Diyanet İşleri
Müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdik ki, peygamberlerden sonra insanların Allah'a karşı bir bahaneleri olmasın. Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Nisâ suresi
Nisâ suresi, 165. ayet. رُّسُلًا مُّبَشِّرِينَ وَمُنذِرِينَ لِئَلَّا يَكُونَ لِلنَّاسِ عَلَى ٱللَّهِ حُجَّةٌۢ بَعْدَ ٱلرُّسُلِ وَكَانَ ٱللَّهُ عَزِيزًا حَكِيمًا
rusülem mübeşşirîne vemünẕirîne liellâ yekûne linnâsi `ale-llâhi ḥuccetüm ba`de-rrusül. vekâne-llâhü `azîzen ḥakîmâ.
Müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdik ki, peygamberlerden sonra insanların Allah'a karşı bir bahaneleri olmasın. Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Peygamberlere vahiy ve şahitlik Nisâ 163–170 3
Fakat onlardan ilimde derinleşmiş olanlar ve mü'minler, sana indirilene ve senden önce indirilene iman ederler. O namazı kılanlar, zekatı verenler, Allah'a ve ahiret gününe inananlar var ya, işte onlara büyük bir mükafat vereceğiz.
Biz, Nuh'a ve ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiğimiz gibi, sana da vahyettik. İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, torunlarına, İsa'ya, Eyyüb'e, Yunus'a, Harun'a ve Süleyman'a da vahyetmiştik. Davud'a da Zebur vermiştik.
Daha önce kıssalarını sana anlattığımız peygamberler gönderdik. Anlatmadığımız (nice) peygamberler de gönderdik. Allah, Musa ile de doğrudan konuştu.
Müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdik ki, peygamberlerden sonra insanların Allah'a karşı bir bahaneleri olmasın. Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Fakat Allah, sana indirdiğini kendi ilmiyle indirmiş olduğuna şahitlik eder. Melekler de buna şahitlik eder. Şahit olarak Allah yeter.
Şüphesiz inkar edenler, insanları Allah yolundan alıkoyanlar derin bir sapıklığa düşmüşlerdir.
Şüphesiz inkar edenler ve zulmedenler (var ya), Allah onları asla bağışlayacak ve doğru yola iletecek değildir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
165. Daha sonra Yüce Allah, bu peygamberleri Allah’a itaat edip kendilerine uyan kimselere dünyevi ve uhrevi mutluluğu müjdelemek, Allah’a isyan eden ve kendilerine muhalefet eden kimseleri de dünya ve âhirette bedbaht olmakla uyarmak üzere gönderdiğini bildirmektedir. Bu da insanların peygamberlerin gönderilmesinden sonra artık Allah’a karşı ileri sürebilecekleri bir delilleri ve bahaneleri kalmasın ve: “Bize ne bir müjdeleyici ne de bir korkutucu gelmedi” demesinler diyedir. Çünkü “İşte size gerçekten müjdeleyici ve korkutucu gelmiş bulunuyor.” (el-Maide, 5/19) O halde insanların Allah’a karşı ileri sürebilecekleri bir delilleri ve mazeretleri kalmamıştır. Çünkü O, peygamberleri ardı arkasına göndermiştir. Bu peygamberler insanlığa dinlerini, Rablerini nasıl razı edeceklerini ve nelerin Rablerini gazaplandırdığını, cennete ve cehenneme giden yolları açıklamışlardır. Artık bundan böyle kim kâfir olursa, kendisinden başkasını kınamasın.
Bu, Yüce Allah’ın izzet ve hikmetinin kemalindendir: “Allah Azîzdir, Hakîmdir.” O, bütün insanlara peygamberler göndermiş, peygamberlere de kitaplar indirmiştir. Bu da O’nun lütuf ve ihsanının bir tecellisidir. Çünkü insanların peygamberlere zorunlu ihtiyaçları olabilecek en ileri derecededir. İşte Allah onların bu zorunlu ihtiyaçlarını gidermiş bulunmaktadır. O bakımdan O’na hamd ve şükürler olsun. Peygamberleri bize göndermek sureti ile baştan beri bize nimetlerini lütfettiği gibi onların yollarını izleme tevfikini vermekle de bu nimetini tamamlamasını Yüce Allah'tan niyaz ederiz. Çünkü O gerçekten cömerttir, bağışı bol olandır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Biz, Allah'a iman edenleri değerli sevaplar ile müjdelemeleri ve küfredenleri de acı verici azapla korkutmaları için resulleri gönderdik. Aynı zamanda resullerin gönderilmesinden sonra insanların Allah'a karşı bir delilleri olmaması için gönderdik. Allah mülkünde Aziz ve yargılamasında hikmet sahibidir.
Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)
İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler…
Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: İzzet
Allah, bunu size sırf bir müjde olsun ve kalpleriniz bununla yatışsın diye yaptı. Yardım ve zafer ancak mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi…
Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: İzzet
Allah bunu, sadece bir müjde olsun ve onunla kalpleriniz yatışsın diye yapmıştı. Yoksa yardım ancak Allah katındandır. Şüphesiz Allah, mutlak güç…
Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)
Şüphesiz biz seni hak ile; müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemlik olanlardan sorumlu tutulacak değilsin.
Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)
Ey kitap ehli! Peygamberlerin arası kesildiği bir sırada, "Bize ne müjdeleyici bir peygamber geldi, ne de bir uyarıcı" demeyesiniz diye, işte size…
Aynı kök: حجج (33 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret)
Hacc-ı ekber gününde, Allah ve Resulünden bütün insanlara bir bildiridir: Allah ve Resulü, Allah'a ortak koşanlardan uzaktır. Eğer tövbe ederseniz,…
Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet · Ortak kavram: Hikmet
"Rabbimiz! İçlerinden onlara bir peygamber gönder; onlara ayetlerini okusun, kitabı ve hikmeti öğretsin ve onları her kötülükten arındırsın.…
Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret) · Ortak kavram: Hikmet
Allah'ın, kendisine Kitab'ı, hükmü (hikmeti) ve peygamberliği verdiği hiçbir insanın, "Allah'ı bırakıp bana kullar olun" demesi düşünülemez. Fakat…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak dipnot 1 (gönderilen) elçilere de (vahy etmiştik) ki elçilerden sonra insanların Allah'a karşı herhangi bir delili (bahanesi) olmasın! Allah güçlüdür, doğru hüküm verendir.
Onlar, müjdeli ve uyarıcı haber taşıyan elçiler; ki (o) elçilerden sonra insanın Allah karşısında bir mazereti bulunmasın: Allah zatında sonsuz izzet ve her hükmünde tam isabet sahibidir.
(Bütün bu) elçileri güzel haberlerin müjdecileri ve uyarıcılar olarak (gönderdik) ki onlar(ın gelişi)nden sonra insanın Allah karşısında bir mazereti kalmasın: Allah gerçekten güç ve hikmet sahibidir.
Müjdeleyici ve uyarıcı olarak Rasuller (gönderdik) ki, Rasullerden (açıklamalarından) sonra insanların Allah'a karşı bir mazereti olmasın! Allah Aziyz'dir, Hakiym'dir.
Elçiler; müjdeciler ve uyarıcılar olarak (gönderildi). Öyle ki elçilerden sonra insanların Allah'a karşı (savunacak) delilleri olmasın. Allah, üstün ve güçlü olandır, hikmet ve hüküm sahibidir.
Keza (gönderilen) peygamberlerden sonra, insanların, Allah'a karşı (özür olarak ileri sürebilecekleri) bir delilleri bulunmaması için müjdeleyen ve korkutan peygamberler gönderdik. Allah, Azîz'dir, Hakîm'dir.
Elçilerden sonra, Allah'ın karşısında, insanların uydurma bir gerekçeleri olmaması için, muştulayıcı ve uyarıcı elçiler. Çünkü Allah, Üstündür; Bilgelik ve Adaletle Yönetendir.
Müjdeleyici ve uyarıcı peygamberler gönderdik ki, peygamberler geldikten sonra insanların Allah'a karşı bahaneleri olmasın. Allah mağlup edilemez; işini yerli yerinde yapar.
Müjdeler ve uyarılar getiren elçiler... Ki tüm bu elçilerden sonra insanların ALLAH'a karşı bir bahaneleri kalmasın. ALLAH Üstündür, Bilgedir.
Müjdeler ve uyarılar getiren elçiler... Ki tüm bu elçilerden sonra insanların ALLAH'a karşı bir bahaneleri kalmasın. ALLAH Üstündür, Bilgedir.
Bunlar artık insanların peygamberlerden sonra Allah'a karşı ileri sürecekleri bir özürleri olmasın diye, hep rahmet müjdecileri ve azap habercileri olarak gönderilmiş peygamberlerdir. Allah, daima güçlüdür, hikmet sahibidir.
Hep rahmet müjdecileri azab habercileri olarak gönderilmiş Peygamberler ki artık insanlar için Allaha karşı Peygamberlerden sonra bir i'tizar behanesi olamasın, Allah aziz, hakim bulunuyor
Haber verici ve uyarıcı olarak Resuller gönderdik ki, Resullerden sonra insanların Allah'a karşı bir bahaneleri olmasın. Allah, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.
Haber verici ve uyarıcı olarak resuller gönderdik ki, resullerden sonra insanların Allah'a karşı bir bahaneleri olmasın. Allah, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.
Müjdeleyici ve uyarıcı olarak elçiler gönderdik ki, elçilerden sonra insanların Allah'a karşı bir bahaneleri olmasın. Allah, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.
Elçiler; müjdeciler ve uyarıcılar olarak (gönderildi). Öyle ki elçilerden sonra insanların Tanrı'ya karşı (savunacak) delilleri olmasın. Tanrı, üstün ve güçlü olandır, hikmet ve hüküm sahibidir.
(Biz) peygamberler (i rahmet) müjdeciler (i) ve azab haberciler (i) olarak (gönderdik). Ta ki peygamberlerden sonra insanların Allaha karşı (özür diye ileri sürebilecekleri) bir behaneleri olmasın. Allah mutlak gaalibdir, yegane hüküm ve hikmet sahibidir.
Müjdeleyici ve uyarıcı peygamberler olarak. Ta ki peygamberler geldikten sonra insanların Allah'a karşı hüccetleri kalmasın. Allah; Aziz, Hakim olandır.
(163-166) Sana da Nuh’a ve ondan sonraki Nebilere vahyettiğmiz gibi vahyettik. İbrahim’e, İsmail’e, İshak’a Yakup’a ve Torunlarına, İsa’ya, Eyyüb’e, Harun’a ve Süleyman’a da vahyettik. Davud’da Zebur’u verdik , önceki Resullerden sana anlattıklarımız da var, sana anlatmadığımız Resuller de var. Allah Musa ile kelimeleri ile kelam etti. Resuller ! Müjdeci ve uyarıcı, Resullerin ardından Allah’a karşı (insanların) bir delilleri kalmasın . Allah saygıdeğerdir, hâkimdir. Şimdi de Allah sana indirdiğine şahit oluyor, Onu da kendi ilmiyle indirdi , melekler de şahitlik ediyorlar. Allah ise şahit olarak yeterlidir.
Müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak rasûller gönderdik ki, rasûllerden sonra insanların Allah’a karşı bir bahaneleri olmasın. Allah Aziz'dir, Hakim'dir.
(Bunları) Müjdeleyici ve uyarıcı elçiler olarak (gönderdik) ki, elçiler geldikten sonra insanların Allah'a karşı bahaneleri kalmasın. Allah üstündür, hüküm ve hikmet sahibidir.
Onları müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik ki o elçilerden sonra insanların Allah'a karşı bir delilleri kalmasın dipnot 1 . Daima üstün olan ve bütün kararları doğru olan Allah'tır.
Müjdeci ve uyarıcı elçiler gönderdik ki onlardan sonra insanların elinde Allah'a karşı ileri sürecekleri bir mazeretleri olmasın. Allah güçlüdür, doğru kararlar verir.
Müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak rasûller gönderdik ki, rasûllerden sonra insanların Allah’a karşı bir bahaneleri olmasın. Allah Aziz'dir, Hakim'dir.
(Bunlar) Peygamberlerin ardından insanların Allah'a karşı bir delilleri olmasın diye müjdeci ve uyarıcı elçiler olarak (gelmiştir). Allah güçlüdür, hakimdir.
Müjdeleyici ve uyarıcı resuller gönderdik ki, elçiler geldikten sonra insanların Allah'a karşı kanıtı olmasın. Allah Aziz'dir, Hakim'dir.
Such Messengers were sent as spectacles and warnings so that people shall have no excuse nor can they hold a plea against Allah in mitigation of censure after they had been warned by Allah's Messengers. And Allah has always been Azizun and Hakimun.
They were messengers bearing good news and warning, so that mankind would have no excuse before God, once the messengers had been sent: God is almighty and all wise.
Messengers who gave good news as well as warning, that mankind, after (the coming) of the messengers, should have no plea against Allah: For Allah is Exalted in Power, Wise.
These Messengers were sent as bearers of glad tidings and as warners dipnot 1 so that after sending the Messengers people may have no plea against Allah. dipnot 2 Allah is All-Mighty, All-Wise.
Messengers bringing good news and giving warning, so that people will have no argument against Allah after the coming of the Messengers. Allah is Almighty, All-Wise.
Messengers as bearers of good news as well as of warning in order that mankind should have no plea against Allâh after the (coming of) Messengers. And Allâh is Ever All-Powerful, All-Wise.
apostles, as bearers of good news and warners, so that mankind may not have any argument against Allah, after the [sending of the] apostles; and Allah is all-mighty, all-wise.
All these Messengers (were) Bearers of good tidings (to the believers) and Warners (to the disbelievers, and were sent) so that people may have no plea against Allâh after (the advent of) the Messengers. And Allâh is All-Mighty, All-Wise.
Messengers bearing good tidings, and warning, so that mankind might have no argument against God, after the Messengers; God is All-mighty, All-wise.
Prophets have been sent to give good news [about the rewards for their good deeds] and warn people [of the consequences of their evil deeds and their responsibilities. ] They are sent so that people could not justify their wrongdoings by the reason of ignorance. Indeed God is the Most Wise and the Highest in rank.
apostles giving glad tidings and warning, that men should have no argument against God, after the apostles, for God is mighty, wise!
Messengers who were bearers of good news and warners, so that there will be no excuse for the people with God after the messengers. God is Noble, Wise.
apostles declaring good tidings, and denouncing threats, lest men should have an argument of excuse against God, after the apostles had been sent unto them; God is mighty and wise.
Messengers giving glad tidings and warning, that men should have no argument against Allah, after the coming of messengers, for Allah is Mighty, Wise!
Messengers (who are) constant bearers of good tidings and constant warners lest mankind should have argument against Allah after the Messengers; and Allah has been Ever-Mighty, Ever-Wise.
Messengers of good cheer and of warning, in order that mankind might have no argument against Allah after the messengers. Allah was ever Mighty, Wise.
All these apostles of good news and admonition were sent so that after the apostles men may have no argument against God. God is all-powerful and all-wise.
[We sent all these] apostles as heralds of glad tidings and as warners, so that men might have no excuse before God after [the coming of] these apostles: and God is indeed almighty, wise.
˹All were˺ messengers delivering good news and warnings so humanity should have no excuse before Allah after ˹the coming of˺ the messengers. And Allah is Almighty, All-Wise.
Messengers who were bearers of good news and warners, so that there will be no excuse for the people with God after the messengers. God is Noble, Wise.
Messengers to deliver good news, as well as warnings. Thus, the people will have no excuse when they face GOD, after all these messengers have come to them. GOD is Almighty, Most Wise.
[We sent] messengers as bringers of good tidings and warners so that mankind will have no argument against Allah after the messengers. And ever is Allah Exalted in Might and Wise.
Messengers as bearers of glad tidings and warners, that men might have no argument against God after the messengers; and God is exalted in might and wise.
All Messengers gave good news, as well as warning, so that humans won't have an argument against God, after the Messengers conveyed to them the Guidance. Allah is Almighty, Wise.
The messengers gave good news as well as warning, that after (the coming) of the messengers, Mankind should have no (reason to) complain against Allah: Because Allah is Almighty (Aziz), All Wise (Hakeem).
- Messengers giving good tidings and warning, so that people may have no plea against Allah after the Messengers (have come). Allah is All-Mighty, All-Wise.
Messengers who were bearers of good news and warners, so that there will be no excuse for the people with God after the messengers. God is Noble, Wise.