Zâriyât suresi

Zâriyât suresi, 60. ayet

Zâriyât suresi, 60. ayet. فَوَيْلٌ لِّلَّذِينَ كَفَرُوا۟ مِن يَوْمِهِمُ ٱلَّذِى يُوعَدُونَ

feveylül lilleẕîne keferû miy yevmihimü-lleẕî yû`adûn.

Diyanet İşleri

Uyarıldıkları günlerinden dolayı vay o inkar edenlerin haline!

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Zâriyât 57–60 · surenin 60. ayeti / 60

Konu Her peygambere aynı söz; kulluk için yaratılış Zâriyât 52–60 3

  1. Zâriyât 57

    Ben, onlardan bir rızık istemiyorum. Bana yedirmelerini de istemiyorum.

  2. Zâriyât 58

    Şüphesiz Allah rızık verendir, güçlüdür, çok kuvvetlidir.

  3. Zâriyât 59

    Şüphesiz zulmedenler için (önceki müşrik) arkadaşlarının azap payı gibi payları vardır. Artık azabımı acele istemesinler.

  4. 60

    Uyarıldıkları günlerinden dolayı vay o inkar edenlerin haline!

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

60. “Tehdit olundukları o günlerinden” ki bu Kıyamet günüdür “dolayı vay o kâfirlerin haline!” Zira onlar bu günde karşılacakları çeşitli azaplar, ibretlik cezalar, demir tasma ve zincirlerle tehdit olunmuşlardır. O gün kimse Allah’ın azabından onları kurtaramayacak ve koruyamacaktır. Azabından Allah’a sığınırız.

Zariyât Sûresi’nin tefsiri burada sona ermektedir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Hüsrana uğramalarından ve helak olmalarından dolayı Allah'a iman etmeyip, kâfir olanların vay hallerine! Onlar, üzerilerine azap indirilmek ile tehdit olundukları kıyamet gününe iman etmeyerek resullerini yalanladılar.

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَوَيْلٌۭ feveylun vay haline
  2. لِّلَّذِينَ lillezine
  3. كَفَرُوا۟ keferu kafirlerin kök: كفر
  4. مِن min dolayı
  5. يَوْمِهِمُ yevmihimu günlerinden kök: يوم
  6. ٱلَّذِى llezi
  7. يُوعَدُونَ yuadune uyarıldıkları kök: وعد

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Ortak kavram: Vaad

    Hani, biz Musa ile kırk gece için sözleşmiştik. Sizler ise onun ardından (kendinize) zulmederek bir buzağıyı tanrı edinmiştiniz.

  • Ortak kavram: Vaad

    (Vefat iddeti beklemekte olan) kadınlara kendileri ile evlenmek istediğinizi üstü kapalı olarak anlatmanızda veya bu isteğinizi içinizde saklamanızda…

  • Ortak kavram: Vaad

    Şeytan sizi fakirlikle korkutur ve size, çirkinliği ve hayasızlığı emreder. Allah ise size kendi katından mağfiret ve bol nimet va'dediyor. Şüphesiz…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

60 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Kendilerine vadedilen günlerinden dolayı kâfir olanların vay hâllerine!

Mustafa İslamoğlu

İmdi, inkarda direnenlerin tehdit edildikleri o gün başlarına geleceklerden dolayı vay haline!

Muhammed Esed

Hakikati inkara şartlanmış olanların vay haline; haber verilen Günde (başlarına gelecekler için vay haline onların!)

Ahmed Hulusi

Kendilerine vadolunan (uyarıldıkları) o süreçlerinin azabından dolayı yazıklar olsun o Hakikati inkar edenlere!

Ali Bulaç

Kendilerine va'dedilen o (azab) günlerinden dolayı vay o inkar edenlere.

Ali Özek ve heyeti

Başlarına gelecek (acı) günlerinden dolayı vay o kâfirlerin haline!

Ali Rıza Safa

Onlara sözü verilen o günlerinden dolayı, nankörlük edenlerin; artık, vay başlarına gelene!

Bayraktar Bayraklı

Uyarıldıkları günden dolayı vay hallerine o inkarcıların!

Edip Yüksel

Kendilerine söz verilen günden dolayı vay haline şu inkarcıların!

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Kendilerine söz verilen günden dolayı vay haline şu inkarcıların!

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Artık o tehdit edildikleri günlerin azabından vay o küfredenlere!

Elmalılı Hamdi Yazır

artık o va'dolundukları günlerinden vay o küfredenlere!...

Erhan Aktaş

Kendilerine haber verilen azap günü geldiğinde, Kafirlerin vay haline.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kendilerine haber verilen azap günü geldiğinde, Kafirlerin vay haline.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Kendilerine haber verilen azap günü geldiğinde, gerçeği yalanlayan nankörlerin vay haline.

Gültekin Onan

Kendilerine vaadedilen o (azab) günlerinden dolayı vay o küfredenlere.

Hasan Basri Çantay

İşte kendilerine va'd (ve tehdid) edilegelen günlerinden (dolayı) vay o küfredenlere!

İbni Kesir

Kendilerine vaadedilen günlerinden dolayı vay kafirlere.

Mehmet Alagaş

(47-60) Semayı kendi elimizle kubbe ettik / bina ettik, gerçekten biz genişleteniz , yeri de döşedik ne güzel döşeyicileriz , her şeyi eşli / zevceli yarattık ki böylelikle belki düşünürsünüz. Allah’a kaçın / firar edin, kesinlikle ben, O’ndan sizin için gelen apaçık bir uyarıcıyım, Allah’la beraber başka bir ilah edinmeyin , kesinlikle ben O’ndan sizin için gelen apaçık bir uyarıcıyım. Onlardan öncekilere de gelen her bir Resul ’e bu şekilde sihirbaz yahut divane / mecnun dediler onu birbirlerine tavsiye mi ettiler ? Bilakis onlar taşkınlık eden bir kavimdir, o nlardan yüz çevir bundan dolayı sen kınanmayacaksın, Hatırlat muhakkak ki hatırlatma iman edenlere fayda sağlar , insanları ve cinleri ancak bana ibadet etmeleri için yarattım onlardan bir rızık istemiyorum, beni doyurmalarını da istemiyorum, Kesinlikle rızık verici Allah’tır, kuvvetlidir, sağlamdır / metindir. Zalimlere tıpkı arkadaşlarının günahı gibi günah vardır, a cele etmesinler kafirlere vadedildikleri gün nedeniyle yazıklar olsun.

Rowwad Tercüme Merkezi

Tehdit olundukları o (azap) günlerinden dolayı vay o kâfir olanlara!

Süleyman Ateş

Uyarıldıkları günlerinden dolayı vay o kafirlerin haline!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ayetleri görmezlikten gelenlerin (kafirlerin), tehdit edildikleri gün gelince çekecekleri var.

Şaban Britch

Kendilerine (azap) vadedilen günlerinden dolayı kâfirlerin vay haline!

Şaban Piriş

Kendilerine vaat edilen günlerden dolayı kafirlerin vay haline!

Yaşar Nuri Öztürk

O vaat edildikleri günlerinden dolayı vay kafirlerin haline!

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

In consequence, denunciated shall be those who denied Allah and rejected His ordinances, and how woeful shall be the day which they have been promised.

Abdul Haleem

and woe betide those who deny the truth on the Day they have been promised.

Abdullah Yusuf Ali

Woe, then, to the Unbelievers, on account of that Day of theirs which they have been promised!

Abul A'la Maududi

Woe, then, betide those who disbelieved in that Day of theirs which they are being asked to hold in dread.

Aisha Bewley

Woe then to those who are kafir on account of the Day they have been promised!

Al-Hilali & Khan

Then woe to those who disbelieve (in Allâh and His Oneness - Islâmic Monotheism) from their Day which they have been promised (for their punishment).[1]

Ali Quli Qarai

Woe to the faithless for the day they are promised!

Amatul Rahman Omar

(Yet they should not forget that) destruction is in store for those who disbelieve, on account of that day of theirs the punishment of which they have been promised.

Arthur John Arberry

So woe to the unbelievers, for that day of theirs that they are promised.

Bijan Moeinian

What a miserable Day will be when the disbelievers face their fate.

E. Henry Palmer

Then woe to those who misbelieve from their day which they are threatened.

Edip-Layth

So woe to those who rejected from the day that is waiting for them.

George Sale

Woe, therefore, to the unbelievers, because of their day with which they are threatened!

Hamid S. Aziz

Woe to those who disbelieve because of their Day which they are promised.

Mahmoud Ghali

So woe to the ones who have disbelieved from their Day which they are promised.

Marmaduke Pickthall

And woe unto those who disbelieve, from (that) their day which they are promised.

Mohamed Ahmed - Samira

Alas the woe for those who refuse to believe in the Day which has been promised them.

Muhammad Asad

For, woe unto those who are bent on denying the truth - [woe] on the Day which they have been promised

Mustafa Khattab

Woe then to the disbelievers when they face their Day which they are warned of!

Progressive Muslims

So woe to those who rejected from the Day that is waiting for them.

Rashad Khalifa

Woe to those who disbelieved from the day that is awaiting them.

Sahih International

And woe to those who have disbelieved from their Day which they are promised.

Sam Gerrans

And woe to those who ignore warning from their day which they are promised!

Shabbir Ahmed

Then, anguish awaits the deniers of the Truth - anguish from that Day of theirs which they have been promised.

Syed Vickar Ahamed

Misery, then, to the unbelievers, on account of that Day of theirs which they have been promised!

Taqi Usmani

Woe, then, to those who disbelieve because of the Day of theirs that they are promised (for punishment).

The Monotheist Group

So woe to those who rejected from the Day that is waiting for them.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Zâriyât suresi, 60. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Zâriyât suresi, 60. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Zâriyât suresi, 60. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩