Yûsuf suresi

Yûsuf suresi, 2. ayet

Yûsuf suresi, 2. ayet. إِنَّآ أَنزَلْنَٰهُ قُرْءَٰنًا عَرَبِيًّا لَّعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ

innâ enzelnâhü ḳur'ânen `arabiyyel le`alleküm ta`ḳilûn.

Diyanet İşleri

Biz onu, akıl erdiresiniz diye Arapça bir Kur'an olarak indirdik.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Yûsuf 1–5 · surenin 2. ayeti / 111

Konu Kıssaların en güzeli ve Yûsuf'un rüyası Yûsuf 1–6 3

  1. Yûsuf 1

    Elif Lam Ra. Bunlar, apaçık Kitab'ın ayetleridir.

  2. 2

    Biz onu, akıl erdiresiniz diye Arapça bir Kur'an olarak indirdik.

  3. Yûsuf 3

    Sana bu Kur'an'ı vahyetmekle kıssaların en güzelini anlatıyoruz. Halbuki daha önce sen bunlardan habersiz idin.

  4. Yûsuf 4

    Hani Yusuf, babasına "Babacığım! Gerçekten ben (rüyada) on bir yıldız, güneşi ve ayı gördüm. Gördüm ki onlar bana boyun eğiyorlardı" demişti.

  5. Yûsuf 5

    Babası, şöyle dedi: "Yavrucuğum! Rüyanı kardeşlerine anlatma. Yoksa, sana tuzak kurarlar. Çünkü şeytan, insanın apaçık düşmanıdır."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

2. Bu Kitabın, dillerin en şereflisi ve en açık seçik olanı Arapça olarak indirilmiş olması da bu Kitabın açık ve anlaşılır oluşundandır. Bu Kitap, insanların gerek duyacağı faydalı bütün gerçekleri açıkça bildirmektedir. Bütün bu açıklık ve açıklamalar onu “anlayıp düşünesiniz diye”dir. Yani onun sınırlarını, usûl ve fürûunu, emir ve yasaklarını bilip akledesiniz diyedir. Eğer bunları kesin bir bilgi ile aklederseniz, kalpleriniz onları bilirse, azalarınızın salih amel işlemeleri ve ona itaat edip bağlanmaları sonucunu verir.

“Anlayıp düşünesiniz diye” buyruğu, onun üstün ve şerefli anlamları zihinlerinizde tekrarlana tekrarlana akıllarınız artsın ve böylelikle bir halden, ondan daha üstün ve daha mükemmel olan hallere intikal edip gelişesiniz anlamını da içermektedir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Araplar!- Şüphesiz biz, Kur'an ayetlerinin manalarını anlayasınız diye Arapça olarak indirdik.

Kelimeler

6 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنَّآ inna elbette biz
  2. أَنزَلْنَـٰهُ enzelnahu onu indirdik kök: نزل
  3. قُرْءَٰنًا kur'anen bir Kur'an olarak kök: قرا
  4. عَرَبِيًّۭا arabiyyen arapça kök: عرب
  5. لَّعَلَّكُمْ leallekum diye
  6. تَعْقِلُونَ tea'kilune anlayasınız kök: عقل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عرب (22 geçiş) · Aynı kök: عقل (49 geçiş) · Aynı kök: قرا (88 geçiş)

    (2-3) Apaçık Kitab'a andolsun ki, iyice anlayasınız diye biz, onu Arapça bir Kur'an yaptık.

  • Aynı kök: عرب (22 geçiş) · Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)

    İşte böylece biz onu Arapça bir Kur'an olarak indirdik ve Allah'a karşı gelmekten sakınsınlar, yahut onlara bir uyarı versin diye onda tehditleri…

  • Aynı kök: عرب (22 geçiş) · Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)

    Biz onu, Allah'a karşı gelmekten sakınsınlar diye hiçbir eğriliği bulunmayan Arapça bir Kur'an olarak indirdik.

  • Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)

    (O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur'an'ın…

  • Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)

    Boşanmış kadınlar kendi kendilerine üç ay hali (hayız veya temizlik müddeti) beklerler. Eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorlarsa, Allah'ın kendi…

  • Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)

    Hala Kur'an'ı düşünüp anlamaya çalışmıyorlar mı? Eğer o, Allah'tan başkası tarafından (indirilmiş) olsaydı, mutlaka onda birçok çelişki bulurlardı.

  • Aynı kök: عقل (49 geçiş)

    Siz Kitab'ı (Tevrat'ı) okuyup durduğunuz halde, kendinizi unutup başkalarına iyiliği mi emrediyorsunuz? (Yaptığınızın çirkinliğini) anlamıyor musunuz?

  • Aynı kök: عقل (49 geçiş)

    "Sığırın bir parçası ile öldürülene vurun" dedik. (Denileni yaptılar ve ölü dirildi.) İşte, Allah ölüleri böyle diriltir, düşünesiniz diye…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

74 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

Biz onu Arapça bir hitab olarak indirdik: belki bu sayede, kafanızı kullanırsınız.

Muhammed Esed

Biz onu Arapça bir metin olarak indirdik ki, aklınızı kullanarak belki onu kavrayıp özümlersiniz.

Ahmed Hulusi

Kesinlikle biz (El Esma ül Hüsna'nın işaret ettiği insanın hakikatindeki mertebeden - İlim mertebesinden bilincine) Arapça Kur'an (OKUnası, kavranılası metin) olarak inzal ettik Onu, aklınızla değerlendiresiniz diye.

Ali Bulaç

Gerçekten biz, akıl erdirirsiniz diye, onu Arapça bir Kur'an olarak indirdik.

Ali Özek ve heyeti

Anlayasınız diye biz onu Arapça bir Kur’an olarak indirdik.

Ali Rıza Safa

Aslında, Onu, çok kolay anlaşılacak Kur'an olarak indirdik; belki aklınızı kullanırsınız diye.

Bayraktar Bayraklı

Aklınızı kullanasınız diye biz onu Arapça bir Kur'an olarak indirdik.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onu Arapça bir Kuran olarak indirdik ki anlayasınız.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Biz onu akıl erdirebilesiniz diye, bir Kur'an olmak üzere Arapça olarak indirdik.

Elmalılı Hamdi Yazır

Biz onu bir Kur'an olmak üzere Arabi olarak indirdik, gerek ki akıl irdiresiniz

Erhan Aktaş

Akledip anlamanız için onu Arapça bir kur'an dipnot 1 olarak gönderdik.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Beyan. Okunan. Ayette geçen kur'an kelimesi mushaf, kitap anlamında değil, okumak, duyurmak, iletmek anlamındadır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Akledip anlamanız için onu Arapça bir kuran dipnot 1 olarak gönderdik.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Beyan. Okunan.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Akledip anlamanız için onu Arapça bir kuran dipnot 1 olarak gönderdik.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Beyan. Okunan.

Gültekin Onan

Gerçekten biz onu Arapça bir Kuran olarak indirdik ki akledesiniz.

Hasan Basri Çantay

Hakıykat biz onu, (manasına) akıl erdiresiniz diye, Arabca bir Kur'an olarak indirdik.

İbni Kesir

Doğrusu biz; onu akıl erdiresiniz diye arapça bir Kur'an olarak indirdik.

Mehmet Alagaş

(1-18) Elif Lâm Mîm, İşte bunlar apaçık kitabın ayetleridir, muhakkak ki arabi olarak indiriyoruz, böylece belki akledersiniz. Biz sana bu Kuran’ı vahy etmekle en güzel kıssayı anlatıyoruz , ondan önce sen bunu bilmiyordun / bundan gafil idin , bir vakit Yusuf, babasına dedi ki ey babacığım muhakkak ki ben on bir yıldız gördüm, güneş ve ayı bana secde ederlerken gördüm, dedi ki ey oğlum gördüğünü / rüyanı kardeşlerine anlatma, sana tuzak kurarlar, kesinlikle şeytan insana apaçık bir düşmandır, böylelikle Rabbin seni ayırıp seçecek ve sana olayların / hâdiselerin yorumunu /nasıl gerçekleşeceğini / tevilini öğretecek, s enin ve Yakup / İsrail a ilesinin üzerindeki nimetini tıpkı önceki babaların İbrahim ve İshak’a tamamladığı gibi tamamlayacak. Muhakkak ki Rabbin her şeyi bilen ve yargılayandır / hâkimdir. Sual edenler için Yusuf ve kardeşlerinde ayetler vardır. Bir vakit Kardeşleri Yusuf hakkında babamıza bizden daha sevimli dediler, bizler kalabalık bir grubuz, babamız hakikaten apaçık ne yaptığını bilmez halde / delalettedir, Yusuf’u öldürün yahut bir yere bırakın babanızın yüzü artık size yönelsin, onun sonrasında salih bir kavim olursunuz dediler , içlerinden konuşan biri dedi ki, Yusuf’u öldürmeyin, eğer yapacaksanız onu bir kuyunun dibine bırakın kimi yolculuk yapanlardan biri onu bulup alsın. Dediler ki Ey babacığım sana ne okuyor ki Yusuf için niye bize güvenmiyorsun? Kesinlikle biz ona nasihat ta edenleriz, onu yarın bizimle beraber gönder, yesin içsin ve oynasın, kesinlikle biz onun koruyucusuyuz. Onu götürmeniz beni hüzünlendiriyor ve siz gafil iken onu bir kurdun yemesinden korkuyorum dedi. Biz soyca kalabalık bir grupken eğer onu kurt yerse , bizler o vakit kesin hasara uğrarız. Onu götürdükleri vakit, hep birlikte onu kuyunun içine bıraktılar , Ona / Yusuf’a onlara bu işlerini, onların şuursuz oldukları bir zaman da haber vereceksin diye vahyettik, akşam ağlayarak babalarına geldiler , dediler ki ey babamız gerçekten biz yarışmaya gittik Yusuf’u eşyalarımız yanında bıraktık, onu da kurt yedi, ayrıca bizler sözüne sadık dahi olsak , sen bize inanmazsın, yalandan üzeri kanlı gömleğini getirdiler, bilakis sizi nefisleriniz bu işe sürüklemiş dedi , Güzel bir sabır, betimlediğiniz şeylere karşı yardım talebi istenecek Allah'tır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Biz, onu akledip anlayasınız diye Arapça bir Kur’an olarak indirdik.

Süleyman Ateş

Biz onu Arapça bir Kur'an olarak indirdik ki anlayasınız.

Süleymaniye Vakfı

Aklınızı kullanasınız / doğru bağlantılar kurasınız diye, biz onu Arapça kur'anlar /ayet kümeleri halinde dipnot 1 indirdik.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kur'an, karaa (قرأ) fiilinin mastarı olan kur (القُرْء) veya kar (القَرْء)'dan türetilmiştir; anlamı, toplama ve birleştirmedir. Mastar olarak kullanıldığı gibi bütünlük ve küme anlamında isim olarak da kullanılır. Allah'ın kitabına Kur'an denmesi, bütün sureleri toplayıp bir araya getirmesi sebebiyledir (Lisanu'l-Arab). Arapçada Kur'an (قُرْآنً)'ın çoğulu olmadığından tekil için de çoğul için de kullanılır. Bu sebeple kur'an (قُرْآن) kelimesine, bağlamına göre, kur'anlar diye de anlam verilebilir. Benzer ayetler için bkz: Taha 20/113-114, Zümer 39/28, Fussilet 41/3, Şura 42/7, Zuhruf 43/1-3, Ahkaf 46/12.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Belki aklınızı kullanırsınız diye, biz bunu Arapça kümeler dipnot 1 şeklinde indirdik.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    قُرْآنً toplama anlamınadır. Bu kitabın anlamı Arap diliyle toparlanacak, kümeleştirilecek şekildedir.Detaylar için Bkz. Al-i İmran 3/7 ve dipnotu

Şaban Britch

Biz, onu akledip, anlayasınız diye Arapça Kur’an olarak indirdik.

Şaban Piriş

Biz, onu anlayasınız diye Arapça Kur'an olarak indirdik.

Yaşar Nuri Öztürk

Biz onu sana, aklınızı çalıştırasınız diye, Arapça bir Kur'an olarak indirdik.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

it is a Book We have revealed in Arabic literary form, that you people may hopefully comprehend its inimitability and employ the faculty of reason in forming conclusions.

Abdul Haleem

We have sent it down as an Arabic Quran so that you [people] may understand.

Abdullah Yusuf Ali

We have sent it down as an Arabic Qur'an, in order that ye may learn wisdom.

Abul A'la Maududi

We have revealed it as a Recitation dipnot 1 in Arabic that you may fully understand dipnot 2 .

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The Arabic word Quran "to read" is originally the infinitive form of the verb qara. When the infinitive form of a verb in Arabic is used as a name, it implies that that thing or person possesses the characteristics in their perfection. This Book has been named Quran to indicate that it is meant to be read by all and sundry and is to be read often and over and over again.
  2. metne dön, dipnot 2
    This does not mean that this Book has been sent down exclusively for the Arabs. What it means is only this: Of all the people, O Arabs, you should understand the excellence of the Quran, which is a sure proof of its being divine revelation, for it is in your own language and you have no excuse to put forward that it is in a foreign language which you do not understand.

Aisha Bewley

We have sent it down as an Arabic Qur’an so that hopefully you will use your intellect.

Al-Hilali & Khan

Verily, We have sent it down as an Arabic Qur’ân in order that you may understand.

Ali Quli Qarai

Indeed We have sent it down as an Arabic Qur’ān so that you may apply reason.

Amatul Rahman Omar

We have, indeed revealed this Qur'ân which explains its object eloquently well that you may abstain (from evils).

Arthur John Arberry

We have sent it down as an Arabic Koran; haply you will understand.

Bijan Moeinian

God has revealed this Book to you (Arab speaking people) in Arabic language (and not in an exotic language as you are demanding—as a miracle!) so that you understand it.

E. Henry Palmer

Verily, we have revealed it, an Arabic Qur'an; haply ye may understand.

Edip-Layth

We have sent it down an Arabic Quran/recitation, perhaps you will reason.

George Sale

which We have sent down in the Arabic tongue, that peradventure ye might understand.

Hamid S. Aziz

ALIF LAM RA. These are the verses (or symbols) of the Perspicuous (or clarifying) Book.

Mahmoud Ghali

Surely We have sent it down as an Arabic Qur'an, that possibly you would consider.

Marmaduke Pickthall

Lo! We have revealed it, a Lecture in Arabic, that ye may understand.

Mohamed Ahmed - Samira

We have sent it down as a clear discourse that you may understand.

Muhammad Asad

behold, We have bestowed it from on high as a discourse in the Arabic tongue, so that you might encompass it with your reason.

Mustafa Khattab

Indeed, We have sent it down as an Arabic Quran[1] so that you may understand.[2]

Progressive Muslims

We have sent it down an Arabic Quran, perhaps you will comprehend.

Rashad Khalifa

We have revealed it an Arabic Quran, that you may understand.

Sahih International

Indeed, We have sent it down as an Arabic Qur'an that you might understand.

Sam Gerrans

We have sent it down as an Arabic recitation, that you might use reason.

Shabbir Ahmed

Behold, We have sent it down in all clarity, in the Arabic tongue, so that you might encompass it with your reason.

Syed Vickar Ahamed

Verily, We have sent it down as Arabic Quran, in order for you to (learn and) understand.

Taqi Usmani

We have sent it down, as an Arabic Qur’an, so that you may understand.

The Monotheist Group

We have sent it down an Arabic revelation, perhaps you will comprehend.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Yûsuf suresi, 2. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Yûsuf suresi, 2. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Yûsuf suresi, 2. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩