Ahzâb suresi

Ahzâb suresi, 35. ayet

Ahzâb suresi, 35. ayet. إِنَّ ٱلْمُسْلِمِينَ وَٱلْمُسْلِمَٰتِ وَٱلْمُؤْمِنِينَ وَٱلْمُؤْمِنَٰتِ وَٱلْقَٰنِتِينَ وَٱلْقَٰنِتَٰتِ وَٱلصَّٰدِقِينَ وَٱلصَّٰدِقَٰتِ وَٱلصَّٰبِرِينَ وَٱلصَّٰبِرَٰتِ وَٱلْخَٰشِعِينَ وَٱلْخَٰشِعَٰتِ وَٱلْمُتَصَدِّقِينَ وَٱلْمُتَصَدِّقَٰتِ وَٱلصَّٰٓئِمِينَ وَٱلصَّٰٓئِمَٰتِ وَٱلْحَٰفِظِينَ فُرُوجَهُمْ وَٱلْحَٰفِظَٰتِ وَٱلذَّٰكِرِينَ ٱللَّهَ كَثِيرًا وَٱلذَّٰكِرَٰتِ أَعَدَّ ٱللَّهُ لَهُم مَّغْفِرَةً وَأَجْرًا عَظِيمًا

inne-lmüslimîne velmüslimâti velmü'minîne velmü'minâti velḳânitîne velḳânitâti veṣṣâdiḳîne veṣṣâdiḳâti veṣṣâbirîne veṣṣâbirâti velḫâşi`îne velḫâşi`âti velmüteṣaddiḳîne velmüteṣaddiḳâti veṣṣâimîne veṣṣâimâti velḥâfiżîne fürûcehüm velḥâfiżâti veẕẕâkirîne-llâhe keŝîrav veẕẕâkirâti e`adde-llâhü lehüm magfiratev veecran `ażîmâ.

Diyanet İşleri

Şüphesiz müslüman erkeklerle müslüman kadınlar, mü'min erkeklerle mü'min kadınlar, itaatkar erkeklerle itaatkar kadınlar, doğru erkeklerle doğru kadınlar, sabreden erkeklerle sabreden kadınlar, Allah'a derinden saygı duyan erkekler, Allah'a derinden saygı duyan kadınlar, sadaka veren erkeklerle sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkeklerle oruç tutan kadınlar, namuslarını koruyan erkeklerle namuslarını koruyan kadınlar, Allah'ı çokça anan erkeklerle çokça anan kadınlar var ya, işte onlar için Allah bağışlanma ve büyük bir mükafat hazırlamıştır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Ahzâb 32–38 · surenin 35. ayeti / 73

Konu Müslüman erkekler ve kadınlar; Zeyd; peygamberlerin sonuncusu Ahzâb 35–40 3

  1. Ahzâb 32

    Ey Peygamber'in hanımları! Siz, kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Eğer Allah'a karşı gelmekten sakınıyorsanız (erkeklerle konuşurken) sözü yumuşak bir eda ile söylemeyin ki kalbinde hastalık (kötü niyet) olan kimse ümide kapılmasın. Güzel (ve doğru) söz söyleyin.

  2. Ahzâb 33

    Evlerinizde oturun. Önceki cahiliye dönemi kadınlarının açılıp saçıldığı gibi siz de açılıp saçılmayın. Namazı kılın, zekatı verin. Allah'a ve Resulüne itaat edin. Ey Peygamberin ev halkı! Allah, sizden ancak günah kirini gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor.

  3. Ahzâb 34

    Siz evlerinizde okunan Allah'ın ayetlerini ve hikmeti hatırlayın. Şüphesiz Allah en gizli şeyi bilendir, hakkıyla haberdardır.

  4. 35

    Şüphesiz müslüman erkeklerle müslüman kadınlar, mü'min erkeklerle mü'min kadınlar, itaatkar erkeklerle itaatkar kadınlar, doğru erkeklerle doğru kadınlar, sabreden erkeklerle sabreden kadınlar, Allah'a derinden saygı duyan erkekler, Allah'a derinden saygı duyan kadınlar, sadaka veren erkeklerle sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkeklerle oruç tutan kadınlar, namuslarını koruyan erkeklerle namuslarını koruyan kadınlar, Allah'ı çokça anan erkeklerle çokça anan kadınlar var ya, işte onlar için Allah bağışlanma ve büyük bir mükafat hazırlamıştır.

  5. Ahzâb 36

    Allah ve Resulü bir iş hakkında hüküm verdikleri zaman, hiçbir mü'min erkek ve hiçbir mü'min kadın için kendi işleri konusunda tercih kullanma hakları yoktur. Kim Allah'a ve Resulüne karşı gelirse, şüphesiz ki o apaçık bir şekilde sapmıştır.

  6. Ahzâb 37

    Hani sen Allah'ın kendisine nimet verdiği, senin de (azat etmek suretiyle) iyilikte bulunduğun kimseye, "Eşini nikahında tut (onu boşama) ve Allah'tan sakın" diyordun. İçinde, Allah'ın ortaya çıkaracağı bir şeyi gizliyor ve insanlardan çekiniyordun. Oysa kendisinden çekinmene Allah daha layıktı. Zeyd, eşinden yana isteğini yerine getirince (eşini boşayınca), onu seninle evlendirdik ki, eşlerinden yana isteklerini yerine getirdiklerinde (onları boşadıklarında), evlatlıklarının eşleriyle evlenmeleri konusunda mü'minlere bir zorluk olmasın. Allah'ın emri mutlaka yerine getirilmiştir.

  7. Ahzâb 38

    Allah'ın, kendisine farz kıldığı şeyleri yerine getirmesi konusunda peygambere bir darlık yoktur. Daha önce gelip geçen peygamberler hakkında da Allah'ın kanunu böyledir. Allah'ın emri, kesinleşmiş bir hükümdür.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

35. Yüce Allah, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in hanımlarının mükâfatını ve eğer emirlere uymayacak olurlarsa görecekleri cezaları, sair kadınlardan hiçbirisinin onlar gibi olmadığını söz konusu ettikten sonra onların dışında kalan diğer hanımları söz konusu etmektedir. Hanımların hükmü ile erkeklerin hükmü bir olduğundan dolayı da her ikisi hakkında hükmü müşterek kılarak şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz müslüman erkeklerle müslüman kadınlar” bu, onların şeriatın zahir/aşikar emirlerini yerine getirmelerini ifade eder.

“İman eden erkeklerle iman eden kadınlar” bu da kalpteki itikad ve kalbî ameller gibi gizli hususlar hakkındadır.

“İtaatkar” Allah ve Rasûlüne itaat eden “erkeklerle itaatkar kadınlar” söz ve fiillerinde “dürüst erkeklerle dürüst kadınlar”, zorluklara ve musibetlere karşı “sabreden erkeklerle sabreden kadınlar”; bütün hallerinde, özellikle ibadetlerinde ve bilhassa da namazlarında “huşu sahibi mütevazı erkeklerle huşu sahibi mütevazı kadınlar”; Farz olsun nafile olsun “sadaka veren erkeklerle sadaka veren kadınlar”; Farzı ve nafileyi kapsayacak şekilde “oruç tutan erkeklerle oruç tutan kadınlar”; Zinaya ve zinayı hazırlayıcı sebeplere karşı “mahrem yerlerini koruyan erkeklerle kadınlar”; Vakitlerinin birçoğunda özellikle de sabah ve akşam vakitleri gibi sünnet-i seniyye ile belirlenmiş zikir zamanlarında ve farz namazların peşinde “Allah’ı çokça anan erkeklerle çokça anan kadınlar var ya Allah, onlar için” Yani bu güzel sıfatlara sahip olan, itikad, kalp ameli, azaların ameli ve dille söylenen sözleri kapsayan, kimisinin faydası kişiyi aşan, kimisininki kişinin kendisiyle sınırlı olan, hayır fiilleri işlemek ve şerleri terk etmeyi içeren, yerine getirilmesi zahiri ile batıni ile İslâm’ı, imanı ve ihsanı gerçekleştirerek dini tamamen uygulamak demek olan bu pek üstün hallere sahip olanlar için amellerinin mükâfatı olmak üzere günahları için “mağfiret” vardır; çünkü yapılan iyilikler kötülükleri giderir “ve büyük bir mükâfat hazırlamıştır.” ki onun miktarını ve yüceliğini ancak onu veren bilir. Zira bu mükâfatı, hiçbir göz görmemiş, hiçbir kulak işitmemiş ve hiçbir insan hatırından geçirmemiştir. Yüce Allah’tan bizleri de onlardan kılmasını dileriz.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Allah'a boyun eğerek teslim olmuş erkekler ve kadınlar, Allah için doğru olan erkekler ve kadınlar, Allah'a itaat eden erkekler ve kadınlar, imanlarında ve sözlerinde sadık olan erkekler ve kadınlar, Allah'a itaatte, günahlara ve belalara (imtihanlara) karşı sabreden erkekler ve kadınlar, farz ve nafile olarak sadaka veren erkekler ve kadınlar, farz ve nafile olmak üzere oruç tutan erkekler ve kadınlar, iffetlerini kendilerine bakmaları helal olmayan kimseler önünde açmadan gizleyerek, fuhuş ve zinaya götüren şeylerden uzaklaşarak koruyan erkekler ve iffetlerini koruyan kadınlar, açıktan ve gizli olarak kalpleri ve dilleri ile Allah'ı çokça zikreden erkekler ve çokça zikreden kadınlar var ya; işte Allah, onlar için günahlarından bir bağışlanma ve kıyamet günü, büyük bir mükâfat hazırlamıştır ki, bu mükâfat Cennet'tir.

Kelimeler

30 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنَّ inne şüphesiz
  2. ٱلْمُسْلِمِينَ l-muslimine müslüman erkekler kök: سلم
  3. وَٱلْمُسْلِمَـٰتِ velmuslimati ve müslüman kadınlar kök: سلم
  4. وَٱلْمُؤْمِنِينَ velmu'minine mü'min erkekler kök: امن
  5. وَٱلْمُؤْمِنَـٰتِ velmu'minati ve mü'min kadınlar kök: امن
  6. وَٱلْقَـٰنِتِينَ velkanitine ta'ate devam eden erkekler kök: قنت
  7. وَٱلْقَـٰنِتَـٰتِ velkanitati ve ta'ate devam eden kadınlar kök: قنت
  8. وَٱلصَّـٰدِقِينَ ve ssadikine doğru erkekler kök: صدق
  9. وَٱلصَّـٰدِقَـٰتِ ve ssadikati ve doğru kadınlar kök: صدق
  10. وَٱلصَّـٰبِرِينَ ve ssabirine sabreden erkekler kök: صبر
  11. وَٱلصَّـٰبِرَٰتِ ve ssabirati ve sabreden kadınlar kök: صبر
  12. وَٱلْخَـٰشِعِينَ velhaşiiyne saygılı erkekler kök: خشع
  13. وَٱلْخَـٰشِعَـٰتِ velhaşiaati ve saygılı kadınlar kök: خشع
  14. وَٱلْمُتَصَدِّقِينَ velmutesaddikine sadaka veren erkekler kök: صدق
  15. وَٱلْمُتَصَدِّقَـٰتِ velmutesaddikati ve sadaka veren kadınlar kök: صدق
  16. وَٱلصَّـٰٓئِمِينَ ve ssaimine savm eden erkekler kök: صوم
  17. وَٱلصَّـٰٓئِمَـٰتِ ve ssaimati savm eden kadınlar kök: صوم
  18. وَٱلْحَـٰفِظِينَ velhafizine koruyan erkekler kök: حفظ
  19. فُرُوجَهُمْ furucehum ırzlarını kök: فرج
  20. وَٱلْحَـٰفِظَـٰتِ velhafizati ve koruyan kadınlar kök: حفظ
  21. وَٱلذَّٰكِرِينَ vezzakirine zikreden erkekler kök: ذكر
  22. ٱللَّهَ llahe Allah'ı kök: اله
  23. كَثِيرًۭا kesiran çok kök: كثر
  24. وَٱلذَّٰكِرَٰتِ vezzakirati ve zikreden kadınlar kök: ذكر
  25. أَعَدَّ eadde hazırlamıştır kök: عدد
  26. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  27. لَهُم lehum bunlar için
  28. مَّغْفِرَةًۭ megfiraten bağışlanma kök: غفر
  29. وَأَجْرًا ve ecran ve bir mükafat kök: اجر
  30. عَظِيمًۭا azimen büyük kök: عظم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: فرج (9 geçiş) · Aynı kök: قنت (13 geçiş) · Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)

    Allah, bir de iffetini sapasağlam koruyan ve bizim de kendisine ruhumuzdan üflediğimiz, Rabbinin kelimelerini ve kitaplarını doğrulayan İmran kızı…

  • Aynı kök: قنت (13 geçiş) · Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır

    (16-17) (Bunlar), "Rabbimiz, biz iman ettik. Bizim günahlarımızı bağışla. Bizi ateş azabından koru" diyenler, sabredenler, doğru olanlar, huzurunda…

  • Aynı kök: عدد (57 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Ecir

    Allah'a kavuşacakları gün mü'minlere yönelik esenlik dileği "Selam"dır. Allah, onlara bol bir mükafat hazırlamıştır.

  • Aynı kök: قنت (13 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Ecir

    İçinizden kim Allah'a ve Resulüne itaat eder ve salih bir amel işlerse, ona mükafatını iki kat veririz. Biz, ona bereketli bir rızık hazırlamışızdır.

  • Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Sabır

    Sizden kimin, hür mü'min kadınlarla evlenmeye gücü yetmezse sahip olduğunuz mü'min genç kızlarınızdan (cariyelerinizden) alsın. Allah, sizin…

  • Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Sabır

    Ancak sabredip salih amel işleyenler böyle değildir. İşte onlar için bağışlanma ve büyük bir mükafat vardır.

  • Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Aynı kök: اجر (108 geçiş) · Ortak kavram: Sabır

    Sabret! Çünkü, Allah iyilik edenlerin mükafatını zayi etmez.

  • Aynı kök: خشع (17 geçiş) · Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır

    Sabrederek ve namaz kılarak (Allah'tan) yardım dileyin. Şüphesiz namaz, Allah'a derinden saygı duyanlardan başkasına ağır gelir.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

91 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Müslüman erkekler ve müslüman kadınlar, mümin erkekler ve mümin kadınlar, (Allah'a) itaatkâr erkekler ve (Allah'a) itaatkâr kadınlar, doğru olan erkekler ve doğru olan kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, (Allah'a saygı gösteren) mütevazı erkekler ve (Allah'a saygı gösteren) mütevazı kadınlar, sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, namuslarını koruyan erkekler ve (namuslarını) koruyan kadınlar, Allah'ı çok hatırlayan erkekler ve (Allah'ı çok) hatırlayan kadınlar var ya, işte Allah bunlar için bir bağışlanma ve büyük bir ödül hazırlamış (olacak)tır. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayetin sonundaki [hum] zamiri, burada kadınlara özel bir hüküm söz konusu olmadığı için erkek ve kadın bütün müminleri içermektedir. Yani cennet, sadece erkeklerin değil, aynı zamanda sayılan özelliklere sahip kadınların da ödül yeridir.

Mustafa İslamoğlu

Şüphesiz Allah'a tam teslim olmuş bütün erkekler ve kadınlar, O'na güvenip inanmış bütün erkekler ve kadınlar, O'na adanmış bütün erkekler ve kadınlar, ahdine sadık bütün erkekler ve kadınlar, sıkıntılara karşı direnen bütün erkekler ve kadınlar, (Allah'a karşı) derin bir saygıyla titreyen bütün erkekler ve kadınlar, (Allah'a) sadakatlerini servetlerini yoksullarla paylaşarak isbat eden bütün erkekler ve kadınlar, benliklerini denetim altına alıp oruç tutan bütün erkekler ve kadınlar, iffetlerini koruyan bütün erkekler ve kadınlar, Allah'ı sürekli hatırda tutan bütün erkekler ve kadınlar... (İşte) bunlara Allah sınırsız bir bağış ve muhteşem bir ödül hazırlamıştır.

Muhammed Esed

Gerçek şu ki, Allah'a teslim olmuş bütün erkekler ve kadınlar, inanan bütün erkekler ve kadınlar, kendilerini adamış bütün erkekler ve kadınlar, sözlerine sadık bütün erkekler ve kadınlar, sıkıntılara göğüs geren bütün erkekler ve kadınlar, (Allah'ın karşısında) güçsüzlüğünü anlayan bütün erkekler ve kadınlar, karşılıksız yardımda bulunan bütün erkekler ve kadınlar, nefislerini kontrol eden bütün erkekler ve kadınlar, iffetleri üzerine titreyen bütün erkekler ve kadınlar ve Allah'ı durmaksızın anan bütün erkekler ve kadınlar için, (evet,) bunlar(ın tümü) için Allah, mağfiret ve büyük bir mükafat hazırlamıştır.

Ahmed Hulusi

Muhakkak ki İslam'ı kabul etmiş erkekler ve İslam'ı kabul etmiş kadınlar, iman eden erkekler ve iman eden kadınlar, itaat eden erkekler ve itaat eden kadınlar, sadık (sözünü yerine getiren) erkekler ve sadık kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, huşu eden (hakikati fark etmenin getirisi olan hassasiyet hali) erkekler ve huşu eden kadınlar, tasaddukta bulunan (sadaka - zekat veren) erkekler ve tasaddukta bulunan kadınlar, orucu yaşayan erkekler ve orucu yaşayan kadınlar, ırzlarını koruyan erkekler ve ırzlarını koruyan kadınlar, Allah'ı çok zikreden (hatırlayan) erkekler ve zikreden kadınlar var ya, işte Allah onlar için bir mağfiret ve Aziym bir ecir hazırlamıştır.

Ali Bulaç

Şüphesiz, müslüman erkekler ve müslüman kadınlar, mü'min erkekler ve mü'min kadınlar, gönülden (Allah'a) itaat eden erkekler ve gönülden (Allah'a) itaat eden kadınlar, sadık olan erkekler ve sadık olan kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, saygıyla (Allah'tan) korkan erkekler ve saygıyla (Allah'tan) korkan kadınlar, sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, ırzlarını koruyan erkekler ve (ırzlarını) koruyan kadınlar, Allah'ı çokca zikreden erkekler ve (Allah'ı çokca) zikreden kadınlar; (işte) bunlar için Allah bir bağışlanma ve büyük bir ecir hazırlamıştır.

Ali Özek ve heyeti

Müslüman erkekler ve müslüman kadınlar, mümin erkekler ve mümin kadınlar, taata devam eden erkekler ve taata devam eden kadınlar, doğru erkekler ve doğru kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, mütevazi erkekler ve mütevazi kadınlar, sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, ırzlarını koruyan erkekler ve (ırzlarını) koruyan kadınlar, Allah'ı çok zikreden erkekler ve zikreden kadınlar var ya; işte Allah, bunlar için bir mağfiret ve büyük bir mükâfat hazırlamıştır.

Ali Rıza Safa

Teslim olmuş erkekler ve teslim olmuş kadınlar, inanan erkekler ve inanan kadınlar, içtenlikle bağlı erkekler ve içtenlikle bağlı kadınlar, sözlerine bağlı erkekler ve sözlerine bağlı kadınlar, dirençli olan erkekler ve dirençli olan kadınlar, saygılı erkekler ve saygılı kadınlar, karşılıksız yardımda bulunan erkekler ve karşılıksız yardımda bulunan kadınlar, oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, eşey organlarını gözeten erkekler ve kadınlar, Allah'ı çok anan erkekler ve kadınlar; Allah, onlar için, bağışlanma ve büyük bir ödül hazırlamıştır.

Bayraktar Bayraklı

Müslüman kadınlar ve Müslüman erkekler; mümin erkekler ve mümin kadınlar; itaat eden erkekler, itaat eden kadınlar; özü-sözü doğru erkekler, özü-sözü doğru kadınlar; sadaka veren erkekler, sadaka veren kadınlar; oruç tutan erkekler, oruç tutan kadınlar; ırzlarını koruyan erkekler, ırzlarını koruyan kadınlar; Allah'ı çok anan erkekler, Allah'ı çok anan kadınlar var ya; işte Allah bunlar için bir af ve büyük bir ödül hazırlamıştır.

Edip Yüksel

Müslüman erkekler ve Müslüman kadınlar, gerçeği onaylayan erkekler ve gerçeği onaylayan kadınlar, söz dinleyen erkekler ve söz dinleyen kadınlar, doğru sözlü erkekler ve doğru sözlü kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, saygılı erkekler ve saygılı kadınlar, yardımsever erkekler ve yardımsever kadınlar, oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, iffetli erkekler ve iffetli kadınlar, ALLAH'ı çok anan erkekler ve çok anan kadınlar; işte ALLAH onların hepsine bağışlanma ve büyük bir ödül hazırlamıştır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Müslüman erkekler ve müslüman kadınlar, inanan erkekler ve inanan kadınlar, söz dinleyen erkekler ve söz dinleyen kadınlar, doğru sözlü erkekler ve doğru sözlü kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, saygılı erkekler ve saygılı kadınlar, yardımsever erkekler ve yardımsever kadınlar, oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, iffetli erkekler ve iffetli kadınlar, ALLAH'ı çok anan erkekler ve çok anan kadınlar; işte ALLAH onların hepsine bağışlanma ve büyük bir ödül hazırlamıştır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bütün müslüman erkekler, müslüman kadınlar, mümin erkekler, mümin kadınlar, itaat eden erkekler, itaat eden kadınlar, doğruluk yapan erkekler, doğruluk yapan kadınlar, sabreden erkekler, sabreden kadınlar, mütevazi erkekler, mütevazi kadınlar, zekat veren erkekler, zekat veren kadınlar, oruç tutan erkekler, oruç tutan kadınlar, ırzlarını koruyan erkekler ve kadınlar, Allah'ı çok anan erkekler ve kadınlar yok mu, işte bunlara Allah bir bağışlama ve büyük bir mükafat hazırlamıştır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bütün müslimler ve müslimeler, mü'minler ve mü'mineler, kanitler ve kaniteler, sadıklar ve sadıkalar, haşı'ler ve haşialar, mütesaddıklar ve mütesaddikalar, saimler ve saimeler, ırzlarını koruyan erkekler ve kadınlar Allahı çok anan zakirler ve zakireler hep bunlara Allah bir mağrifet ve bir büyük ecir hazırlamıştır

Erhan Aktaş

Müslim erkekler ve Müslim kadınlar, Mü'min erkekler ve Mü'min kadınlar, adanmış erkekler ve adanmış kadınlar, dipnot 1 sadık erkekler ve sadık kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, huşulu dipnot 2 erkekler ve huşulu kadınlar, sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar, saim olan dipnot 3 erkekler ve saim olan dipnot 3 kadınlar, ırzlarını koruyan erkekler ve ırzlarını koruyan kadınlar ve Allah'ı çok zikreden erkekler ve Allah'ı çok zikreden kadınlar; dipnot 4 Allah, onlar için bağışlanma ve büyük bir ödül hazırlamıştır.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kendilerini Allah'a adamış.
  2. metne dön, dipnot 2
    Allah'a içtenlikle, samimiyetle yönelen.
  3. metne dön, dipnot 3
    Kendilerine hakim olan. Kelimenin bu ayetteki anlamı oruç tutmak değil "kendisine hakim" olmaktır. Bu kelime ister yiyecek ister söz ister hareket olsun bir şey yapmaktan geri durmak demektir. Durgun rüzgara, Güneş'in gökte tam tepe noktasındaki duruşu olan günün tam ortasına savm denmektedir.
  4. metne dön, dipnot 4
    Allah'ın buyruklarını dikkate alan, Allah'ı akıllarından çıkarmayan.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Müslüman erkekler ve Müslüman kadınlar, mü'min erkekler ve mü'min kadınlar, adanmış erkekler ve adanmış kadınlar, dipnot 1 sadık erkekler ve sadık kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, huşulu dipnot 2 erkekler ve huşulu kadınlar, sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar, saim olan dipnot 3 erkekler ve saim olan dipnot 3 kadınlar, ırzlarını koruyan erkekler ve ırzlarını koruyan kadınlar ve Allah'ı çok zikreden erkekler ve Allah'ı çok zikreden kadınlar dipnot 4 ; Allah, onlar için bağışlanma ve büyük bir ödül hazırlamıştır.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kendilerini Allah'a adamış.
  2. metne dön, dipnot 2
    Allah'a içtenlikle, samimiyetle yönelen.
  3. metne dön, dipnot 3
    Kendilerine hakim olan. Sözcüğün bu ayetteki anlamı oruç tutmak değil "kendisine hakim" olmaktır. Bu sözcük ister yiyecek ister söz ister hareket olsun bir şey yapmaktan geri durmak demektir. Durgun rüzgara, Güneşin gökte tam tepe noktasındaki duruşu olan günün tam ortasına savm denmektedir.
  4. metne dön, dipnot 4
    Allah'ın buyruklarını dikkate alan, Allah'ı akıllarından çıkarmayan.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Müslüman erkekler ve Müslüman kadınlar, mü'min erkekler ve mü'min kadınlar, adanmış erkekler ve adanmış kadınlar, dipnot 1 sadık erkekler ve sadık kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, huşulu dipnot 2 erkekler ve huşulu kadınlar, sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, ırzlarını koruyan erkekler ve ırzlarını koruyan kadınlar ve Allah'ı çok zikreden erkekler ve Allah'ı çok zikreden kadınlar dipnot 3 ; Allah, onlar için bağışlanma ve büyük bir ödül hazırlamıştır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kendilerini Allah'a adamış.
  2. metne dön, dipnot 2
    Allah'a içtenlikle, samimiyetle yönelen.
  3. metne dön, dipnot 3
    Allah'ın buyruklarını dikkate alan, Allah'ı akıllarından çıkarmayan.

Gültekin Onan

Şüphesiz, müslüman erkekler ve müslüman kadınlar, inançlı (erkek)ler ve inançlı (kadın)lar, gönülden (Tanrı'ya) itaat eden erkekler ve gönülden (Tanrı'ya) itaat eden kadınlar, sadık olan erkekler ve sadık olan kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, saygıyla (Tanrı'dan) korkan erkekler ve saygıyla (Tanrı'dan) korkan kadınlar, sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, ırzlarını koruyan erkekler ve (ırzlarını) koruyan kadınlar, Tanrı'yı çokca zikreden erkekler ve (Tanrı'yı çokca) zikreden kadınlar; (işte) bunlar için Tanrı bir bağışlanma ve büyük bir ecir hazırlamıştır.

Hasan Basri Çantay

Şübhesiz ki (Allahın emrine) ram olan erkeklerle (Allahın emrine) ram olan kadınlar, iman eden erkeklerle iman eden kadınlar, taate devam eden erkeklerle taate devam eden kadınlar, saadık erkeklerle saadık kadınlar, sabreden erkeklerle sabreden kadınlar, mütevazi olan erkeklerle mütevazi olan kadınlar, sadaka veren erkeklerle sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkeklerle oruç tutan kadınlar, gizli yerlerini (haramdan) koruyan erkeklerle gizli yerlerini (haramdan) koruyan kadınlar, Allahı çok zikreden erkeklerle (Allahı) çok zikreden kadınlar (işte) bunlar için Allah mağfiret ve büyük mükafat (lar) hazırlamışdır.

İbni Kesir

Doğrusu müslüman erkeklerle, müslüman kadınlar; mü'min erkeklerle, mü' min kadınlar; taata devam eden erkeklerle, taata devam eden kadınlar; sadık erkeklerle, sadık kadınlar; sabreden erkeklerle, sabreden kadınlar; huşu' eden erkeklerle, huşu'eden kadınlar; sadaka veren erkeklerle, sadaka veren kadınlar; oruç tutan erkeklerle, oruç tutan kadınlar; iffetlerini koruyan erkeklerle, iffetlerini koruyan kadınlar; Allah'ı çokça zikreden erkeklerle, çokça zikreden kadınlar; işte onlar için, Allah; mağfiret ve büyük bir mükafat hazırlamıştır.

Mehmet Alagaş

(35-36) Muhakkak ki Müslüman erkekler ve Müslüman kadınlar, iman eden erkekler ve iman eden kadınlar, boyun eğen erkekler ve boyun eğen kadınlar, sözüne sadık erkekler ve sözüne sadık kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, tedirgin erkekler ile tedirgin kadınlar, sadaka veren erkekler ile sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, namusunu koruyan erkekler ve kadınlar, ve Allah’ı çokça hatırına getiren erkekler ve kadınlar, Allah onlara bağışlanma ve büyük bir ecir hazırlamıştır. (Teslim ol, mümin ol, boyun eğ, sadık ol, sabırlı ol, tedirgin ol, sadaka ver oruç tut iffetini koru Allah’ı hatırla) Erkek Mümin ve Kadın Mümin için Allah ve Resulü bir işi n hükmünü verdiklerinde onların o işlerde artık, bir seçim hakları yoktur. Allah ve Resulüne kim isyan ederse, kesinlikle apaçık bir sapıklığa sapmıştır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Şüphesiz Müslüman erkeklerle Müslüman kadınlar, Mümin erkeklerle Mümin kadınlar, itaatkâr erkeklerle itaatkâr kadınlar, sadık olan erkeklerle sadık olan kadınlar, sabreden erkeklerle sabreden kadınlar, Allah’a zilletle boyun eğen erkeklerle boyun eğen kadınlar, sadaka veren erkeklerle sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkeklerle oruç tutan kadınlar, iffetlerini koruyan erkeklerle iffetlerini koruyan kadınlar, Allah’ı çok zikreden erkeklerle çok zikreden kadınlar var ya; işte Allah, onlar için mağfiret ve büyük bir mükâfat hazırlamıştır.

Süleyman Ateş

Müslüman erkekler ve müslüman kadınlar, mü'min erkekler ve mü'min kadınlar, ta'ate devam eden erkekler ve ta'ate devam eden kadınlar, doğru erkekler ve doğru kadınlar; sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, (Allah'a) saygılı erkekler ve saygılı kadınlar, sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, ırzlarını koruyan erkekler ve (ırzlarını) koruyan kadınlar, Allah'ı çok zikreden erkekler ve zikreden kadınlar; (İşte) Allah bunlar için bağış ve büyük bir mükafat hazırlamıştır.

Süleymaniye Vakfı

Şüphesiz ki Allah; kendisine tam teslim olan erkekler ile kendisine tam teslim olan kadınlara, inanıp güvenen erkeklerle inanıp güvenen kadınlara, içtenlikle boyun eğen erkeklerle içtenlikle boyun eğen kadınlara, özü sözü bir olan erkeklerle özü sözü bir olan kadınlara, sabırlı /duruşunu bozmayan erkeklerle sabırlı kadınlara, ona derin saygı duyan erkeklerle ona derin saygı duyan kadınlara, zekat (sadaka) veren erkeklerle zekat (sadaka) veren kadınlara, oruç tutan erkeklerle oruç tutan kadınlara, edep yerlerini koruyan erkeklerle edep yerlerini koruyan kadınlara, Allah'ı (onun sözlerini) çokça hatırlayan erkeklerle çokça hatırlayan kadınlara mağfiret dipnot 1 /bağışlanma ve büyük bir ödül hazırlamıştır dipnot 2 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İstiğfar, "söz ve davranışla mağfiret talep etmek"tir. Mağfiret ise, Allah'ın, kulunu azaptan korumasıdır (Müfredat). "Başı koruyan zırhlı başlık" anlamındaki "miğfer" kelimesi de aynı köktendir.
  2. metne dön, dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah'a teslim olan erkekler ile Allah'a teslim olan kadınlar, inanan erkeklerle inanan kadınlar, samimiyetle boyun eğen erkeklerle samimiyetle boyun eğen kadınlar, özü sözü bir olan erkeklerle özü sözü bir olan kadınlar, sabırlı erkeklerle sabırlı kadınlar, gönülden bağlı erkeklerle gönülden bağlı kadınlar, zekat ve sadaka veren erkeklerle zekat ve sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkeklerle oruç tutan kadınar, edep yerlerini koruyan erkeklerle edep yerlerini koruyan kadınlar, Allah'ı çokça hatırlayan erkeklerle onu hatırlayan kadınlar; işte Allah, bütün bunlar için bağışlanma ve büyük bir karşılık hazırlamıştır.

Şaban Britch

(Allah’a) teslim olmuş erkek ve kadınlar, İman eden erkekler ve iman eden kadınlar, İtaat eden erkekekler ve itaat eden kadınlar, Doğru, sadık erkekler ve doğru, sadık kadınlar, Sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, huşu içinde olan erkekler ve kadınlar, Sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar, Oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, iffetlerini/Irzlarını koruyan erkekler ve iffetlerini/ırzlarını koruyan kadınlar, Allah’ı çok zikreden erkekler ve çok zikreden kadınlar.. Allah, onlar için mağfiret ve büyük bir mükâfat hazırladı.

Şaban Piriş

(Allah'a) teslim olmuş erkek ve kadınlar, iman eden erkekler ve iman eden kadınlar, itaat eden erkekekler ve itaat eden kadınlar, doğru, sadık erkekler ve doğru, sadık kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, mütevazı erkekler ve mütevazı kadınlar, sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, ırzlarını koruyan erkekler ve ırzlarını koruyan kadınlar, Allah'ı çok zikreden erkekler ve çok zikreden kadınlar... Allah, onlar için mağfiret ve büyük bir ödül hazırladı.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah şu kişiler için bir affediş ve büyük bir ödül hazırlamıştır: Müslüman erkekler, Müslüman kadınlar, mümin erkekler, mümin kadınlar, itaat eden erkekler, itaat eden kadınlar, özü sözü doğru erkekler, özü sözü doğru kadınlar, sabreden erkekler, sabreden kadınlar, Allah korkusuyla ürperen erkekler, Allah korkusuyla ürperen kadınlar, sadaka veren erkekler, sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkekler, oruç tutan kadınlar, ırz ve iffetlerini koruyan erkekler, ırz ve iffetlerini koruyan kadınlar, Allah'ı çok anan erkekler, Allah'ı çok anan kadınlar.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Those of the men and the women who conformed to Islam and the men and the women whose hearts reflect the image of religious and spiritual virtues, and the men and the women who exercise unqualified obedience to Allah, and the men and the women who are true to Allah and have brought themselves up in the obedience of His statutes, and the men and the women who exercise patience and forbearance under provocation and bear with others their limitation, and the men and the women who are humble and their prudence gets the better of their pride, and the men and the women who have a charitable feeling toward mankind and a disposition to benevolence, and the men and the women who fast or abstain from food (at the specified time) as a religious observance and fast from sin and from abomination, and the men and the women who guard their sexual morality and refrain from unlawful sexual congress, sex perversion and sex abuse, and the men and the women who constantly apply remembrance to Allah are those who shall indeed win Allah's mercy. He has intended to grant them forgiveness and has prepared for them a great reward.

Abdul Haleem

For men and women who are devoted to God- believing men and women, obedient men and women, truthful men and women, steadfast men and women, humble men and women, charitable men and women, fasting men and women, chaste men and women, men and women who remember God often- God has prepared forgiveness and a rich reward.

Abdullah Yusuf Ali

For Muslim men and women,- for believing men and women, for devout men and women, for true men and women, for men and women who are patient and constant, for men and women who humble themselves, for men and women who give in Charity, for men and women who fast (and deny themselves), for men and women who guard their chastity, and for men and women who engage much in Allah's praise,- for them has Allah prepared forgiveness and great reward.

Abul A'la Maududi

Surely dipnot 1 the men who submit (to Allah) and the women who submit (to Allah), dipnot 2 the men who have faith and the women who have faith, dipnot 3 the men who are obedient and the women who are obedient, dipnot 4 the men who are truthful and the women who are truthful; dipnot 5 the men who are steadfast and the women who are steadfast, dipnot 6 the men who humble themselves (to Allah) and the women who humble themselves (to Allah), dipnot 7 the men who give alms and the women who give alms, dipnot 8 the men who fast and the women who fast, dipnot 9 the men who guard their chastity and the women who guard their chastity, dipnot 10 the men who remember Allah much and the women who remember Allah much: dipnot 11 for them has Allah prepared forgiveness and a mighty reward. dipnot 12

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Presentation of this theme immediately after the foregoing paragraph contains a subtle allusion to the fact that the instructions given above to the Prophet’s (peace be upon him) wives are not exclusively meant for them but the Muslim society as a whole should reform itself in accordance with them.
  2. metne dön, dipnot 2
    Who have surrendered themselves to Allah: Who have accepted Islam as a code of life for themselves, and have decided to follow it in their lives, and who have no wish to resist the Islamic way of life and thought, but have adopted the way of obedience and submission to it.
  3. metne dön, dipnot 3
    Who are believing: Whose obedience is not merely outward, nor unwilling but who sincerely regard the guidance given by Islam as based on the truth. Whose faith is that the way shown by the Quran and the Prophet Muhammad (peace be upon him) is the only right and straight way. And in following which alone lies their true success. That which has been declared as wrong by Allah and His Prophet (peace be upon him) is certainly wrong. And that which has been declared as right by Allah and His Prophet (peace be upon him) is certainly right. Also, psychologically and intellectually, they do not regard as improper any injunction that has been enjoined by the Quran and Sunnah, and do not remain on the lookout to change it somehow to suit their own desires or mold it according to the current trends of the world, avoiding at the same time the blame that they have effected a change in the command given by Allah and His Prophet (peace be upon him). The Holy Prophet (peace be upon him) has described the true state of faith in a Hadith in these words:
  4. metne dön, dipnot 4
    "He who reconciled himself to Allah as his Lord and to Islam as his way of Life and to Muhammad as his Messenger, has the true taste of faith." (Sahih Muslim).
  5. metne dön, dipnot 5
    In another Hadith, he has explained it thus:
  6. metne dön, dipnot 6
    "None of you becomes a believer until the desires of his self become subordinate to what I have brought." (Sharh-as- Sunnah).
  7. metne dön, dipnot 7
    That is, they do not rest content with mere belief but are obedient practically also. They are not the sort of the people who would honestly believe that what Allah and His Messenger (peace be upon him) have commanded was true but would violate it in practice: that they would sincerely regard what Allah and His Messenger have forbidden as bad but would go on following the same in practical life.
  8. metne dön, dipnot 8
    That is, hey are truthful in their speech and honest in thou dealings. They do not deal in lies, deceptions, frauds and forgeries. They utter with their tongues only what their conscience approves as true. They practice and perform only what they honestly find to be in accordance with righteousness and truth, and they are honest in all their dealings with others.
  9. metne dön, dipnot 9
    That is, they patiently and steadfastly bear and face all the obstacles, dangers, difficulties and losses that they might have to encounter in following the right way taught by Allah and His Messenger (peace be upon him) and in establishing Allah’s religion in the world; no fear and no temptation and no desire of the self can succeed in diverting them from the right way.
  10. metne dön, dipnot 10
    That is, they are free from pride, vanity and haughtiness: they have full understanding of the reality that they arc servants and they have no other position than that of servitude. Therefore, their hearts as well as their bodies remain bowed before Allah, dominated by fear of Him. They never display the attitude which is the hallmark of the lives of those who are fearless of God and arc involved in arrogance. From the sequence it appears that the mention of Khushu (expression of humility) in particular along with the general attitude of the fear of God implies the Prayer, for the mention of the practice of charity and fast has been made just after it.
  11. metne dön, dipnot 11
    This does not only imply payment of the obligatory Zakat, but it also includes general charity. It means to say that they spend their wealth freely in the way of Allah and they are not at all niggardly in the matter of helping the servants of Allah as much as they can. No orphan and no sick or afflicted person, no weak or disabled person, no poor and needy one remains deprived of their support in their dwelling; and if there arises the need for monetary help for promoting the cause of Allah’s religion, they are never miserly in spending their wealth for that purpose.
  12. metne dön, dipnot 12
    This includes both the obligatory and the voluntary fasts.

Aisha Bewley

Men and women who are Muslims, men and women who are muminun, men and women who are obedient, men and women who are truthful, men and women who are steadfast, men and women who are humble, men and women who give sadaqa, men and women who fast, men and women who guard their private parts, men and women who remember Allah much: Allah has prepared forgiveness for them and an immense reward.

Al-Hilali & Khan

Verily, the Muslims (those who submit to Allâh in Islâm) men and women, the believers men and women (who believe in Islâmic Monotheism), the men and the women who are obedient (to Allâh), the men and women who are truthful (in their speech and deeds), the men and the women who are patient (in performing all the duties which Allâh has ordered and in abstaining from all that Allâh has forbidden), the men and the women who are humble (before their Lord - Allâh), the men and the women who give Sadaqât (i.e. Zakât, and alms), the men and the women who observe Saum (fast) (the obligatory fasting during the month of Ramadân, and the optional Nawâfil fasting), the men and the women who guard their chastity (from illegal sexual acts) and the men and the women who remember Allâh much with their hearts and tongues [1] Allâh has prepared for them forgiveness and a great reward (i.e. Paradise).

Ali Quli Qarai

Indeed the muslim men and the muslim women, the faithful men and the faithful women, the obedient men and the obedient women, the truthful men and the truthful women, the patient men and the patient women, the humble men and the humble women, the charitable men and the charitable women, the men who fast and the women who fast, the men who guard their private parts and the women who guard, the men who remember Allah greatly and the women who remember [Allah greatly] —Allah holds in store for them forgiveness and a great reward.

Amatul Rahman Omar

Verily, Allâh has in store protection (from faults) and a great reward for the men and women who submit themselves (to the will of God), and for the men and women who believe, and for the men and women who are obedient to Allâh, and for the men and women who are patiently persevering (in their faith and righteousness,) and for the men and women who are humble (before God) and for the men and women who give alms and for the men and women who fast and for the men and women who guard their chastity, and for the men and women who remember and glorify Allâh (with all His praises) again and again.

Arthur John Arberry

Men and women who have surrendered, believing men and believing women, obedient men and obedient women, truthful men and truthful women, enduring men and enduring women, humble men and humble women, men and women who give in charity, men who fast and women who fast, men and women who guard their private parts, men and women who remember God oft -- for them God has prepared forgiveness and a mighty wage.

Bijan Moeinian

Know that the men and women who are submissive [to the will of God], believer, obedient, truthful, patient, bow down and prostrate to God, engage in charitable actions, fast when they are supposed to, avoid nudity and teasing through body language and remember God by reciting His Words frequently are protected by God’s mercy and forgiveness and there is a big reward in reserve for them.

E. Henry Palmer

Verily, men resigned and women resigned, and believing men and believing women, and devout men and devout women, and truthful men and truthful women, and patient men and patient women, and humble men and humble women, and almsgiving men and almsgiving women, and fasting men and fasting women, and men who guard their private parts and women who guard their private parts, and men who remember God much, and women who remember Him,- God has prepared for them forgiveness and a mighty hire.

Edip-Layth

Surely, the peacefully surrendering men, and the peacefully surrendering women, the acknowledging men, and the acknowledging women, the obedient men, and the obedient women, the truthful men, and the truthful women, the patient men, and the patient women, the humble men, and the humble women, the charitable men, and the charitable women, the fasting men, and the fasting women, the men who guard their private parts, and the women who similarly guard, and the men who commemorate God frequently, and the commemorating women; God has prepared for them a forgiveness and a great recompense.

George Sale

Verily the Moslems of either sex, and the true believers of either sex, and the devout men, and the devout women, and the men of veracity, and the women of veracity, and the patient men, and the patient women, and the humble men and the humble women, and the alms-givers of either sex, and the men who fast, and the women who fast, and the chaste men, and the chaste women, and those of either sex who remember God frequently; for them hath God prepared forgiveness, and a great reward.

Hamid S. Aziz

And keep in mind what is recited in your houses of the revelations of Allah and the wisdom. Verily, Allah is Subtile, Aware.

Mahmoud Ghali

Surely (for) male Muslims and female Muslims, and male believers and female believers, and devout males and devout females and sincere males and sincere females, and patient males and patient females, and submissive males and submissive females, and male donators and female donators, and fasting males and fasting females, and males who preserve their private parts and females who preserve their private parts, and males who are much mindful of Allah and females who are much mindful of Allah - for them Allah has prepared forgiveness and a magnificent reward.

Marmaduke Pickthall

Lo! men who surrender unto Allah, and women who surrender, and men who believe and women who believe, and men who obey and women who obey, and men who speak the truth and women who speak the truth, and men who persevere (in righteousness) and women who persevere, and men who are humble and women who are humble, and men who give alms and women who give alms, and men who fast and women who fast, and men who guard their modesty and women who guard (their modesty), and men who remember Allah much and women who remember - Allah hath prepared for them forgiveness and a vast reward.

Mohamed Ahmed - Samira

Verily men and women who have come to submission, men and women who are believers, men and women who are devout, truthful men and truthful women, men and women with endurance, men and women who are modest, men and women who give alms, men and women who observe fasting, men and women who guard their private parts, and those men and women who remember God a great deal, for them God has forgiveness and a great reward.

Muhammad Asad

VERILY, for all men and women who have surrendered themselves unto God, and all believing men and believing women, and all truly devout men and truly devout women, and all men and women who are true to their word, and all men and women who are patient in adversity, and all men and women who humble themselves [before God], and all men and women who give in charity, and all self-denying men and self-denying women, and all men and women who are mindful of their chastity, and all men and women who remember God unceasingly: for [all of] them has God readied forgiveness of sins and a mighty reward.

Mustafa Khattab

Surely ˹for˺ Muslim men and women, believing men and women,[1] devout men and women, truthful men and women, patient men and women, humble men and women, charitable men and women, fasting men and women, men and women who guard their chastity, and men and women who remember Allah often—for ˹all of˺ them Allah has prepared forgiveness and a great reward.

Progressive Muslims

Surely, the surrendering men, and the surrendering women, the believing men, and the believing women, the obedient men, and the obedient women, the truthful men, and the truthful women, the patient men, and the patient women, the humble men, and the humble women, the charitable men, and the charitable women, the fasting men, and the fasting women, the men who keep covered their private parts, and the women who similarly keep covered, and the men who commemorate God frequently, and the commemorating women; God has prepared for them a forgiveness and a great recompense.

Rashad Khalifa

The submitting men, the submitting women, the believing men, the believing women, the obedient men, the obedient women, the truthful men, the truthful women, the steadfast men, the steadfast women, the reverent men, the reverent women, the charitable men, the charitable women, the fasting men, the fasting women, the chaste men, the chaste women, and the men who commemorate GOD frequently, and the commemorating women; GOD has prepared for them forgiveness and a great recompense.

Sahih International

Indeed, the Muslim men and Muslim women, the believing men and believing women, the obedient men and obedient women, the truthful men and truthful women, the patient men and patient women, the humble men and humble women, the charitable men and charitable women, the fasting men and fasting women, the men who guard their private parts and the women who do so, and the men who remember Allah often and the women who do so - for them Allah has prepared forgiveness and a great reward.

Sam Gerrans

The submitting men, and the submitting women, and the believing men, and the believing women, and the humbly obedient men, and the humbly obedient women, and the truthful men, and the truthful women, and the patient men, and the patient women, and the humble men, and the humble women, and the men who give charity, and the women who give charity, and the men who fast, and the women who fast, and the men who preserve their chastity, and the women who preserve, and the men who remember God much, and the women who remember — God has prepared for them forgiveness and a great reward.

Shabbir Ahmed

Verily, for: Muslim men and Muslim women. Believing men and believing women. Committed men and committed women (committed to Allah's Cause). Truthful men and truthful women. Steadfast men and steadfast women. Humble men and humble women. Charitable men and charitable women. Abstaining men and abstaining women (abstaining from all vices). Chaste men and chaste women. Men who remember Allah much and women who remember (Him much). (For them) Allah has readied the protection of forgiveness and an Immense Reward. (3:194), (4:124).

Syed Vickar Ahamed

Verily, the Muslim men and women— The believing men and women— The (deeply) religious men and women— The true men and women— The men and women who are patient and constant— The men and women who make themselves humble (before Allah)— The men and women who give charity— The men and women who fast— The men and women who guard their chastity— And the men and women who remember Allah much— With their hearts and (words on) their tongues; For them (such men and women) Allah has prepared forgiveness and great reward.

Taqi Usmani

Surely, Muslim men and Muslim women, believing men and believing women, devout men and devout women, truthful men and truthful women, patient men and patient women, humble men and humble women, and the men who give Sadaqah (charity) and the women who give Sadaqah, and the men who fast and the women who fast, and the men who guard their private parts (against evil acts) and the women who guard (theirs), and the men who remember Allah much and the women who remember (Him) - for them, Allah has prepared forgiveness and a great reward.

The Monotheist Group

Surely, the submitting males, and the submitting females, the believing males, and the believing females, the dutiful males, and the dutiful females, the truthful males, and the truthful females, the patient males, and the patient females, the humble males, and the humble females, the charitable males, and the charitable females, the fasting males, and the fasting females, the males who keep covered their private parts, and the females who similarly keep covered, and the males who commemorate God frequently, and the commemorating females; God has prepared for them a forgiveness and a great recompense.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Ahzâb suresi, 35. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Ahzâb suresi, 35. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Ahzâb suresi, 35. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩