Diyanet İşleri
Hani biz peygamberlerden sağlam söz almıştık. Senden, Nuh'tan, İbrahim, Musa ve Meryem oğlu İsa'dan da. Evet biz, onlardan sapa sağlam bir söz almıştık.
Ahzâb suresi
Ahzâb suresi, 7. ayet. وَإِذْ أَخَذْنَا مِنَ ٱلنَّبِيِّـۧنَ مِيثَٰقَهُمْ وَمِنكَ وَمِن نُّوحٍ وَإِبْرَٰهِيمَ وَمُوسَىٰ وَعِيسَى ٱبْنِ مَرْيَمَ وَأَخَذْنَا مِنْهُم مِّيثَٰقًا غَلِيظًا
veiẕ eḫaẕnâ mine-nnebiyyîne mîŝâḳahüm veminke vemin nûḥiv veibrâhime vemûsâ ve`îse-bni meryem. veeḫaẕnâ minhüm mîŝâḳan galîżâ.
Hani biz peygamberlerden sağlam söz almıştık. Senden, Nuh'tan, İbrahim, Musa ve Meryem oğlu İsa'dan da. Evet biz, onlardan sapa sağlam bir söz almıştık.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Evlatlık meselesi ve peygamberlerden alınan söz Ahzâb 1–8 3
Allah, hiçbir adamın içine iki kalp koymamıştır. Kendilerine zıhar yaptığınız eşlerinizi de anneleriniz yapmamıştır. Yine evlatlıklarınızı da öz çocuklarınız (gibi) kılmamıştır. Bu, sizin ağızlarınızla söylediğiniz (fakat gerçekliği olmayan) sözünüzdür. Allah ise gerçeği söyler ve doğru yola iletir.
Onları babalarına nispet ederek çağırın. Bu, Allah katında daha (doğru ve) adaletlidir. Eğer babalarını bilmiyorsanız, onlar sizin din kardeşleriniz ve dostlarınızdır. Hata ile yaptığınız bir işte size hiçbir günah yoktur. Fakat kasten yaptığınız şeylerde size günah vardır. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Peygamber, mü'minlere kendi canlarından daha önce gelir. Onun eşleri de mü'minlerin analarıdır. Aralarında akrabalık bağı olanlar, Allah'ın Kitab'ına göre, (miras konusunda) birbirleri için (diğer) mü'minlerden ve muhacirlerden daha önceliklidirler. Ancak dostlarınıza bir iyilik yapmanız başka. Bu (hüküm) Kitap'ta yazılıdır.
Hani biz peygamberlerden sağlam söz almıştık. Senden, Nuh'tan, İbrahim, Musa ve Meryem oğlu İsa'dan da. Evet biz, onlardan sapa sağlam bir söz almıştık.
(Allah, bunu) doğru kimseleri doğruluklarından hesaba çekmek için (yapmıştır.) Kafirlere de elem dolu bir azap hazırlamıştır.
Ey iman edenler! Allah'ın size olan nimetini hatırlayın. Hani (düşman) ordular üzerinize gelmişti de biz onların üzerine bir rüzgar ve göremediğiniz ordular göndermiştik. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görmektedir.
Hani onlar size hem üst tarafınızdan hem alt tarafınızdan gelmişlerdi. Hani gözler kaymış ve yürekler ağızlara gelmişti. Siz de Allah'a karşı çeşitli zanlarda bulunuyordunuz.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 7–8. ayetler için yazılmıştır.
7. Yüce Allah, genel olarak bütün peygamberlerden ve özellikle de burada sözü edilen beş peygamberden oluşan “ulu’l-azm” diye bilinen (azim sahibi) peygamberlerden oldukça sağlam ve pekiştirilmiş bir söz almış olduğunu haber vermektedir. Bu ise Allah’ın dinini gereği gibi uygulamak ve yolunda cihad etmek üzere alınmış bir sözdür. Önceki peygamberler bu yolda ilerlemişlerdir. Bu, onların efendileri ve en faziletlileri Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem ile peygamberlik sona erinceye kadar böylece devam etmiştir. Allah, bu buyrukta da bütün insanlara bu peygamberlere uymalarını emretmektedir.
8. Yüce Allah, peygamberleri de onlara tâbi olanları da bu sağlam sözün gereğini eksiksiz bir şekilde yerine getirip getirmediklerine, bu sözlerine sadık kalıp kalmadıklarına dair sorgulayacaktır. Samimi olarak bağlı kalmışlarsa onları Naim cennetleri ile mükâfatlandıracaktır. Eğer kâfir olmuşlarsa onları can yakıcı bir azapla cezalandıracaktır. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Müminler arasında Allah’a vermiş oldukları sözde, içtenlikle sebat gösteren nice yiğitler vardır.” (el-Ahzâb, 33/22)
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Resul!- Hani peygamberlerden yalnızca Allah'a ibadet edecekleri, hiçbir şeyi O'na ortak koşmayacakları ve kendilerine indirilen vahyi tebliğ edeceklerine dair sapasağlam bir söz almıştık. Özellikle senden, Nûh, İbrahim, Musa ve Meryemoğlu İsa'dan bu sözü aldık. Yüce Allah'ın dinini tebliğ etmede kendilerine yüklenen bu sorumluluğu yerine getirecekleri hususunda sapasağlam bir söz aldık.
Aynı kök: غلظ (13 geçiş) · Aynı kök: وثق (34 geçiş)
Hem, siz eşlerinizle birleşmiş ve onlar da sizden sağlam bir söz almış iken, onu nasıl (geri) alırsınız?
Aynı kök: غلظ (13 geçiş) · Aynı kök: وثق (34 geçiş)
Verdikleri sağlam söz(ü yerine getirmemeleri) sebebiyle "Tur"u üzerlerine kaldırdık ve onlara, "Tevazu ile kapıdan girin" dedik. Yine onlara,…
Aynı kök: غلظ (13 geçiş) · Ortak kavram: Nübüvvet
Ey peygamber! Kafirlere ve münafıklara karşı cihad et ve onlara karşı çetin ol. Onların varacakları yer cehennemdir. Ne kötü bir varış yeridir orası!
Aynı kök: وثق (34 geçiş) · Ortak kavram: Nübüvvet
Hani, Allah peygamberlerden, "Andolsun, size vereceğim her kitap ve hikmetten sonra, elinizdekini doğrulayan bir peygamber geldiğinde, ona mutlaka…
Aynı kök: وثق (34 geçiş) · Ortak kavram: Nübüvvet
Verdikleri sağlam sözü bozmalarından, Allah'ın ayetlerini inkar etmelerinden, peygamberleri haksız yere öldürmelerinden ve "kalplerimiz…
Aynı kök: وثق (34 geçiş) · Ortak kavram: Nübüvvet
"Biz hıristiyanız" diyenlerden de sağlam söz almıştık. Ama onlar da akıllarından çıkarmamaları istenen şeylerden önemli bir kısmını unuttular. Bu…
Ortak kavram: Nübüvvet
Allah, Adem'e bütün varlıkların isimlerini öğretti. Sonra onları meleklere göstererek, "Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi bana bunların isimlerini…
Ortak kavram: Nübüvvet
Allah, şöyle dedi: "Ey Adem! Onlara bunların isimlerini söyle." Adem, meleklere onların isimlerini bildirince Allah, "Size, göklerin ve yerin gaybını…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Hani biz, peygamberlerden söz almıştık; senden de, Nuh'tan, İbrahim'den, Musa'dan ve Meryem oğlu İsa'dan da. Onlardan sağlam bir söz almıştık. dipnot 1
Hani bir zaman da tüm peygamberlerden söz almıştık; senden, Nuh'tan, İbrahim'den, Musa'dan ve Meryem oğlu İsa'dan... İşte bütün bunlardan sapasağlam bir söz aldık;
Ve bir zaman Biz bütün peygamberlerden sağlam taahhütler almıştık. Senden, (ey Muhammed,) ve Nuh'dan, İbrahim'den, Musa'dan ve Meryem oğlu İsa'dan. Onların (hepsinden) güçlü, sağlam bir taahhüt aldık,
Hani biz Nebilerden taahhüt almıştık; senden, Nuh, İbrahim, Musa ve Meryemoğlu İsa'dan da. . . Onlardan (bu ayette bahsedilen Nebilerden) ağır bir taahhüt aldık.
Hani biz peygamberlerden kesin sözlerini almıştık; senden, Nuh'tan, İbrahim'den, Musa'dan ve Meryem oğlu İsa'dan. Biz onlardan sapasağlam bir söz almıştık.
Hani biz peygamberlerden söz almıştık; senden, Nuh'tan, İbrahim'den, Musa'dan ve Meryem oğlu İsa'dan da. (Evet) biz onlardan pek sağlam bir söz aldık.
Peygamberlerden kesin söz aldık. Senden, Nuh'tan, İbrahim'den, Musa'dan ve Meryem Oğlu İsa'dan da kesin söz aldık.
Bütün peygamberlerden,senden, Nuh'tan, İbrahim'den, Musa'dan, Meryem oğlu İsa'dan söz aldığımızı hatırla! Biz onların hepsinden sağlam bir söz aldık.
Nebilerden (peygamberlerden) misak (söz) almıştık. Senden, Nuh'tan, İbrahim'den, Musa'dan ve Meryem oğlu İsa'dan... Onlardan sapasağlam bir söz almıştık.
Nebilerden (peygamberlerden) misak (söz) almıştık. Senden, Nuh'dan, İbrahim'den, Musa'dan ve Meryem oğlu İsa'dan... Onlardan sapasağlam bir söz almıştık.
Unutma o peygamberlerden kesin sözlerini aldığımız vakti! Hele senden, Nuh, İbrahim, Musa, Meryem oğlu İsa'dan ki, onlardan ağır bir söz aldık.
Ve unutma o Peygamberlerden misaklarını aldığımız vakti, hele senden ve Nuh ve İbrahim ve Musa ve Isa ibni Meryemden ki onlardan ağır bir misak aldık
Hani Biz, Nebilerden kesin söz almıştık. Ve senden, Nuh'tan, İbrahim'den, Musa'dan ve Meryem Oğlu İsa'dan, hepsinden sağlam söz aldık.
Hani Biz, nebilerden kesin söz almıştık. Ve senden, Nuh'tan, İbrahim'den, Musa'dan ve Meryem oğlu Îsa'dan, hepsinden sağlam söz aldık.
Hani Biz, nebilerden kesin söz almıştık. Ve senden, Nuh'tan, İbrahim'den, Musa'dan ve Meryem oğlu İsa'dan, hepsinden sağlam söz aldık.
Hani biz peygamberlerden kesin sözlerini almıştık; senden, Nuh'tan, İbrahim'den, Musa'dan ve Meryem oğlu İsa'dan. Biz onlardan sapasağlam bir söz almıştık.
Hatırla o zaman" ki biz peygamberlerden misaklarını almışdık. Senden de, Nuuhdan da, İbrahimden de, Musa ile Meryemin oğlu İsadan da. (Evet) biz onlardan (öyle) sapasağlam bir misaak aldık.
Hani Biz; peygamberlerden söz almıştık. Senden de, Nuh'tan da, İbrahim' den de, Musa'dan da, Meryem Oğlu İsa'dan da. Ve onlardan ağır bir misak almıştık.
(6-8) Nebi, müminlere kendi nefislerinden daha önceliklidir ve eşleri de anneleridir. Allah’ın kitabında rahimdaş olduklarınızın bazıları bazılarına nazaran müminler ve muhacirlerden daha önceliklidir , siz dostlarınıza ancak, örfe uygun / tanınan bilinen bir şekilde davranabilirsiniz, bu, yazılmış kitapta böyleydi. Biz nebilerden bir vakit söz aldık, senden de söz aldık, Nuh’tan, İbrahim’den, Musa’dan, Meryem oğlu İsa’dan da söz aldık , sadıkların bağlılığını / sıdkını test etmek için onlardan zorlayıcı söz aldık, kafirler içinse acıtıcı bir azap hazırladık.
Hani biz peygamberlerden sağlam söz almıştık. Senden, Nûh’tan, İbrahim, Mûsâ ve Meryem oğlu İsâ’dan da. Evet biz, onlardan sapasağlam bir söz almıştık.
Biz peygamberlerden, (verdiğimiz elçilik görevini yapmak ve hak dine da'vet etmek hususunda) kuvvetle ahidlerini almıştık, senden, Nuh'dan, İbrahim'den, Musa'dan ve Meryem oğlu İsa'dan, (evet) onlardan sapasağlam söz almıştık.
Unutma ki nebilerden söz aldık dipnot 1 . Senden de; Nuh, İbrahim, Musa ve Meryem oğlu İsa'dan da... Evet, her birinden sağlam söz aldık dipnot 2 .
Unutma ki, bütün nebilerden söz aldık. Senden, Nuh'dan, İbrahim'den, Musa'dan, Meryem oğlu İsa'dan... Her bir nebiden sağlam söz aldık.
Peygamberlerden sağlam söz almıştık. Senden, Nuh’tan, İbrahim’den, Musa’dan ve Meryemoğlu İsa’dan. Onlardan sapa sağlam söz almıştık.
Peygamberlerden söz almıştık. Senden, Nuh'tan, İbrahim'den, Musa'dan ve Meryemoğlu İsa'dan... Onlardan büyük bir söz almıştık.
Biz, peygamberlerden misaklarını almıştık. Senden de misak aldık. Nuh'tan, İbrahim'den, Musa'dan, Meryem oğlu İsa'dan, bunların hepsinden kuvvetli bir sözleşmeyle misak aldık;
We entered into a covenant with each of the prophets of the past to fulfill the duty entrusted to them by Allah just as We entered into a covenant with you and with Nuh (Noah), with Ibrahim (Abraham) and with Mussa (Moses) and with 'Isa (Jesus), the son of Maryam (Mary), and We bound them to a solemn and serious covenant,
We took a solemn pledge from the prophets- from you [Muhammad], from Noah, from Abraham, from Moses, from Jesus, son of Mary- We took a solemn pledge from all of them:
And remember We took from the prophets their covenant: As (We did) from thee: from Noah, Abraham, Moses, and Jesus the son of Mary: We took from them a solemn covenant:
And call to mind, (O Prophet), when We took the covenant from all Prophets; and also from you and Noah and Abraham, Moses, and Jesus the son of Mary. We took from them a solemn covenant dipnot 1
When We made a covenant with all the Prophets – with you and with Nuh and Ibrahim and Musa and ‘Isa son of Maryam – We made a binding covenant with them,
And (remember) when We took from the Prophets their covenant, and from you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم), and from Nûh (Noah), Ibrâhîm (Abraham), Mûsâ (Moses), and ‘Îsâ (Jesus) son of Maryam (Mary). We took from them a strong covenant.[1]
[Recall] when We took a pledge from the prophets, and from you and from Noah and Abraham and Moses and Jesus son of Mary, and We took from them a solemn pledge,
And (recall the time) when We made a covenant with the Prophets and We made it with you, and with Noah, Abraham, Moses and Jesus, son of Mary; and We made a solemn covenant with them.
And when We took compact from the Prophets, and from thee, and from Noah, and Abraham, Moses, and Jesus, Mary's son; We took from them a solemn compact,
Remember the solemn promise that you (Mohammad), Noah, Abraham, Moses and Jesus (son of Mary) and all other prophets made to Me; a very solid promise [to be the first to follow the revealed orders of God, to relay their revelations to the others, to show no laxity in the struggle to enforce them, etc. ]
And when we took of the prophets their compact, from thee and from Noah, and Abraham, and Moses, and Jesus the son of Mary, and took of them a rigid compact,
When We took from the prophets their covenant. From you, and from Noah, and Abraham, and Moses, and Jesus the son of Mary; We took from them a strong covenant.
Remember when we accepted their covenant from the prophets, and from thee, O Mohammed, and from Noah, and Abraham, and Moses, and Jesus the son of Mary, and received from them a firm covenant;
The Prophet is closer to (has a greater claim on) the faithful than they have on themselves, and his wives are (as) their mothers; and the possessors of (genetic) relationship have the better claim in the ordinance of Allah to inheritance, one with respect to another, than other believers, and Muhajir (those who fled from Mecca), except that you do some good to your friends; this is written in the Book
And as We took from the Prophets their Compact and from you and from Nûh, and Ibrahîm, and Mûsa, and Isa son of Maryam. (Noah, Abraham, Moses, and Jesus of Mary respectively) And We took from them a solemn compact.
And when We exacted a covenant from the prophets, and from thee (O Muhammad) and from Noah and Abraham and Moses and Jesus son of Mary. We took from them a solemn covenant;
When We made the covenant with the prophets, and with you, as with Noah and Abraham, Moses and Jesus son of Mary, a binding covenant,
AND LO! We did accept a solemn pledge from all the prophets from thee, [O Muhammad,] as well as from Noah, and Abraham, and Moses, and Jesus the son of Mary -: for We accepted a most weighty, solemn pledge from [all of] them,
And ˹remember˺ when We took a covenant from the prophets, as well as from you ˹O Prophet˺, and from Noah, Abraham, Moses, and Jesus, son of Mary. We did take a solemn covenant from ˹all of˺ them
And when We took from the prophets their covenant. And from you, and from Noah, and Abraham, and Moses, and Jesus the son of Mary; We took from them a strong covenant.
Recall that we took from the prophets their covenant, including you (O Muhammad), Noah, Abraham, Moses, and Jesus the son of Mary. We took from them a solemn pledge. *
And [mention, O Muúammad], when We took from the prophets their covenant and from you and from Noah and Abraham and Moses and Jesus, the son of Mary; and We took from them a solemn covenant.
And when We took from the prophets their agreement, and from thee, and from Noah and Abraham, and Moses, and Jesus, son of Mary — and We took from them a stern agreement —
And, behold, We did take a pledge from all the Prophets - from you (O Prophet) as well as from Noah, and Abraham, and Moses, and Jesus son of Mary - We took a very solemn pledge from all of them.
And remember that from the prophets, We took their truest Covenant (their Promise) as (We took, O Prophet!) from you: From Nuh (Noah), Ibrahim (Abraham), Musa (Moses), and Isa (Jesus), the son of Maryam (Mary). From them, We took a strong Covenant:
And (recall) when We took from the prophets their covenant, and from you and from NūH and Ibrāhīm and Mūsā and ‘Īsā, the son of Maryam, and We did take from them a firm covenant,
And when We took from the prophets their covenant. And from you, and from Noah, and Abraham, and Moses, and Jesus, son of Mary; We took from them a solemn covenant.