Yûsuf suresi

Yûsuf suresi, 18. ayet

Yûsuf suresi, 18. ayet. وَجَآءُو عَلَىٰ قَمِيصِهِۦ بِدَمٍ كَذِبٍ قَالَ بَلْ سَوَّلَتْ لَكُمْ أَنفُسُكُمْ أَمْرًا فَصَبْرٌ جَمِيلٌ وَٱللَّهُ ٱلْمُسْتَعَانُ عَلَىٰ مَا تَصِفُونَ

vecâû `alâ ḳamîṣihî bidemin kâẕib. ḳâle bel sevvelet leküm enfüsüküm emrâ. feṣabrun cemîl. vellâhü-lmüste`ânü `alâ mâ teṣifûn.

Diyanet İşleri

Bir de üzerine, sahte bir kan bulaştırılmış gömleğini getirdiler. Yakub dedi ki: "Hayır! Nefisleriniz sizi aldatıp böyle bir işe sürükledi. Artık bana düşen, güzel bir sabırdır. Anlattıklarınıza karşı yardımı istenilecek de ancak Allah'tır."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Yûsuf 15–21 · surenin 18. ayeti / 111

Konu Kardeşlerin tuzağı ve kuyu Yûsuf 7–20 3

  1. Yûsuf 15

    Yusuf'u götürüp kuyunun dibine bırakmaya karar verdikleri zaman biz de ona, "Andolsun, (senin Yusuf olduğunun) farkında değillerken onların bu işlerini sen kendilerine haber vereceksin" diye vahyettik.

  2. Yûsuf 16

    (Yusuf'u kuyuya bırakıp) akşamleyin ağlayarak babalarına geldiler.

  3. Yûsuf 17

    "Ey babamız! Biz yarışa girmiştik. Yusuf'u da eşyamızın yanında bırakmıştık. (Bir de ne görelim) onu kurt yemiş. Her ne kadar doğru söylesek de sen bize inanmazsın" dediler.

  4. 18

    Bir de üzerine, sahte bir kan bulaştırılmış gömleğini getirdiler. Yakub dedi ki: "Hayır! Nefisleriniz sizi aldatıp böyle bir işe sürükledi. Artık bana düşen, güzel bir sabırdır. Anlattıklarınıza karşı yardımı istenilecek de ancak Allah'tır."

  5. Yûsuf 19

    Bir kervan gelmiş, sucularını suya göndermişlerdi. Sucu kovasını kuyuya salınca, "Müjde! Müjde! İşte bir oğlan!" dedi. Onu alıp bir ticaret malı olarak sakladılar. Oysa Allah, onların yaptıklarını biliyordu.

  6. Yûsuf 20

    Onu ucuz bir fiyata, birkaç dirheme sattılar. Zaten ona değer vermiyorlardı.

  7. Yûsuf 21

    Onu satın alan Mısırlı kişi, hanımına dedi ki: "Ona iyi bak. Belki bize yararı dokunur veya onu evlat ediniriz." İşte böylece biz Yusuf'u o yere (Mısır'a) yerleştirdik ve ona (rüyadaki) olayların yorumunu öğretelim diye böyle yaptık. Allah, işinde galiptir, fakat insanların çoğu bunu bilmezler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

18. Bu söylediklerini daha da pekiştirmek maksadı ile “Yusuf’un, üzerinde sahte kan bulunan gömleğini getir(ip göster)diler.” ve bu kanın, kurdun yemesi sonucu Yusuf’un gömleğe bulaşan kanı olduğunu iddia ettiler. Ancak babaları, onların bu sözlerini kabul etmeyip “Dedi ki: Hayır! Nefisleriniz sizi aldatıp böyle (çirkin) bir işe sürüklemiş.” Yani nefisleriniz size beni ondan ayırmak hususunda oldukça çirkin bir işi süslü göstermiş. Çünkü babası, birtakım karinelerden, hallerden ve Yusuf’un kendisine anlattığı rüyadan bu söylediğine delil teşkil edecek ipuçları çıkarmıştı. “Artık (bana düşen) güzel bir sabırdır. Sizin anlattıklarınıza karşı (benim için) yardımına sığınılacak olan ancak Allah’tır.” Ben vazifemi gereğince yerine getirmeye gayret edeceğim. O da böyle bir imtihana karşı güzel bir şekilde sabretmektir. Yani öfkeden ve insanlara şikâyetten uzak duracağım bir sabır. Bu hususta da kendi güç ve kuvvetime değil, Yüce Allah’ın yardımına güveneceğim.

O kendisi hakkında böyle bir söz verdi ve şu sözleri ile şikâyetini Yaradanına arzetti: “Ben, keder ve üzüntümü ancak Allah’a şikayet ederim.” (Yusuf, 12/86) Çünkü Yaratıcıya şikâyet, güzel bir şekilde sabra aykırı değildir. Zira peygamber, söz verdi mi mutlaka sözünü yerine getirir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Verdikleri haberi kurdukları hile ile pekiştirdiler ve babalarına Yusuf -aleyhisselam-'ı bir kurdun yediği izlenimini vermek için Yusuf'un gömleğini kendisinin kanı olmayan bir kana bulayarak geldiler. Yakup -alehisselam- (gömleğin yırtılmamış olması kanıtıyla) onların yalanını anladı ve onlara şöyle dedi: Bu iş, sizin bana haber verdiğiniz gibi değildir. Aksine sizin nefisleriniz yapmış olduğunuz bu kötü fiili size süslemiştir. Artık üzerime düşen çektiğim acıyı göstermeden güzelce sabretmektir. Sizin Yusuf' a yaptığınız bu olay hakkında Allah'tan istenilecek şey ise O'nun yardımıdır.

Kelimeler

18 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَجَآءُو ve ca'u ve getirdiler kök: جيا
  2. عَلَىٰ ala üzeri
  3. قَمِيصِهِۦ kamisihi gömleğinin kök: قمص
  4. بِدَمٍۢ bidemin kanlı kök: دمو
  5. كَذِبٍۢ ۚ kezibin yalandan kök: كذب
  6. قَالَ kale dedi ki kök: قول
  7. بَلْ bel herhalde
  8. سَوَّلَتْ sevvelet aldattıp sürüklemiş kök: سول
  9. لَكُمْ lekum sizi
  10. أَنفُسُكُمْ enfusukum nefisleriniz kök: نفس
  11. أَمْرًۭا ۖ emran bir işe kök: امر
  12. فَصَبْرٌۭ fesabrun artık (tek çarem) sabretmektir kök: صبر
  13. جَمِيلٌۭ ۖ cemilun güzelce kök: جمل
  14. وَٱللَّهُ vallahu ancak Allan'tan kök: اله
  15. ٱلْمُسْتَعَانُ l-musteaanu yardım istenir kök: عون
  16. عَلَىٰ ala kaşı
  17. مَا ma
  18. تَصِفُونَ tesifune dediğinize kök: وصف

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: سول (4 geçiş) · Aynı kök: جمل (11 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Ya'kūb

    Yakub, "Nefisleriniz sizi bir iş yapmağa sürükledi. Artık bana düşen, güzel bir sabırdır. Umulur ki, Allah onların hepsini bana getirir. Çünkü O,…

  • Aynı kök: قمص (6 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Ya'kūb · Aynı kıssa: Hz. Yûsuf

    Bu gömleğimi götürün de babamın yüzüne koyun ki, gözleri açılsın ve bütün ailenizi bana getirin" dedi.

  • Aynı kök: عون (11 geçiş) · Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır

    Sabrederek ve namaz kılarak (Allah'tan) yardım dileyin. Şüphesiz namaz, Allah'a derinden saygı duyanlardan başkasına ağır gelir.

  • Aynı kök: عون (11 geçiş) · Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır

    Ey iman edenler! Sabrederek ve namaz kılarak Allah'tan yardım dileyin. Şüphe yok ki, Allah sabredenlerle beraberdir.

  • Aynı kök: عون (11 geçiş) · Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır

    Musa, kavmine, "Allah'tan yardım isteyin ve sabredin. Şüphesiz yeryüzü Allah'ındır. Ona, kullarından dilediğini mirasçı kılar. Sonuç Allah'a karşı…

  • Aynı kök: جمل (11 geçiş) · Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır

    (Ey Muhammed!) Sen güzel bir şekilde sabret.

  • Aynı kök: جمل (11 geçiş) · Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır

    Onların söylediklerine sabret ve onlardan güzellikle ayrıl.

  • Aynı kök: قمص (6 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Yûsuf

    İkisi de kapıya koştular. Kadın, Yusuf'un gömleğini arkadan yırttı. Kapının yanında hanımın efendisine rastladılar. Kadın dedi ki: "Senin ailene…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

72 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Gömleğinin üzerinde sahte bir kan ile (Yusuf'un kanlı gömleğiyle) gelmişlerdi. (Yakup onlara) şöyle demişti: "Hayır! Nefisleriniz sizi (kötü) bir işe sürüklemiş. Artık (bana düşen) güzelce sabretmektir. dipnot 1 Anlattığınız şeyler karşısında yardımına sığınılacak olan Allah'tır."

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesaj: Yûsuf 12:83.

Mustafa İslamoğlu

Üstelik, üzerinde yalandan bir kan lekesi bulunan gömleğini de getirmiştiler. (Yakub) "Olamaz" dedi, "tasavvurlarınız size tumturaklı bir oyun oynayarak sizi yanıltmış olmalı! Artık (bana düşen) güzel bir sabırdır; ve anlattığınız bütün bu şeyler karşısında kendisinden yardım dilenilecek tek merci Allah'tır."

Muhammed Esed

(Böyle diyerek) üzerinde yalancı bir kan lekesi bulunan (Yusuf'un) gömleğini çıkarıp gösterdiler. (Yakub:) "Yoo" dedi, "sizi kendi hayal gücünüz bu kötü oyuna sürükledi! Artık (bana düşen) güzelce sabretmektir. Ve bu anlattığınız bahtsızlığa karşı bana dayanma gücü bahşetmesi için kendisine yönelebileceğim (yegane) hami Allah'tır."

Ahmed Hulusi

Üstüne yalandan sürdükleri taze kan bulunan gömlek ile geldiler. . . (Babaları) dedi ki: "Hayır (öyle olduğunu sanmıyorum)! Nefsleriniz sizi (kötü) bir işe yönlendirmiş! Bana güzellikle sabretmek düşer bundan sonra. . . Sizin anlattıklarınıza karşı sığınağım Allah'tır!"

Ali Bulaç

Ve üzerine yalandan kan (sürülmüş) olan gömleğini getirdiler. "Hayır" dedi. Nefsiniz, sizi yanıltıp (böyle) bir işe sürüklemiş. Bundan sonra (bana düşen) güzel bir sabırdır. Sizin bu düzüp uydurduklarınıza karşı (kendisinden) yardım istenecek olan Allah'tır."

Ali Özek ve heyeti

Gömleğinin üstünde sahte bir kan ile geldiler. (Ya'kub) dedi ki: Bilakis nefisleriniz size (kötü) bir işi güzel gösterdi. Artık (bana düşen) hakkıyla sabretmektir. Anlattığınız karşısında (bana) yardım edecek olan, ancak Allah'tır.

Ali Rıza Safa

Üzerinde düzmece kan olan gömleğini getirdiler. "Hayır!" dedi; "Benlikleriniz sizi aldatarak, bir işe sürüklemiş. Bundan sonrası, güzelce dirençli olmaktır. Anlattıklarınıza karşı yardım istenilecek olan, Sığınılan Allah'tır!"

Bayraktar Bayraklı

Gömleğinin üzerinde sahte bir kan getirdiler. Ya'kub dedi ki: "Bilakis; nefisleriniz size bir işi güzel gösterdi. Artık bana düşen, hakkıyla sabretmektir. Anlattığınız karşısında, yardım edecek olan ancak Allah'tır."

Edip Yüksel

Gömleğine yalandan kan bulaştırmışlardı. Dedi ki: "Doğrusu, egonuz sizi bir işe sürüklemiş. Bana düşen güzelce dayanmaktır. Sizin komplonuza karşı ancak ALLAH'tan yardım istenir."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Gömleğine yalandan kan bulaştırmışlardı. Dedi ki: 'Doğrusu, egonuz sizi bir işe sürüklemiş. Bana düşen (bu acıya) güzelce dayanmaktır. Sizin komplonuza karşı ancak ALLAH'tan yardım istenir.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bir de gömleğinin üzerinde yalan bir kan getirdiler. Babaları: "Hayır, nefisleriniz sizi aldatmış, böyle bir işe sevketmiştir. Artık bana düşen güzelce sabretmektir. Sizin söyledikleriniz karşısında yardımına sığınılacak Allah'tır ancak!" dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir de gömleğinin üzerinde yalan bir kan getirdiler, yok, dedi: nefisleriniz sizi aldatmış bir işe sevketmiş, artık bir sabrı cemil ve Allahdır ancak yardımına sığınılacak, söylediklerinize karşı

Erhan Aktaş

Yalandan kan sürülmüş gömleğini getirdiler. Dedi ki: "Nefisleriniz dipnot 1 size bir iş yaptırdı. Anlattığınız şeye karşı yapabileceğim şey, güzelce sabredip, Allah'tan yardım istemektir."

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benliğinizdeki kıskançlık duygusu.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Yalandan kan sürülmüş gömleğini getirdiler. Dedi ki: "Nefisleriniz dipnot 1 size bir iş yaptırdı. Anlattığınız şeye karşı yapabileceğim şey, güzelce sabredip, Allah'tan yardım istemektir."

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benliğinizdeki kıskançlık duygusu.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Yalandan kan sürülmüş gömleğini getirdiler. Dedi ki: "Nefisleriniz dipnot 1 size bir iş yaptırdı. Anlattığınız şeye karşı yapabileceğim şey güzelce sabredip, Allah'tan yardım istemektir."

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benliğinizdeki kıskançlık duygusu.

Gültekin Onan

Ve üzerine yalandan kan (sürülmüş) olan gömleğini getirdiler. "Hayır" dedi. "Nefsiniz, sizi yanıltıp (böyle) bir buyruğa / buyrultuya sürüklemiş. Bundan sonra (bana düşen) güzel bir sabırdır. Sizin bu düzüp uydurduklarınıza karşı (kendisinden) yardım istenecek olan Tanrı'dır."

Hasan Basri Çantay

Bir de üstüne yalan bir kan (bulaşdırılmış olan) gömleğini getirdiler. (Ya'kub) dedi ki: "Hayır, nefisleriniz sizi aldatıb (böyle büyük) bir işe sürüklemiş. Artık (bana düşen) güzel bir sabırdır. Sizin şu anlatışınıza karşı yardımına sığınılacak, (ancak) Allahdır".

İbni Kesir

Onlar sahte bir kan ile gömleğini getirdiler. Dedi ki: Hayır, nefisleriniz sizi aldatıp bir işe sürüklemiş. Artık bana güzelce bir sabır gerekir. Sizin şu anlattıklarınıza karşı yardımına sığınılacak, Allah'tır.

Mehmet Alagaş

(1-18) Elif Lâm Mîm, İşte bunlar apaçık kitabın ayetleridir, muhakkak ki arabi olarak indiriyoruz, böylece belki akledersiniz. Biz sana bu Kuran’ı vahy etmekle en güzel kıssayı anlatıyoruz , ondan önce sen bunu bilmiyordun / bundan gafil idin , bir vakit Yusuf, babasına dedi ki ey babacığım muhakkak ki ben on bir yıldız gördüm, güneş ve ayı bana secde ederlerken gördüm, dedi ki ey oğlum gördüğünü / rüyanı kardeşlerine anlatma, sana tuzak kurarlar, kesinlikle şeytan insana apaçık bir düşmandır, böylelikle Rabbin seni ayırıp seçecek ve sana olayların / hâdiselerin yorumunu /nasıl gerçekleşeceğini / tevilini öğretecek, s enin ve Yakup / İsrail a ilesinin üzerindeki nimetini tıpkı önceki babaların İbrahim ve İshak’a tamamladığı gibi tamamlayacak. Muhakkak ki Rabbin her şeyi bilen ve yargılayandır / hâkimdir. Sual edenler için Yusuf ve kardeşlerinde ayetler vardır. Bir vakit Kardeşleri Yusuf hakkında babamıza bizden daha sevimli dediler, bizler kalabalık bir grubuz, babamız hakikaten apaçık ne yaptığını bilmez halde / delalettedir, Yusuf’u öldürün yahut bir yere bırakın babanızın yüzü artık size yönelsin, onun sonrasında salih bir kavim olursunuz dediler , içlerinden konuşan biri dedi ki, Yusuf’u öldürmeyin, eğer yapacaksanız onu bir kuyunun dibine bırakın kimi yolculuk yapanlardan biri onu bulup alsın. Dediler ki Ey babacığım sana ne okuyor ki Yusuf için niye bize güvenmiyorsun? Kesinlikle biz ona nasihat ta edenleriz, onu yarın bizimle beraber gönder, yesin içsin ve oynasın, kesinlikle biz onun koruyucusuyuz. Onu götürmeniz beni hüzünlendiriyor ve siz gafil iken onu bir kurdun yemesinden korkuyorum dedi. Biz soyca kalabalık bir grupken eğer onu kurt yerse , bizler o vakit kesin hasara uğrarız. Onu götürdükleri vakit, hep birlikte onu kuyunun içine bıraktılar , Ona / Yusuf’a onlara bu işlerini, onların şuursuz oldukları bir zaman da haber vereceksin diye vahyettik, akşam ağlayarak babalarına geldiler , dediler ki ey babamız gerçekten biz yarışmaya gittik Yusuf’u eşyalarımız yanında bıraktık, onu da kurt yedi, ayrıca bizler sözüne sadık dahi olsak , sen bize inanmazsın, yalandan üzeri kanlı gömleğini getirdiler, bilakis sizi nefisleriniz bu işe sürüklemiş dedi , Güzel bir sabır, betimlediğiniz şeylere karşı yardım talebi istenecek Allah'tır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Bir de üzerine, sahte bir kan bulaştırılmış gömleğini getirdiler. Ya'kûb dedi ki: “Hayır! Nefisleriniz sizi aldatıp böyle bir işe sürükledi. Artık bana düşen, güzel bir sabırdır. Anlattıklarınıza karşı yardımı istenilecek de ancak Allah’tır.”

Süleyman Ateş

(Yusuf'un) gömleğinin üstünde yalan kan getirdiler. (Ya'kub): "Herhalde, dedi, nefisleriniz sizi aldatıp bir işe sürükledi. Artık tek çarem güzelce sabretmektir. Dediğinize (dayanmak için) ancak Allan'tan yardım istenir!"

Süleymaniye Vakfı

(Delil olarak da) Yusuf'un gömleğini ona ait olmayan bir kana bulayıp getirdiler. Yakup dedi ki: "Hayır! İşin doğrusu nefisleriniz sizi bir işe sürüklemiş. Artık bana düşen, güzel bir sabırdır! Anlattıklarınız karşısında yardımına sığınılacak olan yalnız Allah'tır."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yusuf'un başka bir kanla bulanmış gömleğinin başına toplaştılar. Yakup dedi ki: "Hayır! Arzularınız size bir iş yaptırmış. Bundan sonra gereken güzel bir sabır. Anlattıklarınız karşısında yardımına sığınılacak olan yalnız Allah'tır."

Şaban Britch

Ve ona üzerine sahte bir kan ile Yusuf’un gömleğini getirdiler. Babaları: Hayır, nefisleriniz size (kötü) bir işi güzel gösterdi. (Bana düşen), güzel bir sabırdır. Anlattıklarınıza ancak Allah’tan yardım istenir, dedi.

Şaban Piriş

Ve ona üzerine sahte bir kan ile Yusuf'un gömleğini getirdiler. Babaları: -Hayır, sizi nefsiniz bu işi yapmaya sürükledi. Bana da sabretmek kaldı. Anlattıklarınıza ancak Allah'tan yardım istenir, dedi.

Yaşar Nuri Öztürk

Yusuf'un gömleği üstüne sahte bir kan çalmışlardı, getirdiler. Babaları dedi ki: "İş, söylediğiniz gibi değil. Nefisleriniz sizi aldatıp bir işe itmiş. Artık bana düşen, güzelce sabretmek. Anlattıklarınıza karşı yalnız müstean olan Allah'tan yardım istenir."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

They brought back his garment stained with false blood. Their father said: "Indeed your minds and souls have enticed you to do something unpleasant and impelled you to feign this tale; in patience do I possess my soul and in Allah do I seek help to bear with composure what you have just described".

Abdul Haleem

and they showed him his shirt, deceptively stained with blood. He cried, ‘No! Your souls have prompted you to do wrong! But it is best to be patient: from God alone I seek help to bear what you are saying.’

Abdullah Yusuf Ali

They stained his shirt with false blood. He said: "Nay, but your minds have made up a tale (that may pass) with you, (for me) patience is most fitting: Against that which ye assert, it is Allah (alone) Whose help can be sought"..

Abul A'la Maududi

And they brought Joseph's shirt, stained with false blood. Seeing this their father exclaimed: "Nay (this is not true); rather your evil souls have made it easy for you to commit a heinous act. So I will bear this patiently, and in good grace. dipnot 1 It is Allah's help alone that I seek against your fabrication." dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The literal meaning of "patience in grace" which implies a patience that enables one to endure all kinds of troubles and afflictions in a calm, self possessed and unemotional manner, without complaining or crying or weeping, as is worthy of great minds.
  2. metne dön, dipnot 2
    Prophet Jacob’s reaction to the news of Joseph’s death, as depicted in the Quran, is also different from that given in the Bible and the Talmud. According to them he was upset by the sad news and behaved like an ordinary father. The Bible says: And Jacob rent his clothes, and put sackcloth upon his loins. And mourned for his son many days. (Gen. 37: 34). And the Talmud says that at the sad news Jacob gave himself up to the abandonment of grief, and lay with his face to the ground and refused to be comforted, and cried: Some wild beast has devoured Joseph and I shall never see him more; and he mourned for Joseph for many years. (The Talmud, H. Polano, pp. 78, 79).

Aisha Bewley

They then produced his shirt with false blood on it. He said, ‘It is merely that your lower selves have suggested something to you which you did; but beauty lies in showing steadfastness. It is Allah alone who is my Help in face of the event that you describe.’

Al-Hilali & Khan

And they brought his shirt stained with false blood. He said: "Nay, but your ownselves have made up a tale. So (for me) patience is most fitting. And it is Allâh (Alone) Whose help can be sought against that (lie) which you describe."

Ali Quli Qarai

And they produced sham blood on his shirt. He said, ‘Rather your souls have made a matter seem decorous to you. Yet patience is graceful, and Allah is my resort against what you allege.’

Amatul Rahman Omar

And (to assure their father) they came (to him) with (stains of) false blood on his (- Joseph's) shirt. He (- Jacob) said, `This is not true, but you yourselves have made a (malicious) thing seem fair to you. So (now showing) patience is befitting (for me). And it is Allâh (alone) whose help can be sought to avert what you describe.'

Arthur John Arberry

And they brought his shirt with false blood on it. He said, 'No; but your spirits tempted you to do somewhat. But come, sweet patience! And God's succour is ever there to seek against that you describe.'

Bijan Moeinian

Then they presented the torn cloths of Joseph which they had stained with some kind of blood. Jacob said: "Your lost conscious has made it seem light for you what you have done to Joseph. All I can do is resort to patience. May God help me to bear the consequences of your wrongdoing.

E. Henry Palmer

And they brought his shirt with lying blood upon it. Said he, 'Nay, but your souls have induced you to do this; but patience is fair! and God is He whom I ask for aid against that which ye describe.'

Edip-Layth

They came with his shirt stained in false blood. He said, "You have invented this tale yourselves. Patience is good, and God's help is sought against what you describe."

George Sale

And they produced his inner garment stained with false blood. Jacob answered, nay, but ye your selves have contrived the thing for your own sakes: However patience is most becoming, and God's assistance is to be implored to enable me to support the misfortune which ye relate.

Hamid S. Aziz

And they said, "O our father! Verily, we went forth to race and left Joseph by our things, and the wolf devoured him, but you will not believe us though we speak the truth. "

Mahmoud Ghali

And they came with false (Literally: lying, a lie) blood on his shirt. He said, "No indeed, (but) your selves instigated for you a command. So, patience is becoming. And Allah is (The One) Whose help is to be sought against what you describe."

Marmaduke Pickthall

And they came with false blood on his shirt. He said: Nay, but your minds have beguiled you into something. (My course is) comely patience. And Allah it is Whose help is to be sought in that (predicament) which ye describe.

Mohamed Ahmed - Samira

They showed him the shirt with false blood on it. (Their father) said: "It is not so; you have made up the story. Yet endurance is best. I seek the help of God alone for what you impute."

Muhammad Asad

and they produced his tunic with false blood upon it. [But Jacob] exclaimed: "Nay, but it is your [own] minds that have made [so terrible] a happening seem a matter of little account to you! But [as for myself,] patience in adversity is most goodly [in the sight of God]; and it is to God [alone] that I pray to give me strength to bear the misfortune which you have described to me."

Mustafa Khattab

And they brought his shirt, stained with false blood.[1] He responded, "No! Your souls must have tempted you to do something ˹evil˺. So ˹I can only endure with˺ beautiful patience![2] It is Allah’s help that I seek to bear your claims."

Progressive Muslims

And they came with his shirt stained in false blood. He said: "You have invented this tale yourselves. Patience is good, and God's help is sought against what you describe."

Rashad Khalifa

They produced his shirt with fake blood on it. He said, "Indeed, you have conspired with each other to commit a certain scheme. All I can do is resort to a quiet patience. May GOD help me in the face of your conspiracy."

Sahih International

And they brought upon his shirt false blood. [Jacob] said, "Rather, your souls have enticed you to something, so patience is most fitting. And Allah is the one sought for help against that which you describe."

Sam Gerrans

And they came with false blood on his shirt. He said: “Nay, your souls have enticed you into a matter; then: comely patience — and God is the one whose aid is sought against what you describe.”

Shabbir Ahmed

And they came with false blood on his shirt. He said, "I don't believe this story; you have made it up. I will remain steadfast in the face of your conspiracy, and Allah it is Whose help is sought in the kind of misfortune you describe to me."

Syed Vickar Ahamed

And they brought his shirt stained with false blood. He said: "No, only (you) yourselves have made up a story (that may sound alright) for you. (As for me) patience is most suitable: And against (the lie) what you keep saying, it is Allah Whose help can be prayed for..."

Taqi Usmani

And they came with fake blood on his shirt. He said, "Rather, your inner desires have tempted you to do something. So, patience is best. It is Allah whose help is sought against what you describe.’’

The Monotheist Group

Andthey came with his shirt stained in false blood. He said: "You have invented this tale yourselves. So sweet patience, and God is sought for help against what you describe."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Yûsuf suresi, 18. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Yûsuf suresi, 18. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Yûsuf suresi, 18. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩