Diyanet İşleri
Onların hepsi de mutlaka toplanıp (hesap için) huzurumuza çıkarılacaklardır.
Yâsîn suresi
Yâsîn suresi, 32. ayet. وَإِن كُلٌّ لَّمَّا جَمِيعٌ لَّدَيْنَا مُحْضَرُونَ
vein küllül lemmâ cemî`ul ledeynâ muḥḍarûn.
Onların hepsi de mutlaka toplanıp (hesap için) huzurumuza çıkarılacaklardır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kavmin helâki ve alay edenlerden ders Yâsîn 28–32 3
Sadece korkunç bir ses oldu. Bir anda sönüp gittiler.
Yazık o kullara! Kendilerine bir peygamber gelmezdi ki, onunla alay ediyor olmasınlar.
Kendilerinden önce nice nesilleri helak ettiğimizi; onların artık kendilerine dönmeyeceklerini görmediler mi?
Onların hepsi de mutlaka toplanıp (hesap için) huzurumuza çıkarılacaklardır.
Ölü toprak onlar için bir delildir. Biz, onu diriltir ve ondan taneler çıkarırız da onlardan yerler.
(34-35) Meyvelerinden yesinler diye biz orada hurmalıklar, üzüm bağları var ettik ve içlerinde pınarlar fışkırttık. Bunları onların elleri yapmış değildir. Hala şükretmeyecekler mi?
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 31–32. ayetler için yazılmıştır.
31. Yani bu müşrikler, Yüce Allah’ın helâk ettiği, kendilerini cezlandırıp hepsini ortadan kaldırdığı, kendilerinden önce gelmiş olan o yalanlayıcı nesilleri görüp hallerinden ibret almıyorlar mı? Onların hepsi helak olmuşlardır; bir daha dünyaya dönmedikleri gibi asla da dönmeyeceklerdir.
32. Ancak Yüce Allah, hepsini yeniden yaratacak ve ölümlerinden sonra onları diriltecektir. Hepsi de Allah’ın huzuruna geleceklerdir. Çünkü O, aralarında zerre ağırlığı kadar dahi zulmün söz konusu olmadığı adaletli hükmü ile hüküm verecektir: “Onlara zerre ağırlığı kadar dahi zulmetmez. (Yapılan) bir iyilik olursa onu kat kat artırır ve lütfundan büyük bir mükâfat verir.” (en-Nisâ, 4/40)
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Kıyamet günü, istisnasız bütün ümmetler yeniden diriltildikten sonra yaptıkları amellerin karşılığını almaları için huzurumuza çıkarılacaklardır.
Aynı kıssa: Ashâb-ı Karye (Şehir Halkı)
(Ey Muhammed!) Onlara, o memleket halkını örnek ver. Hani oraya elçiler gelmişti.
Aynı kıssa: Ashâb-ı Karye (Şehir Halkı)
Hani biz onlara iki elçi göndermiştik de onları yalancı saymışlardı. Biz de onlara üçüncü bir elçi ile destek vermiştik. Onlar, "Şüphesiz biz size…
Aynı kıssa: Ashâb-ı Karye (Şehir Halkı)
Onlar şöyle dediler: "Siz de ancak bizim gibi insansınız. Rahman, hiçbir şey indirmemiştir. Siz sadece yalan söylüyorsunuz."
Aynı kök: حضر (25 geçiş)
Yoksa siz Yakub'un, ölüm döşeğinde iken çocuklarına, "Benden sonra kime ibadet edeceksiniz?" dediği, onların da, "Senin ilahına ve ataların İbrahim,…
Aynı kök: حضر (25 geçiş)
Sizden birinize ölüm gelip çattığı zaman, eğer geride bir hayır (mal) bırakmışsa, anaya, babaya ve yakın akrabaya meşru bir tarzda vasiyette…
Aynı kök: حضر (25 geçiş)
Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Elbette onların hepsi, tamamı (huzurumuzda) hazır kılınmışlardır. dipnot 1
ama elbet hepsi Bizim huzurumuzda toplanacaklar.
Ve (sonunda) hep birlikte huzurumuzda toplanacaklarını?
Elbette hepsi, toptan zorunlu hazır bulunacaklar.
Ancak onların hepsi, toplanmış olarak huzurumuza getirilmişlerdir.
Elbette onların hepsi (kıyamet gününde) karşımızda hazır bulunacaklar.
Ancak, herkes toplandığı zaman, Bizim karşımıza getirileceklerdir.
Ancak, onların hepsi huzurumuzda hazır bulundurulacaklardır.
Hepsi toplanıp huzurumuza getirileceklerdir.
Hepsi toplanıp huzurumuza getirileceklerdir.
Ancak hepsi toplanıp, bizim huzurumuza celbedilmişlerdir.
Ancak hepsi toplanıp bizim katımıza ihzar edilmişlerdir
Onların hepsi de toplanıp kesinlikle karşımızda hazır bulundurulacaklardır.
Onların hepsi de toplanıp kesinlikle karşımızda hazır bulundurulacaklardır.
Onların hepsi de toplanıp kesinlikle karşımızda hazır bulundurulacaklardır.
Ancak onların hepsi, toplanmış olarak huzurumuza getirilmişlerdir.
(Onların) hepsi de, muhakkak, toptan bizim karşımıza ihzaaren getirilmişlerdir (getirileceklerdir).
Hepsi de muhakkak toptan huzurumuza getirileceklerdir.
(13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 30, 31, 32) Onlara şu memleket halkının örneğini ver, onlara elçiler gelmişti, onlara iki elçi göndermiştik, her ikisini de yalanladılar, üçüncüsü ile destek verdik / güçlendirdik , onlar da kesinlikle bizler sizlere gönderildik , dediler. S izler bizler gibi derilisiniz / beşersiniz, Rahman herhangi bir şey indirmemiştir, siz kesin yalan söylüyorsunuz dediler. Onlar da Rabbimiz de biliyor ki biz kesinlikle sizlere gönderilmiş elçileriz dediler. Bizim üzerimize düşen a paçık bilgilendirmektir / tebliğ etmektir. Onlar ise s izlerle biz uğursuzluğa uğradık, eğer vazgeçmez iseniz sizi taşlarız ve de bizden size acıtıcı / elem verici bir azap dokunur dediler. Size hatırlatmada bulunulduğu için mi uğursuzlandık diyorsunuz? uğursuzluğunuz zaten sizinle beraberdi, bilakis sizler israfçı bir kavimsiniz dediler. O esnada şehrin uzak tarafından bir adam koşturdu ve ey kavmim elçilere uyun / t âbi olun dedi, sizden ücret dahi istemeyenlere uyun, onlar yol a girmişler, beni yaratana niye ibadet etmeyeyim ki? hepiniz ona tekrar döneceksiniz / rücu edeceksiniz, Ondan başka ilah edinir miyim? Rahma n bana bir zarar mura t etse onların aracılığı / şefaati bana bir fayda sağlamaz, beni kurtaramazlar , işte o zaman ben , apaçık sapmışlıkta / dalalette olurum, ben Rabbinize iman ettim beni işitin dedi. Allah tarafından ona, haydi gir cennete denildi, O da keşke kavmim , Rabbimin beni bağışladığını ve bana ikramda bulunduğunu bilebilseydi , dedi. Onun ardından, kavmine gökten bir ordu dahi indirmedik, indirecekte değildik, s adece tek bir ses oldu / sayha oldu ve de söndüler. O kullar, hasretliğini çeksinler ki / kaçırdıklarına özlem duysunlar ki Resullerden her ne veril di ise onunla sadece alay ettiler. Onların öncelerinde memleketlerden ne kadarını helak etmişiz görmüyorlar mı? Onlar, bunlara geri de dönemiyorlar. Kesinlikle hepsi toparlanıp bizim için hazır hale getirilmiş vaziyetteler.
Ve hepsi toplanıp huzurumuza çıkarılacaklardır.
Ancak hepsi toplandığı zaman huzurumuza getirileceklerdir.
Onların hepsi, kesinlikle toplanacak, huzurumuza çıkarılacaktır! dipnot 1
Ama nasıl olsa bir gün hepsi huzurumuza çıkarılacaktır.
Ve hepsi toplanıp huzurumuza çıkarılacaklardır.
Ve hepsi toplanıp huzurumuza çıkarılacaklardır.
Ancak herkes toplandığında, onlar da huzurumuzda hazır bulundurulacaklar.
And that they together with their predecessors and their predominant partners and those they incorporated with Allah shall be brought back to Us and be gathered for Judgement!
[Yet] all of them will be brought before Us.
But each one of them all - will be brought before Us (for judgment).
All of them shall (one day) be gathered before Us.
Each and every one will be summoned to Our presence.
And surely, all - everyone of them will be brought before Us.
And all of them will indeed be presented before Us.
Indeed, they, one and all, shall most certainly, be brought before Us.
They shall every one of them be arraigned before Us.
One day they will stand up in front of Me.
verily, they shall not return to them; but all of them shall surely altogether be arraigned.
How every one of them will be summoned before Us.
But all of them in general shall be assembled before us.
Do they not consider how many of the generations have We destroyed before them, because they do not turn to them (the messengers) (or which return not unto the people)?
And decidedly, as yet they will all of them together be closely presented to Us.
But all, without exception, will be brought before Us.
They will all be brought together before Us.
and [that] all of them, all together, will [in the end] before Us be arraigned?
Yet they will all be brought before Us.
And how every one of them will be summoned before Us.
Every one of them will be summoned before us.
And indeed, all of them will yet be brought present before Us.
And all of them will be brought present before Us.
All of them, all together, will be presented before Us.
But each one of all of them (the generations)— Will be brought before Us (for Judgment).
All of them are but to be assembled together (and) to be arraigned before Us.
And how every one of them will be summoned before Us.