Mâide suresi

Mâide suresi, 14. ayet

Mâide suresi, 14. ayet. وَمِنَ ٱلَّذِينَ قَالُوٓا۟ إِنَّا نَصَٰرَىٰٓ أَخَذْنَا مِيثَٰقَهُمْ فَنَسُوا۟ حَظًّا مِّمَّا ذُكِّرُوا۟ بِهِۦ فَأَغْرَيْنَا بَيْنَهُمُ ٱلْعَدَاوَةَ وَٱلْبَغْضَآءَ إِلَىٰ يَوْمِ ٱلْقِيَٰمَةِ وَسَوْفَ يُنَبِّئُهُمُ ٱللَّهُ بِمَا كَانُوا۟ يَصْنَعُونَ

vemine-lleẕîne ḳâlû innâ neṣârâ eḫaẕnâ mîŝâḳahüm fenesû ḥażżam mimmâ ẕükkirû bih. feagraynâ beynehümü-l`adâvete velbagḍâe ilâ yevmi-lḳiyâmeh. vesevfe yünebbiühümü-llâhü bimâ kânû yaṣne`ûn.

Diyanet İşleri

"Biz hıristiyanız" diyenlerden de sağlam söz almıştık. Ama onlar da akıllarından çıkarmamaları istenen şeylerden önemli bir kısmını unuttular. Bu sebeple, biz de aralarına kıyamet gününe kadar sürecek düşmanlık ve kini salıverdik. Allah, ne yapmakta olduklarını onlara bildirecek!

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mâide 11–17 · surenin 14. ayeti / 120

Konu İsrâiloğullarından ve Hıristiyanlardan alınan söz Mâide 12–19 3

  1. Mâide 11

    Ey iman edenler! Allah'ın size olan nimetini hatırlayın. Hani bir topluluk size el uzatmaya (tecavüze) kalkışmıştı da, Allah (buna engel olmuş) onların ellerini sizden çekmişti. Allah'a karşı gelmekten sakının. Mü'minler yalnız Allah'a tevekkül etsinler.

  2. Mâide 12

    Andolsun, Allah İsrailoğullarından sağlam söz almıştı. Onlardan on iki temsilci -başkan- seçmiştik. Allah, şöyle demişti: "Sizinle beraberim. Andolsun eğer namazı kılar, zekatı verir ve elçilerime inanır, onları desteklerseniz, (fakirlere gönülden yardımda bulunarak) Allah'a güzel bir borç verirseniz, elbette sizin kötülüklerinizi örterim ve andolsun sizi, içinden ırmaklar akan cennetlere koyarım. Ama bundan sonra sizden kim inkar ederse, mutlaka o, dümdüz yoldan sapmıştır."

  3. Mâide 13

    İşte, verdikleri sözlerini bozmaları sebebiyledir ki onları lanetledik, kalplerini de kaskatı kıldık. Kelimeleri yerlerinden kaydırarak (tahrif edip) değiştiriyorlar. Akıllarından çıkarmamaları istenen şeylerden önemli bir kısmını da unuttular. (Ey Muhammed!) İçlerinden pek azı hariç, onların daima bir hainliğini görüyorsun. Yine de sen onları affet ve aldırış etme. Çünkü Allah, iyilik yapanları sever.

  4. 14

    "Biz hıristiyanız" diyenlerden de sağlam söz almıştık. Ama onlar da akıllarından çıkarmamaları istenen şeylerden önemli bir kısmını unuttular. Bu sebeple, biz de aralarına kıyamet gününe kadar sürecek düşmanlık ve kini salıverdik. Allah, ne yapmakta olduklarını onlara bildirecek!

  5. Mâide 15

    Ey kitap ehli! Artık size elçimiz (Muhammed) gelmiştir. O, kitabınızdan gizleyip durduğunuz gerçeklerden birçoğunu sizlere açıklıyor, birçoğunu da affediyor. İşte size Allah'tan bir nur ve apaçık bir kitap (Kur'an) gelmiştir.

  6. Mâide 16

    Allah, onunla rızası peşinde olanları selamet yollarına iletir ve onları izniyle, karanlıklardan aydınlığa çıkarıp kendilerini dosdoğru bir yola iletir.

  7. Mâide 17

    Andolsun, "Allah, Meryem oğlu Mesih'tir", diyenler kesinlikle kafir oldular. De ki: "Şayet Allah, Meryem oğlu Mesih'i, onun anasını ve yeryüzünde olanların hepsini yok etmek istese, Allah'a karşı kim ne yapabilir? Göklerin, yerin ve bunların arasında bulunan her şeyin hükümranlığı Allah'ındır. Dilediğini yaratır. Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

14. Yani yahudilerden söz ve ahit aldığımız gibi aynı şekilde “Biz nasârâyız” yani Meryem oğlu İsa’nın yardımcılarıyız, diyen ve böylece Allah’a ve rasûllerine, onların getirdiklerine iman ettiklerine dair kendilerini tezkiye edenlerden de sağlam bir şekilde söz almıştık. Bununla birlikte onlar da ahitlerini bozdular.

“Onlar da kendilerine verilen öğütlerden önemli bir kısmı unuttular” Hem ilmi unuttular, hem de ameli unuttular. “Biz de Kıyamet gününe kadar aralarına kin ve düşmanlık yerleştirdik.” Onların kimini kimine musallat kıldık. Aralarında öyle kötülükler ve öyle olumsuzluklar oldu ki bu, birbirlerine kin duymalarına ve birbirlerine Kıyamet gününe kadar sürüp gidecek düşmanlıklar beslemelerine sebep oldu. Bu, gözle görülen bir durumdur. Zira Hıristiyanlar hâlâ kin, düşmanlık ve ayrılık içerisindedirler. “Allah onlara yaptıklarını haber verecektir.” ve bundan dolayı onları cezalandıracaktır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Biz Yahudilerden kuvvetli bir söz aldığımız gibi İsa -aleyhisselam-'a tabi olduklarını söyleyip kendilerini temize çıkaranlardan da güçlü, kuvvetli bir söz aldık. Kendilerinden önce selefleri olan Yahudiler gibi bunlar da kendilerine hatırlatılanların bir kısmıyla amel etmeyi terk ettiler. Kıyamet gününe kadar aralarına şiddetli husumet, birbirlerinden hoşlanmamak ve nefret etmeyi koyduk. Birbirleri ile savaşmaya, öldürmeye ve karşılıklı olarak tekfir etmeye başladılar. Yüce Allah, ileri ki zamanda onlara ne yapacaklarını bildirecek ve yaptıklarına karşılık da onları cezalandıracaktır.

Kelimeler

25 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَمِنَ ve mine ve
  2. ٱلَّذِينَ ellezine kimselerin
  3. قَالُوٓا۟ kalu diyen(lerin) kök: قول
  4. إِنَّا inna biz
  5. نَصَـٰرَىٰٓ nesara hıristiyanız kök: نصر
  6. أَخَذْنَا ehazna almıştık kök: اخذ
  7. مِيثَـٰقَهُمْ misakahum sözünü kök: وثق
  8. فَنَسُوا۟ fenesu ama unuttular kök: نسي
  9. حَظًّۭا hazzen pay almayı kök: حظظ
  10. مِّمَّا mimma şeyden
  11. ذُكِّرُوا۟ zukkiru öğütlenen kök: ذكر
  12. بِهِۦ bihi kendilerine
  13. فَأَغْرَيْنَا feegrayna bu yüzden saldık kök: غرو
  14. بَيْنَهُمُ beynehumu aralarına kök: بين
  15. ٱلْعَدَاوَةَ l-adavete düşmanlık kök: عدو
  16. وَٱلْبَغْضَآءَ velbegda'e ve kin kök: بغض
  17. إِلَىٰ ila kadar
  18. يَوْمِ yevmi gününe kök: يوم
  19. ٱلْقِيَـٰمَةِ ۚ l-kiyameti kıyamet kök: قوم
  20. وَسَوْفَ ve sevfe ve yakında
  21. يُنَبِّئُهُمُ yunebbiuhumu onlara haber verecektir kök: نبا
  22. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  23. بِمَا bima şeyleri
  24. كَانُوا۟ kanu oldukları kök: كون
  25. يَصْنَعُونَ yesneune yapmakta kök: صنع

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: حظظ (7 geçiş) · Aynı kök: وثق (34 geçiş) · Aynı kök: نسي (45 geçiş)

    İşte, verdikleri sözlerini bozmaları sebebiyledir ki onları lanetledik, kalplerini de kaskatı kıldık. Kelimeleri yerlerinden kaydırarak (tahrif edip)…

  • Aynı kök: غرو (2 geçiş)

    (60-61) Andolsun, eğer münafıklar, kalplerinde bir hastalık bulunanlar ve Medine'de kötü haberler yayıp ortalığı karıştıranlar (tuttukları yoldan)…

  • Aynı kök: بغض (5 geçiş) · Aynı kök: عدو (106 geçiş)

    Bir de Yahudiler, "Allah'ın eli bağlıdır" dediler. Söylediklerinden ötürü kendi elleri bağlansın ve lanete uğrasınlar! Hayır, O'nun iki eli de…

  • Aynı kök: بغض (5 geçiş) · Aynı kök: عدو (106 geçiş)

    Şeytan, içki ve kumarla, ancak aranıza düşmanlık ve kin sokmak; sizi Allah'ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık vazgeçiyor musunuz?

  • Aynı kök: بغض (5 geçiş) · Aynı kök: عدو (106 geçiş)

    İbrahim'de ve onunla birlikte bulunanlarda sizin için güzel bir örnek vardır. Hani onlar kavimlerine, "Biz sizden ve Allah'ı bırakıp taptıklarınızdan…

  • Aynı kök: وثق (34 geçiş) · Ortak kavram: Yardım (nusret) · Ortak kavram: Nübüvvet

    Hani, Allah peygamberlerden, "Andolsun, size vereceğim her kitap ve hikmetten sonra, elinizdekini doğrulayan bir peygamber geldiğinde, ona mutlaka…

  • Aynı kök: صنع (20 geçiş) · Aynı kök: عدو (106 geçiş)

    "Onu (bebek Musa'yı) sandığın içine koy ve denize (Nil'e) bırak ki, deniz onu kıyıya atsın da kendisini, hem bana düşman, hem de ona düşman olan…

  • Aynı kök: عدو (106 geçiş) · Ortak kavram: Yardım (nusret) · Ortak kavram: Nübüvvet

    Biz, işte böyle, her peygamber için suçlulardan bir düşman yarattık. Yol gösterici ve yardım edici olarak Rabbin yeter.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

77 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

"Biz hristiyanlarız." diyenlerden de kesin söz almıştık dipnot 1 fakat onlar kendilerine hatırlatılan (İncil'den) paylarını unutmuşlardı. (Bu sebeple) kıyamet gününe kadar aralarına düşmanlık ve kin salmıştık. dipnot 2 Allah ileride (mahşerde) onlara (dünyada) yapıp ettiklerini bildirecektir.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hristiyanların verdikleri söz ile kastettikleri, Bakara 2:83-84 ve Mâide 5:12'te geçtiği üzere, yahudilerden alınan sözün içeriğinin aynısı olabileceği gibi, Al-i İmrân 3:52 ve Saff 61:14'te belirtildiği şekliyle Hz. İsa'nın havarilere sorduğu "Allah'a doğru (giden yolda) kim bana yardımcı olacak?" şeklindeki soruya "Biz Allah'ın (yolunun) yardımcılarıyız." cevapları da olabilir. Hatta Al-i İmrân 3:81'de bütün peygamberlerden ve dolayısıyla ümmetlerinden "kendilerinden sonra gelen Elçi'ye iman edip ona yardımcı olacakları"na dair alınan söz olması da mümkündür. Burada alınan sözün içeriğine açıkça yer verilmemesinden hareketle, asıl önemli olan noktanın hristiyanların da tıpkı İsrailoğulları gibi kendilerine hatırlatılan ilahi öğretilerden oluşan paylarını terk etmeleri, onları dikkate almayıp görmezlikten gelmeleri olduğu anlaşılmaktadır. Bu bağlamda, Yüce Allah'a vermiş oldukları kulluk sözünde durmamalarının yanında Hz. Muhammed'i ve Kur'an'ın gerçekliğini kabul etmeyişlerinin, onların suçlarından olduğu göz ardı edilmemelidir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu kimseler, kendi aralarında düşmanlık bulunan hristiyan gruplar olabileceği gibi yahudiler ile hristiyanlar da olabilir. Geçmişten günümüze kadar hristiyan gruplar arasında da yahudiler ile hristiyanlar arasında da benzer durumlar gözlenmektedir. Yahudilerin önemli bir kısmının, dinlerini bozdukları gerekçesiyle hristiyanlara sıcak bakmadıkları ve onların dostluk görüntülerinin sadece bir aldatmaca olduğu bilinmektedir. Bakara 2:113'te de dikkat çekildiği gibi kitap verilenler, kendilerine deliller geldikten sonra aralarındaki kıskançlık nedeniyle (dinde) anlaşmazlığa düşmüşlerdir.

Mustafa İslamoğlu

"Biz Nasara'yız" diyenlerden de kesin bir taahhüt almıştık; onların (takipçileri) de uyarıldıkları şeyden hisse kapmayı unuttular. Bu yüzden onları, aralarında Kıyamet Günü'ne kadar sürecek düşmanlık ve nefrete mahkum ettik. Zamanı gelince, Allah kendilerine yaptıkları her şeyi bir bir haber verecektir.

Muhammed Esed

Ve (aynı şekilde), "Biz Hristiyanız!" diyenlerden kesin bir taahhüt almıştık; ama onlar da, akıllarından çıkarmamaları emredilen şeylerin çoğunu unutmuşlardır; bu nedenle, onlar arasında Mahşer Gününe kadar (sürecek) düşmanlık ve kini arttırdık: ve zamanı geldiğinde Allah onlara neler işlediklerini gösterecektir.

Ahmed Hulusi

"Biz Nasarayız" diyenlerden de söz almıştık! Bunlar da hatırlatıldıkları şeyden bir hisse almayı unuttular. . . Biz de onların arasına, kıyamet süreci başlayana kadar düşmanlık ve nefret saldık. . . Allah onlara ne üretip oluşturduklarını gösterecektir.

Ali Bulaç

Ve: "Biz hristiyanlarız" diyenlerden kesin söz (misak) almıştık. Sonunda onlar kendilerine hatırlatılan şeyden (yararlanıp) pay almayı unuttular. Böylece biz de, kıyamete kadar aralarında kin ve düşmanlık saldık. Allah, yapageldikleri şeyi onlara haber verecektir.

Ali Özek ve heyeti

«Biz hıristiyanlarız» diyenlerden de kesin sözlerini almıştık. Ama onlar da kendilerine zikredilen (verilen öğütlerin veya Kitab'ın) önemli bir bölümünü unuttular. Bu sebeple kıyamete kadar aralarına düşmanlık ve kin saldık. Yakında Allah onlara yaptıklarını haber verecektir.

Ali Rıza Safa

"Aslında, biz Nasraniyiz!" diyenlerden de kesin söz almıştık. Sonunda, kendilerine verilen öğretiden pay almayı unuttular. Bu yüzden, Yeniden Yaratılış Günü'ne dek, aralarına düşmanlık ve nefret saldık. Allah, yaptıkları şeyleri yakında onlara haber verecektir. dipnot 98

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 98
    Nasara ismiyle bildirilen toplum, sonradan Hıristiyanlar olarak isimlendirilmiş olan toplumdur. Hıristiyan terimi, Kur'an'ın indirilişinden beş yüz altmış yedi yıl önce kullanılmaya başlanmasına karşın, Kur'an'da Yardımcılar anlamına gelen Nasrani terimi bildirilmiştir. İsa peygamber, kendisine ilk yardım edenler Suriye'nin Nasara yöresinde yaşayanlar olduğu için ‘Nasıralı İsa' olarak da anılır. Nasraniler, İsa peygamberden sonra, yalnızca Allah'a özgüleyerek yaptıkları yakarışlardan uzaklaşmışlar, kişileri ve simgeleri kutsallaştırarak, kendilerini Hıristiyan -Christian- olarak tanımlamışlar ve bu ismi taşıyan ayrı bir din olgusunu sürdüren toplumlar durumuna gelmişlerdir. "Mesih'e adanmış olanlar" anlamıyla Allah'a ortaklar koşmanın açık bir örneği olan Hıristiyan teriminin, Kur'an'da bildirilmiş gibi gösterilerek, Allah'ın da bu dini onayladığına yönelik yanıltıcı algı oluşturulması, hem Allah'a hem de Kur'an'a karşı işlenmiş büyük bir suçtur. Bu konuda, önyazıların ikinci ve yedinci bölümlerinde ayrıntılı bilgi verilmiştir.

Bayraktar Bayraklı

Aynı şekilde "biz Hıristiyanlarız" diyenlerden kesin bir söz almıştık; ama onlar da kendilerine verilen öğütlerin önemli bir bölümünü unuttular. Bu sebeple, kıyamete kadar aralarına düşmanlık ve kin saldık. Yakında Allah onlara yaptıklarını haber verecektir.

Edip Yüksel

"Biz Hıristiyan'ız" diyenlerden de söz almıştık. Ancak onlar da uyarıldıkları şeylerin bir kısmını unuttu. Bu yüzden diriliş gününe kadar aralarına düşmanlık ve kin saldık. Yaptıkları her şeyi ALLAH onlara bildirecek.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Biz Hristiyanız,' diyenlerden de söz almıştık. Ancak onlar da uyarıldıkları şeylerin bir kısmını unuttu. Bu yüzden diriliş gününe kadar aralarına düşmanlık ve kin saldık. Yaptıkları her şeyi ALLAH onlara bildirecek

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

"Biz hıristiyanız" diyenlerden de antlarını almıştık; derken bunlar da uyarıldıkları gerçeklerin birçoğunu unuttular. Biz de aralarına, kıyamet gününe kadar sürecek düşmanlık ve kin bıraktık. Yarın Allah, onlara ne sanatlar yaptıklarını bildirecektir.

Elmalılı Hamdi Yazır

"Biz, Nasarayız" diyenlerden de misaklarını almıştık derken bunlar da ıhtar edildikleri hakıkatlerin bir çoğunu unuttular, biz de aralarına Kıyamet gününe kadar sürecek buğz-u adavet bıraktık, yarın Allah onlara ne san'atler yaptıklarını haber verecek

Erhan Aktaş

Ve "Biz Nesara'yız. dipnot 1 " diyenlerden de söz aldık. Öğütlendikleri şeyden nasiplenmeyi unuttular. Biz de kıyamet gününe kadar aralarına düşmanlık ve kin yerleştirdik. Ve Allah, ne iş yaptıklarını yakında haber verecektir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hıristiyanız.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ve "Biz Nasarayız. dipnot 1 " diyenlerden de söz aldık. Öğütlendikleri şeyden nasiplenmeyi unuttular. Biz de kıyamet gününe kadar aralarına düşmanlık ve kin yerleştirdik. Ve Allah, ne iş yaptıklarını yakında haber verecektir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hristiyanız.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ve "Biz Nasarayız." dipnot 1 diyenlerden de söz aldık. Öğütlendikleri şeyden nasiplenmeyi unuttular. Biz de kıyamet gününe kadar aralarına düşmanlık ve kin yerleştirdik. Ve Allah, ne iş yaptıklarını yakında haber verecektir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hıristiyan'ız.

Gültekin Onan

Ve: "Biz Hristiyanız" diyenlerden misak almıştık. Sonunda onlar kendilerine hatırlatılan şeyden (yararlanıp) pay almayı unuttular. Böylece biz de kıyamete kadar aralarına kin ve düşmanlık saldık. Tanrı yapageldikleri şeyi onlara haber verecektir.

Hasan Basri Çantay

"Biz Nasraniyiz" diyenlerin de sağlam te'minatını almışdık. Neticede onlar da va'z-u ihtaar edildikleri şeylerden bir hıssa almayı unutuverdiler. Biz de aralarına kıyamet gününe kadar düşmanlığı ve kin-ü buğzu yapışdırdık. Allah onların ne (san'at) ler yapacaklarını ileride kendilerine (gösterib) haber verecekdir..

İbni Kesir

Biz, hristiyanız diyenlerden de söz aldık. Onlar da kendilerine öğretilenlerin bir kısmını unuttular. Bu yüzden kıyamete kadar aralarına kin ve düşmanlık saldık. Allah; yapmakta olduklarını kendilerine haber verecektir.

Mehmet Alagaş

(14-17) Yine bizler Hristiyan’ız / nasarayız (Hz. İsa’nın yardımcıları olmaları hasebiyle) diyenlerden de söz almıştık, onlar da anılan / zikredilen şeylerden haz almayı / nasiplenmeyi unuttular, aralarında kıyamete kadar sürecek bir düşmanlık ve kin / buğz meşgul bıraktık, Allah, ilerde onlara ne ürettiklerini haber verecektir. Ey kitap halkı, (Hem yahudiler hem nasaralar) size kesin olarak elçimiz geldi, (Hz. Muhammed) kitaptan sakladığınız şeylerin çoğunu size açıklıyor, çoğundan da açıklamayıp vazgeçiyor, Allah’tan kesin olarak size bir nur ve apaçık bir kitap geldi, Allah onunla yola iletir / yola girmenize rehberlik eder, O ’nun hoşnut olmasına / rızasına uyanlara / tabi olanlara hidayet eder ve izniyle de teslimiyet yollarına iletir, onları düzgün yola sokar. Kesin olan şu ki, Meryem oğlu Mesih Allah’tır diyenler kafir oldular, deki Allah’tan başka kim egemenlik hakkına sahiptir? eğer dilerse, Meryem oğlu Mesihi ve annesini ve de yeryüzünde olan herkesi, toptan yok eder / helak eder, semaların, arzın ve her ikisi arasındakilerin egemenliği / mülkiyeti (onlar hakkında dilediğini yapabilme özgürlüğü) Allah’a aittir, istediğini yaratır, Allah her şeyi güç yetirip ayarlayandır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Biz Hristiyanız, diyenlerden de sağlam söz almıştık. Onlar da kendilerine hatırlatılanlardan bir kısmını unuttular. Bu yüzden aralarına kıyamete kadar sürecek düşmanlık ve kin saldık. Allah, onların yapmakta olduklarını (hesap günü) kendilerine haber verecektir.

Süleyman Ateş

"Biz hıristiyanız" diyenlerin de sözünü almıştık, ama kendilerine öğütlenen şeyden pay almayı unuttular. Bu yüzden kıyamet gününe kadar aralarına düşmanlık ve kin saldık. Yakında Allah, onlara, ne yaptıklarını haber verecektir.

Süleymaniye Vakfı

"Biz Nasraniyiz dipnot 1 /Hristiyanız" diyenlerden de söz aldık; ama onlar da akıllarında tutmaları istenen bilgilerin bir kısmını unuttular. Biz de aralarına kıyamet /mezardan kalkış dipnot 2 gününe kadar sürecek bir düşmanlık ve kin yerleştirdik. Günü gelince Allah onlara neleri becerdiklerini (!) bildirecektir.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bir ayette, Hristiyan anlamında "Nasrani", on dört ayette de onun çoğulu olan "Nasara" kullanılır. Kelimenin, İsa aleyhisselamın yardım talebine havarilerin olumlu cevap vermeleri sebebiyle (Al-i İmran 3/52; Saf 61/14), "yardım etme" anlamındaki nasr kökünden (Müfredat) veya İsa'nın memleketi olan Nasıra kelimesinden türetildiği söylenir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Kıyamet ayağa kalkma ve kalkış demektir. Kıyamet günü, insanların yeniden dirilip kabirlerinden kalktığı gündür.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Biz nasraniyiz dipnot 1 diyenlerden de söz aldık ama kendilerine hatırlatılan görevin dipnot 2 bir kısmını unutmuş gözüktüler. Biz de aralarına (mezardan) kalkış gününe kadar sürecek düşmanlık ve nefret yerleştirdik dipnot 3 . Allah onlara neler yaptıklarını, günü gelince bildirecektir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Nasrani ile Hıristiyan farkı var mı, ortaya koymak lazım. (Al-i İmran 3/55 O gün Allah şöyle dedi: 'Bak İsa, ben seni vefat ettireceğim ve katıma yükselteceğim. Seni o tanımazlardan arındıracağım. Sana uyanları da kıyamet gününe kadar, o tanımazlara üstün kılacağım. Sonunda hepiniz bana döneceksiniz. İşte o zaman, anlaşmazlığa düştüğünüz konuları karara bağlayacağım.)
  2. metne dön, dipnot 2
    Gelecek peygambere inanma görevi(Isr) Bkz.: Bakara 2/286 ve dipnotu
  3. metne dön, dipnot 3
    Bu, Allah'ın emrine uymamanın cezasıdır.

Şaban Britch

Biz Hıristiyan'ız, diyenlerden de sağlam söz almıştık. Onlar da kendilerine hatırlatılandan bir pay almayı unuttular. Bu yüzden aralarına kıyamete kadar sürecek düşmanlık ve kin saldık. Allah, onların yapmakta olduklarını (hesap günü) kendilerine haber verecektir.

Şaban Piriş

-Biz Hıristiyan'ız, diyenlerden de söz almıştık. Onlar da kendilerine hatırlatılandan ders almayı unuttular, bu yüzden aralarına kıyamete kadar sürecek düşmanlık ve kin saldık. Allah, yapmakta olduklarını kendilerine haber verecektir.

Yaşar Nuri Öztürk

"Biz Hıristiyanlarız!" diyenlerden de misaklarını almıştık. Onlar da öğütlenmek üzere çağırıldıkları şeyden nasiplenmeyi unuttular. Bu yüzden, aralarına kıyamete değin düşmanlık ve şiddetli nefret saldık. Sınaat/teknoloji olarak ürettikleri şeylerin ne olduğunu Allah onlara yakında haber verecektir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And with those who declare themselves Christians, We entered into a covenant: Never deviate from the path of righteousness and adhere faithfully to the authentic Scriptures. But they willfully neglected a part of what was imparted to them. In consequence, We stirred up enmity and hatred among them till the Day of Resurrection. Allah shall inform them of their habitual course of action relevant to their evil deeds, and punish them accordingly.

Abdul Haleem

We also took a pledge from those who say, ‘We are Christians,’ but they too forgot some of what they were told to remember, so We stirred up enmity and hatred among them until the Day of Resurrection, when God will tell them what they have done.

Abdullah Yusuf Ali

From those, too, who call themselves Christians, We did take a covenant, but they forgot a good part of the message that was sent them: so we estranged them, with enmity and hatred between the one and the other, to the day of judgment. And soon will Allah show them what it is they have done.

Abul A'la Maududi

We also took a covenant from those who said: 'We are Christians'; dipnot 1 but they forgot a good portion of the teaching they had been imparted with. Wherefore We aroused enmity and spite between them till the Day of Resurrection, and ultimately Allah will tell them what they had contrived.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Some are of the opinion that the word Nasara (meaning Christians) is derived from Nasirah (Nazareth), the birth-place of the Messiah. In fact this word is not derived from Nasirah (Nazareth) but from the word nusrah, and the basis of this derivation is the question posed by the Messiah to his disciples: 'Who are my supporters (ansari) in the way of God?' In response to this they had said: 'We are the supporters (ansar) (in the way) of God.' Christian authors have been misled by the resemblance between the words Nasirah and Nasara into believing that the name of the sect founded in the early history of Christianity, and contemptuously characterized as either Nazarenes or Ebonites served as the basis of the Qur'anic designation of the Christians. But here the Qur'ijo categorically states that they had declared that they were 'Nasara' and it is obvious that the Christians never called themselves 'Nazarenes'. In this connection it should be recalled that Jesus never called his followers 'Christians' for he had not come to found a new religion named after him. His mission was to revive the religion of Moses and of all the Prophets who preceded him as well as of the one who was to appear after him. Hence, he neither formed any cult divorced from the Israelites and the followers of the Mosaic Law nor designated his followers by any distinctive name. Likewise, his early followers neither considered themselves to be separate from the Israelite community nor developed into an independent group nor adopted any distinctive symbol and name. They worshipped in the temple of Jerusalem along with other Jews and considered themselves to be followers of the Mosaic Law (see Acts 3:1-10; 21: 14-15,21). Later on the process of alienation began to operate on both sides. On the one hand, Paul, one of the followers of Jesus, declared independence from the Mosaic Law holding that faith in Christ was all that one needed for salvation. On the other hand, the Jewish rabbis declared the followers of Christ to be heretics and excommunicated them. Despite this, for some time the new sect had no distinct appellation of its own. The followers of Christ variously described themselves as 'disciples', as 'brethren', as 'those who believed', and as 'saints' (see Acts 2: 44; 4: 32; 9: 26; 11: 29; 13: 52; 15: 1; 23: 1 and
    Romans 15: 25 — Yeni Ahit, Romalılar; alıntıyı aç

    Yeni Ahit · Romalılar 15:25

    Ama şimdi kutsallara bir hizmet için Yeruşalime gidiyorum.

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    and
    Colossians 1: 2 — Yeni Ahit, Koloseliler; alıntıyı aç

    Yeni Ahit · Koloseliler 1:1-2 (bu çeviride birlikte veriliyor)

    Tanrının isteğiyle Mesih İsanın elçisi atanan ben Pavlus ve kardeşimiz Timoteostan, Kolosede bulunan, Mesihe ait kutsal ve sadık kardeşlere selam! Babamız Tanrıdan sizlere lütuf ve esenlik olsun.

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    ). The Jews sometimes designated them as 'Galileans' and as 'the sect of Nazarenes' (see Acts 24: 5;
    Luke 13: 2 — Yeni Ahit, Luka; alıntıyı aç

    Yeni Ahit · Luka 13:2

    İsa onlara şöyle karşılık verdi: “Böyle acı çeken bu Celilelilerin, bütün öbür Celilelilerden daha günahlı olduğunu mu sanıyorsunuz?

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    ). These nicknames, which were originally contrived in,.ojder to ridicule them, referred to Nazareth, the home town of Jesus in the district of Galilee. These names, however, did not gain sufficient popularity to become the permanent names of the followers of Christ. They were called 'Christians' for the first time by the people of Antioch in 43 A.D. or 44 A.D. when Paul and Barnabas went there and began to preach their religion (Acts 11: 26). This appellation was flung at them by the opponents of the followers of Christ precisely in order to tease them by using an appellation which was unacceptable to them. But when their enemies began to call them consistently by this name their leaders reacted by saying that if they were called Christians because of their allegiance to Christ they had no reason to be ashamed of it (
    1 Peter 4: 16 — Yeni Ahit, 1. Petrus; alıntıyı aç

    Yeni Ahit · 1. Petrus 4:16

    Ama Mesih inanlısı olduğu için acı çeken, bundan utanç duymasın. Taşıdığı bu adla Tanrıyı yüceltsin.

    Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin

    ). It was thus that the followers of Christ also gradually began to call themselves by the same name which had originally been conferred upon them sarcastically. In the course of time the Christians ceased to realize that theirs had originally been a derogatory appellation chosen for them by outsiders rather than by themselves. The Qur'an, therefore, does not refer to the followers of Christ as Christians. It reminds them rather that they belong to those who responded to the query of Jesus: 'Who are my supporters (ansari) in the way of God?' by saying that they were his ansar (supporters) in God's cause. See (Surah al-Saff 61: 14 - Ed.) It is an irony of fate that far from feeling grateful at being referred to by a dignified appellation Christian missionaries take offence at the fact that the Qur'an designates them as Nasara rather than as 'Christians'.

Aisha Bewley

We also made a covenant with those who say, ‘We are Christians,’ and they too forgot a good portion of what they were reminded of. So We stirred up enmity and hatred between them until the Day of Rising when Allah will inform them about what they did.

Al-Hilali & Khan

And from those who call themselves Christians, We took their covenant, but they have abandoned a good part of the Message that was sent to them.[1] So We planted amongst them enmity and hatred till the Day of Resurrection (when they discarded Allâh’s Book, disobeyed Allâh’s Messengers and His Orders and transgressed beyond bounds in Allâh’s disobedience); and Allâh will inform them of what they used to do.

Ali Quli Qarai

Also from those who say, ‘We are Christians,’ We took their pledge; but they forgot a part of what they were reminded. So We stirred up enmity and hatred among them until the Day of Resurrection, and soon Allah will inform them concerning what they had been doing.

Amatul Rahman Omar

We took the covenant of those (also) who say, `We are Christians;' but they have abandoned a good portion of what they were (reminded of and) exhorted with. So We have kindled enmity and hatred between (various sects of) them till the Day of Resurrection. And Allâh will soon inform them of all their machination.

Arthur John Arberry

And with those who say 'We are Christians' We took compact; and they have forgotten a portion of that they were reminded of. So We have stirred up among them enmity and hatred, till the Day of Resurrection; and God will assuredly tell them of the things they wrought.

Bijan Moeinian

As to those who call themselves "Christians", I took a similar covenant. but they, too, forgot much of their commandments. That is why [as a punishment] I broke them into different sects who will hate each other till the Day of Resurrection when I will bring to their attention what they were doing in this world.

E. Henry Palmer

And of those who say, 'Verily, we are Christians,' we have taken a compact; but they have forgotten a portion of what they were reminded of; wherefore have we excited amongst them enmity and hatred till the resurrection day; but God will tell them of what they have done.

Edip-Layth

From those who have said, "We are Nazarenes," We have taken their covenant and they have forgotten much of what they were reminded of; so We planted between them animosity and hatred until the day of Resurrection; and God will inform them of what they had done.

George Sale

And from those who say, we are Christians, we have received their covenant; but they have forgotten part of what they were admonished; wherefore we have raised up enmity and hatred among them, till the day of resurrection; and God will then surely declare unto them what they have been doing.

Hamid S. Aziz

And of those who say, "Verily we are Christians," We have (also) taken a covenant; but they have forgotten a goodly portion of the message; wherefore have We excited amongst them enmity and hatred till the Day of Resurrection, when Allah will inform them of what they have done.

Mahmoud Ghali

And from (the ones) who say, "Surely we are Nasara, " (i. e. Christians) We took their compact, yet they have forgotten a portion of what they were reminded of, so We induced among them enmity and abhorrence till the Day of the Resurrection. And Allah will eventually fully inform them of (the things) they used to do.

Marmaduke Pickthall

And with those who say: "Lo! we are Christians," We made a covenant, but they forgot a part of that whereof they were admonished. Therefor We have stirred up enmity and hatred among them till the Day of Resurrection, when Allah will inform them of their handiwork.

Mohamed Ahmed - Samira

We had taken the pledge of those also who call themselves Christians. But they too forgot to take advantage of the warning they were given. So We have caused enmity and hatred among them to last till the Day of Resurrection, when God will inform them of what they were doing.

Muhammad Asad

And [likewise, ] from those who say, "Behold, we are Christians. " We have accepted a solemn pledge: and they, too, have forgotten much of what they had been told to bear in mind - wherefore We have given rise among them to enmity and hatred, [to last] until Resurrection Day: and in time God will cause them to understand what they have contrived.

Mustafa Khattab

And from those who say, "We are Christians," We took their covenant, but they neglected a portion of what they had been commanded to uphold. So We let hostility and enmity arise between them until the Day of Judgment, and soon Allah will inform them of all they have done.

Progressive Muslims

And from those who have said: "We are Nazarenes, " We have taken their covenant and they have forgotten much of what they were reminded of; so We planted between them animosity and hatred till the Day of Resurrection; and God will inform them of what they had done.

Rashad Khalifa

Also from those who said, "We are Christian," we took their covenant. But they disregarded some of the commandments given to them. Consequently, we condemned them to animosity and hatred among themselves, until the Day of Resurrection. GOD will then inform them of everything they had done.

Sahih International

And from those who say, "We are Christians" We took their covenant; but they forgot a portion of that of which they were reminded. So We caused among them animosity and hatred until the Day of Resurrection. And Allah is going to inform them about what they used to do.

Sam Gerrans

And among those who say: “We are Christians,” We took their agreement; then they forgot a portion of that they were reminded of. And We brought about among them enmity and hatred until the Day of Resurrection; and God will inform them of what they wrought.

Shabbir Ahmed

We also made a Covenant with those who say, "We are Christians. " But they ignored a good part of the Message that was sent to them and forgot what they were told to bear in mind. As a result, Our Law has caused enmity and hatred among them till the Resurrection Day, when Allah will inform them of what they contrive. (Rivalry based upon Sectarianism and Nationalism, a natural consequence of deviating from the True Message, whether people call themselves Jews, Christians or Muslims).

Syed Vickar Ahamed

Also from those (people), who call themselves Christians, We did take a Promise, but they (also) gave up a good part of the Message that was sent to them: So We moved them (from love and favor), towards opposition and hatred between the one and the other, till the Day of Judgment, and soon will Allah show them what it is that they have done.

Taqi Usmani

And from those who say, "We are Christians," We took a pledge. So, they have overlooked a good deal of the Advice they were given. So, We had them stuck with enmity and malice among them right through the Day of Doom, and (then) Allah will tell them what they were doing.

The Monotheist Group

And from those who have said: "We are Nazarenes," We have taken their covenant and they have forgotten much of what they were reminded of; so We planted between them animosity and hatred until the Day of Resurrection; and God will inform them of what they had done.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 14. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 14. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mâide suresi, 14. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩