Diyanet İşleri
Dedi ki: "Rabbinin rahmetinden, sapıklardan başka kim ümit keser?"
Hicr suresi
Hicr suresi, 56. ayet. قَالَ وَمَن يَقْنَطُ مِن رَّحْمَةِ رَبِّهِۦٓ إِلَّا ٱلضَّآلُّونَ
ḳâle vemey yaḳneṭu mir raḥmeti rabbihî ille-ḍḍâllûn.
Dedi ki: "Rabbinin rahmetinden, sapıklardan başka kim ümit keser?"
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İbrâhim'in misafirleri Hicr 51–60 3
Onlar, "Korkma, biz sana bilgin bir oğul müjdeliyoruz" dediler.
İbrahim, "Bana yaşlılık gelip çatmış iken beni mi müjdeliyorsunuz? Bana neyi müjdeliyorsunuz?" dedi.
"Biz sana gerçeği müjdeledik. Sakın ümitsizlerden olma" dediler.
Dedi ki: "Rabbinin rahmetinden, sapıklardan başka kim ümit keser?"
İbrahim, "Ey Elçiler! Göreviniz nedir?" dedi.
Şöyle dediler: "Şüphesiz biz suçlu bir millete gönderildik.
(59-60) Lut'un ailesi başka (Onlar suçlu değillerdir). Lut'un karısı dışında onların hepsini kurtaracağız. Biz, onun geride kalanlardan olmasını takdir ettik.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
56. İbrahim de onlara cevaben: “Rabbinin rahmetinden” Rablerini tnımayan ve onun kemâl derecesindeki kudretini bilmeyen “sapıklardan başka kim ümit keser ki?” Allah’ın kendilerine hidâyet ve büyük ilim nimetini ihsan ettiği kimselerin ümitsizliğe kapılmaları ise mümkün değildir. Çünkü bu kimseler, Yüce Allah’ın rahmetine ulaştıran pek çok yol ve sebep olduğunu bilirler.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
İbrahim şöyle dedi: "Allah’ın dosdoğru yolundan sapmış olandan başkası, Rabbinin rahmetinden hiç ümit keser mi?"
Aynı kök: قنط (6 geçiş)
"Biz sana gerçeği müjdeledik. Sakın ümitsizlerden olma" dediler.
Aynı kök: قنط (6 geçiş)
İnsanlara bir rahmet tattırdığımız zaman ona sevinirler. Eğer kendi işledikleri şeyler sebebiyle başlarına bir kötülük gelirse, bir de bakarsın ki…
Aynı kök: قنط (6 geçiş)
De ki: "Ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım! Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah, bütün günahları affeder. Çünkü O, çok…
Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
(6-7) Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.
Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
İşte onlar, hidayete karşılık sapıklığı satın almış kimselerdir. Bu yüzden alışverişleri onlara kar getirmemiş ve (sonuçta) doğru yolu…
Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
Allah, bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığı örnek olarak vermekten çekinmez. İman edenler onun, Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(İbrahim ise:) "Rabbinin merhametinden sapkınlardan başka kim ümit keser ki!" demişti. dipnot 1
(İbrahim) "Yoldan sapanlar dışında Rabbinin rahmetinden kim umut kesebilir ki?" dedi
(İbrahim:) "Rabbinin rahmetinden, büsbütün yolunu şaşırmış olanlardan başka kim kesebilir ki umudunu?" dedi.
(İbrahim) dedi: "(Hakikatten) sapmışların dışında Rabbinin rahmetinden kim ümidini yitirir?"
Dedi ki: "Sapıtmışlardan başka kim ümit keser Rabbin rahmetinden!"
(İbrahim:) dedi ki: Rabbinin rahmetinden, sapıklardan başka kim ümit keser?
Dedi ki: "Efendisinin rahmetinden, sapkınlardan başka, kim umudunu keser?"
İbrahim, "Rabbinin rahmetinden sapıklardan başka kim ümit keser?" dedi.
"Sapıtmışlardan başka Efendisinin rahmetinden kim umut keser?" dedi. dipnot 1
'Sapıklardan başka Rabbinin rahmetinden kim umut keser,' dedi.
İbrahim: "Rabbimin rahmetinden sapıklığa düşenlerden başka kim ümidini keser?" dedi.
Rabbının rahmetinden, dedi: sapkınlardan başka kim ümidi keser?
İbrahim: "Rabb'inin rahmetinden, sapkınlardan başka kim ümidini keser?" dedi.
İbrahim: "Rabb'inin rahmetinden, sapkınlardan başka kim ümidini keser?" dedi.
İbrahim: "Rabb'inin rahmetinden, sapkınlardan başka kim ümidini keser?" dedi.
Dedi ki: "Sapıklar dışında Rabbinin rahmetinden kim umut keser?"
(İbrahim): "Rabbinin rahmetinden sapıklardan başka kim ümidini keser"? dedi.
Dedi ki: Sapıklardan başka Rabbının rahmetinden kim ümidini keser?
(49-79) Kullarıma benden haber ver! / bahset! Ben bağışlayanım, esirgeyenim , benim azabım! O da çok acıtıcı bir işkencedir. Onlara İbrahim’in misafirlerinden de haber ver / bahset , onun yanına girdikleri vakit, selam dediler , biz sizden ürktük dedi, d ediler ki kesinlikle biz sana bilen / alim bir oğul müjdeliyoruz , dedi ki beni mi müjdelediniz? bana ihtiyarlık gelmişken niçin beni müjdelersiniz ki? sana gerçeği müjdeliyoruz, ümidini kesenlerden olma dediler, sadece sapmışlar Rablerinin rahmetinden ümit keserler dediler, sizin göreviniz nedir ey elçiler dedi, biz, Lut ve ailesi hariç suçlu bir kavme gönderildik onların hepsini, karısı hariç, kurtaracağız, takdir ettik, o kadın azaba uğrayanlardan olacak dediler. Elçiler Lut ailesine geldiklerinde muhakkak ki siz , tanımayan / inkâr eden bir kavimsiniz dedi, bilakis bizim sana getirdiğimiz ise onların hakkında tereddüt ettikleri, şeydir dediler , b iz sana gerçeği getirdik ve kesinlikle doğru söylüyoruz, gecenin bir kısmında yakın çevreni de alarak yürümeye başla onları ar tlarından takip et , sizden biri bile dönüp ardına bakmasın, emredildiğiniz tarafa doğru ilerleyin dediler, bu işi onlara gerçekleştirdik, işte onlar , arkaları kesilmiş olarak sabahladılar , ş ehir halkı sevinçle geldi O da işte bunlar benim misafirlerim beni rezil utandırmayın, Allah’tan sakının beni üzmeyin dedi , Dediler ki seni alemlerden yasaklamadık mı? eğer ki yapacaksanız İşte bunlar kızlarım dedi, senin ömrüne yemin olsun ki sarhoşluk içinde bocalıyorlardı, şafakta onları bir ses aldı, altlarını üstlerine getirdik, siccilden taşlar üzerlerine yağdırdık, işte bunda ayırt edici işareti görebilenler için / mütevessimler için işaretler vardır, Muhakkak O (yıkıntı), eski bir yol kenarındadır. Muhakkak k i bunda iman edenler için ayetler vardır. Hakikaten Eykeliler de zalimlerdendi onlardan intikam aldık her iki kavim de (Lut ve Eyke) apaçık liderlerdiler / öncülerdiler / imamlardılar.
O da: “Yoldan çıkmışlardan başka, Rabbinin rahmetinden kim ümidini keser ki?” dedi.
"Sapıklardan başka kim Rabbinin rahmetinden umut keser?" dedi.
O da şöyle dedi "Sapkınlardan başka kim Rabbinin rahmetinden /iyilik ve ikramından ümidini keser ki! dipnot 1
Dedi ki "Sapkınlar dışında kim Rabbinin ikramından umudunu keser?"
Rabbinin rahmetinden, sapıklardan başka kim ümidini keser? dedi.
-Rabbin rahmetinden, sapıklardan başka kim ümidini keser? dedi.
Dedi: "Sapıtmışlardan başka kim ümit keser Rabbin rahmetinden!"
"Who would despair of Allah's mercy", Ibrahim said, " but those who are lost in the maze of error!"
He said, ‘Who but the misguided despair of the mercy of their Lord?’
He said: "And who despairs of the mercy of his Lord, but such as go astray?"
Abraham said: "Who despairs of the Mercy of his Lord except the misguided?"
He said, ‘Who despairs of the mercy of his Lord except for misguided people?’
[Ibrâhîm (Abraham)] said: "And who despairs of the Mercy of his Lord except those who are astray?"
He said, ‘Who despairs of his Lord’s mercy except those who are astray?!’
He said, `And who despairs of the mercy of his Lord, but the erring ones?'
He said, 'And who despairs of the mercy of his Lord, excepting those that are astray?'
Abraham confirmed: "Only those who do not believe in God will give up. "
He said, 'Who would despair of the mercy of his Lord save those who err?'
He said, "Who would deny the mercy of his Lord except the misguided ones!"
He answered, and who despaireth of the mercy of God, except those who err?
He said, "Who would despair of the mercy of his Lord save those who err?"
He said, "And who is despondent of the mercy of his Lord excepting the erring?"
He said: And who despaireth of the mercy of his Lord save those who are astray?
"Who would despair of the mercy of his Lord, " he answered, "but those who go astray. "
[Abraham] exclaimed: "And who-other than those who have utterly lost their way-could ever abandon the hope of his Sustainer's grace?"
He exclaimed, "Who would despair of the mercy of their Lord except the misguided?"
He said: "And who would deny the mercy of his Lord except the misguided ones!"
He said, "None despairs of his Lord's mercy, except the strayers."
He said, "And who despairs of the mercy of his Lord except for those astray?"
He said: “And who despairs of the mercy of his Lord save those who are astray?”
Abraham exclaimed, "And who, other than the one in error, despairs of the Grace of his Lord?"
He said: "And who despairs of the Mercy of his Lord, except those who go astray?"
He said, "Who can lose hope in the mercy of his Lord except those who have lost the straight path?"
He said: "And who would deny the mercy of his Lord except the misguided ones!"