Diyanet İşleri
O grup da, "Hayır, size rahat ve huzur olmasın. Bu cehennemi bizim önümüze siz sürdünüz. Orası ne kötü durak yeridir!" der.
Sâd suresi
Sâd suresi, 60. ayet. قَالُوا۟ بَلْ أَنتُمْ لَا مَرْحَبًۢا بِكُمْ أَنتُمْ قَدَّمْتُمُوهُ لَنَا فَبِئْسَ ٱلْقَرَارُ
ḳâlû bel entüm. lâ merḥabem biküm. entüm ḳaddemtümûhü lenâ. febi'se-lḳarâr.
O grup da, "Hayır, size rahat ve huzur olmasın. Bu cehennemi bizim önümüze siz sürdünüz. Orası ne kötü durak yeridir!" der.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Sakınanların cenneti ve azgınların çekişmesi Sâd 50–64 3
İşte (azap), onu tatsınlar: Bir kaynar su ve bir irin.
O azaba benzer çeşit çeşit başka azaplar da vardır.
(Kendi aralarında şöyle derler:) "İşte sizinle beraber cehenneme tıkılacak bir grup. Onlara rahat ve huzur olmasın! Şüphesiz onlar cehenneme gireceklerdir."
O grup da, "Hayır, size rahat ve huzur olmasın. Bu cehennemi bizim önümüze siz sürdünüz. Orası ne kötü durak yeridir!" der.
Şöyle derler: "Ey Rabbimiz! Bunu bizim önümüze kim sürdüyse, cehennemde onun azabını bir kat daha artır."
Yine şöyle derler: "Dünyada kendilerini kötü saydığımız adamları acaba neden göremiyoruz?"
"(Cehennemlik değillerdi de) biz onları alaya mı almış olduk, yoksa (buradalar da) gözlerimizden mi kaçtılar?"
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 59–60. ayetler için yazılmıştır.
59-60. Cehennem ateşine gelip bir araya toplanacakları vakit birbirlerine sövüp sayacak ve aralarında şöyle konuşacaklardır: “(Önderler diyecek ki:) “İşte bu, sizinle birlikte (ateşe) zorla girecek bir gruptur. Rahat yüzü görmesin onlar! Zira ateşi boylayacaklardır.” Cehenneme atılmak üzere sonradan getirilen grup da onlara: “Hayır, asıl siz rahat yüzü görmeyin! Zira bunu” bu azabı, ona davet etmeniz, bizi fitneye düşürüp saptırmanız ve bu azaba sebep olmanızdan ötürü “başımıza siz getirdiniz. Ne kötü bir yerdir” Hepimiz için çok kötü ve çok şerli bir kalma yeridir “burası!, diyecekler.”
Sonra da kendilerini azdırıp saptıranlara şöyle beddua ederler:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Tabi olan grup, tabi oldukları efendilerine şöyle derler: "Bilakis siz ey kendilerine tabi olduğumuz efendiler! Asıl size rahat yüzü olmasın, bizi dalalete sürükleyip yoldan çıkararak bu elim dolu azaba çarptırılmamıza siz sebep oldunuz. Bu yer ne kötü bir yerdir. Bu kötü olan yer bizim ve sizin hepimizin yeri olan cehennem ateşidir.
Aynı kök: رحب (4 geçiş)
Andolsun, Allah birçok yerde ve Huneyn savaşı gününde size yardım etmiştir. Hani, çokluğunuz size kendinizi beğendirmiş, fakat (bu çokluk) size…
Aynı kök: رحب (4 geçiş)
Savaştan geri kalan üç kişinin de tövbelerini kabul etti. Yeryüzü bütün genişliğine rağmen onlara dar gelmiş, vicdanları da kendilerini sıktıkça…
Aynı kök: رحب (4 geçiş)
(Kendi aralarında şöyle derler:) "İşte sizinle beraber cehenneme tıkılacak bir grup. Onlara rahat ve huzur olmasın! Şüphesiz onlar cehenneme…
Aynı kök: قرر (38 geçiş) · Aynı kök: باس (73 geçiş)
(28-29) Allah'ın nimetini küfre değişenleri ve kavimlerini helak yurduna, yaslanacakları cehenneme sürükleyenleri görmedin mi? O, ne kötü duraktır!
Aynı kök: قدم (48 geçiş) · Aynı kök: باس (73 geçiş)
Onlardan birçoğunun inkar edenleri dost edindiklerini görürsün. Andolsun ki kendileri için önceden (ahirete) gönderdikleri şey; Allah'ın onlara gazap…
Aynı kök: قدم (48 geçiş) · Aynı kök: باس (73 geçiş)
Firavun, kıyamet gününde kavminin önüne geçecek ve onları ateşe götürecektir. Ne kötü varış yeridir orası!
Aynı kök: قرر (38 geçiş)
Derken, şeytan ayaklarını oradan kaydırdı. Onları içinde bulundukları konumdan çıkardı. Bunun üzerine biz de, "Birbirinize düşman olarak inin. Sizin…
Aynı kök: قرر (38 geçiş)
Hani, "Birbirinizin kanını dökmeyeceksiniz, birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayacaksınız" diye de sizden kesin söz almıştık. Sonra bunu böylece kabul…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Saptırılanlar liderlerine) "Asıl siz rahat yüzü görmeyin! Onu (ateşi) bize siz sundunuz! Burası ne kötü bir yerdir!" diyeceklerdir.
(Körü körüne izleyenler ise), "Hayır, (sorumlu) sizsiniz! Asıl siz rahat yüzü görmeyin! Bunu başımıza siz sardınız ve gele gele en berbat yeri (buldunuz)!" diyerek
(Ve) onlar, (ayartılmış olanlar,) feryad edecekler: "Hayır, asıl (sorumlu) sizsiniz! Siz rahat yüzü görmeyin! Bunu başımıza getiren sizsiniz: Ne kötü bir yer burası!"
(O önderlere uyanlar ise): "Hayır, asıl size 'Merhaba = rahat olmak' yoktur. . . Onu (cehennemi) bize siz önerdiniz! Ne kötü bir karargahtır bu!" dediler.
(Onlara uyanlar) Derler ki: "Hayır, sizler; asıl size bir merhaba yok. Bunu (azabı) siz bizim önümüze sürdünüz. Ne kötü bir durak."
(Liderlere uyanlar ise:) Hayır, asıl siz rahat yüzü görmeyin! Onu bize siz sundunuz! Ne kötü bir yerdir! derler.
"Hayır!" diyecekler; "Aslında, size, ‘Merhaba' yok! Bunu, önümüze siz çıkardınız; ne kötü bir yer burası!"
Önderlere uyanlar ise, "Asıl siz rahat yüzü görmeyiniz! Bizi buraya süren sizsiniz. Burası ne kötü bir yerdir!" derler.
Onlar da derler ki, "Aslında siz hoş gelmediniz. Bizi bu duruma siz soktunuz; ne kötü bir son!"
Onlar da derler ki, 'Aslında siz hoş gelmediniz. Bizi bu duruma siz soktunuz; ne kötü bir son!'
(Bu topluluk): "Hayır, asıl size rahatlık yok, bunu bize siz hazırladınız; bakın ne kötü yatak!" derler.
(59-60) Şu: bir alay maıyyetinizde göğüs germiş; onlara merhaba yok, çünkü onlar Cehenneme salınıyorlar. Hayır derler size merhaba yok, onu bize siz takdim ettiniz, bakın ne fena yatak.
Diğerleri ise: "Hayır! Asıl size rahatlık yok. Ona uğramamızın sebebi sizsiniz. O ne kötü bir konaklama yeridir!" dediler.
Diğerleri ise: "Hayır! Asıl size rahatlık yok. Ona uğramamızın sebebi sizsiniz. O ne kötü bir konaklama yeridir!" dediler.
Diğerleri ise: "Hayır! Asıl size rahatlık yok. Ona uğramamızın sebebi sizsiniz. O ne kötü bir konaklama yeridir!" dediler.
(Onlara uyanlar) Derler ki: "Hayır, sizler; asıl size bir merhaba yok. Bunu (azabı) siz bizim önümüze sürdünüz. Ne kötü bir durak."
(Tabi' olanlar rüesaya) derler: "Hayır, siz, asıl rahat (huzur) görmeyin. Bunu bizim önümüze siz getirdiniz. (Bakın) ne çirkin durum"!
Dediler ki: Hayır, asıl siz rahat yüzü görmeyin. Bizi buraya siz sürdünüz. Ne kötü bir duraktır burası.
(49-68) Bu bir hatırlatmadır. Kesinlikle, sakınanlar için / muttakiler için güzel bir varış yeri vardır. Onlara adn cennetleri nin kapıları açıktır. Onda yaslanarak otururlar. Orada çokça yiyecekler ve içecekler çağırırlar. Onların yanında bakışları zarflı yaşıtları/ akranları vardır. Hesap günü için sizlere vaad edilen budur. Muhakkak bu rızkımızdır , bunda bir tükeniş te yoktur. İşte bu, m uhakkak ki taşkınlara, fena / şerli bir varış yeri vardır. Cehennem; işte oraya salınacaklar ne kötü oturulacak yerdir / mahat’tır. İşte bu, artık tatsınlar onu, kaynar su ve irini. Ve onun şeklinden türdeş / eş başkasını da tatsınlar. İşte bu, sizinle beraber atılanlara, onlara merhaba yok, kesinlikle onlar da ateşe salınacaklar. Dediler ki bilakis sizlere merhaba olmasın, siz bunu bize sundunuz / takdim ettiniz, ne kötü durulacak yer. Dediler ki Rabbimiz bunu bize kim sundu ise / takdim etti ise ateşteki azabını bir kat daha artır / ziyadeleştir. Bize ne oldu da en fena / en şerli olarak saydığımız, onlarla dalga geçtiğimiz adamlardan göremiyoruz dediler. Yoksa gözümüzden mi kaçırdık. Ateş halkının bu çekişmesi / kavgası kesinlikle gerçekleşecektir. De ki muhakkak ben bir uyarıcıyım. Allahtan başka ilah yoktur. Tek ve kahredici (karşı konulamayan ezici güç) O’dur. Göklerin ve yerin ve ikisi arasındakilerin rabbidir. Saygıdeğerdir, çok defa bağışlayandır. Deki size büyük / kocaman bir haber vereyim mi? Siz ondan yüz çeviriyorsunuz.
(Zalimlere uyanlar ise:) “Hayır, asıl siz rahat yüzü görmeyin. Onu bize siz sundunuz. Ne kötü bir yerdir.” diyeceklerdir.
(Uyanlar, uyulanlara) Dediler ki: "Hayır, asıl size merhaba yok, (asıl siz rahat yüzü görmeyin), siz bunu bizim önümüze getirdiniz. Ne kötü durak (bu)!"
(Onlara uyanlar da:) "Asıl size merhaba yok! Bunu (dünyada güzel göstererek) bize siz sundunuz. Ne kötü kalma yeri!" diyeceklerdir.
(Yeni gelenler öncekilere) "Rahat yüzü görmemeyi asıl hak eden sizlersiniz. Bu suçu önce siz işlediniz... Burası da ne kötü konaklama yeri böyle!" derler.
(Onlara uyanlar ise:) Hayır! Asıl size rahat yüzü yok! Onu siz bize sundunuz derler. Ne kötü kalma yeridir! derler.
Orada, birbirleriyle tartışacaklar, kendilerinin cehennemlik olmalarına sebep olan kimselere lanetler yağdıracaklar. -Hayır, siz rahat yüzü görmeyin. Onu siz bizim önümüze getirdiniz derler. Ne kötü karar.
Dediler: "Hayır, size merhaba yok. Onu siz önümüze çıkardınız. Ne kötü durak yeridir o!"
"You are not welcomed here either", say those in Hell to the fresh crowd, "You brought this evil destiny upon our heads, therefore evil is the place of your destined end".
They will say to them, ‘You are not welcome! It was you who brought this on us, an evil place to stay,’
(The followers shall cry to the misleaders:) "Nay, ye (too)! No welcome for you! It is ye who have brought this upon us! Now evil is (this) place to stay in!"
They will reply: "Rather, no welcome to you. (You will roast in Hell.) It is you who led us to this end. What an evil resort!"
They will say, ‘No, it is you who have no welcome. It is you who brought it upon us. What an evil place to settle!’
(The followers of the misleaders will say): "Nay, you (too)! No welcome for you! It is you (misleaders) who brought this upon us (because you misled us in the world), so evil is this place to stay in!"
They say, ‘Rather, may wretchedness be your lot! You prepared this [hell] for us. What an evil abode!’
They (- their followers) will say (to their leaders), `Nay, it is rather you (who deserve Hell)! There is no welcome for you (either). In truth it was you that brought about this (evil punishment) for us (by leading us astray), what an evil resting place it is!'
They say, 'No, it is you have no Welcome; you forwarded it for us; how evil a stablishment!'
The new comers will complain to the Hell’s residents: "You deviated us from the right path to this end. You deserve to suffer like this."
They shall say, 'Nay, for you too is there no welcome! it was ye who prepared it beforehand for us, and an ill resting-place it is!'
They said, "No, you are the ones without welcome. It was you who misled us, so here is the result!"
And the seduced shall say to their seducers, verily ye shall not be bidden welcome: Ye have brought it upon us; and a wretched abode is hell.
They shall say, "Nay! Thee too! No welcome for you: it is you who have brought this upon us; evil is this resting-place. "
They will say, "No indeed, it is you (who) have no welcome; you forwarded it for us; so, miserable is the reposing!"
They say: Nay, but you (misleaders), for you there is no word of welcome. Ye prepared this for us (by your misleading). Now hapless is the plight.
They will say: "In fact, it is you who will have no welcome. It is you who brought this upon us. What an evil place of rest!"
[And] they [who had been seduced] will exclaim: "Nay, but it is you! No welcome to you! It is you who have prepared this for us: and how vile a state to abide in!"
The followers will respond, "No! You are not welcome! You brought this upon us. What an evil place for settlement!"
They said: "No, you are the ones without welcome. It was you who misled us, so here is the result!"
The newcomers will respond, "Nor are you welcomed. You are the ones who preceded us and misled us. Therefore, suffer this miserable end."
They will say, "Nor you! No welcome for you. You, [our leaders], brought this upon us, and wretched is the settlement."
They will say: “The truth is, you — no welcome for you — you sent it ahead for us; and evil is the fixed lodging!”
The followers will say to the leaders, "Nay, but you! There is no welcome for you either! It is you who sent this forth for us! What a station of plight!" (14:21), (33:67), (34:32), (37:29), (40:47).
(The followers of evil will cry out to their leaders:) No, you (too)! (There is) no welcome for you! It is you who have made this happen to us! Now, (this) place to stay-in is evil!
They (the followers) will say (to their leaders) "No, it is you who are not welcome; you are the ones who brought this upon us." So, how evil is the place to stay (for ever)!”
They said: "No, you are the ones without welcome. It was you who presented this to us, what a miserable result!"