Yûsuf suresi · 1–6. ayetler

Kıssaların en güzeli ve Yûsuf'un rüyası

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Yûsuf suresi, 1. ayet — bütün mealleriyle aç

    Yûsuf suresi, 1. ayet. الٓر تِلْكَ ءَايَٰتُ ٱلْكِتَٰبِ ٱلْمُبِينِ

    Diyanet İşleri

    Elif Lam Ra. Bunlar, apaçık Kitab'ın ayetleridir.

    Mehmet Okuyan

    Elif. Lâm. Râ. dipnot 1 İşte şu(nlar), apaçık Kitabın ayetleridir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Mukatta‘a harfleri hakkında bilgi için bkz. Bakara 2:1, dipnot 1.

    Mustafa İslamoğlu

    Elif-Lam-Ra! Bunlar, hakikati beyan eden kitabın (olan-biteni) açıklayan ayetleridir.

    Muhammed Esed

    Elif, Lam, Ra. Bunlar, doğruyu/gerçeği apaçık gösteren, kendisi de açık olan kitabın mesajlarıdır:

    Ahmed Hulusi

    Eliif, Laam, Ra. . . Bunlar Hakikati apaçık ortaya koyan BİLGİnin işaretleridir.

    Ali Bulaç

    Elif, Lam, Ra. Bunlar, apaçık Kitab'ın ayetleridir.

    Ali Özek ve heyeti

    Elif. Lâm. Râ. Bunlar, apaçık Kitab'ın âyetleridir.

    Ali Rıza Safa

    A. L. R. İşte bunlar, Apaçık Kitap'ın ayetleridir.

    Bayraktar Bayraklı

    Elif, lam, ra. Bunlar, apaçık kitabın ayetleridir.

    Edip Yüksel

    A1 L30 R200. Bunlar apaçık kitabın mucizeleridir. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Sure başlarındaki harf kombinezonları, Kuran'ın matematiksel mucizesinin önemli bir öğesini oluşturur. * Bak 2:1; 74:30.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    A.L.R. Bu (harfler), apaçık kitabın mucizeleridir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Elif, Lam, Ra. İşte bunlar, sana apaçık kitabın ayetleridir!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Elif, Lam, Ra. bunlar işte ayetleridir sana o mübin kitabın

    Erhan Aktaş

    Elif. Lam. Ra. Bunlar açık ve anlaşılır Kitap'ın ayetleridir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Elif. Lam. Ra. Bunlar açık ve anlaşılır Kitap'ın ayetleridir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Elif. Lam. Ra. Bunlar açık ve anlaşılır Kitap'ın ayetleridir.

    Gültekin Onan

    Elif, Lam, Ra. Bunlar, apaçık Kitab'ın ayetleridir.

    Hasan Basri Çantay

    Elif, lam, raa. Bu (surenin ayetleri de her hakıykatı) açıklayan kitabın (Kur'anın) ayetleridir.

    İbni Kesir

    Elif, Lam, Ra. Bunlar apaçık kitabın ayetleridir.

    Mehmet Alagaş

    (1-18) Elif Lâm Mîm, İşte bunlar apaçık kitabın ayetleridir, muhakkak ki arabi olarak indiriyoruz, böylece belki akledersiniz. Biz sana bu Kuran’ı vahy etmekle en güzel kıssayı anlatıyoruz , ondan önce sen bunu bilmiyordun / bundan gafil idin , bir vakit Yusuf, babasına dedi ki ey babacığım muhakkak ki ben on bir yıldız gördüm, güneş ve ayı bana secde ederlerken gördüm, dedi ki ey oğlum gördüğünü / rüyanı kardeşlerine anlatma, sana tuzak kurarlar, kesinlikle şeytan insana apaçık bir düşmandır, böylelikle Rabbin seni ayırıp seçecek ve sana olayların / hâdiselerin yorumunu /nasıl gerçekleşeceğini / tevilini öğretecek, s enin ve Yakup / İsrail a ilesinin üzerindeki nimetini tıpkı önceki babaların İbrahim ve İshak’a tamamladığı gibi tamamlayacak. Muhakkak ki Rabbin her şeyi bilen ve yargılayandır / hâkimdir. Sual edenler için Yusuf ve kardeşlerinde ayetler vardır. Bir vakit Kardeşleri Yusuf hakkında babamıza bizden daha sevimli dediler, bizler kalabalık bir grubuz, babamız hakikaten apaçık ne yaptığını bilmez halde / delalettedir, Yusuf’u öldürün yahut bir yere bırakın babanızın yüzü artık size yönelsin, onun sonrasında salih bir kavim olursunuz dediler , içlerinden konuşan biri dedi ki, Yusuf’u öldürmeyin, eğer yapacaksanız onu bir kuyunun dibine bırakın kimi yolculuk yapanlardan biri onu bulup alsın. Dediler ki Ey babacığım sana ne okuyor ki Yusuf için niye bize güvenmiyorsun? Kesinlikle biz ona nasihat ta edenleriz, onu yarın bizimle beraber gönder, yesin içsin ve oynasın, kesinlikle biz onun koruyucusuyuz. Onu götürmeniz beni hüzünlendiriyor ve siz gafil iken onu bir kurdun yemesinden korkuyorum dedi. Biz soyca kalabalık bir grupken eğer onu kurt yerse , bizler o vakit kesin hasara uğrarız. Onu götürdükleri vakit, hep birlikte onu kuyunun içine bıraktılar , Ona / Yusuf’a onlara bu işlerini, onların şuursuz oldukları bir zaman da haber vereceksin diye vahyettik, akşam ağlayarak babalarına geldiler , dediler ki ey babamız gerçekten biz yarışmaya gittik Yusuf’u eşyalarımız yanında bıraktık, onu da kurt yedi, ayrıca bizler sözüne sadık dahi olsak , sen bize inanmazsın, yalandan üzeri kanlı gömleğini getirdiler, bilakis sizi nefisleriniz bu işe sürüklemiş dedi , Güzel bir sabır, betimlediğiniz şeylere karşı yardım talebi istenecek Allah'tır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Elif, Lâm, Râ. dipnot 1 Bunlar apaçık Kitab'ın ayetleridir.

    Rowwad Tercüme Merkezi — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bkz: Bakara Suresi 1. ayetinin dipnotu.

    Süleyman Ateş

    Elif lam ra. Bunlar apaçık Kitabın ayetleridir.

    Süleymaniye Vakfı

    Elif-Lam-Ra! dipnot 1 Bunlar her şeyi açıklayan dipnot 2 Kitab'ın ayetleridir dipnot 3 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu harflere huruf-u mukattaa /birbiri ile bağlantısı kesilmiş harfler denir. Bunların Nebimize sorulmamış olması, bilinen bir anlamının olduğunu gösterir. Yoksa müşrikler bunu dillerine dolar, Nebimizi sürekli rahatsız ederlerdi. Bununla ilgili sorular, İslam'ın Arap yarımadası dışına yayılmasından sonra başlamıştır. Bu harflerle başlayan yirmi dokuz sureden yirmi beşinde Kur'an'a, dördünde de önemli bir konuya vurgu yapılıyor olmasından onların dikkatleri toplama görevi yaptığı anlaşılır. Türkçede böyle bir kullanım yoktur.
    2. metne dön, dipnot 2
      Kur'an-ı Kerim, muhkem /hüküm bildiren ve müteşabih/muhkemlerin benzeri olup onların ayrıntılarını ortaya koyan ayetlerden oluşur. Bu metot sayesinde Kitab'ın tamamı ayrıntılı olarak açıklanmıştır.
    3. metne dön, dipnot 3

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    ELİF! LAM! RA! Bunlar herşeyi açıkça ortaya koyan Kitap'ın ayetleridir.

    Şaban Britch

    Elif, Lâm, Râ. Bunlar apaçık Kitab'ın ayetleridir.

    Şaban Piriş

    Elif, Lam, Ra. Bunlar açıklayan kitabın ayetleridir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Elif, Lam, Ra. O apaçık, apaydınlık Kitap'ın ayetleridir bunlar.

  2. Yûsuf suresi, 2. ayet — bütün mealleriyle aç

    Yûsuf suresi, 2. ayet. إِنَّآ أَنزَلْنَٰهُ قُرْءَٰنًا عَرَبِيًّا لَّعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ

    Diyanet İşleri

    Biz onu, akıl erdiresiniz diye Arapça bir Kur'an olarak indirdik.

    Mustafa İslamoğlu

    Biz onu Arapça bir hitab olarak indirdik: belki bu sayede, kafanızı kullanırsınız.

    Muhammed Esed

    Biz onu Arapça bir metin olarak indirdik ki, aklınızı kullanarak belki onu kavrayıp özümlersiniz.

    Ahmed Hulusi

    Kesinlikle biz (El Esma ül Hüsna'nın işaret ettiği insanın hakikatindeki mertebeden - İlim mertebesinden bilincine) Arapça Kur'an (OKUnası, kavranılası metin) olarak inzal ettik Onu, aklınızla değerlendiresiniz diye.

    Ali Bulaç

    Gerçekten biz, akıl erdirirsiniz diye, onu Arapça bir Kur'an olarak indirdik.

    Ali Özek ve heyeti

    Anlayasınız diye biz onu Arapça bir Kur’an olarak indirdik.

    Ali Rıza Safa

    Aslında, Onu, çok kolay anlaşılacak Kur'an olarak indirdik; belki aklınızı kullanırsınız diye.

    Bayraktar Bayraklı

    Aklınızı kullanasınız diye biz onu Arapça bir Kur'an olarak indirdik.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onu Arapça bir Kuran olarak indirdik ki anlayasınız.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Biz onu akıl erdirebilesiniz diye, bir Kur'an olmak üzere Arapça olarak indirdik.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Biz onu bir Kur'an olmak üzere Arabi olarak indirdik, gerek ki akıl irdiresiniz

    Erhan Aktaş

    Akledip anlamanız için onu Arapça bir kur'an dipnot 1 olarak gönderdik.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Beyan. Okunan. Ayette geçen kur'an kelimesi mushaf, kitap anlamında değil, okumak, duyurmak, iletmek anlamındadır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Akledip anlamanız için onu Arapça bir kuran dipnot 1 olarak gönderdik.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Beyan. Okunan.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Akledip anlamanız için onu Arapça bir kuran dipnot 1 olarak gönderdik.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Beyan. Okunan.

    Gültekin Onan

    Gerçekten biz onu Arapça bir Kuran olarak indirdik ki akledesiniz.

    Hasan Basri Çantay

    Hakıykat biz onu, (manasına) akıl erdiresiniz diye, Arabca bir Kur'an olarak indirdik.

    İbni Kesir

    Doğrusu biz; onu akıl erdiresiniz diye arapça bir Kur'an olarak indirdik.

    Mehmet Alagaş

    (1-18) Elif Lâm Mîm, İşte bunlar apaçık kitabın ayetleridir, muhakkak ki arabi olarak indiriyoruz, böylece belki akledersiniz. Biz sana bu Kuran’ı vahy etmekle en güzel kıssayı anlatıyoruz , ondan önce sen bunu bilmiyordun / bundan gafil idin , bir vakit Yusuf, babasına dedi ki ey babacığım muhakkak ki ben on bir yıldız gördüm, güneş ve ayı bana secde ederlerken gördüm, dedi ki ey oğlum gördüğünü / rüyanı kardeşlerine anlatma, sana tuzak kurarlar, kesinlikle şeytan insana apaçık bir düşmandır, böylelikle Rabbin seni ayırıp seçecek ve sana olayların / hâdiselerin yorumunu /nasıl gerçekleşeceğini / tevilini öğretecek, s enin ve Yakup / İsrail a ilesinin üzerindeki nimetini tıpkı önceki babaların İbrahim ve İshak’a tamamladığı gibi tamamlayacak. Muhakkak ki Rabbin her şeyi bilen ve yargılayandır / hâkimdir. Sual edenler için Yusuf ve kardeşlerinde ayetler vardır. Bir vakit Kardeşleri Yusuf hakkında babamıza bizden daha sevimli dediler, bizler kalabalık bir grubuz, babamız hakikaten apaçık ne yaptığını bilmez halde / delalettedir, Yusuf’u öldürün yahut bir yere bırakın babanızın yüzü artık size yönelsin, onun sonrasında salih bir kavim olursunuz dediler , içlerinden konuşan biri dedi ki, Yusuf’u öldürmeyin, eğer yapacaksanız onu bir kuyunun dibine bırakın kimi yolculuk yapanlardan biri onu bulup alsın. Dediler ki Ey babacığım sana ne okuyor ki Yusuf için niye bize güvenmiyorsun? Kesinlikle biz ona nasihat ta edenleriz, onu yarın bizimle beraber gönder, yesin içsin ve oynasın, kesinlikle biz onun koruyucusuyuz. Onu götürmeniz beni hüzünlendiriyor ve siz gafil iken onu bir kurdun yemesinden korkuyorum dedi. Biz soyca kalabalık bir grupken eğer onu kurt yerse , bizler o vakit kesin hasara uğrarız. Onu götürdükleri vakit, hep birlikte onu kuyunun içine bıraktılar , Ona / Yusuf’a onlara bu işlerini, onların şuursuz oldukları bir zaman da haber vereceksin diye vahyettik, akşam ağlayarak babalarına geldiler , dediler ki ey babamız gerçekten biz yarışmaya gittik Yusuf’u eşyalarımız yanında bıraktık, onu da kurt yedi, ayrıca bizler sözüne sadık dahi olsak , sen bize inanmazsın, yalandan üzeri kanlı gömleğini getirdiler, bilakis sizi nefisleriniz bu işe sürüklemiş dedi , Güzel bir sabır, betimlediğiniz şeylere karşı yardım talebi istenecek Allah'tır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Biz, onu akledip anlayasınız diye Arapça bir Kur’an olarak indirdik.

    Süleyman Ateş

    Biz onu Arapça bir Kur'an olarak indirdik ki anlayasınız.

    Süleymaniye Vakfı

    Aklınızı kullanasınız / doğru bağlantılar kurasınız diye, biz onu Arapça kur'anlar /ayet kümeleri halinde dipnot 1 indirdik.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kur'an, karaa (قرأ) fiilinin mastarı olan kur (القُرْء) veya kar (القَرْء)'dan türetilmiştir; anlamı, toplama ve birleştirmedir. Mastar olarak kullanıldığı gibi bütünlük ve küme anlamında isim olarak da kullanılır. Allah'ın kitabına Kur'an denmesi, bütün sureleri toplayıp bir araya getirmesi sebebiyledir (Lisanu'l-Arab). Arapçada Kur'an (قُرْآنً)'ın çoğulu olmadığından tekil için de çoğul için de kullanılır. Bu sebeple kur'an (قُرْآن) kelimesine, bağlamına göre, kur'anlar diye de anlam verilebilir. Benzer ayetler için bkz: Taha 20/113-114, Zümer 39/28, Fussilet 41/3, Şura 42/7, Zuhruf 43/1-3, Ahkaf 46/12.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Belki aklınızı kullanırsınız diye, biz bunu Arapça kümeler dipnot 1 şeklinde indirdik.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      قُرْآنً toplama anlamınadır. Bu kitabın anlamı Arap diliyle toparlanacak, kümeleştirilecek şekildedir.Detaylar için Bkz. Al-i İmran 3/7 ve dipnotu

    Şaban Britch

    Biz, onu akledip, anlayasınız diye Arapça Kur’an olarak indirdik.

    Şaban Piriş

    Biz, onu anlayasınız diye Arapça Kur'an olarak indirdik.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Biz onu sana, aklınızı çalıştırasınız diye, Arapça bir Kur'an olarak indirdik.

  3. Yûsuf suresi, 3. ayet — bütün mealleriyle aç

    Yûsuf suresi, 3. ayet. نَحْنُ نَقُصُّ عَلَيْكَ أَحْسَنَ ٱلْقَصَصِ بِمَآ أَوْحَيْنَآ إِلَيْكَ هَٰذَا ٱلْقُرْءَانَ وَإِن كُنتَ مِن قَبْلِهِۦ لَمِنَ ٱلْغَٰفِلِينَ

    Diyanet İşleri

    Sana bu Kur'an'ı vahyetmekle kıssaların en güzelini anlatıyoruz. Halbuki daha önce sen bunlardan habersiz idin.

    Mehmet Okuyan

    Biz sana bu Kur'an'ı vahyetmekle (eskilere dair) haberleri sana en güzel şekilde anlatıyoruz. dipnot 1 Elbette sen bundan önce habersizlerdendin.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Burada Hz. Yusuf kıssasının "kıssaların en güzeli" olmasına işaret edilmesinin yanında, anlatılan bütün kıssaların en güzel şekilde sunulduğuna dikkat çekilmektedir.

    Mustafa İslamoğlu

    Bu Kur'an'ı sana vahyetmekle Biz, sana naklettiklerimizi en güzel, en açık seçik bir biçimde nakletmiş oluyoruz: oysa ki sen, bu hitabtan önce (vahyin ne olduğundan) habersizdin.

    Muhammed Esed

    Biz bu Kuran'ı sana vahyettikçe, (ey Peygamber,) bundan önce senin de (vahyin ne olduğundan) habersiz kimselerden olduğunu bilerek onu sana mümkün olan en iyi, en güzel üslupla açıklıyoruz.

    Ahmed Hulusi

    Şu Kuran'ı (OKUnası, kavranılası metni) sana vahyederek (hakikatin olan Esma mertebesindeki ilimden bilincine yönlendirerek) biz (Esma özelliklerimiz itibarıyla biz), ibret verici olaylardan birini en güzel anlatımla sende açığa çıkartıyoruz. . . Önceden şüphesiz bu bilgi sana kapalıydı!

    Ali Bulaç

    Biz bu Kur'an'ı sana vahyetmemizle, en güzel kıssaları gerçek bir haber (kıssa) olarak sana aktarıyoruz, oysa sen, daha önce, bundan haberi olmayanlardandın.

    Ali Özek ve heyeti

    Biz bu Kur'ân'ı sana vahyetmekle, kıssaların en güzelini sana anlatmış oluyoruz; halbuki sen, önceden, bunlardan tamamıyla habersizdin.

    Ali Rıza Safa

    Bu Kur'an'ı sana bildirerek, en güzel öyküleri sana anlatıyoruz. Oysa sen, daha önce bunlardan habersizdin.

    Bayraktar Bayraklı

    Biz, bu Kur'an'ı sana vahyetmekle, geçmiş milletlerin haberlerini en güzel bir şekilde anlatıyoruz. Gerçek şu ki, sen bundan önce bu haberleri bilmeyenlerdendin.

    Edip Yüksel

    Sana bu Kuran'ı vahiy ederek, sana en güzel bir anlatımla tarihi aktarıyoruz. Sen daha önce bundan habersizdin.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Sana bu Kuran'ı vahyederek, sana en güzel bir anlatımla tarihi aktarıyoruz. Sen daha önce bundan habersizdin.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Biz sana bu Kuran'ı vahyetmekle kıssaların en güzelini anlatıyoruz. Doğrusu, senin bundan önce hiç haberin yoktu.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Sana bu Kur'anı vahyetmemizle biz bir kıssa anlatıyoruz ki ahsenülkasas senin ise doğrusu bundan evvel hiç haberin yoktu

    Erhan Aktaş

    Biz, Sana bu Kur'an'ı iletmekle, daha önce hakkında bilgi sahibi olmadığın kıssaları en doğru şekilde bildirmiş oluyoruz.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Biz, Sana bu Kur'an'ı iletmekle, daha önce hakkında bilgi sahibi olmadığın kıssaları en doğru şekilde bildirmiş oluyoruz.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Biz, Sana bu kuranı dipnot 1 iletmekle, daha önce hakkında bilgi sahibi olmadığın kıssaları en doğru şekilde bildirmiş oluyoruz.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Beyanı. Beyan, bir şeyin kanıtlarıyla ortaya konması, ilan edilmesi demektir.

    Gültekin Onan

    Biz bu Kuran'ı sana vahyetmemizle, en güzel kıssaları gerçek bir haber (kıssa) olarak sana aktarıyoruz; oysa sen, daha önce, bundan haberi olmayanlardandın.

    Hasan Basri Çantay

    Biz sana bu Kur'anı (bu sureyi) vahyetmek suretiyle en güzel beyanı kıssa olarak anlatacağız. Halbuki sen daha evvel bundan elbet haberdar olmayanlardandın.

    İbni Kesir

    Biz; sana, bu Kur'an'ı vahyetmekle; kıssaların en güzelini anlatıyoruz. Halbuki sen, daha önce bundan habersizdin.

    Mehmet Alagaş

    (1-18) Elif Lâm Mîm, İşte bunlar apaçık kitabın ayetleridir, muhakkak ki arabi olarak indiriyoruz, böylece belki akledersiniz. Biz sana bu Kuran’ı vahy etmekle en güzel kıssayı anlatıyoruz , ondan önce sen bunu bilmiyordun / bundan gafil idin , bir vakit Yusuf, babasına dedi ki ey babacığım muhakkak ki ben on bir yıldız gördüm, güneş ve ayı bana secde ederlerken gördüm, dedi ki ey oğlum gördüğünü / rüyanı kardeşlerine anlatma, sana tuzak kurarlar, kesinlikle şeytan insana apaçık bir düşmandır, böylelikle Rabbin seni ayırıp seçecek ve sana olayların / hâdiselerin yorumunu /nasıl gerçekleşeceğini / tevilini öğretecek, s enin ve Yakup / İsrail a ilesinin üzerindeki nimetini tıpkı önceki babaların İbrahim ve İshak’a tamamladığı gibi tamamlayacak. Muhakkak ki Rabbin her şeyi bilen ve yargılayandır / hâkimdir. Sual edenler için Yusuf ve kardeşlerinde ayetler vardır. Bir vakit Kardeşleri Yusuf hakkında babamıza bizden daha sevimli dediler, bizler kalabalık bir grubuz, babamız hakikaten apaçık ne yaptığını bilmez halde / delalettedir, Yusuf’u öldürün yahut bir yere bırakın babanızın yüzü artık size yönelsin, onun sonrasında salih bir kavim olursunuz dediler , içlerinden konuşan biri dedi ki, Yusuf’u öldürmeyin, eğer yapacaksanız onu bir kuyunun dibine bırakın kimi yolculuk yapanlardan biri onu bulup alsın. Dediler ki Ey babacığım sana ne okuyor ki Yusuf için niye bize güvenmiyorsun? Kesinlikle biz ona nasihat ta edenleriz, onu yarın bizimle beraber gönder, yesin içsin ve oynasın, kesinlikle biz onun koruyucusuyuz. Onu götürmeniz beni hüzünlendiriyor ve siz gafil iken onu bir kurdun yemesinden korkuyorum dedi. Biz soyca kalabalık bir grupken eğer onu kurt yerse , bizler o vakit kesin hasara uğrarız. Onu götürdükleri vakit, hep birlikte onu kuyunun içine bıraktılar , Ona / Yusuf’a onlara bu işlerini, onların şuursuz oldukları bir zaman da haber vereceksin diye vahyettik, akşam ağlayarak babalarına geldiler , dediler ki ey babamız gerçekten biz yarışmaya gittik Yusuf’u eşyalarımız yanında bıraktık, onu da kurt yedi, ayrıca bizler sözüne sadık dahi olsak , sen bize inanmazsın, yalandan üzeri kanlı gömleğini getirdiler, bilakis sizi nefisleriniz bu işe sürüklemiş dedi , Güzel bir sabır, betimlediğiniz şeylere karşı yardım talebi istenecek Allah'tır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Sana bu Kur’an’ı vahyetmekle kıssaların en güzelini anlatıyoruz. Hâlbuki daha önce sen bunlardan habersiz idin.

    Süleyman Ateş

    Biz, bu Kur'an'ı vahyetmekle sana kıssaların en güzelini anlatıyoruz. Sen ondan önce (bunları) bilmeyenlerden idin.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Şimdi, vahyettiğimiz bu ayet kümeleriyle sana hikayelerin en güzelini anlatacağız.Oysaki daha önce sen bundan tamamen habersizdin.

    Şaban Britch

    Biz, bu Kur'an'ı vahyetmekle geçmişte haberdar olmadığın en güzel kıssaları sana anlatıyoruz.

    Şaban Piriş

    Biz, sana bu Kur'an'ı vahyederek daha önce haberdar olmadığın en güzel olayı hikaye edeceğiz.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Biz bu Kur'an'ı sana vahyederek, hikayelerin en güzelini anlatıyoruz. Oysaki sen, bundan önce bunlardan tamamen habersiz olanlardandın.

  4. Yûsuf suresi, 4. ayet — bütün mealleriyle aç

    Yûsuf suresi, 4. ayet. إِذْ قَالَ يُوسُفُ لِأَبِيهِ يَٰٓأَبَتِ إِنِّى رَأَيْتُ أَحَدَ عَشَرَ كَوْكَبًا وَٱلشَّمْسَ وَٱلْقَمَرَ رَأَيْتُهُمْ لِى سَٰجِدِينَ

    Diyanet İşleri

    Hani Yusuf, babasına "Babacığım! Gerçekten ben (rüyada) on bir yıldız, güneşi ve ayı gördüm. Gördüm ki onlar bana boyun eğiyorlardı" demişti.

    Mehmet Okuyan

    Hani Yusuf, babasına (Yakup'a) şöyle demişti: "Ey Babacığım! Şüphesiz ki ben (rüyamda) on bir gezegeni, güneşi ve ayı gördüm; onları benim için secde ederlerken gördüm." dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hz. Yusuf'un gördüğü bu rüyanın yorumunun ne olduğu Yûsuf 12:100'de açıklanmaktadır.

    Mustafa İslamoğlu

    Hani bir zamanlar Yusuf babasına "Ey babacığım!" demişti, "Ben rüyamda on bir gezegen, bir de Güneşi ve Ayı gördüm; hepsi de yerlere kapanarak beni saygıyla selamlıyorlardı.

    Muhammed Esed

    Bir vakit Yusuf babasına şöyle demişti: "Babacığım! Ben (rüyamda) onbir yıldız, güneş ve ayı gördüm: benim önümde saygıyla yere kapanmışlardı!"

    Ahmed Hulusi

    Hani Yusuf babasına: "Babacığım! Muhakkak ki ben on bir gezegeni, Güneş'i ve Ay'ı gördüm. . . Bana secde ediyorlardı" dedi.

    Ali Bulaç

    Hani Yusuf babasına: "Babacığım, gerçekten ben (rüyamda) onbir yıldız, güneşi ve ayı gördüm; bana secde etmektelerken gördüm" demişti.

    Ali Özek ve heyeti

    Bir zamanlar Yusuf, babasına (Yakub'a) demişti ki: Babacığım! Ben (rüyamda) on bir yıldızla güneşi ve ayı gördüm; onları bana secde ederlerken gördüm.

    Ali Rıza Safa

    Yusuf, babasına, şöyle demişti: "Babacığım! Aslında, on bir gezegeni, güneşi ve ayı gördüm; bana secde ettiklerini gördüm!" dipnot 163

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 163
      İşte, bir bilgi ayeti: Yıldızlar, etken bir terim olan Necm terimiyle, gezegenler ise edilgen bir terim olan Kevkeb terimiyle Kur'an'da bildirilmiştir. Yıldızlar, ışıma kaynakları olan füzyon enerjisiyle ışık üretirler; etkendirler. Gezegenler ise yıldızlardan gelen ışığı yansıtırlar ve ışık üretemezler; edilgendirler. Güneşin çevresinde dönen gökcisimleri gezegen olarak tanımlanır. Dünyamız da bir gezegendir. Ay, dünyanın çevresinde döndüğü için gezegen olarak tanımlanmaz. Gezegen terimi, 6:76, 24:35, 37:6 ve 82:2 ayetlerinde de bildirilmiştir. Binlerce yıl öncesi çıplak gözle yapılan gözlemler sonucunda, dünyaya yakın olan beş gezegenin varlığı biliniyordu. Teleskopun icat edilmesinden sonra, on sekizinci ve on dokuzuncu yüzyıllarda altı gezegen daha keşfedildi. Kur'an'da bildirildiği gibi, dünyadan gökyüzüne bakıldığında görünen on bir gezegen, dünyaya yakınlık sırasıyla şunlardır: Merkür, Venüs, Mars, Jüpiter, Saturn, Uranus, Neptun, Pluton, Ceres, Pallas ve Juno.

    Bayraktar Bayraklı

    Bir zamanlar Yusuf, babası Ya'kub'a demişti ki: "Babacığım! Ben rüyamda on bir yıldızla güneşi ve ayı gördüm; onları bana secde ederken gördüm."

    Edip Yüksel

    Yusuf, bir zamanlar babasına: "Babacığım, on bir gezegeni, güneşi ve ay'ı gördüm, onların bana secde ettiklerini gördüm" dedi. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Bu benzetme, güneş sistemindeki gezegenlerin sayısı konusunda bir ipucu mu veriyor? Eski Ahit'in Tekvin kitabının 37:9 ayetinde aynı rüyadan söz edilmekte, ne var ki gezegen kelimesi yerine yıldız olarak yanlış çevrilmiştir. Bu olayın Eski Ahit'te anlatılan versiyonu için Tekvin'in 37-49 bölümlerine bakınız.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Yusuf, bir zamanlar babasına: 'Babacığım, on bir gezegeni, güneşi ve ay'ı gördüm, onların bana secde ettiklerini gördüm,' dedi.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Bir vakit Yusuf babasına: "Babacığım, ben rüyada onbir yıldızla güneşi ve ayı gördüm. Gördüm ki, onlar bana secde ediyorlar." dedi.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Bir vakıt Yusüf babasına, babacığım dedi: ben ru'yada on bir yıldızla Güneşi ve Kameri gördüm, gördüm onları ki bana secde ediyorlar

    Gültekin Onan

    Hani Yusuf babasına: "Babacığım, gerçekten ben (rüyamda) on bir yıldız, güneşi ve ayı gördüm; bana secde etmektelerken gördüm" demişti.

    Hasan Basri Çantay

    Bir vakit Yuusuf, babasına: "Babacığım, demişdi, gerçek ben rü'yada on bir yıldızla güneşi ve ayı gördüm. Gördüm ki onlar bana secde edicilerdir".

    İbni Kesir

    Hani Yusuf babasına demişti ki: Babacığım, rüyamda on bir yıldızla, güneşi ve ayı gördüm. Gördüm ki onlar bana secde etmektedirler.

    Mehmet Alagaş

    (1-18) Elif Lâm Mîm, İşte bunlar apaçık kitabın ayetleridir, muhakkak ki arabi olarak indiriyoruz, böylece belki akledersiniz. Biz sana bu Kuran’ı vahy etmekle en güzel kıssayı anlatıyoruz , ondan önce sen bunu bilmiyordun / bundan gafil idin , bir vakit Yusuf, babasına dedi ki ey babacığım muhakkak ki ben on bir yıldız gördüm, güneş ve ayı bana secde ederlerken gördüm, dedi ki ey oğlum gördüğünü / rüyanı kardeşlerine anlatma, sana tuzak kurarlar, kesinlikle şeytan insana apaçık bir düşmandır, böylelikle Rabbin seni ayırıp seçecek ve sana olayların / hâdiselerin yorumunu /nasıl gerçekleşeceğini / tevilini öğretecek, s enin ve Yakup / İsrail a ilesinin üzerindeki nimetini tıpkı önceki babaların İbrahim ve İshak’a tamamladığı gibi tamamlayacak. Muhakkak ki Rabbin her şeyi bilen ve yargılayandır / hâkimdir. Sual edenler için Yusuf ve kardeşlerinde ayetler vardır. Bir vakit Kardeşleri Yusuf hakkında babamıza bizden daha sevimli dediler, bizler kalabalık bir grubuz, babamız hakikaten apaçık ne yaptığını bilmez halde / delalettedir, Yusuf’u öldürün yahut bir yere bırakın babanızın yüzü artık size yönelsin, onun sonrasında salih bir kavim olursunuz dediler , içlerinden konuşan biri dedi ki, Yusuf’u öldürmeyin, eğer yapacaksanız onu bir kuyunun dibine bırakın kimi yolculuk yapanlardan biri onu bulup alsın. Dediler ki Ey babacığım sana ne okuyor ki Yusuf için niye bize güvenmiyorsun? Kesinlikle biz ona nasihat ta edenleriz, onu yarın bizimle beraber gönder, yesin içsin ve oynasın, kesinlikle biz onun koruyucusuyuz. Onu götürmeniz beni hüzünlendiriyor ve siz gafil iken onu bir kurdun yemesinden korkuyorum dedi. Biz soyca kalabalık bir grupken eğer onu kurt yerse , bizler o vakit kesin hasara uğrarız. Onu götürdükleri vakit, hep birlikte onu kuyunun içine bıraktılar , Ona / Yusuf’a onlara bu işlerini, onların şuursuz oldukları bir zaman da haber vereceksin diye vahyettik, akşam ağlayarak babalarına geldiler , dediler ki ey babamız gerçekten biz yarışmaya gittik Yusuf’u eşyalarımız yanında bıraktık, onu da kurt yedi, ayrıca bizler sözüne sadık dahi olsak , sen bize inanmazsın, yalandan üzeri kanlı gömleğini getirdiler, bilakis sizi nefisleriniz bu işe sürüklemiş dedi , Güzel bir sabır, betimlediğiniz şeylere karşı yardım talebi istenecek Allah'tır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Hani Yûsuf babasına şöyle demişti: “Babacığım, (rüyamda) on bir yıldız, Güneş'i ve Ay’ı gördüm. Gördüm ki onlar bana secde ediyorlardı.”

    Süleyman Ateş

    Hani bir zaman Yusuf, babasına: "Babacığım demişti, ben (rü'yada) on bir yıldız, güneşi ve ayı gördüm, bunların bana secde ettiklerini gördüm." demişti.

    Süleymaniye Vakfı

    Bir gün Yusuf babasına şöyle demişti: "Babacığım! Rüyamda on bir gezegeni dipnot 1 , Güneş'i ve Ay'ı gördüm. Onları bana secde eder /boyun eğer halde dipnot 2 gördüm dipnot 3 ."

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayette geçen "kevkeb (كوكب)" kelimesi "gezegen" anlamına gelir. Birçok mealde bu kelimeye "yıldız" anlamı verilse de Kur'an'da "yıldız" için "kevkeb" değil; "necm (نجم)" kelimesi kullanılır. Nitekim Kıyamet /mezardan kalkış öncesinde yıldızların söneceğinden (Mürselat 77/8, Tekvir 81/2), gezegenlerin ise dağılacağından (İnfitar 82/2) bahsedilerek iki kavramın farklı olduğu net bir şekilde ortaya konmuştur. Yıldızların sönecek olması, ışıklarının kendilerinden olduğunu vurguladığı gibi gezegenlerin kendi ışıklarının olmadığını da gösterir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Secdenin kök anlamı eğilmedir (Müfredat). Bu sebeple Güneş, Ay, gezegenler, dünya ve yıldızlar arasında oluşan eğimler /deklinasyon ve ona bağlı olarak gölgenin uzayıp kısalması, "secde" kelimesiyle ifade edilmiştir (Nahl 16/48, Ra'd 13/15). Bazı ayetlerde sadece itaat anlamında (Hac 22/18, İnşikak 84/21), bazılarında da itaat ile birlikte fiziki eğilme anlamında kullanılır (Bakara 2/34, 58, Nisa 4/154, A'raf 7/161, Yusuf 12/4 ve 100). Nitekim namazda, vücudumuz ayaklar, eller ve dizler üzerinde yere paralelken alnı yere koymak da Allah'a itaat ederek eğilme anlamındaki secdedir (Nisa 4/102-103). Evren; gökler, yer ve bunların arasındaki varlıklar olmak üzere üçe ayrılır (Hicr 15/85). Gökler yedi kattır. Gezegenler, göğün bize en yakın olan katında yer alır (Saffat 37/6). Bu ayet, 11 gezegenin olduğunu bildirmektedir. Tevrat'da bu konu şöyle geçer: "Yusuf bir düş daha görüp kardeşlerine anlattı. 'Dinleyin, bir düş daha gördüm' dedi. Güneş, ay ve on bir yıldız önümde eğildiler." (Yaratılış 37/9)
    3. metne dön, dipnot 3

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bir gün Yusuf babasına şöyle demişti: "Babacığım rüyamda on bir kevkebi/gezegeni, güneşi ve ayı gördüm; baktım ki hepsi bana secde ediyor. dipnot 1 "

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Buradaki secde, Güneşin, Ayın ve gezegenlerin, dünya ile yaptığı eğimin (declination) Yusuf aleyhisselama, rüyasında gösterilmesidir. Bu eğim en fazla 23 derece 27 dakika olmaktadır. Evren; gökler, yer ve bunların arasındaki varlıklar olmak üzere üçe ayrılır. Bunu anlatan çok sayıda ayetten biri şöyledir. "Gökleri, yeri ve bu ikisi arasında olanları, gerçek varlıklar olarak yarattık" (Bkz. Hicr 15/85) Gökler yedi kattır. Yıldızlar, bize en yakın olan birinci katta yer alır. (Bkz. Saffat 37/6) Aradaki varlıklar Güneş ve Ay'dır. (Bkz. Nuh 71/16) Bu ayet, bunlarla birlikte hareket eden ve yıldız görünümünde olan 11 cismin olduğunu da bildirmektedir. Bugün bunlara Güneşin uyduları denir. Ayetteki secde eğilme anlamındadır. Zaten kelimenin kök anlamı odur (Müfredat). Bu eğilmeyi, ağaç gölgelerinden anlayabiliriz. İlgili ayet şöyledir: "Güneş ve Ay, bir hesaba göre hareket eder. Yıldızlar ve ağaçlar secde ederler." (Bkz. Rahman 55/5-6) Ağaçların secdesi, gölgelerindeki uzama ve kısalmadır. Bunun Güneş ile ilgisini şu ayetlerden öğreniriz: "Rabbinin gölgeyi nasıl uzattığını görmedin mi? Tercihi farklı olsaydı onu hareketsiz kılardı. Güneşi de ona delil yapmıştır. Sonra gölgeyi yavaşça kendine (yukarıya) çeker (ve kısaltır)." (Bkz. Furkan 25/45-46) Güneş sistemiyle dünya arasındaki eğim (declination) her gün değişir. 21 Mart ve 22 Eylül günlerinde gölge açısı, o yerin enlemi kadar olur. Allah Taala bu eğimi secde kelimesi ile anlatmıştır. Gölgeler konusunda bilgi sahibi olan her insan, Güneşin meridyen geçişi sırasında oluşan gölgeye bakarak Güneş takvimini okuyabilir. Gece aya bakılarak da ay takvimi okunabilir. Yıldızlarla dünya arasında herhangi bir eğim oluşmaz. Bu yüzden kuzey yarım kürede kutup yıldızının bir yere, yıl boyunca yaptığı açı o yerin enlemi kadar olur. Yüzünü Kutup Yıldızına çeviren bir kişinin baş tarafı kuzeyi, ayak tarafı güneyi, sağ tarafı doğuyu, sol tarafı da batıyı gösterir. Bu, her insanın geceleyin yol bulmasını sağlar. (Bkz. Tarık 86/3'ün dipnotu) Asırlardır ihmal edilmiş yeni bir bilim dalına, gölge bilimine ihtiyaç vardır. Kur'an'da bununla ilgili çok ayet vardır.

    Şaban Britch

    Yusuf, babasına: Babacığım, dedi. Rüyamda on bir yıldız, Güneş ve Ay’ın bana secde ettiklerini gördüm.

    Şaban Piriş

    Yusuf, babasına: -Babacığım, dedi. Rüyamda on bir yıldız, Güneş ve Ay'ın bana saygıyla boyun eğdiklerini gördüm.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Bir vakit Yusuf babasına şöyle demişti: "Babacığım, ben rüyada on bir yıldızla, Güneş'i ve Ay'ı gördüm; onları bana secde ediyorlar gördüm."

  5. Yûsuf suresi, 5. ayet — bütün mealleriyle aç

    Yûsuf suresi, 5. ayet. قَالَ يَٰبُنَىَّ لَا تَقْصُصْ رُءْيَاكَ عَلَىٰٓ إِخْوَتِكَ فَيَكِيدُوا۟ لَكَ كَيْدًا إِنَّ ٱلشَّيْطَٰنَ لِلْإِنسَٰنِ عَدُوٌّ مُّبِينٌ

    Diyanet İşleri

    Babası, şöyle dedi: "Yavrucuğum! Rüyanı kardeşlerine anlatma. Yoksa, sana tuzak kurarlar. Çünkü şeytan, insanın apaçık düşmanıdır."

    Mehmet Okuyan

    (Babası ona) "Ey yavrucuğum! Rüyanı kardeşlerine anlatma; sonra sana bir tuzak kurarlar! Şüphesiz ki şeytan, insana apaçık bir düşmandır." demişti.

    Mustafa İslamoğlu

    (Yakub): "Ey yavrucuğum!" dedi, "Rüyanı kardeşlerine anlatma, sonra sana karşı bir tuzak kurarlar; çünkü Şeytan insan soyu için apaçık bir düşmandır!

    Muhammed Esed

    (Yakub:) "Ey oğulcuğum!" dedi, (bu) rüyanı kardeşlerine anlatayım deme, yoksa (hasetlerinden) sana karşı bir tuzak hazırlarlar; doğrusu Şeytan insan için apaçık bir düşmandır!

    Ahmed Hulusi

    (Babası) dedi ki: "Yavrum. . . Rüyanı kardeşlerine anlatma; sonra (hasetlerinden) sana bir tuzak kurarlar. . . Muhakkak ki şeytan insan için apaçık bir düşmandır. "

    Ali Bulaç

    (Babası) Demişti ki: "Oğlum, rüyanı kardeşlerine anlatma, yoksa sana bir tuzak kurarlar. Çünkü şeytan, insan için apaçık bir düşmandır."

    Ali Özek ve heyeti

    (Babası:) Yavrucuğum! dedi, rüyanı sakın kardeşlerine anlatma; sonra sana bir tuzak kurarlar! Çünkü şeytan insana apaçık bir düşmandır.

    Ali Rıza Safa

    "Ey oğul!" dedi; "Gördüğün düşü kardeşlerine anlatma; sana tuzak kurarlar. Çünkü şeytan, insanın apaçık düşmanıdır!" dipnot 164

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 164
      Yusuf peygamberin düşü, Tevrat, Yaratılış 37:4-10 ayetlerinde, şöyle yazılıdır: "Yusuf'un kardeşleri, babalarının onu kendilerinden çok sevdiğini görünce, ondan nefret ettiler. Yusuf, gördüğü rüyayı kardeşlerine anlatınca, ondan daha çok nefret ettiler: ‘Lütfen rüyamı dinleyin! Tarlada demet bağlıyorduk. Birdenbire, benim demetim kalkıp dikildi; sizinkiler ise benim demetimin çevresine toplanıp önünde eğildiler.' Kardeşleri, şöyle dedi: ‘Başımıza kral olup, bizi mi yöneteceksin?' Yusuf, bir düş daha görüp kardeşlerine anlattı: ‘Dinleyin, bir düş daha gördüm. Güneş, ay ve on bir yıldız önümde eğildiler.' Yusuf, babasına ve kardeşlerine bu düşü anlatınca, babası, onu azarladı: ‘Ne biçim düş bu? Ben, annen ve kardeşlerin, senin önünde yere mi eğileceğiz yani?'"

    Bayraktar Bayraklı

    Babası,"Yavrucuğum!" dedi, "Rüyanı sakın kardeşlerine anlatma; sonra sana bir tuzak kurarlar! Çünkü şeytan insana apaçık bir düşmandır."

    Edip Yüksel

    "Yavrum" dedi, "Rüyanı kardeşlerine anlatma, olur ki sana karşı bir plan kurarlar. Çünkü sapkın, insana apaçık bir düşmandır."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    (Babası Yakup:) 'Yavrum,' dedi, 'Rüyanı kardeşlerine anlatma, olur ki sana karşı bir plan kurarlar. Çünkü şeytan, insana apaçık bir düşmandır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Babası: "Yavrum, rüyanı kardeşlerine anlatma, sonra sana bir tuzak kurarlar; çünkü şeytan, insana belli bir düşmandır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Yavrum! Dedi: ru'yanı biraderlerine anlatma sonra sana bir tuzak kurarlar, çünkü Şeytan insana belli bir düşmandır

    Erhan Aktaş

    Dedi ki: "Ey yavrum! Rüyanı kardeşlerine anlatma; sonra sana tuzak kurarlar. Şeytan dipnot 1 , insanın açık bir düşmanıdır."

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Burada söz konusu edilen şeytan, insandaki kötülük ve kıskançlık dürtüsüdür.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Dedi ki: "Ey yavrum! Rüyanı kardeşlerine anlatma; sonra sana tuzak kurarlar. Şeytan dipnot 1 , insanın açık bir düşmanıdır."

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Burada söz konusu edilen şeytan, insandaki kötülük ve kıskançlık dürtüsünün adıdır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Dedi ki: "Ey yavrum! Rüyanı kardeşlerine anlatma; sonra sana tuzak kurarlar. Şeytan dipnot 1 , insanın açık bir düşmandır."

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İnsandaki kötülük(kıskançlık) dürtüsü.

    Gültekin Onan

    (Babası) Demişti ki: "Oğlum, rüyanı kardeşlerine anlatma, yoksa sana bir tuzak kurarlar. Çünkü şeytan, insan için apaçık bir düşmandır."

    Hasan Basri Çantay

    (Babası Ya'kub) dedi ki:, "Oğulcağızım, rü'yanı biraderlerine anlatma. Sonra sana bir tuzak kurarlar. Çünkü şeytan insanın apaçık bir düşmanıdır".

    İbni Kesir

    Dedi ki: Oğulcuğum, rüyanı kardeşlerine anlatma, sonra sana tuzak kurarlar. Çünkü şeytan insan için apaçık bir düşmandır.

    Mehmet Alagaş

    (1-18) Elif Lâm Mîm, İşte bunlar apaçık kitabın ayetleridir, muhakkak ki arabi olarak indiriyoruz, böylece belki akledersiniz. Biz sana bu Kuran’ı vahy etmekle en güzel kıssayı anlatıyoruz , ondan önce sen bunu bilmiyordun / bundan gafil idin , bir vakit Yusuf, babasına dedi ki ey babacığım muhakkak ki ben on bir yıldız gördüm, güneş ve ayı bana secde ederlerken gördüm, dedi ki ey oğlum gördüğünü / rüyanı kardeşlerine anlatma, sana tuzak kurarlar, kesinlikle şeytan insana apaçık bir düşmandır, böylelikle Rabbin seni ayırıp seçecek ve sana olayların / hâdiselerin yorumunu /nasıl gerçekleşeceğini / tevilini öğretecek, s enin ve Yakup / İsrail a ilesinin üzerindeki nimetini tıpkı önceki babaların İbrahim ve İshak’a tamamladığı gibi tamamlayacak. Muhakkak ki Rabbin her şeyi bilen ve yargılayandır / hâkimdir. Sual edenler için Yusuf ve kardeşlerinde ayetler vardır. Bir vakit Kardeşleri Yusuf hakkında babamıza bizden daha sevimli dediler, bizler kalabalık bir grubuz, babamız hakikaten apaçık ne yaptığını bilmez halde / delalettedir, Yusuf’u öldürün yahut bir yere bırakın babanızın yüzü artık size yönelsin, onun sonrasında salih bir kavim olursunuz dediler , içlerinden konuşan biri dedi ki, Yusuf’u öldürmeyin, eğer yapacaksanız onu bir kuyunun dibine bırakın kimi yolculuk yapanlardan biri onu bulup alsın. Dediler ki Ey babacığım sana ne okuyor ki Yusuf için niye bize güvenmiyorsun? Kesinlikle biz ona nasihat ta edenleriz, onu yarın bizimle beraber gönder, yesin içsin ve oynasın, kesinlikle biz onun koruyucusuyuz. Onu götürmeniz beni hüzünlendiriyor ve siz gafil iken onu bir kurdun yemesinden korkuyorum dedi. Biz soyca kalabalık bir grupken eğer onu kurt yerse , bizler o vakit kesin hasara uğrarız. Onu götürdükleri vakit, hep birlikte onu kuyunun içine bıraktılar , Ona / Yusuf’a onlara bu işlerini, onların şuursuz oldukları bir zaman da haber vereceksin diye vahyettik, akşam ağlayarak babalarına geldiler , dediler ki ey babamız gerçekten biz yarışmaya gittik Yusuf’u eşyalarımız yanında bıraktık, onu da kurt yedi, ayrıca bizler sözüne sadık dahi olsak , sen bize inanmazsın, yalandan üzeri kanlı gömleğini getirdiler, bilakis sizi nefisleriniz bu işe sürüklemiş dedi , Güzel bir sabır, betimlediğiniz şeylere karşı yardım talebi istenecek Allah'tır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Babası, şöyle dedi: “Yavrucuğum! Rüyanı kardeşlerine sakın anlatma! Yoksa, sana tuzak kurarlar. Çünkü Şeytan, insanın apaçık düşmanıdır.”

    Süleyman Ateş

    (Babası Ya'kub): "Yavrum, dedi, rü'yanı kardeşlerine anlatma, sonra sana bir tuzak kurarlar. Çünkü şeytan, insanın apaçık düşmanıdır!

    Süleymaniye Vakfı

    (Babası) Dedi ki: "Yavrucuğum, rüyanı kardeşlerine anlatma! Sonra sana karşı bir oyun kurarlar; çünkü Şeytan insanın açık düşmanıdır dipnot 1 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Dedi ki "Yavrucuğum! Rüyanı kardeşlerine anlatma; sana bir oyun oynarlar. Çünkü Şeytan insanın açık düşmanıdır.

    Şaban Britch

    Oğlum, dedi. Rüyanı kardeşlerine anlatma, yoksa sana tuzak kurarlar. Çünkü şeytan insana apaçık bir düşmandır.

    Şaban Piriş

    -Oğlum, dedi, rüyanı kardeşlerine anlatma, yoksa sana tuzak kurarlar. Çünkü şeytanın insana düşmanlığı meydandadır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Yavrucuğum, dedi, rüyanı kardeşlerine anlatma; sonra sana bir oyun oynarlar. Hiç kuşkusuz şeytan, insan için açık bir düşmandır."

  6. Yûsuf suresi, 6. ayet — bütün mealleriyle aç

    Yûsuf suresi, 6. ayet. وَكَذَٰلِكَ يَجْتَبِيكَ رَبُّكَ وَيُعَلِّمُكَ مِن تَأْوِيلِ ٱلْأَحَادِيثِ وَيُتِمُّ نِعْمَتَهُۥ عَلَيْكَ وَعَلَىٰٓ ءَالِ يَعْقُوبَ كَمَآ أَتَمَّهَا عَلَىٰٓ أَبَوَيْكَ مِن قَبْلُ إِبْرَٰهِيمَ وَإِسْحَٰقَ إِنَّ رَبَّكَ عَلِيمٌ حَكِيمٌ

    Diyanet İşleri

    "İşte Rabbin seni böylece seçecek, sana (rüyada görülen) olayların yorumunu öğretecek ve daha önce ataların İbrahim ve İshak'a nimetlerini tamamladığı gibi sana ve Yakub soyuna da tamamlayacaktır. Şüphesiz Rabbin hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir."

    Mehmet Okuyan

    İşte böylece Rabbin seni seçecek; sana (rüyada gördüğün) olayların yorumunun bir kısmını öğretecek ve daha önceki iki atan İbrahim ve İshak'a nimetini tamamladığı gibi sana ve Yakup soyuna da nimetini tamamlayacaktır. Şüphesiz ki Rabbin bilendir, doğru hüküm verendir. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayette Hz. Yakup'un, oğlu Hz. Yusuf'a söylediği gelecekle ilgili bu bilgilerin kaynağı vahiydir; çünkü Hz. Yakup bu bilgilere vahiy sayesinde sahip kılınmıştır; yoksa herhangi bir şekilde gaybdan haber vermemiştir.

    Mustafa İslamoğlu

    Zira bunun anlamı, Rabbinin seni seçmesi, sana olayların altında yatan gerçeği öğretmesi ve tıpkı daha önceden ataların İbrahim ve İshak'a olan nimetini tamamladığı gibi, sana ve Yakub oğullarına da nimetini tamamlaması demektir. Gerçekten de senin Rabbin her şeyi bilir, her hükmünde tam isabet eder.

    Muhammed Esed

    Çünkü, (rüyanda sana gösterilene bakılacak olursa) demek ki Rabbin seni de seçecek; sana olayların iç yüzünü görüp yorumlamayı öğretecek; ve tıpkı ataların İbrahim ve İshak'a olan nimetini her bakımdan tam ve yeterli kıldığı gibi sana ve Yakub'un soyuna verdiği nimeti de her bakımdan tam ve yeterli kılacak. Doğrusu, senin Rabbin doğru hüküm ve hikmetle edip eyleyen mutlak ve sınırsız bilgi sahibidir.

    Ahmed Hulusi

    "İşte böylece Rabbin seni seçer, olayların hakikatini görmeyi sana öğretir, nimetini, daha önce iki atan İbrahim ve İshak'a tamamladığı gibi, senin ve Al-i Yakup'un üzerine de tamamlar. Muhakkak ki senin Rabbin Aliym'dir, Hakiym'dir. "

    Ali Bulaç

    "Böylece Rabbin seni seçkin kılacak, sözlerin yorumundan (kaynaklanan bir bilgiyi) sana öğretecek ve daha önce ataların İbrahim ve İshak'a (nimetini) tamamladığı gibi senin ve Yakub ailesinin üzerindeki nimetini tamamlayacaktır. Elbette Rabbin, bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir."

    Ali Özek ve heyeti

    İşte böylece Rabbin seni seçecek, sana (rüyada görülen) olayların yorumunu öğretecek ve daha önce iki atan İbrahim ve İshak'a nimetini tamamladığı gibi sana ve Ya'kub soyuna da nimetini tamamlayacaktır. Çünkü Rabbin çok iyi bilendir, hikmet sahibidir.

    Ali Rıza Safa

    "İşte, Efendin, artık seni seçecek. Sana, sözlerin yorumunu öğretecek. Daha önce, ataların, İbrahim ve İshak'a tamamladığı gibi, senin ve Yakup soyunun üzerindeki nimetini de tamamlayacak. Kuşkusuz, Efendin, Bilendir; Bilgelik ve Adaletle Yönetendir!"

    Bayraktar Bayraklı

    "İşte böylece Rabbin seni seçecek, sana olayların ve sözlerin yorumunu öğretecek. Tıpkı bundan önce ataların İbrahim ve İshak üzerine o nimeti tamamladığı gibi, hem senin hem de Ya'kub soyunun üzerinde nimetini tamamlayacaktır. Çünkü senin Rabbin her şeyi bilendir;hikmet sahibidir."

    Edip Yüksel

    "Böylece Efendin seni seçmekte, sana rüyaların yorumunu öğretmekte ve daha önceki ataların İbrahim ve İshak'a nimetini tamamladığı gibi sana ve Yakup ailesine de tamamlamaktadır. Efendin Bilendir, Bilgedir." dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Yusuf'un rüyasından, kendisi için aydınlık bir geleceğin takdir edildiğini öğreniyoruz. Demek ki kardeşleri geleceği hakkında tartışırlarken Yusuf'un kaderi Tanrı tarafından zaten belirlenmişti. Her şey Tanrı tarafından önceden kaydedilmiştir (57:22).

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Böylece Rabbin seni seçmekte, sana rüyaların yorumunu öğretmekte ve daha önceki ataların İbrahim ve İshak'a nimetini tamamladığı gibi sana ve Yakup ailesine de tamamlamaktadır. Rabbin Bilendir, Bilgedir.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    İşte böyle. Rabbin seni seçecek, sana olayların yorumuna ait bilgiler öğretecek ve hem sana ve hem de Ya'kub soyuna, bundan önce ataların İbrahim ve İshak'a tamamladığı gibi nimetini tamamlayacaktır. Şüphe yok ki, Rabbin herşeyi bilendir, hikmet sahibidir." dedi.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve işte öyle, rabbın seni seçecek ve sana ehadisin te'vilinden ılimler öğretecek, hem sana hem ali Ya'kuba ni'metini bundan evvel ataların İbrahim ve İshaka tamamladığı gibi tamamlıyacak, şüphe yok ki rabbın alimdir, hakimdir.

    Erhan Aktaş

    Böylece Rabb'in seni seçecek ve sana olayların yorumlanmasının bilgisini verecek. Tıpkı daha önce ataların İbrahim ve İshak'a nimetlerini tamamladığı gibi sana ve Ya'kub soyuna da tamamlayacaktır. Rabb'in Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Böylece Rabb'in seni seçecek ve sana olayların yorumlanmasının bilgisini verecek. Tıpkı daha önce ataların İbrahim ve İshak'a nimetlerini tamamladığı gibi sana ve Yakub soyuna da tamamlayacaktır. Rabb'in Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Böylece Rabb'in seni seçecek ve sana olayların yorumlanmasının bilgisini verecek. Tıpkı daha önce ataların İbrahim ve İshak'a nimetlerini tamamladığı gibi sana ve Yakup soyuna da tamamlayacaktır. Rabb'in Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.

    Gültekin Onan

    "Böylece rabbin seni seçkin kılacak, sözlerin yorumundan (kaynaklanan bir bilgiyi) sana öğretecek ve daha önce ataların İbrahim ve İshak'a (nimetini) tamamladığı gibi senin ve Yakub ailesinin üzerindeki nimetini tamamlayacaktır. Elbette rabbin, bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir."

    Hasan Basri Çantay

    "Rabbin seni öylece (rü'yada gördüğün gibi) beğenib seçecek, sana rü'ya ta'birine aid bilgi verecek, sana karşı da, Ya'kub haanedanına karşı da ni'metlerini — daha evvelden ataların İbrahime ve Ishaaka tamamladığı gibi — tamamlayacakdır. Şübhesiz ki Rabbin her şey'i bilendir, tam hüküm ve hikmet saahibidir".

    İbni Kesir

    Rabbın seni böylece beğenip seçecek, sana rüyaların yorumlanmasına dair bilgi verecek ve daha önce ataların İbrahim'e ve İshak'a nimetlerini tamamladığı gibi, sana ve Ya'kup hanedanına da tamamlayacaktır. Muhakkak ki Rabbın, Alim'dir, Hakim'dir.

    Mehmet Alagaş

    (1-18) Elif Lâm Mîm, İşte bunlar apaçık kitabın ayetleridir, muhakkak ki arabi olarak indiriyoruz, böylece belki akledersiniz. Biz sana bu Kuran’ı vahy etmekle en güzel kıssayı anlatıyoruz , ondan önce sen bunu bilmiyordun / bundan gafil idin , bir vakit Yusuf, babasına dedi ki ey babacığım muhakkak ki ben on bir yıldız gördüm, güneş ve ayı bana secde ederlerken gördüm, dedi ki ey oğlum gördüğünü / rüyanı kardeşlerine anlatma, sana tuzak kurarlar, kesinlikle şeytan insana apaçık bir düşmandır, böylelikle Rabbin seni ayırıp seçecek ve sana olayların / hâdiselerin yorumunu /nasıl gerçekleşeceğini / tevilini öğretecek, s enin ve Yakup / İsrail a ilesinin üzerindeki nimetini tıpkı önceki babaların İbrahim ve İshak’a tamamladığı gibi tamamlayacak. Muhakkak ki Rabbin her şeyi bilen ve yargılayandır / hâkimdir. Sual edenler için Yusuf ve kardeşlerinde ayetler vardır. Bir vakit Kardeşleri Yusuf hakkında babamıza bizden daha sevimli dediler, bizler kalabalık bir grubuz, babamız hakikaten apaçık ne yaptığını bilmez halde / delalettedir, Yusuf’u öldürün yahut bir yere bırakın babanızın yüzü artık size yönelsin, onun sonrasında salih bir kavim olursunuz dediler , içlerinden konuşan biri dedi ki, Yusuf’u öldürmeyin, eğer yapacaksanız onu bir kuyunun dibine bırakın kimi yolculuk yapanlardan biri onu bulup alsın. Dediler ki Ey babacığım sana ne okuyor ki Yusuf için niye bize güvenmiyorsun? Kesinlikle biz ona nasihat ta edenleriz, onu yarın bizimle beraber gönder, yesin içsin ve oynasın, kesinlikle biz onun koruyucusuyuz. Onu götürmeniz beni hüzünlendiriyor ve siz gafil iken onu bir kurdun yemesinden korkuyorum dedi. Biz soyca kalabalık bir grupken eğer onu kurt yerse , bizler o vakit kesin hasara uğrarız. Onu götürdükleri vakit, hep birlikte onu kuyunun içine bıraktılar , Ona / Yusuf’a onlara bu işlerini, onların şuursuz oldukları bir zaman da haber vereceksin diye vahyettik, akşam ağlayarak babalarına geldiler , dediler ki ey babamız gerçekten biz yarışmaya gittik Yusuf’u eşyalarımız yanında bıraktık, onu da kurt yedi, ayrıca bizler sözüne sadık dahi olsak , sen bize inanmazsın, yalandan üzeri kanlı gömleğini getirdiler, bilakis sizi nefisleriniz bu işe sürüklemiş dedi , Güzel bir sabır, betimlediğiniz şeylere karşı yardım talebi istenecek Allah'tır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    “İşte Rabbin seni böylece seçecek, sana (rüyada görülen) olayların yorumunu öğretecek ve daha önce ataların İbrahim ve İshak’a nimetlerini tamamladığı gibi sana ve Ya'kûb soyuna da tamamlayacaktır. Şüphesiz Rabbin hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.”

    Süleyman Ateş

    Böylece Rabbin seni seçecek ve sana düşlerin yorumundan bir parça öğretecek, sana ve Ya'kub soyuna ni'metini tamamlayacaktır; nasıl ki daha önce ataların İbrahim'e ve İshak'a da ni'metini tamamlamıştı. Şüphesiz Rabbin, bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir."

    Süleymaniye Vakfı

    İşte, rüyanda gördüğün gibi, Rabbin seni seçecek ve olayların tevilini dipnot 1 /bağlantısını sana öğretecektir dipnot 2 . Daha önce ataların İbrahim'e ve İshak'a olan nimetini tamamladığı gibi sana ve Yakup ailesine olan nimetini de tamamlayacaktır. Senin Rabbin, daima bilen ve kararları doğru olandır."

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Tevil ile ilgili ayrıntılı bilgi için bkz. Al-i İmran 3/7 ve dipnotu.
    2. metne dön, dipnot 2

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bu böyle olur; demek ki Rabbin dipnot 1 seni seçecek ve olayların yorumunu (tevilini) öğretecek, sana ve Yakup ailesine ettiği iyilikleri de tamamlayacaktır. Nitekim daha önce ataların İbrahim'e ve İshak'a olan iyiliklerini tamamlamıştı. Senin Rabbin bilir, doğru kararlar verir."

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Sahibin

    Şaban Britch

    İşte böyle, Rabbin seni seçecek ve rüya tabirini öğretecek. Önceden, ataların İbrahim ve İshak’a nimetini tamamladığı gibi sana ve Yakup ailesine de nimetini tamamlayacak. Kuşkusuz Rabbin her şeyi bilendir, Hakim'dir.

    Şaban Piriş

    Rabbin seni rüyandaki gibi seçecek ve sana olayları yorumlamayı öğretecek. Önceden, ataların İbrahim ve İshak'a lütfunu tamamladığı gibi sana ve Yakub ailesine de lütfunu tamamlayacak. Kuşkusuz Rabbin her şeyi bilen ve hükmedendir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    İşte böyle! Rabbin seni seçip yüceltecek, olayların ve sözlerin tevilinden, sana birşeyler öğretecek, hem senin hem Yakub soyunun üzerinde nimetini tamamlayacaktır. Tıpkı bundan önce ataların İbrahim ve İshak üzerine o nimeti tamamladığı gibi. Şu kesin ki, senin Rabbin Alim'dir, Hakim'dir.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.