Diyanet İşleri
Ben, onlardan bir rızık istemiyorum. Bana yedirmelerini de istemiyorum.
Zâriyât suresi
Zâriyât suresi, 57. ayet. مَآ أُرِيدُ مِنْهُم مِّن رِّزْقٍ وَمَآ أُرِيدُ أَن يُطْعِمُونِ
mâ ürîdü minhüm mir rizḳiv vemâ ürîdü ey yuṭ`imûn.
Ben, onlardan bir rızık istemiyorum. Bana yedirmelerini de istemiyorum.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Her peygambere aynı söz; kulluk için yaratılış Zâriyât 52–60 3
Onun için, onlardan yüz çevir. Artık kınanacak değilsin.
Sen yine de öğüt ver. Çünkü öğüt mü'minlere fayda verir.
Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.
Ben, onlardan bir rızık istemiyorum. Bana yedirmelerini de istemiyorum.
Şüphesiz Allah rızık verendir, güçlüdür, çok kuvvetlidir.
Şüphesiz zulmedenler için (önceki müşrik) arkadaşlarının azap payı gibi payları vardır. Artık azabımı acele istemesinler.
Uyarıldıkları günlerinden dolayı vay o inkar edenlerin haline!
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
57. Yüce Allah, hiçbir şekilde hiçbir kimseye muhtaç değildir. Aksine bütün yaratıklar O’na muhtaçtırlar. Zorunlu olsun olmasın ihtiyaç duydukları bütün hususlarda O’na muhtaçtırlar. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Onlardan rızık istemiyorum, beni doyurmalarını da istemiyorum.
Aynı kök: طعم (48 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık
Yusuf dedi ki: "Sizin yiyeceğiniz yemek size gelmeden önce, onun ne olduğunu bildiririm. Bu, bana Rabbimin öğrettiklerindendir. Ben, Allah'a…
Aynı kök: طعم (48 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık
Böylece biz, birbirlerine sorsunlar diye onları uyandırdık. İçlerinden biri: "Ne kadar kaldınız"? dedi. (Bir kısmı) "Bir gün, ya da bir günden az",…
Aynı kök: طعم (48 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık
Gelsinler ki, kendilerine ait birtakım menfaatlere şahit olsunlar ve Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği (kurbanlık) hayvanlar üzerine belli…
Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Aynı kök: رود (148 geçiş) · Ortak kavram: Rızık
-Emzirmeyi tamamlamak isteyenler için- anneler çocuklarını iki tam yıl emzirirler. Onların (annelerin) yiyeceği, giyeceği, örfe uygun olarak babaya…
Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Aynı kök: رود (148 geçiş) · Ortak kavram: Rızık
Şu'ayb, şöyle dedi: "Ey kavmim! Söyleyin bakayım, ya ben Rabbimden gelen açık bir delil üzere isem ve katından bana güzel bir rızık vermişse!. Ben…
Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık
Onlar gaybe inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allah yolunda harcarlar.
Aynı kök: رود (148 geçiş)
Allah, bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığı örnek olarak vermekten çekinmez. İman edenler onun, Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu…
Aynı kök: رود (148 geçiş)
Yoksa daha önce Musa'nın sorguya çekildiği gibi, siz de peygamberinizi sorguya çekmek mi istiyorsunuz? Her kim imanı küfre değişirse, o artık doğru…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Ben onlardan hiçbir rızık istemiyorum; beni doyurmalarını da istemiyorum. dipnot 1
Onlardan ne bir rızık bekliyorum ne de beni beslemelerini:
(Ama dikkat edin,) Ben onlardan ne bir rızık istiyorum ne de Beni gözetip beslemelerini.
Ben onlardan yaşam gıdası istemiyorum; Beni beslemelerini de istemiyorum.
Ben, onlardan bir rızık istemiyorum ve onların beni doyurup beslemelerini de istemiyorum.
Ben onlardan rızık istemiyorum. Beni doyurmalarını da istemiyorum.
Onlardan geçimlik istemiyorum. Beni doyurmalarını da istemiyorum.
Ben onlardan rızık istemiyorum. Beni doyurmalarını da istemiyorum.
Onlardan ne bir rızık istiyorum, ne de beni beslemelerini.
Onlardan ne bir rızık istiyorum, ne de beni beslemelerini.
Ben onlardan bir rızık istemiyorum. Bana yemek yedirmelerini de istemiyorum.
Ben onlardan bir rızk istemiyorum, bana yemek yedirmelerini de istemiyorum
Onlardan bir rızık da istemiyorum, Beni doyurmalarını da istemiyorum.
Onlardan bir rızık da istemiyorum, Beni doyurmalarını da istemiyorum.
Onlardan bir rızık da istemiyorum, Beni doyurmalarını da istemiyorum.
Ben onlardan bir rızık istemiyorum ve onların beni doyurup beslemelerini de istemiyorum.
Ben onlardan bir rızık istemiyorum. Bana (yemek) yedirmelerini de istemiyorum!
Ben, onlardan bir rızık istemiyorum. Beni doyurmalarını da istemiyorum.
(47-60) Semayı kendi elimizle kubbe ettik / bina ettik, gerçekten biz genişleteniz , yeri de döşedik ne güzel döşeyicileriz , her şeyi eşli / zevceli yarattık ki böylelikle belki düşünürsünüz. Allah’a kaçın / firar edin, kesinlikle ben, O’ndan sizin için gelen apaçık bir uyarıcıyım, Allah’la beraber başka bir ilah edinmeyin , kesinlikle ben O’ndan sizin için gelen apaçık bir uyarıcıyım. Onlardan öncekilere de gelen her bir Resul ’e bu şekilde sihirbaz yahut divane / mecnun dediler onu birbirlerine tavsiye mi ettiler ? Bilakis onlar taşkınlık eden bir kavimdir, o nlardan yüz çevir bundan dolayı sen kınanmayacaksın, Hatırlat muhakkak ki hatırlatma iman edenlere fayda sağlar , insanları ve cinleri ancak bana ibadet etmeleri için yarattım onlardan bir rızık istemiyorum, beni doyurmalarını da istemiyorum, Kesinlikle rızık verici Allah’tır, kuvvetlidir, sağlamdır / metindir. Zalimlere tıpkı arkadaşlarının günahı gibi günah vardır, a cele etmesinler kafirlere vadedildikleri gün nedeniyle yazıklar olsun.
Onlardan bir rızık istemiyorum, beni doyurmalarını da istemiyorum.
Ben onlardan rızık istemiyorum, beni beslemelerini de istemiyorum.
Onlardan hiçbir rızık dipnot 1 istemiyorum, bana bir şey yedirmelerini de istemiyorum dipnot 2 .
Onlardan ne bir nimet beklerim ne de beni doyurmalarını isterim.
Onlardan bir rızık istemiyorum, beni doyurmalarını da istemiyorum.
Onlardan bir rızık istemiyorum, beni doyurmalarını da istemiyorum.
Ben onlardan rızık istemiyorum. Beni yedirip doyurmalarını da istemiyorum.
No livelihood or maintenance do I require from them nor do I expect them to feed Me.
I want no provision from them, nor do I want them to feed Me-
No Sustenance do I require of them, nor do I require that they should feed Me.
I desire from them no provision, nor do I want them to feed Me. dipnot 1
I do not require any provision from them and I do not require them to nourish Me.
I seek not any provision from them (i.e. provision for themselves or for My creatures) nor do I ask that they should feed Me (i.e. feed themselves or My creatures).
I desire no provision from them, nor do I desire that they should feed Me.
(Prophet! tell them that) no provision do I require from them, nor do I require that they should feed Me.
I desire of them no provision, neither do I desire that they should feed Me.
I (God) do not need any provision from them, nor do I ask them to feed Me.
I do not desire any provision from them, and I do not wish them to feed me.
I need no provisions from them, nor do I need them to give food.
I require not any sustenance from them; neither will I that they feed Me.
No sustenance do I require from them, nor do I require that they should feed Me.
In no way would I have from them any provision; and in no way would I have them to feed Me.
I seek no livelihood from them, nor do I ask that they should feed Me.
I want no sustenance from them nor do I want them to feed Me.
[But withal, ] no sustenance do I ever demand of them, nor do I demand that they feed Me:
I seek no provision from them, nor do I need them to feed Me.
I need no provisions from them, nor do I need them to give food.
I need no provisions from them, nor do I need them to feed Me.
I do not want from them any provision, nor do I want them to feed Me.
I desire no provision from them, nor do I desire that they should feed Me.
No sustenance do I ever require of them, nor do I ask that they feed Me.
No sustenance do I require from them, nor do I require that they should feed Me.
I do not want any sustenance from them, nor do I want them to feed Me.
I need no provisions from them, nor do I need them to give food.