Şûrâ suresi

Şûrâ suresi, 28. ayet

Şûrâ suresi, 28. ayet. وَهُوَ ٱلَّذِى يُنَزِّلُ ٱلْغَيْثَ مِنۢ بَعْدِ مَا قَنَطُوا۟ وَيَنشُرُ رَحْمَتَهُۥ وَهُوَ ٱلْوَلِىُّ ٱلْحَمِيدُ

vehüve-lleẕî yünezzilü-lgayŝe mim ba`di mâ ḳaneṭû veyenşüru raḥmeteh. vehüve-lveliyyü-lḥamîd.

Diyanet İşleri

O, insanlar umutlarını kestikten sonra yağmuru indiren, rahmetini her tarafa yayandır. O, dost olandır, övülmeye layık olandır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Şûrâ 25–31 · surenin 28. ayeti / 53
  1. Şûrâ 25

    O, kullarından tövbeyi kabul eden, kötülükleri bağışlayan ve yaptıklarınızı bilendir.

  2. Şûrâ 26

    Allah, iman edip salih ameller işleyenlerin dualarına karşılık verir; lütfundan onlara fazlasını da verir. Kafirler için ise çetin bir azap vardır.

  3. Şûrâ 27

    Allah, kullarına (tümüne birden) rızkı bol bol verseydi, yeryüzünde mutlaka azgınlık ederlerdi. Fakat O, rızkı dilediği ölçüde indirir. Şüphesiz O, kullarından hakkıyla haberdardır ve onları hakkıyla görendir.

  4. 28

    O, insanlar umutlarını kestikten sonra yağmuru indiren, rahmetini her tarafa yayandır. O, dost olandır, övülmeye layık olandır.

  5. Şûrâ 29

    Gökleri, yeri ve bu ikisi içinde yaydığı canlıları yaratması, O'nun varlığının delillerindendir. O, dilediği zaman, onları bir araya getirmeye de gücü yetendir.

  6. Şûrâ 30

    Başınıza her ne musibet gelirse, kendi yaptıklarınız yüzündendir. O, yine de çoğunu affeder.

  7. Şûrâ 31

    Yeryüzünde O'nu aciz bırakamazsınız. Sizin için Allah'tan başka hiçbir dost ve yardımcı yoktur.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

28. “İnsanların ümitsizliğe düşmelerinden” uzun süre yağmadığı için artık bir daha yağmur yağmayacağını zannederek ümitlerini kesip de kuraklığa karşı da birtakım önelmler bulmaya çalışmalarından “sonra yağmuru indiren” toprağa ve insanlara indirdiği yağmur ile imdada yetişen “ve” onunla “rahmetini yayan O’dur.”

Yüce Allah yağmuru indirmek sureti ile hem insanlar için hem onların hayvanları için çeşitli gıdaları bitirmek suretiyle onlar üzerindeki rahmetini yayar. Bunun da onlar için pek büyük bir değeri olur. Bundan dolayı sevinirler.

“O” kullarını idare eden, işlerini üstlenen, din ve dünya maslahatlarını gerçekleştiren “gerçek dost ve yardımcıdır.” Onların işlerini çekip çevirmek ve idare etmekten dolayı da “her türlü övgüye lâyık olandır.” O, sahip olduğu kemal sıfatları dolayısı ile de kullarına ihsan etmiş olduğu çeşitli lütufları dolayısı ile de hamde layıktır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Kulları ümitlerini kestikten sonra yağmuru indiren ve bu yağmuru her tarafa yayan ve yeryüzünde bitkileri filizlendiren O'dur. O, kullarının bütün işlerinin yapandır. O, bütün halleriyle övülmeye ve hamt edilmeye layık olandır.

Kelimeler

13 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَهُوَ ve huve ve O'dur
  2. ٱلَّذِى llezi
  3. يُنَزِّلُ yunezzilu indiren kök: نزل
  4. ٱلْغَيْثَ l-gayse yağmuru kök: غيث
  5. مِنۢ min
  6. بَعْدِ bea'di sonra kök: بعد
  7. مَا ma
  8. قَنَطُوا۟ kanetu umutlarını kestikten kök: قنط
  9. وَيَنشُرُ ve yenşuru ve yayan kök: نشر
  10. رَحْمَتَهُۥ ۚ rahmetehu rahmetini kök: رحم
  11. وَهُوَ ve huve ve O
  12. ٱلْوَلِىُّ l-veliyyu velidir kök: ولي
  13. ٱلْحَمِيدُ l-hamidu övülmüştür kök: حمد

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: غيث (4 geçiş)

    "Sonra bunun ardından insanların yağmura kavuşacağı bir yıl gelecek. O zaman (bol rızka kavuşup) şıra ve yağ sıkacaklar."

  • Aynı kök: غيث (4 geçiş)

    Kıyametin ne zaman kopacağı bilgisi şüphesiz yalnızca Allah katındadır. O, yağmuru indirir, rahimlerdekini bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını…

  • Aynı kök: غيث (4 geçiş)

    Bilin ki, dünya hayatı ancak bir oyun, bir eğlence, bir süs, aranızda karşılıklı bir övünme, çok mal ve evlat sahibi olma yarışından ibarettir.…

  • Aynı kök: قنط (6 geçiş)

    "Biz sana gerçeği müjdeledik. Sakın ümitsizlerden olma" dediler.

  • Aynı kök: قنط (6 geçiş)

    Dedi ki: "Rabbinin rahmetinden, sapıklardan başka kim ümit keser?"

  • Aynı kök: قنط (6 geçiş)

    İnsanlara bir rahmet tattırdığımız zaman ona sevinirler. Eğer kendi işledikleri şeyler sebebiyle başlarına bir kötülük gelirse, bir de bakarsın ki…

  • Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Ortak kavram: Hamd

    (2-4) Hamd, Alemlerin Rabbi, Rahman, Rahim, hesap ve ceza gününün (ahiret gününün) maliki Allah'a mahsustur.

  • Aynı kök: حمد (68 geçiş) · Ortak kavram: Hamd

    Hani, Rabbin meleklere, "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. Onlar, "Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

69 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

O, (insanlar) umutlarını kestikten sonra yağmuru indiren, rahmetini her tarafa yayandır. O dosttur, övülmeye layık olandır.

Mustafa İslamoğlu

Ve O, (insanlar) tüm umutlarını yitirdikten sonra yağmuru indirir ve rahmetini yayar: zira O'dur (insanların) gerçek velisi, hamd O'na mahsustur.

Muhammed Esed

O, (insanlar) bütün ümitlerini yitirdikten sonra yağmuru indiren ve (bu suretle) rahmetini sergileyendir; çünkü (insanların) koruyucusu yalnız O'dur, hamd O'na mahsustur.

Ahmed Hulusi

O, onlar (kulları) ümit kestikten sonra yağmuru indiren ve rahmetini yayandır. . . O, Veliyy'dir, Hamiyd'dir.

Ali Bulaç

O'dur ki, onlar umutlarını kestikten sonra yağmuru indirir ve rahmetini serip yayar. O, Veli'dir, Hamid'dir.

Ali Özek ve heyeti

O, (insanlar) umutlarını kestikten sonra, yağmuru indiren, rahmetini her tarafa yayandır. O, hakiki dosttur, övülmeye lâyık olandır.

Ali Rıza Safa

O, umutlarını yitirmelerinden sonra yağmuru indirir ve rahmetini yayar. Çünkü O, Dosttur; Övgülere Yaraşandır.

Bayraktar Bayraklı

İnsanlar ümitsizliğe düştükten sonra yağmuru yağdıran ve rahmetini yayan O'dur. Kullarının işlerini düzenleyen ve övgüye layık olan da O'dur.

Edip Yüksel

Umutlarını kesmelerinden sonra yağmuru indiren ve rahmetini yayandır. O, Övgüye Layık bir Dosttur.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Umutlarını kesmelerinden sonra yağmuru indiren ve rahmetini yayandır. O, Övgüye Layık bir Dosttur.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O'dur (insanlar) ümit kesmişlerken yağmuru indiren ve rahmetini her tarafa yayan. O, öyle dost, öyle övülmeye layık olandır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve öyledir ki o, ümidi kesmişlerken feyz indirir ve rahmetini neşr eder, o öyle veliy, öyle hamiddir.

Erhan Aktaş

O, insanlar ümitsizliğe düştükten sonra yağmuru yağdıran ve rahmetini yayandır. Ve O, Gerçek Gözetici'dir, Övgüye Değer Yegane Varlık'tır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

O, insanlar ümitsizliğe düştükten sonra yağmuru yağdıran ve rahmetini yayandır. Ve O, Gerçek Gözetici'dir, Övgüye Değer Yegane Varlık'tır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

O, insanlar ümitsizliğe düştükten sonra yağmuru yağdıran ve rahmetini yayandır. Ve O, Gerçek Gözetici'dir, Övgüye Değer Yegane Varlık'tır.

Gültekin Onan

O'dur ki, onlar umutlarını kestikten sonra yağmuru indirir ve rahmetini serip yayar. O, Velidir, Hamiddir.

Hasan Basri Çantay

O, (insanlar) ümidlerini kesdikden sonra, yağmuru indirmekde, rahmetini yaymakda olandır. O, hakıyki yar, her hamde sezavardır.

İbni Kesir

O'dur ki; ümidlerini kestikten sonra yağmuru indirir ve rahmetini yayar. O; Veli'dir, Hamid'dir.

Mehmet Alagaş

(25-39) O, kullarının vazgeçmelerini / tövbelerini de kabul edendir, onların kötülüklerini de affeder, yaptıklarınızı da bilir, iman edenlere ve salih amel işleyenlere cevap verir / icabet eder , onları fazlından hazinesinden vererek artırır, kafirlere ise şiddetli bir azap vardır. Eğer ki Allah rızkı kullarına basitleştirseydi / elde etmesi kolay olsaydı arzda azgınlaşırlardı ve fakat bir ayar üzere istediğine indiriyor, muhakkak ki O, kullarından haberi olandır ve görendir. Ümit kesildikten sonra yağmuru yağdıran ve rahmetini yayandır / neşredendir, O dosttur, övülendir. O’nun ayetlerinden biri semaları ve arzı yaratmasıdır. Onun içinde de yaratıklardan üretmesidir. İstediği vakit te sizi bir araya getirmeye gücü yeter / muktedirdir. M usibet, elinizle kazandıklarınızdan dolayı isabet eder , çoğunu da Allah affeder (isabet et tirmez) siz yeryüzünde aciz bırakacak / çaresiz bırakacak değilsiniz, sizin Allah’tan gayrı / Allah’tan başka dostunuz ve yardımcınız yoktur. O’nun ayetlerinden biri de denizde gemileri bayrak gibi / alem gibi / alamet gibi akıtmasıdır, eğer isterse rüzgârı sakinleştirir o, görünürde hareketsiz kalır, işte bunda her bir sabreden, şükreden için ayetler vardır yahut kazandıkları nedeniyle onları telef eder , çoğunu da /ekserisini de bağışlar , ayetlerimizle tartışanlar / mücadele edenler / cedelleşenler onlara kaçacak yer yok. Size bir şey olarak verilenler dünya hayatının geçimlik malzemeleridir / tüketim malzemeleridir. (Metanın zıddı naîm kalıcı tükenmez gayri memnun nimet) Allah’ın yanında / indinde iman edenler ve rablerini vekil tayin edenler için olan (vekalet vermek içsel iman göstergesidir , salih amel dışsal iman göstergesidir.) hayırlıdır ve daha kalıcıdır / bakidir. Onlar ki kötülük ve iğrenç davranışlardan kaçınırlar, öfkelendikleri zaman / gazaplandıklarında bağışlarlar. Rablerine cevap verirler / icabet ederler , namazı kılarlar, aralarında ki işler şura iledir. (Şura: Akılların saf tutması bir araya gelmesidir.) Rızıklarından harcarlar / infak ederler , onlara saldırı olduğunda yardımlaşırlar

Rowwad Tercüme Merkezi

(Kulları) umutlarını kestikten sonra yağmur indirip rahmetini yayan O’dur. O'dur gerçek veli (ve) hamde layık olan.

Süleyman Ateş

O'dur ki (kulları) umutlarını kestikten sonra yağmuru indirir, rahmetini yayar. O velidir, övülmüştür.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Herkes ümidini kesmişken yağmuru indiren ve ikramını yayan O'dur. O, asıl dosttur ve yaptığını güzel yapar.

Şaban Britch

(Kulları) umutlarını kestikten sonra yağmur indirip, rahmetini yayan O’dur. O'dur veli (ve) hamde layık olan.

Şaban Piriş

(Kulları) umutlarını kestikten sonra yağmur indirip, rahmetini yayan O'dur. Koruyup gözeten O'dur. Hamd'e layık olan da O'dur.

Yaşar Nuri Öztürk

O odur ki, kulları umutlarını kestikten sonra yağmuru indirir ve rahmetini yayar. Veli'dir O, Hamid'dir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

He is it Who sends down the rain lo revive the land and causes it to bear crops after people have been pined with hunger and with drought and have nursed despair;* He extends His mercy and spreads it so that it be felt; He is the Tutelary Provider of tutelary care; it is He to whom are extolled the glorious attributes.

Abdul Haleem

it is He who sends relief through rain after they have lost hope, and spreads His mercy far and wide. He is the Protector, Worthy of All Praise.

Abdullah Yusuf Ali

He is the One that sends down rain (even) after (men) have given up all hope, and scatters His Mercy (far and wide). And He is the Protector, Worthy of all Praise.

Abul A'la Maududi

He it is Who sends down the rain after they despair of it, spreading out His Mercy. He is the Protector, the Immensely Praiseworthy. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Here, the word wali implies the Being who is the Governor of the affairs of all His creations, Who has taken the responsibility of fulfilling all the needs and requirements of His servants.

Aisha Bewley

It is He who sends down abundant rain, after they have lost all hope, and unfolds His mercy. He is the Protector, the Praiseworthy.

Al-Hilali & Khan

And He it is Who sends down the rain after they have despaired, and spreads His Mercy. And He is the Walî (Helper, Supporter, Protector, Lord), Worthy of all Praise.

Ali Quli Qarai

It is He who sends down the rain after they have been despondent, and unfolds His mercy, and He is the Guardian, the All-laudable.

Amatul Rahman Omar

And He it is Who sends down rain after the people have lost all hope and unfolds His mercy. And He alone is the Patron, the Praiseworthy.

Arthur John Arberry

And it is He who sends down the rain after they have despaired, and He unfolds His mercy; He is the Protector, the All-laudable.

Bijan Moeinian

God is the One Who spreads His mercy and sends down the rain in a time when people loose their hope. He is the only master, the Most Praiseworthy.

E. Henry Palmer

He it is who sends down the rain after they have despaired; and disperses His mercy, for He is the praiseworthy patron.

Edip-Layth

He is the One who sends down the rain after they had despaired, and spreads His mercy. He is the Supporter, the Praiseworthy.

George Sale

It is He who sendeth down the rain, after men have despaired thereof, and spreadeth abroad his mercy; and He is the patron, justly to be praised.

Hamid S. Aziz

And He it is Who sends down the saving rain after they have despaired, and He unfolds (scatters) His mercy; and He is the Guardian, the Praiseworthy.

Mahmoud Ghali

And He is The (One) Who keeps sending down the succoring (rain) even after they have become despondent, and He spreads His mercy; and He is The Ever-Patronizing, The Ever-Praiseworthy.

Marmaduke Pickthall

And He it is Who sendeth down the saving rain after they have despaired, and spreadeth out His mercy. He is the Protecting Friend, the Praiseworthy.

Mohamed Ahmed - Samira

It is He who sends down rain when they had despaired of it, and showers His benevolence. He is the protector worthy of praise.

Muhammad Asad

And it is He who sends down rain after [men] have lost all hope, and unfolds His grace [thereby]: for He alone is [their] Protector, the One to whom all praise is due.

Mustafa Khattab

He is the One Who sends down rain after people have given up hope, spreading out His mercy. He is the Guardian, the Praiseworthy.

Progressive Muslims

And He is the One who sends down the rain after they had despaired, and spreads His mercy. He is the Supporter, the Praiseworthy.

Rashad Khalifa

He is the One who sends down the rain after they had despaired, and spreads His mercy. He is the only Master, Most Praiseworthy.

Sahih International

And it is He who sends down the rain after they had despaired and spreads His mercy. And He is the Protector, the Praiseworthy.

Sam Gerrans

And He it is that sends down the rain after they have despaired, and unfurls His mercy; and He is the Ally, the Praiseworthy.

Shabbir Ahmed

And He it is Who sends down rain after they have despaired and He spreads out His Grace widely. And He is the Protecting Friend, the Owner of all Praise.

Syed Vickar Ahamed

And He is the One Who sends down the rain (even) after (men) have despaired and given up any hope, and scatters His Mercy (far and wide). And He is the protector (Wali), Worthy of all Praise (Hameed).

Taqi Usmani

And He is the One who sends down rain after they have lost hope, and He extends His mercy. And He is the Guardian, Worthy of all praise.

The Monotheist Group

And He is the One who sends down the rain after they had despaired, and spreads His mercy. He is the Supporter, the Praiseworthy.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Şûrâ suresi, 28. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Şûrâ suresi, 28. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Şûrâ suresi, 28. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩