Diyanet İşleri
Kim bir mü'mini kasten öldürürse, cezası, içinde ebedi kalacağı cehennemdir. Allah, ona gazap etmiş, lanet etmiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır.
Nisâ suresi
Nisâ suresi, 93. ayet. وَمَن يَقْتُلْ مُؤْمِنًا مُّتَعَمِّدًا فَجَزَآؤُهُۥ جَهَنَّمُ خَٰلِدًا فِيهَا وَغَضِبَ ٱللَّهُ عَلَيْهِ وَلَعَنَهُۥ وَأَعَدَّ لَهُۥ عَذَابًا عَظِيمًا
vemey yaḳtül mü'minem müte`ammiden fecezâühû cehennemü ḫâliden fîhâ vegaḍibe-llâhü `aleyhi vele`anehû vee`adde lehû `aẕâben `ażîmâ.
Kim bir mü'mini kasten öldürürse, cezası, içinde ebedi kalacağı cehennemdir. Allah, ona gazap etmiş, lanet etmiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Bir mü'minin öldürülmesi Nisâ 92–94 3
Ancak sizinle aralarında anlaşma olan bir topluma sığınmış bulunanlar, yahut ne sizinle ne de kendi kavimleriyle savaşmayı içlerine sığdıramayıp (tarafsız olarak) size gelenler başka. Eğer Allah dileseydi, onları size musallat kılardı da sizinle savaşırlardı. Eğer onlar sizden uzak durur, sizinle savaşmayıp size barış teklif ederlerse; Allah, onlara saldırmak için size bir yol (yetki) vermemiştir.
Diğer birtakım kimselerin de hem sizden emin olmak, hem de kavimlerinden emin olmak istediklerini göreceksin. Bunlar küfre her döndürüldüklerinde ona atılırlar. Eğer bunlar sizden uzak durmazlar, sizinle barış içinde yaşamak istemezler, ellerini savaştan çekmezlerse, onları yakalayın ve onları nerede bulursanız öldürün. İşte bunlara karşı size apaçık bir yetki verdik.
Bir mü'minin bir mü'mini öldürmesi olacak şey değildir. Ancak yanlışlıkla olması başka. Kim bir mü'mini yanlışlıkla öldürürse, bir mü'min köleyi azad etmesi ve bağışlamadıkları sürece ailesine diyet ödemesi gerekir. (Öldürülen kimse) mü'min olur ve düşmanınız olan bir topluluktan bulunursa, mü'min bir köle azad etmek gerekir. Eğer sizinle kendileri arasında antlaşma bulunan bir topluluktan ise ailesine verilecek bir diyet ve mü'min bir köle azad etmek gerekir. Bunlara imkan bulamayanın, Allah tarafından tövbesinin kabulü için iki ay ard arda oruç tutması gerekir. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Kim bir mü'mini kasten öldürürse, cezası, içinde ebedi kalacağı cehennemdir. Allah, ona gazap etmiş, lanet etmiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır.
Ey iman edenler! Allah yolunda sefere çıktığınız zaman, gerekli araştırmayı yapın. Size selam veren kimseye, dünya hayatının geçici menfaatine (ganimete) göz dikerek, "Sen mü'min değilsin" demeyin. Allah katında pek çok ganimetler vardır. Daha önce siz de öyle idiniz de Allah size lütufta bulundu (müslüman oldunuz). Onun için iyice araştırın. Çünkü Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
(95-96) Mü'minlerden özür sahibi olmaksızın (cihattan geri kalıp) oturanlarla, Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenler eşit olamazlar. Allah, mallarıyla, canlarıyla cihad edenleri, derece itibariyle, cihattan geri kalanlardan üstün kılmıştır. Gerçi Allah (mü'minlerin) hepsine de en güzel olanı (cenneti) va'detmiştir. Ama mücahitleri büyük bir mükafat ile kendi katından dereceler, bağışlanma ve rahmet ile cihattan geri kalanlara üstün kılmıştır. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
93. Yüce Allah, mü’minin mü’mini öldürmesinin söz konusu olamayacağını ve öldürmenin amelî küfür olduğunu bir önceki buyrukta haber vermişti. Burada ise Yüce Allah bir mümini kasten öldüren kimse hakkında kalpleri titretip parçalayan ve akıl sahiplerini dehşete düşüren bir tehdidi söz konusu etmektedir. Büyük günah çeşitlerinden herhangi biri hakkında bundan daha büyük hatta bunun benzeri bir tehdit varid olmamıştır. Bu tehdit, kasten adam öldürmenin cezasının cehennem olduğu yönündedir. Bu, şu demektir: Tek başına bu büyük günah sahibini cehennem ile cezalandırmaya müstahak kılar. O, cehennemin o büyük azabına, o hor ve hakir kılıcı cezasına Cebbar olan Allah’ın gazabına, kurtuluş ve ilâhi nimetlere nail olma umudunu kaçırmaya, zarar ve hüsrana mahkum olmaya sebeptir. Yüce Allah’ın rahmetinden uzaklaştırıcı her bir sebepten Allah’a sığınırız.
Ancak bu tehdit, bazı büyük günah ve masiyetlere dair zikredilmiş olan ebedi olarak cehennemde kalış ve cennetten mahrum oluş ile ilgili benzeri tehdit nasları ile aynı hükümdedir. İlim adamları -Allah’ın rahmeti üzerlerine olsun- bu gibi nasların tevilinde ihtilaf etmişlerdir. Bununla birlikte bu büyük günahları işleyen kimselerin -muvahhid dahi olsalar- cehennem ateşinde ebediyyen kalacaklarını ileri süren Haricilerle Mutezilenin görüşlerinin batıl olduklarını da ittifakla kabul etmişlerdir. Bu gibi nasların tevili hususunda doğru olan ifadeye muhakkık önder ilim adamı Şemsuddin İbnü’l-Kayyım -Allah’ın rahmeti üzerine olsun- Medaricu’s-Salikin adlı eserinde yer vermektedir. İbnü’l-Kayyım bu konuda imamların görüşlerini söz konusu edip eleştirilerde bulunduktan sonra şunları söylemektedir:
“Bir kesim de şöyle demiştir: Bu ve benzeri naslar, cezayı gerektiren hususun söz konusu edildiği naslardandır. Cezayı gerektiren hususun söz konusu edilmesi hükmün de var olmasını gerektirmez. Çünkü hüküm ancak onu gerektirici unsurun varlığı ve ona engel olan hususların olmaması halinde tam olarak ortaya çıkar. Bu nasların ifade ettiği nihai anlam, filan şey şöyle bir cezaya sebeptir ve bunu gerektirir, demekten ibarettir. Bu konuda bir takım engellerin bulunduğuna dair deliller ise mevcuttur. Bunların kimisi icma ile kimisi nas ile sabit olmuştur. Tevbenin, bir mani olduğu icma ile kabul edilmiştir. Tevhid ise hiçbir şekilde reddedilmesi söz konusu olmayan mütevatir naslarla bu cezaya manidir. Günahları silen büyük iyilikler de bir manidir. Günahlara keffaret teşkil eden büyük musibetler de birer manidir. Dünyada hadlerin uygulanmış olması da nalsa sabit bir manidir. Bu (manilere dair) nasları askıya almanın hiçbir yolu yoktur. O bakımdan her iki grup nassın da nazarı itibare alınması kaçınılmazdır.
İşte cezayı gerektiren husus ile onu engelleyen mani nazarı itibara alınmak ve bunların daha tercihe değer olanın hükmünü geçerli kabul etmek üzere, iyiliklerle kötülükler arasında bir kıyas söz konusu edilmiş ve ilim adamları şöyle demişlerdir: Dünya ve âhiretin maslahatları da fesad bulmaları da bu esasa mebnidir. Şer’i hükümlerin de kaderi hükümlerin de esası budur. Varlık aleminde geçerli olan ilâhi hikmetin gereği de budur, sebeblerin sonuçlar ile -yaratma ve emretme bakımından- bağlantısı da bu esasa mebnidir.
Yüce Allah her bir şeye karşı koyan, ona karşı direnen bir zıt yaratmıştır. Hüküm ise bunlardan daha baskın gelenine göre olur. Mesela, kuvvet sağlık ve afiyeti gerektirir. İnsan vücudundaki denge unsurlarının bozulması ve birinin diğerinin aleyhine gelişme göstermesi ise sağlıklı bir tabiata engeldir. Bunlardan galip gelen hangisi ise o güçlenir ve egemen olur. İlaç ve hastalıkların gücünde de durum böyledir. Kulda hem sağlığın gerektirici unsuru hem de hastalığın gerektirici unsuru bulunabilir. Bunlardan biri diğerinin tam anlamıyla etki göstermesine engel olur ve ona karşı direnir. Eğer bunlardan biri diğerine baskın gelir ve onu yenik düşürürse o etkili olur.
İşte buradan insanların cennete girip ateşe girmeyecek kimseler, bunların aksi durumda olanlar, cehenneme girdikten sonra oradan çıkacak kimseler ve orada devamlı kalacak kimseler olmak üzere gruplara ayrıldığını öğrenebiliyoruz. Bu da orada kalmayı gerektiren yahut çabucak veya geç çıkmayı gerektiren hususlara göre değişir. Aydın bir basirete sahip olan bir kimse bu basiret sayesinde Yüce Allah’ın Kitabında haber vermiş olduğu öldükten sonra diriliş, Kıyamet ve bunun tafsilatı ile ilgili her bir şeyi gereği gibi görür ve adeta gözü ile bunları müşahede eder gibi olur. Bunun Yüce Allah’ın ulûhiyetinin, rububiyetinin izzet ve hikmetinin gereği olduğunu, bunun zıddının Allah için imkânsız olduğunu da bilir. Bunun aksini ona nispet etmek ise O’na layık olmayan şeyleri ona nispet etmek demektir. Onun basiretine oranla böyle bir nispet de güneşle yıldızların onun gözüne nispetine benzer. İşte imanın verdiği yakîn budur. Ateşin odunu yaktığı gibi günahları yakan yakîn de budur. İman bakımından bu makama erişmiş bir kimsenin günahlar üzerinde ısrar etmesine imkân yoktur. Eğer bu gibi günahları işleyecek ve bunları çokça yapacak olursa onun sahip olduğu iman nuru ona her vakit ve bütün nefeslerinde Allah’a dönmek sureti ile yeniden ve tekrar tekrar tevbede bulunmasını emreder. İşte böyle biri, Allah’ın yarattıkları arasında en sevdiği kişidir.”
İbnü’l-Kayyım’ın sözleri burada sona ermektedir. Allah onun ruhunu takdis etsin, İslâma ve müslümanlara yaptığı hizmetleri güzel bir şekilde mükâfatlandırsın.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Kim bir Mümini haksız yere ve kasıtlı olarak öldürürse, bunu helal görür ya da tövbe etmezse karşılığı ebedî olarak Cehennem'de kalmaktır. Allah ona gazap etmiş, onu rahmetinden kovmuştur. Bu büyük günahı işlemesinden dolayı da onun için büyük bir azap hazırlamıştır.
Aynı kök: غضب (24 geçiş) · Aynı kök: لعن (41 geçiş) · Aynı kök: عدد (57 geçiş)
Bir de, Allah'ın, hakkında kötü zanda bulunan münafık erkeklere ve münafık kadınlara, Allah'a ortak koşan erkeklere ve Allah'a ortak koşan kadınlara…
Aynı kök: عمد (7 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)
Ey iman edenler! İhramlı iken (karada) av hayvanı öldürmeyin. Kim (ihramlı iken) onu kasten öldürürse (kendisine) bir ceza vardır. (Bu ceza),…
Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)
İşte onların mükafatı Rab'leri tarafından bağışlanma ve içinden ırmaklar akan cennetlerdir ki orada ebedi kalacaklardır. (Allah yolunda) çalışanların…
Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)
Dedikleri bu söze karşılık Allah onlara, devamlı kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetleri mükafat olarak verdi. İşte bu, iyilik yapanların…
Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)
Kötü işler yapmış olanlara gelince, bir kötülüğün cezası misliyledir ve onları bir zillet kaplayacaktır. Onları Allah'(ın azabın)dan koruyacak hiçbir…
Aynı kök: غضب (24 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)
Buzağıyı ilah edinenlere mutlaka (ahirette) Rablerinden bir gazab, dünya hayatında ise bir zillet erişecektir. İşte biz iftiracıları böyle…
Aynı kök: لعن (41 geçiş) · Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)
Allah, erkek münafıklara, kadın münafıklara ve kafirlere, içinde ebedi kalmak üzere cehennem ateşini va'detti. O, onlara yeter. Allah, onlara lanet…
Aynı kök: لعن (41 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)
İşte onların cezası; Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların lanetinin üzerlerine olmasıdır.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Kim bir mümini kasten öldürürse onun cezası, içinde ebedî kalacağı cehennemdir. Allah ona gazap etmiş, onu lanetlemiş ve onun için büyük bir azap hazırlamış (olacak)tır. dipnot 1
Kim de bir mü'mini kasten öldürürse, onun cezası cehennemde süresiz kalış olacaktır. O, Allah'ın gazabına ve lanetine uğrayacak, (Allah) onun için korkunç bir azap hazırlayacaktır.
Fakat her kim bir mümini kasten öldürürse, onun cezası, cehennemde kalmak olacaktır. Allah onu mahkum edecek, lanetleyecek ve onun için korkunç bir azap hazırlayacaktır.
Kim bir iman edeni kasıtlı olarak öldürürse onun karşılığı, sonsuza dek kalmak üzere, cehennemdir. Allah ona gazap etmiştir; lanetlemiştir ve feci bir azap hazırlamıştır.
Kim bir mü'mini kasıtlı olarak (taammüden) öldürürse cezası, içinde ebedi kalmak üzere cehennemdir. Allah ona gazaplanmış, onu lanetlemiş ve ona büyük bir azab hazırlamıştır.
Kim bir mümini kasden öldürürse cezası, içinde ebediyen kalacağı cehennemdir. Allah ona gazap etmiş, onu lânetlemiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır.
Kim inanmış bir kişiyi kasıtlı olarak öldürürse, onun cezası, sürekli kalacağı cehennemdir. Çünkü Allah, ona öfkelenmiş, onu lanetlemiş ve ona büyük bir ceza hazırlamıştır.
Her kim bir mümini kasten öldürürse onun cezası, içinde süreli kalacağı cehennemdir. Allah ona gazap etmiş, lanet etmiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır.
Kim gerçeği onaylamış birisini kasten öldürürse yeri, sürekli kalacağı cehennemdir. ALLAH kendisine gazap ve lanet etmiştir. Ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır.
Kim inanmış birisini kasden öldürürse yeri, sürekli kalacağı cehennemdir. ALLAH kendisine gazap ve lanet etmiştir. Ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır.
Kim de bir mümini isteyerek öldürürse, artık onun cezası cehennemde ebedi kalmaktır. Allah, ona gazap etmiş, lanetlemiş ve büyük bir azap hazırlamıştır.
Her kim de bir mü'mini müteammiden öldürürse artık onun cezası Cehennemde huluddur, Allah ona gadab etmiş. La'net etmiş azim bir azab hazırlamıştır
Kim, bir Mü'min'i isteyerek öldürürse, onun karşılığı, içinde sürekli kalmak üzere Cehennem'dir. Allah ona gazap etmiş, lanetlemiş ve büyük bir azap hazırlamıştır.
Kim, bir Mü'min'i isteyerek öldürürse, onun karşılığı, içinde sürekli kalmak üzere Cehennem'dir. Allah ona gazap etmiş, lanetlemiş ve büyük bir azap hazırlamıştır.
Kim, bir mü'mini kasten öldürürse, onun karşılığı, içinde sürekli kalmak üzere Cehennem'dir. Allah ona gazap etmiş, lanetlemiş ve büyük bir azap hazırlamıştır.
Kim bir inançlıyı kasıtlı olarak (taammüden) öldürürse cezası, içinde ebedi kalmak üzere cehennemdir. Tanrı ona gazaplanmış, onu lanetlemiş ve ona büyük bir azab hazırlamıştır.
Kim bir mü'mini kasden öldürürse cezası, içinde ebedi kalıcı olmak üzere, cehennemdir. Allah ona gazabetmişdir, ona la'net etmişdir ve ona çok büyük bir azab hazırlamışdır.
Kim de bir mü'min'i kasden öldürüse; onun cezası içinde ebediyyen kalacağı cehennemdir. Allah ona gazab etmiş, la'net etmiş ve büyük bir azab hazırlamıştır.
(92-93) Hata olması hariç bir müminin bir mümine öldürmesi olamaz , her kim hata ile bir mümini öldürürse, mümin bir köle azat etmesi gerekir ve de öldürülenin yakınlarına bir diyet teslim etmesi gerekir , sadaka olarak bağışlamaları hariçtir (Fidyeyi verme sadakamız olsun diyebilirler) eğer ki hatayla öldürülen düşman bir kavimden ise ve o da mümin ise yine mümin bir köle azat eder, eğer ki hatayla öldürülen aranızda sözleşme olan bir kavimden ise öldürülenin yakınlarına diyet teslim eder ve de mümin bir köleyi azat eder. Eğer ki bulamazsa (Ne diyet ne de köle) Allah’tan tövbesinin kabulü amacıyla birbirini takip eden iki ay oruç tutar, Allah bilendir, hâkimdir. Her kim de bir mümini tasarlayarak / taammüden öldürürse, cezası, içinde kalıcı olacağı cehennemdir , Allah ona azap eder ve lanet eder , onun için büyük bir azap hazırlamıştır.
Kim bir Mümini kasten öldürürse cezası, içinde ebedi kalacağı Cehennem'dir. Allah, ona gazap etmiş, onu lanetlemiş ve ona büyük bir azap hazırlamıştır.
Her kim bir mü'mini kasden öldürürse -onun cezası-, içinde sürekli kalacağı cehennemdir. Allah ona gazabetmiş, la'net etmiş ve onun için büyük bir azab hazırlamıştır!
Bir mümin dipnot 1 bir mümini kasten öldürürse onun cezası, içinde ölmemek üzere kalacağı cehennemdir. Allah ona öfkelenmiş, onu lanetlemiş /dışlamış ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır. dipnot 2
Kim bir mümini kasten öldürürse cezası, içinde ölmemek üzere kalacağı cehennemdir. Allah ona gazap etmiş, onu dışlamış (lanetlemiş) ve onun için büyük azap hazırlamıştır.
Kim bir mümini kasten öldürürse cezası, içinde daimi kalacağı Cehennem'dir. Allah, ona gazap etmiş, onu lanetlemiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır.
Kim bir mümini kasten öldürürse cezası, içinde daimi kalacağı cehennemdir. Allah, ona gazap etmiş, onu lanetlemiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır.
Bir mümini kasten öldürene gelince, onun cezası içinde sürekli kalmak üzere cehennemdir. Allah gazap etmiştir böylesine, lanetlemiştir onu; çok büyük bir azap hazırlamıştır ona.
And he who kills a believer who has conformed to Islam and the guilt resides in the intention, shall be destined to Hell wherein he will have passed through nature to eternal suffering and he will have come within the measure of Allah's wrath and curse; this is besides the torment prepared by Providence to lay upon the damned.
If anyone kills a believer deliberately, the punishment for him is Hell, and there he will remain: God is angry with him, and rejects him, and has prepared a tremendous torment for him.
If a man kills a believer intentionally, his recompense is Hell, to abide therein (For ever): And the wrath and the curse of Allah are upon him, and a dreadful penalty is prepared for him.
And he who slays a believer wilfully his reward is Hell, where he will abide. Allah's wrath is against him and He has cast His curse upon him, and has prepared for him a great chastisement.
As for anyone who kills a mumin deliberately, his repayment is Hell, remaining in it for ever. Allah is angry with him and has cursed him, and has prepared for him a terrible punishment.
And whoever kills a believer intentionally, his recompense is Hell to abide therein; and the Wrath and the Curse of Allâh are upon him, and a great punishment is prepared for him.[1]
Should anyone kill a believer intentionally, his requital shall be hell, to remain in it [forever]; Allah shall be wrathful at him and curse him and He shall prepare for him a great punishment.
And whoever kills a believer intentionally, his recompense is Gehenna, he shall abide therein. Allâh has shown His displeasure against him and has (also) deprived him of His blessings and prepared for him a great punishment.
And whoso slays a believer wilfully, his recompense is Gehenna, therein dwelling forever, and God will be wroth with him and will curse him, and prepare for him a mighty chastisement.
As to a Muslim who kills another Muslim intentionally, his punishment will be the Hell where he will stay in forever. Such a criminal has earned the anger and the curse of the Lord and God will submit him to an awful punishment.
And whoso kills a believer purposely, his reward is hell, to dwell therein for aye; and God will be wrath with him, and curse him, and prepare for him a mighty woe.
Whoever kills one who acknowledged intentionally, then his reward shall be hell, eternally abiding therein; God will be angry with him, curse him, and for him is prepared a great retribution.
But whoso killeth a believer designedly, his reward shall be hell; he shall remain therein for ever; and God shall be angry with him; and shall curse him, and shall prepare for him a great punishment.
And whoever kills a believer purposely, his reward is hell for ever. Allah will be wrath with him, and curse him, and prepare for him a mighty woe.
And he who kills a believer premeditatedly, then his recompense is Hell, eternally (abiding) therein, and Allah will be angry with him, and will curse him, and has prepared for him a tremendous torment.
Whoso slayeth a believer of set purpose, his reward is hell for ever. Allah is wroth against him and He hath cursed him and prepared for him an awful doom.
Any one who kills a believer intentionally will be cast into Hell to abide there for ever, and suffer God's anger and damnation. For him a greater punishment awaits.
But whoever deliberately slays another believer, his requital shall be hell, therein to abide; and God will condemn him, and will reject him, and will prepare for him awesome suffering.
And whoever kills a believer intentionally, their reward will be Hell—where they will stay indefinitely.[1] Allah will be displeased with them, condemn them, and will prepare for them a tremendous punishment.
And whoever kills a believer intentionally, then his reward shall be Hell, eternally abiding therein, and God will be angry with him, and curse him, and for him is prepared a great retribution.
Anyone who kills a believer on purpose, his retribution is Hell, wherein he abides forever, GOD is angry with him, and condemns him, and has prepared for him a terrible retribution.
But whoever kills a believer intentionally - his recompense is Hell, wherein he will abide eternally, and Allah has become angry with him and has cursed him and has prepared for him a great punishment.
And whoso kills a believer intentionally: his reward is Gehenna, he abiding eternally therein; and God is wroth with him, and has cursed him, and has prepared for him a great punishment.
Whoever slays a believer intentionally, his or her maximum punishment, considering the circumstances, is up to capital punishment (2:178), (5:32-33). His requital shall be Hell, therein to abide, and Allah will condemn him, and reject him and prepare for him awesome suffering. (Unjust killing of any human being, regardless of color, creed, religion or sex is a grievous offense that is tantamount to slaying the entire humankind (5:32). Hence, the offender shall be punished accordingly. Intentional murder of any human being is also a crime against the State, therefore, the State would be responsible for tracing, arresting and trying the offender in a court of law. QISAS = the duty of tracing an offender for just recompense).
If a man kills a believer intentionally, his penalty is Hell, to remain in there (for ever): And the anger and curse of Allah are upon him, and a dreadful penalty is prepared for him.
Whoever kills a believer deliberately, his reward is Jahannam (Hell) where he shall remain forever, and Allah shall be angry with him and shall cast curse upon him, and He has prepared for him a mighty punishment.
And whoever kills a believer intentionally, then his recompense shall be Hell, abiding therein, and God will be angry with him, and curse him, and for him is prepared a great retribution.