Diyanet İşleri
Allah, kendisinden başka hiçbir ilah bulunmayandır. Büyük Arş'ın Rabbidir.
Neml suresi
Neml suresi, 26. ayet. ٱللَّهُ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ رَبُّ ٱلْعَرْشِ ٱلْعَظِيمِ secde ayeti
allâhü lâ ilâhe illâ hüve rabbü-l`arşi-l`ażîm.
Allah, kendisinden başka hiçbir ilah bulunmayandır. Büyük Arş'ın Rabbidir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Hüdhüd, Sebe' melikesi ve taht Neml 20–44 3
"Ben, onlara (Sebe halkına) hükümdarlık eden, kendisine her şeyden bolca verilmiş ve büyük bir tahtı olan bir kadın gördüm."
"Onun ve kavminin, Allah'ı bırakıp güneşe taptıklarını gördüm. Şeytan, onlara yaptıklarını süslü göstermiş ve böylece onları yoldan çıkarmış. Bu yüzden de onlar doğru yolu bulamıyorlar."
"Göklerde ve yerde gizli olanı ortaya çıkaran, sizin gizlediğiniz ve açığa vurduğunuz şeyleri bilen Allah'a secde etmesinler diye (şeytan onları yoldan çıkarmış.)"
Allah, kendisinden başka hiçbir ilah bulunmayandır. Büyük Arş'ın Rabbidir.
Süleyman, Hüdhüd'e şöyle dedi: "Doğru mu söylüyorsun, yoksa yalancılardan mısın, göreceğiz."
"Benim şu mektubumu götür onlara at, sonra da yanlarından ayrıl ve ne sonuca varacaklarına bak."
Sebe kraliçesi Belkıs dedi ki: "Ey ileri gelenler! Bana çok önemli bir mektup atıldı."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
26. “O Allah ki O’ndan başka (hak) ilâh yoktur.” İbadet, yöneliş, önünde zilletle eğilmek ve sevmek O’ndan başkasına yaraşmaz. Çünkü sahip olduğu kamil sıfatları ve nimetleri dolayısıyla yegane ilâh O’dur. “…büyük Arşın Rabbidir.” Arş, bütün kainatın tavanıdır, gökleri ve yeri kuşatmıştır. İşte yalnız egemenlik alanı pek büyük, şanı pek muazzam olan bu gerçek hükümdarın önünde zilletle eğilmek, itaatle boyun eğmmek, secdeye kapanmak ve rükûya varmak gerekir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
O'ndan başka hak mabut (ilah) yoktur. O büyük arşın Rabbidir.
Aynı kıssa: Belkıs — Sebe Melikesi · Aynı kıssa: Sebe Kavmi · Aynı kıssa: Hz. Süleyman
"Ben, onlara (Sebe halkına) hükümdarlık eden, kendisine her şeyden bolca verilmiş ve büyük bir tahtı olan bir kadın gördüm."
Aynı kıssa: Belkıs — Sebe Melikesi · Aynı kıssa: Sebe Kavmi · Aynı kıssa: Hz. Süleyman
Süleyman, "Ey ileri gelenler! Onlar bana teslim olmadan önce hanginiz bana onun (kraliçenin) tahtını getirebilir?"
Aynı kıssa: Belkıs — Sebe Melikesi · Aynı kıssa: Sebe Kavmi · Aynı kıssa: Hz. Süleyman
Süleyman, "Tahtını tanınmaz hale getirin. Bakalım tanıyacak mı, yoksa tanımayacaklardan mı olacak?" dedi.
Aynı kıssa: Sebe Kavmi
Andolsun, Sebe' halkı için kendi yurtlarında bir ibret vardı: Biri sağda biri solda iki bahçe bulunuyordu. Onlara şöyle denilmişti: "Rabbinizin…
Aynı kıssa: Sebe Kavmi
Fakat onlar yüz çevirdiler. Biz de üzerlerine Arim selini gönderdik. Onların bahçelerini ekşi meyveli ağaçlar, acı ılgın ve biraz da sedir ağacı…
Aynı kıssa: Sebe Kavmi
Nimetlere karşı nankörlük etmeleri sebebiyle onları işte böyle cezalandırdık. Biz (bu şekilde) ancak nankörleri cezalandırırız.
Aynı kıssa: Hz. Süleyman
"Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak)…
Aynı kıssa: Hz. Süleyman
Süleyman'ın hizmetine de güçlü esen rüzgarı verdik. Rüzgar, onun emriyle içinde bereketler yarattığımız yere eser giderdi. Biz, her şeyi hakkıyla…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(25, 26) (Oysa) göklerde ve yerde gizleneni açığa çıkaran, gizlediğinizi ve açıkladığınızı bilen, (asıl en) büyük tahtın sahibi, kendisinden başka ilah olmayan Allah'a secde etmeleri gerekmez mi?" dipnot 1
Allah, kendisinden başka ilah olmayan, muhteşem ve mutlak hükümranlık makamının Rabbidir!"
(Ve) en yüce hükümranlığın, arşın Sahibi olan Allah'tan başka tanrı yoktur.
"Allah; tanrı yok, sadece "HU"; Rabbidir Aziym Arş'ın!"
"O Allah, O'ndan başka ilah yoktur, büyük Arş'ın Rabbidir."
"Büyük Arş'ın Rabbi olan Allah'tan başka ilâh yoktur."
"Allah'tan başka Tanrı yoktur. O, Büyük Egemen Erkin Efendisidir!"
"O Allah ki, O'ndan başka tanrı yoktur.O büyük hükümranlık tahtının Rabbidir."
ALLAH: O'ndan başka tanrı yoktur. O büyük yönetimin Efendisidir.
ALLAH: O'ndan başka tanrı yoktur. O büyük yönetimin Rabbidir.
Allah O'ndan başka hiçbir tanrı yoktur. O, yüce Arşın sahibidir.
Allah, başka ilah yok ancak o, o azim Arşın sahibi o
"Allah ki, büyük arşın dipnot 1 sahibidir. O'ndan başka ilah yoktur."
"Allah ki, büyük arşın dipnot 1 sahibidir. O'ndan başka ilah yoktur."
"Allah ki, büyük arşın dipnot 1 sahibidir. O'ndan başka ilah yoktur."
"O Tanrı, O'ndan başka tanrı yoktur, büyük arşın rabbidir."
"Allah Odur ki o büyük arşın saahibi olan kendisinden başka hiçbir tanrı yokdur".
Allah O'dur ki; O'ndan başka ilah yoktur. Yüce Arş'ın sahibi ancak ve ancak O'dur.
(15-44) Yemin olsun ki biz Davud'a ve Süleyman'a ilim ver dik / bilgi verdik. Her ikisi de dedi ki Allah'a hamdolsun , Mümin kullarının çoğundan bizi üstün tuttu . Süleyman Davut'a mirasçı oldu ve dedi ki ey insanlar bana kuşlarla konuşmak / kuş mantığı öğretildi, bana her şeyden verildi, kesinlikle bu apaçık bir üstünlüktür. Süleyman insanlardan, cinlerden ve kuşlardan oluşan ordusunu topladı. Onlar da bir düzenle sevk oldular. Ta ki karınca vadisine vardılar, o vakit bir karınca dedi ki; Hey karıncalar yuvalarınıza meskenlerinize girin, Süleyman ve ordusu farkına varmadan sizi ezmesin. Süleyman karıncanın sözüne tebessüm ederek gülümsedi, Rabbim beni düzene koy ki bana ve anne babama verdiğin nimetlerine şükredeyim ve de razı olduğun salih ameller yapayım, salih kullarınla beraber beni de rahmetine dahil et dedi. Kuşlara şöyle bir göz attı, sonra dedi ki, neden hüd hüdü göremiyorum ? Yoksa o kayıp mı oldu? Ona şiddetli bir azap ile azap edeceğim yahut onun boğazını keseceğim (mezbaha) ya da bana apaçık bir ispatlayıcı / bir delil getirir. Uzun olmayan bir süre sonra hüd hüd geldi ve dedi ki kimsenin fark etmediği yaşadığım bir haberi Sebe den ben fark ettim ve sana getirdim, ben onlara meliklik yapan bir kadın buldum, ona her şeyden verilmiş, ve ayrıca büyük bir tahtı da var, onu ve kavmini Allah'ın dışında güneşe secde ederlerken buldum , şeytan onlara bu amellerini süslemiş, onları yoldan çıkarmış / saptırmış onlar da bir türlü yolu bulamıyorlardı, üstelik, gökte ve yerdeki saklı olanı ortaya çıkar an, gizlediklerini ve açığa çıkardıklarını bilen Allah'a secde etmiyorlardı. Allah! Ondan başka ilah yoktur , çok büyük tahtın Rabbidir. Süleyman d edi ki , doğru musun yahut yalancı mısın bakacağız , g it ve bu mektubumu onlara bırak , sonra onlardan geri çekil ve bak bakalım geri bana ne döndürecekler? Kadın dedi ki , ey ileri gelenler muhakkak ki bana verilmiş bir mektup bırakıldı , kesinlikle O, Süleyman'dandır, mektup, acıyan ve esirgeyen Allah'ın adıyla başlıyor , asla bana baş kaldırmayın ve teslim olmuş şekilde bana gelin diye yazıyor. Kadın dedi ki ey ileri gelenler ba na bu işimde kanaat bildirin / fetva verin. Sizler de şahit olmadan işleri kestirip atmış değilim. Dediler ki bizler kuvvetçe ulularız , şiddetli savaşta da ulularıyız, emir senindir bak, ne emredeceksen emret. Kadın dedi ki muhakkak ki mülk sahipleri ne zaman ki bir memlekete girmişlerse orayı bozarlar / ifsat ederler, izzetli olan halkını zilletli yaparlar , tam olarak bu şekilde davranırlar, şimdi ben onlara bir hediye ile bir elçi göndereyim, bir bakalım elçiler ne ile geri dönecekler. Elçiler Süleyman'a geldiklerinde Süleyman dedi ki bana mal yardımında mı bulunuyorsunuz? Allah sizin verdiğinizden daha hayırlısını bana zaten verdi, sizler hediyelerinizle mutlu mu oluyorsunuz . Geri dönün ve onlara karşı duramayacakları bir ordu ile varacağımızı, onları da oradan zillet içerisine ve aşağılanmış olarak çıka racağımızı söyleyin. Süleyman dedi ki, Ey ileri gelenler , hanginiz o kadının tahtını , onların teslim ol muş vaziyette bana gelmelerinden önce bana getirir. Cinlerden ifrit dedi ki ben onu sen oturduğun yerden / makamından kalkmadan önce sana getiririm, benim bu konuya kesinlikle gücüm yeter v e güvenilir biriyim. Yanında kitaptan bilgisi olan biri de dedi ki ben onu sana göz kapaklarını kırpmadan önce getiririm. Onu / kadının tahtını yanında kurulu vaziyette gördüğü gibi dedi ki bu Rabbimin hazinesindendir / fazlındandır , Beni şükredecek miyim yahut yok mu sayacağım diye imtihan ediyor, her kim şükrederse muhakkak ki kendi nefsi için teşekkür e tmiştir, her kim de yok sayar / görmezden gelirse muhakkak ki rabbim zengindir , (kendi kendine yeterlidir ) vericidir / ikram sahibidir. Süleyman dedi ki o kadının arşını belirsiz hale / tanınmaz hale getirin, bakalım yola mı girecek yahut yola girmeyenlerden mi olacak? Ne zaman ki kadın geldi ona bu senin tahtın mı denildi? Kadın dedi ki sanki o, bunun bilgisi ondan önce bize verilmişti (Biz biliyorduk zaten) ve teslim olanlar olduk. Allah'ın dışında tap tıklarının olması on u engellemiş idi , Muhakkak ki o kadın, kafir bir kavmindendi, O kadına den ildi ki köşke gir , tam girecekken onun derin bir su gibi değerlendirdi ve paçasını sıvadı / kaldırdı, Süleyman d edi ki köşk, parlatılmış şeffaf kristaldendir / billurdandır. O Kadın dedi ki rabbim ben nefsime kesinlikle zulmettim ve ben Süleyman'la beraber alemlerin Rabbine teslim oldum.
“Allah odur ki, ondan başka (hak) ilâh yoktur. Azîm olan Arş’ın Rabbidir.”
"Allah ki, O'ndan başka Tanrı yoktur, büyük Arş'ın sahibidir."
Allah, kendisinden başka ilah olmayandır. O, o büyük arşın dipnot 1 sahibidir."
Allah… Ondan başka ilah yoktur. Büyük arşın(yönetimin) sahibidir."
Kendisinden başka (hak) ilah olmayan Allah odur ki, azim olan arşın sahibidir.
Kendisinden başka ilah olmayan Allah odur ki en büyük tahtın sahibidir.
"O Allah ki, tanrı yok kendinden başka, o büyük arşın rabbidir O."
"Allah, there is no Ilah but He the Absolute Sovereign of the Supreme Throne of dominion and authority, of grace and mercy".
He is God, there is no god but Him, the Lord of the mighty throne.’
"Allah!- there is no god but He!- Lord of the Throne Supreme!"
Allah - none is worthy of worship save He; He is the Lord of the Mighty Throne. dipnot 1
Allah – there is no god but Him – the Lord of the Mighty Throne. ’
Allâh, Lâ ilâha illa Huwa (none has the right to be worshipped but He), the Lord of the Supreme Throne!
Allah—there is no god except Him— is the Lord of the Great Throne. ’
`Allâh! there is no other, cannot be and will never be One worthy of worship but He, the Lord of the Mighty Throne. ' [Prostration]
God: there is no god but He, the Lord of the Mighty Throne. '
There is no God but the One Who is the Owner of the glorious Throne.
God, there is no god but He, the Lord of the mighty throne!'
"God, there is no god but He, the Lord of the great throne."
God! There is no God but He; the Lord of the magnificent throne.
"So they will not worship Allah, Who brings forth the secrets in the heavens and the earth, and knows what they hide and what they manifest.
Allah, there is no god except He, The Lord of the Magnificent Throne. " A prostration is to be performed here
Allah; there is no Allah save Him, the Lord of the Tremendous Throne.
God: There is no god but He, the Lord of the glorious throne. "
God, save whom there is no deity - the Sustainer, in awesome almightiness enthroned!"
˹He is˺ Allah! There is no god ˹worthy of worship˺ except Him, the Lord of the Mighty Throne."
"God, there is no god but He, the Lord of the great throne. "
GOD: there is no other god beside Him; the Lord with the great dominion.
Allah - there is no deity except Him, Lord of the Great Throne. "
God, there is no god save He, Lord of the Great Throne.)
"(They need to know that) there is no god but Allah, the Lord of the Supreme Control. "
"Allah! There is no god but He! Lord of the Throne Supreme (Rab-ul-Arsh Al-Azeem)!"
Allah! There is no god but He, the Lord of the Great Throne.
"God, there is no god except He, the Lord of the supreme Throne."