Zümer suresi

Zümer suresi, 40. ayet

Zümer suresi, 40. ayet. مَن يَأْتِيهِ عَذَابٌ يُخْزِيهِ وَيَحِلُّ عَلَيْهِ عَذَابٌ مُّقِيمٌ

mey ye'tîhi `aẕâbüy yuḫzîhi veyeḥillü `aleyhi `aẕâbüm müḳîm.

Diyanet İşleri

(39-40) De ki: "Ey kavmim! Elinizden geleni yapın. Ben de yapacağım. Kişiyi rezil edici azabın kime geleceğini ve sürekli azabın kimin başına ineceğini yakında bileceksiniz!"

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Zümer 37–43 · surenin 40. ayeti / 75

Konu "Allah kuluna yetmez mi?" Şefaat tümüyle Allah'ındır Zümer 36–45 3

  1. Zümer 37

    Allah, kimi de doğru yola iletirse artık onu saptıracak hiç kimse yoktur. Allah mutlak güç sahibi, intikam sahibi değil midir?

  2. Zümer 38

    Andolsun, eğer onlara, "Gökleri ve yeri kim yarattı?" diye sorsan elbette, "Allah", derler. De ki: "Peki söyleyin bakalım? Allah'ı bırakıp da ibadet ettikleriniz var ya; eğer Allah bana herhangi bir zarar dokundurmak isterse, onlar Allah'ın dokundurduğu zararı kaldırabilirler mi? Yahut Allah bana bir rahmet dilese, onlar O'nun rahmetini engelleyebilirler mi?" De ki: "Allah bana yeter. Tevekkül edenler ancak O'na tevekkül ederler."

  3. 39–40

    (39-40) De ki: "Ey kavmim! Elinizden geleni yapın. Ben de yapacağım. Kişiyi rezil edici azabın kime geleceğini ve sürekli azabın kimin başına ineceğini yakında bileceksiniz!"

  4. Zümer 41

    (Ey Muhammed!) Biz sana Kitab'ı (Kur'an'ı) insanlar için, hak olarak indirdik. Kim doğru yola girerse, kendisi için girmiş olur. Kim de saparsa, ancak kendi aleyhine sapar. Sen onlara vekil değilsin.

  5. Zümer 42

    Allah, (ölen) insanların ruhlarını öldüklerinde, ölmeyenlerinkini de uykularında alır. Ölümüne hükmettiklerinin ruhlarını tutar, diğerlerini belli bir süreye (ömürlerinin sonuna) kadar bırakır. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır.

  6. Zümer 43

    Yoksa Allah'tan başka şefaatçiler mi edindiler? De ki: "Hiçbir şeye güçleri yetmese ve düşünemiyor olsalar da mı?"

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 39–40. ayetler için yazılmıştır.

39. Yani ey Peygamber, “de ki: Ey kavmim! Kendi yolunuzca yapacağınızı yapın.” Yani kendiniz için razı olduğunuz hal üzere, yani ibadete layık olmayanlara ve hiçbir hususta en ufak bir yetkisi bulunmayanlara ibadet etme haliniz üzere elinizden geleni yapın.

Zira sizi kendisine davet etmiş olduğum dini yalnızca Allah’a halis kılma esası üzere “ben de yapacağım. Pek yakında” güzel âkıbetin kimin olacağını “bileceksiniz.”

40. Ve bu dünyada “rezil edecek azabın kime geleceğini ve” âhirette de “ebedi azabın da kimin başına ineceğini” ve onun yakasını asla bırakmayacağını, hiç sonunun gelmeyeceğini de bileceksiniz.

Bu, büyük bir tehdittir. Onlar, ebedi azabı hak ettiklerini biliyorlardı. Ancak zulüm ve inatları, iman etmelerine engel olmuştu.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Dünyada alçaltıcı ve aşağılayıcı azabın kime geleceğini ve kıyamet günü kesilmeyen ve devamlı olan azabın kime ineceğini bileceksiniz.

Kelimeler

8 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. مَن men kime?
  2. يَأْتِيهِ ye'tihi geliyor kök: اتي
  3. عَذَابٌۭ azabun azab kök: عذب
  4. يُخْزِيهِ yuhzihi onu rezil eden kök: خزي
  5. وَيَحِلُّ ve yehillu ve (kimin) konuyor? kök: حلل
  6. عَلَيْهِ aleyhi üzerine
  7. عَذَابٌۭ azabun azab kök: عذب
  8. مُّقِيمٌ mukimun sürekli kök: قوم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: خزي (26 geçiş) · Aynı kök: حلل (51 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram

    Artık, geldiği kimseyi rezil eden azabın kime geleceğini, kimin üzerine sürekli bir azabın ineceğini ileride anlayacaksınız.

  • Aynı kök: خزي (26 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram

    Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size…

  • Aynı kök: حلل (51 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram

    Ey insanlar! Yeryüzündeki şeylerin helal ve temiz olanlarından yiyin! Şeytanın izinden yürümeyin. Çünkü o sizin için apaçık bir düşmandır.

  • Aynı kök: حلل (51 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram

    Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılındı. Onlar, size örtüdürler, siz de onlara örtüsünüz. Allah, (Ramazan gecelerinde hanımlarınıza…

  • Aynı kök: حلل (51 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram

    Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı…

  • Aynı kök: خزي (26 geçiş)

    Allah'ın mescitlerinde onun adının anılmasını yasak eden ve onların yıkılması için çalışandan kim daha zalimdir. Böyleleri oralara (eğer girerlerse)…

  • Ortak kavram: Helâl ve Haram

    Bulutu üstünüze gölge yaptık. Size, kudret helvası ile bıldırcın indirdik. "Verdiğimiz rızıkların iyi ve güzel olanlarından yiyin" (dedik). Onlar…

  • Ortak kavram: Helâl ve Haram

    (Ey Muhammed!) Biz senin çok defa yüzünü göğe doğru çevirip durduğunu (vahiy beklediğini) görüyoruz. (Merak etme) elbette seni, hoşnut olacağın…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

68 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(39, 40) De ki: "Ey kavmim! Bulunduğunuz yerde (elinizden geleni) yapın! Şüphesiz ki ben de (görevimi) yapacağım!" Kendisini rezil edecek azabın kime geleceğini ve kalıcı bir azabın kime konacağını ileride bileceksiniz. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu tür ayetlerde amaç inanmayanlara meydan okumaktır. İlk azap dünyadaki, kalıcı olan ise mahşerdeki azaptır. Benzer mesajlar: Hûd 11:39, 93.

Mustafa İslamoğlu

muhatabını alçaltan (dünyevi) azabın kimi gelip bulacağını ve (ahiretteki) kalıcı cezanın kimin başına çökeceğini...

Muhammed Esed

kimi (bu dünyada) utanıp rezil olacağı bir azaba duçar olacak ve kimi de (öteki dünyada) kesintisiz bir azabın ortasına düşecek!"

Ahmed Hulusi

"Kime geliyor aşağılayıcı azap (ölüm) ve kime gelmekte daimi azap (cehennem)?"

Ali Bulaç

Kendisini aşağılık kılan azab kime geliyor ve kesintisiz azab kimin üzerine çöküp kaçınılmaz oluyor?

Ali Özek ve heyeti

Kendisini rezil edecek azap kime gelecek, kime sürekli azap inecek, yakında bileceksiniz!

Ali Rıza Safa

"Alçaltıcı cezanın kime geleceğini ve sürekli cezanın kimin üzerine ineceğini!"

Bayraktar Bayraklı

- De ki: "Ey kavmim! Elinizden geleni yapınız, doğrusu ben de yapacağım! Kendisini rezil edecek azap, kime gelecek, kime sürekli azap inecek, yakında bileceksiniz!"

Edip Yüksel

"Alçaltıcı azap kime geliyormuş ve sürekli azabı kim hak ediyormuş!"

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Alçaltıcı azap kime geliyormuş ve sürekli azabı kim hakediyormuş!'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Kime kendisini rezil edecek bir azabın geleceğini ve yerli (kalıcı) bir azabın kimin üstüne ineceğini!"

Elmalılı Hamdi Yazır

Kimmiş o kendine rüsvay edecek bir azab gelecek ve üstüne yerli bir azab inecek?

Erhan Aktaş

"Alçaltıcı azabın ve kalıcı azabın kime geleceğini."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Alçaltıcı azabın ve kalıcı azabın kime geleceğini."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Alçaltıcı ve kalıcı azabın kime geleceğini."

Gültekin Onan

Kendisini aşağılık kılan azab kime geliyor ve kesintisiz azab kimin üzerine çöküp kaçınılmaz oluyor?

Hasan Basri Çantay

Kendisine rüsvay edici bir azab gelecek olan kim miş, üzerine daimi bir azab (çatıb) konacak bulunan kim miş"?

İbni Kesir

Kendisine rüsvay edici bir azab gelecek olan kim, üzerine sürekli azab inecek olan kim?

Mehmet Alagaş

(32-40) Allah’a yalan atandan ve o / kuran kendisine geldiğinde kalpten tasdik ederek yalanlayandan daha zalim kim olabilir ki? Cehennem de kafirlere yer mi kalmadı ki? Sözüne bağlılıkla / sadakatle gelen ve onu onaylayan / tasdik eden, işte onlar sakınanlardır. Onlara Rableri yanında istedikleri vardır , işte bu güzel davrananların / ihsanda bulunanların karşılığıdır. Allah onların yaptıklarının / amellerinin en kötü lerini örtecek (kefaret edecek) onları yapıyor olduklarının daha güzeli ile ecirlendirecek / mükafatlandıracak. Kullarına Allah yeterli değil midir? / kâfi değil midir? Seni O’nun dışındakilerle / Allah’ın dışındakilerle korkutuyorlar! Kimi Allah saptırırsa, ona yola girmek yoktur / hidayet yoktur. Allah kimi de yola yönlendirmişse artık onu da saptıracak yoktur. Allah saygıdeğer ve öcünüalan/ intikam sahibi değil midir? (Yaptığının acısını aynen tattıran) Eğer onlara semaları ve arzı kim yarattı diye sorsan? diyecekler ki Allah, eğer Allah bana bir zarar dilerse / murad ederse, onlar onun zararını kaldırabilecekler mi? Ya da bana bir rahmet murad ederse, onlar, Onun rahmetini tutacaklar mı? (Rahmetin bana gelmesini engelleyebilecekler mi?) De ki Allah bana yeter, vekil tayin edenler / mütevekkiller, O’na sorumluluğu bırakırlar / tevekkül ederler. De ki ey kavmim! mekanlarınızda çalışın bende çalışıyorum, kime onu rezil edecek azap geleceğini ve kimin üzerine daimî azabın serbest bırakılacağını (Helal: serbest bırakılan) nasıl olsa ilerde bileceksiniz.

Rowwad Tercüme Merkezi

Kime rezil edici bir azabın geleceğini, kalıcı azabın kimin üzerine ineceğini ileride bileceksiniz.

Süleyman Ateş

"Kendisini rezil edecek azab kime geliyor ve sürekli azab kimin üzerine konuyor?"

Süleymaniye Vakfı

rezil edici azap kime gelecek, kalıcı azap kimin üzerine çökecek (öğreneceksiniz) dipnot 1 ."

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Aynı ifadeleri, Nuh (a.s.) ve Şuayb (a.s.) da kavimlerine karşı kullanmıştır (Hud 11/39, Hud 11/93).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Alçaltıcı azap kime gelecekmiş ve kalıcı azap kime inecekmiş."

Şaban Britch

Kime rezil edici bir azabın geleceğini, kalıcı azabın kimin üzerine ineceğini ilerde bileceksiniz.

Şaban Piriş

Kime rezil edici bir azabın geleceğini, kalıcı azabın kimin üzerine ineceğini...

Yaşar Nuri Öztürk

Kime geliyor rezil edici azap, kime iniyor bitip tükenmeyen azap!"

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And you shall know who has been destined to receive the blow which will put him to shame and incense him with multiple humiliations and to suffer the everlasting retributive punishment.

Abdul Haleem

who will suffer humiliation, and on whom a lasting torment will descend.’

Abdullah Yusuf Ali

"Who it is to whom comes a Penalty of ignominy, and on whom descends a Penalty that abides."

Abul A'la Maududi

whom the degrading chastisement will visit and upon whom the everlasting chastisement will alight.

Aisha Bewley

who will receive a punishment which disgraces him and will unleash against himself an everlasting punishment. ’

Al-Hilali & Khan

"To whom comes a disgracing torment, and on whom descends an everlasting torment."

Ali Quli Qarai

who will be overtaken by a punishment that will disgrace him, and on whom a lasting punishment will descend. ’

Amatul Rahman Omar

`Who receives a punishment that will disgrace him (in this life), and who suffers from a lasting torment (in the Hereafter)?'

Arthur John Arberry

to whom will come a chastisement degrading him, and upon whom lights a lasting chastisement. '

Bijan Moeinian

"Pretty soon we will see which one of us will be humiliated with an everlasting punishment. "

E. Henry Palmer

He to whom the torment comes it shall disgrace him, and there shall alight upon him lasting torment.

Edip-Layth

You will come to know to whom the humiliating retribution will come, and on whom descends the eternal retribution."

George Sale

on which of us will be inflicted a punishment that shall cover him with shame, and on whom a lasting punishment shall fall.

Hamid S. Aziz

Who it is to whom there shall come a punishment which will disgrace him and to whom will be due an enduring punishment.

Mahmoud Ghali

To whom will come up a torment disgracing him; and upon him will alight a perpetual torment. "

Marmaduke Pickthall

Who it is unto whom cometh a doom that will abase him, and on whom there falleth everlasting doom.

Mohamed Ahmed - Samira

Who suffers the shameful punishment, and on whom falls the everlasting torment.

Muhammad Asad

who it is that shall be visited [in this world] by suffering which will cover him with ignominy, and upon whom long-lasting suffering shall alight [in the life to come]!"

Mustafa Khattab

who will be visited by a humiliating torment ˹in this life˺ and overwhelmed by an everlasting punishment ˹in the next˺."

Progressive Muslims

"To whom the humiliating retribution will come, and on whom descends the eternal retribution. "

Rashad Khalifa

"(You will find out) who has incurred shameful punishment, and has deserved an eternal retribution."

Sahih International

To whom will come a torment disgracing him and on whom will descend an enduring punishment. "

Sam Gerrans

“To whom there comes a punishment that disgraces him, and upon whom there descends a lasting punishment.”

Shabbir Ahmed

As to who it is whom covers the torment of humiliation in this world and the Doom ever-Lasting. " (6:136), (11: 93-121), (20:135), (39:39).

Syed Vickar Ahamed

"To whom comes a penalty of dishonor, and upon whom will fall a penalty that stays forever. "

Taqi Usmani

as to who will be visited by a punishment that will disgrace him, and upon whom a lasting punishment will rest.

The Monotheist Group

"To whom the humiliating retribution will come, and on whom an eternal retribution will be cast."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Zümer suresi, 40. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Zümer suresi, 40. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Zümer suresi, 40. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩