Şûrâ suresi

Şûrâ suresi, 31. ayet

Şûrâ suresi, 31. ayet. وَمَآ أَنتُم بِمُعْجِزِينَ فِى ٱلْأَرْضِ وَمَا لَكُم مِّن دُونِ ٱللَّهِ مِن وَلِىٍّ وَلَا نَصِيرٍ

vemâ entüm bimü`cizîne fi-l'arḍ. vemâ leküm min dûni-llâhi miv veliyyiv velâ neṣîr.

Diyanet İşleri

Yeryüzünde O'nu aciz bırakamazsınız. Sizin için Allah'tan başka hiçbir dost ve yardımcı yoktur.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Şûrâ 28–34 · surenin 31. ayeti / 53
  1. Şûrâ 28

    O, insanlar umutlarını kestikten sonra yağmuru indiren, rahmetini her tarafa yayandır. O, dost olandır, övülmeye layık olandır.

  2. Şûrâ 29

    Gökleri, yeri ve bu ikisi içinde yaydığı canlıları yaratması, O'nun varlığının delillerindendir. O, dilediği zaman, onları bir araya getirmeye de gücü yetendir.

  3. Şûrâ 30

    Başınıza her ne musibet gelirse, kendi yaptıklarınız yüzündendir. O, yine de çoğunu affeder.

  4. 31

    Yeryüzünde O'nu aciz bırakamazsınız. Sizin için Allah'tan başka hiçbir dost ve yardımcı yoktur.

  5. Şûrâ 32

    Denizde dağlar gibi yüzen gemiler, O'nun varlığının delillerindendir.

  6. Şûrâ 33

    O, dilerse rüzgarı durdurur da onlar denizin üstünde durakalırlar. Elbette bunda çok sabreden, çok şükreden herkes için ibretler vardır.

  7. Şûrâ 34

    Yahut (içlerindekilerin) yaptıklarından dolayı onları helak eder, birçoğunu da affeder.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

31. Yüce Allah’ın cezaları ertelemesi bir ihmal manasına gelmediği gibi ceza vermekten yana bir acizlikten dolayı da değildir. “Siz yeryüzünde” Allah’ın üstünüzde hakim olan kudretini “âciz bırakacak değilsiniz.” Aksine sizler, yeryüzünde âciz kimselersiniz. Allah’ın hakkınızda uygulamak istediği hükümlerine karşı koyamazsınız.

“Sizin Allah’tan başka” işlerinizi üstlenecek ve böylelikle faydanıza olan şeyleri sizin için gerçekleştirecek “ne bir dostunuz ne de” size gelecek zararları önleyebilecek “bir yardımcınız vardır.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Rabbiniz sizi cezalandırmak istediğinde O'nun cezasından kaçarak kurtulamazsınız. O'ndan başka sizin işlerinizi üstlenecek ne bir dostunuz, ne de sizi azaplandırmak istediğinde üzerinizden azabı kaldıracak bir yardımcınız vardır.

Kelimeler

14 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَمَآ ve ma ve değilsiniz
  2. أَنتُم entum siz
  3. بِمُعْجِزِينَ bimua'cizine aciz bıracacak kök: عجز
  4. فِى fi
  5. ٱلْأَرْضِ ۖ l-erdi yer yüzünde kök: ارض
  6. وَمَا ve ma ve yoktur
  7. لَكُم lekum sizin
  8. مِّن min
  9. دُونِ duni başka kök: دون
  10. ٱللَّهِ llahi Allah'tan kök: اله
  11. مِن min hiçbir
  12. وَلِىٍّۢ veliyyin veliniz kök: ولي
  13. وَلَا ve la ne de
  14. نَصِيرٍۢ nesirin bir yardımcı(nız) kök: نصر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عجز (26 geçiş) · Ortak kavram: Yardım (nusret)

    Siz, yerde de gökte de (Allah'ı) aciz bırakacak değilsiniz. Sizin Allah'tan başka ne bir dostunuz, ne de bir yardımcınız vardır.

  • Aynı kök: عجز (26 geçiş)

    Nihayet Allah, ona kardeşinin ölmüş cesedini nasıl örtüp gizleyeceğini göstermek için yeri eşeleyen bir karga gönderdi. "Yazıklar olsun bana! Şu…

  • Aynı kök: عجز (26 geçiş)

    Şüphesiz size va'dedilen şeyler mutlaka gelecektir. Siz bunun önüne geçemezsiniz.

  • Ortak kavram: Yardım (nusret)

    Öyle bir günden sakının ki, o gün hiç kimse bir başkası adına bir şey ödeyemez. Hiçbir kimseden herhangi bir şefaat kabul olunmaz, fidye alınmaz.…

  • Ortak kavram: Yardım (nusret)

    Şüphesiz, inananlar (Müslümanlar) ile Yahudiler, Hıristiyanlar ve Sabiilerden (her bir grubun kendi şeriatında) "Allah'a ve ahiret gününe inanan ve…

  • Ortak kavram: Yardım (nusret)

    Onlar, ahireti verip dünya hayatını satın alan kimselerdir. Artık bunlardan azap hiç hafifletilmez. Onlara yardım da edilmez.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

73 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

Siz O'nu daha yeryüzünde atlatmaktan acizsiniz; (ahirette) ise Allah dışında ne candan bir dost, ne de işe yarar bir yardımcı bulacaksınız.

Muhammed Esed

ve siz O'nu yeryüzünde bertaraf edemezsiniz, (öteki dünyada da) sizi Allah(ın cezasın)dan koruyacak ve size yardım edecek kimse bulamazsınız.

Ahmed Hulusi

Siz, arzda (Allah'ı) aciz bırakamazsınız! Sizin Allah'tan başka ne bir veliniz ve ne de bir yardımcınız yoktur.

Ali Bulaç

Siz yeryüzünde (O'nu) aciz bırakacak değilsiniz. Ve sizin Allah'ın dışında ne bir veliniz vardır, ne bir yardımcınız.

Ali Özek ve heyeti

Yeryüzünde (O'nu) âciz bırakamazsınız. Allah'tan başka bir dostunuz ve bir yardımcınız da yoktur.

Ali Rıza Safa

Yeryüzünde güçsüz bırakamazsınız. Sizin için, Allah'tan başka ayrıca, ne bir dost ne de bir yardımcı yoktur.

Bayraktar Bayraklı

Siz O'nu yeryüzünde aciz bırakamazsınız. Allah'tan başka bir dostunuz ve yardımcınız da yoktur.

Edip Yüksel

Siz yeryüzünde kaçamazsınız. Sizin ALLAH ‘tan başka bir sahibiniz ve yardımcınız yoktur.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Siz yeryüzünde kaçamazsınız. Sizin ALLAH 'tan başka bir sahibiniz ve yardımcınız yoktur.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hem siz yeryüzünde (O'nu) aciz bırakacak değilsiniz. Ve sizi Allah'tan başka kurtaracak ne bir koruyucu, ne de bir yardımcı yoktur.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem siz Arzda aciz bırakacak değilsiniz ve size Allahdan başka kurtaracak ne bir hami, ne de bir yardımcı yoktur.

Erhan Aktaş

Siz, yeryüzünde aciz bırakabilecek olanlar değilsiniz. Sizin, Allah'tan başka bir veliniz dipnot 1 ve yardımcınız yoktur.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Koruyucu, yardımcı, gözeten, destekleyici.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Siz, yeryüzünde aciz bırakabilecek olanlar değilsiniz. Sizin, Allah'tan başka bir veliniz dipnot 1 ve yardımcınız yoktur.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Koruyucu, yardımcı, gözeten, destekleyici, yandaş.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Siz, yeryüzünde aciz bırakabilecek olanlar değilsiniz. Sizin, Allah'tan başka bir veliniz dipnot 1 ve yardımcınız yoktur.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Koruyucu, yardımcı, gözeten, destekleyici, yandaş.

Gültekin Onan

Siz yeryüzünde (O'nu) aciz bırakacak değilsiniz. Ve sizin Tanrı'nın dışında ne bir veliniz vardır, ne bir yardımcınız.

Hasan Basri Çantay

Siz yer (yüzün) de (Allahı) aaciz bırakabilecekler değilsiniz Sizin Allahdan başka ne bir haaminiz, ne bir yardımcınız yokdur.

İbni Kesir

Yeryüzünde O'nu aciz bırakamazsınız. Ve sizin Allah'tan başka ne bir veliniz vardır, ne de bir yardımcınız.

Mehmet Alagaş

(25-39) O, kullarının vazgeçmelerini / tövbelerini de kabul edendir, onların kötülüklerini de affeder, yaptıklarınızı da bilir, iman edenlere ve salih amel işleyenlere cevap verir / icabet eder , onları fazlından hazinesinden vererek artırır, kafirlere ise şiddetli bir azap vardır. Eğer ki Allah rızkı kullarına basitleştirseydi / elde etmesi kolay olsaydı arzda azgınlaşırlardı ve fakat bir ayar üzere istediğine indiriyor, muhakkak ki O, kullarından haberi olandır ve görendir. Ümit kesildikten sonra yağmuru yağdıran ve rahmetini yayandır / neşredendir, O dosttur, övülendir. O’nun ayetlerinden biri semaları ve arzı yaratmasıdır. Onun içinde de yaratıklardan üretmesidir. İstediği vakit te sizi bir araya getirmeye gücü yeter / muktedirdir. M usibet, elinizle kazandıklarınızdan dolayı isabet eder , çoğunu da Allah affeder (isabet et tirmez) siz yeryüzünde aciz bırakacak / çaresiz bırakacak değilsiniz, sizin Allah’tan gayrı / Allah’tan başka dostunuz ve yardımcınız yoktur. O’nun ayetlerinden biri de denizde gemileri bayrak gibi / alem gibi / alamet gibi akıtmasıdır, eğer isterse rüzgârı sakinleştirir o, görünürde hareketsiz kalır, işte bunda her bir sabreden, şükreden için ayetler vardır yahut kazandıkları nedeniyle onları telef eder , çoğunu da /ekserisini de bağışlar , ayetlerimizle tartışanlar / mücadele edenler / cedelleşenler onlara kaçacak yer yok. Size bir şey olarak verilenler dünya hayatının geçimlik malzemeleridir / tüketim malzemeleridir. (Metanın zıddı naîm kalıcı tükenmez gayri memnun nimet) Allah’ın yanında / indinde iman edenler ve rablerini vekil tayin edenler için olan (vekalet vermek içsel iman göstergesidir , salih amel dışsal iman göstergesidir.) hayırlıdır ve daha kalıcıdır / bakidir. Onlar ki kötülük ve iğrenç davranışlardan kaçınırlar, öfkelendikleri zaman / gazaplandıklarında bağışlarlar. Rablerine cevap verirler / icabet ederler , namazı kılarlar, aralarında ki işler şura iledir. (Şura: Akılların saf tutması bir araya gelmesidir.) Rızıklarından harcarlar / infak ederler , onlara saldırı olduğunda yardımlaşırlar

Rowwad Tercüme Merkezi

Yeryüzünde (O'nu) aciz bırakamazsınız. Sizin Allah’tan başka bir veliniz de, yardımcınız da yoktur.

Süleyman Ateş

Siz, yeryüzünde O(nun cezası)na engel olamazsınız. Sizin Allah'tan başka ne bir veliniz, ne de bir yardımcınız vardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yeryüzünde O'nu çaresiz bırakamazsınız. Allah ile aranıza koyabileceğiniz, size yön verecek ve yardım edecek biri de yoktur.

Şaban Britch

Yeryüzünde (O'nu) aciz bırakamazsınız. Sizin Allah’tan başka bir veliniz de yardımcınız da yoktur.

Şaban Piriş

Yoksa siz, yeryüzünde bir yere kaçıp kurtulamazsınız. Sizin Allah'tan başka bir sahibiniz de yardımcınız da yoktur.

Yaşar Nuri Öztürk

Siz yeryüzünde aciz bırakıcılar değilsiniz. Sizin, Allah'tan başka dostunuz da yoktur, yardımcınız da.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Nor will you be able to render punishment here ineffectual nor can you frustrate His end or the laws and statutes of His realm; and besides Allah, no one can accord you tutelary care nor can any one afford you help.

Abdul Haleem

you cannot escape Him anywhere on earth: you have no protector or helper other than God.

Abdullah Yusuf Ali

Nor can ye frustrate (aught), (fleeing) through the earth; nor have ye, besides Allah, any one to protect or to help.

Abul A'la Maududi

You cannot frustrate Him in the earth; you have no protector nor helper against Allah.

Aisha Bewley

You will not be able to thwart Him on the earth and you have no protector or helper besides Allah.

Al-Hilali & Khan

And you cannot escape from Allâh (i.e. His punishment) in the earth, and besides Allâh you have neither any Walî (guardian or a protector, helper) nor any helper.

Ali Quli Qarai

You cannot thwart [Allah] on the earth, and you do not have besides Allah any guardian or helper.

Amatul Rahman Omar

And you cannot frustrate (Allâh's) purpose in the earth, nor have you, apart from Allâh, any real protecting friend or helper.

Arthur John Arberry

You are not able to frustrate Him in the earth; and, apart from God, you have neither protector nor helper.

Bijan Moeinian

You can not overpower and escape God and you do not have any helper nor any protector but God.

E. Henry Palmer

yet ye cannot make Him helpless in the earth, nor have ye, besides God, either a patron or a helper.

Edip-Layth

You can never escape, and you have none besides God as an ally or helper.

George Sale

Ye shall not frustrate the divine vengeance in the earth; neither shall ye have any protector or helper, against God.

Hamid S. Aziz

And you cannot escape in the earth, and you shall not have a guardian or a helper besides Allah.

Mahmoud Ghali

And in no way can you even be defiant in the earth; and, apart from Allah, in no way do you have any constant patron or any ready vindicator.

Marmaduke Pickthall

Ye cannot escape in the earth, for beside Allah ye have no protecting friend nor any helper.

Mohamed Ahmed - Samira

You cannot thwart Him on the earth, and have no friend or helper apart from Him.

Muhammad Asad

and you cannot elude Him on earth, and you will have none to protect you from God [in the life to come], and none to bring you succour.

Mustafa Khattab

You can never escape ˹Him˺ on earth, nor do you have any protector or helper besides Allah.

Progressive Muslims

And you can never escape, and you have none besides God as an ally or helper.

Rashad Khalifa

You can never escape, and you have none beside GOD as a Lord and Master.

Sahih International

And you will not cause failure [to Allah ] upon the earth. And you have not besides Allah any protector or helper.

Sam Gerrans

And you cannot escape in the earth; and you have, besides God, neither ally nor helper.

Shabbir Ahmed

And you cannot evade the Law of Requital anywhere in the earth, and you have no patron and no helper besides Allah.

Syed Vickar Ahamed

And you cannot hinder (anything even a little bit while you are passing) through the earth; And you have none besides Allah— (Not) anyone to protect or to help.

Taqi Usmani

You are not able to frustrate (Him) in the earth. And, besides Allah, you have neither someone to protect, nor someone to help.

The Monotheist Group

And you can never escape, and you have none besides God as an ally or helper.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Şûrâ suresi, 31. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Şûrâ suresi, 31. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Şûrâ suresi, 31. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩