Bakara suresi

Bakara suresi, 236. ayet

Bakara suresi, 236. ayet. لَّا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ إِن طَلَّقْتُمُ ٱلنِّسَآءَ مَا لَمْ تَمَسُّوهُنَّ أَوْ تَفْرِضُوا۟ لَهُنَّ فَرِيضَةً وَمَتِّعُوهُنَّ عَلَى ٱلْمُوسِعِ قَدَرُهُۥ وَعَلَى ٱلْمُقْتِرِ قَدَرُهُۥ مَتَٰعًۢا بِٱلْمَعْرُوفِ حَقًّا عَلَى ٱلْمُحْسِنِينَ

lâ cünâḥa `aleyküm in ṭallaḳtümü-nnisâe mâ lem temessûhünne ev tefriḍû lehünne ferîḍah. vemetti`ûhünn. `ale-lmûsi`i ḳaderuhû ve`ale-lmuḳtiri ḳaderuhü. metâ`am bilma`rûf. ḥaḳḳan `ale-lmuḥsinîn.

Diyanet İşleri

Kendilerine el sürmeden ya da mehir belirlemeden kadınları boşarsanız size bir günah yoktur. (Bu durumda) -eli geniş olan gücüne göre, eli dar olan da gücüne göre olmak üzere- onlara, aklın ve dinin gereklerine uygun olarak müt'a verin. Bu, iyilik yapanlar üzerinde bir borçtur.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Bakara 233–239 · surenin 236. ayeti / 286

Konu Boşanma, emzirme, vefat iddeti ve mehir Bakara 229–237 3

  1. Bakara 233

    -Emzirmeyi tamamlamak isteyenler için- anneler çocuklarını iki tam yıl emzirirler. Onların (annelerin) yiyeceği, giyeceği, örfe uygun olarak babaya aittir. Hiçbir kimseye gücünün üstünde bir yük ve sorumluluk teklif edilmez. -Hiçbir anne ve hiçbir baba çocuğu sebebiyle zarara uğratılmasın- (Baba ölmüşse) mirasçı da aynı şeyle sorumludur. Eğer (anne ve baba) kendi aralarında danışıp anlaşarak (iki yıl dolmadan) çocuğu sütten kesmek isterlerse, onlara günah yoktur. Eğer çocuklarınızı (bir sütanneye) emzirtmek isterseniz, örfe uygun olarak vereceğiniz ücreti güzelce ödediğiniz takdirde size bir günah yoktur. Allah'a karşı gelmekten sakının ve bilin ki, Allah, yapmakta olduklarınızı hakkıyla görendir.

  2. Bakara 234

    İçinizden ölenlerin geride bıraktıkları eşleri, kendi kendilerine dört ay on gün (iddet) beklerler. Sürelerini bitirince artık kendileri için meşru olanı yapmalarında size bir günah yoktur. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

  3. Bakara 235

    (Vefat iddeti beklemekte olan) kadınlara kendileri ile evlenmek istediğinizi üstü kapalı olarak anlatmanızda veya bu isteğinizi içinizde saklamanızda sizin için bir günah yoktur. Allah biliyor ki, siz onlara (bunu er geç mutlaka) söyleyeceksiniz. Meşru sözler söylemeniz dışında sakın onlarla gizliden gizliye buluşma yönünde sözleşmeyin. Bekleme müddeti bitinceye kadar da nikah yapmaya kalkışmayın. Şunu da bilin ki, Allah içinizden geçeni hakkıyla bilir. Onun için Allah'a karşı gelmekten sakının ve yine şunu da bilin ki Allah gerçekten çok bağışlayandır, halimdir. (Hemen cezalandırmaz, mühlet verir.)

  4. 236

    Kendilerine el sürmeden ya da mehir belirlemeden kadınları boşarsanız size bir günah yoktur. (Bu durumda) -eli geniş olan gücüne göre, eli dar olan da gücüne göre olmak üzere- onlara, aklın ve dinin gereklerine uygun olarak müt'a verin. Bu, iyilik yapanlar üzerinde bir borçtur.

  5. Bakara 237

    Eğer onlara mehir tespit eder de kendilerine el sürmeden boşarsanız, tespit ettiğiniz mehrin yarısı onlarındır. Ancak kadının, ya da nikah bağı elinde bulunanın (kocanın, paylarından) vazgeçmesi başka. Bununla birlikte (ey erkekler), sizin vazgeçmeniz takvaya (Allah'a karşı gelmekten sakınmaya) daha yakındır. Aranızda iyilik yapmayı da unutmayın. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir.

  6. Bakara 238

    Namazlara ve orta namaza devam edin. Allah'a gönülden boyun eğerek namaza durun.

  7. Bakara 239

    Eğer (bir tehlikeden) korkarsanız, namazı yaya olarak veya binek üzerinde kılın. Güvenliğe kavuşunca da, Allah'ı, daha önce bilmediğiniz ve onun size öğrettiği şekilde anın (namazı normal vakitlerdeki gibi kılın).

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

236. Yani ey kocalar, kadınlarla ilişki kurmadan veya onlar için henüz mehir tayin etmeden önce onları boşamanızda bir vebal ve günah yoktur Her ne kadar bu davranış kadınlar için bir kırgınlığa sebep ise de onların bu kırgınlığı onları faydalandırmak sureti ile giderilir. O bakımdan “onları… faydalandırın”, bu üzerinize vazifedir. Bu da onların gönüllerini hoş etmek ve kırgınlıklarını gidermek için onlara bir miktar mal (mut’a) vermenizle olur. Yine bu, “eli geniş olan kendi halince fakir olan da kendi halince olmak üzere” olur ki bu da örfe göre belirlenir. Şartların değişmesine göre de değişiklik arz eder. Bundan dolayı “maruf bir şekilde faydalandırınız” diye buyrulmaktadır.

Bu da “ihsan edenler üzerine bir haktır.” Yerine getirilmesi gereken bir borçtur. Onlar, bu durumdaki hanımların bu haklarını düşürmek hakkına sahip değildirler. Erkekler kadınların bu şekilde kendilerine meyledip evliliği arzulamalarına ve kalplerinin kendilerine bağlanmasına sebep olduktan sonra onların bu arzularını yerine getirmedikleri takdirde bunun karşılığında o hanımlara mut’a vermelidirler.

Gerçekten Yüce Allah’ın bu ilâhi hükmü ne kadar da güzeldir! Bu hükmü koyanın hikmetine ve rahmetine ne büyük bir delildir! Yakin sahibi bir topluluk için hükmü Allah’ınkinden daha güzel kim olabilir ki?

Bu âyet-i kerime ile mehirleri tayin edilmeden önce boşanan kadınların hükmü belirtilmişti. Daha sonra Yüce Allah kendilerine mehir tayin edilmiş kadınları söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Nikâh akdi yaptığınız eşlerinizi cinsel ilişkiye girmeden ve onlara vermeniz gerekli olan belli bir miktar mehirin sözünü vermeden önce boşamanızda bir günah yoktur. Eğer onları bu hal üzere boşarsanız mehir vermeniz zorunlu değildir. İster genişlik içinde çok malı olan bir kimse olsun, ister darlık içinde az malı olan bir kimse olsun gerekli olan eldeki imkânlar ölçüsünde kırgınlıklarını ortadan kaldıracak ve onların faydalanabileceği miktarda bir şey verilmesidir. Bu bağış, muamelelerinde ve yaptıklarında ihsan sahibi olan kimseler üzerine sabit bir haktır.

Kelimeler

25 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. لَّا la yoktur
  2. جُنَاحَ cunaha bir günah kök: جنح
  3. عَلَيْكُمْ aleykum size
  4. إِن in eğer
  5. طَلَّقْتُمُ tallektumu boşarsınız kök: طلق
  6. ٱلنِّسَآءَ n-nisa'e kadınları kök: نسو
  7. مَا ma
  8. لَمْ lem
  9. تَمَسُّوهُنَّ temessuhunne henüz dokunmadan kök: مسس
  10. أَوْ ev ya da
  11. تَفْرِضُوا۟ tefridu belirlemeden kök: فرض
  12. لَهُنَّ lehunne onlara
  13. فَرِيضَةًۭ ۚ ferideten mehir(lerini) kök: فرض
  14. وَمَتِّعُوهُنَّ ve mettiuhunne ve onları faydalandırsın kök: متع
  15. عَلَى ala
  16. ٱلْمُوسِعِ l-musii eli geniş olan kök: وسع
  17. قَدَرُهُۥ kaderuhu kendi gücü nisbetinde kök: قدر
  18. وَعَلَى ve ala
  19. ٱلْمُقْتِرِ l-muktiri eli dar olan da kök: قتر
  20. قَدَرُهُۥ kaderuhu kendi gücü nisbetinde kök: قدر
  21. مَتَـٰعًۢا metaan bir geçimlikle kök: متع
  22. بِٱلْمَعْرُوفِ ۖ bil-mea'rufi güzel kök: عرف
  23. حَقًّا hakkan bu bir borçtur kök: حقق
  24. عَلَى ala üzerine
  25. ٱلْمُحْسِنِينَ l-muhsinine iyilik edenlerin kök: حسن

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: فرض (18 geçiş) · Aynı kök: جنح (34 geçiş) · Aynı kök: نسو (59 geçiş)

    (Savaş esiri olarak) sahip olduklarınız hariç, evli kadınlar (da size) haram kılındı. (Bunlar) üzerinize Allah'ın emri olarak yazılmıştır. Bunların…

  • Aynı kök: طلق (23 geçiş) · Aynı kök: جنح (34 geçiş) · Aynı kök: عرف (71 geçiş)

    (Dönüş yapılabilecek) boşama iki defadır. Sonrası, ya iyilikle geçinmek, ya da güzellikle bırakmaktır. (Evlilikte) tarafların Allah'ın belirlediği…

  • Aynı kök: فرض (18 geçiş) · Aynı kök: طلق (23 geçiş) · Aynı kök: مسس (61 geçiş)

    Eğer onlara mehir tespit eder de kendilerine el sürmeden boşarsanız, tespit ettiğiniz mehrin yarısı onlarındır. Ancak kadının, ya da nikah bağı…

  • Aynı kök: وسع (32 geçiş) · Aynı kök: جنح (34 geçiş) · Aynı kök: عرف (71 geçiş)

    -Emzirmeyi tamamlamak isteyenler için- anneler çocuklarını iki tam yıl emzirirler. Onların (annelerin) yiyeceği, giyeceği, örfe uygun olarak babaya…

  • Aynı kök: طلق (23 geçiş) · Aynı kök: نسو (59 geçiş) · Aynı kök: عرف (71 geçiş)

    Kadınları boşadığınız ve onlar da bekleme sürelerini bitirdikleri zaman, ya onları iyilikle tutun yahut iyilikle bırakın. Haklarına tecavüz edip…

  • Aynı kök: طلق (23 geçiş) · Aynı kök: نسو (59 geçiş) · Aynı kök: عرف (71 geçiş)

    Kadınları boşadığınız ve onlar da bekleme sürelerini bitirdikleri zaman kendi aralarında aklın ve dinin gereklerine uygun olarak güzellikle…

  • Aynı kök: جنح (34 geçiş) · Aynı kök: نسو (59 geçiş) · Aynı kök: عرف (71 geçiş)

    (Vefat iddeti beklemekte olan) kadınlara kendileri ile evlenmek istediğinizi üstü kapalı olarak anlatmanızda veya bu isteğinizi içinizde saklamanızda…

  • Aynı kök: جنح (34 geçiş) · Aynı kök: عرف (71 geçiş) · Aynı kök: متع (70 geçiş)

    İçinizden ölüp geriye dul eşler bırakan erkekler, eşleri için, evden çıkarılmaksızın bir yıla kadar geçimlerinin sağlanmasını vasiyet etsinler. Ama…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

69 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Nikâhtan sonra) henüz dokunmadan (cinsel ilişkiye girmeden) veya onlar için belirli bir mehir belirlemeden kadınları boşarsanız size herhangi bir vebal yoktur. (Bu durumda) onlara ödemede bulunun: Güzel davrananlar üzerine bir borç olarak, zengin olan durumuna göre, fakir olan da durumuna göre uygun (bir ödemede bulunmalıdır).

Mustafa İslamoğlu

Kendilerine henüz dokunmadığınız ya da bir mehir tesbit etmediğiniz kadınları boşamanızda size bir vebal yoktur. Ne ki (bu durumda dahi) onlara destek olun! Eli geniş olan kendi takdirince, eli dar olan da gücü yettiği miktar makul bir biçimde geçimlik tedarik etsin! Bu, Allah'ı görür gibi inanan herkesin üzerine bir yükümlülüktür.

Muhammed Esed

Henüz dokunmadığınız veya mehir tespit etmediğiniz kadınları boşamanızda bir günah yoktur; ancak (böyle bir durumda bile) onlar için gerekli tedarikleri yapın; imkanları çok olan kendi gücüne dar olan da (yine) kendi gücüne göre adil şekilde bir tedarikte bulunsun; bu, güzel davranan herkesin üzerinde bir yükümlülüktür.

Ahmed Hulusi

Eğer kendileriyle yatmadan veya mehr tespit etmeden önce boşarsanız size bir suç yoktur. Onları faydalandırın. İmkanları geniş olan, kapasitesince, imkanları dar olan da kendi ölçüsünde örfte olduğu üzere faydalandırmalıdır (boşanan eşlerini). İhsan ediciler üzerine bir görevdir bu.

Ali Bulaç

Kendilerine el sürmediğiniz, mehirlerini tesbit etmediğiniz kadınları boşamanızda sizin için bir sakınca yoktur. Onları yararlandırın, zengin olan kendi gücü, darda olan da kendi gücü oranında, maruf (meşru ve örfe uygun) bir şekilde yararlandırsın. (Bu,) iyilik edenler üzerinde bir haktır.

Ali Özek ve heyeti

Nikâhtan sonra henüz dokunmadan veya onlar için belli bir mehir tayin etmeden kadınları boşarsanız bunda size herhangi bir günah yoktur.Bu durumda onlara hediye cinsinden bir şeyler verin. Zengin olan durumuna göre, fakir de durumuna göre vermelidir. Bu iyi davrananların şanına yakışır bir borçtur.

Ali Rıza Safa

El sürmediğiniz veya ödencelerini belirlemediğiniz kadınları boşamanızda size suç yoktur. Bu durumda, onları yararlandırın; olanakları geniş olan kendi gücüne göre, dar olan da kendi gücüne göre, adaletli bir biçimde yararlandırmalıdır. Güzel davrananların üzerine bir yükümlülüktür.

Bayraktar Bayraklı

Eğer kadınlarla cinsel ilişki kurmadan ve mehir kesmeden onları boşarsanız, bunda size bir günah yoktur. Ancak böyle durumlarda onları örfe uygun olarak faydalandırınız; imkanı geniş olan kendi gücüne, dar olan da kendi gücüne göre... Bu, güzel davrananlar üzerine bir yükümlülüktür.

Edip Yüksel

Henüz dokunmadan, yahut mehirlerini biçmeden önce kadınları boşamanızda bir sakınca yok. Bu durumda ödemede bulunun. Zengin, kendi gücü oranında, yoksul da kendi gücü oranında verdikleri zarara uygun bir tazminat vermeli. Bu, güzel davrananların görevidir. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Mehir, erkeğin kadına ödemesi gereken ekonomik bir güvencedir. Evlilik anlaşmasının gerekli olan bedelidir. Kadın, evlenmekle daha büyük bir risk alır. Çocuk sahibi olup da boşanmış kadınlar genelde boşanmış erkeklerden daha çok sıkıntı çeker. Kuran, kadının ayrılma veya boşanma durumunda belli bir süre geçimini sağlayabilecek bir imkana sahip olmasını ister. Böylece, kadınlar sokakta kalma korkusuyla kocalarının işkencesine katlanmazlar. Nikahtan önce iki taraf arasında tartışılarak karara bağlanan mehrin, başlık parası ile hiçbir ilgisi yoktur. Mehir, kadının hakkıdır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Henüz dokunmadan, yahut mehirlerini biçmeden önce kadınları boşamanızda bir sakınca yok. Bu durumda ödemede bulunun. Zengin, kendi gücü oranında, yoksul da kendi gücü oranında verdikleri zarara uygun bir tazminat vermeli. Bu, güzel davrananların görevidir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Eğer kadınları, kendilerine el sürmeden veya mehir belirlemeden boşadınızsa, bunun size bir sakıncası yoktur. Ancak onlara yararlanacakları birşey verin, varlıklı olan durumuna göre, darlık içinde olan da gücüne göre güzellikle bir mal vermelidir. Bu, iyilik severler üzerine borç bir haktır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Eğer kadınları kendilerine el sürmeden veyahud bir mehir kesmeden boşadınızsa olmaz değil şu kadar ki onları müstefid edin, eli geniş olan kaderince, eli dar olan da kaderince ve güzellikle bir müt'a verin, bu, muhsinler üzerine borc bir haktır

Erhan Aktaş

Dokunmadığınız veya onlar için farz kılınanı dipnot 1 henüz farz kılmadığınız dipnot 2 kadınları boşamanızda bir sorumluluk yoktur. Ancak onları yararlandırın. Maddi durumu iyi olan kendi imkanına göre, iyi olmayan da kendi imkanına göre onları meşru bir şekilde yararlandırsın. Bu, iyi kimselerin üzerinde bir haktır.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Mehir. Evlilik sözleşmesinde erkeğin eşine verdiği bedel.
  2. metne dön, dipnot 2
    Mehir miktarını kesinleştirmediğiniz. Nikah akdi yapmadığınız. Evlilik kararı almadığınız.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Dokunmadığınız veya onlar için farz kılınanı dipnot 1 henüz farz kılmadığınız dipnot 2 kadınları boşamanızda bir sorumluluk yoktur. Ancak onları faydalandırın. Maddi durumu iyi olan kendi imkanına göre, iyi olmayan da kendi imkanına göre onları meşru bir şekilde yararlandırsın. Bu, iyi kimselerin üzerinde bir haktır.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Mehir. Evlilik sözleşmesinde erkeğin eşine verdiği bedel.
  2. metne dön, dipnot 2
    Mihir miktarını kesinleştirmediğiniz. Nikah akdi yapmadığınız. Evlilik kararı almadığınız.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Henüz dokunmadığınız veya mehirlerini dipnot 1 daha tespit etmediğiniz kadınları boşamanız durumunda bir bedel ödemeseniz de olur. Ancak maddi durumu iyi olan kendi imkanına göre, iyi olmayan da kendi imkanına göre onları meşru bir şekilde yararlandırsın. Bu, iyi kimselerin üzerinde bir haktır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Evlilik sözleşmesinde erkeğin eşine verdiği bedel.

Gültekin Onan

Kendilerine el sürmediğiniz, mehirlerini tesbit etmediğiniz kadınları boşamanızda sizin için bir sakınca yoktur. Onları yararlandırın; zengin olan kendi gücü oranında, maruf bir şekilde yararlandırsın. (Bu) iyilik edenler üzerinde bir haktır.

Hasan Basri Çantay

Kendileriyle temas etmediğiniz, yahud kendilerine bir mehir ta'yin eylemediğiniz kadınları boşamışsanız (bunda) üzerinize vebal yokdur. Onları — zengin olan (ınız) kudretince, darda bulunan (ınız) da haalince (olmak üzere) — ma'ruf bir faide ile faidelendiriniz. Bu, iyilik etmek şiaarında bulunanların üzerine bir borcdur.

İbni Kesir

Temas etmediğiniz veya bir mehir kesmediğniz kadınları boşamışsanız, size vebal yoktur. Şu kadar ki, zengin olan kudretince, darda bulunan da halince ma'ruf bir fayda ile onları faydalandırmalıdır. Bu, iyilik edenlerin üzerine bir borçtur.

Mehmet Alagaş

(236-237) Kadınları herhangi bir temasınız olmadan ya da mehir farziyeti belirlemişken boşamanızda sizlere bir günah yoktur , onları imkânı geniş olan imkânı kudretince imkânı kısıtlı olanda o imkanına göre örfe uygun bir meta ile metalandırsınlar. (Temas olmamış yahut herhangi bir mehir konuşulmamış olsa dahi kadın masraf yapmış olabilir) Bu, güzel davrananlara bir sorumluluktur, eğer ki temas oluşmamış, mehir farziyeti belirlenmiş iken eğer boşarsanız, mehir farziyetinin yarısı onlarındır, ancak kadın yahut nikah yetkisini elinde bulunduran kişi o yarısını da bağışlarsa vermeniz gerekmez, bağışlamak sakınmaya / takvaya daha yakın olandır, aranızda ki fazlı unutmayın, Allah kesinlikle yaptıklarınızı görür.

Rowwad Tercüme Merkezi

Kadınlara temas edip, dokunmadan ve mehirlerini biçmeden, onları boşarsanız sizin üzerinize bir günah yoktur. Zengin olanlar kendi halince, fakir olanlar da yine kendi halince uygun bir şekilde onları (bir şeyler vererek) faydalandırın. Bu, iyilik sahiplerinin üzerine bir yükümlülüktür.

Süleyman Ateş

Henüz dokunmadan, ya da mehir kesmeden kadınları boşarsanız size bir günah yoktur. Ancak onları faydalandırın (bir miktar bir şey verin). Eli geniş olan, kendi gücü nisbetinde, eli dar olan da kendi kaderince güzel bir şekilde faydalandırmalı (herkes gücü ölçüsünde bir şey vermeli) dir. Bu, iyilik edenlerin üzerine bir borçtur.

Süleymaniye Vakfı

Henüz mehirlerini kesinleştirmediğiniz dipnot 1 kadınları, el sürmeden boşarsanız size bir günahı olmaz. Onlara; imkanı olan gücü ölçüsünde, darlık içinde olan da gücü ölçüsünde marufa uygun bir ödeme yapsın. dipnot 2 Bu, güzel davrananların boynuna borçtur. dipnot 3

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Mehir, evlenen erkeğin eşine vermek zorunda olduğu maldır. Miktarını eşler, karşılıklı anlaşma ile belirlerler (Nisa 4/4, 20-21, 24). Ayetteki "ev tefridu (أَوْ تَفْرِضُوا۟)" ifadesinin başındaki "ev (أَوْ)" edatına "veya" anlamı yerine "henüz" anlamı vermemiz, burada "ila en (إلى أن)" anlamında olması sebebiyledir (Muhyiddin Derviş, İ'rab'ul Kur'an). Bir sonraki ayette kendilerine el sürülmemiş ama mehri belirlenmiş kadınlardan bahsedildiği için bu ayet, kendilerine el sürülmemiş ve mehirleri belirlenmemiş kadınların durumunu anlatır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bakara 2/237'de kesinleşmiş mehrin yarısının verilmesi emredildiğine göre, "marufa uygun" yararlandırma, erkeğin imkanları dikkate alınarak belirlenen mehrin yarısı olur. Çünkü Allah, kimseye gücünün üstünde yük yüklemez (Bakara 2/233).
  3. metne dön, dipnot 3

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kadınları, mehirlerini dipnot 1 kesinleştirmeden ve ilişkiye girmeden boşamanızın size günahı olmaz. Onlara yararlanacakları şeyler verin. dipnot 2 İmkanı olan gücü ölçüsünde, darlık içinde olan da gücü ölçüsünde, marufa uygun olarak versin. Bu, güzel davrananlar üzerine bir borçtur.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Mehir, evlenen erkeğin, eşine vermek zorunda olduğu maldır. Miktarını eşler, karşılıklı anlaşma ile belirlerler.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bakara 237'de kesinleşmiş mehrin yarısının verilmesi emredildiğine göre, "marufa uygun" yararlandırma, erkeğin imkanları dikkate alınarak belirlenen emsal mehrin yarısı olur.

Şaban Britch

Kadınlara temas etmeden ve mehirlerini biçmeden, onları boşarsanız sizin üzerinize bir günah yoktur. Zengin olanlar güçleri ölçüsünde, fakir olanlar da yine güçleri ölçüsünde, uygun bir şekilde onları (bir şeyler vererek) faydalandırın. Bu, iyilik sahiplerinin üzerine bir yükümlülüktür.

Şaban Piriş

Kadınlara temas etmeden ve mehirlerini biçmeden, onları boşarsanız sizin üzerinize bir günah yoktur. Zengin olanlar güçleri ölçüsünde, fakir olanlar da yine güçleri ölçüsünde, uygun bir şekilde onları faydalandırın. Bu iyi davrananların şanına yakışır bir borçtur.

Yaşar Nuri Öztürk

Kendilerine dokunmadan veya onlar için herhangi bir mehr belirlemeden kadınları boşamanızda sizin için günah yoktur. Ancak onları nimetlendirin. İmkanları geniş olan kendi gücünce yapar bunu, imkanları sınırlı olan da kendi gücünce yapar. Örfe uygun bir nimetlendirme... Güzel düşünüp güzel davrananlar üzerine bir borç...

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

You incur no blame if you divorce women before consummating the marriage and before deciding on dower's payment or its amount. But in order to do equity and justice you shall compensate them for disappointing their expectations; the wealthy, according to his means and the restrained, within his means, an expression of good will affording pleasure. This is a duty incumbent on those whose deeds are wise and pious.

Abdul Haleem

You will not be blamed if you divorce women when you have not yet consummated the marriage or fixed a bride-gift for them, but make fair provision for them, the rich according to his means and the poor according to his- this is a duty for those who do good.

Abdullah Yusuf Ali

There is no blame on you if ye divorce women before consummation or the fixation of their dower; but bestow on them (A suitable gift), the wealthy according to his means, and the poor according to his means;- A gift of a reasonable amount is due from those who wish to do the right thing.

Abul A'la Maududi

There is no blame upon you if you divorce your wives before you have touched them or settled a bridal gift upon them. But even in this case you should make some provision for them: dipnot 1 the affluent, according to his means; the straitened, according to his means – a provision in fair manner. That is a duty upon the good-doers.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This sundering of the matrimonial contract after it has been concluded does cause some harm to the woman; God has ordered, therefore, that the person concerned should compensate for the loss according to his capacity.

Aisha Bewley

There is nothing wrong in your divorcing women before you have touched them or allotted a dowry to them. But give them a gift – he who is wealthy according to his means and he who is less well off according to his means – a gift to be given with correctness and courtesy: a duty for all good-doers.

Al-Hilali & Khan

There is no sin on you, if you divorce women while yet you have not touched (had sexual relation with) them, nor appointed unto them their Mahr (bridal-money given by the husband to his wife at the time of marriage). But bestow on them (a suitable gift), the rich according to his means, and the poor according to his means, a gift of reasonable amount is a duty on the doers of good.

Ali Quli Qarai

There is no sin upon you if you divorce women while you have not yet touched them or settled a dowry for them. Yet provide for them —the well-off according to his capacity, and the poorly-off according to his capacity— with a sustenance that is honourable, an obligation on the virtuous.

Amatul Rahman Omar

There is no blame on you if you divorce women, while you have not touched them and you have not yet settled for them any marriage portion (- dowry money). But provide for them, - the affluent man according to his means and the one in straitened circumstances according to his means - a provision in an equitable manner (and in accordance with popular usage; this is) an obligation on the doers of good to others.

Arthur John Arberry

There is no fault in you, if you divorce women while as yet you have not touched them nor appointed any marriage-portion for them; yet make provision for them, the affluent man according to his means, and according to his means the needy man, honourably -- an obligation on the good-doers.

Bijan Moeinian

It is no sin, if you divorce a woman before having touched her or fixed a dowry (a traditional pre-agreed sum to be paid to the woman before or after divorce) for her. Pay them something anyhow; the rich man according to his wish and the poor man according to his ability. A fair compensation is due upon the righteous man.

E. Henry Palmer

It is no crime in you if ye divorce your women ere you have yet touched them, or settled for them a settlement. But provide maintenance for them; the wealthy according to his power, and the straitened in circumstances according to his power, must provide, in reason;- a duty this upon the kind.

Edip-Layth

There is no blame on you if you divorce the women before having sexual intercourse with them, or before committing to what was agreed for them. Let them have compensation, the rich according to his means, and the poor according to his means. Compensation, which is according to the recognized norms, is a responsibility for good-doers.

George Sale

It shall be no crime in you, if ye divorce your wives, so long as ye have not touched them, nor settled any dowry on them. And provide for them -- he who is at his ease must provide according to his circumstances, and he who is straitened according to his circumstances -- necessaries, according to what shall be reasonable. This is a duty incumbent on the righteous.

Hamid S. Aziz

It is no crime in you if you divorce your women ere you have yet touched them, or settled for them a settlement. But provide fair maintenance for them; the wealthy according to his power, and the straitened according to his power - a duty this upon the virtuous.

Mahmoud Ghali

There is no fault in you in case you divorce women as long as you have not touched them nor ordained any marriage-portion (Literally: an ordinance) for them; and allow for their (necessary) enjoyment, the affluent man according to his determined means, and the one in reduced circumstances (Literally: grudging "circumstances") according to his determined means, an enjoyment with beneficence, a truly (binding) right on the fair-doers.

Marmaduke Pickthall

It is no sin for you if ye divorce women while yet ye have not touched them, nor appointed unto them a portion. Provide for them, the rich according to his means, and the straitened according to his means, a fair provision. (This is) a bounden duty for those who do good.

Mohamed Ahmed - Samira

There is no sin in divorcing your wives before the consummation of marriage or settling the dowry; but then provide adequately for them, the affluent according to their means, the poor in accordance with theirs as is befitting. This is surely the duty of those who do good.

Muhammad Asad

You will incur no sin if you divorce women while you have not yet touched them nor settled a dower upon them; but [even in such a case] make provision for them - the affluent according to his means, and the straitened according to his means - a provision in an equitable manner: this is a duty upon all who would do good.

Mustafa Khattab

There is no blame if you divorce women before the marriage is consummated or the dowry is settled. But give them a ˹suitable˺ compensation—the rich according to his means and the poor according to his. A reasonable compensation is an obligation on the good-doers.

Progressive Muslims

There is no sin upon you if you divorce the women before having sexual intercourse with them, or before committing to what was agreed for them. Let them have recompense, the rich according to his means, and the poor according to his means. Recompense which is in goodness, a responsibility for those in kindness.

Rashad Khalifa

You commit no error by divorcing the women before touching them, or before setting the dowry for them. In this case, you shall compensate them - the rich as he can afford and the poor as he can afford - an equitable compensation. This is a duty upon the righteous.

Sahih International

There is no blame upon you if you divorce women you have not touched nor specified for them an obligation. But give them [a gift of] compensation - the wealthy according to his capability and the poor according to his capability - a provision according to what is acceptable, a duty upon the doers of good.

Sam Gerrans

You do no wrong if you divorce women when you have neither touched them nor appointed for them an obligation. But make them a gift: the wealthy according to his means, and the straitened according to his means; a provision according to what is fitting is binding upon the doers of good.

Shabbir Ahmed

And, there is no blame on you if you nullify the marriage before you have touched the women with whom you have signed the marital contract, and before you have appointed the marital gift. This would be an unexpected situation involving emotional trauma. Therefore, show compassion by giving her as generous a gift as you can afford. This would be an act of equity and it is a binding duty on all those who wish to be counted among the benefactors of humanity.

Syed Vickar Ahamed

There is no sin for you if you divorce women before the marital relationship or the fixation of their dower (or dowry); But offer and give them (a suitable gift), the wealthy according to his means, and the poor according to his means; A gift of a reasonable amount is due from those who wish to do the right thing.

Taqi Usmani

There is no liability (of dower) on you if you divorce women when you have not yet touched them, nor fixed for them an amount. So, give them mut‘ah (a gift), a rich man according to his means and a poor one according to his means - a benefit in the recognized manner, an obligation on the virtuous.

The Monotheist Group

There is no sin upon you if you divorce the women before having sexual intercourse with them, or before setting the dowry for them. Let them have recompense, the rich according to his means, and the poor according to his means. A recompense in kindness, a responsibility for the good doers.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 236. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 236. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Bakara suresi, 236. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩