Diyanet İşleri
Kafirlere ve münafıklara itaat etme! Onların eziyetlerine aldırma ve Allah'a tevekkül et. Vekil olarak Allah yeter.
Ahzâb suresi
Ahzâb suresi, 48. ayet. وَلَا تُطِعِ ٱلْكَٰفِرِينَ وَٱلْمُنَٰفِقِينَ وَدَعْ أَذَىٰهُمْ وَتَوَكَّلْ عَلَى ٱللَّهِ وَكَفَىٰ بِٱللَّهِ وَكِيلًا
velâ tüṭi`i-lkâfirîne velmünâfiḳîne veda` eẕâhüm vetevekkel `ale-llâh. vekefâ billâhi vekîlâ.
Kafirlere ve münafıklara itaat etme! Onların eziyetlerine aldırma ve Allah'a tevekkül et. Vekil olarak Allah yeter.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Allah'ı çokça zikredin; şahit, müjdeci ve uyarıcı Ahzâb 41–48 3
(45-46) Ey Peygamber! Biz seni bir şahit, bir müjdeleyici, bir uyarıcı; Allah'ın izniyle kendi yoluna çağıran bir davetçi ve aydınlatıcı bir kandil olarak gönderdik.
Mü'minlere kendileri için Allah'tan büyük bir lütuf olduğunu müjdele.
Kafirlere ve münafıklara itaat etme! Onların eziyetlerine aldırma ve Allah'a tevekkül et. Vekil olarak Allah yeter.
Ey iman edenler! Mü'min kadınları nikahlayıp, sonra onlara dokunmadan (cinsel ilişkide bulunmadan) kendilerini boşadığınızda, onlar üzerinde sizin sayacağınız bir iddet hakkınız yoktur. Bu durumda onlara mut'a verin ve kendilerini güzel bir şekilde bırakın.
Ey Peygamber! Biz sana mehirlerini verdiğin eşlerini, Allah'ın sana ganimet olarak verdiklerinden elinin altında bulunan kadınları; seninle beraber hicret eden, amcanın kızlarını, halalarının kızlarını, dayının kızlarını ve teyzelerinin kızlarını sana helal kıldık. Ayrıca, diğer mü'minlere değil de, sana has olmak üzere, mehirsiz olarak kendini Peygamber'e bağışlayan, Peygamber'in de kendisini nikahlamak istediği herhangi bir mü'min kadını da (sana helal kıldık.) Mü'minlere eşleri ve sahip oldukları cariyeleri hakkında farz kıldığımız şeyleri elbette bilmekteyiz. Bütün bunlar, sana herhangi bir zorluk olmaması içindir. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.
Ey Muhammed! Bunlardan (hanımlarından) dilediğini geri bırakırsın, dilediğini yanına alırsın. Uzak durduklarından dilediklerini yanına almanda da sana bir günah yoktur. Bu onların gözlerinin aydın olması, üzülmemeleri ve hepsinin de kendilerine verdiğine razı olmaları için daha uygundur. Allah, kalplerinizdekini bilir. Allah, hakkıyla bilendir, halimdir. (Hemen cezalandırmaz, mühlet verir.)
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
48. İnsanlardan bir kesim, Allah’a çağıran peygamberleri ve onlara uyanları engellemeye hazırdır. Bunlar, zahiren iman sahibi olduklarını ortaya koyan, ama içten içe ise kâfir olan münafıklarla hem zahirleri hem de batınları ile küfre sapan kâfirlerdir. İşte Yüce Allah, Rasûlüne bunlara itaat etmeyi yasaklamakta ve bu hususta onu sakındırarak şöyle buyurmaktadır: “Kâfirlere ve münafıklara” Allah yolundan alıkoyan hiçbir hususta “itaat etme.” Ancak bu, onları cezalandırmayı gerektirmez. Aksine onlara itaat etme ve “onların eziyetlerine de aldırma.” Çünkü bu, onları İslâm’ı kabul etmeye çekebilir ve onların peygambere ve müslümanlara yapacakları birçok eziyetlerden vazgeçmelerine vesile olabilir.
Dinini kemale erdirmesi ve düşmanını yenik düşürmesi hususunda da “Allah’a tevekkül et!” Önemli işlerin kendisine havale edildiği “vekil olarak Allah yeter.” O, bunları yerine getirir ve bu işleri kuluna kolaylaştırır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Allah'ın dininden alıkoymaya çağıran kâfirlere ve münafıklara itaat etme ve onlardan yüz çevir. Umulur ki bu; onların senin getirdiklerine iman etmeleri için daha faydalı olur. Her işinde Allah'a güvenip dayan. Düşmanlarına karşı zafer kazanman Yüce Allah'a dayanman gereken işlerdendir. Kulların, dünya ve ahiret işlerinde kendisine itimat etmeleri için vekil olarak Allah yeter.
Aynı kök: كفي (33 geçiş) · Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş)
Sana "baş üstüne" derler. Fakat senin yanından çıktıklarında, içlerinden birtakımı, geceleyin; (senin gündüz) söylediklerinin aksini kurarlar. Allah,…
Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül
Hani münafıklar ve kalplerinde hastalık bulunan kimseler, "Bunları dinleri aldatmış" diyorlardı. Halbuki kim Allah'a tevekkül ederse, hiç şüphesiz…
Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül
Şu'ayb, şöyle dedi: "Ey kavmim! Söyleyin bakayım, ya ben Rabbimden gelen açık bir delil üzere isem ve katından bana güzel bir rızık vermişse!. Ben…
Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İnfak
(Sadakalar) kendilerini Allah yoluna adayan, yeryüzünde dolaşmaya güç yetiremeyen fakirler içindir. İffetlerinden dolayı (dilenmedikleri için),…
Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İnfak
Erkekler, kadınların koruyup kollayıcılarıdırlar. Çünkü Allah, insanların kimini kiminden üstün kılmıştır. Bir de erkekler kendi mallarından…
Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İnfak
Eğer onların yüz çevirmeleri sana ağır geldiyse; bir delik açıp yerin dibine inerek, yahut bir merdiven kurup göğe çıkarak onlara bir mucize…
Aynı kök: اذي (24 geçiş) · Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül
"Allah, bize yollarımızı dosdoğru göstermişken, biz ne diye O'na tevekkül etmeyelim? Bize yaptığınız eziyete elbette katlanacağız. Tevekkül edenler,…
Aynı kök: اذي (24 geçiş) · Aynı kök: نفق (111 geçiş) · Ortak kavram: İnfak
Mallarını Allah yolunda harcayan, sonra da harcadıklarının peşinden (bunları) başa kakmayan ve gönül incitmeyenlerin, Rab'leri katında mükafatları…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Kâfirlere ve münafıklara itaat etme! Onların eziyetlerine aldırma! Allah'a güven! Vekil olarak Allah yeter.
Asla inkarcılara ve ikiyüzlülere uyma ve onlara incitici sözler söyleme/onların incitici sözlerine aldırma; ve yalnız Allah'a güven: zira koruyucu otorite olarak Allah yeter.
hakikati inkar edenler ve ikiyüzlüler(in değerlerin)e uyma ve onların incitici sözlerine aldırma! (Yalnız) Allah'a güven! Hiç kimse Allah kadar güven verici olamaz.
Hakikat bilgisini inkar edenlere de, münafıklara da uyma! Onların eziyetlerine aldırma! Allah'a tevekkül et! Esma'sıyla hakikatin Allah, Vekiyl olarak yeterlidir!
Kafirlere ve münafıklara itaat etme, eziyetlerine aldırma ve Allah'a tevekkül et. Vekil olarak Allah yeter.
Kâfirlere ve münafıklara boyun eğme. Onların eziyetlerine aldırma. Allah’a güvenip dayan, vekîl ve destek olarak Allah yeter.
Nankörlük edenlere ve ikiyüzlülere uyma. Onların incitmelerine aldırış etme ve yalnızca Allah'a güven. Koruyucu olarak, Allah yeterlidir.
Kafirlere ve münafıklara itaat etme! Onların eziyetlerine aldırma! Allah'a güven! Koruyucu olarak Allah yeter.
İnkarcılara ve ikiyüzlülere uyma, eziyetlerine aldırma ve ALLAH'a güven; koruyucu olarak ALLAH yeter.
İnkarcılara ve ikiyüzlülere uyma, eziyetlerine aldırma ve ALLAH'a güven; koruyucu olarak ALLAH yeter.
Kafirlere ve münafıklara itaat etme, onların eziyetlerini bırak ve Allah'a tevekkül et! Allah vekil olunca hepsine yeter!
Kafirlere ve münafıklara itaat etme, onların ezalarını bırak da Allaha mütevekkil ol, Allah, vekil olunca hepsine yeter
Kafirlere ve Münafıklara boyun eğme, onların baskılarına aldırma. Allah'a tevekkül dipnot 1 et. Vekil dipnot 2 olarak Allah yeter.
Kafirlere ve münafıklara boyun eğme, onların baskılarına aldırma. Allah'a tevekkül dipnot 1 et. Vekil dipnot 2 olarak Allah yeter.
Gerçeği yalanlayan nankörlere ve münafıklara boyun eğme, onların baskılarına aldırma. Allah'a tevekkül dipnot 1 et. Vekil dipnot 2 olarak Allah yeter.
Kafirlere ve münafıklara itaat etme, eziyetlerine aldırma ve Tanrı'ya tevekkül et. Vekil olarak Tanrı yeter.
Kafirlere de, münafıklara da itaat etme. Onların ezalarına (şimdilik) aldırış etme. Allaha güvenib dayan. Sıyanet edici olarak Allah yeter.
Kafirlere ve münafıklara uyma, onların eziyetlerine aldırma. Allah'a tevekkül et. Vekil olarak Allah yeter.
Kâfirlere ve münafıklara itaat etme! Eziyetlerine aldırma ve Allah'a tevekkül et. Vekil olarak Allah yeter.
Kafirlere ve münafıklara ita'at etme. Onların eziyetlerine aldırma, Allah'a dayan; vekil (koruyucu) olarak Allah yeter.
Kafirlere ve münafıklara boyun eğme, üzücü sözlerine de aldırma dipnot 1 . Sen Allah'a tevekkül et /güvenip dayan. Vekil /dayanak olarak Allah yeter.
Görmezlikten gelenlere ve ikiyüzlülere boyun eğme; eziyetlerine de aldırma. Sen kendine Allah'ı vekil et; çünkü vekil olarak Allah yeter.
Kâfirlere ve münafıklara itaat etme! Eziyetlerine aldırma. Allah'a tevekkül et. Vekil olarak Allah yeter.
Kafirlere ve münafıklara itaat etme! Eziyetlerine aldırma. Allah'a dayan! Vekil olarak Allah yeter.
İnkarcılara, ikiyüzlülere itaat etme, onların ezalarına aldırma; Allah'a tevekkül et. Vekil olarak Allah yeter.
And do not obey the infidels nor the hypocrites nor be influenced by their views or notions and pay no attention to their insults and annoyances and put your trust in Allah and enough is He to be your tutelary Guardian Who exercises protecting vigilance over you.
Do not give in to the disbelievers and the hypocrites: ignore the harm they cause you and put your trust in God. God is enough to trust.
And obey not (the behests) of the Unbelievers and the Hypocrites, and heed not their annoyances, but put thy Trust in Allah. For enough is Allah as a Disposer of affairs.
Do not yield to the unbelievers and the hypocrites, and disregard the hurt that comes from them, and put your trust in Allah. Allah suffices as the Guardian to entrust one's affairs to.
Do not obey the kafirun and hypocrites and disregard their abuse of you. Put your trust in Allah. Allah suffices as a Protector.
And obey not the disbelievers and the hypocrites, and harm them not (in revenge for their harming you till you are ordered). And put your trust in Allâh, and Sufficient is Allâh as a Wakîl (Trustee, or Disposer of affairs). [Tafsir Al-Qurtubi]
And do not obey the faithless and the hypocrites, and disregard their torments, and put your trust in Allah, and Allah suffices as trustee.
And do not follow the disbelievers and the hypocrites and overlook their insulting remarks and annoying ways, and put your trust in Allâh, for Sufficient is Allâh as a Disposer of affairs.
And obey not the unbelievers and the hypocrites; heed not their hurt, but put thy trust in God; God suffices as a guardian.
Do not yield to the disbelievers and the hypocrites. Take their persecution lightly and put your trust in God. If you put your trust in God, you are in need of nobody.
And follow not the unbelievers and the hypocrites; but let alone their ill-treatment, and rely upon God, for God is guardian enough.
Do not obey the ingrates and the hypocrites, and ignore their insults, put your trust in God; God suffices as an advocate.
And obey not the unbelievers, and the hypocrites, and mind not their evil treatment: But trust in God; and God is a sufficient protector.
And give to the believers the good news that they shall have a great bounty from Allah.
And do not obey the disbelievers and the hypocrites; and disregard their hurt, and put your trust in Allah; and Allah suffices as an Ever-Trusted Trustee.
And incline not to the disbelievers and the hypocrites. Disregard their noxious talk, and put thy trust in Allah. Allah is sufficient as Trustee.
Do not listen to the unbelievers and the hypocrites. Ignore what they do to hurt you, and put your trust in God. God is sufficient as protector.
and defer not to [the likes and dislikes of] the deniers of the truth and the hypocrites, and disregard their hurtful talk, and place thy trust in God: for none is as worthy of trust as God.
Do not yield to the disbelievers and the hypocrites. Overlook their annoyances, and put your trust in Allah. For Allah is sufficient as a Trustee of Affairs.
And do not obey the rejecters and the hypocrites, and ignore their insults, and put your trust in God; God suffices as an advocate.
Do not obey the disbelievers and the hypocrites, disregard their insults, and put your trust in GOD; GOD suffices as an advocate.
And do not obey the disbelievers and the hypocrites but do not harm them, and rely upon Allah. And sufficient is Allah as Disposer of affairs.
And obey thou not the false claimers of guidance and the waverers; and disregard thou their hindrances, and place thou thy trust in God; and God is sufficient as disposer of affairs.
And heed not the rejecters and the hypocrites. Disregard their insults, and put your trust in Allah. Allah is Sufficient as Guardian.
And do not obey the unbelievers and the hypocrites (those who hide the truth); Overlook and ignore them, and have trust in Allah, sufficient is Allah as a Trustee (Wakil).
and do not obey the infidels and the hypocrites, and just ignore any hurt (that afflicts you) from them, and place your trust in Allah. Allah is sufficient (for you) to take care of all matters.
And do not obey the rejecters and the hypocrites, and ignore their insults, and put your trust in God; for God suffices as an advocate.