Diyanet İşleri
(70-71) Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakının ve doğru söz söyleyin ki, Allah sizin işlerinizi düzeltsin ve günahlarınızı bağışlasın. Kim Allah'a ve Resulüne itaat ederse, muhakkak büyük bir başarıya ulaşmıştır.
Ahzâb suresi
Ahzâb suresi, 70. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَقُولُوا۟ قَوْلًا سَدِيدًا
yâ eyyühe-lleẕîne âmenü-tteḳu-llâhe veḳûlû ḳavlen sedîdâ.
(70-71) Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakının ve doğru söz söyleyin ki, Allah sizin işlerinizi düzeltsin ve günahlarınızı bağışlasın. Kim Allah'a ve Resulüne itaat ederse, muhakkak büyük bir başarıya ulaşmıştır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu "Mûsâ'ya eziyet edenler gibi olmayın"; emanet Ahzâb 69–73 3
Yine şöyle diyecekler: "Ey Rabbimiz! Biz önderlerimize ve büyüklerimize itaat ettik de bizi yoldan saptırdılar."
"Ey Rabbimiz! Onlara iki kat azap ver ve onları büyük bir lanete uğrat."
Ey iman edenler! Siz Musa'ya eziyet eden kimseler gibi olmayın. Nihayet Allah onu onların dediklerinden temize çıkarmıştı. Musa, Allah katında itibarlı bir kimse idi.
(70-71) Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakının ve doğru söz söyleyin ki, Allah sizin işlerinizi düzeltsin ve günahlarınızı bağışlasın. Kim Allah'a ve Resulüne itaat ederse, muhakkak büyük bir başarıya ulaşmıştır.
Şüphesiz biz emaneti göklere, yere ve dağlara teklif ettik de onlar onu yüklenmek istemediler, ondan çekindiler. Onu insan yüklendi. Çünkü o çok zalimdir, çok cahildir.
Allah, münafık erkeklere ve münafık kadınlara, Allah'a ortak koşan erkeklere ve Allah'a ortak koşan kadınlara azap etmek; mü'min erkeklerin ve mü'min kadınların da tövbelerini kabul etmek için insana emaneti yüklemiştir. Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
70. Yüce Allah, mü’minlere bütün hallerinde, gizli ve açıkta kendisinden korkup takvâya bağlı kalmalarını emretmekte, takvâdan da özellikle kavl-i sedîd’i (doğru sözü) teşvik etmektedir. Kavl-i sedîd, doğruya birebir uygun -veya kesin bir kanaat sahibi olmak mümkün olmadığı hallerde- ona en yakın olan söz demektir. Bu da kıraat, zikir, iyiliği emretmek, kötülükten alıkoymak, ilim öğrenmek ve öğretmek, ilmi meselelerde doğruyu isabet ettirmeye olanca gayret harcamak, buna ulaştıran bütün yolları izleyip bu hususta yardımcı olan bütün araçları kullanmayı içine alır. İnsanlarla konuşma esnasında yumuşak ve nazik söz söylemek de kavl-i sedîde dahildir. En uygun olana yol göstermek ve nasihat ihtiva eden sözler de bu kabildendir.
Daha sonra Yüce Allah, takvanın ve kavl-i sedîd söylemenin sağlayacağı faydaları söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ey Allah'a iman edip Allah'ın kendilerine gönderdiği din ile amel edenler! Emirlerini yerine getirip yasaklarından kaçınarak Allah'tan sakının ve doğru söz söyleyin.
Aynı kök: سدد (6 geçiş)
Kendileri, geriye zayıf çocuklar bıraktıkları takdirde, onlar hakkında endişeye kapılanlar, (yetimler hakkında da) ürperip korksunlar. Allah'a karşı…
Aynı kök: سدد (6 geçiş)
İki dağ arasına ulaşınca, bunların önünde, neredeyse hiçbir sözü anlamayan bir halk buldu.
Aynı kök: سدد (6 geçiş)
Dediler ki: "Ey Zülkarneyn! Ye'cüc ve Me'cüc (adlı kavimler) yeryüzünde bozgunculuk yapmaktadırlar. Onlarla bizim aramıza bir engel yapman…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Ey iman edenler! Allah'a karşı takvâlı (duyarlı) olun ve doğru söz söyleyin! dipnot 1
Siz ey iman edenler! Allah'a karşı sorumlu davranın ve sözü yerinde ve dosdoğru söyleyin!
Siz ey iman etmiş olanlar! Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun ve (her zaman) hakkı ve doğruyu konuşun;
Ey iman edenler! Allah'tan (yaptıklarınızın sonucunu yaşatacak olan sisteminden) korunun ve sağlam söz söyleyin!
Ey iman edenler, Allah'tan sakının ve sözü doğru söyleyin.
Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve doğru söz söyleyin.
Ey inanca çağırılanlar! Allah'a yönelik sorumluluk bilinci taşıyın ve doğruyu söyleyin.
Ey iman edenler! Allah'a saygı gösterin ve doğru söz söyleyin!
Ey iman edenler, ALLAH'ı sayın ve doğru söz söyleyin.
Ey inananlar, ALLAH'ı sayın ve doğru söz söyleyin.
Ey iman edenler, Allah'tan korkun ve sağlam söz söyleyin
Ey o bütün iyman edenler Allahdan korkun ve sağlam söz söyleyin
Ey İman Edenler! Allah'a takvalı davranın ve daima doğruyu söyleyin;
Ey iman edenler! Allah'a takvalı davranın ve daima doğruyu söyleyin;
Ey iman edenler! Allah'a takvalı dipnot 1 davranın ve daima doğruyu söyleyin;
Ey inananlar, Tanrı'dan sakının ve sözü doğru söyleyin.
Ey iman edenler, Allahdan korkun ve sözü doğru söyleyin.
Ey iman edenler; Allah'tan korkun ve doğru söz söyleyin.
(69-73) Ey iman edenler, Musa’ya eza verenler gibi olmayın, Allah Onu hakkında söylenen şeylerden temize çıkardı / beraat ettirdi, Allah katında O, yüz sahibidir. Ey iman edenler Allah’tan sakının ve düzgün / sedid konuşun. (Söz söyleme sanatı; hakkı ve doğruyu söyle 33:70, münasip bir üslupla konuş, 4:5, 8:3, detaylı eksiksiz konuş 4:63, yumuşak üslupla konuş; 20:44) Sizi ve amellerinizi ıslah etsin, sizi günahlarınızdan dolayı bağışlasın, her kim Allah’a ve Resulüne uyarsa, büyük bir başarı başarmıştır. Biz emane ti semalara, yere ve dağlara sunduk / arz ettik, onu taşımaktan çekindiler ve ondan ürktüler. Onu insan yüklendi. Muhakkak ki O zalimdi (Kendine de zalim) ve cahildi (Bilmesi gerekeni bilmeyen) (Zalim; adil olması gerekirken olmayan) bundan dolayı Allah, erkek münafıklara ve kadın münafıklara, erkek müşriklere ve kadın müşriklere azap edecektir , erkek müminlerin ve kadın müminlerin tövbelerini kabul edecektir. Allah bağışlayandır, esirgeyendir.
Ey iman edenler! Allah’tan sakının ve doğru söz söyleyin.
Ey inananlar, Allah'tan korkun ve doğru söz söyleyin.
Ey inanıp güvenenler! Allah'a karşı yanlış yapmaktan sakının dipnot 1 , dosdoğru sözler söyleyin dipnot 2 .
Ey inanmış kimseler! Allah'tan çekinin ve doğru söz söyleyin
Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve doğru söyleyin.
-Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve doğru söyleyin.
Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve sağlam söz söyleyin!
O you who have conformed to Islam: Fear Allah and entertain the profound reverence dutiful to Him. When you express your thoughts in words and when you make a statement or a declaration, do see that your words are a disclosure of facts, apposite, appropriate, relevant and to the point,
Believers, be mindful of God, speak in a direct fashion and to good purpose,
O ye who believe! Fear Allah, and (always) say a word directed to the Right:
Believers, fear Allah and speak the truth:
You who have iman! have taqwa of Allah and speak words which hit the mark.
O you who believe! Keep your duty to Allâh and fear Him, and speak (always) the truth.
O you who have faith! Be wary of Allah, and speak upright words.
Believers! take Allâh as a shield and say the right thing in a straight forward words that hits the mark (and is devoid of hidden meanings).
O believers, fear God, and speak words hitting the mark,
God hereby orders the believers to say the right thing.
O ye who believe! fear God and speak a straightforward speech.
O you who acknowledge, be aware of God and speak only the truth.
O true believers, fear God, and speak words well-directed;
O you who believe! Be not like those who spoke evil things of Moses, but Allah cleared him of what they said, and he was worthy of regard with Allah.
O you who have believed, be pious to Allah, and speak befitting words. (Literally: say a befitting saying)
O ye who believe! Guard your duty to Allah, and speak words straight to the point;
O you who believe, obey the commands of God, and say straightforward things
O you who have attained to faith! Remain conscious of God, and [always] speak with a will to bring out [only] what is just and true -
O believers! Be mindful of Allah, and say what is right.
O you who believe, be aware of God and speak only the truth.
O you who believe, reverence GOD and utter only the correct utterances.
O you who have believed, fear Allah and speak words of appropriate justice.
O you who heed warning: be in prudent fear of God, and speak an apposite word.
O You who have chosen to be graced with belief! Be mindful of Allah and speak words straight to the point.
O you who believe! Fear Allah, and always speak words straight (to the point).
O you who believe, fear Allah, and speak in straightforward words.
O you who believe, be aware of God and speak only the truth.