Zâriyât suresi

Zâriyât suresi, 15. ayet

Zâriyât suresi, 15. ayet. إِنَّ ٱلْمُتَّقِينَ فِى جَنَّٰتٍ وَعُيُونٍ

inne-lmütteḳîne fî cennâtiv ve`uyûn.

Diyanet İşleri

(15-16) Şüphesiz Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, Rablerinin kendilerine verdiği şeyleri alarak cennetlerde ve pınar başlarında bulunurlar. Şüphesiz onlar bundan önce iyilik yapan kimselerdi.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Zâriyât 12–18 · surenin 15. ayeti / 60

Konu Sakınanların vasıfları ve yeryüzündeki deliller Zâriyât 15–23 3

  1. Zâriyât 12

    "Ceza günü ne zaman?" diye sorarlar.

  2. Zâriyât 13–14

    (13-14) Ateş üzerinde azaba uğratılacakları gün (görevli melekler onlara şöyle der): "Azabınızı tadın! İşte acele isteyip durduğunuz şey budur."

  3. 15–16

    (15-16) Şüphesiz Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, Rablerinin kendilerine verdiği şeyleri alarak cennetlerde ve pınar başlarında bulunurlar. Şüphesiz onlar bundan önce iyilik yapan kimselerdi.

  4. Zâriyât 17

    Geceleri pek az uyurlardı.

  5. Zâriyât 18

    Seherlerde bağışlama dilerlerdi.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

15. Yüce Allah, takvâ sahiplerinin mükâfatını ve kendilerini bu mükâfata kavuşturan amellerini söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır: “Şüphesiz takva sahipleri” yani takvâ şiarları ve Allah’a itaat büründükleri elbiseleri olanlar “bahçelerde” içinde dünyada benzeri bulunan ve bulunmayan her türlü ağaç çeşitleri ve meyveler olan bahçelerdedirler ki hiçbir göz bunların benzerini görmemiş, hiçbir kulak işitmemiş, hiçbir insanın hatırından da böylesi geçmemiştir. “ve pınar başlarındadır.” Oradaki pınarlar durmadan akar. O bağlar, bahçeler bu pınarlarla sulanacağı gibi, Allah’ın kulları da bu pınarlardan içecek, onları diledikleri şekilde akıtacaklardır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Emirlerini yerine getirip yasaklarından kaçınarak Rablerinden sakınanlar var ya; şüphesiz kıyamet günü onlar, bahçelerde ve pınarlardadırlar.

Kelimeler

5 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنَّ inne şüphesiz
  2. ٱلْمُتَّقِينَ l-muttekine muttakiler kök: وقي
  3. فِى fi
  4. جَنَّـٰتٍۢ cennatin cennetlerdedir kök: جنن
  5. وَعُيُونٍ ve uyunin ve çeşme başlarındadırlar kök: عين

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عين (65 geçiş) · Ortak kavram: Cennet

    Andolsun biz, cinler ve insanlardan, kalpleri olup da bunlarla anlamayan, gözleri olup da bunlarla görmeyen, kulakları olup da bunlarla işitmeyen…

  • Aynı kök: عين (65 geçiş) · Ortak kavram: Cennet

    Şüphesiz Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, cennetler içinde ve pınarlar başındadır.

  • Aynı kök: عين (65 geçiş) · Ortak kavram: Cennet

    (57-58) Biz de Firavun'un kavmini bahçelerden, pınar başlarından, servetlerden ve iyi bir konumdan çıkardık.

  • Ortak kavram: Cennet

    İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her…

  • Ortak kavram: Cennet

    Dedik ki: "Ey Adem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi bol bol yiyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."

  • Ortak kavram: Cennet

    İman edip salih ameller işleyenler ise cennetliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

57 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(15, 16) Şüphesiz ki muttakîler (duyarlı olanlar), Rablerinin kendilerine verdiği (nimetleri) alarak cennetlerde ve (su) kaynaklarında (olacaklar)dır. Şüphesiz ki onlar, bundan önce (dünyada) güzel davrananlardı.

Mustafa İslamoğlu

Ne var ki sorumlu davrananlar, akıl sır ermez cennetlerde ve pınar başlarında bulunacaklar;

Muhammed Esed

(Ama,) Allah'a karşı sorumluluk bilinci duyanlar, kendilerini bahçeler ve pınarlar arasında bulacaklar,

Ahmed Hulusi

Muhakkak ki korunanlar cennetlerde ve kaynaklardadırlar.

Ali Bulaç

Şüphesiz muttaki olanlar, cennetlerde ve pınarlardadırlar;

Ali Özek ve heyeti

Şüphesiz ki Allah'a isyandan sakınanlar, cennetlerde ve pınar başlarında bulunacaklar.

Ali Rıza Safa

Kuşkusuz, sorumluluk bilinci taşıyanlar, cennetlerde ve pınar başlarındadır.

Bayraktar Bayraklı

- Allah'ın emirlerine karşı gelmekten sakınanlar, Rablerinin kendilerine verdiğini alarak cennetlerde ve pınar başlarında bulunacaklar. Şüphesiz onlar, bundan önce dünyada güzel davrananlardı.

Edip Yüksel

Erdemliler bahçelerdedir, pınar başlarındadır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Erdemliler cennetlerdedir, pınar başlarındadır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Şüphesiz ki, takva sahipleri, cennetlerde pınar başlarındadırlar,

Elmalılı Hamdi Yazır

Şübhesiz ki müttekiler Cennetlerde pınar başlarındadır

Gültekin Onan

Şüphesiz muttaki olanlar, cennetlerde ve pınarlardadırlar;

Hasan Basri Çantay

(15-16) Şübhesiz ki (fenalıkdan) sakınanlar, Rablerinin kendilerine verdiği (sevabı) ahz (-ü kabul) etmiş (ve bundan raazi olmuş) olarak, cennetlerde, pınarlar (ın başların) dadırlar. Çünkü onlar bundan evvel iyi amel (ve hareket) edenlerdi.

İbni Kesir

Muhakkak ki muttakiler; cennetlerde ve çeşmelerdedirler.

Mehmet Alagaş

(1-23) O tozutup savuranlara, ağırlıkları taşıyanlara, kolaylıkla akıp gidenlere / cereyan edenlere , i şleri taksim edenlere andolsun ki s ize vaad edilen kesinlikle doğrudur ve kesinlikle hesaplaşma / din ortaya konulacaktır / vaki olacaktır. Yörünge sahibi semaya yemin olsun ki kesinlikle sizler karşıt / aykırı / ihtilaflı söz ler içindesiniz. Ondan döndürülen döndürülür. Gebersin / katlolsun tahmin edenler, onlar sersemdirler / amratindeler ve yanılırlar / sehiv ederler. Sana hesap gününün zamanını sorarlar, o gün onlar ateşte denenecekler, fitnelerinizi / sınanmalarınızı tadın, işte, alelacele istediğiniz bu ydu. Muttakiler Rablerinin kendilerine vermiş olduklarıyla bahçelerde ve gözelerdedirler , Rablerinin kendilerine verdiklerini almış vaziyettedirler, k esinlikle onlar , bundan önce güzel davran anlardandılar, g eceleri az uyurlardı, seherlerde ise bağışlanma dilerlerdi , (Seher sihir aynı köktendir uykunun büyü lü etkisi ve sonra uyanış) mallarında dilenen / isteyen ve mahrum kalanlar için bir hak vardı, arzda ve kendilerinde, inananlar / kanaat getirenler için ayetler vardı, hâlâ görmüyor musunuz? Sema da size erzak ve size vaad edilen var , göğün ve yerin Rabbine and olsun ki kesinlikle O, tıpkı konuşmanız kadar gerçektir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Takva sahibi olanlar ise, Cennetler'de ve pınarlardadır.

Süleyman Ateş

Korunanlar, cennetlerde, çeşme başlarındadırlar;

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kendini bozmamış olanlar dipnot 1 ise bahçelerde ve pınar başlarında olurlar,

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Muttaki - (takva sahipleri): Allah'tan çekinerek korunan ve kendini bozmamış olan kimselerdir. Bakınız Bakara 2/2.

Şaban Britch

Muttakiler, Cennetlerde ve pınarlardadır.

Şaban Piriş

Korunanlar, cennetlerde ve pınarlardadır.

Yaşar Nuri Öztürk

Şu da bir gerçek ki, sakınıp korunanlar bahçelerde ve pınar başlarındadır;

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

But the righteous who keep Allah in mind and entertain the profound reverence dutiful to Him will take abode in gardens of surpassing beauty ornamented with beautiful springs.

Abdul Haleem

The righteous will be in Gardens with [flowing] springs.

Abdullah Yusuf Ali

As to the Righteous, they will be in the midst of Gardens and Springs,

Abul A'la Maududi

As for the God-fearing, dipnot 1 they shall be in the midst of gardens and fountains,

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    In this context the word muttaqi (the righteous) clearly implies those people who believed in the Hereafter when they were given the news of it by the Book of Allah and His Messenger, and adopted the attitude and way of life that they were taught for success in the life hereafter, and refrained from the way about which they had been told that it would involve man in the torment of God.

Aisha Bewley

The people with taqwa will be among Gardens and Fountains,

Al-Hilali & Khan

Verily, the Muttaqûn (the pious. See V.2:2) will be in the midst of Gardens and Springs (in the Paradise),

Ali Quli Qarai

Indeed the Godwary will be amid gardens and springs,

Amatul Rahman Omar

But surely those who have become secure against evil will indeed be in (the land of) Gardens and Springs,

Arthur John Arberry

Surely the godfearing shall be among gardens and fountains

Bijan Moeinian

On that Day, the righteous ones will be welcomed to the gardens with water springs.

E. Henry Palmer

Verily, the pious are in gardens and springs,

Edip-Layth

The righteous are in paradises and springs.

George Sale

But the pious shall dwell among gardens and fountains,

Hamid S. Aziz

Surely those who guard (against evil) shall be in Gardens and Springs.

Mahmoud Ghali

Surely the pious will be in (the midst of) Gardens and Springs,

Marmaduke Pickthall

Lo! those who keep from evil will dwell amid gardens and watersprings,

Mohamed Ahmed - Samira

Surely those who fear God and follow the straight path will be amidst gardens and fresh springs of water,

Muhammad Asad

[But, ] behold, the God-conscious will find themselves amid gardens and springs,

Mustafa Khattab

Indeed, the righteous will be amid Gardens and springs,

Progressive Muslims

The righteous are in paradises and springs.

Rashad Khalifa

The righteous have deserved gardens and springs.

Sahih International

Indeed, the righteous will be among gardens and springs,

Sam Gerrans

Those in prudent fear will be among gardens and springs,

Shabbir Ahmed

Behold, in the midst of Gardens and springs are those who walked aright.

Syed Vickar Ahamed

Verily, as to the righteous (with firm Faith), they will be within the Gardens and Springs,

Taqi Usmani

The God-fearing (on the other hand) will be in gardens and springs,

The Monotheist Group

The righteous are in gardens and springs.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Zâriyât suresi, 15. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Zâriyât suresi, 15. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Zâriyât suresi, 15. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩