Diyanet İşleri
Şöyle derler: "Ey Rabbimiz! Bunu bizim önümüze kim sürdüyse, cehennemde onun azabını bir kat daha artır."
Sâd suresi
Sâd suresi, 61. ayet. قَالُوا۟ رَبَّنَا مَن قَدَّمَ لَنَا هَٰذَا فَزِدْهُ عَذَابًا ضِعْفًا فِى ٱلنَّارِ
ḳâlû rabbenâ men ḳaddeme lenâ hâẕâ fezidhü `aẕâben ḍi`fen fi-nnâr.
Şöyle derler: "Ey Rabbimiz! Bunu bizim önümüze kim sürdüyse, cehennemde onun azabını bir kat daha artır."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Sakınanların cenneti ve azgınların çekişmesi Sâd 50–64 3
O azaba benzer çeşit çeşit başka azaplar da vardır.
(Kendi aralarında şöyle derler:) "İşte sizinle beraber cehenneme tıkılacak bir grup. Onlara rahat ve huzur olmasın! Şüphesiz onlar cehenneme gireceklerdir."
O grup da, "Hayır, size rahat ve huzur olmasın. Bu cehennemi bizim önümüze siz sürdünüz. Orası ne kötü durak yeridir!" der.
Şöyle derler: "Ey Rabbimiz! Bunu bizim önümüze kim sürdüyse, cehennemde onun azabını bir kat daha artır."
Yine şöyle derler: "Dünyada kendilerini kötü saydığımız adamları acaba neden göremiyoruz?"
"(Cehennemlik değillerdi de) biz onları alaya mı almış olduk, yoksa (buradalar da) gözlerimizden mi kaçtılar?"
Şüphesiz bu, cehennemliklerin birbirleriyle çekişmesi kesin bir gerçektir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
61. Başka bir âyet-i kerimede de şöyle buyurulmaktadır: “Herkese (azap) iki kattır. Fakat siz bilmiyorsunuz.” (el-A’raf, 7/38)
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Tabi olanlar: "Ey Rabbimiz! Bizlere hidayet geldikten sonra kim bizi saptırdıysa; onun ateşteki azabını kat kat artır." derler.
Aynı kök: ضعف (52 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)
Herhangi biriniz ister mi ki, içerisinde her türlü meyveye sahip bulunduğu, içinden ırmaklar akan, hurma ve üzüm ağaçlarından oluşan bir bahçesi…
Aynı kök: ضعف (52 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)
Allah, şöyle der: "Sizden önce gelip geçmiş cin ve insan toplulukları ile birlikte ateşe girin." Her topluluk (arkasından gidip sapıklığa düştüğü)…
Aynı kök: ضعف (52 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)
Ateşin içinde birbirleriyle tartışırlarken, zayıf olanlar, büyüklük taslayanlara, "Biz size uymuş kimselerdik. Şimdi şu ateşin bir kısmını…
Aynı kök: قدم (48 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)
Firavun, kıyamet gününde kavminin önüne geçecek ve onları ateşe götürecektir. Ne kötü varış yeridir orası!
Aynı kök: زيد (61 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)
Bir de Yahudiler, "Allah'ın eli bağlıdır" dediler. Söylediklerinden ötürü kendi elleri bağlansın ve lanete uğrasınlar! Hayır, O'nun iki eli de…
Aynı kök: زيد (61 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)
Biz, cehennemin görevlilerini ancak meleklerden kıldık. Onların sayısını inkar edenler için bir imtihan vesilesi yaptık ki kendilerine kitap…
Aynı kök: قدم (48 geçiş)
Fakat kendi elleriyle önceden yaptıkları işler yüzünden ölümü hiçbir zaman temenni edemezler. Allah, o zalimleri hakkıyla bilendir.
Aynı kök: قدم (48 geçiş)
Namazı dosdoğru kılın, zekatı verin. Kendiniz için her ne iyilik işlemiş olursanız, Allah katında onu bulursunuz. Şüphesiz Allah bütün yaptıklarınızı…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Saptırılanlar devamla), "Rabbimiz! Bunu önümüze (başımıza) kim getirdiyse onun ateşteki azabını kat kat artır!" diyeceklerdir. dipnot 1
şöyle yalvaracaklar: "Rabbimiz! Bunu başımıza kim sardıysa, onun ateş içersindeki azabını kat be kat artır!"
(Ve) "Ey Rabbimiz!" diye yalvaracaklar, "Bunu kim başımıza getirdiyse onun ateş içindeki azabını kat kat artır!"
Dediler ki: "Rabbimiz! Bunu bize kim önermişse, onun yanma azabını bir kat daha arttır. "
Derler ki: "Rabbimiz, kim bunu bizim önümüze sürdüyse, ateşteki azabını kat kat arttır."
Yine onlar: Rabbimiz! Bunu bizim önümüze kim getirdiyse onun ateşteki azabını iki kat artır! derler.
"Efendimiz!" diyecekler; "İşte bunu kim önümüze çıkardıysa, ateşteki cezasını katlayarak artır!"
"Rabbimiz! Bunu bizim önümüze kim getirdiyse, onun ateşteki azabını iki kat arttır!" derler.
"Efendimiz, kim bizi bu duruma soktuysa onun cezasını ateşte ikiye katlayarak arttır" diye eklerler.
'Rabbimiz, kim bizi bu duruma soktuysa onun cezasını ateşte ikiye katlayarak arttır,' diye eklerler.
Ey Rabbimiz, bize bunu hazırlayanın ateşteki azabını kat kat artır, derler.
Ya rabbena derler: bize bunu takdim edene ateşde azabı hemen kat kat artır
"Rabb'imiz! Buna kim sebep olduysa onun ateşteki azabını kat kat arttır!" dediler.
"Rabb'imiz! Buna kim sebep olduysa onun ateşteki azabını kat kat arttır!" dediler.
"Rabb'imiz! Buna kim sebep olduysa onun ateşteki azabını kat kat arttır!" dediler.
Derler ki: "Rabbimiz, kim bunu bizim önümüze sürdüyse, ateşteki azabını kat kat arttır."
(Yine) onlar derler: "Ey Rabbimiz, bunu bizim önümüze kim getirdiyse onun ateş içindeki azabını katmerli olarak artır".
Dediler ki: Rabbımız; bizi buraya kim sürdüyse ona ateşteki azabını kat kat arttır.
(49-68) Bu bir hatırlatmadır. Kesinlikle, sakınanlar için / muttakiler için güzel bir varış yeri vardır. Onlara adn cennetleri nin kapıları açıktır. Onda yaslanarak otururlar. Orada çokça yiyecekler ve içecekler çağırırlar. Onların yanında bakışları zarflı yaşıtları/ akranları vardır. Hesap günü için sizlere vaad edilen budur. Muhakkak bu rızkımızdır , bunda bir tükeniş te yoktur. İşte bu, m uhakkak ki taşkınlara, fena / şerli bir varış yeri vardır. Cehennem; işte oraya salınacaklar ne kötü oturulacak yerdir / mahat’tır. İşte bu, artık tatsınlar onu, kaynar su ve irini. Ve onun şeklinden türdeş / eş başkasını da tatsınlar. İşte bu, sizinle beraber atılanlara, onlara merhaba yok, kesinlikle onlar da ateşe salınacaklar. Dediler ki bilakis sizlere merhaba olmasın, siz bunu bize sundunuz / takdim ettiniz, ne kötü durulacak yer. Dediler ki Rabbimiz bunu bize kim sundu ise / takdim etti ise ateşteki azabını bir kat daha artır / ziyadeleştir. Bize ne oldu da en fena / en şerli olarak saydığımız, onlarla dalga geçtiğimiz adamlardan göremiyoruz dediler. Yoksa gözümüzden mi kaçırdık. Ateş halkının bu çekişmesi / kavgası kesinlikle gerçekleşecektir. De ki muhakkak ben bir uyarıcıyım. Allahtan başka ilah yoktur. Tek ve kahredici (karşı konulamayan ezici güç) O’dur. Göklerin ve yerin ve ikisi arasındakilerin rabbidir. Saygıdeğerdir, çok defa bağışlayandır. Deki size büyük / kocaman bir haber vereyim mi? Siz ondan yüz çeviriyorsunuz.
“Rabbimiz! Kim bunu bizim önümüze sürdüyse, onun ateşteki azabını kat kat arttır.” derler.
(Ve hepsi birbiri aleyhine du'a ederek): "Rabbimiz, bunu bizim önümüze kim getirdiyse onun ateşteki azabını bir kat daha artır!" dediler.
(Allah'a da) şöyle diyeceklerdir: "Rabbimiz, bunu önümüze kim sürdüyse, ona o ateşte iki kat azap ver dipnot 1 ."
"Sahibimiz, bu suçu bizden önce işleyenleri bu ateşte iki kat cezalandır." derler.
Rabbimiz, derler. Bunu kim bize getirdiyse, onun azabını ateşte kat kat artır.
-Rabb'imiz, derler. Bunu kim bizim önümüze getirdiyse, onun azabını ateşte kat kat artır.
Şöyle yakardılar: "Rabbimiz, bunu bizim önümüze çıkaranın ateşteki azabını bir kat daha artır."
And in Hell they will add: "O Allah, our Creator would you requite those who brought upon us this misery with double the torment in the abysm of Hell".
adding, ‘Our Lord, give double punishment to those who brought this upon us.’
They will say: "Our Lord! whoever brought this upon us,- Add to him a double Penalty in the Fire!"
They will say: "Our Lord, give twofold punishment in the Fire to him who has led us to this."
They will say, ‘Our Lord, give him who brought this on us double the punishment in the Fire!’
They will say: "Our Lord! Whoever brought this upon us, add to him a double torment in the Fire!"
They say, ‘Our Lord! Whoever has prepared this for us, double his punishment in the Fire!’
They will (then) say, `Our Lord! whoso brought about this (evil end) for us, increase for him more and more agony in the Fire. '
They say, 'Our Lord, whoso forwarded this for us, give him a double chastisement in the Fire!'
They will pray: "O Lord double the punishment of those who misled us to the Fire. "
They shall say, 'Our Lord! whoso prepared this beforehand for us, give him double torment in the fire!'
They said, "Our Lord, whoever brought this upon us, then double their retribution in the fire!"
They shall say, O Lord, doubly increase the torment of him who hath brought this punishment upon us, in the fire of hell.
They shall say, "Our Lord! Whoever prepared it first for us, add you to him a double chastisement in the Fire. "
They will say, "Our Lord, whoever forwarded this for us, then doubly increase torment for him in the Fire!"
They say: Our Lord! Whoever did prepare this for us, oh, give him double portion of the Fire!
They will say: "O Lord, give him who has brought this upon us two times more the torment of Hell;"
[And] they will pray: "O our Sustainer! Whoever has prepared this for us, double Thou his suffering in the fire!"
Adding, "Our Lord! Whoever brought this upon us, double their punishment in the Fire."
They said: "Our Lord, whoever brought this upon us, then double their retribution in the Fire!"
They will also say, "Our Lord, these are the ones who led us into this; double the retribution of hellfire for them."
They will say, "Our Lord, whoever brought this upon us - increase for him double punishment in the Fire. "
They will say: “Our Lord: whoso sent this ahead for us, increase Thou for him a double punishment in the Fire.”
Then the followers will say, "Our Lord! Whoever has sent this forth for us, oh, double for him the suffering in Fire. "
They (the followers) will say: "Our Lord! Whoever has made this happen to us— Add a double penalty of Fire upon him!"
They (the followers) will say, "Our Lord, whoever has brought this on us, do increase his punishment twofold in the Fire."
They said: "Our Lord, whoever brought this upon us, then double their retribution in the Fire!"