Diyanet İşleri
Şüphesiz inkar edenler ve zulmedenler (var ya), Allah onları asla bağışlayacak ve doğru yola iletecek değildir.
Nisâ suresi
Nisâ suresi, 168. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَظَلَمُوا۟ لَمْ يَكُنِ ٱللَّهُ لِيَغْفِرَ لَهُمْ وَلَا لِيَهْدِيَهُمْ طَرِيقًا
inne-lleẕîne keferû veżalemû lem yeküni-llâhü liyagfira lehüm velâ liyehdiyehüm ṭarîḳâ.
Şüphesiz inkar edenler ve zulmedenler (var ya), Allah onları asla bağışlayacak ve doğru yola iletecek değildir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Peygamberlere vahiy ve şahitlik Nisâ 163–170 3
Müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdik ki, peygamberlerden sonra insanların Allah'a karşı bir bahaneleri olmasın. Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Fakat Allah, sana indirdiğini kendi ilmiyle indirmiş olduğuna şahitlik eder. Melekler de buna şahitlik eder. Şahit olarak Allah yeter.
Şüphesiz inkar edenler, insanları Allah yolundan alıkoyanlar derin bir sapıklığa düşmüşlerdir.
Şüphesiz inkar edenler ve zulmedenler (var ya), Allah onları asla bağışlayacak ve doğru yola iletecek değildir.
(Allah onları) ancak içinde ebedi kalacakları cehennemin yoluna iletir. Bu ise Allah'a çok kolaydır.
Ey insanlar! Peygamber size Rabbinizden hakkı (gerçeği) getirdi. O halde, kendi iyiliğiniz için iman edin. Eğer inkar ederseniz bilin ki, göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Ey Kitab ehli! Dininizde sınırları aşmayın ve Allah hakkında ancak hakkı söyleyin. Meryem oğlu İsa Mesih, ancak Allah'ın peygamberi, Meryem'e ulaştırdığı (emriyle onda var ettiği) kelimesi ve kendisinden bir ruhtur. Öyleyse Allah'a ve peygamberlerine iman edin, "(Allah) üçtür" demeyin. Kendi iyiliğiniz için buna son verin. Allah, ancak bir tek ilahtır. O, çocuk sahibi olmaktan uzaktır. Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O'nundur. Vekil olarak Allah yeter.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 168–169. ayetler için yazılmıştır.
168-169. Bundan dolayı Yüce Allah: “Kâfir olup zulmedenleri...” buyurmaktadır. Bu zulüm ise onların küfürlerinden başka ve ona ilave bir şeydir. Aksi takdirde küfür zaten -mutlak olarak zulmün söz konusu edilmesi halinde- zulmün kapsamına girer. Burada zulümden kasıt, küfür amelleri ve onun içerisine alabildiğine dalmaktır. Bu gibi kimseler ilâhi mağfiretten de dosdoğru yola iletilmekten de uzaktırlar. Bundan dolayı da Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “…Allah ne mağfiret edecektir ne de onlara doğru bir yol gösterecektir. Ancak cehennemin yolunu (gösterecektir)” Böylelerinin mağfirete nail olup hidâyete ermelerinin mümkün olmayışı, azgınlıklarını sürdürmeleri, küfürlerini artırmaları bundan dolayı da kalplerinin mühürlenmesi, işledikleri günahlar sebebiyle de önlerinde hidâyet yollarının kapanmasıdır. Yoksa “Rabbin kullara asla zulmedici değildir.” (Fussilet, 41/46)
“Bu, Allah’a pek kolaydır.” Yani Allah onlara aldırış etmez, onları önemsemez. Çünkü onlar hayra elverişli kimseler değildir. Onlara ancak kendileri için seçtikleri hal yakışır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Şüphesiz Allah'ı, resullerini inkâr edenler ve küfürde kalmakla kendi nefislerine zulmedenleri, bulundukları küfür üzerine kalmaya ısrarcı oldukları sürece; yüce Allah bağışlamayacak ve asla onları Allah'ın azabından kurtaracak doğru yola yöneltmeyecektir.
Aynı kök: طرق (11 geçiş)
(Allah onları) ancak içinde ebedi kalacakları cehennemin yoluna iletir. Bu ise Allah'a çok kolaydır.
Aynı kök: طرق (11 geçiş)
Şöyle dediler: "Şüphesiz bu ikisi, sihirleri ile sizi yurdunuzdan çıkarmak ve en üstün olan dininizi ortadan kaldırmak isteyen birer sihirbazdırlar."
Aynı kök: طرق (11 geçiş)
(Firavun'un imana yanaşmaması üzerine) Musa'ya, "Kullarımı (İsrailoğullarını) geceleyin (Mısır'dan) yürütüp çıkar. Yakalanmaktan korkmaksızın, endişe…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(168, 169) İnkâr edip haksızlık edenleri Allah asla bağışlayacak değildir. dipnot 1 Onları içinde ebedî kalacakları dipnot 2 cehennemin yolundan başka bir yola ulaştıracak da değildir. Bu, Allah'a çok kolaydır.
Küfre gömülen ve zulümde direnenleri Allah asla affetmeyecek ve onlara bir yol göstermeyecektir;
Hakikati inkar etmeye ve zulüm işlemeye şartlanmış olanları, Allah asla affetmeyecek ve onlara bir yol göstermeyecektir;
Muhakkak ki Allah hakikati inkar edenleri ve zulmedenleri ne bağışlar ne de onlara bir tarik (anlayış yolu) açar.
Gerçek şu ki, inkar edenler ve zulmedenler, Allah onları bağışlayacak değildir, onları bir yola da iletecek değildir.
İnkâr edip zulmedenleri Allah asla bağışlayacak değildir. Onları doğru yola iletecek de değildir.
Kuşkusuz, Allah, nankörlük edenleri ve haksızlık yapanları bağışlamayacak; onlara bir yol da göstermeyecektir.
- İnkar edip zulme sapanlar var ya; Allah onları asla affedecek değildir. Onları içinde süreli kalacakları cehennem yolu hariç, başka bir yola iletecek de değildir.Bunu yapmak Allah için kolaydır.
İnkar edip zulmedenleri ALLAH ne bağışlayacak, ne de onlara bir yol gösterecektir.
İnkar edip zulmedenleri ALLAH ne bağışlayacak, ne de onlara bir yol gösterecektir.
(168-169) Şüphesiz küfredip haksızlık edenleri Allah bağışlayacak ve cehennem yolundan başka bir yola da çıkaracak değildir; orada sonsuza dek kalacaklardır. Bu da Allah için kolaydır.
(168-169) Şübhesiz küfredib haksızlık edenleri Allah mağfiret edecek değil, Cehennem yolundan başka bir yola çıkaracakda değil, onlar ebediyyen onda muhalled, bu da Allaha nazaran kolay bulunuyor
Kuşkusuz Allah Kafir olanları ve zulmedenleri bağışlayacak değildir. Onları bir yola iletecek de değildir;
Kuşkusuz Allah Kafir olanları ve zulmedenleri bağışlayacak değildir. Onları bir yola iletecek de değildir;
Gerçeği yalanlayıp nankörlük edip, zulmedenleri Allah bağışlayacak değildir. Onları bir yola hidayet edecek de değildir;
Gerçek şu ki, kafirler ve zulmedenler, Tanrı onları bağışlayacak değildir, onları bir yola da iletecek değildir.
(168-169) Hakıykat, o inkar edib kafir olanlar ve zulm edenler (yok mu) Allah onları asla yarlığayacak değildir. Onları cehennemin yolundan başka bir yola da iletecek değildir. Onlar orada ebedi kalıcıdırlar. Bu ise Allaha göre pek kolaydır.
Muhakkak ki küfreden ve zulmedenleri Allah, bağışlayacak ve onları doğru yola iletecek değildir.
(167-170) Muhakkak ki kafirler ve Allah yolundan saptıranlar kesinlikle pek uzak bir sapıklığa sapmışlardır. Muhakkak ki kafirler ve zalimleri Allah asla bağışlamayacaktır ve onları cehennem yolu hariç herhangi bir yola rehber olup iletmeyecektir. Orada ebedi kalıcıdırlar. Bu Allah’a kolaydır. Ey insanlar Rabbinizden size gerçek olarak bir Resul kesinlikle geldi , iman ediniz, sizin için hayırdır, eğer küfrederseniz de muhakkak ki semalarda ve yerde ne varsa Allah’ındır.
Kâfir olup, zulmedenleri Allah asla, bağışlayacak ve doğru yola iletecek değildir.
O inkar edip zulmedenler var ya, Allah onları ne bağışlayacak, ne de yola iletecektir.
Kafirlik eden /ayetleri görmezlikte direnen ve yanlış yapanları dipnot 1 ise Allah bağışlamayacak, (doğru) bir yola da yöneltmeyecektir dipnot 2 .
Ayetleri görmezlikten gelenleri ve yanlış yapanları Allah ne bağışlayacak; ne de bir yola yöneltecektir.
Küfredenleri ve zulmedenleri Allah bağışlamamıştır. Onlara hiçbir yol göstermez.
Küfredenleri ve zulmedenleri Allah bağışlamamıştır. Onlara hiç bir yol göstermez.
İnkar edip zulme sapanlar var ya, Allah onları affetmeyecek, onları hiçbir yola kılavuzlamayacaktır.
And those who denied Allah. and were wrongful of actions, were born to be losers; never shall Allah forgive them nor guide them to the path. of righteousness.
God will not forgive those who have disbelieved and do evil, nor will He guide them to any path
Those who reject Faith and do wrong,- Allah will not forgive them nor guide them to any way-
Likewise, Allah will neither forgive those who denied the truth and took to wrong-doing nor will He show them any other way.
Allah will not forgive those who are kafir and do wrong or guide them on any path,
Verily, those who disbelieve and did wrong [by concealing the truth about Prophet Muhammad صلى الله عليه وسلم and his message of true Islâmic Monotheism written in the Taurât (Torah) and the Injeel (Gospel) with them]; Allâh will not forgive them, nor will He guide them to any way - (Tafsir Al-Qurtubî).
Indeed those who are faithless and do wrong, Allah shall never forgive them, nor shall He guide them to any way,
Those who have disbelieved and have associated partners with Him, it is not for Allâh to protect them, nor will He show them any way
Surely the unbelievers, who have done evil, God would not forgive them, neither guide them on any road
As to those who disbelieve and do injustice, God will not forgive them nor guide them to the straight path.
Verily those who misbelieve and are unjust, God will not pardon them, nor will He guide them on the road -
Those who have rejected and did wrong, God was not to forgive them, nor guide them to a path;
Verily those who believe not, and act unjustly, God will by no means forgive, neither will He direct them into any other way,
Verily, those who disbelieve and do wrong (are unjust), Allah will not pardon them, nor will He guide them on the Way
Surely (the ones) who have disbelieved and have done injustice, indeed Allah would not forgive them, nor indeed guide them on any road.
Lo! those who disbelieve and deal in wrong, Allah will never forgive them, neither will He guide them unto a road,
Those who deny and transgress will not be forgiven by God, nor be shown the way
Behold, those who are bent on denying the truth and on evildoing - God will indeed not forgive them, nor will He guide them onto any road
Those who disbelieve and wrong themselves—surely Allah will neither forgive them nor guide them to any path
Those who have rejected and did wrong, God was not to forgive them, nor guide them to a path.
Those who disbelieve and transgress, GOD will not forgive them, nor will He guide them in any way;
Indeed, those who disbelieve and commit wrong [or injustice] - never will Allah forgive them, nor will He guide them to a path.
Those who ignore warning and do wrong — God will not forgive them, nor will He guide them on a road
Those who indulge in such blatant denial and hinder people from Allah's Way, are wrongdoers. They are violating one of the basic human rights i.e. that of attaining knowledge (4:167). According to the Law of Requital, they block their own way to forgiveness and guidance.
Surely, those who reject Faith and do wrong— Allah will not forgive them nor guide them to any way—
Surely, those who disbelieved and transgressed, Allah is not going to forgive them, nor to lead them to a way
Those who have rejected and did wrong, God was not to forgive them, nor guide them to a path.