Rahmân suresi

Rahmân suresi, 72. ayet

Rahmân suresi, 72. ayet. حُورٌ مَّقْصُورَٰتٌ فِى ٱلْخِيَامِ

ḥûrum maḳṣûrâtün fi-lḫiyâm.

Diyanet İşleri

Onlar, çadırlara kapanmış hurilerdir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Rahmân 69–75 · surenin 72. ayeti / 78

Konu Diğer iki cennet ve kapanış Rahmân 62–78 3

  1. Rahmân 69

    O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

  2. Rahmân 70

    Onlarda huyları güzel, yüzleri güzel dilberler vardır.

  3. Rahmân 71

    O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

  4. 72

    Onlar, çadırlara kapanmış hurilerdir.

  5. Rahmân 73

    O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

  6. Rahmân 74

    Onlara, eşlerinden önce ne bir insan ne bir cin dokunmuştur.

  7. Rahmân 75

    O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 70–75. ayetler için yazılmıştır.

70-71. “İçlerinde” yani bütün cennetlerde “güzel huylu, güzel yüzlü” huriler “vardır.” Bunlar gizli ve açık güzelliklere sahiptirler. Hem yaratılışları itibari ile hem de huyları itibari ile güzeldirler.

72-75. “Çadırlar içinde (eşleri için) saklanmış huriler vardır.” Yani orada inciden çadırlar içerisinde saklanmış, kendilerini kocalarına hazırlamış huriler vardır. Bu, onların çıkıp cennet bahçelerinde dolaşmalarına aykırı değildir. Tıpkı koruma altında ve dışarı çıkmayan hükümdar kızlarının âdet üzere bahçelerde dolaştıkları onlar da dolaşırlar. “Onlara onlardan önce ne bir insan dokunmuştur, ne de bir cin.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Çadırlarda gizlenip korunmuş huriler vardır.

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. حُورٌۭ hurun huriler kök: حور
  2. مَّقْصُورَٰتٌۭ meksuratun kapanmış kök: قصر
  3. فِى fi içine
  4. ٱلْخِيَامِ l-hiyami çadırlar kök: خيم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: قصر (11 geçiş)

    Yeryüzünde sefere çıktığınız vakit kafirlerin size saldırmasından korkarsanız, namazı kısaltmanızdan ötürü size bir günah yoktur. Şüphesiz kafirler…

  • Aynı kök: قصر (11 geçiş)

    "Hatırlayın ki Allah Ad kavminden sonra, sizi onların yerine getirdi ve sizi yeryüzünde yerleştirdi. Yerin ovalarında köşkler kuruyor, dağları oyup…

  • Aynı kök: قصر (11 geçiş)

    Şeytanlara kardeş olanlara gelince, şeytanlar onları azgınlığın içine çekerler, sonra da bundan hiç geri durmazlar.

  • Aynı kök: حور (13 geçiş)

    İsa, onların inkarlarını sezince, "Allah yolunda yardımcılarım kim?" dedi. Havariler, "Biziz Allah yolunun yardımcıları. Allah'a iman ettik. Şahit…

  • Aynı kök: حور (13 geçiş)

    Hani bir de, "Bana ve Peygamberime iman edin" diye havarilere ilham etmiştim. Onlar da "İman ettik. Bizim müslüman olduğumuza sen de şahit ol"…

  • Aynı kök: حور (13 geçiş)

    Hani havariler de, "Ey Meryem oğlu İsa! Rabbin bize gökten bir sofra indirebilir mi?" demişlerdi. İsa da, "Eğer mü'minler iseniz, Allah'a karşı…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

59 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Otağlar (çadırlar) içinde (cennetliklere) özel huriler (vardır). dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesaj: Sâffât 37:48; Sâd 38:52; Duhân 44:54; Tûr 52:20; Rahmân 55:56; Vâkı‘a 56:22. Çeşitli ayetlerde geçen [hûr] kelimesi, [ahver] veya [havrâ] kelimelerinin çoğuludur ve cennet eşleri için kullanılmaktadır. Gözünün akı çok beyaz, siyahı da çok siyah olanlar veya kalpleri, nefisleri ve gözleri güzel olanlara denilir.

Mustafa İslamoğlu

Çardaklar içinde, gözü gönlü dışarıda olmayan pırıl pırıl eşler:

Muhammed Esed

(Kutsananlar, orada, harika) çadırlarda saf ve çekingen, yumuşak huylu eşleri (ile birlikte yaşayacaklar).

Ahmed Hulusi

Yalnız eşlerine hasredilmiş huriler (Hakkani vasıfları açığa çıkaran bilinçlerin tüm istek ve arzularını yerine getirecek kapasite ve olanaklarla oluşturulmuş eşler - bedenler. Bakınız 13. Ra'd: 35, 47. Muhammed: 15)!

Ali Bulaç

Otağlar içinde korunmuş huri kadınlar.

Ali Özek ve heyeti

Otağlar içinde sahiplerine tahsis edilmiş huriler vardır.

Ali Rıza Safa

Otağlarda, korunmuş eşler vardır. dipnot 485

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 485
    "Korunmuş eşler" olarak yazdığımız tanımlama, kimi Kur'an çevirilerinde, "Çadırlar içinde bekletilen huriler" veya "Ceylan gözlüler" veya "Huyları güzeller, yüzleri güzeller" veya "Beyaz tenli kara gözlü huriler" veya "Alımlı, süzgün bakışlı, evlerine bağlı, örtülü huriler" biçiminde çevrilmiştir. 44:54 ve 56:22 ayetlerinde de benzer çeviri ayrılıkları yapılmıştır.

Bayraktar Bayraklı

- İkisinde de her türlü meyveler, hurmalar ve nar vardır. Şimdi, Rabbinizin ahiret nimetlerinden hangisini inkar edebilirsiniz? İçlerinde huyu ve yüzü güzel hanımlar vardır. Şimdi, Rabbinizin güzelliklerini nasıl inkar edebilirsiniz? Otağları içinde sahiplerine tahsis edilmiş huriler vardır. Şimdi, Rabbinizin ahiret nimetlerinden hangisini inkar edebilirsiniz? Bunlara onlardan önce ne bir insan ne bir cin dokunmuştur. Şimdi, Rabbinizin vefasını nasıl inkar edebilirsiniz? Yeşil yastıklara ve rengarenk halılara yaslanarak sohbet ederler. Rabbinizden daha ne istiyorsunuz? İhtişam sahibi ve cömert olan Rabbinin adı ne yücedir!

Edip Yüksel

Çadırlara kapanmış güzeller

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Çadırlara kapanmış güzeller

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Cibinliklerde gizlenip duran huriler;

Elmalılı Hamdi Yazır

Cibinliklerde mestur, mahsus huriyan

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Çadırlarda korunaklı huriler dipnot 1 vardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Parlak siyah gözlü eşler. "Hur," parlak siyah göz demektir. Bu ayete, genellikle "ceylan gözlü huriler, ahu gözlü huriler, iri gözlü dilberler" şeklinde anlam verilmektedir. Bu, dil yönünden de, çeviri tekniği açısından da Kur'an'a karşı sadakatsizliktir. Çünkü "huri" zaten iri gözlü, ceylan gözlü veya ahu gözlü anlamındadır. Dolayısı ile "ceylan gözlü huriler" diyen bir kimse, "laf oyunu" yapmaktadır. Zira "ceylan gözlü" zaten "huri" sözcüğünün karşılığıdır. Bu kimseler aslında, "ceylan gözlü, ceylan gözlü" demiş olmaktadırlar. Huri sözcüğünü; "kadın", "dilber" olarak çevirmek, yani ayete "ceylan gözlü kızlar, kadınlar, dilberler" olarak anlam vermek kesinlikle "Cahiliye Arap Kültürü ve Atalar dininden etkilenmenin sonucudur. Ayet, "lafız" olarak ta "anlam" olarak" da dişil bir anlam taşımamaktadır. "Hur" sözcüğüne bu şekilde anlam vermek esasen İsrailiyat kaynaklıdır. "İsrailiyat kaynaklı erkeksi algı," ayette yer alan "hur" sözcüğüne "dişil" anlam yükleyerek; ayeti, "ceylan gözlü dilberler", "ahu gözlü kadınlar", "huriler" şeklinde anlamlandırmaktadır. Oysaki "hur" hem erilliğin hem de dişilliğin çoğuludur. "Hur" sözcüğünün tekil formu, erkek için "ahver", dişi için "havra" dır. Kur'an'da, sözcüğün çoğul formu olan "hur" sözcüğü, cinsiyet olarak ne erkek ne de kadın anlamı taşımaktadır. "Hur" sözcüğü, her iki cinsi de içine alan ortak bir anlama sahiptir. Yani hem erkeğin hem de kadının gözünü ifade etmektedir. Ayrıca bu sözcükle anlatılmak istenen şey "güzellik"tir. Bu sözcüğün, tefsir ve çeviri külliyatında, Cennet'te erkeklere sunulacak, ikram edilecek dişi varlıklar olarak tanımlanmış olması, vahye dair yaşanan önemli yanılgılardan biridir. Bu, İslam'ın ahiret inancına sokulmuş önemli bir yanılgıdır. Ödüllendirmede ve cezalandırmada cinsiyet ayırımcılığı yapmak, Kur'an'a iftira atmak demektir.

Gültekin Onan

Otağlar içinde korunmuş huri kadınlar.

Hasan Basri Çantay

Çadırlar içinde ehl-i perde huuriler yardır.

İbni Kesir

Otağlar içinde korunmuş huriler vardır.

Mehmet Alagaş

(46-78) Rabbinin pozisyonundan / makamından korkan için ise iki cennet vardır. (İns cenneti cin cenneti ama cehennem tekti) O halde her ikinizin de rabbi olanın hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz. Onlara ait (iki cennete ait) ağaç dalları. O halde her ikinizin de rabbi olanın hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz. Her ikisi içerisinde akar halde iki göze / iki su kaynağı. O halde her ikinizin de rabbi olanın hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz. Her ikisi içerisinde iki çift halinde / erkek dişi halde meyveler. O halde her ikinizin de rabbi olanın hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz. Taban astarları kalın ipekten olan döşeklerde yarı yatış halinde yaslanmış otururlar , her iki cennetin de devşirilmesi / meyvelere erişimi kolay yakınlıktadır. O halde her ikinizin de rabbi olanın hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz. Her ikisinde kapalı zarf gibi olanlar / başka eşle ilgilenmemişler var. Onların öncesinde / cennet sahiplerinin öncesinde ins veya cin onlara dokunmamış. O halde her ikinizin de rabbi olanın hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz. O kadınlar ki tıpkı yakut ve mercan gibidirler. O halde her ikinizin de rabbi olanın hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz. Güzelliğin karşılığı, ancak güzellik değil midir? (Evet yarabbi) O halde her ikinizin de rabbi olanın hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz. Bu iki cennet dışında iki cennet daha vardır. (Dört cennet oldu) O halde her ikinizin de rabbi olanın hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz. Yeşilliklerle dolu yeşil mi yeşil iki cennet daha. O halde her ikinizin de rabbi olanın hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz. Her ikisinde de serpilen / saçılan iki göze / iki kaynak var. (Nezahat’ın olgunlaşma serpilme anlamı var) O halde her ikinizin de rabbi olanın hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz. Her ikisinde meyveler, hurmalar ve nar / rumman var. O halde her ikinizin de rabbi olanın hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz. Her ikisinde iyi ve güzeller var. O halde her ikinizin de rabbi olanın hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz. Çadırlarda / otağlarda kapalı halde tutulan huriler. O halde her ikinizin de rabbi olanın hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz. Onların öncesinde / cennet sahiplerinin öncesinde ins ve cin onlara / hurilere dokunmamıştır. Yeşil çimen üzerinde parlak güzellikte yaygılarda yarı yatış halinde yaslanmış otururlar. O halde her ikinizin de rabbi olanın hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz. Görkem / celal ve ikram sahibi Rabbinin ismi bereketlidir / mübarektir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Otağlar içerisinde sahiplerine tahsis edilmiş huriler vardır.

Süleyman Ateş

Çadırlara kapanmış huriler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

O güzeller, Köşklerden dipnot 1 çıkmayan huriler, hizmetçi kızlardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    الخيمة çadır veya ahşap ev anlamına gelir.(Lisan) Cennetteki evler köşk şeklinde olacağı için köşk anlamını tercih ettik.

Şaban Britch

Otağlar içinde korunmuş huriler..

Şaban Piriş

Otağlar içinde korunmuş huriler..

Yaşar Nuri Öztürk

Çadırlar içinde bekletilen huriler var.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Beauties with eyes radiating splendour restrained to those whom they accompany, and abiding in pearly tent-like pavillrions canopied with ornamented dome-shaped tapestry brocaded with gold,

Abdul Haleem

Dark-eyed, sheltered in pavilions.

Abdullah Yusuf Ali

Companions restrained (as to their glances), in (goodly) pavilions;-

Abul A'la Maududi

There shall be maidens sheltered in tents. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    For the explanation of hoor see( E.Ns 28, 29 of Surah As-Saaffat) and (E.N. 42 of Surah Ad-Dukhan). The pavilions probably will be similar to those pitched for the nobles and rich people in the public parks. Most probably the wives of the dwellers of Paradise will live with them in their palaces, and in their parks there will be tents pitched here and there in which there will be the hoors to entertain them. Our this presumption is based on this that in the foregoing verses beautiful and chaste wives have been mentioned; now, here, mention of the hoors signifies that they will be a different kind of women from the wives. This presumption is further strengthened by the Hadith which Umm Salamah has reported. She says: I asked: O messenger of Allah, who are better, the women of the world or the hoors. The Prophet replied (peace be upon him), the women of the world are superior to the hoors in the same way as the outer layer of a garment is superior to its lining. I asked: On what grounds? He replied: On the ground that the women have offered their Prayers, observed their Fasts, and performed other devotions. (Tabarani). This shows that the wives of the dwellers of Paradise will be the women who affirmed the faith in the world and left the world while they practiced good and right. They will enter Paradise in consequence of their faith and good deeds, and will deserve the blessings of Paradise on merit. They would either become the wives of their previous husbands of their own free will and choice if they (the previous husbands) too happened to be dwellers of Paradise. Otherwise, Allah will wed them to some other dweller of Paradise, if the two would like to live together as husband and wife. As for the hoors, they will not be entitled to dwell in Paradise as a result of any righteous deed of their own, but Allah will create them as young, beautiful women and bestow them also as a blessing among the other blessings on the dwellers of Paradise so that they may enjoy their companionship. But they will not in any case be creatures of the kind of the jinn and fairies, for man cannot cohabit with a kind other than his own. Therefore, most probably these would be those innocent girls who died immature and Allah will recreate them as young and beautiful women.

Aisha Bewley

Dark-eyed, secluded in cool pavilions.

Al-Hilali & Khan

Hûr[1] (beautiful, fair females) guarded in pavilions;

Ali Quli Qarai

Houris secluded in pavilions.

Amatul Rahman Omar

Pure and chaste houris confined to (their goodly) pavilions (enjoying the shade of God`s mercy).

Arthur John Arberry

houris, cloistered in cool pavilions --

Bijan Moeinian

The mates waiting for their husbands in their tents.

E. Henry Palmer

Bright and large-eyed maids kept in their tents.

Edip-Layth

Companions, inside grand pavilions.

George Sale

Having fine black eyes; and kept in pavilions from public view:

Hamid S. Aziz

Pure ones confined to pavilions.

Mahmoud Ghali

Hûrîs, cloistered in pavilions,

Marmaduke Pickthall

Fair ones, close-guarded in pavilions -

Mohamed Ahmed - Samira

Houris cloistered in pavilions --

Muhammad Asad

[There the blest will live with their] companions pure and modest, in pavilions [splendid] -

Mustafa Khattab

˹They will be˺ maidens with gorgeous eyes, reserved in pavilions.

Progressive Muslims

Companions, inside grand pavilions.

Rashad Khalifa

Confined in the tents.

Sahih International

Fair ones reserved in pavilions -

Sam Gerrans

Pure-eyed maidens, sheltered in pavilions;

Shabbir Ahmed

Modest, intelligent companions in blessed shades.

Syed Vickar Ahamed

Fair companions restricting (their glances), in (beautiful and decorated) homes—

Taqi Usmani

- the houris, kept guarded in pavilions-

The Monotheist Group

Companions, inside grand pavilions.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Rahmân suresi, 72. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Rahmân suresi, 72. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Rahmân suresi, 72. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩