Nisâ suresi

Nisâ suresi, 167. ayet

Nisâ suresi, 167. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَصَدُّوا۟ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ قَدْ ضَلُّوا۟ ضَلَٰلًۢا بَعِيدًا

inne-lleẕîne keferû veṣaddû `an sebîli-llâhi ḳad ḍallû ḍalâlem be`îdâ.

Diyanet İşleri

Şüphesiz inkar edenler, insanları Allah yolundan alıkoyanlar derin bir sapıklığa düşmüşlerdir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nisâ 164–170 · surenin 167. ayeti / 176
  1. Nisâ 164

    Daha önce kıssalarını sana anlattığımız peygamberler gönderdik. Anlatmadığımız (nice) peygamberler de gönderdik. Allah, Musa ile de doğrudan konuştu.

  2. Nisâ 165

    Müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdik ki, peygamberlerden sonra insanların Allah'a karşı bir bahaneleri olmasın. Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  3. Nisâ 166

    Fakat Allah, sana indirdiğini kendi ilmiyle indirmiş olduğuna şahitlik eder. Melekler de buna şahitlik eder. Şahit olarak Allah yeter.

  4. 167

    Şüphesiz inkar edenler, insanları Allah yolundan alıkoyanlar derin bir sapıklığa düşmüşlerdir.

  5. Nisâ 168

    Şüphesiz inkar edenler ve zulmedenler (var ya), Allah onları asla bağışlayacak ve doğru yola iletecek değildir.

  6. Nisâ 169

    (Allah onları) ancak içinde ebedi kalacakları cehennemin yoluna iletir. Bu ise Allah'a çok kolaydır.

  7. Nisâ 170

    Ey insanlar! Peygamber size Rabbinizden hakkı (gerçeği) getirdi. O halde, kendi iyiliğiniz için iman edin. Eğer inkar ederseniz bilin ki, göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

167. Yüce Allah hem peygamberlerin -Allah’ın salat ve selamı üzerlerine olsun- risaletlerini hem de onların sonuncusu olan Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in risaletini haber verdikten ve bu hususa hem kendisinin hem de meleklerinin şahitlik ettiğini bildirdikten sonra artık haber verilen ve hakkında şahitlik edilen bu hususun sabit olduğu ortaya çıkmış oldu. O nedenle de peygamberlerin hepsinin tasdik edilmesi, onlara iman edilip tabi olunması da kaçınılmaz olmuştur. İşte bundan sonra Yüce Allah, onları inkar edenleri tehdit ederek şöyle buyurmaktadır: “Kafir olup Allah yolundan alıkoyanlar” yani hem bizzat kâfir olanlar hem de başka insanları da Allah’ın yolundan alıkoyanlar… İşte böyleleri, küfrün önderleri ve sapıklığın davetçileridir. O bakımdan bunlar “şüphesiz uzak bir sapıklıkla sapmışlardır.” Hem bizzat saparak hem de başkasını saptırarak iki türlü günahı kazanan, her iki zarara muhatap olan ve böylelikle hem kendisini hem de başkalarını hidâyete ulaştırma imkânını kaybeden kimsenin sapıklığından daha büyük bir sapıklık olabilir mi?

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Senin peygamberliğini reddedip inkâr edenler ve insanların İslama girmesine engel olanlar haktan şiddetli bir şekilde uzaklaşmışlardır.

Kelimeler

11 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنَّ inne şüphesiz
  2. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  3. كَفَرُوا۟ keferu inkar eden(ler) kök: كفر
  4. وَصَدُّوا۟ ve saddu ve menedenler kök: صدد
  5. عَن an -undan
  6. سَبِيلِ sebili yol- kök: سبل
  7. ٱللَّهِ llahi Allah kök: اله
  8. قَدْ kad hakikaten
  9. ضَلُّوا۟ dellu düşmüşlerdir kök: ضلل
  10. ضَلَـٰلًۢا delalen bir sapıklığa kök: ضلل
  11. بَعِيدًا beiyden uzak kök: بعد

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: صدد (42 geçiş) · Ortak kavram: Yol (sebîl) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    Herkesin kazandığını görüp gözeten Allah inkar edilir mi? Halbuki onlar, Allah'a ortaklar koştular. De ki: "Onların isimlerini açıklayın. Yoksa siz…

  • Aynı kök: صدد (42 geçiş) · Ortak kavram: Yol (sebîl) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    Dünya hayatını ahirete tercih edenler, (insanları) Allah yolundan çevirip onu eğri ve çelişkili göstermek isteyenler var ya, işte onlar derin bir…

  • Aynı kök: صدد (42 geçiş) · Ortak kavram: Yol (sebîl) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    İnkar edenler ve Allah yolundan alıkoyanlar var ya; işte, Allah onların bütün amellerini boşa çıkarmıştır.

  • Ortak kavram: Yol (sebîl) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    Yoksa daha önce Musa'nın sorguya çekildiği gibi, siz de peygamberinizi sorguya çekmek mi istiyorsunuz? Her kim imanı küfre değişirse, o artık doğru…

  • Nisâ 44 olası

    Ortak kavram: Yol (sebîl) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    Kendilerine Kitap'tan bir nasip verilmiş olanları görmüyor musun? Onlar sapıklığı satın alıyorlar ve sizin de yoldan sapmanızı istiyorlar.

  • Nisâ 88 olası

    Ortak kavram: Yol (sebîl) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    Size ne oluyor da münafıklar hakkında iki gruba ayrıldınız? Allah, onları yaptıkları işlerden dolayı baş aşağı ederek eski konumlarına (küfre)…

  • Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    (6-7) Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.

  • Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    İşte onlar, hidayete karşılık sapıklığı satın almış kimselerdir. Bu yüzden alışverişleri onlara kar getirmemiş ve (sonuçta) doğru yolu…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

77 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki inkar edip (insanları) Allah yolundan alıkoyanlar dipnot 1 elbette (doğru yoldan) tamamen uzaklaşmışlardır.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer Mesajlar: Muhammed 47:32, 34.

Mustafa İslamoğlu

İnkara sapan ve başkalarını Allah yolundan saptıranlara gelince: onlar derin bir sapıklığa gömülüp gitmişlerdir.

Muhammed Esed

Hakikati inkar etmeye ve başkalarını Allah yolundan saptırmaya şartlanmış olanlar, derin bir sapıklık içindedirler.

Ahmed Hulusi

Hakikati inkar edip insanları da Allah yolundan engelleyenler, çok büyük sapma içindedirler.

Ali Bulaç

Şüphesiz, inkar edenler ve Allah yolundan alıkoyanlar gerçekten uzak bir sapıklıkla sapmışlardır.

Ali Özek ve heyeti

İnkâr eden ve (başkalarını da) Allah yolundan alıkoyanlar şüphesiz doğru yoldan çok uzaklaşmışlardır.

Ali Rıza Safa

Kuşkusuz, nankörlük edenler ve Allah'ın yolundan alıkoyanlar, olmadık bir sapkınlıkla sapmıştır.

Bayraktar Bayraklı

İnkar edip başkalarını da Allah yolundan çevirenler, dönüşü olmayan bir sapıklığa düşmüşlerdir.

Edip Yüksel

İnkar edenler ve ALLAH'ın yolundan alıkoyanlar tamamıyla sapıtmışlardır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İnkar edenler ve ALLAH'ın yolundan alıkoyanlar tamamıyla sapıtmışlardır

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Şüphesiz inkara sapıp Allah yolundan alıkoyanlar, büyük bir sapıklığa dalmışlardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Şübhesiz ki küfredib Allah yolundan men'edenler haktan sapdılar uzak sapdılar

Erhan Aktaş

Kuşkusuz Kafir olanlar ve Allah'ın yolundan alıkoyanlar, gerçekten derin bir sapkınlıktadırlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kuşkusuz Kafir olanlar ve Allah'ın yolundan alıkoyanlar, gerçekten derin bir sapkınlıktadırlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İnkar edip, Allah'ın yolundan alıkoyanlar, gerçekten derin bir sapkınlıktadırlar.

Gültekin Onan

Şüphesiz, kafirler ve Tanrı yolundan alıkoyanlar gerçekten uzak bir sapıklıkla sapmışlardır.

Hasan Basri Çantay

Hakıykat, o inkar edip kafir olanlar ve (insanları) Allah yolundan alıkoyanlar şübhesiz (hakdan uzak) bir sapıklıkla sapmışlardır.

İbni Kesir

Muhakkak ki küfredip insanları Allah yolundan alıkoyanlar, derin bir sapıklığa düşmüşlerdir.

Mehmet Alagaş

(167-170) Muhakkak ki kafirler ve Allah yolundan saptıranlar kesinlikle pek uzak bir sapıklığa sapmışlardır. Muhakkak ki kafirler ve zalimleri Allah asla bağışlamayacaktır ve onları cehennem yolu hariç herhangi bir yola rehber olup iletmeyecektir. Orada ebedi kalıcıdırlar. Bu Allah’a kolaydır. Ey insanlar Rabbinizden size gerçek olarak bir Resul kesinlikle geldi , iman ediniz, sizin için hayırdır, eğer küfrederseniz de muhakkak ki semalarda ve yerde ne varsa Allah’ındır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Şüphesiz inkâr edenler, insanları Allah yolundan alıkoyanlar derin bir sapıklığa düşmüşlerdir.

Süleyman Ateş

(Sana gelenleri) İnkar edip Allah yolundan menedenler, hakikaten uzak bir sapıklığa düşmüşlerdir.

Süleymaniye Vakfı

Kafirlik eden /ayetleri görmezlikte direnen ve Allah'ın yolundan engelleyenler, yanlış yola girmiş, kaybolup gitmiş olurlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ayetleri görmezlikten gelenler (kafirler) ve Allah yolundan engelleyenler var ya; işte onlar gerçekten derin bir sapıklığa düşmüşlerdir.

Şaban Britch

Küfredenler ve Allah’ın yolundan saptıranlar, derin bir sapıklığa düşmüşlerdir.

Şaban Piriş

Küfredenler ve Allah'ın yolundan saptıranlar, derin bir sapıklığa düşmüşlerdir.

Yaşar Nuri Öztürk

İnkar edip Allah yolundan geri çevirenler, dönüşü olmayan bir sapıklığa düşmüşlerdir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Indeed, those who denied Allah and stood in the way to prevent Allah's spirit of truth from guiding people into all truth have been led by the nose into the depth of the maze of error.

Abdul Haleem

Those who have disbelieved and barred others from God’s path have gone far astray;

Abdullah Yusuf Ali

Those who reject Faith and keep off (men) from the way of Allah, have verily strayed far, far away from the Path.

Abul A'la Maududi

Those who denied this truth and barred others from the way of Allah have indeed strayed far.

Aisha Bewley

Those who are kafir and bar access to the Way of Allah have gone very far astray.

Al-Hilali & Khan

Verily, those who disbelieve [by concealing the truth about Prophet Muhammad صلى الله عليه وسلم and his message of true Islâmic Monotheism written in the Taurât (Torah) and the Injeel (Gospel) with them] and prevent (mankind) from the Path of Allâh (Islâmic Monotheism); they have certainly strayed far away. (Tafsir Al-Qurtubî).

Ali Quli Qarai

Indeed those who are faithless and bar [others] from the way of Allah, have certainly strayed into far error.

Amatul Rahman Omar

Those who disbelieve and hinder (others) from (following) Allâh's way, have indeed strayed, a far off straying.

Arthur John Arberry

Surely those who disbelieve, and bar from the way of God, have gone astray into far error.

Bijan Moeinian

Those who have chosen to disbelieve and prevent people [in any manner such as recourse to multi- media in our time] to join the believers, have indeed gone far in darkness [to be saved. ]

E. Henry Palmer

Verily, those who misbelieve and obstruct the way of God, have erred a wide error.

Edip-Layth

Those who have rejected and turned away from the path of God, they have strayed a far straying.

George Sale

They who believe not, and turn aside others from the way of God, have erred in a wide mistake.

Hamid S. Aziz

Verily, those who disbelieve and obstruct the way of Allah have strayed in wide error.

Mahmoud Ghali

Surely (the ones) who have disbelieved and barred from the way of Allah have already erred into far error.

Marmaduke Pickthall

Lo! those who disbelieve and hinder (others) from the way of Allah, they verily have wandered far astray.

Mohamed Ahmed - Samira

Those who denied and turned away from the path of God, have wandered far astray.

Muhammad Asad

Behold, those who are bent on denying the truth and on turning others away from the path of God have indeed gone far astray.

Mustafa Khattab

Those who disbelieve and hinder ˹others˺ from the Way of Allah have certainly strayed far away.

Progressive Muslims

Those who have rejected and turned away from the path of God, they have strayed a far straying.

Rashad Khalifa

Surely, those who disbelieve and repel from the way of GOD have strayed far astray.

Sahih International

Indeed, those who disbelieve and avert [people] from the way of Allah have certainly gone far astray.

Sam Gerrans

Those who ignore warning and turn away from the path of God have strayed into far error.

Shabbir Ahmed

Those who deny such obvious Reality and try to hinder from the Way of Allah, have wandered far astray.

Syed Vickar Ahamed

Surely, those who reject Faith and prevent (men) from the Way of Allah, have surely strayed far, far away from the (right) Path.

Taqi Usmani

Surely, those who disbelieved and prevented (people) from the way of Allah have gone far astray.

The Monotheist Group

Those who have rejected and turned away from the path of God, they have strayed a far straying.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 167. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 167. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nisâ suresi, 167. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩