Diyanet İşleri
Ey iman edenler! Siz Musa'ya eziyet eden kimseler gibi olmayın. Nihayet Allah onu onların dediklerinden temize çıkarmıştı. Musa, Allah katında itibarlı bir kimse idi.
Ahzâb suresi · 69–73. ayetler
Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Ahzâb suresi, 69. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَكُونُوا۟ كَٱلَّذِينَ ءَاذَوْا۟ مُوسَىٰ فَبَرَّأَهُ ٱللَّهُ مِمَّا قَالُوا۟ وَكَانَ عِندَ ٱللَّهِ وَجِيهًا
Ey iman edenler! Siz Musa'ya eziyet eden kimseler gibi olmayın. Nihayet Allah onu onların dediklerinden temize çıkarmıştı. Musa, Allah katında itibarlı bir kimse idi.
Ey iman edenler! Siz de Musa'ya eziyet edenler gibi olmayın! dipnot 1 (Sonunda) Allah onu, dedikleri şeyden temize çıkarmıştı. O, Allah katında itibarlıydı.
Ey iman edenler! Musa'ya eziyet eden (İsrailoğulları) gibi olmayın! Hatırlayın ki Allah onların itham ettikleri şeylerden onu temize çıkardı: ve o Allah katında zaten hatırlı biriydi.
Siz ey imana ermiş olanlar! Musa'ya eziyet eden (İsrailoğulları) gibi olmayın; (unutmayın ki) Allah, (onu kendisine karşı veya kendisi hakkında) ileri sürdükleri iddialardan temize çıkardı çünkü o, Allah katında büyük şeref ve itibar sahibiydi.
Ey iman edenler! Musa'ya eziyet verenler gibi olmayın! Allah, Onu (onların) dediklerinden temize çıkardı. . . Allah indinde vechini teslim etmiş idi.
Ey iman edenler, Musa'ya eziyet edenler gibi olmayın; ki sonunda Allah onu, demekte olduklarından temize çıkardı. O, Allah katında vecihti.
Ey iman edenler! Siz de Musa'ya eziyet edenler gibi olmayın. Nihayet Allah onu, dedikleri şeyden temize çıkardı. O, Allah yanında şerefli idi.
Ey inanca çağırılanlar! Musa'yı incitenler gibi olmayın. Sonunda Allah, söyledikleri şeylerden, Onu temize çıkardı. Çünkü O, Allah'ın katında saygındı.
Ey iman edenler! Siz de Musa'ya eziyet edenler gibi olmayın!Nihayet Allah, onu, dedikleri şeyden temize çıkardı. Musa, Allah katında şerefli idi.
Ey iman edenler, Musa'yı incitenler gibi olmayın. ALLAH onu onların suçlamalarından akladı. ALLAH'ın katında itibarı olan biriydi.
Ey inananlar, Musa'yı incitenler gibi olmayın. ALLAH onu onların suçlamalarından akladı. ALLAH'ın katında itibarı olan biriydi.
Ey iman edenler, sizler o Musa'ya eziyet edenler gibi olmayın! Eziyet ettiler de Allah onu onların dediklerinden temize çıkardı. O, Allah katında yüzlü (itibar sahibi) idi.
Ey o bütün iyman edenler! Sizler o, Musaya eza edenler gibi olmayın, eza ettiler de Allah, onu onların dediklerinden tebrie etti temize çıkardı, o, Allah yanında yüzlü idi
Ey İman Edenler! Musa'ya eziyet eden kimseler gibi olmayın! Allah; O'nu, onların söylediklerinden dipnot 1 temize çıkardı. O, Allah'ın yanında yüzü ak olan biriydi.
Ey iman edenler! Musa'ya eziyet eden kimseler gibi olmayın! Allah; O'nu, onların söylediklerinden dipnot 1 temize çıkardı. O, Allah'ın yanında yüzü ak olan biriydi.
Ey iman edenler! Musa'ya eziyet eden kimseler gibi olmayın! Allah; O'nu, onların söylediklerinden dipnot 1 temize çıkardı. O, Allah'ın yanında yüzü ak olan biriydi.
Ey inananlar, Musa'ya eziyet edenler gibi olmayın; ki sonunda Tanrı onu demekte olduklarından temize çıkardı. O Tanrı katında vecihti.
Ey iman edenler, siz de Musayi incitenler gibi olmayın. Nihayet Allah onu dedikleri şeyden temize çıkardı. O, Allah indinde yüzlü (i'tibarlı bir zat) idi.
Ey iman edenler: Musa'ya eziyet vermiş olanlar gibi olmayın. Nitekim Allah, onu söyledikleri şeyden uzak tutmuştu. Ve o, Allah katında değerli idi.
(69-73) Ey iman edenler, Musa’ya eza verenler gibi olmayın, Allah Onu hakkında söylenen şeylerden temize çıkardı / beraat ettirdi, Allah katında O, yüz sahibidir. Ey iman edenler Allah’tan sakının ve düzgün / sedid konuşun. (Söz söyleme sanatı; hakkı ve doğruyu söyle 33:70, münasip bir üslupla konuş, 4:5, 8:3, detaylı eksiksiz konuş 4:63, yumuşak üslupla konuş; 20:44) Sizi ve amellerinizi ıslah etsin, sizi günahlarınızdan dolayı bağışlasın, her kim Allah’a ve Resulüne uyarsa, büyük bir başarı başarmıştır. Biz emane ti semalara, yere ve dağlara sunduk / arz ettik, onu taşımaktan çekindiler ve ondan ürktüler. Onu insan yüklendi. Muhakkak ki O zalimdi (Kendine de zalim) ve cahildi (Bilmesi gerekeni bilmeyen) (Zalim; adil olması gerekirken olmayan) bundan dolayı Allah, erkek münafıklara ve kadın münafıklara, erkek müşriklere ve kadın müşriklere azap edecektir , erkek müminlerin ve kadın müminlerin tövbelerini kabul edecektir. Allah bağışlayandır, esirgeyendir.
Ey iman edenler! Mûsâ’ya eziyet edenler gibi olmayın. Nihayet Allah; onu, onların söylediklerinden temize çıkardı. O, Allah katında itibarlı ve değerli bir kimseydi.
Ey inananlar, şu kimseler gibi olmayın ki, Musa'ya eziyet ettiler de Allah onu onların dediklerinden beraat ettirdi; o, Allah yanında vecih (gözde, itibarlı bir kul) idi.
Ey inanıp güvenenler! Siz, Musa'yı incitenler dipnot 1 gibi olmayın. Allah onu, onların söyledikleri şeyden temize çıkardı dipnot 2 . O, Allah katında itibarlı bir kişidir.
Ey inanmış kimseler! Siz, Musa'yı incitenler gibi olmayın. Allah onu, hakkında söyledikleri şeylerden dolayı akladı. O, Allah katında değerli bir kişidir.
Ey iman edenler! Musa’ya eziyet edenler gibi olmayın. Nitekim Allah, onu onların söylediklerinden temize çıkardı. O, Allah katında değerli bir kimseydi.
-Ey iman edenler, Musa'ya eziyet edenler gibi olmayın. Nitekim Allah, O'nu onların söylediklerinden temize çıkardı. O, Allah katında değerli bir kimseydi.
Ey iman edenler! Musa'ya eziyet edenler gibi olmayın. Allah, Musa'yı onların dediğinden uzak tutmuştur. O, Allah katında olumlu, itibarlı bir kul idi.
Ahzâb suresi, 70. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَقُولُوا۟ قَوْلًا سَدِيدًا
(70-71) Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakının ve doğru söz söyleyin ki, Allah sizin işlerinizi düzeltsin ve günahlarınızı bağışlasın. Kim Allah'a ve Resulüne itaat ederse, muhakkak büyük bir başarıya ulaşmıştır.
Ey iman edenler! Allah'a karşı takvâlı (duyarlı) olun ve doğru söz söyleyin! dipnot 1
Siz ey iman edenler! Allah'a karşı sorumlu davranın ve sözü yerinde ve dosdoğru söyleyin!
Siz ey iman etmiş olanlar! Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun ve (her zaman) hakkı ve doğruyu konuşun;
Ey iman edenler! Allah'tan (yaptıklarınızın sonucunu yaşatacak olan sisteminden) korunun ve sağlam söz söyleyin!
Ey iman edenler, Allah'tan sakının ve sözü doğru söyleyin.
Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve doğru söz söyleyin.
Ey inanca çağırılanlar! Allah'a yönelik sorumluluk bilinci taşıyın ve doğruyu söyleyin.
Ey iman edenler! Allah'a saygı gösterin ve doğru söz söyleyin!
Ey iman edenler, ALLAH'ı sayın ve doğru söz söyleyin.
Ey inananlar, ALLAH'ı sayın ve doğru söz söyleyin.
Ey iman edenler, Allah'tan korkun ve sağlam söz söyleyin
Ey o bütün iyman edenler Allahdan korkun ve sağlam söz söyleyin
Ey İman Edenler! Allah'a takvalı davranın ve daima doğruyu söyleyin;
Ey iman edenler! Allah'a takvalı davranın ve daima doğruyu söyleyin;
Ey iman edenler! Allah'a takvalı dipnot 1 davranın ve daima doğruyu söyleyin;
Ey inananlar, Tanrı'dan sakının ve sözü doğru söyleyin.
Ey iman edenler, Allahdan korkun ve sözü doğru söyleyin.
Ey iman edenler; Allah'tan korkun ve doğru söz söyleyin.
(69-73) Ey iman edenler, Musa’ya eza verenler gibi olmayın, Allah Onu hakkında söylenen şeylerden temize çıkardı / beraat ettirdi, Allah katında O, yüz sahibidir. Ey iman edenler Allah’tan sakının ve düzgün / sedid konuşun. (Söz söyleme sanatı; hakkı ve doğruyu söyle 33:70, münasip bir üslupla konuş, 4:5, 8:3, detaylı eksiksiz konuş 4:63, yumuşak üslupla konuş; 20:44) Sizi ve amellerinizi ıslah etsin, sizi günahlarınızdan dolayı bağışlasın, her kim Allah’a ve Resulüne uyarsa, büyük bir başarı başarmıştır. Biz emane ti semalara, yere ve dağlara sunduk / arz ettik, onu taşımaktan çekindiler ve ondan ürktüler. Onu insan yüklendi. Muhakkak ki O zalimdi (Kendine de zalim) ve cahildi (Bilmesi gerekeni bilmeyen) (Zalim; adil olması gerekirken olmayan) bundan dolayı Allah, erkek münafıklara ve kadın münafıklara, erkek müşriklere ve kadın müşriklere azap edecektir , erkek müminlerin ve kadın müminlerin tövbelerini kabul edecektir. Allah bağışlayandır, esirgeyendir.
Ey iman edenler! Allah’tan sakının ve doğru söz söyleyin.
Ey inananlar, Allah'tan korkun ve doğru söz söyleyin.
Ey inanıp güvenenler! Allah'a karşı yanlış yapmaktan sakının dipnot 1 , dosdoğru sözler söyleyin dipnot 2 .
Ey inanmış kimseler! Allah'tan çekinin ve doğru söz söyleyin
Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve doğru söyleyin.
-Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve doğru söyleyin.
Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve sağlam söz söyleyin!
Ahzâb suresi, 71. ayet. يُصْلِحْ لَكُمْ أَعْمَٰلَكُمْ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ وَمَن يُطِعِ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ فَقَدْ فَازَ فَوْزًا عَظِيمًا
(70-71) Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakının ve doğru söz söyleyin ki, Allah sizin işlerinizi düzeltsin ve günahlarınızı bağışlasın. Kim Allah'a ve Resulüne itaat ederse, muhakkak büyük bir başarıya ulaşmıştır.
(Böyle davranırsanız) Allah sizin için işlerinizi düzeltir ve sizin için günahlarınızı bağışlar. Kim Allah'a ve Elçisine gönülden itaat ederse elbette büyük bir kurtuluşa ulaşmış olur.
(O zaman) O da sizin işlerinizi yoluna koyar ve günahlarınızı bağışlar. Zira her kim Allah'a ve Rasulü'ne uyarsa, iyi bilsin ki o nihai ve büyük kurtuluşa ermiştir.
(o zaman,) Allah işlerinizi değerli kılar ve günahlarınızı affeder. Ve (bilin ki) kim Allah'a ve Rasulü'ne itaat ederse büyük bir zafere erişmiş olur.
(Ki Allah da) sizin davranışlarınızı düzeltsin ve suçlarınızı örtsün. . . Kim Allah'a ve Rasulüne itaat ederse, gerçekten büyük bir kurtuluş ile kurtuluşa ermiştir.
Ki O (Allah), amellerinizi ıslah etsin ve günahlarınızı bağışlasın. Kim Allah'a ve elçisine itaat ederse, artık o en büyük kurtuluşla kurtulmuştur.
(Böyle davranırsanız) Allah işlerinizi düzeltir ve günahlarınızı bağışlar. Kim Allah ve Rasûlüne itaat ederse büyük bir kurtuluşa ermiş olur.
İşlerinizi düzeltsin ve suçlarınızı bağışlasın. Çünkü Allah'a ve O'nun elçisine kim bağlı kalırsa, büyük bir başarıyla artık kurtulmuştur.
Böyle yaparsanız, Allah, işlerinizi düzeltir ve günahlarınızı bağışlar. Kim, Allah'a ve Peygamber'ine itaat ederse büyük bir kurtuluşa ermiş olur.
Ki işlerinizi düzeltsin, günahlarınızı bağışlasın. Kim ALLAH'a ve elçisine uyarsa büyük bir zafer kazanmıştır.
Ki işlerinizi düzeltsin, günahlarınızı bağışlasın. Kim ALLAH'a ve elçisine uyarsa büyük bir zafer kazanmıştır.
ki, işlerinizi yoluna koysun ve günahlarınızı bağışlasın. Her kim de Allah'a ve peygamberine itaat ederse, gerçekten o büyük murada ermiştir.
Ki işinizi yoluna koysun ve günahlarınıza mağrifet buyursun, her kim de Allaha ve Resulüne itaat ederse o hakikaten büyük murada ermiştir
Ki yaptıklarınızı sizin için düzeltsin dipnot 1 , suçlarınızı bağışlasın. Her kim Allah'a ve Resul'üne itaat dipnot 2 ederse en büyük kurtuluşla kurtuluşa ermiş olur.
Ki yaptıklarınızı sizin için düzeltsin dipnot 1 , suçlarınızı bağışlasın. Her kim Allah'a ve Resul'üne itaat dipnot 2 ederse en büyük kurtuluşla kurtuluşa ermiş olur.
Ki yaptıklarınızı sizin için düzeltsin dipnot 1 , suçlarınızı bağışlasın. Her kim Allah'a ve Rasul'üne itaat ederse en büyük kurtuluşla kurtuluşa ermiş olur.
Ki O (Tanrı ), amellerinizi ıslah etsin ve günahlarınızı bağışlasın. Kim Tanrı'ya ve elçisine itaat ederse, artık o en büyük kurtuluşla kurtulmuştur.
Ki (Allah) işlerinizi iyiye götürsün ve günahlarınızı yarlığasın. Kim Allaha ve resulüne itaat ederse muhakkak ki en büyük kurtuluşla kurtulmuşdur o.
Ki O da işlerinizi düzeltsin ve günahlarınızı bağışlasın. Kim Allah'a ve Rasulüne itaat ederse; gerçekten büyük bir kurtuluşla kurtulmuştur
(69-73) Ey iman edenler, Musa’ya eza verenler gibi olmayın, Allah Onu hakkında söylenen şeylerden temize çıkardı / beraat ettirdi, Allah katında O, yüz sahibidir. Ey iman edenler Allah’tan sakının ve düzgün / sedid konuşun. (Söz söyleme sanatı; hakkı ve doğruyu söyle 33:70, münasip bir üslupla konuş, 4:5, 8:3, detaylı eksiksiz konuş 4:63, yumuşak üslupla konuş; 20:44) Sizi ve amellerinizi ıslah etsin, sizi günahlarınızdan dolayı bağışlasın, her kim Allah’a ve Resulüne uyarsa, büyük bir başarı başarmıştır. Biz emane ti semalara, yere ve dağlara sunduk / arz ettik, onu taşımaktan çekindiler ve ondan ürktüler. Onu insan yüklendi. Muhakkak ki O zalimdi (Kendine de zalim) ve cahildi (Bilmesi gerekeni bilmeyen) (Zalim; adil olması gerekirken olmayan) bundan dolayı Allah, erkek münafıklara ve kadın münafıklara, erkek müşriklere ve kadın müşriklere azap edecektir , erkek müminlerin ve kadın müminlerin tövbelerini kabul edecektir. Allah bağışlayandır, esirgeyendir.
(Böyle davranırsanız Allah) İşlerinizi düzeltir ve günahlarınızı bağışlar. Kim Allah ve Rasûlüne itaat ederse büyük bir kurtuluşa ermiş olur.
Ki (Allah) işlerinizi düzeltsin ve günahlarınızı bağışlasın. Kim Allah'a ve Resulüne ita'at ederse, büyük bir başarıya ermiş olur.
Böyle yapın ki Allah, işlerinizi düzeltsin ve günahlarınızı bağışlasın. Kim Allah'a ve elçisine /elçinin getirdiklerine gönülden boyun eğerse büyük bir başarı elde etmiş olur dipnot 1 .
O zaman Allah, işlerinizi düzeltir ve günahlarınızı bağışlar. Kim Allah'a ve Elçisine boyun eğerse büyük bir kurtuluşa ermiş olur.
Allah, amellerinizi düzeltsin, günahlarınızı bağışlasın. Kim Allah’a ve Rasûlüne itaat ederse büyük bir kurtuluşa ermiş olur.
Allah, yaptıklarınızı düzeltsin, günahlarınızı bağışlasın. Kim Allah'a ve elçisine itaat ederse büyük bir kazanç elde eder.
Ki Allah amellerinizi hayra ve barışa yarayışlı kılsın, günahlarınızı affetsin. Allah'a ve O'nun resulüne itaat eden, büyük bir başarıyı elde etmiştir.
Ahzâb suresi, 72. ayet. إِنَّا عَرَضْنَا ٱلْأَمَانَةَ عَلَى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَٱلْجِبَالِ فَأَبَيْنَ أَن يَحْمِلْنَهَا وَأَشْفَقْنَ مِنْهَا وَحَمَلَهَا ٱلْإِنسَٰنُ إِنَّهُۥ كَانَ ظَلُومًا جَهُولًا
Şüphesiz biz emaneti göklere, yere ve dağlara teklif ettik de onlar onu yüklenmek istemediler, ondan çekindiler. Onu insan yüklendi. Çünkü o çok zalimdir, çok cahildir.
Biz emaneti (sorumluluğu) göklere, yere ve dağlara sunmuştuk da onlar bunu yüklenmekten çekinmişler, (sorumluluğundan) korkmuşlardı. dipnot 1 Onu insan yüklenmişti. Şüphesiz ki o (insan), çok zalimdir, dipnot 2 çok cahildir.
İşin gerçeği Biz emaneti göklere, yere ve dağlara sunduk; ve onlar emanete ihanetten kaçındılar; nihayet onu insan yüklendi: ne var ki, o da zalim ve cahil biri olup çıktı.
Gerçek şu ki, Biz (akıl ve irade) emaneti(ni) göklere, yere ve dağlara sunmuştuk; ama (sorumluluğundan) korktukları için onu yüklenmeyi reddettiler. O (emanet)i insan üstlendi; zaten o, daima haksızlığa ve akılsızlığa son derece meyyal biridir.
Muhakkak ki biz o Emaneti (Esma şuuruyla yaşamayı), semalara (benlik bilincine), arza (bedene) ve dağlara (organlara) önerdik de, onu yüklenmekten kaçındılar (Esma bileşimleri onu açığa çıkarmaya elvermedi); ve ondan korktular! Onu, İnsan (hilafeti oluşturan Esma manalarını açığa çıkarma şuuru) yüklendi! Muhakkak ki o zalim (hakikatini hakkıyla yaşamakta yetersiz) ve cahildir (sınırsız Esma'yı bilmede yetersizdir)!
Gerçek şu ki, biz emanetleri göklere, yere ve dağlara sunduk da onlar bunu yüklenmekten kaçındılar ve ondan korkuya kapıldılar; onu insan yüklendi. Çünkü o, çok zalim, çok cahildir.
Biz emaneti, göklere, yere ve dağlara teklif ettik de onlar bunu yüklenmekten çekindiler, (sorumluluğundan) korktular. Onu insan yüklendi. Doğrusu o çok zalim, çok cahildir.
Sorumluluğu, göklere, yeryüzüne ve dağlara verdik; onu yüklenmekten çekindiler, ondan korktular. Ve insan, onu yüklendi. Aslında, o, çok haksızlık yapar; çok bilisizdir.
Biz emaneti göklere, yere ve dağlara teklif ettik de onlar bunu yüklenmekten çekindiler, sorumluluğundan korktular. Onu insan yüklendi. Doğrusu o çok zalimdir; çok cahildir.
Biz sorumluluğu (sınanmayı) göklere, yere, dağlara sunmuştuk da onlar onu yüklenmekten çekinmişler ve kabul etmemişlerdi. Ancak onu insan yüklendi; o zalim ve cahil olmuştu.*
Biz sorumluluğu (sınanmayı) göklere, yere, dağlara sunmuştuk da onlar onu yüklenmekten çekinmişler ve kabul etmemişlerdi. Ancak onu insan yüklendi; o zalim ve cahil olmuştu.
Evet Biz, o emaneti göklere, yere ve dağlara sunduk da onlar onu yüklenmeye yanaşmadılar ve ondan korktular da insan yüklendi onu. O gerçekten çok zalim, çok cahil bulunuyor
Evet, biz o emaneti göklere, yere ve dağlara arzettik, onlar onu yüklenmeğe yanaşmadılar, ondan korktular da onu insan yüklendi, o cidden çok zalim, çok cahil bulunuyor
Biz, emaneti dipnot 1 göklere, yere ve dağlara sunduk. Onu yüklenmeye yanaşmadılar. dipnot 2 Ondan korktular. dipnot 3 Onu insan yüklendi. O, çok zalim ve çok cahildir. dipnot 4
Biz, emaneti dipnot 1 göklere, yere ve dağlara sunduk. Onu yüklenmeye yanaşmadılar dipnot 2 . Ondan korktular. dipnot 3 Onu insan yüklendi. O, çok zalim ve çok cahildir. dipnot 4
Biz, emaneti dipnot 1 göklere, yere ve dağlara sunduk. Onu taşımaya yanaşmadılar dipnot 2 . Ondan korktular. dipnot 3 Onu insan taşıdı. O, çok zalim ve çok cahildir. dipnot 4
Gerçek şu ki, biz emanetleri göklere, yere ve dağlara sunduk da onlar bunu yüklenmekten kaçındılar ve ondan korkuya kapıldılar; onu insan yüklendi. Çünkü o, çok zalim çok cahildir.
Biz emaneti göklere, yere ve dağlara arz (ve teklif) etdik de onlar bunu yüklenmekden çekindiler, bundan endişeye düşdüler. İnsan (a gelince: O, tutdu) bunu sırtına yükledi. Çünkü o, çok zulümkar, çok cahildir.
Gerçekten Biz, emaneti; göklere, yeryüzüne ve dağlara sunduk da onlar bunu yüklenmekten çekindiler. Ve korkup titrediler. Onu insan yüklendi. Doğrusu insan; pek zalim ve pek cahil oldu.
(69-73) Ey iman edenler, Musa’ya eza verenler gibi olmayın, Allah Onu hakkında söylenen şeylerden temize çıkardı / beraat ettirdi, Allah katında O, yüz sahibidir. Ey iman edenler Allah’tan sakının ve düzgün / sedid konuşun. (Söz söyleme sanatı; hakkı ve doğruyu söyle 33:70, münasip bir üslupla konuş, 4:5, 8:3, detaylı eksiksiz konuş 4:63, yumuşak üslupla konuş; 20:44) Sizi ve amellerinizi ıslah etsin, sizi günahlarınızdan dolayı bağışlasın, her kim Allah’a ve Resulüne uyarsa, büyük bir başarı başarmıştır. Biz emane ti semalara, yere ve dağlara sunduk / arz ettik, onu taşımaktan çekindiler ve ondan ürktüler. Onu insan yüklendi. Muhakkak ki O zalimdi (Kendine de zalim) ve cahildi (Bilmesi gerekeni bilmeyen) (Zalim; adil olması gerekirken olmayan) bundan dolayı Allah, erkek münafıklara ve kadın münafıklara, erkek müşriklere ve kadın müşriklere azap edecektir , erkek müminlerin ve kadın müminlerin tövbelerini kabul edecektir. Allah bağışlayandır, esirgeyendir.
Biz emaneti göklere, yere ve dağlara sunduk. Onu taşımaktan kaçındılar, ondan korktular. Onu insan yüklendi. Doğrusu o çok zalim ve çok cahildir.
Biz emaneti, göklere, yere ve dağlara sunduk; onu yüklenmekten kaçındılar, on(un sorumluluğun)dan korktular; onu insan yüklendi; (fakat onun ağır sorumluluğunu tam kavrayamadı) doğrusu o, çok zalim, çok cahildir.
Biz emaneti dipnot 1 göklere, yere ve dağlara sunduk da onlar yüklenmekten kaçındılar, ondan korkup titrediler. Onu insan yüklendi, o da sürekli yanlış yapan ve cahillik edip duran dipnot 2 bir hale dönüştü dipnot 3 .
Biz emaneti dipnot 1 ; göklere, yere ve dağlara sunduk da onlar bunu yüklenmekten kaçındılar ve ondan korkup titrediler. Onu insan yüklendi. O da çok zalimleşti dipnot 2 ve kendine hakim olamadı dipnot 3 . .
Biz emaneti göklere, yere ve dağlara sunduk, onu taşımaktan kaçındılar, ondan korktular. Onu insan yüklendi. Doğrusu o çok zalim ve çok cahildir.
Biz emaneti göklere, yere ve dağlara sunduk, onu taşımaktan kaçındılar, ondan korktular. Onu insan yüklendi. O, zalim ve cahil oldu.
Biz emaneti göklere, yere, dağlara teklif ettik de onlar onu yüklenmekten kaçındılar, ondan ürktüler. İnsan ise çok zalim ve çok cahil olduğu halde onu yüklendi.
Ahzâb suresi, 73. ayet. لِّيُعَذِّبَ ٱللَّهُ ٱلْمُنَٰفِقِينَ وَٱلْمُنَٰفِقَٰتِ وَٱلْمُشْرِكِينَ وَٱلْمُشْرِكَٰتِ وَيَتُوبَ ٱللَّهُ عَلَى ٱلْمُؤْمِنِينَ وَٱلْمُؤْمِنَٰتِ وَكَانَ ٱللَّهُ غَفُورًا رَّحِيمًۢا
Allah, münafık erkeklere ve münafık kadınlara, Allah'a ortak koşan erkeklere ve Allah'a ortak koşan kadınlara azap etmek; mü'min erkeklerin ve mü'min kadınların da tövbelerini kabul etmek için insana emaneti yüklemiştir. Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Allah münafık erkeklere ve münafık kadınlara, müşrik erkeklere ve müşrik kadınlara azap edecek; iman eden erkeklerin ve iman eden kadınların da tevbesini kabul edecektir. dipnot 1 Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.
Bundan dolayıdır ki Allah iki yüzlü erkeklere ve kadınlara, Allah'tan başkasına ilahlık yakıştıran erkeklere ve kadınlara azap edecek; inanan erkeklerin ve kadınların tevbelerini de kabul edecektir: zira Allah zaten tarifsiz bir bağışlayıcı, eşsiz bir merhamet kaynağıdır.
(İşte böylece) Allah, ikiyüzlü erkek ve kadınlara ve kendisine eş koşan erkek ve kadınlara azab edecektir. Ve mümin erkeklere ve mümin kadınlara rahmetiyle yönelecek olan (da) Allah'tır. Allah gerçekten çok bağışlayıcıdır, bir rahmet kaynağıdır!
Allah, münafık erkeklerle münafık kadınları ve müşrik erkeklerle müşrik kadınları azaplandıracak; iman etmiş erkeklerle iman etmiş kadınların tövbelerini de gerçekleştirecektir. . . Allah Ğafur'dur, Rahıym'dir.
Şundan ki: Allah, münafık erkekleri ve münafık kadınları, müşrik erkekleri ve müşrik kadınları azablandıracak; mü'min erkeklerin ve mü'min kadınların tevbesini kabul edecektir. Allah çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.
(Allah bu emaneti insana vermek suretiyle), münafık erkeklere ve münafık kadınlara, müşrik erkeklere ve müşrik kadınlara azap edecek, inanan erkeklerin ve inanan kadınların da tevbesini kabul buyuracaktır. Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Allah, hem ikiyüzlü erkekleri ve ikiyüzlü kadınları hem de ortaklar koşan erkekleri ve ortaklar koşan kadınları cezalandıracaktır. Ve Allah, inanan erkeklerin ve inanan kadınların pişmanlıklarını kabul edecektir. Çünkü Allah, Sınırsız Bağışlayandır; Merhametlidir.
Allah, münafık erkeklere ve münafık kadınlara, müşrik erkeklere ve müşrik kadınlara azap edecek; inanan erkeklerin ve inanan kadınların da tövbesini kabul buyuracaktır. Allah affedendir; merhamet edendir.
Böylece, ALLAH ikiyüzlü erkekleri ve kadınları, ortak koşan erkekleri ve kadınları cezalandırır ve ALLAH gerçeği onaylayan erkeklerin ve kadınların tövbelerini kabul eder. ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir. dipnot 1
Böylece, ALLAH ikiyüzlü erkekleri ve kadınları, ortak koşan erkekleri ve kadınları cezalandırır ve ALLAH inanan erkeklerin ve kadınların tevbelerini kabul eder. ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.
Çünkü Allah, münafık erkeklere, münafık kadınlara, müşrik erkeklere, müşrik kadınlara azap edecek, inanan erkeklere, inanan kadınlara da tevbe ile nazar buyuracak. Allah çok bağışlayıcıdır, merhamet edendir.
Çünkü Allah münafikin ü münafikate ve müşrikin ü müşrikata azab edecek, mü'minin ü mü'minata da Allah tevbe ile nazar buyuracak ve Allah gafur rahim bulunuyor
Allah, münafık erkeklere ve kadınlara; Müşrik erkeklere ve kadınlara azap eder, Mü'min erkeklerin ve kadınların tevbelerini kabul eder[1] Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
Allah, münafık erkeklere ve kadınlara; Müşrik erkeklere ve kadınlara azap eder; Mü'min erkeklerin ve kadınların tevbelerini kabul eder. dipnot 1 Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
Bu, Allah'ın münafık erkekleri ve kadınları, müşrik erkekleri ve kadınları cezalandırması ve mü'min erkeklerin ve kadınların tövbelerini kabul etmesi içindir. dipnot 1 Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
Şundan ki: Tanrı, münafık erkekleri ve münafık kadınları, müşrik erkekleri ve müşrik kadınları azablandıracak; inançlı (erkek)lerin ve inançlı (kadın)ların tevbesini kabul edecektir. Tanrı çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.
Bunun aakıbeti şudur: Allah, erkek münafıklarla kadın münafıkları, erkek müşriklerle kadın müşrikleri azaba uğratacak, erkek mü'minlerle kadın mü'minlerin de tevbelerini kabul edecekdir. Allah çok yarlığayıcı, çok esirgeyicidir.
Ta ki Allah; münafık erkekleri ve münafık kadınları, müşrik erkekleri ve müşrik kadınları azaba uğratsın. Mü'min erkeklerle, mü'min kadınların da tevbelerini kabul buyursun. Ve Allah; Gafur, Rahim olandır.
(69-73) Ey iman edenler, Musa’ya eza verenler gibi olmayın, Allah Onu hakkında söylenen şeylerden temize çıkardı / beraat ettirdi, Allah katında O, yüz sahibidir. Ey iman edenler Allah’tan sakının ve düzgün / sedid konuşun. (Söz söyleme sanatı; hakkı ve doğruyu söyle 33:70, münasip bir üslupla konuş, 4:5, 8:3, detaylı eksiksiz konuş 4:63, yumuşak üslupla konuş; 20:44) Sizi ve amellerinizi ıslah etsin, sizi günahlarınızdan dolayı bağışlasın, her kim Allah’a ve Resulüne uyarsa, büyük bir başarı başarmıştır. Biz emane ti semalara, yere ve dağlara sunduk / arz ettik, onu taşımaktan çekindiler ve ondan ürktüler. Onu insan yüklendi. Muhakkak ki O zalimdi (Kendine de zalim) ve cahildi (Bilmesi gerekeni bilmeyen) (Zalim; adil olması gerekirken olmayan) bundan dolayı Allah, erkek münafıklara ve kadın münafıklara, erkek müşriklere ve kadın müşriklere azap edecektir , erkek müminlerin ve kadın müminlerin tövbelerini kabul edecektir. Allah bağışlayandır, esirgeyendir.
(Allah bu emaneti insana vermek suretiyle) münafık erkeklere ve münafık kadınlara; Allah’a ortak koşan erkeklere ve Allah’a ortak koşan kadınlara azap edecek, Mümin erkeklerin ve Mümin kadınların da tövbelerini kabul buyuracaktır. Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
(Allah bu emaneti insana vermiştir) Ki iki yüzlü erkeklere ve iki yüzlü kadınlara, ortak koşan erkeklere ve ortak koşan kadınlara azab etsin; inanan erkekleri ve inanan kadınları da bağışlasın. Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir.
Allah bunu/ emaneti sunma işini, münafık erkeklerle münafık kadınlara, müşrik erkeklerle müşrik kadınlara azap etmek ve mümin erkeklerle mümin kadınların da tövbesini kabul etmek için yaptı. Allah, çok bağışlayan ve ikramı bol olandır.
Allah, ikiyüzlü erkeklerle iki yüzlü kadınlara, müşrik erkeklerle müşrik kadınlara azap etmek ve mümin erkeklerle mümin kadınların da tevbesini kabul etmek için böyle yaptı. Allah'ın bağışlaması çok, ikramı boldur.
(Bu emâneti insana verdi ki) Allah, münafık erkek ve münafık kadınları, müşrik erkek ve müşrik kadınları bu yüzden azaba çarptıracak ve mü’min erkekler ile kadınların tevbesini kabul edecektir. Allah, çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.
Allah, münafık erkek ve münafık kadınları, müşrik erkek ve müşrik kadınları bu yüzden azaba çarptıracak ve mü'min erkekler ile kadınların tevbesini kabul edecektir. Allah, bağışlayıcıdır, merhametlidir.
Bunun böyle olması, Allah'ın; ikiyüzlü erkeklerle ikiyüzlü kadınlara, şirke sapmış erkeklerle şirke sapmış kadınlara azap etmesi, mümin erkeklerle mümin kadınların tövbelerini kabul etmesi içindir. Allah Gafur'dur, Rahim'dir.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.