Diyanet İşleri
(Yusuf'u kuyuya bırakıp) akşamleyin ağlayarak babalarına geldiler.
Yûsuf suresi
Yûsuf suresi, 16. ayet. وَجَآءُوٓ أَبَاهُمْ عِشَآءً يَبْكُونَ
vecâû ebâhüm `işâey yebkûn.
(Yusuf'u kuyuya bırakıp) akşamleyin ağlayarak babalarına geldiler.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kardeşlerin tuzağı ve kuyu Yûsuf 7–20 3
Babaları, "Doğrusu onu götürmeniz beni üzer, siz ondan habersiz iken onu kurt yer, diye korkuyorum."
Onlar da, "Andolsun biz kuvvetli bir topluluk iken onu kurt yerse (o takdirde) biz gerçekten hüsrana uğramış oluruz" dediler.
Yusuf'u götürüp kuyunun dibine bırakmaya karar verdikleri zaman biz de ona, "Andolsun, (senin Yusuf olduğunun) farkında değillerken onların bu işlerini sen kendilerine haber vereceksin" diye vahyettik.
(Yusuf'u kuyuya bırakıp) akşamleyin ağlayarak babalarına geldiler.
"Ey babamız! Biz yarışa girmiştik. Yusuf'u da eşyamızın yanında bırakmıştık. (Bir de ne görelim) onu kurt yemiş. Her ne kadar doğru söylesek de sen bize inanmazsın" dediler.
Bir de üzerine, sahte bir kan bulaştırılmış gömleğini getirdiler. Yakub dedi ki: "Hayır! Nefisleriniz sizi aldatıp böyle bir işe sürükledi. Artık bana düşen, güzel bir sabırdır. Anlattıklarınıza karşı yardımı istenilecek de ancak Allah'tır."
Bir kervan gelmiş, sucularını suya göndermişlerdi. Sucu kovasını kuyuya salınca, "Müjde! Müjde! İşte bir oğlan!" dedi. Onu alıp bir ticaret malı olarak sakladılar. Oysa Allah, onların yaptıklarını biliyordu.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
16. “Akşam ağlaya ağlaya babalarına geldiler.” Normal geliş saatlerinden gecikmek ve ağlamak suretiyle bunları doğru söylediklerine dair bir delil gösterme niyetinde idiler.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Yusuf -aleyhisselam-'ın kardeşleri, hilelerine babalarını inandırmak için akşam vakti ağlar gibi yaparak babalarına geldiler.
Aynı kıssa: Hz. Ya'kūb · Aynı kıssa: Hz. Yûsuf · Aynı kök: ابو (117 geçiş)
Hani Yusuf, babasına "Babacığım! Gerçekten ben (rüyada) on bir yıldız, güneşi ve ayı gördüm. Gördüm ki onlar bana boyun eğiyorlardı" demişti.
Aynı kıssa: Hz. Ya'kūb · Aynı kıssa: Hz. Yûsuf · Aynı kök: ابو (117 geçiş)
"İşte Rabbin seni böylece seçecek, sana (rüyada görülen) olayların yorumunu öğretecek ve daha önce ataların İbrahim ve İshak'a nimetlerini…
Aynı kıssa: Hz. Ya'kūb · Aynı kıssa: Hz. Yûsuf · Aynı kök: ابو (117 geçiş)
Babalarına şöyle dediler: "Ey babamız! Yusuf hakkında bize neden güvenmiyorsun? Halbuki biz onun iyiliğini isteyen kişileriz."
Aynı kıssa: Hz. Yûsuf · Aynı kök: ابو (117 geçiş)
Kardeşleri dediler ki: "Biz güçlü bir topluluk olduğumuz halde, Yusuf ve kardeşi (Bünyamin) babamıza bizden daha sevgilidir. Doğrusu babamız açık bir…
Aynı kıssa: Hz. Yûsuf · Aynı kök: ابو (117 geçiş)
"Yusuf'u öldürün veya onu bir yere atın ki babanız sadece size yönelsin. Ondan sonra (tövbe edip) salih kimseler olursunuz."
Aynı kıssa: Hz. Yûsuf · Aynı kök: ابو (117 geçiş)
"Atalarım İbrahim, İshak ve Yakub'un dinine uydum. Bizim, Allah'a herhangi bir şeyi ortak koşmamız (söz konusu) olamaz. Bu, bize ve insanlara…
Aynı kök: بكي (7 geçiş)
Artık kazandıklarının karşılığı olarak, az gülsünler, çok ağlasınlar.
Aynı kök: بكي (7 geçiş)
Onlar ağlayarak yüzüstü yere kapanırlar. Bu da onların derin saygısını artırır.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Oğulları) yatsı vakti ağlayarak babalarına gelmişlerdi: dipnot 1
Derken akşam vakti babalarına ağlayarak geldiler:
Ve akşam olunca babalarının karşısına ağlayarak çıkıp geldiler,
Gecenin ilk saatlerinde, ağlayarak babalarına geldiler.
Akşam üstü babalarına ağlar vaziyette geldiler.
Akşamleyin ağlayarak babalarına geldiler.
Ve akşam olunca, ağlayarak babalarına geldiler.
Akşamleyin, ağlayarak babalarına geldiler.
Akşamleyin ağlayarak babalarına geldiler.
Akşamleyin ağlayarak babalarına geldiler.
Yatsı vaktinde ağlayarak babalarına geldiler.
Bıraktılar ve yatsıleyin ağlıyarak babalarına geldiler
Ve akşam olunca, ağlayarak babalarına geldiler.
Ve akşam olunca, ağlayarak babalarına geldiler.
Ve akşam olunca, ağlayarak babalarına geldiler.
Akşam üstü babalarına ağlar vaziyette geldiler.
Akşam ağlaya ağlaya babalarına geldiler.
Akşam üstü ağlaya ağlaya babalarına geldiler.
(1-18) Elif Lâm Mîm, İşte bunlar apaçık kitabın ayetleridir, muhakkak ki arabi olarak indiriyoruz, böylece belki akledersiniz. Biz sana bu Kuran’ı vahy etmekle en güzel kıssayı anlatıyoruz , ondan önce sen bunu bilmiyordun / bundan gafil idin , bir vakit Yusuf, babasına dedi ki ey babacığım muhakkak ki ben on bir yıldız gördüm, güneş ve ayı bana secde ederlerken gördüm, dedi ki ey oğlum gördüğünü / rüyanı kardeşlerine anlatma, sana tuzak kurarlar, kesinlikle şeytan insana apaçık bir düşmandır, böylelikle Rabbin seni ayırıp seçecek ve sana olayların / hâdiselerin yorumunu /nasıl gerçekleşeceğini / tevilini öğretecek, s enin ve Yakup / İsrail a ilesinin üzerindeki nimetini tıpkı önceki babaların İbrahim ve İshak’a tamamladığı gibi tamamlayacak. Muhakkak ki Rabbin her şeyi bilen ve yargılayandır / hâkimdir. Sual edenler için Yusuf ve kardeşlerinde ayetler vardır. Bir vakit Kardeşleri Yusuf hakkında babamıza bizden daha sevimli dediler, bizler kalabalık bir grubuz, babamız hakikaten apaçık ne yaptığını bilmez halde / delalettedir, Yusuf’u öldürün yahut bir yere bırakın babanızın yüzü artık size yönelsin, onun sonrasında salih bir kavim olursunuz dediler , içlerinden konuşan biri dedi ki, Yusuf’u öldürmeyin, eğer yapacaksanız onu bir kuyunun dibine bırakın kimi yolculuk yapanlardan biri onu bulup alsın. Dediler ki Ey babacığım sana ne okuyor ki Yusuf için niye bize güvenmiyorsun? Kesinlikle biz ona nasihat ta edenleriz, onu yarın bizimle beraber gönder, yesin içsin ve oynasın, kesinlikle biz onun koruyucusuyuz. Onu götürmeniz beni hüzünlendiriyor ve siz gafil iken onu bir kurdun yemesinden korkuyorum dedi. Biz soyca kalabalık bir grupken eğer onu kurt yerse , bizler o vakit kesin hasara uğrarız. Onu götürdükleri vakit, hep birlikte onu kuyunun içine bıraktılar , Ona / Yusuf’a onlara bu işlerini, onların şuursuz oldukları bir zaman da haber vereceksin diye vahyettik, akşam ağlayarak babalarına geldiler , dediler ki ey babamız gerçekten biz yarışmaya gittik Yusuf’u eşyalarımız yanında bıraktık, onu da kurt yedi, ayrıca bizler sözüne sadık dahi olsak , sen bize inanmazsın, yalandan üzeri kanlı gömleğini getirdiler, bilakis sizi nefisleriniz bu işe sürüklemiş dedi , Güzel bir sabır, betimlediğiniz şeylere karşı yardım talebi istenecek Allah'tır.
Akşam, ağlaya ağlaya babalarına geldiler.
Akşamleyin ağlayarak babalarına geldiler.
Yatsı vakti, ağlaya ağlaya babalarına geldiler.
Akşamüzeri babalarına geldiler, ağlıyorlardı.
Akşamleyin, ağlaşarak babalarına geldiler.
Akşamleyin, ağlaşarak babalarına geldiler.
Akşamdan sonra babalarına geldiler; ağlıyorlardı.
And they came back home to their father in the evening weeping their fill.
and at nightfall they returned to their father weeping.
Then they came to their father in the early part of the night, weeping.
At nightfall they came to their father weeping
That night they came back to their father in tears,
And they came to their father in the early part of the night weeping.
In the evening, they came weeping to their father.
And they came weeping to their father at nightfall.
And they came to their father in the evening, and they were weeping.
Then the brothers returned to their fathers at nightfall and started to cry.
And they came to their father at eve and weeping
They came to their father at dusk crying.
And they came to their father at even, weeping,
And when they had gone off with him and agreed to put him in the depths of a pit, We inspired him, "Thou shall surely remind them of this affair of theirs when they know you not. "
And they came weeping to their father at eventide.
And they came weeping to their father in the evening.
At nightfall they came to their father weeping,
And at nightfall they came to their father, weeping,
Then they returned to their father in the evening, weeping.
And they came to their father evening time crying.
They came back to their father in the evening, weeping.
And they came to their father at night, weeping.
And they came to their father in the evening, weeping.
After carrying out their plan they came to their father at night weeping.
And they came crying to their father in the early part of the night.
And at nightfall, they came to their father weeping.
Andthey came to their father in the evening, crying.