Ahzâb suresi

Ahzâb suresi, 47. ayet

Ahzâb suresi, 47. ayet. وَبَشِّرِ ٱلْمُؤْمِنِينَ بِأَنَّ لَهُم مِّنَ ٱللَّهِ فَضْلًا كَبِيرًا

vebeşşiri-lmü'minîne bienne lehüm mine-llâhi faḍlen kebîrâ.

Diyanet İşleri

Mü'minlere kendileri için Allah'tan büyük bir lütuf olduğunu müjdele.

25 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Ahzâb 44–50 · surenin 47. ayeti / 73

Konu Allah'ı çokça zikredin; şahit, müjdeci ve uyarıcı Ahzâb 41–48 3

  1. Ahzâb 44

    Allah'a kavuşacakları gün mü'minlere yönelik esenlik dileği "Selam"dır. Allah, onlara bol bir mükafat hazırlamıştır.

  2. Ahzâb 45–46

    (45-46) Ey Peygamber! Biz seni bir şahit, bir müjdeleyici, bir uyarıcı; Allah'ın izniyle kendi yoluna çağıran bir davetçi ve aydınlatıcı bir kandil olarak gönderdik.

  3. 47

    Mü'minlere kendileri için Allah'tan büyük bir lütuf olduğunu müjdele.

  4. Ahzâb 48

    Kafirlere ve münafıklara itaat etme! Onların eziyetlerine aldırma ve Allah'a tevekkül et. Vekil olarak Allah yeter.

  5. Ahzâb 49

    Ey iman edenler! Mü'min kadınları nikahlayıp, sonra onlara dokunmadan (cinsel ilişkide bulunmadan) kendilerini boşadığınızda, onlar üzerinde sizin sayacağınız bir iddet hakkınız yoktur. Bu durumda onlara mut'a verin ve kendilerini güzel bir şekilde bırakın.

  6. Ahzâb 50

    Ey Peygamber! Biz sana mehirlerini verdiğin eşlerini, Allah'ın sana ganimet olarak verdiklerinden elinin altında bulunan kadınları; seninle beraber hicret eden, amcanın kızlarını, halalarının kızlarını, dayının kızlarını ve teyzelerinin kızlarını sana helal kıldık. Ayrıca, diğer mü'minlere değil de, sana has olmak üzere, mehirsiz olarak kendini Peygamber'e bağışlayan, Peygamber'in de kendisini nikahlamak istediği herhangi bir mü'min kadını da (sana helal kıldık.) Mü'minlere eşleri ve sahip oldukları cariyeleri hakkında farz kıldığımız şeyleri elbette bilmekteyiz. Bütün bunlar, sana herhangi bir zorluk olmaması içindir. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

47. Yüce Allah, bu buyruğuyla müjdelenen kimseleri söz konusu etmektedir ki bunlar mü’minlerdir. İman, tek başına anıldığı takdirde salih ameller de kapsamına girer. Bu buyrukta neyin müjde verildiği de söz konusu edilmektedir. Bu da pek büyük bir lütuftur. Yani dünyada ilâhî yardım, kalplerin hidâyet bulması, günahların bağışlanması, sıkıntıların giderilmesi, oldukça bol rızıklar, sevindirici nimetlerin elde edilmesi, Rablerinin rıza ve mükâfatına nail olmak, O’nun gazap ve cezasından kurtuluş vb. gibi değeri ölçülemeyecek kadar üstün ve büyük bir lütuf…

Bu da amelde bulunacakları gayrete getiren bir husustur. Onlara Allah’ın, amellerine vereceği mükâfatların hatırlatılması, dosdoğru yolu izlemelerine önemli bir yardımcı unsurdur. Bu da şeriat koyucu Hakîm’in hikmetlerindendir. Nitekim korkutma makamında kendisinden korkutulan şeylerin sebep olacağı cezaları zikretmesi de O’nun hikmetinin tecellilerindendir. Tâ ki bu, Allah’ın haram kıldığı şeylerden uzak kalmaya yardımcı bir unsur olsun.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Yüce Allah'ın kendilerine gönderdiği din ile amel eden Müminleri, büyük bir lütufla müjdele! Bu lütuf, Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nın dünyada onlara yardım etmesi, ahirette de cennete sokmasıdır.

Kelimeler

8 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَبَشِّرِ ve beşşiri ve müjdele kök: بشر
  2. ٱلْمُؤْمِنِينَ l-mu'minine mü’minlere kök: امن
  3. بِأَنَّ bienne ki gerçekten
  4. لَهُم lehum onlara vardır
  5. مِّنَ mine -tan
  6. ٱللَّهِ llahi Allah- kök: اله
  7. فَضْلًۭا fedlen bir lutuf kök: فضل
  8. كَبِيرًۭا kebiran büyük kök: كبر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)

    (169-170) Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma. Bilakis onlar diridirler, Rableri katında Allah'ın, lütfundan kendilerine verdiği…

  • Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)

    (Şehitler) Allah'ın nimetine, keremine ve Allah'ın, mü'minlerin ecrini zayi etmeyeceğine sevinirler.

  • Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)

    Kavminin inkar eden ileri gelenleri, "Biz, senin ancak bizim gibi bir insan olduğunu görüyoruz. İlk bakışta sana uyanların da ancak en…

  • Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret) · Ortak kavram: Kibir

    Hacc-ı ekber gününde, Allah ve Resulünden bütün insanlara bir bildiridir: Allah ve Resulü, Allah'a ortak koşanlardan uzaktır. Eğer tövbe ederseniz,…

  • Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret) · Ortak kavram: Kibir

    Kadın, bunların dedikodularını işitince haber gönderip onları çağırdı. (Ziyafet düzenleyip) onlar için oturup yaslanacakları yer hazırladı. Her…

  • Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret) · Ortak kavram: Kibir

    İbrahim, "Bana yaşlılık gelip çatmış iken beni mi müjdeliyorsunuz? Bana neyi müjdeliyorsunuz?" dedi.

  • Ortak kavram: Kibir

    Hani meleklere, "Adem için saygı ile eğilin" demiştik de İblis hariç bütün melekler hemen saygı ile eğilmişler, İblis (bundan) kaçınmış, büyüklük…

  • Ortak kavram: Kibir

    Sabrederek ve namaz kılarak (Allah'tan) yardım dileyin. Şüphesiz namaz, Allah'a derinden saygı duyanlardan başkasına ağır gelir.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

86 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

25 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Allah'tan (gelecek) büyük bir lütfa ereceklerini müminlere müjdele!

Mustafa İslamoğlu

İmdi mü'minlere, Allah'tan kendilerini büyük bir lütfun beklediğini müjdele!

Muhammed Esed

(O halde,) müminlere kendilerini Allah'tan büyük bir lütuf beklediğini müjdele;

Ahmed Hulusi

İman edenlere, muhakkak ki onlar için Allah'tan büyük bir lütuf - ihsan olduğunu müjdele!

Ali Bulaç

Mü'minlere müjde ver; gerçekten onlar için Allah'tan büyük bir fazl vardır.

Ali Özek ve heyeti

Allah’tan büyük bir lütfa ereceklerini müminlere müjdele.

Ali Rıza Safa

İnananlara, sevinçli haberi ver; onlar için, Allah tarafından büyük bir lütuf vardır.

Bayraktar Bayraklı

İnananlara kendileri için Allah katından büyük bir lütuf olacağını müjdele!

Edip Yüksel

Gerçeği onaylayanlara, ALLAH'tan büyük bir lütfa ulaşacaklarını müjdele.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İnananlara, ALLAH'tan büyük bir lütfa ulaşacaklarını müjdele.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Mü'minlere müjdele, onlara Allah tarafından büyük bir nimet olduğunu!

Elmalılı Hamdi Yazır

Mü'minlere müjdele! Onlara Allahdan bir büyük fadl var

Erhan Aktaş

Mü'minleri müjdele! Onlar için Allah'tan büyük bir lütuf vardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Mü'minleri müjdele! Onlar için Allah'tan büyük bir lütuf vardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İnananları müjdele! Onlar için Allah'tan büyük bir lütuf vardır.

Gültekin Onan

Müminlere müjde ver, gerçekten onlar için Tanrı'dan büyük bir fazl vardır.

Hasan Basri Çantay

(Habibim) Allahdan kendilerine cidden büyük bir fazl (-u kerem inayet buyurulmuş) olduğunu mü'minlere müjdele.

İbni Kesir

Mü'minlere; kendileri için Allah tarafından büyük bir lütuf olduğunu müjdele.

Rowwad Tercüme Merkezi

Müminlere, kendileri için Allah’tan büyük bir lütuf olduğunu müjdele!

Süleyman Ateş

Mü'minlere, Allah'tan büyük bir lutuf bulunduğunu müjdele!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Müminlere müjde ver; Allah tarafından onlar için büyük bir ikramiye hazırlanmıştır.

Şaban Britch

Müminlere, kendileri için Allah’tan büyük bir lütuf olduğunu müjdele!

Şaban Piriş

Müminlere, kendileri için Allah'tan büyük bir lütuf olduğunu müjdele!

Yaşar Nuri Öztürk

Ve muştula inananlara: Kendilerine Allah'tan büyük bir lütuf vardır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And be sure to announce joyful tidings to those who faithfully conform to Allah's system of faith and worship to expect the great bounty of Providence. It includes the divine influence operating in men to regenerate and sanctify and imparts strength to endure trial and resist temptation.

Abdul Haleem

Give the believers the good news that great bounty awaits them from God.

Abdullah Yusuf Ali

Then give the Glad Tidings to the Believers, that they shall have from Allah a very great Bounty.

Abul A'la Maududi

Announce to the believers the good tidings that Allah has kept bounteous blessings in store for them.

Aisha Bewley

Give good news to the muminun that they will receive immense favour from Allah.

Al-Hilali & Khan

And announce to the believers (in the Oneness of Allâh and in His Messenger Muhammad صلى الله عليه وسلم) the glad tidings, that they will have from Allâh a Great Bounty.

Ali Quli Qarai

Announce to the faithful the good news that there will be for them a great grace from Allah.

Amatul Rahman Omar

And (Prophet!) give the believers glad tidings that there awaits them great grace from Allâh.

Arthur John Arberry

Give good tidings to the believers that there awaits them with God great bounty.

Bijan Moeinian

O’ Prophet, I have sent you to let the believer know that there are great rewards in reserve for them out of the generosity of God.

E. Henry Palmer

Give glad tidings then to the believers, that for them is great grace from God.

Edip-Layth

Give good news to those who acknowledge, that they have deserved from God a great blessing.

George Sale

Bear good tidings therefore unto the true believers, that they shall receive great abundance from God.

Hamid S. Aziz

And as one inviting to Allah by His permission, and as a light-giving Lamp.

Mahmoud Ghali

And give good tidings to the believers that they will have great Grace from Allah.

Marmaduke Pickthall

And announce unto the believers the good tidings that they will have great bounty from Allah.

Mohamed Ahmed - Samira

Give glad tidings to the believers that there is great bounty for them from God.

Muhammad Asad

And [so, ] convey to the believers the glad tiding that a great bounty from God awaits them;

Mustafa Khattab

Give good news to the believers that they will have a great bounty from Allah.

Progressive Muslims

And give good news to the believers, that they have deserved from God a great blessing.

Rashad Khalifa

Deliver good news to the believers, that they have deserved from GOD a great blessing.

Sahih International

And give good tidings to the believers that they will have from Allah great bounty.

Sam Gerrans

And give thou glad tidings to the believers, that they have from God great bounty.

Shabbir Ahmed

Give good news to the believers that they shall have a Great Bounty from Allah.

Syed Vickar Ahamed

And give the glad news to the believers, that they shall have large Bounty from Allah.

Taqi Usmani

So give good news to the believers that they are going to receive a huge bounty from Allah;

The Monotheist Group

And give good news to the believers, that they have deserved from God a great blessing.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Ahzâb suresi, 47. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Ahzâb suresi, 47. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Ahzâb suresi, 47. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩