min erkeklerin ve mü'min kadınların da tövbelerini kabul etmek için insana emaneti yüklemiştir. Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

    Mehmet Okuyan

    Allah münafık erkeklere ve münafık kadınlara, müşrik erkeklere ve müşrik kadınlara azap edecek; iman eden erkeklerin ve iman eden kadınların da tevbesini kabul edecektir. dipnot 1 Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: Fetih 48:5-6.

    Mustafa İslamoğlu

    Bundan dolayıdır ki Allah iki yüzlü erkeklere ve kadınlara, Allah'tan başkasına ilahlık yakıştıran erkeklere ve kadınlara azap edecek; inanan erkeklerin ve kadınların tevbelerini de kabul edecektir: zira Allah zaten tarifsiz bir bağışlayıcı, eşsiz bir merhamet kaynağıdır.

    Muhammed Esed

    (İşte böylece) Allah, ikiyüzlü erkek ve kadınlara ve kendisine eş koşan erkek ve kadınlara azab edecektir. Ve mümin erkeklere ve mümin kadınlara rahmetiyle yönelecek olan (da) Allah'tır. Allah gerçekten çok bağışlayıcıdır, bir rahmet kaynağıdır!

    Ahmed Hulusi

    Allah, münafık erkeklerle münafık kadınları ve müşrik erkeklerle müşrik kadınları azaplandıracak; iman etmiş erkeklerle iman etmiş kadınların tövbelerini de gerçekleştirecektir. . . Allah Ğafur'dur, Rahıym'dir.

    Ali Bulaç

    Şundan ki: Allah, münafık erkekleri ve münafık kadınları, müşrik erkekleri ve müşrik kadınları azablandıracak; mü'min erkeklerin ve mü'min kadınların tevbesini kabul edecektir. Allah çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.

    Ali Özek ve heyeti

    (Allah bu emaneti insana vermek suretiyle), münafık erkeklere ve münafık kadınlara, müşrik erkeklere ve müşrik kadınlara azap edecek, inanan erkeklerin ve inanan kadınların da tevbesini kabul buyuracaktır. Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

    Ali Rıza Safa

    Allah, hem ikiyüzlü erkekleri ve ikiyüzlü kadınları hem de ortaklar koşan erkekleri ve ortaklar koşan kadınları cezalandıracaktır. Ve Allah, inanan erkeklerin ve inanan kadınların pişmanlıklarını kabul edecektir. Çünkü Allah, Sınırsız Bağışlayandır; Merhametlidir.

    Bayraktar Bayraklı

    Allah, münafık erkeklere ve münafık kadınlara, müşrik erkeklere ve müşrik kadınlara azap edecek; inanan erkeklerin ve inanan kadınların da tövbesini kabul buyuracaktır. Allah affedendir; merhamet edendir.

    Edip Yüksel

    Böylece, ALLAH ikiyüzlü erkekleri ve kadınları, ortak koşan erkekleri ve kadınları cezalandırır ve ALLAH gerçeği onaylayan erkeklerin ve kadınların tövbelerini kabul eder. ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Müslüman ümmetin 73 fırkaya ayrılacağını bildiren Hadisi uyduranlar büyük olasılıkla Hizipler/Partiler ismini taşıyan bu suredeki ayetlerin sayısını seçmişler. Hadisin uydurulduğu günden bu yana, fırkaların, mezheplerin, tarikatların sayısı bini geçmiştir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Böylece, ALLAH ikiyüzlü erkekleri ve kadınları, ortak koşan erkekleri ve kadınları cezalandırır ve ALLAH inanan erkeklerin ve kadınların tevbelerini kabul eder. ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Çünkü Allah, münafık erkeklere, münafık kadınlara, müşrik erkeklere, müşrik kadınlara azap edecek, inanan erkeklere, inanan kadınlara da tevbe ile nazar buyuracak. Allah çok bağışlayıcıdır, merhamet edendir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Çünkü Allah münafikin ü münafikate ve müşrikin ü müşrikata azab edecek, mü'minin ü mü'minata da Allah tevbe ile nazar buyuracak ve Allah gafur rahim bulunuyor

    Erhan Aktaş

    Allah, münafık erkeklere ve kadınlara; Müşrik erkeklere ve kadınlara azap eder, Mü'min erkeklerin ve kadınların tevbelerini kabul eder[1] Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Allah, münafık erkeklere ve kadınlara; Müşrik erkeklere ve kadınlara azap eder; Mü'min erkeklerin ve kadınların tevbelerini kabul eder. dipnot 1 Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Emanetin insana verilmesi demek onun akıl ve özgür irade sahibi kılınması demektir. Allah, akıl ve özgür irade sahibi kılınma sorumluluğunu kötüye kullanan kimseleri cezalandıracak, emanete gerektiği gibi sahip çıkanları, sorumluluklarını yerine getirenleri de ödüllendirecektir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Bu, Allah'ın münafık erkekleri ve kadınları, müşrik erkekleri ve kadınları cezalandırması ve mü'min erkeklerin ve kadınların tövbelerini kabul etmesi içindir. dipnot 1 Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah, iradelerini kötüye kullanan, sorumluluklarının gereğini yerine getirmeyen, münafık ve müşrik olanları cezalandıracaktır. Buna karşılık iradesini iyiden yana kullanan, sorumluluklarının gereğini yerine getirerek mü'min olanların bu sorumluluklarını yerine getirirken işlemiş oldukları hatalardan dolayı yaptıkları tövbeleri kabul edecek, günahlarını bağışlayacaktır. Bu ayet, bir önceki ayetin devamı niteliğinde olup, aynı zamanda "emanetten" kast edilen şeyin, insana verilen "irade" olduğunu da açıklamaktadır. Emanetin; göklere, yere ve dağlara teklif edilmesi temsili bir anlatım olup, ne denli bir sorumluluk gerektirdiğinin önemini vurgulamaktadır.

    Gültekin Onan

    Şundan ki: Tanrı, münafık erkekleri ve münafık kadınları, müşrik erkekleri ve müşrik kadınları azablandıracak; inançlı (erkek)lerin ve inançlı (kadın)ların tevbesini kabul edecektir. Tanrı çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.

    Hasan Basri Çantay

    Bunun aakıbeti şudur: Allah, erkek münafıklarla kadın münafıkları, erkek müşriklerle kadın müşrikleri azaba uğratacak, erkek mü'minlerle kadın mü'minlerin de tevbelerini kabul edecekdir. Allah çok yarlığayıcı, çok esirgeyicidir.

    İbni Kesir

    Ta ki Allah; münafık erkekleri ve münafık kadınları, müşrik erkekleri ve müşrik kadınları azaba uğratsın. Mü'min erkeklerle, mü'min kadınların da tevbelerini kabul buyursun. Ve Allah; Gafur, Rahim olandır.

    Mehmet Alagaş

    (69-73) Ey iman edenler, Musa’ya eza verenler gibi olmayın, Allah Onu hakkında söylenen şeylerden temize çıkardı / beraat ettirdi, Allah katında O, yüz sahibidir. Ey iman edenler Allah’tan sakının ve düzgün / sedid konuşun. (Söz söyleme sanatı; hakkı ve doğruyu söyle 33:70, münasip bir üslupla konuş, 4:5, 8:3, detaylı eksiksiz konuş 4:63, yumuşak üslupla konuş; 20:44) Sizi ve amellerinizi ıslah etsin, sizi günahlarınızdan dolayı bağışlasın, her kim Allah’a ve Resulüne uyarsa, büyük bir başarı başarmıştır. Biz emane ti semalara, yere ve dağlara sunduk / arz ettik, onu taşımaktan çekindiler ve ondan ürktüler. Onu insan yüklendi. Muhakkak ki O zalimdi (Kendine de zalim) ve cahildi (Bilmesi gerekeni bilmeyen) (Zalim; adil olması gerekirken olmayan) bundan dolayı Allah, erkek münafıklara ve kadın münafıklara, erkek müşriklere ve kadın müşriklere azap edecektir , erkek müminlerin ve kadın müminlerin tövbelerini kabul edecektir. Allah bağışlayandır, esirgeyendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    (Allah bu emaneti insana vermek suretiyle) münafık erkeklere ve münafık kadınlara; Allah’a ortak koşan erkeklere ve Allah’a ortak koşan kadınlara azap edecek, Mümin erkeklerin ve Mümin kadınların da tövbelerini kabul buyuracaktır. Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

    Süleyman Ateş

    (Allah bu emaneti insana vermiştir) Ki iki yüzlü erkeklere ve iki yüzlü kadınlara, ortak koşan erkeklere ve ortak koşan kadınlara azab etsin; inanan erkekleri ve inanan kadınları da bağışlasın. Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir.

    Süleymaniye Vakfı

    Allah bunu/ emaneti sunma işini, münafık erkeklerle münafık kadınlara, müşrik erkeklerle müşrik kadınlara azap etmek ve mümin erkeklerle mümin kadınların da tövbesini kabul etmek için yaptı. Allah, çok bağışlayan ve ikramı bol olandır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah, ikiyüzlü erkeklerle iki yüzlü kadınlara, müşrik erkeklerle müşrik kadınlara azap etmek ve mümin erkeklerle mümin kadınların da tevbesini kabul etmek için böyle yaptı. Allah'ın bağışlaması çok, ikramı boldur.

    Şaban Britch

    (Bu emâneti insana verdi ki) Allah, münafık erkek ve münafık kadınları, müşrik erkek ve müşrik kadınları bu yüzden azaba çarptıracak ve mü’min erkekler ile kadınların tevbesini kabul edecektir. Allah, çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.

    Şaban Piriş

    Allah, münafık erkek ve münafık kadınları, müşrik erkek ve müşrik kadınları bu yüzden azaba çarptıracak ve mü'min erkekler ile kadınların tevbesini kabul edecektir. Allah, bağışlayıcıdır, merhametlidir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Bunun böyle olması, Allah'ın; ikiyüzlü erkeklerle ikiyüzlü kadınlara, şirke sapmış erkeklerle şirke sapmış kadınlara azap etmesi, mümin erkeklerle mümin kadınların tövbelerini kabul etmesi içindir. Allah Gafur'dur, Rahim'dir.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.