En'âm suresi

En'âm suresi, 31. ayet

En'âm suresi, 31. ayet. قَدْ خَسِرَ ٱلَّذِينَ كَذَّبُوا۟ بِلِقَآءِ ٱللَّهِ حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءَتْهُمُ ٱلسَّاعَةُ بَغْتَةً قَالُوا۟ يَٰحَسْرَتَنَا عَلَىٰ مَا فَرَّطْنَا فِيهَا وَهُمْ يَحْمِلُونَ أَوْزَارَهُمْ عَلَىٰ ظُهُورِهِمْ أَلَا سَآءَ مَا يَزِرُونَ

ḳad ḫasira-lleẕîne keẕẕebû biliḳâi-llâh. ḥattâ iẕâ câethümü-ssâ`atü bagteten ḳâlû yâ ḥasratenâ `alâ mâ ferraṭnâ fîhâ vehüm yaḥmilûne evzârahüm `alâ żuhûrihim. elâ sâe mâ yezirûn.

Diyanet İşleri

Allah'ın huzuruna çıkmayı yalanlayanlar gerçekten ziyana uğramıştır. Nihayet onlara ansızın o saat (kıyamet) gelip çatınca, bütün günahlarını sırtlarına yüklenerek, "Hayatta yaptığımız kusurlardan ötürü vay halimize!" diyecekler. Dikkat edin, yüklendikleri günah yükü ne kötüdür!

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

En'âm 28–34 · surenin 31. ayeti / 165

Konu Mahşerdeki itiraflar; dünya hayatı oyun ve eğlencedir En'âm 21–32 3

  1. En'âm 28

    Hayır, (bu yakınmaları) daha önce gizlemekte oldukları şeyler onlara göründü (de ondan). Eğer çevrilselerdi, elbette kendilerine yasaklanan şeylere yine döneceklerdi. Şüphesiz onlar yalancıdırlar.

  2. En'âm 29

    Derler ki: "Hayat ancak dünya hayatımızdır. Artık biz bir daha diriltilecek de değiliz."

  3. En'âm 30

    Rab'lerinin huzurunda durduruldukları vakit (hallerini) bir görsen! (Allah) diyecek ki: "Nasıl, şu (dirilmek) gerçek değil miymiş?" Onlar, "Evet, Rabbimize andolsun ki, gerçekmiş" diyecekler. (Allah), "Öyleyse inkar etmekte olduğunuzdan dolayı tadın azabı!" diyecek.

  4. 31

    Allah'ın huzuruna çıkmayı yalanlayanlar gerçekten ziyana uğramıştır. Nihayet onlara ansızın o saat (kıyamet) gelip çatınca, bütün günahlarını sırtlarına yüklenerek, "Hayatta yaptığımız kusurlardan ötürü vay halimize!" diyecekler. Dikkat edin, yüklendikleri günah yükü ne kötüdür!

  5. En'âm 32

    Dünya hayatı ancak bir oyun ve bir eğlencedir. Elbette ki ahiret yurdu Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için daha hayırlıdır. Hala akıllanmayacak mısınız?

  6. En'âm 33

    Ey Muhammed! Biz çok iyi biliyoruz ki söyledikleri elbette seni incitiyor. Onlar gerçekte seni yalanlamıyorlar; fakat o zalimler Allah'ın ayetlerini inadına inkar ediyorlar.

  7. En'âm 34

    Andolsun ki, senden önce de birçok Peygamberler yalanlanmıştı da onlar yalanlanmalarına ve eziyet edilmelerine karşı sabretmişler ve nihayet kendilerine yardımımız yetişmişti. Allah'ın kelimelerini değiştirebilecek bir güç de yoktur. Andolsun peygamberler ile ilgili haberlerin bir kısmı sana gelmiş bulunuyor.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

31. Yani Allah’a kavuşmayı yalanlayarak bu yalanları dolayısıyla da haram fiilleri işlemek, kişiyi helâke götüren günahları irtikab etmek cesaretini gösteren kimseler hüsrana uğramış, her türlü hayırdan mahrum kalmışlardır. “Nihâyet kıyamet kendilerine” onlar en kötü ve çirkin hallerinde bulunurlarken “ansızın gelip çattığı zaman günahlarını sırtlarına yüklenmiş halde” son derece pişman olduklarını açığa vurarak: “Orada yaptığımız kusurlardan dolayı yazıklar olsun bize!, diyeceklerdir.” Ancak bu zamanı geçmiş bir pişmanlıktır. “Dikkat edin, yüklendikleri şey ne kötüdür.” Sırtlarındaki bu yük onlara ağır gelecek, ondan kurtulmaya da güç yetiremeyeceklerdir. Bundan dolayı da ebedî olarak cehennemde kalacaklar ve hükmü herkese geçen, cebbar olan Allah’ın gazabında da ebedî kalmaya müstehak olacaklar.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Muhakkak ki ölümden sonra dirilmeyi yalanlayanlar ve kıyamet gününde Allah'ın huzuruna durmayı uzak görenler hüsrana uğramışlardır. Kıyamet önceden bir bilgi ve uyarı olmadan ansızın onların başına geldiği zaman şiddetli pişmanlıktan; "Allah'a karşı küfür işleyerek yaptığımız kusurlardan ve ahiret gününe hazırlık yapmadığımızdan dolayı hayal kırıklığına uğradığımız için bize yazıklar olsun!" derler. Sırtlarında da günahlarını taşırlar. Bilesiniz ki, o yüklendikleri ve taşıdıkları şey ne kadar da kötüdür.

Kelimeler

26 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَدْ kad gerçekten
  2. خَسِرَ hasira ziyana uğradı(lar) kök: خسر
  3. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  4. كَذَّبُوا۟ kezzebu yalanlayan(lar) kök: كذب
  5. بِلِقَآءِ bilika'i huzuruna çıkmayı kök: لقي
  6. ٱللَّهِ ۖ llahi Allah'ın kök: اله
  7. حَتَّىٰٓ hatta nihayet
  8. إِذَا iza zaman
  9. جَآءَتْهُمُ ca'ethumu kendilerine geldiği kök: جيا
  10. ٱلسَّاعَةُ s-saatu o sa'at kök: سوع
  11. بَغْتَةًۭ begteten ansızın kök: بغت
  12. قَالُوا۟ kalu dediler kök: قول
  13. يَـٰحَسْرَتَنَا ya hasratena vah bize kök: حسر
  14. عَلَىٰ ala dolayı
  15. مَا ma
  16. فَرَّطْنَا ferratna kusurlarımızdan kök: فرط
  17. فِيهَا fiha orada
  18. وَهُمْ vehum ve onlar
  19. يَحْمِلُونَ yehmilune yüklenecekler kök: حمل
  20. أَوْزَارَهُمْ evzarahum günahlarını kök: وزر
  21. عَلَىٰ ala
  22. ظُهُورِهِمْ ۚ zuhurihim sırtlarına kök: ظهر
  23. أَلَا ela bakın
  24. سَآءَ sa'e ne kötü kök: سوا
  25. مَا ma şeyler
  26. يَزِرُونَ yezirune yüklenip taşıyorlar kök: وزر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: فرط (8 geçiş) · Aynı kök: حسر (12 geçiş)

    (55-56) Farkında olmadan azap size ansızın gelmeden önce, Rabbinizden size indirilenin en güzeline uyun ki, kişi, "Allah'ın yanında, işlediğim…

  • Aynı kök: سوع (49 geçiş) · Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Ortak kavram: Hüsran

    Onları yeniden diriltip hepsini bir araya toplayacağı gün, sanki gündüzün bir saatinden başka kalmamışlar (yeni ayrılmışlar) gibi, aralarında…

  • Aynı kök: سوع (49 geçiş) · Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Ortak kavram: Hüsran

    Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah'ındır. Kıyamet kopacağı gün, işte o gün batıla sapanlar hüsrana uğrayacaklardır.

  • Aynı kök: بغت (13 geçiş) · Aynı kök: سوع (49 geçiş)

    Sana kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi ancak Rabbimin katındadır. Onu vaktinde ancak O (Allah) ortaya çıkaracaktır. O…

  • Aynı kök: بغت (13 geçiş) · Aynı kök: سوع (49 geçiş)

    Yoksa Allah tarafından kendilerini kuşatacak bir azabın gelmeyeceğinden veya onlar farkında olmadan kıyametin ansızın gelip çatmayacağından emin mi…

  • Aynı kök: بغت (13 geçiş) · Aynı kök: سوع (49 geçiş)

    İnkar edenler, kendilerine kıyamet ansızın gelinceye, yahut da onlara kısır bir günün azabı gelip çatıncaya dek o Kur'an'dan bir şüphe içinde…

  • Aynı kök: وزر (27 geçiş) · Aynı kök: حمل (64 geçiş)

    Böylece kıyamet gününde kendi günahlarını tam olarak, bilgisizce saptırdıkları kimselerin günahlarının da bir kısmını yüklenirler. Dikkat et,…

  • Aynı kök: وزر (27 geçiş) · Aynı kök: حمل (64 geçiş)

    Şöyle dediler: "Sana verdiğimiz sözden kendi isteğimizle caymış değiliz. Fakat biz Mısır halkının mücevheratından yüklü miktarlarda takınmıştık. İşte…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

77 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Allah ile karşılaşmayı yalanlayanlar, elbette kaybetmişlerdir. Sonunda o (Son) Saat onlara ansızın gelince, dipnot 1 günahlarını sırtlarına yüklenerek "(Dünyada iyi davranışları) terk etmemizden dolayı bize yazıklar olsun!" diyecekler. Dikkat edin! Yüklendikleri şey ne kötüdür!

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Son Saat'in ansızın geleceğiyle ilgili mesajlar için bkz. En‘âm 6:47; A‘râf 7:187; Yûsuf 12:107; Enbiyâ 21:40; Hacc 22:55; Şu‘arâ 26:202; ‘Ankebût 29:53; Zümer 39:55; Zuhruf 43:66; Muhammed 47:18.

Mustafa İslamoğlu

Doğrusu, Allah'a kavuşacaklarını yalanlayanlar hüsrana uğrayacaklar. Kıyamet Saati ansızın geliverdiğinde, günahlarının yükünü sırtlarında taşır bir halde diyecekler ki: "Ondan mahrum kaldığımız için yazıklar olsun bize!" Ah, o yüklendikleri şey ne fenadır!

Muhammed Esed

Kıyamet Saati ansızın gelip çatıncaya (ve) "Yazıklar olsun bize ki onu gözardı etmişiz!" diye ağlaşıp dövününceye kadar Allaha varacaklarını inkar edenler gerçekten hüsrana uğrayanlardır, çünkü omuzlarında günahlarının yükünü taşıyacaklardır: Ah, o yüklenecekleri (ağırlık) ne kötüdür!

Ahmed Hulusi

Allah'a kavuşmayı (nefslerinin hakikatinin Allah Esma'sı olduğunun farkındalığını yaşayacaklarını) yalanlayanlar gerçekten hüsrana uğradılar! Nihayet o saat (ölümü tatma süreci) ansızın kendilerine geldiğinde, suçlarının yükünü sırtlanmış olarak şöyle dediler: "Yazıklar olsun bize, dünyada ihmal ettiğimiz çalışmalar yüzünden düştüğümüz mahrumiyete!". Dikkat edin, yüklendikleri (vebal) ne kötüdür!

Ali Bulaç

Allah'a kavuşmayı yalan sayanlar, doğrusu hüsrana uğramışlardır. Öyle ki, saat (kıyamet günü) apansız onlara geliverince, günahlarını sırtlarına yüklenerek: "Onda (dünyada) sorumsuzca yaptıklarımızdan dolayı yazıklar olsun bize..." derler. Dikkat edin, o işleyip yüklendikleri ne kötüdür.

Ali Özek ve heyeti

Allah'ın huzuruna çıkmayı yalanlayanlar gerçekten ziyana uğramıştır. Nihayet onlara Kıyamet vakti ansızın gelip çatınca, onlar, günahlarını sırtlarına yüklenerek diyecekler ki: «Dünyada iyi amelleri terketmemizden dolayı vah bize!» Dikkat edin, yüklendikleri şey ne kötüdür!

Ali Rıza Safa

Allah'a kavuşmayı yalanlayanlar yitime uğramışlardır. Evrenlerin sonu ansızın geldiğinde, suçlarını sırtlarına yüklenerek, şöyle diyecekler: "Sorumsuzca orada yaptıklarımızdan dolayı, yazıklar olsun bize!" Ne kötü bir şey yükleniyorlar.

Bayraktar Bayraklı

Allah'ın huzuruna varmayı yalanlayanlar, gerçekten ziyana uğradılar. Nihayet onlara kıyamet vakti ansızın gelip çatınca onlar, günahlarını sırtlarına yüklenerek diyecekler ki: "Dünyada iyi amelleri terketmemizden dolayı vay halimize!" Dikkat ediniz! Taşıdıkları şey ne kötüdür!

Edip Yüksel

Kaybedenler, ALLAH ile karşılaşmayı yalanlayanlardır. O an kendilerini ansızın yakalayınca, günah yüklerini sırtlarında taşıyarak, "Oradaki hayatımızı boşa harcamamızdan ötürü vay halimize" diyecekler. Yüklendikleri şey ne de kötü!

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Kaybedenler, ALLAH ile karşılaşmayı yalanlayanlardır. O an (dünyanın sonu) kendilerini ansızın yakalayınca, günah yüklerini sırtlarında taşıyarak, 'Oradaki hayatımızı boşa harcamamızdan ötürü vay halimize,' diyecekler. Yüklendikleri şey ne de kötü!

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah'ın karşısına çıkacaklarını inkar eden kimseler gerçekten hüsrana uğramıştır. Nihayet kıyamet günü gelip ansızın kendilerini bastırıverince: "Hayatta yaptığımız hatalardan dolayı vah bize!" derler; o an ki, günahlarını sırtlanmış götürüyorlardır. Bak ne kötü yükler götürüyorlar!

Elmalılı Hamdi Yazır

hakikat hüsranda kaldı o: Allahın karşısına çıkacaklarını inkar eden kimseler ki nihayet saat gelib ansızın kendilerini bastırıverince "eyvah! hayatta yaptığımız taksırlerden dolayı hasretlerimize bak" derler o dem ki bütün veballerini sırtlarına yüklenmiş götürüyorlardır, bak ki ne fena yükler götürüyorlar!

Erhan Aktaş

Allah ile karşılaşmayı yalan sayanlar, gerçekten hüsrana uğramışlardır. Nihayet o Sa'at ansızın gelip çatınca, günahlarını sırtlarına yüklenerek: "Dünyada iyi şeyleri yapmamaktan dolayı yazıklar olsun bize." diyecekler. Dikkat edin yüklendikleri şey ne kötüdür!

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah ile karşılaşmayı yalan sayanlar, gerçekten hüsrana uğramışlardır. Nihayet o saat ansızın gelip çatınca, günahlarını sırtlarına yüklenerek: "Dünyada iyi şeyleri yapmamaktan dolayı yazıklar olsun bize." diyecekler. Dikkat edin yüklendikleri şey ne kötüdür!

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah ile karşılaşmayı yalan sayanlar, gerçekten hüsrana uğramışlardır. Nihayet o saat ansızın gelip çatınca, günahlarını sırtlarına yüklenerek: "Dünyada iyi şeyleri yapmamaktan dolayı yazıklar olsun bize." diyecekler. Dikkat edin yüklendikleri şey ne kötüdür!

Gültekin Onan

Tanrı'ya kavuşmayı yalan sayanlar, doğrusu hüsrana uğramışlardır. Öyle ki, saat (kıyamet günü) apansız onlara geliverince, günahlarını sırtlarına yükleyerek: "Onda (dünyada) sorumsuzca yaptıklarımızdan dolayı yazıklar olsun bize..." derler. Dikkat edin, o işleyip yüklendikleri ne kötüdür.

Hasan Basri Çantay

Allahın huzuruna çıkmayı yalan sayanlar gerçek en büyük ziyana uğramışdır. Nihayet kendilerine ansızın kıyamet günü çatdığı zaman, onlar (günah) yüklerini sırtlarının üstüne yükleyerek, demişler (diyecekler) ki: "orada (Hayatda) yapdığımız taksirlerden dolayı eyvah bize!.. Dikkat edin, ne kötüdür o yüklenib taşıyacakları şeyler!

İbni Kesir

Allah'a kavuşmayı yalan sayanlar; gerçekten kaybetmişlerdir. Nihayet kıyamet ansızın gelip çattığı zaman; yüklerini sırtlarına yüklenerek: Orada yaptığımız eksiklerden dolayı yazıklar olsun bize, derler. Dikkat edin, ne kötüdür yüklendikleri şeyler.

Mehmet Alagaş

(22-32) O gün hepsini toplayacağız, ortak koşanlara diyeceğiz ki nerede ortak koştuğunuzu iddia ettikleriniz? Sonra da onları ayrıştırıcı sınama konusu /fitne konusu yapmadık (Bir tarafta Allah diğer tarafta bunlar , hadi seçin bakalım demedik, bunlar Allah'ın bir tür alternatifi değildi ki) onlar Rabbimiz ancak Allah’tır dediler, biz ortak koşanlar değildik dediler (Peki siz değilseniz kim ortak koştu?) b ak, kendilerine nasıl da yalan söylüyorlar, iftira e ttikleri de onlardan saptı . Onlardan seni kim dinliyor ise biz onların kalplerine onu anlamamaları için siper yaptık, kulaklarına da tıpa. Her bir ayeti görseler dahi ona inanmazlar ve dahi sana geldiklerinde senle de mücadele ederler / cedelleşirler. Örtbas edenler / yok sayan kimseler / kafirler bu sadece evvelkilerin masallarıdır diyorlar. Ondan uzaklaştırıyorlar, kendileri de ondan uzak duruyorlar, böylece sadece kendilerini yok ediyorlar, bilincinde de / şuurunda da değiller , ateşe vakıf oldukları nda / ateş başında dikeldiklerinde hele onları bir görsen, derler ki yazıklar olsun bize ret edilirsek / geri döndürülürsek Rabbimizin ayetlerini yalanlamayalım ve iman edenlerden olalım, önceden gizledikleri nedir ortaya çıktı / belirdi, eğer ki tekrar döndürülseler yasaklanmış oldukları şeylerde yine döneklik ederlerdi /Âd ederlerdi. Onlar kesinlikle yalancıdır, yine derlerdi ki sadece dünya hayatımız var ve biz yeniden diriltilmeyeceğiz. Rablerinde dikeldiklerinde / vâkıf olduklarında onları bir görsen? Der ki bu gerçek değil mi? derler ki evet ve Rabbimi de gerçek. Yok saymanızdan / örtbas etmenizden dolayı azabı tadın der . Allah’la buluşmayı yalanlayanlar hasara uğradılar, saat onlara ansızın / birden geldiğinde oradaki (yapmayıp) eksik bıraktıklarımız nedeniyle p işmanlık bize dediler. Onlar sırtlarında yüklerini taşıyorlar, ne kötü şey yükleniyorlar, dünya hayatı oyun ve eğlence den başka bir şey değildir, Ahiret yurdu sakınanlar için daha hayırlıdır, akletmez misiniz?

Rowwad Tercüme Merkezi

Allah ile karşılaşmayı yalanlayanlar hüsrana uğramışlardır. Kıyamet ansızın onların başına geldiği zaman; “Dünyada işlediğimiz kusurlardan dolayı yazıklar olsun bize!” derler. Sırtlarında da günahlarını taşırlar. Dikkat edin! O yüklenip taşıdıkları ne kötüdür.

Süleyman Ateş

Allah'ın huzuruna çıkmayı yalanlayanlar, gerçekten ziyana uğradı(lar). Nihayet kendilerine ansızın o sa'at gelip çatınca, günahlarını sırtlarına yüklenmiş olarak: "Hayatta (iyi işler yapmaktan) geri kalıp günah işlememizden ötürü vah bize!" dediler. Bakın, ne kötü şeyler yüklenip taşıyorlar!

Süleymaniye Vakfı

Allah'ın huzuruna varma hakkında yalana sarılanlar, kesinlikle kaybederler. Beklenmedik bir anda son saat gelince günah yüklerini sırtlarında taşırken: "Bu konudaki kusurlarımızdan dolayı vay halimize!" diyeceklerdir. Dikkat edin, yüklenecekleri şey ne kötüdür!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah ile yüzleşme konusunu yalan sayanlar kaybedeceklerdir. Kıyamet saati beklemedikleri bir anda gelince günahlarını sırtlanmış olarak diyeceklerdir ki "Bu konudaki kusurlarımızdan dolayı vay halimize!" Baksana ne kötü yükler yüklenmişlerdir!

Şaban Britch

Allah ile karşılaşmayı yalanlayanlar hüsrana uğramışlardır. Kıyamet ansızın onların başına geldiği zaman “Dünyada işlediğimiz kusurlardan dolayı yazıklar olsun bize!” derler. Sırtlarında da günahlarını taşırlar. Dikkat edin! O yüklenip taşıdıkları ne kötüdür.

Şaban Piriş

Allah ile karşılaşmayı yalanlayanlar hüsrana uğramışlardır. Kıyamet ansızın onların başına geldiği zaman "dünyada işlediğimiz kusurlardan dolayı yazıklar olsun bize!" derler, sırtlarında da günahlarını taşırlar. Dikkat edin, taşıdıkları ne kötüdür.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah'ın huzuruna varmayı yalanlayanlar, gerçekten hüsrana uğramıştır. Sonunda o saat ansızın kendilerine gelip çatınca, sırtlarında günahlarını taşır bir halde şöyle demişlerdir: "Dünya hayatında düşdüğümüz aşırılıklardan dolayı vay hasretimize!" Dikkat edin! Ne kötü şeylerdir taşıyıp durdukları.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Losers indeed are those who deny Resurrection and their audience of Allah, their Creator. And when all of a sudden the predetermined Eventful Hour surprises them, they shall say with pining regrets and vain repentances: "It is a great pity to have neglected our duty to Allah in life below and for what we left undone." They shall be burdened with wrongs more then their backs can bear. Evil indeed is the fate of those who are burdened with wrongs, and evil indeed are the wrongs they wear.

Abdul Haleem

Lost indeed are those who deny the meeting with their Lord until, when the Hour suddenly arrives, they say, ‘Alas for us that we disregarded this!’ They will bear their burdens on their backs. How terrible those burdens will be!

Abdullah Yusuf Ali

Lost indeed are they who treat it as a falsehood that they must meet Allah,- until on a sudden the hour is on them, and they say: "Ah! woe unto us that we took no thought of it"; for they bear their burdens on their backs, and evil indeed are the burdens that they bear?

Abul A'la Maududi

Those who consider it a lie that they will have to meet Allah are indeed the losers so much so that when that Hour comes to them suddenly they will say: 'Alas for us, how negligent we have been in this behalf .' They will carry their burden (of sins) on their backs. How evil is the burden they bear!

Aisha Bewley

Those who deny the meeting with Allah have lost, so that, when the Hour comes upon them suddenly, they will say, ‘Alas for how we neglected it!’ They will bear their burdens on their backs. How evil is what they bear!

Al-Hilali & Khan

They indeed are losers who denied their Meeting with Allâh,[1] until all of a sudden, the Hour (signs of death) is on them, and they say: "Alas for us that we gave no thought to it," while they will bear their burdens on their backs; and evil indeed are the burdens that they will bear!

Ali Quli Qarai

They are certainly losers who deny the encounter with Allah. When the Hour overtakes them suddenly, they will say, ‘Alas for us, for what we neglected in it!’ And they will bear their burdens on their backs. Look! Evil is what they bear!

Amatul Rahman Omar

Those who cried lies to (the news of) meeting Allâh have indeed suffered a loss; (they will go on denying it) until the Hour (of Resurrection) overtakes them unaware. They will then say, `Woe to Us, for our neglecting it (-the Hour, in our life).' And they shall be bearing the burdens (of their sins) on their backs. Behold! how evil is the burden they shall bear.

Arthur John Arberry

Lost indeed are they that cried lies to the encounter with God, so that when the Hour comes to them suddenly they shall say, 'Alas for us, that we neglected it!' On their backs they shall be bearing their loads; O how evil the loads they bear!

Bijan Moeinian

The losers are those who deny that they have to meet their Lord until they suddenly find themselves at His presence. Then they become sorry and say: "Shame on us who wasted our worldly lives." They will carry loads of sins on their back; what a miserable load to carry.

E. Henry Palmer

Losers are they who disbelieved in meeting God, until when the hour comes suddenly upon them they say, 'Woe is us for our neglect thereof!' for they shall bear their burdens on their backs, evil is what they bear.

Edip-Layth

Losers are those who have denied their meeting with God; until the moment comes to them suddenly, then they say, "We deeply regret what we have wasted in it," and they will carry their burdens on their backs; miserable indeed is their burden.

George Sale

Those indeed are the losers who deny the meeting with Allah, so much so, that when the Hour shall come on them unawares, they will say, 'O our grief for our neglecting this Hour!' And they shall bear their burdens on their backs. Surely, evil is that which they bear.

Hamid S. Aziz

Losers, indeed, are they who disbelieved in meeting Allah, until, when the hour comes suddenly upon them, they say, "Alas for us, that we were neglectful!" They shall bear their burdens on their backs; evil is what they bear.

Mahmoud Ghali

The ones who have cried lies to the meeting with Allah have already lost until, when the Hour comes to them suddenly, they will say, "Oh, alas for us, for whatever we neglected in it. " And they will be carrying their encumbrances (Literally: whatever "they are encumbered with") on their backs. Verily odious are the encumbrances they bear!

Marmaduke Pickthall

They indeed are losers who deny their meeting with Allah until, when the Hour cometh on them suddenly, they cry: Alas for us, that we neglected it! They bear upon their backs their burdens. Ah, evil is that which they bear!

Mohamed Ahmed - Samira

They are surely lost who call the meeting with God a lie. When the Hour comes upon them unawares, they will say: "Alas, we neglected it!" and carry their burdens on their backs: How evil the burden they will carry!

Muhammad Asad

Lost indeed are they who consider it a lie that they will have to meet God -till the Last Hour suddenly comes upon them, [and] they cry, "Alas for us, that we disregarded it!" - for they shall bear on their backs the burden of their sins: oh, how evil the load with which they shall be burdened!

Mustafa Khattab

Losers indeed are those who deny the meeting with Allah until the Hour takes them by surprise, then they will cry, "Woe to us for having ignored this!" They will bear ˹the burden of˺ their sins on their backs. Evil indeed is their burden!

Progressive Muslims

Losers are those who have denied their meeting with God; until the Hour comes to them suddenly, then they Say: "We deeply regret that which we have wasted in it," and they will carry their burdens on their backs; miserable indeed is their burden.

Rashad Khalifa

Losers indeed are those who disbelieve in meeting GOD, until the Hour comes to them suddenly, then say, "We deeply regret wasting our lives in this world." They will carry loads of their sins on their backs; what a miserable load!

Sahih International

Those will have lost who deny the meeting with Allah, until when the Hour [of resurrection] comes upon them unexpectedly, they will say, "Oh, [how great is] our regret over what we neglected concerning it," while they bear their burdens on their backs. Unquestionably, evil is that which they bear.

Sam Gerrans

They have lost who deny the meeting with God; when the Hour has come upon them unexpectedly, they will say: “O our regret over what we neglected concerning it!” And they will bear their burdens upon their backs; in truth, evil is what they will bear.

Shabbir Ahmed

Losers indeed are those who deny meeting with Allah, until the Hour suddenly comes upon them. Then they say, "We deeply regret wasting our lives in this world!" They will bear on their backs their burdens. What a miserable load!

Syed Vickar Ahamed

Lost indeed are those who treat it as a lie that they must meet Allah— Until all of a sudden the hour (sign of death) comes to, and they say: "Oh! Sorrow upon us that we did not give any thought to it;" For they bear their burdens on their backs. And truly how evil are the burdens that they bear!

Taqi Usmani

Losers indeed are those who deny that they will ever face Allah, until when the Hour will come upon them suddenly, they will say, "Alas! We have been negligent about it." They shall carry their burdens on their backs. Beware! Evil is the burden they carry.

The Monotheist Group

Losers are those who have denied their meeting with God; until the Hour comes to them suddenly, then they say: "We deeply regret that which we have wasted in it," and they will carry their burdens on their backs; miserable indeed is their burden.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 31. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 31. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 31. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩