Neml suresi

Neml suresi, 23. ayet

Neml suresi, 23. ayet. إِنِّى وَجَدتُّ ٱمْرَأَةً تَمْلِكُهُمْ وَأُوتِيَتْ مِن كُلِّ شَىْءٍ وَلَهَا عَرْشٌ عَظِيمٌ

innî vecettü-mraeten temlikühüm veûtiyet min külli şey'iv velehâ `arşün `ażîm.

Diyanet İşleri

"Ben, onlara (Sebe halkına) hükümdarlık eden, kendisine her şeyden bolca verilmiş ve büyük bir tahtı olan bir kadın gördüm."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Neml 20–26 · surenin 23. ayeti / 93

Konu Hüdhüd, Sebe' melikesi ve taht Neml 20–44 3

  1. Neml 20

    Süleyman, kuşlara göz atıp yokladı ve şöyle dedi: "Hüdhüd'ü niçin göremiyorum? Yoksa kayıplara mı karıştı?"

  2. Neml 21

    "Bana (mazeretini gösteren) apaçık bir delil getirmedikçe kesinlikle onu ağır bir şekilde cezalandıracağım, ya da kafasını keseceğim."

  3. Neml 22

    Derken Hüdhüd çok beklemedi, çıkageldi ve (Süleyman'a) şöyle dedi: "Senin bilmediğin bir şey öğrendim. Sebe'den sana sağlam bir haber getirdim."

  4. 23

    "Ben, onlara (Sebe halkına) hükümdarlık eden, kendisine her şeyden bolca verilmiş ve büyük bir tahtı olan bir kadın gördüm."

  5. Neml 24

    "Onun ve kavminin, Allah'ı bırakıp güneşe taptıklarını gördüm. Şeytan, onlara yaptıklarını süslü göstermiş ve böylece onları yoldan çıkarmış. Bu yüzden de onlar doğru yolu bulamıyorlar."

  6. Neml 25

    "Göklerde ve yerde gizli olanı ortaya çıkaran, sizin gizlediğiniz ve açığa vurduğunuz şeyleri bilen Allah'a secde etmesinler diye (şeytan onları yoldan çıkarmış.)"

  7. Neml 26

    Allah, kendisinden başka hiçbir ilah bulunmayandır. Büyük Arş'ın Rabbidir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

23. “Ben bir kadının onlara” bu Sebe’ kabilesine “hükümdarlık ettiğini gördüm ki ona” hükümdarlara verilen türden mal, silah, asker, kale vb. “her şeyden verilmiş. Onun büyük bir de tahtı var.” Yani üzerine oturduğu krallık tahtı, müthiş bir tahttır. Tahtların büyüklüğü ise ülkenin büyüklüğüne, egemenliğin gücüne ve kendileriyle istişare edilen yiğitlerin çokluğuna delildir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Onlara hükümdarlık eden bir kadın buldum. Bu kadına hükümdarlık ve otorite ile ilgili her türlü güç ve kuvvet verilmişti. Onun üzerine oturup toplumunun işlerini idare ettiği büyük bir tahtı vardı.

Kelimeler

11 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنِّى inni şüphesiz ben
  2. وَجَدتُّ vecedtu buldum kök: وجد
  3. ٱمْرَأَةًۭ mraeten bir kadın kök: مرا
  4. تَمْلِكُهُمْ temlikuhum onlara hükümdarlık eden kök: ملك
  5. وَأُوتِيَتْ ve utiyet ve kendisine verilmiştir kök: اتي
  6. مِن min -den
  7. كُلِّ kulli her kök: كلل
  8. شَىْءٍۢ şey'in şey- kök: شيا
  9. وَلَهَا veleha ve vardır
  10. عَرْشٌ arşun bir tahtı kök: عرش
  11. عَظِيمٌۭ azimun büyük kök: عظم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Belkıs — Sebe Melikesi · Aynı kıssa: Sebe Kavmi · Aynı kıssa: Hz. Süleyman

    Allah, kendisinden başka hiçbir ilah bulunmayandır. Büyük Arş'ın Rabbidir.

  • Aynı kıssa: Belkıs — Sebe Melikesi · Aynı kıssa: Sebe Kavmi · Aynı kıssa: Hz. Süleyman

    Süleyman, "Ey ileri gelenler! Onlar bana teslim olmadan önce hanginiz bana onun (kraliçenin) tahtını getirebilir?"

  • Aynı kıssa: Belkıs — Sebe Melikesi · Aynı kıssa: Sebe Kavmi · Aynı kıssa: Hz. Süleyman

    Süleyman, "Tahtını tanınmaz hale getirin. Bakalım tanıyacak mı, yoksa tanımayacaklardan mı olacak?" dedi.

  • Aynı kıssa: Hz. Süleyman · Aynı kök: مرا (38 geçiş) · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)

    "Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak)…

  • Aynı kök: مرا (38 geçiş) · Aynı kök: وجد (107 geçiş)

    Medyen suyuna varınca, suyun başında (hayvanlarını) sulamakta olan bazı insanlar gördü. Bunların yanında da koyunlarını suya salmamak için uğraşan…

  • Aynı kıssa: Hz. Süleyman · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)

    Süleyman, "Ey Rabbim! Beni bağışla. Bana, benden sonra kimseye layık olmayacak bir mülk (hükümranlık) bahşet! Şüphesiz sen çok bahşedicisin!" dedi.

  • Aynı kök: عرش (33 geçiş) · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)

    Gerçek hükümdar olan Allah, yücedir. O'ndan başka hiç ilah yoktur. O, şerefli ve yüce Arş'ın Rabbidir.

  • Aynı kök: عرش (33 geçiş) · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)

    Melekleri de, Rablerini hamd ile tesbih edip yücelterek Arş'ın etrafını kuşatmış halde görürsün. Artık kulların arasında adaletle hüküm verilmiş ve…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

78 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Keşfet — bu ayetin medyası

Gerçek belgeler1

Arkeoloji1
  • Me'rib antik kentinde tapınak

    Arkeoloji

    Me'rib antik kentinde tapınak

    Güney Arabistan'ın kendi çok tanrılı dönemine ait yapıdır.

    Ayet: Neml 22-24

    Kaynak
    Wikimedia Commons
    Yazar
    Ali Mohamed
    Tarih
    2021-07-10 06:02:43
    Lisans
    CC BY-SA

    Ali Mohamed · https://www.flickr.com/photos/196476764@N04/52649808718/ · CC BY-SA 2.0

    Kaynağı görüntüle

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Kendisine her şeyden (bolca) verilmiş ve büyük de bir tahtı olan bir hanımı dipnot 1 (Belkıs'ı) onları yönetir buldum.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu yönetici kadın, babası bütün Yemen toprağının meliki olan Şurâhîl'in kızı Seba melikesi Belkıs olarak bilinmektedir. Neml 27:22 ve Sebe' 34:15'te geçen [sebe'] kelimesi, bir kavmin adıdır ve bunlar Sebe' b. Yeşcub (Yaşhab) b. Ya‘rub (Yağrub) b. Kahtân adıyla bilinen bir kavimdir. Neml 27:22-44. ayetlerde kıssası anlatılan bu kavim, önceleri güneşe tapan, başlarında Belkıs diye bilinen bir kadın hükümdar bulunan, sonrasında Hz. Süleyman'ın emrine giren, durdukları yer Güneybatı Arabistan'da Yemen'de Me'rib adındaki şehir olan bir kavim idi. En parlak dönemlerinde (M.Ö. iki bin yıllarında) yalnızca Yemen'i değil, Hadramevt'in geniş bir bölümünü, Mahrah topraklarını ve şimdiki Habeşistan'ın büyük bölümünü de içine alıyordu. Sebe'liler başkent Ma'rib'in çevresinde yüzlerce yıllık bir zaman kesiti içinde günümüze kadar ayakta kalabilmiş muhteşem kalıntılarıyla tarihte büyük bir ün yapmış olan olağanüstü barajlar, bentler ve suyolları şebekeleri inşa etmişlerdi (Esed, [Kur'an Mesajı], 875'te 23. not. İslamoğlu, [Hayat Kitabı Kur'an], s. 819'da 29. not).

Mustafa İslamoğlu

Evet ben orada bir kadın buldum ki, o ora halkına yöneticilik yapıyor; (bir iktidara gerekli olan) her şeyden ona da verilmişti; üstelik onun pek muhteşem bir tahtı da vardı.

Muhammed Esed

"Oranın halkına bir kadının hükmettiğini gördüm; (öyle bir kadın ki,) kendisine (iyi ve güzel) şeylerin hepsinden (cömertçe) verilmiş; güçlü de bir yönetimi var.

Ahmed Hulusi

"Doğrusu ben, onlara (Sabalılar'a) hükümdarlık eden, kendisine her şeyden verilmiş ve hükümranlık tahtı olan bir kadın buldum. "

Ali Bulaç

"Gerçekten ben, onlara hükmetmekte olan bir kadın buldum ki, ona her şeyden (bolca) verilmiştir ve büyük bir tahtı var."

Ali Özek ve heyeti

Gerçekten, onlara (Sebe’lilere) hükümdarlık eden, kendisine her şey verilmiş ve büyük bir tahtı olan bir kadınla karşılaştım.

Ali Rıza Safa

"Aslında, onları yöneten bir kadın gördüm. Ona, her şeyden verilmiş ve büyük bir tahtı var!" dipnot 309

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 309
    27:23 ayetinden başlayarak anlatılan öyküde, halk arasında "Sebe Melikesi Belkıs" olarak bilinen kadın, Kur'an'da isim belirtilmeden "Sebe toplumunu yöneten kadın" olarak bildirilir. Belkıs ismi, diğer kutsal kitaplarda da geçmez.

Bayraktar Bayraklı

"Sebe'lilere hükmeden bir kadın buldum. Kendisine her şeyden bir pay verilmiş, kocaman bir tahtı var."

Edip Yüksel

"Onları sahiplenen bir kadın buldum. Kendisine her şeyden verilmiş ve büyük bir sarayı var."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Onları yöneten bir kadın buldum. Kendisine her şeyden verilmiş ve büyük bir sarayı var.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Çünkü ben, orada onlara hükümdarlık eden, kendisine herşey verilmiş, yüce bir tahtı olan bir kadın buldum.

Elmalılı Hamdi Yazır

Çünkü ben bir kadın buldum, onlara meliklik ediyor, kendisine her şeyden verilmiş, azametli bir tahtı da var

Erhan Aktaş

"Onlara yöneticilik yapan bir kadın buldum. Ona her şeyden verilmiş. Çok görkemli bir tahtı var."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Onlara yöneticilik yapan bir kadın buldum. Ona her şeyden verilmiş. Çok görkemli bir tahtı var."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Onlara yöneticilik yapan bir hanım buldum. Ona her şeyden verilmiş. Çok görkemli bir tahtı var."

Gültekin Onan

"Gerçekten ben, onlara hükmetmekte olan bir kadın buldum ki, ona her şeyden (bolca) verilmiştir ve büyük bir tahtı var."

Hasan Basri Çantay

"Hakıykat, orada bir kadını onlara hükümdarlık eder buldum. Kendisine her şey verilmişdir. Onun bir de çok büyük bir tahtı var".

İbni Kesir

Ora halkına hükmeden, her şeyden kendisine bolca verilmiş olan ve büyük bir tahta sahip bir kadın buldum.

Mehmet Alagaş

(15-44) Yemin olsun ki biz Davud'a ve Süleyman'a ilim ver dik / bilgi verdik. Her ikisi de dedi ki Allah'a hamdolsun , Mümin kullarının çoğundan bizi üstün tuttu . Süleyman Davut'a mirasçı oldu ve dedi ki ey insanlar bana kuşlarla konuşmak / kuş mantığı öğretildi, bana her şeyden verildi, kesinlikle bu apaçık bir üstünlüktür. Süleyman insanlardan, cinlerden ve kuşlardan oluşan ordusunu topladı. Onlar da bir düzenle sevk oldular. Ta ki karınca vadisine vardılar, o vakit bir karınca dedi ki; Hey karıncalar yuvalarınıza meskenlerinize girin, Süleyman ve ordusu farkına varmadan sizi ezmesin. Süleyman karıncanın sözüne tebessüm ederek gülümsedi, Rabbim beni düzene koy ki bana ve anne babama verdiğin nimetlerine şükredeyim ve de razı olduğun salih ameller yapayım, salih kullarınla beraber beni de rahmetine dahil et dedi. Kuşlara şöyle bir göz attı, sonra dedi ki, neden hüd hüdü göremiyorum ? Yoksa o kayıp mı oldu? Ona şiddetli bir azap ile azap edeceğim yahut onun boğazını keseceğim (mezbaha) ya da bana apaçık bir ispatlayıcı / bir delil getirir. Uzun olmayan bir süre sonra hüd hüd geldi ve dedi ki kimsenin fark etmediği yaşadığım bir haberi Sebe den ben fark ettim ve sana getirdim, ben onlara meliklik yapan bir kadın buldum, ona her şeyden verilmiş, ve ayrıca büyük bir tahtı da var, onu ve kavmini Allah'ın dışında güneşe secde ederlerken buldum , şeytan onlara bu amellerini süslemiş, onları yoldan çıkarmış / saptırmış onlar da bir türlü yolu bulamıyorlardı, üstelik, gökte ve yerdeki saklı olanı ortaya çıkar an, gizlediklerini ve açığa çıkardıklarını bilen Allah'a secde etmiyorlardı. Allah! Ondan başka ilah yoktur , çok büyük tahtın Rabbidir. Süleyman d edi ki , doğru musun yahut yalancı mısın bakacağız , g it ve bu mektubumu onlara bırak , sonra onlardan geri çekil ve bak bakalım geri bana ne döndürecekler? Kadın dedi ki , ey ileri gelenler muhakkak ki bana verilmiş bir mektup bırakıldı , kesinlikle O, Süleyman'dandır, mektup, acıyan ve esirgeyen Allah'ın adıyla başlıyor , asla bana baş kaldırmayın ve teslim olmuş şekilde bana gelin diye yazıyor. Kadın dedi ki ey ileri gelenler ba na bu işimde kanaat bildirin / fetva verin. Sizler de şahit olmadan işleri kestirip atmış değilim. Dediler ki bizler kuvvetçe ulularız , şiddetli savaşta da ulularıyız, emir senindir bak, ne emredeceksen emret. Kadın dedi ki muhakkak ki mülk sahipleri ne zaman ki bir memlekete girmişlerse orayı bozarlar / ifsat ederler, izzetli olan halkını zilletli yaparlar , tam olarak bu şekilde davranırlar, şimdi ben onlara bir hediye ile bir elçi göndereyim, bir bakalım elçiler ne ile geri dönecekler. Elçiler Süleyman'a geldiklerinde Süleyman dedi ki bana mal yardımında mı bulunuyorsunuz? Allah sizin verdiğinizden daha hayırlısını bana zaten verdi, sizler hediyelerinizle mutlu mu oluyorsunuz . Geri dönün ve onlara karşı duramayacakları bir ordu ile varacağımızı, onları da oradan zillet içerisine ve aşağılanmış olarak çıka racağımızı söyleyin. Süleyman dedi ki, Ey ileri gelenler , hanginiz o kadının tahtını , onların teslim ol muş vaziyette bana gelmelerinden önce bana getirir. Cinlerden ifrit dedi ki ben onu sen oturduğun yerden / makamından kalkmadan önce sana getiririm, benim bu konuya kesinlikle gücüm yeter v e güvenilir biriyim. Yanında kitaptan bilgisi olan biri de dedi ki ben onu sana göz kapaklarını kırpmadan önce getiririm. Onu / kadının tahtını yanında kurulu vaziyette gördüğü gibi dedi ki bu Rabbimin hazinesindendir / fazlındandır , Beni şükredecek miyim yahut yok mu sayacağım diye imtihan ediyor, her kim şükrederse muhakkak ki kendi nefsi için teşekkür e tmiştir, her kim de yok sayar / görmezden gelirse muhakkak ki rabbim zengindir , (kendi kendine yeterlidir ) vericidir / ikram sahibidir. Süleyman dedi ki o kadının arşını belirsiz hale / tanınmaz hale getirin, bakalım yola mı girecek yahut yola girmeyenlerden mi olacak? Ne zaman ki kadın geldi ona bu senin tahtın mı denildi? Kadın dedi ki sanki o, bunun bilgisi ondan önce bize verilmişti (Biz biliyorduk zaten) ve teslim olanlar olduk. Allah'ın dışında tap tıklarının olması on u engellemiş idi , Muhakkak ki o kadın, kafir bir kavmindendi, O kadına den ildi ki köşke gir , tam girecekken onun derin bir su gibi değerlendirdi ve paçasını sıvadı / kaldırdı, Süleyman d edi ki köşk, parlatılmış şeffaf kristaldendir / billurdandır. O Kadın dedi ki rabbim ben nefsime kesinlikle zulmettim ve ben Süleyman'la beraber alemlerin Rabbine teslim oldum.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ben, onlara hükmeden, kendisine her şeyden (bolca) verilmiş ve büyük bir tahtı olan bir kadın buldum.

Süleyman Ateş

"Ben onlara hükümdarlık eden bir kadın buldum, kendisine her şey verilmiş ve büyük bir tahtı var."

Süleymaniye Vakfı

Onlara hükümdarlık eden bir kadın gördüm; ona her şeyden verilmiş, büyük de bir tahtı var.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Orada bir kadına rastladım; onları egemenliği altına almış ve ona her şeyden verilmiş; büyük bir arşı da var.

Şaban Britch

Ben, orada hükümdarlık eden bir kadın buldum. Bu kadına her şey verilmiş, onun bir de kocaman tahtı var.

Şaban Piriş

-Ben, orada hükümdarlık eden bir kadın buldum. Bu kadına her şey verilmiş, onun bir de kocaman tahtı var.

Yaşar Nuri Öztürk

"Sabalılara hükmeden bir kadın buldum. Kendisine herşeyden bir pay verilmiş, kocaman bir tahtı var."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"I have found, "the hoopoe continued, "that a woman reigns over them and all grace abounds in her and she has a great throne"

Abdul Haleem

I found a woman ruling over the people, who has been given a share of everything- she has a magnificent throne-

Abdullah Yusuf Ali

"I found (there) a woman ruling over them and provided with every requisite; and she has a magnificent throne.

Abul A'la Maududi

I found there a woman ruling over them, one who has been endowed with all things and has a mighty throne.

Aisha Bewley

I found a woman ruling over them who has been given everything. She possesses a mighty throne.

Al-Hilali & Khan

"I found a woman ruling over them: she has been given all things that could be possessed by any ruler of the earth, and she has a great throne.

Ali Quli Qarai

I found a woman ruling over them, and she has been given everything, and she has a great throne.

Amatul Rahman Omar

`I found (there) a (wonderful) woman ruling over them (- the Sabaeans) and she has been given everything (she requires) and owns a magnificent throne.

Arthur John Arberry

I found a woman ruling over them, and she has been given of everything, and she possesses a mighty throne.

Bijan Moeinian

"There is a mighty woman ruling them and they are showered with many blessings. "

E. Henry Palmer

verily, I found a woman ruling over them, and she was given all things, and she had a mighty throne;

Edip-Layth

"I found them owned by a woman, and she was given all possession, and she had a great throne."

George Sale

I found a woman to reign over them, who is provided with every thing requisite for a prince, and hath a magnificent throne.

Hamid S. Aziz

But he was not long in coming, and said, "I have compassed (covered territory or found out) what you compassed (covered or understood) not; for I come unto you from Sheba with sure information:

Mahmoud Ghali

Surely I found a woman ruling over them, (Literally: a wife possessing them) and she has been brought (much) of everything, and she has a magnificent throne.

Marmaduke Pickthall

Lo! I found a woman ruling over them, and she hath been given (abundance) of all things, and hers is a mighty throne.

Mohamed Ahmed - Samira

I found a woman reigning over them, and she has been favoured with everything; and she has a throne that is magnificent.

Muhammad Asad

"Behold, I found there a woman ruling over them; and she has been given [abundance] of all [good] things, and hers is a mighty throne,

Mustafa Khattab

Indeed, I found a woman ruling over them,[1] who has been given everything ˹she needs˺, and who has a magnificent throne.

Progressive Muslims

"I found them ruled by a woman, and she was given all possession, and she had a great throne. "

Rashad Khalifa

"I found a woman ruling them, who is blessed with everything, and possesses a tremendous palace.

Sahih International

Indeed, I found [there] a woman ruling them, and she has been given of all things, and she has a great throne.

Sam Gerrans

“I found a woman ruling them; and she has been given of every thing; and she has a great throne.

Shabbir Ahmed

"Behold, the country is ruled by a Queen who has been given everything and she has a tremendous throne. "

Syed Vickar Ahamed

"I found a woman (queen Bilqiz) ruling (there) over them and made things available for every want; And she has a grand (and beautiful) throne.

Taqi Usmani

I have found a woman ruling over them, and all sorts of things are given to her, and she has a great throne.

The Monotheist Group

"I found them ruled by a woman, and she was given all possessions, and she had a great throne."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Neml suresi, 23. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Neml suresi, 23. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Neml suresi, 23. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩