Âl-i İmrân suresi

Âl-i İmrân suresi, 106. ayet

Âl-i İmrân suresi, 106. ayet. يَوْمَ تَبْيَضُّ وُجُوهٌ وَتَسْوَدُّ وُجُوهٌ فَأَمَّا ٱلَّذِينَ ٱسْوَدَّتْ وُجُوهُهُمْ أَكَفَرْتُم بَعْدَ إِيمَٰنِكُمْ فَذُوقُوا۟ ٱلْعَذَابَ بِمَا كُنتُمْ تَكْفُرُونَ

yevme tebyeḍḍu vucûhüv vetesveddü vucûhün. feemme-lleẕîne-sveddet vucûhühüm. ekefertüm ba`de îmâniküm feẕûḳu-l`aẕâbe bimâ küntüm tekfürûn.

Diyanet İşleri

O gün bazı yüzler ağarır, bazı yüzler kararır. Yüzleri kararanlara, "İmanınızdan sonra inkar ettiniz, öyle mi? Öyle ise inkar etmenize karşılık azabı tadın" denilir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Âl-i İmrân 103–109 · surenin 106. ayeti / 200

Konu Allah'ın ipine sarılın; en hayırlı ümmet Âl-i İmrân 100–110 3

  1. Âl-i İmrân 103

    Hep birlikte Allah'ın ipine (Kur'an'a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin. Allah'ın size olan nimetini hatırlayın. Hani sizler birbirinize düşmanlar idiniz de O, kalplerinizi birleştirmişti. İşte O'nun bu nimeti sayesinde kardeşler olmuştunuz. Yine siz, bir ateş çukurunun tam kenarında idiniz de O sizi oradan kurtarmıştı. İşte Allah size ayetlerini böyle apaçık bildiriyor ki doğru yola eresiniz.

  2. Âl-i İmrân 104

    Sizden, hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten men eden bir topluluk bulunsun. İşte kurtuluşa erenler onlardır.

  3. Âl-i İmrân 105

    Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın. İşte onlar için büyük bir azap vardır.

  4. 106

    O gün bazı yüzler ağarır, bazı yüzler kararır. Yüzleri kararanlara, "İmanınızdan sonra inkar ettiniz, öyle mi? Öyle ise inkar etmenize karşılık azabı tadın" denilir.

  5. Âl-i İmrân 107

    Yüzleri ağaranlar ise Allah'ın rahmeti içindedirler. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

  6. Âl-i İmrân 108

    İşte bunlar Allah'ın, sana hak olarak okuduğumuz ayetleridir. Allah, alemlere hiç zulüm etmek istemez.

  7. Âl-i İmrân 109

    Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. Bütün işler ancak Allah'a döndürülür.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 106–107. ayetler için yazılmıştır.

106-107. “O gün kimi yüzler ağaracak kimi yüzler kararacaktır...” Yüce Allah Kıyamet gününde insanların mutluluk ve bedbahtlık noktasında birbirlerinden farklı olacaklarını bildirmektedir. Allah’a iman eden, Rasûlünü tasdik eden, emirlerini yerini getirip yasaklarından uzak duran mutlu ve bahtiyarların yüzlerinin ağaracağını haber vermektedir. Yüce Allah bunları cennetlere koyacak, pek çok ilâhi lütufları onlara bol bol ihsan edecektir ve onlar orada ebediyyen kalacaklardır.

Allah’ın peygamberlerini yalanlayan, O’nun emrine karşı gelip isyan eden, dinlerinde fırka fırka bölüp ayrılığa düşen bedbaht kimselerin de o gün yüzlerinin kararacağını, azarlanacaklarını ve kendilerine: “İmanınızdan sonra kâfir oldunuz ha!” denilecektir. Yani Nasıl küfrü imana tercih ettiniz? Yine onlara: “O halde kâfir olmanızdan ötürü azabı tadın” denilecektir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Kıyamet gününde bu büyük azapla karşılaşırlar. İman ehlinin yüzleri sevinç ve mutluluktan ağaracak ve kâfirlerin yüzleri de hüzün ve kederden dolayı kararacaktır. Bu büyük günde yüzleri kararacak olanları azarlamak için şöyle denilecektir: Tasdik edip ikrar ettikten sonra Allah'ı birlemeyi ve O'na hiçbir şeyi ortak koşmama adına sizden aldığı sözü inkâr mı ettiniz? Küfrünüzden dolayı Allah'ın sizin için hazırladığı azabını tadın.

Kelimeler

17 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. يَوْمَ yevme O gün kök: يوم
  2. تَبْيَضُّ tebyeddu ağarır kök: بيض
  3. وُجُوهٌۭ vucuhun (bazı) yüzler kök: وجه
  4. وَتَسْوَدُّ ve tesve ddu kararır kök: سود
  5. وُجُوهٌۭ ۚ vucuhun (bazı) yüzler kök: وجه
  6. فَأَمَّا feemma o zaman
  7. ٱلَّذِينَ ellezine kimselere
  8. ٱسْوَدَّتْ sveddet kararan kök: سود
  9. وُجُوهُهُمْ vucuhuhum yüzleri kök: وجه
  10. أَكَفَرْتُم ekefertum inkar ettiniz ha? (denilir) kök: كفر
  11. بَعْدَ bea'de sonra kök: بعد
  12. إِيمَـٰنِكُمْ imanikum inanmanızdan kök: امن
  13. فَذُوقُوا۟ fezuku öyle ise tadın kök: ذوق
  14. ٱلْعَذَابَ l-azabe azabı kök: عذب
  15. بِمَا bima karşılık
  16. كُنتُمْ kuntum etmenize kök: كون
  17. تَكْفُرُونَ tekfurune inkar kök: كفر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: سود (10 geçiş) · Aynı kök: بيض (12 geçiş)

    Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılındı. Onlar, size örtüdürler, siz de onlara örtüsünüz. Allah, (Ramazan gecelerinde hanımlarınıza…

  • Aynı kök: سود (10 geçiş) · Aynı kök: بيض (12 geçiş)

    Görmüyor musun ki, Allah gökten su indirdi. Biz onunla türlü türlü ürünler çıkardık. Dağlardan da beyaz, kırmızı (birbirinden farklı) çeşitli…

  • Aynı kök: سود (10 geçiş) · Aynı kök: وجه (78 geçiş)

    Onlardan biri, kız ile müjdelendiği zaman içi öfke ile dolarak yüzü simsiyah kesilir!

  • Aynı kök: بيض (12 geçiş) · Aynı kök: وجه (78 geçiş)

    Yüzleri ağaranlar ise Allah'ın rahmeti içindedirler. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

  • Aynı kök: ذوق (63 geçiş) · Aynı kök: وجه (78 geçiş)

    Melekler, kafirlerin yüzlerine ve artlarına vura vura ve "haydi tadın yangın azabını" diyerek canlarını alırken bir görseydin.

  • Aynı kök: ذوق (63 geçiş) · Aynı kök: وجه (78 geçiş)

    Kıyamet günü kötü azaba karşı yüzüyle korunan kimse, (o gün) azaptan emin olan kimse gibi midir? Zalimlere, "Kazandıklarınızı tadın" denir.

  • Aynı kök: ذوق (63 geçiş) · Aynı kök: وجه (78 geçiş)

    Yüzüstü ateşe sürüklendikleri gün kendilerine, "Cehennemin dokunuşunu tadın!" denecek.

  • Aynı kök: بيض (12 geçiş)

    Elini (koynundan) çıkardı. Bir de ne görsünler o, bakanlar için, bembeyaz olmuş.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

70 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

O gün (bazı) yüzler ağarır, (bazı) yüzler (de) kararır. dipnot 1 Yüzleri kararanlara "İmanınızdan sonra kâfir mi oldunuz! İnkâr etmenize karşılık azabı tadın!" (denecektir).

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Mahşerdeki yüzlerle ilgili benzer mesajlar: Yûnus 10:26; Zümer 39:60; Rahmân 55:41; Kıyâmet 75:22-25; ‘Abese 80:38-40; Mütaffifûn 83:24; Ğâşiye 88:2, 8.

Mustafa İslamoğlu

bazı yüzlerin ağarıp bazı yüzlerin karardığı o günde, yüzü kara çıkanlara (denilecek ki): "İmana erdikten sonra inkara saptınız ha? O halde, inkarınızdan dolayı tadın azabı!"

Muhammed Esed

bazı yüzlerin (mutluluktan) parladığı ve bazı yüzlerin (acıyla) karardığı o (Hesap) Günü'nde yüzleri kararanlara: "İmana erdikten sonra hakikati inkar mı ettiniz? O halde hakikati inkar ettiğiniz için tadın bu azabı!" (denilecek).

Ahmed Hulusi

O süreçte bazı vechler (bilinçler) parıldar (Hakk'ın nuru ile), bazı vechler kararır (benlik zulmetiyle). . . Vechleri kararanlara (şöyle denir): "İmanınızdan sonra inkara düştünüz ha! Hakikati inkarınız yüzünden varlığınızın sizde oluşturacağı azabı yaşayın. "

Ali Bulaç

Bazı yüzlerin ağaracağı, bazı yüzlerin de kararacağı gün... Yüzleri kapkara kesilecek olanlara: "İmanınızdan sonra inkar ettiniz, öyle mi? Öyleyse inkar etmenize karşılık olarak azabı tadın" (denilir).

Ali Özek ve heyeti

Nice yüzlerin ağardığı, nice yüzlerin de karardığı günü (düşünün.) Yüzleri kararanlara: «İmanınızdan sonra kâfir mi oldunuz? Öyle ise inkâr etmiş olmanız yüzünden tadın azabı!» (denilir).

Ali Rıza Safa

O gün, yüzler aklanacak ve yüzler kararacak. Yüzü kararanlara: "İnandıktan sonra nankörlük ettiniz; öyle mi? Nankörlük etmenize karşılık, artık tadın cezayı!"

Bayraktar Bayraklı

O gün bazı yüzler ağarır, bazı yüzler kararır. Yüzleri kararanlara, "İnanmanızdan sonra inkar mı ettiniz? O halde inkar etmenize karşılık azabı tadınız!" denilecek.

Edip Yüksel

O gün bazı yüzler aklanır, bazı yüzlerse kararır. Yüzleri kararanlara: "Gerçeği onayladıktan sonra inkar mı ettiniz? İnkarınızdan dolayı azabı tadın."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

O gün bazı yüzler aklanır, bazı yüzlerse kararır. Yüzleri kararanlara: 'İman ettikten sonra inkar mı ettiniz? İnkarınızdan dolayı azabı tadın.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O kimi yüzlerin ağaracağı, kimi yüzlerin kararacağı günde yüzleri kara çıkanlara: "İnandıktan sonra inkar ettiniz öyle mi? O halde nankörlük etmenizin cezası olarak azabı tadın denilecek.

Elmalılı Hamdi Yazır

O bir takım yüzlerin ağaracağı ve bir takım yüzlerin kararacağı gün, o vakit o yüzleri kara çıkanlara şöyle denecek: ya... İmanınızdan sonra küfrettiniz ha? o halde dadın azabı, ettiğiniz nankörlüğün cezası

Erhan Aktaş

O gün, kimi yüzler ağaracak, kimi yüzler kararacak. Yüzleri kararanlara: "İmanınızdan sonra Kafir mi oldunuz? Öyle ise kafir olmanız nedeniyle azabı tadın." denilecek.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

O gün, kimi yüzler ağaracak, kimi yüzler kararacak. Yüzleri kararanlara: "İmanınızdan sonra kafir mi oldunuz? Öyle ise kafir olmanız nedeniyle azabı tadın." denilecek.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

O gün, kimi yüzler ağaracak, kimi yüzler kararacak. Yüzleri kararanlara: "İmanınızdan sonra kafir mi oldunuz? Öyle ise kafir olmanız nedeniyle azabı tadın." denilecek.

Gültekin Onan

Bazı yüzlerin ağaracağı, bazı yüzlerin de kararacağı gün... Yüzleri kapkara kesilecek olanlara: "İnandıktan sonra küfrettiniz, öyle mi ? Öyleyse küfretmenize karşılık olarak azabı tadın" (denilir).

Hasan Basri Çantay

O günde ki nice yüzler bembeyaz olacak, nice yüzler de kapkara kesilecek. Yüzleri simsiyah olanlara gelince (onlara): İmanınızdan sonra küfretdiniz ha!. İşte o küfretmenize mukaabil tadın azabı" (denilir).

İbni Kesir

O gün; nice yüzler ağarır, nice yüzler kararır. O zaman yüzleri kara olanlara: İmanınızdan sonra küfür mü ettiniz? İşte o küfrünüzün cezası olarak tadın azabı, denir.

Mehmet Alagaş

(106-109) Ogün kimi yüzler beyazlayacak kimi yüzler kararacaktır , y üzleri kararanlar, siz imanınızdan sonra küfür mü ettiniz? küfretmenizden dolayı azabı tadın. Yüzü beyazlayanlar ise Allah’ın rahmeti içindedirler , o nda kalıcıdırlar. (Lanette kalıcılık olduğu gibi rahmette kalıcılık ta var) İşte bu, Allah’ın ayetleridir sana gerçek olarak okuyoruz , Allah’ın muradı alemlere zulmetmek değildir. Semalarda ve Arzda ne varsa Allah’ındır, İşler / emirler de Allah’a geri döner / rücu eder.

Rowwad Tercüme Merkezi

Bir takım yüzlerin parladığı ve bir takım yüzlerin de karardığı o günde yüzleri kararanlara: İmanınızdan sonra kâfir mi oldunuz? Öyleyse, kâfir olduğunuz için tadın azabı (denir).

Süleyman Ateş

O gün bazı yüzler ağarır, bazı yüzler kararır. Yüzleri kararanlara: "İnanmanızdan sonra inkar ettiniz ha? Öyle ise inkar etmenize karşılık azabı tadın!" (denilir).

Süleymaniye Vakfı

Bir gün bazı yüzler ak, bazı yüzler de kara olacaktır.Yüzleri kararanlara şöyle denilecek: "Siz inandıktan sonra kafir oldunuz dipnot 1 öyle mi! Kafirlik etmiş olmanıza karşılık tadın şu azabı!" dipnot 2

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Küfür örtme; kafir, örten demektir. Allah'ın her şeyin sahibi ve yaratıcısı olduğunu, koyduğu kurallara uymak gerektiğini bilmeyen yoktur. Kişinin hayat tarzı o kurallara ters düşmeye başlarsa uymak zorlaşır ve onları görmezden gelmeye başlar. Böyleleri, üstünü örttüğü imanın kendine yettiğini, ama Allah'a tam teslim olamadığını düşünür (Hicr 15/2-3).
  2. metne dön, dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bazı yüzlerin ak olduğu, bazı yüzlerin de karardığı hesap gününde, yüzleri kararanlara şöyle denir: "Siz inandıktan sonra kafir oldunuz dipnot 1 , değil mi? Kafir olmanıza karşılık, tadın şu azabı!"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    ...

Şaban Britch

Bir takım yüzlerin parladığı ve bir takım yüzlerin de karardığı günde. Yüzleri kararanlara: İmanınızdan sonra kâfir mi oldunuz, öyleyse, kâfir olduğunuz için tadın azabı (denir).

Şaban Piriş

(105-106). Kendilerine apaçık belgeler geldikten sonra ihtilafa düşerek parçalananlar gibi olmayın. Bir takım yüzlerin parladığı ve bir takım yüzlerin de karardığı günde onlar için büyük bir azap vardır. Yüzleri kararanlara: -İmanınızdan sonra kafir mi oldunuz, öyleyse, kafir olduğunuz için tadın azabı (denir).

Yaşar Nuri Öztürk

Gün gelir bazı yüzler ağarır, bazı yüzler kararır. Yüzleri kararanlara şöyle denir: "İmanınızdan sonra küfre mi düştünüz? Hadi, saptığınız küfür yüzünden tadın azabı!"

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

This shall be on the day when countenances speak different languages; some being effulgent with splendour and bright light, beaming with joy and hope while others are dark and gloomy. Rebuked for want of faith, they shall be told: "How could you deny Allah after you have recognized Him. You have well deserved to be put to the torment in requital of infidelity".

Abdul Haleem

On the Day when some faces brighten and others darken, it will be said to those with darkened faces, ‘How could you reject your faith after believing? Taste the torment for doing so,’

Abdullah Yusuf Ali

On the Day when some faces will be (lit up with) white, and some faces will be (in the gloom of) black: To those whose faces will be black, (will be said): "Did ye reject Faith after accepting it? Taste then the penalty for rejecting Faith."

Abul A'la Maududi

On the Day when some faces will turn bright and ther faces will turn dark. Those whose faces have turned dark will be told: 'Did you fall into unbelief after you had been blessed with belief? Taste, then, chastisement for your unbelief.

Aisha Bewley

on the Day when faces are whitened and faces are blackened. As for those whose faces are blackened: ‘What! Did you become kafir after having had iman? Taste the punishment for your kufr!’

Al-Hilali & Khan

On the Day (i.e. the Day of Resurrection) when some faces will become white and some faces will become black; as for those whose faces will become black (to them will be said): "Did you reject Faith after accepting it? Then taste the torment (in Hell) for rejecting Faith."

Ali Quli Qarai

on the day when [some] faces will turn white and [some] faces will turn black. As for those whose faces turn black [it will be said to them], ‘Did you disbelieve after your faith? So taste the punishment because of what you used to disbelieve.’

Amatul Rahman Omar

On the day when some faces shall be lit up by happiness and some faces shall be clouded because of sorrow. (It will be said to) those whose faces are clouded, `Is it not (true) that you disbelieved after your belief? Taste now, the punishment because you disbelieved.'

Arthur John Arberry

the day when some faces are blackened, and some faces whitened. As for those whose faces are blackened -- 'Did you disbelieve after you had believed? Then taste the chastisement for that you disbelieved!'

Bijan Moeinian

On the Day that some faces will be bright (and glowing with joy) and some faces dark (out of sorrow), the laters will be said: "Do you remember to have chosen the disbelief after the belief? Suffer then the punishment of your choice. "

E. Henry Palmer

on the day when faces shall be whitened and faces shall be blackened. As for those whose faces are blackened, - 'Did ye misbelieve after your faith, then taste the torment for your misbelief!'

Edip-Layth

The day on which faces will be brightened and faces will be darkened; as for those whose faces will be darkened: "Did you reject after acknowledging? Taste the retribution for what you rejected."

George Sale

On the day of resurrection some faces shall become white, and other faces shall become black. And unto them whose faces shall become black, God will say, have ye returned unto your unbelief, after ye had believed? Therefore taste the punishment, for that ye have been unbelievers:

Hamid S. Aziz

On the day when faces shall be whitened and faces shall be blackened. As for those whose faces are blackened, - "Did you disbelieve after your faith, then taste the torment for your disbelief."

Mahmoud Ghali

The Day when (some) faces are whitened, and (some) faces blackened. Then, as for the ones whose faces are blackened- "Did you disbelieve after your belief? Then taste the torment for that you disbelieved."

Marmaduke Pickthall

On the Day when (some) faces will be whitened and (some) faces will be blackened; and as for those whose faces have been blackened, it will be said unto them: Disbelieved ye after your (profession of) belief? Then taste the punishment for that ye disbelieved.

Mohamed Ahmed - Samira

On the Day when some faces would be bright, and some others will be black (with despair), those with black faces (will be told): "Having come to the faith you denied it; now taste therefore the penalty for you disbelieved. "

Muhammad Asad

on the Day [of Judgment] when some faces will shine [with happiness] and some faces will be dark [with grief]. And as for those with faces darkened, [they shall be told:] "Did you deny the truth after having attained to faith? Taste, then, this suffering for having denied the truth!"

Mustafa Khattab

On that Day some faces will be bright while others gloomy. To the gloomy-faced it will be said, "Did you disbelieve after having believed? So taste the punishment for your disbelief."

Progressive Muslims

The Day on which faces will be whitened and faces will be blackened; as for those whose faces will be blackened: "Did you reject after believing Taste the retribution for what you rejected. "

Rashad Khalifa

The day will come when some faces will be brightened (with joy), while other faces will be darkened (with misery). As for those whose faces are darkened, they will be asked, "Did you not disbelieve after believing? Therefore, suffer the retribution for your disbelief."

Sahih International

On the Day [some] faces will turn white and [some] faces will turn black. As for those whose faces turn black, [to them it will be said], "Did you disbelieve after your belief? Then taste the punishment for what you used to reject."

Sam Gerrans

The day faces will be white, and faces will be black: as for those whose faces will be black: — “Did you deny after your faith? Then taste the punishment for what you denied!”

Shabbir Ahmed

On the Day, the faces of those who convey the Word of Allah clearly, will be lit up by the Light, and the faces of those who becloud the Light with their sectarian beliefs, shall be portraits of gloom. This is because choosing a sect in DEEN is tantamount to disbelief. So taste a befitting chastisement for your disbelief.

Syed Vickar Ahamed

On the Day when some faces will be (bright with joy) white and some faces will be (in gloom of) black: To those whose faces will be black, (will be said): "Did you reject Faith after accepting it? Taste then the Penalty for rejecting Faith. "

Taqi Usmani

on a day when some faces shall turn bright, and some faces shall turn dark. As for those whose faces turn dark, (they shall be questioned): "Did you disbelieve after you had accepted the Faith? Now taste the punishment, because you used to disbelieve."

The Monotheist Group

The Day on which faces will be lightened and faces will be darkened; as for those whose faces will be darkened: "Did you reject after believing? Taste the retribution for what you rejected."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 106. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 106. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Âl-i İmrân suresi, 106. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩