Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya
da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Zikr (Kur'an), aramızdan ona (Muhammed'e) mi indirildi?" Aslında (onlar) zikrimden (Kur'an'dan) şüphe içindedir. Aslında onlar azabımı henüz tatmadılar.
ne yani, aramızdan ilahi mesajın indirileceği bir o mu kaldı?" Ama hayır, onlar asıl Benim uyarıma karşı şüpheyle yaklaşıyorlar; dahası, belli ki onlar henüz azabımı tatmamışlar.
Ne yani! (İlahi) uyarı, içimizden bir tek o'na mı indirildi?" Evet, onlar yalnız Benim uyarıma karşı şüphe içindeler. Evet, onlar henüz Benim azabımı tatmadılar.
"Hem Zikir (hakikati hatırlatma), aramızdan O'na mı inzal olundu?". . . Hayır! Onlar Zikrimden (hakikati hatırlatmamdan) kuşku içindeler! Hayır, onlar benim (gerçeği fark ettiren) azabımı (ölümü) henüz tatmadılar!
"Zikir (Kur'an), içimizden ona mı indirildi?" Hayır, onlar Benim zikrimden bir kuşku içindedirler. Hayır, onlar henüz Benim azabımı tatmamışlardır.
Kur’an aramızdan Muhammed'e mi indirildi? diyerek kalkıp yürüdüler. Belki, bunlar Kur'an'ım hakkında şüphe içine düştüler. Hayır! Azabımı henüz tatmadılar.
"Öğreti, aramızdan Ona mı indirildi?" Hayır! Benim Öğretimden kuşku duydular. Hayır! Daha cezamı tatmadılar.
"Kur'an içimizden sadece ona mı indirildi?" Doğrusu onlar, gönderdiğimiz Kur'an hakkında şüphe içindedirler. Hayır! Azabımı henüz tatmadılar.
"Mesaj, neden aramızdan ona indirildi?" Aslında, onlar mesajımdan kuşku içindedirler. Hayır, onlar azabı henüz tatmadılar.
'Mesaj, neden aramızdan ona indirildi?' Aslında, onlar mesajımdan kuşku içindedirler. Hayır, onlar azabı henüz tatmadılar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
O Kur'an aramızdan ona mı indirilmiş? Doğrusu onlar benim Kur'an'ımdan bir kuşkulu şüphe içindeler; doğrusu henüz azabımı tatmadılar.
O zikr aramızdan ona mı indirilmiş? doğrusu onlar benim zikrimden bir kuşkulu şekk içindeler, doğrusu henüz azabımı tatmadılar
"Zikir, aramızda ona mı indirildi?" Oysaki onlar Benim zikrimden kuşku içindedirler. Hayır, onlar azabımı henüz tatmadılar.
"Zikir, aramızda ona mı indirildi?" Oysaki onlar Benim zikrimden kuşku içindedirler. Hayır, onlar azabımı henüz tatmadılar.
Zikir, aramızda ona mı indirildi? Oysaki onlar Benim zikrimden kuşku içindedirler. Hayır, onlar azabımı henüz tatmadılar.
"Zikir (Kuran), içimizden ona mı indirildi?" Hayır, onlar benim zikrimden bir kuşku içindedirler. Hayır onlar henüz benim azabımı tatmamışlardır.
"O Kur'an, aramızdan ona mı indirilmiş"?! Hayır, onlar benim vahyimden şübhededirler. Hayır, onlar benim azabımı henüz tatmadılar.
Aramızdan zikir ona mı indirilmiştir? Hayır, onlar zikrimden şüphededirler. Hayır, onlar henüz azabımı tatmamışlardı.
(1-11) Sâd ve hatırlatıcı özelliği olan Kuran ’a andolsun. Doğrusu kafirler, gurur ve parçalanma içindedirler. Onlardan önce memleketlerden kaç tanesini / nicesini helak ettik, çağrıştılar / çığ rıştılar, ne yazık ki kurtuluş vakti değildi. Kendilerinden bir uyarıcı gelmesini tuhaf karşıladılar / acayip karşıladılar ve kafirler bu sihirbazdır, bu yalancıdır dediler. İlahları tekbir ilah yapacak, kesinlikle bu tuhaf / ucube bir şeydir dediler. Onlardan ileri gelenler , ortaya fırladılar ve yürüyün gidin, ilahlarınızda sabredin, mutlaka sizden murat edilen şey bu, b öylesini diğer herhangi bir millette de işitmedik, mutlaka bu bir uydurmadır / iltihaktır dediler. Hatırlatıcı aramızdan ona mı indirilir ? Doğrusu onlar hatırlatıcıdan şüpheleniyorlar. Bilakis henüz azabımı tatmadılar. Ya bağış yapan / hibe eden, saygı değer Rabbinin rahmet hazineleri onların yanında? Yahut semaların ve arzın ve ikisi arasının egemenliği / mülkiyeti onların? (Mülkiyet; elinde olanla ilgili özgürce tasarrufta bulunma hakkı) Hadi araçlarla / sebeplerle göğe yükselsinler. Tamda bu noktada gruplardan oluşan ordular bozguna uğradılar. (Mülkiyet iddiası hezimet başlatır)
Kur’an, aramızdan ona mı indirilmiş? Hayır! Onlar zikrimden şüphe ediyorlar. Çünkü henüz azabımı tatmadılar.
"O Zikr (uyarı, başka kimse kalmadı da) aramızdan ona mı indirildi?" Doğrusu, onlar benim Zikr'imden yana şüphe içindedirler. Hayır, onlar henüz azabımı tadmadılar!..
O zikir (Kur'an) aramızdan ona mı indirilmiş!" Aslında onlar, benim zikrim (Kur'an) hakkında şüphe içindeler. Aslında onlar henüz azabımı tatmadılar.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
"Bu bilgi aramızdan ona mı indirildi?" derler. Aslında bunların benim bilgimden şüpheleri var. Yok yok... Henüz azabımı tatmadılar.
Kur’an, aramızdan ona mı indirilmiş? Hayır, onlar zikrimden şüphe ediyorlar. Çünkü henüz azabımı tatmadılar!
Kur'an, aramızdan ona mı indirilmiş? Hayır, onlar zikrimden şüphe ediyorlar. Çünkü henüz azabımı tatmadılar!
"Öğüt ve uyarı, içimizden ona mı indirildi?" Hayır, onlar benim zikrimden/Kur'an'ımdan kuşkulandılar. Hayır, onlar benim azabımı henüz tatmadılar.