Şûrâ suresi

Şûrâ suresi, 30. ayet

Şûrâ suresi, 30. ayet. وَمَآ أَصَٰبَكُم مِّن مُّصِيبَةٍ فَبِمَا كَسَبَتْ أَيْدِيكُمْ وَيَعْفُوا۟ عَن كَثِيرٍ

vemâ eṣâbeküm mim müṣîbetin febimâ kesebet eydîküm veya`fû `an keŝîr.

Diyanet İşleri

Başınıza her ne musibet gelirse, kendi yaptıklarınız yüzündendir. O, yine de çoğunu affeder.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Şûrâ 27–33 · surenin 30. ayeti / 53
  1. Şûrâ 27

    Allah, kullarına (tümüne birden) rızkı bol bol verseydi, yeryüzünde mutlaka azgınlık ederlerdi. Fakat O, rızkı dilediği ölçüde indirir. Şüphesiz O, kullarından hakkıyla haberdardır ve onları hakkıyla görendir.

  2. Şûrâ 28

    O, insanlar umutlarını kestikten sonra yağmuru indiren, rahmetini her tarafa yayandır. O, dost olandır, övülmeye layık olandır.

  3. Şûrâ 29

    Gökleri, yeri ve bu ikisi içinde yaydığı canlıları yaratması, O'nun varlığının delillerindendir. O, dilediği zaman, onları bir araya getirmeye de gücü yetendir.

  4. 30

    Başınıza her ne musibet gelirse, kendi yaptıklarınız yüzündendir. O, yine de çoğunu affeder.

  5. Şûrâ 31

    Yeryüzünde O'nu aciz bırakamazsınız. Sizin için Allah'tan başka hiçbir dost ve yardımcı yoktur.

  6. Şûrâ 32

    Denizde dağlar gibi yüzen gemiler, O'nun varlığının delillerindendir.

  7. Şûrâ 33

    O, dilerse rüzgarı durdurur da onlar denizin üstünde durakalırlar. Elbette bunda çok sabreden, çok şükreden herkes için ibretler vardır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

30. Yüce Allah, bize şunu bildirmektedir: Gerek bedenlerinde, gerek mallarında, gerek çoluk çocuklarında, gerek sevdiklerinde ve onlar için değerli olan varlıklarda kulların karşı karşıya kaldıkları her bir musibet, ancak önceden kendi elleri işledikleri kötülükler sebebiyledir. Yüce Allah’ın affedip bağışladıkları ise bundan çok daha fazladır. Şüphesiz Allah, kullara zulmetmez, ama onlar kendi kendilerine zulmederler:

“Eğer Allah, kazandıkları sebebi ile insanları cezalandıracak olsa idi, yeryüzünün sırtında dolaşan hiçbir canlı bırakmazdı.” (Fâtır, 35/45)

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey insanlar!- Nefislerinize veya mallarınıza gelen her musibet, sizin kendi elleriniz ile elde ettiğiniz günahların yüzündendir. Böyle olduğu halde Yüce Allah, çoğunu affeder ve sizi sorumlu tutmaz.

Kelimeler

10 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَمَآ ve ma ve
  2. أَصَـٰبَكُم esabekum başınıza gelen kök: صوب
  3. مِّن min herhangi bir
  4. مُّصِيبَةٍۢ musibetin musibet kök: صوب
  5. فَبِمَا febima yüzündendir
  6. كَسَبَتْ kesebet yaptığı (işler) kök: كسب
  7. أَيْدِيكُمْ eydikum kendi ellerinizin kök: يدي
  8. وَيَعْفُوا۟ veyea'fu ve affeder kök: عفو
  9. عَن an
  10. كَثِيرٍۢ kesirin birçoğunu kök: كثر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عفو (35 geçiş) · Aynı kök: كسب (67 geçiş) · Ortak kavram: Af

    Allah, bir kimseyi ancak gücünün yettiği şeyle yükümlü kılar. Onun kazandığı iyilik kendi yararına, kötülük de kendi zararınadır. (Şöyle diyerek dua…

  • Aynı kök: عفو (35 geçiş) · Aynı kök: كسب (67 geçiş) · Ortak kavram: Af

    İki topluluğun karşılaştığı gün, içinizden yüz çevirip kaçanları, şeytan ancak yaptıkları bazı hatalardan dolayı yoldan kaydırmak istemişti. Ama yine…

  • Aynı kök: عفو (35 geçiş) · Aynı kök: كسب (67 geçiş) · Ortak kavram: Af

    Yahut (içlerindekilerin) yaptıklarından dolayı onları helak eder, birçoğunu da affeder.

  • Aynı kök: صوب (77 geçiş) · Aynı kök: كسب (67 geçiş)

    Ey iman edenler! Allah'a ve ahiret gününe inanmadığı halde insanlara gösteriş olsun diye malını harcayan kimse gibi, sadakalarınızı başa kakmak ve…

  • Aynı kök: صوب (77 geçiş) · Aynı kök: كسب (67 geçiş)

    Nihayet kazandıkları şeylerin kötülükleri onlara isabet etmişti. Onlardan zulmedenler var ya, kazandıkları şeylerin kötülükleri onlara isabet…

  • Aynı kök: صوب (77 geçiş) · Aynı kök: يدي (120 geçiş)

    Kendi işledikleri yüzünden başlarına bir musibet geldiği, sonra da "Biz iyilik etmek ve uzlaştırmaktan başka bir şey istememiştik" diye Allah'a yemin…

  • Aynı kök: كسب (67 geçiş) · Aynı kök: يدي (120 geçiş)

    Vay o kimselere ki, elleriyle Kitab'ı yazarlar, sonra da onu az bir karşılığa değişmek için, "Bu, Allah'ın katındandır" derler. Vay ellerinin…

  • Aynı kök: كسب (67 geçiş) · Aynı kök: يدي (120 geçiş)

    Yaptıklarına bir karşılık ve Allah'tan caydırıcı bir müeyyide olmak üzere hırsız erkek ile hırsız kadının ellerini kesin. Allah, mutlak güç…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

72 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Başınıza gelen herhangi bir musibet, kendi ellerinizle kazandıklarınız (yaptıklarınız) yüzündendir. dipnot 1 (Allah) çoğunu da affeder.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayet Bakara 2:155, Nisâ 4:62, 79, Kasas 28:47, Rûm 30:41 ve Şûrâ 42:48. ayetlerle okunmalıdır.

Mustafa İslamoğlu

Başınıza gelen her musibet, kendi ellerinizle yaptıklarınızın sonucudur; üstelik O bir çoğunu da affetmektedir.

Muhammed Esed

(Hesap Günü) başınıza gelecek her felaket kendi ellerinizle yapıp ettiklerinizin bir ürünü olacaktır; bununla beraber Allah çok bağışlayıcıdır;

Ahmed Hulusi

Size ne bela isabet etmişse, elleriniz ile yaptıklarınızın sonucudur! (Allah) birçoğunu da affediyor.

Ali Bulaç

Size isabet eden her musibet, (ancak) ellerinizin kazandığı dolayısıyladır. (Allah,) Çoğunu da affeder.

Ali Özek ve heyeti

Başınıza gelen herhangi bir musibet, kendi ellerinizle işledikleriniz yüzündendir. (Bununla beraber) Allah çoğunu affeder.

Ali Rıza Safa

Başınıza gelen her yıkım, kendi elinizle yaptıklarınız yüzündendir. Üstelik çoğunu bağışlar.

Bayraktar Bayraklı

Başınıza gelecek her felaket, kendi yapıp ettiklerinizin bir ürünüdür. Bununla beraber Allah pek çoğunu bağışlıyor.

Edip Yüksel

Size dokunan bir kötülük, işlediklerinizin bir sonucudur. O, birçoğunu da affeder.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Size dokunan bir kötülük, işlediklerinizin bir sonucudur. O, bir çoğunu da affeder.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Başınıza ne musibet geldiyse kendi ellerinizle kazandıklarınız yüzündendir. Oysa bir çoğunu da bağışlıyor.

Elmalılı Hamdi Yazır

Başınıza ne musıybet geldi ise kendi ellerinizin kazancı iledir, halbuki bir çoğundan afvediyor.

Erhan Aktaş

Size isabet eden musibet kendi ellerinizle yaptığınız şeyler yüzündendir. O, çoğuna da engel oluyor.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Size isabet eden musibet kendi ellerinizle yaptığınız şeyler yüzündendir. O, çoğuna da engel oluyor.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Size isabet eden her musibet, kendi yaptığınız şeyler yüzündendir. O, çoğuna da engel oluyor.

Gültekin Onan

Size isabet eden her musibet, (ancak) ellerinizin kazandığı dolayısıyladır. (Tanrı,) Çoğunu da affeder:

Hasan Basri Çantay

Sizi çarpan her musiybet, kendi ellerinizin (ihtiyarınızın) işleyib kazandığı (günahlar) yüzündendir. (Bununla beraber Allah) bir çoğunu da afveder (de musıybete uğratmaz.)

İbni Kesir

Size musibetten ne gelirse, kendi ellerinizin kazandığındandır. Bununla beraber O, çoğunu affeder.

Mehmet Alagaş

(25-39) O, kullarının vazgeçmelerini / tövbelerini de kabul edendir, onların kötülüklerini de affeder, yaptıklarınızı da bilir, iman edenlere ve salih amel işleyenlere cevap verir / icabet eder , onları fazlından hazinesinden vererek artırır, kafirlere ise şiddetli bir azap vardır. Eğer ki Allah rızkı kullarına basitleştirseydi / elde etmesi kolay olsaydı arzda azgınlaşırlardı ve fakat bir ayar üzere istediğine indiriyor, muhakkak ki O, kullarından haberi olandır ve görendir. Ümit kesildikten sonra yağmuru yağdıran ve rahmetini yayandır / neşredendir, O dosttur, övülendir. O’nun ayetlerinden biri semaları ve arzı yaratmasıdır. Onun içinde de yaratıklardan üretmesidir. İstediği vakit te sizi bir araya getirmeye gücü yeter / muktedirdir. M usibet, elinizle kazandıklarınızdan dolayı isabet eder , çoğunu da Allah affeder (isabet et tirmez) siz yeryüzünde aciz bırakacak / çaresiz bırakacak değilsiniz, sizin Allah’tan gayrı / Allah’tan başka dostunuz ve yardımcınız yoktur. O’nun ayetlerinden biri de denizde gemileri bayrak gibi / alem gibi / alamet gibi akıtmasıdır, eğer isterse rüzgârı sakinleştirir o, görünürde hareketsiz kalır, işte bunda her bir sabreden, şükreden için ayetler vardır yahut kazandıkları nedeniyle onları telef eder , çoğunu da /ekserisini de bağışlar , ayetlerimizle tartışanlar / mücadele edenler / cedelleşenler onlara kaçacak yer yok. Size bir şey olarak verilenler dünya hayatının geçimlik malzemeleridir / tüketim malzemeleridir. (Metanın zıddı naîm kalıcı tükenmez gayri memnun nimet) Allah’ın yanında / indinde iman edenler ve rablerini vekil tayin edenler için olan (vekalet vermek içsel iman göstergesidir , salih amel dışsal iman göstergesidir.) hayırlıdır ve daha kalıcıdır / bakidir. Onlar ki kötülük ve iğrenç davranışlardan kaçınırlar, öfkelendikleri zaman / gazaplandıklarında bağışlarlar. Rablerine cevap verirler / icabet ederler , namazı kılarlar, aralarında ki işler şura iledir. (Şura: Akılların saf tutması bir araya gelmesidir.) Rızıklarından harcarlar / infak ederler , onlara saldırı olduğunda yardımlaşırlar

Rowwad Tercüme Merkezi

Size isabet eden her musibet, ellerinizle kazandıklarınız sebebiyledir. (Bununla beraber Allah) Çoğunu affeder.

Süleyman Ateş

Başınıza gelen herhangi bir musibet kendi ellerinizin yaptığı (işler) yüzündendir. (Allah, hatalarınızın) Birçoğunu da affeder.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Başınıza ne gelse kendi elinizle yaptığınızdan dolayı gelir dipnot 1 . Allah bir çoğunu da bağışlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "İnsanların, kendi elleriyle yaptıkları şeyler yüzünden karada ve denizde bozulmalar olur. Bu, ettiklerinin bir kısmını bulsunlar diyedir; bakarsın vazgeçerler." Rum 30/44

Şaban Britch

Size isabet eden her musibet, ellerinizle kazandıklarınız sebebiyledir. Çoğunu da affeder.

Şaban Piriş

Başınıza gelen her musibet, ellerinizle yaptıklarınız sebebiyledir. Çoğunu da affeder.

Yaşar Nuri Öztürk

Size gelip çatan her musibet ellerinizin kazandığı yüzündendir. Allah birçoklarını da affediyor.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And whatever befalls you of a misfortune or weds you of a calamity is a consequence of your wrongful and unclean hands. Yet He ignores many offences and forgives you a great deal.

Abdul Haleem

Whatever misfortune befalls you [people], it is because of what your own hands have done- God forgives much-

Abdullah Yusuf Ali

Whatever misfortune happens to you, is because on the things your hands have wrought, and for many (of them) He grants forgiveness.

Abul A'la Maududi

Whatever misfortune befalls you is a consequence of your own deeds. But much of it He forgives. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    One should note that here the cause of all human afflictions is not being stated but the address is directed to the people who were at that time committing disbelief and disobedience at Makkah. They are being told: Had Allah seized you for all your sins and crimes, He would not have even allowed you to live. But the calamities (probably the allusion is to the famine of Makkah) that have descended on you, are only a warning so that you may take heed and examine your actions and deeds to see as to what attitude and conduct you have adopted as against your Lord. And you can try to understand how helpless you actually are against God against Whom you are rebelling, and know that those whom you have taken as your patrons and supporters, or the powers that you have relied upon, cannot avail you anything against the punishment of Allah.

Aisha Bewley

Any disaster that strikes you is through what your own hands have earned and He pardons much.

Al-Hilali & Khan

And whatever of misfortune befalls you, it is because of what your hands have earned. And He pardons much. (See the Qur’ân Verse 35:45).

Ali Quli Qarai

Whatever affliction that may visit you is because of what your hands have earned, and He excuses many [an offense].

Amatul Rahman Omar

And whatever calamity befalls you is of your own making. And (yet) He goes on forgiving a great many of your sins (out of His mercy).

Arthur John Arberry

Whatever affliction may visit you is for what you own hands have earned; and He pardons much.

Bijan Moeinian

Any misfortune that happens to you (the disbelievers) is the consequence of your deeds; and this in spite of the fact that God overlooks most of your wrongdoings.

E. Henry Palmer

And what misfortunes befall you it is for what your hands have earned; but He pardons much;

Edip-Layth

Any misfortune that happens to you is a consequence of what your hands have earned. He overlooks much.

George Sale

Whatever misfortune befalleth you is sent you by God, for that which your hands have deserved; and yet He forgiveth many things:

Hamid S. Aziz

And whatever affliction befalls you, it is on account of what your hands have wrought, and yet He pardons much.

Mahmoud Ghali

And whatever affliction afflicts you, then it is for what your hands have earned; and He is Clement towards much.

Marmaduke Pickthall

Whatever of misfortune striketh you, it is what your right hands have earned. And He forgiveth much.

Mohamed Ahmed - Samira

Whatever misfortune befalls you is a consequence of your deeds; yet He forgives much.

Muhammad Asad

Now whatever calamity may befall you [on Judgment Day] will be an outcome of what your own hands have wrought, although He pardons much;

Mustafa Khattab

Whatever affliction befalls you is because of what your own hands have committed. And He pardons much.

Progressive Muslims

And any misfortune that happens to you is a consequence of what your hands have earned. And He overlooks much.

Rashad Khalifa

Anything bad that happens to you is a consequence of your own deeds, and He overlooks many (of your sins).

Sahih International

And whatever strikes you of disaster - it is for what your hands have earned; but He pardons much.

Sam Gerrans

And what befalls you of calamity: it is for what your hands have earned — but He pardons much —

Shabbir Ahmed

Now whatever calamity befalls you, is a consequence of your own actions and He pardons a great deal. (If mankind harmonize themselves with Divine Laws, their Systems would run as orderly as the rest of the Universe does).

Syed Vickar Ahamed

And whatever misfortune comes to you, it is because of the things your hands have done, and for many (of them) He pardons generously.

Taqi Usmani

Whatever hardship befalls you is because of what your own hands have committed, while He overlooks many (of your faults).

The Monotheist Group

And any misfortune that happens to you is a consequence of what your hands have earned. And He overlooks much.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Şûrâ suresi, 30. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Şûrâ suresi, 30. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Şûrâ suresi, 30. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩