Diyanet İşleri
Sen yine de öğüt ver. Çünkü öğüt mü'minlere fayda verir.
Zâriyât suresi
Zâriyât suresi, 55. ayet. وَذَكِّرْ فَإِنَّ ٱلذِّكْرَىٰ تَنفَعُ ٱلْمُؤْمِنِينَ
veẕekkir feinne-ẕẕikrâ tenfe`u-lmü'minîn.
Sen yine de öğüt ver. Çünkü öğüt mü'minlere fayda verir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Her peygambere aynı söz; kulluk için yaratılış Zâriyât 52–60 3
İşte böyle! Onlardan öncekilere hiçbir peygamber gelmemişti ki, "O bir büyücüdür" yahut "bir delidir" demiş olmasınlar.
Onlar bunu birbirlerine tavsiye mi ettiler (ki hep aynı şeyleri söylüyorlar)? Hayır, onlar azgın bir topluluktur.
Onun için, onlardan yüz çevir. Artık kınanacak değilsin.
Sen yine de öğüt ver. Çünkü öğüt mü'minlere fayda verir.
Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.
Ben, onlardan bir rızık istemiyorum. Bana yedirmelerini de istemiyorum.
Şüphesiz Allah rızık verendir, güçlüdür, çok kuvvetlidir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
55. “Bununla beraber hatırlatıp öğüt ver. Çünkü öğüt, mü’minlere fayda verir.” Hatırlatma, iki türlüdür: Bunların biri fıtrat ve akıl ile tafsilatı değil de genel çerçevesi bilinen hususları hatırlatmaktır. Zira Yüce Allah, akıllara fıtrî olarak hayrı sevmeyi, onu tercih etmeyi, kötülükten tiksinip ona rağbet etmemeyi yerleştirmiştir ki şer’î hükümleri de buna uygundur. Buna göre şeriatteki her bir emir ve yasak, bu tür hatırlatma kabilindendir. Hatırlatmanın tamamlanması ise emrolunan bir husustaki hayır, güzellik ve maslahatların zikredilmesi, yasaklanan husustaki zararların da dile getirilmesidir. Hatırlatmanın ikinci türüne gelince bu da mü’minler tarafından bilinen ancak gaflet dolayısı ile unutulan hususları hatırlatmaktır. Bu, hatırlatılır ve tekrar tekrar dile getirilir. Böylelikle bunun kalplerine yerleşmesi, uyanık olmaları ve bu hatırlatılan hususlar gereğince amel etmeleri, onlardan faydalanmaları ve yükselmeleri için gayretli ve şevkli olmaları sağlanır.
Yüce Allah hatırlatmanın mü’minlere faydalı olacağını bildirmektedir. Çünkü onların sahip bulundukları iman, Allah korkusu, Allah’a yöneliş, Allah’ı razı edecek şeylere uyma, bu hatırlatmanın faydalı olmasını ve verilen öğütlerin onları etkilemesini gerektirir. Nitekim Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır: “O halde eğer öğüt fayda verirse sen de öğüt ver. Korkan kimse öğüt alacaktır, oldukça bahtsız olan kimse ise ondan kaçacaktır.” (el-A’lâ, 87/9-11) İman sahibi olmayan, yapılan öğütleri kabul istidadını taşımayan kimseye ise hatırlatmanın ve öğüt vermenin bir faydası yoktur. Böyleleri yağan yağmurdan hiçbir fayda sağlamayan kıraç arazi gibidirler. Bu gibi kimseler, her türlü ayet ve mucize kendilerine gelecek olsa dahi can yakıcı azabı görmedikçe iman etmezler.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Onlardan yüz çevirmen, seni onlara öğüt vermekten ve hatırlatmalarda bulunmaktan alıkoymasın. Onlara öğüt ver ve hatırlat. Çünkü öğüt, Allah'a iman edenlere fayda verir.
Aynı kök: نفع (50 geçiş)
"Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak)…
Aynı kök: نفع (50 geçiş)
Kimsenin kimse namına bir şey ödemeyeceği, hiç kimseden fidye alınmayacağı, kimseye şefaatin (aracılığın) yarar sağlamayacağı ve hiç kimsenin hiçbir…
Aynı kök: نفع (50 geçiş)
Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar sağlayacak şeylerle denizde seyreden…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Sen (gerçeği) hatırlat! dipnot 1 Şüphesiz ki hatırlatmak müminlere yarar sağlar.
Ama uyarmayı sürdür; en azından bir uyarının mü'minlere yararı olur!
ama yine de (kulak veren herkese) hatırlatmaya devam et! Çünkü bu hatırlatmalar müminlere fayda sağlar.
Hatırlat! Muhakkak ki hatırlatma iman edenlere fayda verir!
Sen öğüt verip hatırlat! Çünkü gerçekten öğütle hatırlatma, mü'minlere yarar sağlar.
Sen yine de öğüt ver. Çünkü öğüt müminlere fayda verir.
Yine de hatırlat. Hatırlatmak, inananlara yarar sağlar.
Öğüt ver,çünkü öğüt müminlere fayda verir.
Hatırlat, çünkü hatırlatmak iman edenlere yarar sağlar.
Hatırlat, çünkü hatırlatmak inananlara yarar sağlar.
Bununla beraber öğüt vermeye devam et; çünkü öğüt müminlere fayda verir.
Onunla beraber va'z-u nasıhate devam et, çünkü va'z, mü'minlere fayda verir
Öğüt ver; kuşkusuz ki öğüt Mü'minlere fayda verir.
Öğüt ver; kuşkusuz ki öğüt Mü'minlere fayda verir.
Öğüt ver; kuşkusuz ki öğüt mü'minlere fayda verir.
Sen öğüt verip hatırlat! Çünkü gerçekten öğütle hatırlatma, inançlılara yarar sağlar.
Sen (sade Kur'an ile) va'z et. Çünkü şübhesiz öğüt mü'minlere faide verir.
Sen, öğüt ver. Çünkü öğüt mü'minlere fayda verir.
(47-60) Semayı kendi elimizle kubbe ettik / bina ettik, gerçekten biz genişleteniz , yeri de döşedik ne güzel döşeyicileriz , her şeyi eşli / zevceli yarattık ki böylelikle belki düşünürsünüz. Allah’a kaçın / firar edin, kesinlikle ben, O’ndan sizin için gelen apaçık bir uyarıcıyım, Allah’la beraber başka bir ilah edinmeyin , kesinlikle ben O’ndan sizin için gelen apaçık bir uyarıcıyım. Onlardan öncekilere de gelen her bir Resul ’e bu şekilde sihirbaz yahut divane / mecnun dediler onu birbirlerine tavsiye mi ettiler ? Bilakis onlar taşkınlık eden bir kavimdir, o nlardan yüz çevir bundan dolayı sen kınanmayacaksın, Hatırlat muhakkak ki hatırlatma iman edenlere fayda sağlar , insanları ve cinleri ancak bana ibadet etmeleri için yarattım onlardan bir rızık istemiyorum, beni doyurmalarını da istemiyorum, Kesinlikle rızık verici Allah’tır, kuvvetlidir, sağlamdır / metindir. Zalimlere tıpkı arkadaşlarının günahı gibi günah vardır, a cele etmesinler kafirlere vadedildikleri gün nedeniyle yazıklar olsun.
Sen yine de öğüt ver. Çünkü öğüt, iman edenlere fayda verir.
Ama yine de hatırlat, çünkü hatırlatmak inananlara yararlıdır.
Sen doğru bilgi ver. Çünkü doğru bilgi inananlara yarar sağlar dipnot 1 .
Yalnızca (Kuran'dan) bilgi ver. Çünkü o bilgi inananlar için yararlı olur.
Öğüt ver! Çünkü öğüt, iman edenlere fayda verir.
Öğüt ver, çünkü öğüt inananlara fayda verir.
Hatırlat/öğüt ver; çünkü hatırlatıp öğüt vermek müminlere yarar sağlar.
But keep reminding people of their duty to Allah, proclaiming His message, for making the message known shall benefit those whose hearts are impressed with the image of virtue and whose deeds are imprinted with wisdom and piety.
and go on reminding [people], it is good for those who believe to be reminded.
But teach (thy Message) for teaching benefits the Believers.
Do, however, keep exhorting them; for exhortation benefits those endowed with faith. dipnot 1
And remind them, for truly the muminun benefit from being reminded.
And remind (by preaching the Qur’ân, O Muhammad صلى الله عليه وسلم), for verily, the reminding profits the believers.
And admonish, for admonition indeed benefits the faithful.
Yet keep on exhorting (the people), for, verily, exhortation proves useful to the believers.
And remind; the Reminder profits the believers.
Continue admonishing; the believers will benefit from the admonition.
And remind; for, verily, the reminder shall profit the believers.
Remind, for the reminder benefits those who acknowledge.
Yet continue to admonish: For admonition profiteth the true believers.
And continue to teach (or remind), for surely the reminder profits the believers.
And remind; then surely reminding profits the believers.
And warn, for warning profiteth believers.
But go on reminding them, as reminding benefits the believers.
yet go on reminding [all who would listen]: for, verily, such a reminder will profit the believers.
But ˹continue to˺ remind. For certainly reminders benefit the believers.
And remind, for the reminder benefits the believers.
And remind, for the reminder benefits the believers.
And remind, for indeed, the reminder benefits the believers.
But remind thou, for the reminder benefits the believers.
Yet continue reminding, for, verily, the believers will benefit from it and gain eminence.
And remind (the message) truly teaching the benefits (of the Quran) to the believers.
And keep reminding, because reminding benefits the believers.
And remind, for the reminder benefits the believers.