Diyanet İşleri
Yine şöyle derler: "Dünyada kendilerini kötü saydığımız adamları acaba neden göremiyoruz?"
Sâd suresi
Sâd suresi, 62. ayet. وَقَالُوا۟ مَا لَنَا لَا نَرَىٰ رِجَالًا كُنَّا نَعُدُّهُم مِّنَ ٱلْأَشْرَارِ
veḳâlû mâ lenâ lâ nerâ ricâlen künnâ ne`uddühüm mine-l'eşrâr.
Yine şöyle derler: "Dünyada kendilerini kötü saydığımız adamları acaba neden göremiyoruz?"
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Sakınanların cenneti ve azgınların çekişmesi Sâd 50–64 3
(Kendi aralarında şöyle derler:) "İşte sizinle beraber cehenneme tıkılacak bir grup. Onlara rahat ve huzur olmasın! Şüphesiz onlar cehenneme gireceklerdir."
O grup da, "Hayır, size rahat ve huzur olmasın. Bu cehennemi bizim önümüze siz sürdünüz. Orası ne kötü durak yeridir!" der.
Şöyle derler: "Ey Rabbimiz! Bunu bizim önümüze kim sürdüyse, cehennemde onun azabını bir kat daha artır."
Yine şöyle derler: "Dünyada kendilerini kötü saydığımız adamları acaba neden göremiyoruz?"
"(Cehennemlik değillerdi de) biz onları alaya mı almış olduk, yoksa (buradalar da) gözlerimizden mi kaçtılar?"
Şüphesiz bu, cehennemliklerin birbirleriyle çekişmesi kesin bir gerçektir.
(Ey Muhammed!) De ki: "Ben ancak bir uyarıcıyım. Her şey üzerinde mutlak otorite sahibi olan bir Allah'tan başka hiçbir ilah yoktur."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
62. Ateşe girdikten sonra “Diyecekler ki: “Ne oluyor; kendilerini kötülerden saydığımız adamları niye (aramızda) göremiyoruz?” Yani kötülerden olduklarını, cehennem azabını hak ettiklerini iddia ettiğimiz kimseleri niye göremiyoruz? Bunlar, mü’minlerdir. Kahrolasıca cehennem ehli, onları ateşte görebilecekler mi diye onları orada arayacaklardır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Kibirli ve zorba olan müşrikler şöyle derler: "Bize ne oldu da dünyada kötü saydığımız ve azabı hak eden adamları burada göremiyoruz?"
Aynı kök: شرر (31 geçiş) · Ortak kavram: Şer
Savaş, hoşunuza gitmediği halde, size farz kılındı. Olur ki, bir şey sizin için hayırlı iken, siz onu hoş görmezsiniz. Yine olur ki, bir şey sizin…
Aynı kök: شرر (31 geçiş) · Ortak kavram: Şer
Allah'ın kendilerine lütfundan verdiği nimetlerde cimrilik edenler, bunun, kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Hayır! O kendileri için bir…
Aynı kök: شرر (31 geçiş) · Ortak kavram: Şer
De ki: "Allah katında cezası bundan daha kötü olanları size haber vereyim mi? Onlar, Allah'ın lanetlediği ve gazabına uğrattığı, içlerinden maymunlar…
Aynı kök: عدد (57 geçiş)
Eğer, yapamazsanız -ki hiçbir zaman yapamayacaksınız- o halde yakıtı insanlarla taşlar olan ateşten sakının. O ateş kafirler için hazırlanmıştır.
Aynı kök: عدد (57 geçiş)
Bir de dediler ki: "Bize ateş, sayılı birkaç günden başka asla dokunmayacaktır." Sen onlara de ki: "Siz bunun için Allah'tan söz mü aldınız? -Eğer…
Aynı kök: عدد (57 geçiş)
Oruç, sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler ise bir…
Aynı kök: رجل (73 geçiş)
Boşanmış kadınlar kendi kendilerine üç ay hali (hayız veya temizlik müddeti) beklerler. Eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorlarsa, Allah'ın kendi…
Aynı kök: رجل (73 geçiş)
Eğer (bir tehlikeden) korkarsanız, namazı yaya olarak veya binek üzerinde kılın. Güvenliğe kavuşunca da, Allah'ı, daha önce bilmediğiniz ve onun size…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Saptıranlar ise) şöyle diyeceklerdir: "Kendilerini dünyadayken kötülerden saydığımız erkekleri (insanları) niçin görmüyoruz?
Bir de diyecekler ki: "Ne oldu da, bir zamanlar kendilerini yaramaz adam saydıklarımızdan hiçbirini burada göremez olduk?
Ve ekleyecekler: "Nasıl olur da (dünyada) çarpılmış olanlar arasında saydıklarımızı(n hiç birini) burada görmeyiz,
Dediler ki: "Biz niye, kendilerini şerrliler kabul ettiğimiz ricali (burada) görmüyoruz?"
Ve derler ki: "Bize ne oluyor ki, kendilerini şerir (kötü)lerden saydığımız adamları göremiyoruz."
(İnkarcılar) derler ki: Kendilerini dünyada iken kötülerden saydığımız kimseleri burada niçin görmüyoruz?
Ve şöyle diyecekler: "Nasıl oluyor da kötüler arasında saydığımız adamları burada görmüyoruz?"
İnkarcılar derler ki: "Dünyada kendilerini kötülerden saydığımız kimseleri burada niçin göremiyoruz?"
"Nasıl oluyor da kötü olarak saydığımız insanları göremiyoruz?"
'Nasıl oluyor da kötü olarak saydığımız insanları göremiyoruz?'
Bir de derler ki: "Biz bayağılardan saydığımız o adamları ne diye görmüyoruz?
Bir de derler ki: neye görmüyoruz biz o eşrardan saydığımız bir takım adamları
"Biz, neden kötülerden olarak gördüğümüz adamları dipnot 1 görmüyoruz?" derler.
"Biz, neden kötülerden olarak gördüğümüz adamları dipnot 1 görmüyoruz?" derler.
"Biz, neden kötülerden olarak gördüğümüz adamları dipnot 1 görmüyoruz?" derler.
Ve derler ki: "Bize ne oluyor ki, kendilerini şerir (kötü)lerden saydığımız adamları göremiyoruz."
(Azgınlar) derler: "Kendilerini (dünyada) bayağılardan saydığımız adamları neye görmüyoruz"?
Ve dediler ki: Bizim kendilerini kötülerden saydığımız adamları niçin burada görmüyoruz?
(49-68) Bu bir hatırlatmadır. Kesinlikle, sakınanlar için / muttakiler için güzel bir varış yeri vardır. Onlara adn cennetleri nin kapıları açıktır. Onda yaslanarak otururlar. Orada çokça yiyecekler ve içecekler çağırırlar. Onların yanında bakışları zarflı yaşıtları/ akranları vardır. Hesap günü için sizlere vaad edilen budur. Muhakkak bu rızkımızdır , bunda bir tükeniş te yoktur. İşte bu, m uhakkak ki taşkınlara, fena / şerli bir varış yeri vardır. Cehennem; işte oraya salınacaklar ne kötü oturulacak yerdir / mahat’tır. İşte bu, artık tatsınlar onu, kaynar su ve irini. Ve onun şeklinden türdeş / eş başkasını da tatsınlar. İşte bu, sizinle beraber atılanlara, onlara merhaba yok, kesinlikle onlar da ateşe salınacaklar. Dediler ki bilakis sizlere merhaba olmasın, siz bunu bize sundunuz / takdim ettiniz, ne kötü durulacak yer. Dediler ki Rabbimiz bunu bize kim sundu ise / takdim etti ise ateşteki azabını bir kat daha artır / ziyadeleştir. Bize ne oldu da en fena / en şerli olarak saydığımız, onlarla dalga geçtiğimiz adamlardan göremiyoruz dediler. Yoksa gözümüzden mi kaçırdık. Ateş halkının bu çekişmesi / kavgası kesinlikle gerçekleşecektir. De ki muhakkak ben bir uyarıcıyım. Allahtan başka ilah yoktur. Tek ve kahredici (karşı konulamayan ezici güç) O’dur. Göklerin ve yerin ve ikisi arasındakilerin rabbidir. Saygıdeğerdir, çok defa bağışlayandır. Deki size büyük / kocaman bir haber vereyim mi? Siz ondan yüz çeviriyorsunuz.
Derler ki: "Ne oluyor da, kendilerini kötülerden saydığımız adamları göremiyoruz?"
"Bize ne oldu ki, (dünyada) kötülerden saydığımız adamları (burada) görmüyoruz?" dediler.
(Birbirlerine) "Neden bazı adamları göremiyoruz, onları kötü kimseler sayardık?
Birbirlerine dönüp "Kötü ve tehlikeli saydığımız kimseler vardı; onları niye göremiyoruz?
Bize ne oldu da kötü saydığımız adamları burada göremiyoruz? derler.
-Bize ne oldu da kötü saydığımız adamları burada göremiyoruz? derler.
Şöyle dediler: "Şer temsilcilerinden saydığımız adamları, acaba neden görmüyoruz?"
And in their wonderment they will say: "Why we do not see those men whom We considered men of evil!
They will say, ‘Why do we not see those we thought were bad
And they will say: "What has happened to us that we see not men whom we used to number among the bad ones?
They will say to one another: "But why do we not see those whom we considered him among the wicked? dipnot 1
They will say, ‘How is it that we do not see some men whom we used to count among the worst of people?
And they will say: "What is the matter with us that we see not men whom we used to count among the bad ones?"
And they say, ‘What is the matter with us that we do not see [here] men whom we used to count among the bad ones?
And these (inmates of Hell) will say, `What is the matter with us that we do not see (here) the men whom we used to count among the wicked.
They say, 'How is it with us, that we do not see men here that we counted among the wicked?
They will say to each other: "How come we do not find any of those [believers] whom we were calling names?"
And they shall say, 'What ails us that we do not see men whom we used to think amongst the wicked?
They said, "Why do we not see some men whom we used to count among the wicked?"
And the infidels shall say, why do we not see the men whom we numbered among the wicked,
And they shall say, "What ails us that we do not see men whom we used to count among the wicked?
And they will say, "How is it with us, (that) we do not see men (here) that we used to count among the evil (ones)?
And they say: What aileth us that we behold not men whom we were wont to count among the wicked?
And will add: "O what has happened to us that we do not see the men we counted among the wicked.
And they will add: "How is it that we do not see [here any of the] men whom we were wont to count among the wicked,
The tyrants will ask ˹one another˺, "But why do we not see those we considered to be lowly?
And they said: "Why do we not see some men whom we used to count among the wicked"
They will say, "How come we do not see (in Hell) people we used to count among the wicked?
And they will say, "Why do we not see men whom we used to count among the worst?
And they will say: “What ails us that we see not men we counted among the worst,
Then they will exclaim to one another, "What is amiss with us? We do not see people whom we counted among evil!
And they will (also) say: "What has happened to us that we see not men whom we used to count among the bad ones?
And they (the infidels) will say, "What is the matter with us that we do not see those men (here in Hell) whom we used to count amongst the worst? (i.e the Muslims whom the infidels used to treat as the worst people among them)
And they said: "Why do we not see some men whom we used to count among the wicked?"