Diyanet İşleri
Sabret! Senin sabrın ancak Allah'ın yardımı iledir. Onlardan yana üzülme. Tuzak kurmalarından dolayı da sıkıntıya düşme.
Nahl suresi
Nahl suresi, 127. ayet. وَٱصْبِرْ وَمَا صَبْرُكَ إِلَّا بِٱللَّهِ وَلَا تَحْزَنْ عَلَيْهِمْ وَلَا تَكُ فِى ضَيْقٍ مِّمَّا يَمْكُرُونَ
vaṣbir vemâ ṣabruke illâ billâhi velâ taḥzen `aleyhim velâ tekü fî ḍayḳim mimmâ yemkürûn.
Sabret! Senin sabrın ancak Allah'ın yardımı iledir. Onlardan yana üzülme. Tuzak kurmalarından dolayı da sıkıntıya düşme.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İbrâhim; cumartesi; hikmetle davet ve sabır Nahl 120–128 3
Cumartesi gününe saygı, ancak onda görüş ayrılığına düşenlere farz kılındı. Şüphesiz Rabbin, ayrılığa düşmekte oldukları şeyler konusunda kıyamet günü aralarında hüküm verecektir.
(Ey Muhammed!) Rabbinin yoluna, hikmetle, güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel şekilde mücadele et. Şüphesiz senin Rabbin, kendi yolundan sapanları en iyi bilendir. O, doğru yolda olanları da en iyi bilendir.
Eğer ceza verecekseniz, size yapılanın misliyle cezalandırın. Eğer sabrederseniz, elbette bu, sabredenler için daha hayırlıdır.
Sabret! Senin sabrın ancak Allah'ın yardımı iledir. Onlardan yana üzülme. Tuzak kurmalarından dolayı da sıkıntıya düşme.
Şüphesiz Allah, kendisine karşı gelmekten sakınanlar ve iyilik yapanlarla beraberdir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 127–128. ayetler için yazılmıştır.
127. Yüce Allah, Peygamberine insanları Allah’ın yoluna davet etmek yolunda sabırlı davranmasını ve bu uğurda Allah’tan yardım dileyerek kendi gücüne güven duymamasını emredip şöyle buyurmaktadır: “Sen sabret, ki senin sabrın ancak Allah'ın yardımıyladır.” Sabır üzere sana yardımcı olan ve sebat veren O’dur. Onları davet edip de davetini kabul etmediklerini görecek olursan da “onlar için üzülme” Çünkü üzülmenin sana bir faydası yoktur. “Kurmakta oldukları tuzaklardan dolayı da endişe etme!” Bundan dolayı darlanma, sıkılma! Çünkü onların bu tuzakları kendi başlarına geçecektir. Ayrıca sen korkup sakınanlardan (muttakilerden) ve ihsan sahibi kimselerdensin. Allah da yardımıyla, tevfikiyle ve doğruya ulaştırmasıyla “korkup sakınanlarla ve ihsan sahipleriyle beraberdir.” Ki onlar, küfür ve günahlardan korunup sakınan, Yüce Allah’a O’nu görüyormuşcasına, O’nu görmüyorsa dahi O’nun kendisini gördüğünün bilinci içinde ihsan üzere ibadet eden, bunun yanı sıra her yönüyle insanlara karşılık gözetmeksizin faydalı olmaya çalışan kimselerdirler. Yüce Allah’tan bizleri muttakî ve ihsan sahibi kullarından eylemesini niyaz ederiz.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Peygamber!- Sabret! Onlardan sana isabet eden eziyetlere sabrediyor olman, ancak Allah’ın seni muvaffak kılmasıyla mümkündür. Kâfirlerin senden yüz çevirmesine sakın üzülme. Onların, sana hazırladıkları tuzak ve hilelerden ötürü de için daralmasın.
Aynı kök: ضيق (13 geçiş) · Aynı kök: مكر (43 geçiş) · Aynı kök: حزن (42 geçiş)
Onlardan yana üzülme. Kurdukları tuzaklardan ötürü de sıkıntıya düşme.
Aynı kök: ضيق (13 geçiş) · Aynı kök: حزن (42 geçiş)
Elçilerimiz Lut'a geldiklerinde, Lut, onlar yüzünden tasalandı, onlar hakkında çaresizlik içine düştü. Elçiler ona, "Korkma, üzülme. Biz, seni ve…
Aynı kök: ضيق (13 geçiş)
Allah, her kimi doğruya erdirmek isterse, onun göğsünü İslam'a açar. Kimi de saptırmak isterse, onun da göğsünü göğe çıkıyormuşçasına daraltır,…
Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır
Sabrederek ve namaz kılarak (Allah'tan) yardım dileyin. Şüphesiz namaz, Allah'a derinden saygı duyanlardan başkasına ağır gelir.
Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır
Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…
Aynı kök: صبر (103 geçiş) · Ortak kavram: Sabır
Ey iman edenler! Sabrederek ve namaz kılarak Allah'tan yardım dileyin. Şüphe yok ki, Allah sabredenlerle beraberdir.
Aynı kök: مكر (43 geçiş)
Onlar tuzak kurdular. Allah da tuzak kurdu. Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdır.
Aynı kök: مكر (43 geçiş)
İşte böyle, her memlekette günahkarları oranın ileri gelenleri kıldık ki oralarda hilekarlık etsinler. Halbuki onlar hilekarlığı ancak kendilerine…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Sabret! Senin sabrın da ancak Allah'ın yardımı iledir. Onlardan dolayı üzülme! Kurmakta oldukları tuzaklar yüzünden sıkıntı içinde olma! dipnot 1
Ve sen de sabret ve (unutma ki) senin sabretmen yalnızca Allah sayesinde mümkündür! Ve onlardan yana üzülme! Hele onların çevirdikleri entrikalardan dolayı için hiç daralmasın!
Öyleyse, (hakkı inkar edenlerin söylediklerine karşı) sabır göster ve daima hatırla ki, sana güçlüklere göğüs germe gücünü veren yalnızca Allah'tır; ve onlardan yana üzülme; hele onların o asılsız iddiaları seni hiç sıkmasın:
Güven ve dayan! Senin sabrın, yalnızca Allah'ladır! Onlar üzerine mahzun olma! Kurmakta oldukları tuzaklarından sıkıntı duyma!
Sabret; senin sabrın ancak Allah(ın yardımı) iledir. Onlar için hüzne kapılma ve kurmakta oldukları hileli düzenlerden dolayı sıkıntıya düşme.
Sabret! Senin sabrın da ancak Allah’ın yardımı iledir. Onlardan dolayı kederlenme; kurmakta oldukları tuzaktan kaygı duyma!
Dirençli ol; senin dirençli olman, ancak Allah'ın yardımıyla olur. Onlar için üzülme; çevirdikleri dalaverelerden dolayı da kaygılanma.
Sabret! Senin sabrın da ancak Allah'ın yardımı iledir. Onlardan dolayı kederlenme; kurmakta oldukları tuzaktan kaygı duyma!
Sabret, sabrın ancak ALLAH'ın yardımıyladır. Onlar için üzülme ve onların tuzaklarından da endişelenme.
Sabret, sabrın ancak ALLAH'ın yardımıyladır. Onlar için üzülme ve onların tuzaklarından da endişelenme.
Sabret, sabrın da ancak Allah'ın yardımı iledir ve onlar için üzülme, kurdukları tuzaktan dolayı telaş da etme!
Sabret, sabrın da ancak Allahın ınayetiledir, ve onlara karşı mahzun olma, yaptıkları mekirden telaş da etme
Sabret! Senin sabrın yalnızca Allah iledir. dipnot 1 Onlar için üzülme. Onların kurdukları tuzaklar nedeniyle darlanma.
Sabret! Senin sabrın yalnızca Allah iledir dipnot 1 . Onlar için üzülme. Onların kurdukları tuzaklar nedeniyle darlanma.
Sabret! Senin sabrın yalnızca Allah iledir dipnot 1 . Onlar için üzülme. Onların kurdukları tuzaklar nedeniyle darlanma.
Sabret; senin sabrın ancak Tanrı(nın yardımı) iledir. Onlar için hüzne kapılma ve kurmakta oldukları hileli düzenlerden dolayı sıkıntıya düşme.
Sabret. Senin sabrın Allah (ın tevfikına istinad) dan başka (bir şey) değildir. Onlara karşı tasalanma, onların kurmakda oldukları tuzaklardan dolayı (telaşa ve) sıkıntıya da düşme.
Sabret; senin sabrın ancak Allah içindir. Üzülme onlara. Kurdukları düzenlerden dolayı da endişe etme.
(120-128) Kesinlikle İbrahim Resulullah SAV boyun eğen, birlemiş / hanif, bir kişilik bir toplum / ümmet idi, müşriklerden değil idi, O’nun n imetlerine teşekkür edendi , Onu seçmiş ve ona doğru yola yönlenmesinde rehberlik etmiştir. Ona dünya hayatında güzellik verdik, kesinlikle O ahirette de salihlerdendir. Sonra sana da Hanif İbrahim dinine / milletine uy diye /tabi ol diye vahyettik, ki o müşriklerden değildi. (Hanif; doğru yola yönelme eğilimli, cenif; doğru yoldan sapmaya eğilimli) Üzerinde ihtilaf e denlerin üzerine cumartesi günü yapıldı, kıyamet günü Rabbin aralarında karşıtlaşt ıkları / ihtilaf ettikleri konularda hükmünü verecektir. Rabbinin yoluna gerekçelerle ve güzel vaazlarla / nasihatlerle çağır / davet et, onlarla güzellikle tartış / mücadele et / cedelleş / tartış. Allah, O ki yolundan kimin saptığını ve kimin rehberlik üzere olduğunu en iyi bilendir. Eğer siz cezaya çarptıracaksanız, çaptırıldığınız cezanın benzeri ile cezaya çaptırınız, eğer ki sabreder iseniz sabredenler için O / sabretmek daha hayırlıdır. Sabret senin sabredebilmen Rabbin ancak Allah’ın sayesindedir. Onlara hüzünlenme, onların tuzaklarına karşı darlanma / daralma. Muhakkak ki Allah sakınanlarla ve güzel davrananlarla beraberdir.
Sabret! Senin sabrın ancak Allah’ın yardımı iledir. Onlardan yana üzülme. Tuzak kurmalarından dolayı da sıkıntıya düşme.
Sabret, sabrın ancak Allah(ın yardımı) iledir. Onlara üzülme, kurdukları tuzaklardan da sıkıntıya düşme.
Sen sabret /duruşunu bozma! Senin sabırlı davranman ancak Allah'ın yardımı ile olur. Onlar için üzülme! Plan kurmalarından dolayı da için daralmasın dipnot 1 .
Sen sıkıntılara göğüs ger (sabret); senin sabrın sadece Allah'ın yardımı ile olur. Onlar için üzülme. Kurdukları tuzaktan dolayı sıkıntıya girme.
Sabret, senin sabrın ancak Allah'ın yardımıyladır. Onlar için üzülme, Onların kurduğu tuzaktan dolayı da daralma.
Sabret, senin sabrın ancak Allah içindir. Onlar için üzülme, Onların hilelerinden de sakın dara düşme.
Sabret! Senin sabrın da Allah'ın yardımıyladır. Onlar için tasalanma! Kurmakta oldukları tuzaklar yüzünden de telaşlanma!
And have patience O Muhammad, show forbearance under their provocation and bear with them their faults and limitations. For in patience, you apply yourself unto Allah Who consoles your soul and your heart unto wisdom which alleviates your mental distress. And do not be grieved at heart for their denial of the divine message and for their hearts which dare rise defiant against Allah. Nor should you be sorely distressed on account of their cunning which they take for a sinister and crooked wisdom.
So [Prophet] be steadfast: your steadfastness comes only from God. Do not grieve over them; do not be distressed by their scheming,
And do thou be patient, for thy patience is but from Allah; nor grieve over them: and distress not thyself because of their plots.
And bear with patience, (O Muhammad) - and your patience is only because of the help of Allah - and do not grieve over them, nor feel distressed by their evil plans.
Be patient. But your patience is only by Allah. Do not be grieved by them and do not be constricted by the plots they hatch.
And endure you patiently (O Muhammad صلى الله عليه و سلم), your patience is not but from Allâh. And grieve not over them (polytheists and pagans), and be not distressed because of what they plot.
So be patient, and you cannot be patient except with Allah[’s help]. And do not grieve for them, nor be upset by their guile.
And be patiently-persevering. Verily, you can exercise patient endurance only with (the help of) Allâh. Do not grieve at their state, nor feel distressed on account of their intrigues (out of enmity for you).
And be patient; yet is thy patience only with the help of God. And do not sorrow for them, nor be thou straitened for what they devise.
Go on performing your mission with the patience (knowing that the source of the patience is the Lord. ) Do not grieve over them and do not be upset with their evil behaviors.
Be thou patient then; but thy patience is only in God's hands. Do not grieve about them; and be not in a strait at their craftiness;-
Be patient, and your patience is only possible by God. Do not grieve for them, and do not be depressed by what they scheme.
Wherefore do thou bear opposition with patience; but thy patience shall not be practicable, unless with God's assistance. And be not thou grieved on account of the unbelievers; neither be thou troubled for that which they subtly devise;
Endure you patiently. Your endurance is only by the help of Allah. Grieve not about them; and be not distressed because of that which they devise.
And (endure) patiently, and in no way is your patience with the help of anyone except with Allah. And do not grieve for them, nor be straitened for whatever they scheme.
Endure thou patiently (O Muhammad). Thine endurance is only by (the help of) Allah. Grieve not for them, and be not in distress because of that which they devise.
Endure with patience, for your endurance is not without the help of God. Do not grieve for them, and do not be distressed by their plots.
Endure, then, with patience (all that they who deny the truth may say] -always remembering that it is none but God who gives thee the strength to endure adversity -and do not grieve over them, and neither be distressed by the false arguments which they devise:
Be patient ˹O Prophet˺, for your patience is only with Allah’s help. Do not grieve over those ˹who disbelieve˺, nor be distressed by their schemes.
And be patient, for your patience is on none but God. And do not grieve for them, and do not be depressed by what they scheme.
You shall resort to patience - and your patience is attainable only with GOD's help. Do not grieve over them, and do not be annoyed by their schemes.
And be patient, [O Muúammad], and your patience is not but through Allah. And do not grieve over them and do not be in distress over what they conspire.
And be thou patient; and thy patience is only through God. And grieve thou not over them, nor be thou in distress over what they scheme.
Endure then, with patience, always remembering that it is none but Allah Who gives you the strength to endure (O Prophet). And grieve not over them, nor be distressed by the false arguments they devise.
And be patient because your patience is only from Allah; And do not feel sad over them: And do not be in distress yourself because of their (evil) plots.
And be patient. Your patience is bestowed by none but Allah, and do not grieve over them, and do not be in distress for what they devise.
And be patient, for your patience is on none except God. And do not grieve for them, and do not be depressed by what they scheme.