Diyanet İşleri
Allah'ın, kendisine farz kıldığı şeyleri yerine getirmesi konusunda peygambere bir darlık yoktur. Daha önce gelip geçen peygamberler hakkında da Allah'ın kanunu böyledir. Allah'ın emri, kesinleşmiş bir hükümdür.
Ahzâb suresi
Ahzâb suresi, 38. ayet. مَّا كَانَ عَلَى ٱلنَّبِىِّ مِنْ حَرَجٍ فِيمَا فَرَضَ ٱللَّهُ لَهُۥ سُنَّةَ ٱللَّهِ فِى ٱلَّذِينَ خَلَوْا۟ مِن قَبْلُ وَكَانَ أَمْرُ ٱللَّهِ قَدَرًا مَّقْدُورًا
mâ kâne `ale-nnebiyyi min ḥaracin fîmâ feraḍa-llâhü leh. sünnete-llâhi fi-lleẕîne ḫalev min ḳabl. vekâne emru-llâhi ḳaderam maḳdûrâ.
Allah'ın, kendisine farz kıldığı şeyleri yerine getirmesi konusunda peygambere bir darlık yoktur. Daha önce gelip geçen peygamberler hakkında da Allah'ın kanunu böyledir. Allah'ın emri, kesinleşmiş bir hükümdür.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Müslüman erkekler ve kadınlar; Zeyd; peygamberlerin sonuncusu Ahzâb 35–40 3
Şüphesiz müslüman erkeklerle müslüman kadınlar, mü'min erkeklerle mü'min kadınlar, itaatkar erkeklerle itaatkar kadınlar, doğru erkeklerle doğru kadınlar, sabreden erkeklerle sabreden kadınlar, Allah'a derinden saygı duyan erkekler, Allah'a derinden saygı duyan kadınlar, sadaka veren erkeklerle sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkeklerle oruç tutan kadınlar, namuslarını koruyan erkeklerle namuslarını koruyan kadınlar, Allah'ı çokça anan erkeklerle çokça anan kadınlar var ya, işte onlar için Allah bağışlanma ve büyük bir mükafat hazırlamıştır.
Allah ve Resulü bir iş hakkında hüküm verdikleri zaman, hiçbir mü'min erkek ve hiçbir mü'min kadın için kendi işleri konusunda tercih kullanma hakları yoktur. Kim Allah'a ve Resulüne karşı gelirse, şüphesiz ki o apaçık bir şekilde sapmıştır.
Hani sen Allah'ın kendisine nimet verdiği, senin de (azat etmek suretiyle) iyilikte bulunduğun kimseye, "Eşini nikahında tut (onu boşama) ve Allah'tan sakın" diyordun. İçinde, Allah'ın ortaya çıkaracağı bir şeyi gizliyor ve insanlardan çekiniyordun. Oysa kendisinden çekinmene Allah daha layıktı. Zeyd, eşinden yana isteğini yerine getirince (eşini boşayınca), onu seninle evlendirdik ki, eşlerinden yana isteklerini yerine getirdiklerinde (onları boşadıklarında), evlatlıklarının eşleriyle evlenmeleri konusunda mü'minlere bir zorluk olmasın. Allah'ın emri mutlaka yerine getirilmiştir.
Allah'ın, kendisine farz kıldığı şeyleri yerine getirmesi konusunda peygambere bir darlık yoktur. Daha önce gelip geçen peygamberler hakkında da Allah'ın kanunu böyledir. Allah'ın emri, kesinleşmiş bir hükümdür.
Daha önce gelip geçen o peygamberler, Allah'ın vahiylerini tebliğ eden, Allah'tan korkan, başka hiç kimseden korkmayan kimselerdir. Allah, hesap görücü olarak yeter.
Muhammed, sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir. Fakat o, Allah'ın Resulü ve nebilerin sonuncusudur. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.
Ey iman edenler! Allah'ı çokça zikredin.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
38. Bu buyruk Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e hanımlarının çokluğu hususunda ileri sürülen bir itirazı reddetmekte ve bunun, itiraz ve tenkidi gerektirmeyen bir husus olduğunu ifade etmektedir: “Allah’ın kendisine farz (ve helal) kıldığı konularda” yani onun için takdir etmiş olduğu hanımlarda “Peygambere hiçbir vebal” günah “yoktur.” Çünkü böyle bir şeyi Allah, önceki peygamberlere mubah kıldığı gibi ona da mubah kılmıştır. Bundan dolayı da şöyle buyurmaktadır:
“Allah’ın daha önce geçen (peygamberler) hakkındaki sünneti/kanunu da budur. Allah’ın emri mutlaka yerini bulan bir kaderdir.” Mutlaka tahakkuk eder, gerçekleşir.
Daha sonra Yüce Allah daha önce geçenlerin ve bu sünnete/kanuna tâbi olanların kimler olduklarını söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Nebi, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-’e evlatlık edinme yolu ile evlat edindiği oğlunun hanımı ile Allah’ın kendisine helal kıldığı şekilde nikâhlanmasında bir günah yahut bir sıkıntı yoktur. O, bu hususta kendisinden önceki peygamberlerin yoluna tabi olmaktadır. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bu hususta bu işi yapan ilk peygamber değildir. Allah’ın hakkında hüküm vermiş olduğu bu husus yani evliliğin tamamlanması ve evlatlığın iptal edilmesi, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-’in kendi görüşü yahut seçimi değildir, kesinlikle gerçekleşecektir ve buna engel olacak hiçbir kimse yoktur.
Aynı kök: حرج (15 geçiş) · Aynı kök: فرض (18 geçiş) · Ortak kavram: Nübüvvet
Ey Peygamber! Biz sana mehirlerini verdiğin eşlerini, Allah'ın sana ganimet olarak verdiklerinden elinin altında bulunan kadınları; seninle beraber…
Aynı kök: فرض (18 geçiş) · Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü
Kendilerine el sürmeden ya da mehir belirlemeden kadınları boşarsanız size bir günah yoktur. (Bu durumda) -eli geniş olan gücüne göre, eli dar olan…
Aynı kök: سنن (21 geçiş) · Aynı kök: خلو (28 geçiş)
Sizden önce(ki milletlerin başından) nice olaylar gelip geçmiştir. Yeryüzünde gezin dolaşın da yalanlayanların sonunun nasıl olduğunu bir görün.
Aynı kök: سنن (21 geçiş) · Aynı kök: خلو (28 geçiş)
Önceki milletlerin (helakine dair Allah'ın) kanunu geçmiş iken onlar buna (Kur'an'a) inanmazlar.
Aynı kök: سنن (21 geçiş) · Aynı kök: خلو (28 geçiş)
Daha önce gelip geçenler hakkında da Allah'ın kanunu böyledir. Allah'ın kanununda asla değişme bulamazsın.
Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü · Ortak kavram: Nübüvvet
Ey iman edenler! Allah'a içtenlikle tövbe edin. Umulur ki, Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter, peygamberi ve onunla birlikte iman edenleri…
Aynı kök: حرج (15 geçiş)
Hayır! Rabbine andolsun ki onlar, aralarında çıkan çekişmeli işlerde seni hakem yapıp, sonra da verdiğin hükme, içlerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın,…
Aynı kök: حرج (15 geçiş)
Ey iman edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi ve -başlarınıza mesh edip- her iki topuğa kadar da ayaklarınızı…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Allah'ın, kendisine farz kıldığı (bu) şeyde Peygamber'e herhangi bir vebal yoktur. Daha önce geçenler arasında da Allah'ın kanunu (buydu). Allah'ın emri belirlenmiş bir ölçüdür.
Allah'ın kendisini mecbur tuttuğu suç isnat edilemez. Allah'ın bu sünneti, daha önce gelip geçmiş olan (peygamberler) için de geçerliydi: sonuçta Allah'ın emri ölçülüp biçildiği gibi gerçekleşmiş oldu.
(O halde,) Allah'ın kendisi için takdir ettiği şeyi (yapmasından dolayı) Peygamber'e hiçbir suç isnad edilemez. (Gerçekte, bu) sizden önce gelip geçenler için de Allah'ın bir uygulamasıydı; ve (şunu unutma ki) Allah'ın iradesi mutlaka tecelli eder.
Allah'ın kendisine zorunlu kıldıklarında O Nebi'ye sorumluluk yoktur! Bu, önceden geçmişler içinde de Sünnetullah'tır. . . Allah'ın hükmü, planlanmış (yerine gelmesi kesin) bir kaderdir!
Allah'ın kendisine farz kıldığı bir şey(i yerine getirme)de peygamber üzerine hiçbir güçlük yoktur. (Bu,) daha önce gelip geçen (ümmet)lerde Allah'ın bir sünnetidir. Allah'ın emri, takdir edilmiş bir kaderdir.
Allah'ın, kendisine helâl kıldığı şeyde Peygamber'e herhangi bir vebâl yoktur. Önce gelip geçenler arasında da Allah'ın âdeti böyle idi. Allah'ın emri mutlaka yerine gelecek, yazılmış bir kaderdir.
Allah'ın, Onun için uygun gördüğünde, peygambere hiçbir engel yoktur. Allah'ın Yasası, öteden beri böyle gelip geçmiştir. Çünkü Allah'ın buyruğu, kaçınılmaz bir yazgıdır.
Allah'ın emrettiği bir şeyde peygamberine hiçbir sıkıntı yoktur. Bu, Allah'ın daha önce gelip geçmişlere uyguladığı bir yasasıdır. Allah'ın emri, mutlaka yerini bulur.
ALLAH'ın kendisine yasallaştırdığı bir konuda peygambere herhangi bir engel yoktur. Bu, öteden beri, gelmiş geçmişlere uygulanan ALLAH'ın sünneti (yasası) dır. ALLAH'ın emri, belirlenmiş ve kesinleşmiştir. dipnot 1
ALLAH'ın kendisine yasallaştırdığı bir konuda peygambere herhangi bir engel yoktur. Bu, öteden beri, gelmiş geçmişlere uygulanan ALLAH'ın sünneti (yasası) dır. ALLAH'ın emri, belirlenmiş ve kesinleşmiştir.
Peygambere, Allah'ın takdir ettiği, mübah kıldığı şeyde bir darlık yoktur. Bundan önce geçen bütün peygamberler hakkında Allah'ın adeti öyledir. Allah'ın emri biçilmiş bir kaderdir.
Peygambere Allahın takdir ettiği, mubah kıldığı şeyde bir darlık yoktur, bundan evvel geçen bütün Peygamberler hakkında Allahın sünneti böyle ve Allahın emri biçilmiş bir kader bulunuyor
Nebi, Allah'ın farz kılması gereği olarak bir şeyi yapmasından dolayı suçlanamaz. Bu, daha önceki toplumlarda da geçerli olan Allah'ın yasasıdır. Allah'ın emri, takdir edilmiş bir kaderdir. dipnot 1
Nebi, Allah'ın farz kılması gereği olarak bir şeyi yapmasından dolayı suçlanamaz. Bu, daha önceki toplumlarda da geçerli olan Allah'ın yasasıdır. Allah'ın emri, kesinleşmiş bir yazgıdır.
Nebi, Allah'ın emri gereği bir şeyi yapmasından dolayı suçlanamaz. Bu, daha önceki toplumlarda da geçerli olan Allah'ın yasasıdır. Allah'ın emri, kesinleşmiş bir yazgıdır.
Tanrı'nın kendisine farz kıldığı bir şey(i yerine getrrme)de peygamber üzerine hiçbir güçlük yoktur. (Bu,) daha önce gelip geçen (ümmet)lerde Tanrı'nın bir sünnetidir. Tanrı'nın buyruğu takdir edilmiş bir kaderdir.
Peygamberlerin üstüne Allahın, farz etdiği herhangi bir şey (i ifa etmesin) de hiçbir vebal olmaz. (Nitekim) daha evvel geçmiş (peygamber) lerde de Allah bu aadeti (bir kanun yapmışdır). Allahın emri, behemehal yerini bulan bir kaderdir.
Allah'ın, kendisine farz kıldığı şeylerde peygamberine herhangi bir güçlük yoktur. Allah'ın önceden geçmişler hakkındaki sünnetidir. Ve Allah'ın emri, gereği gibi yerine gelmiştir.
(37-40) Bir vakit Allah’ın nimet verdiği ve senin de nimet verdiğin birine diyordun ki zevceni nikahında tut , Allahtan sakın. Nefsinde olanı ve Allah’ın açığa çıkaracağı şeyi de insanlardan duyduğun tedirginlikten dolayı gizliyordun. Allah, işte o, gerçekten tedirgin olunacak olandır. Ne zaman ki Zeyd ondan boşandı, biz de onu sana zevce yaptık , müminlere evlatlıklarının boşadığı zevceleri ile evlenmelerinde bir darlık olmaması için sana zevce yaptık. Allah emri, yapılandır. Nebi ye Allah’ın farz ettiği bir şeyde h erhangi bir darlık yoktur, Allah’ın gelmiş geçmiş sünnetinde de durum böyledir , Allah’ın emri takdir edilen bir takdirdir . Onlar ki Allah’ın mesajlarını açıklarlar, ondan tedirgin olurlar, Allah’tan başkasından tedirgin olmazlar , h esaba çeken olarak Allah yeterlidir. Muhammed erkeklerinizden herhangi birinizin babası değildir ve lakin Allah’ın Resulüdür ve Bildiricilerin / Nebilerinin sonuncusudur. Allah her şeyi bilendir.
Allah'ın, peygambere farz kıldığı şeylerde ona bir güçlük yoktur. Bu, Allah'ın önceden geçmişler hakkındaki sünnetidir. Allah’ın emri, kesinleşmiş bir takdirdir/hükümdür.
Allah'n kendisine takdir ettiği bir şeyi yerine getirmekte, Peygambere herhangi bir güçlük yoktur. Sizden önce geçenler arasında da Allah'ın yasası böyle idi. Allah'ın emri, olup bitmiş bir şeydir.
Allah'ın, nebisine farz kıldıklarında ona sıkıntı verecek bir şey olmaz dipnot 1 . Allah'ın, öncekilere uyguladığı sünneti böyledir. Allah'ın işi ölçülü biçilidir dipnot 2 .
Allah'ın, Nebisi için farz kıldıklarında sıkıntı doğuracak bir şey yoktur. Bu, Allah'ın bundan öncekilere de uyguladığı yasasıdır. Allah'ın emri ölçülü biçilidir.
Allah’ın kendisine helal kıldığı şeyde Peygamber'e bir günah yoktur. Bundan önce gelip geçen (peygamber)ler içinde Allah'ın sünneti (böyle)dir. Allah’ın emri yerine gelecek takdir olunan bir kaderdir.
Allah'ın kendisine uygun gördüğü şeyde peygambere bir günah yoktur. Daha önce geçenler için Allah'ın kanunu budur. Allah'ın emri yerine gelecek bir hükümdür.
Allah'ın kendisine farz kıldığı şeyde peygambere hiçbir vebal yoktur. Daha önce gelip geçmişlerde de Allah'ın yolu, yöntemi buydu. Allah'ın emri, belirlenmiş bir kaderdir/ölçüdür.
The Prophet incurs no blame nor does he stand at the mark of criticism when he carries into effect an edict issued by Allah; a mode of action Allah had pursued with the prophets of old. And Allah's edict has always been determinable, authoritatively decided and definitely ascertained.
the Prophet is not at fault for what God has ordained for him. This was God’s practice with those who went before- God’s command must be fulfilled-
There can be no difficulty to the Prophet in what Allah has indicated to him as a duty. It was the practice (approved) of Allah amongst those of old that have passed away. And the command of Allah is a decree determined.
There could be no hindrance to the Prophet regarding what Allah ordained for him. dipnot 1 Such has been Allah's Way (with the Prophets) who went before. Allah's command is a decree firmly determined. dipnot 2
There is no restriction on the Prophet regarding anything Allah allots to him. This was Allah’s pattern with those who passed away before – and Allah’s command is a pre-ordained decree –
There is no blame on the Prophet (صلى الله عليه وسلم) in that which Allâh has made legal for him. That has been Allâh’s Way with those who have passed away of (the Prophets of) old. And the Command of Allâh is a decree determined.
There is no blame on the Prophet in respect of that which Allah has made lawful for him: Allah’s precedent with those who passed away earlier —and Allah’s commands are ordained by a precise ordaining—
No blame shall lie on the Prophet for (doing) that which Allâh has made incumbent upon him. (Such indeed has been) the law of Allâh with regard to those (Prophets) who have passed away. Indeed, the command of Allâh is a decree that is made absolute;
There is no fault in the Prophet, touching what God has ordained for him -- God's wont with those who passed away before; and God's commandment is doom decreed;
There is nothing wrong with the Prophet’s following the order of God [this indicates that the Prophet’s marriage with his adopted son’s Ex-wife was an order]. The previous Prophets also had to obey the Lord’s orders; God’s command is a settled decree.
There is no hindrance to the prophet about what God has ordained for him;-(such was) the course of God with those who have passed away before, - and God's bidding is a decreed decree!
There is no blame on the prophet in doing anything that God has decreed upon him. Such was God's sunna with the people of old. God's command is a determined duty.
No crime is to be charged on the prophet, as to what God hath allowed him, conformable to the ordinance of God with regard to those who preceded him, -- for the command of God is a determinate decree, --
And when you said to him to whom Allah had shown favour and to whom you had shown a favour, "Keep your wife to yourself and be careful of (your duty to) Allah"; and you concealed in your soul what Allah would bring to light, and you feared men, whereas Allah had a greater right that you should fear Him. But when Zaid had accomplished the necessary formalities (of divorce) from her, We gave her to you (Muhammad) as a wife, so that there should be no difficulty for the believers in respect of the wives of their adopted sons, when they have accomplished the formalities of divorce from them. The commands of Allah shall be performed (fulfiled).
In no way is there any restriction on the Prophet concerning what Allah has ordained for him. (This is) the Enactment of Allah with the ones who passed away earlier- and the Command of Allah has (always) been a perfectly determined determination-
There is no reproach for the Prophet in that which Allah maketh his due. That was Allah's way with those who passed away of old - and the commandment of Allah is certain destiny -
There is no constraint on the Prophet in what God has decreed for him. This has been the way of God with (apostles) who have gone before you, and God's command is a determined act.
[Hence, ] no blame whatever attaches to the Prophet for [having done] what God has ordained for him. [Indeed, such was] God’s way with those that have passed away aforetime and [remember that] God’s will is always destiny absolute-;
There is no blame on the Prophet for doing what Allah has ordained for him. That has been the way of Allah with those ˹prophets˺ who had gone before. And Allah’s command has been firmly decreed.
There is no blame on the prophet in doing anything that God has decreed upon him. Such was God's way with the people of old. And God's command is a determined duty.
The prophet is not committing an error by doing anything that is made lawful by GOD. Such is GOD's system since the early generations. GOD's command is a sacred duty.
There is not to be upon the Prophet any discomfort concerning that which Allah has imposed upon him. [This is] the established way of Allah with those [prophets] who have passed on before. And ever is the command of Allah a destiny decreed.
There is no blame upon the Prophet concerning what God ordained for him. The practice of God among those who passed away before — and the command of God is a destiny decreed —
There can be no difficulty to the Prophet in what Allah has assigned unto him as a duty. That was Allah's Law for those who passed on before (the previous prophets). And the Command of Allah is a well-determined Decree.
There can be no blame for the Prophet in what Allah has made legal for him. It was done by those in the old and past days (and approved) by Allah; And the Command of Allah is a decision made.
There is no problem for the prophet in (doing) what Allah has prescribed for him, a customary practice of Allah in the case of those who have gone before - and Allah’s command is pre-determined by destiny -
There is no blame on the prophet in doing anything that God has decreed upon him. Such was the way of God with the people of old. And the command of God is a determined duty.