Neml suresi

Neml suresi, 29. ayet

Neml suresi, 29. ayet. قَالَتْ يَٰٓأَيُّهَا ٱلْمَلَؤُا۟ إِنِّىٓ أُلْقِىَ إِلَىَّ كِتَٰبٌ كَرِيمٌ

ḳâlet yâ eyyühe-lmeleü innî ülḳiye ileyye kitâbün kerîm.

Diyanet İşleri

Sebe kraliçesi Belkıs dedi ki: "Ey ileri gelenler! Bana çok önemli bir mektup atıldı."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Neml 26–32 · surenin 29. ayeti / 93

Konu Hüdhüd, Sebe' melikesi ve taht Neml 20–44 3

  1. Neml 26

    Allah, kendisinden başka hiçbir ilah bulunmayandır. Büyük Arş'ın Rabbidir.

  2. Neml 27

    Süleyman, Hüdhüd'e şöyle dedi: "Doğru mu söylüyorsun, yoksa yalancılardan mısın, göreceğiz."

  3. Neml 28

    "Benim şu mektubumu götür onlara at, sonra da yanlarından ayrıl ve ne sonuca varacaklarına bak."

  4. 29

    Sebe kraliçesi Belkıs dedi ki: "Ey ileri gelenler! Bana çok önemli bir mektup atıldı."

  5. Neml 30–31

    (30-31) "Mektup, Süleyman'dan gelmiştir. O, 'Bismillahirrahmanirrahim' diye başlamakta ve içinde 'Bana karşı büyüklük taslamayın ve teslimiyet göstererek bana gelin' denilmektedir."

  6. Neml 32

    "Ey ileri gelenler! Durumum hakkında bana görüş bildirin. Sizler yanımda bulunmadıkça hiçbir işe kesin olarak karar vermem."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 29–31. ayetler için yazılmıştır.

29. Hüdhüd, mektubu alıp hükümdarları olan kadının yanına bıraktı. O da kavmine: “Gerçekten bana değerli ve önemli bir mektup ulaştı.” Yani yeryüzü hükümdarlarının en büyüklerinden, oldukça kıymetli bir mektup gönderildi. Daha sonra bu mektubun muhtevasını açıklayarak şöyle dedi:

30-31. “O, Süleyman’dandır ve Rahman ve Rahim Allah’ın adı ile (başlamaktadır). Bana karşı büyüklenmeyin ve müslümanlar olarak yanıma gelin, (diye yazmaktadır).” Yani siz, bana karşı üstünlük taslamaya kalkışmayın. Aksine boyun eğerek hükümdarlığımın kapsamına girin, emirlerime itaat edin ve teslimiyetle bana gelin. Tam bir açıklama ile birlikte son derece veciz bir mektuptur bu. Çünkü kendisine karşı büyüklenmemelerini, mevcut halleri üzere kalmamalarını, emrine itaat ederek itaatinin kapsamına girip kendisinin huzuruna gelmelerini emretmekte ve onları İslâm’a girmeye de çağırmaktadır.

u buyruktan mektuplara (kitaplara) besmeleyi tam olarak yazarak başlamanın ve en başında da gönderenin ismini yazmanın müstehap olduğu anlaşılmaktadır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Kraliçe mektubu aldı ve şöyle dedi: "Ey ileri gelenler! Gerçekten bana çok önemli ve değerli bir mektup bırakıldı."

Kelimeler

8 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَالَتْ kalet dedi ki kök: قول
  2. يَـٰٓأَيُّهَا ya eyyuha ey kök: ايي
  3. ٱلْمَلَؤُا۟ l-meleu ileri gelenler kök: ملا
  4. إِنِّىٓ inni gerçekten
  5. أُلْقِىَ ulkiye bırakıldı kök: لقي
  6. إِلَىَّ ileyye bana
  7. كِتَـٰبٌۭ kitabun bir mektup kök: كتب
  8. كَرِيمٌ kerimun çok önemli kök: كرم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Belkıs — Sebe Melikesi · Aynı kıssa: Sebe Kavmi · Aynı kıssa: Hz. Süleyman

    "Ey ileri gelenler! Durumum hakkında bana görüş bildirin. Sizler yanımda bulunmadıkça hiçbir işe kesin olarak karar vermem."

  • Aynı kıssa: Belkıs — Sebe Melikesi · Aynı kıssa: Sebe Kavmi · Aynı kıssa: Hz. Süleyman

    Süleyman, "Ey ileri gelenler! Onlar bana teslim olmadan önce hanginiz bana onun (kraliçenin) tahtını getirebilir?"

  • Aynı kıssa: Belkıs — Sebe Melikesi · Aynı kıssa: Sebe Kavmi · Aynı kıssa: Hz. Süleyman

    Kitaptan bilgisi olan biri, "Ben onu, gözünü kapayıp açmadan önce sana getiririm" dedi. Süleyman, tahtı yanında yerleşmiş halde görünce şöyle dedi:…

  • Aynı kıssa: Sebe Kavmi

    Andolsun, Sebe' halkı için kendi yurtlarında bir ibret vardı: Biri sağda biri solda iki bahçe bulunuyordu. Onlara şöyle denilmişti: "Rabbinizin…

  • Aynı kıssa: Sebe Kavmi

    Fakat onlar yüz çevirdiler. Biz de üzerlerine Arim selini gönderdik. Onların bahçelerini ekşi meyveli ağaçlar, acı ılgın ve biraz da sedir ağacı…

  • Aynı kıssa: Sebe Kavmi

    Nimetlere karşı nankörlük etmeleri sebebiyle onları işte böyle cezalandırdık. Biz (bu şekilde) ancak nankörleri cezalandırırız.

  • Aynı kıssa: Hz. Süleyman

    "Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak)…

  • Aynı kıssa: Hz. Süleyman

    Süleyman'ın hizmetine de güçlü esen rüzgarı verdik. Rüzgar, onun emriyle içinde bereketler yarattığımız yere eser giderdi. Biz, her şeyi hakkıyla…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

80 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(29, 30, 31) (Belkıs) "Ey yöneticiler! Bana Süleyman'dan gelen, ‘Rahmân, Rahîm olan Allah'ın adıyla' diye (başlayan ve) ‘Bana baş kaldırmayın; teslim olarak bana gelin!' (mesajını içeren) çok değerli bir mektup gönderildi." demişti.

Mustafa İslamoğlu

(Sebe kraliçesi mektubu alınca): "Siz ey seçkinler!" dedi, "Elime çok önemli bir mektup geçti.

Muhammed Esed

(Sebe Melikesi Süleyman'ın mektubunu alınca,) "Siz ey soylular!" dedi, "Bana çok önemli bir mektup gönderildi.

Ahmed Hulusi

(Saba Melikesi) dedi ki: "Ey önde gelenlerim! Bana önemli ve değerli bir mektup iletildi. "

Ali Bulaç

(Hüdhüd'ün mektubu götürüp bırakmasından sonra Saba melikesi Belkıs:) Dedi ki: "Ey önde gelenler gerçekten bana oldukça önemli bir mektup bırakıldı."

Ali Özek ve heyeti

(Süleyman'ın mektubunu alan Sebe’ melikesi,) «Beyler, ulular! Bana çok önemli bir mektup bırakıldı» dedi.

Ali Rıza Safa

"Ey ileri gelenler!" dedi; "Bana, çok önemli bir mektup gönderildi!"

Bayraktar Bayraklı

Sebe'melikesi, "Beyler, ulular! Bana çok önemli bir mektup bırakıldı" dedi.

Edip Yüksel

(Kadın lider) dedi, "Ey konseyim, bana onurlu bir mektup gelmiş bulunuyor."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

(Kadın lider) dedi, 'Ey konseyim, bana onurlu bir mektup gelmiş bulunuyor.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Kadın dedi ki: "Ey ileri gelenler bana çok önemli ve saygıdeğer bir mektup bırakıldı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kadın, ey a'yan dedi: bana bir mektub bırakıldı, bana çok mühim ve şayani tekrim

Erhan Aktaş

Sebe Melike'si: "Ey meleler! dipnot 1 Bana çok şerefli bir mektup bırakıldı." dedi.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Halkın ileri gelenleri, imtiyaz sahibi seçkinleri. Din adamları/ruhban sınıfı.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sebe melikesi: "Ey meleler! dipnot 1 Bana çok şerefli bir mektup bırakıldı." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Halkın ileri gelenleri, imtiyaz sahibi seçkinleri. Din adamları/ruhban sınıfı

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sebe melikesi: "Ey ileri gelenler! Bana çok şerefli bir mektup bırakıldı." dedi.

Gültekin Onan

(Hüdhüd'ün mektubu götürüp bırakmasından sonra Saba melikesi Belkıs:) Dedi ki: "Ey önde gelenler gerçekten bana oldukça önemli bir mektup bırakıldı."

Hasan Basri Çantay

(Sebe' hükümdarı) dedi ki: "Ey ileri gelenler, hakikat bana çok şerefli bir mektub bırakıldı".

İbni Kesir

Dedi ki: Ey ileri gelenler; gerçekten bana çok şerefli bir mektup bırakıldı.

Mehmet Alagaş

(15-44) Yemin olsun ki biz Davud'a ve Süleyman'a ilim ver dik / bilgi verdik. Her ikisi de dedi ki Allah'a hamdolsun , Mümin kullarının çoğundan bizi üstün tuttu . Süleyman Davut'a mirasçı oldu ve dedi ki ey insanlar bana kuşlarla konuşmak / kuş mantığı öğretildi, bana her şeyden verildi, kesinlikle bu apaçık bir üstünlüktür. Süleyman insanlardan, cinlerden ve kuşlardan oluşan ordusunu topladı. Onlar da bir düzenle sevk oldular. Ta ki karınca vadisine vardılar, o vakit bir karınca dedi ki; Hey karıncalar yuvalarınıza meskenlerinize girin, Süleyman ve ordusu farkına varmadan sizi ezmesin. Süleyman karıncanın sözüne tebessüm ederek gülümsedi, Rabbim beni düzene koy ki bana ve anne babama verdiğin nimetlerine şükredeyim ve de razı olduğun salih ameller yapayım, salih kullarınla beraber beni de rahmetine dahil et dedi. Kuşlara şöyle bir göz attı, sonra dedi ki, neden hüd hüdü göremiyorum ? Yoksa o kayıp mı oldu? Ona şiddetli bir azap ile azap edeceğim yahut onun boğazını keseceğim (mezbaha) ya da bana apaçık bir ispatlayıcı / bir delil getirir. Uzun olmayan bir süre sonra hüd hüd geldi ve dedi ki kimsenin fark etmediği yaşadığım bir haberi Sebe den ben fark ettim ve sana getirdim, ben onlara meliklik yapan bir kadın buldum, ona her şeyden verilmiş, ve ayrıca büyük bir tahtı da var, onu ve kavmini Allah'ın dışında güneşe secde ederlerken buldum , şeytan onlara bu amellerini süslemiş, onları yoldan çıkarmış / saptırmış onlar da bir türlü yolu bulamıyorlardı, üstelik, gökte ve yerdeki saklı olanı ortaya çıkar an, gizlediklerini ve açığa çıkardıklarını bilen Allah'a secde etmiyorlardı. Allah! Ondan başka ilah yoktur , çok büyük tahtın Rabbidir. Süleyman d edi ki , doğru musun yahut yalancı mısın bakacağız , g it ve bu mektubumu onlara bırak , sonra onlardan geri çekil ve bak bakalım geri bana ne döndürecekler? Kadın dedi ki , ey ileri gelenler muhakkak ki bana verilmiş bir mektup bırakıldı , kesinlikle O, Süleyman'dandır, mektup, acıyan ve esirgeyen Allah'ın adıyla başlıyor , asla bana baş kaldırmayın ve teslim olmuş şekilde bana gelin diye yazıyor. Kadın dedi ki ey ileri gelenler ba na bu işimde kanaat bildirin / fetva verin. Sizler de şahit olmadan işleri kestirip atmış değilim. Dediler ki bizler kuvvetçe ulularız , şiddetli savaşta da ulularıyız, emir senindir bak, ne emredeceksen emret. Kadın dedi ki muhakkak ki mülk sahipleri ne zaman ki bir memlekete girmişlerse orayı bozarlar / ifsat ederler, izzetli olan halkını zilletli yaparlar , tam olarak bu şekilde davranırlar, şimdi ben onlara bir hediye ile bir elçi göndereyim, bir bakalım elçiler ne ile geri dönecekler. Elçiler Süleyman'a geldiklerinde Süleyman dedi ki bana mal yardımında mı bulunuyorsunuz? Allah sizin verdiğinizden daha hayırlısını bana zaten verdi, sizler hediyelerinizle mutlu mu oluyorsunuz . Geri dönün ve onlara karşı duramayacakları bir ordu ile varacağımızı, onları da oradan zillet içerisine ve aşağılanmış olarak çıka racağımızı söyleyin. Süleyman dedi ki, Ey ileri gelenler , hanginiz o kadının tahtını , onların teslim ol muş vaziyette bana gelmelerinden önce bana getirir. Cinlerden ifrit dedi ki ben onu sen oturduğun yerden / makamından kalkmadan önce sana getiririm, benim bu konuya kesinlikle gücüm yeter v e güvenilir biriyim. Yanında kitaptan bilgisi olan biri de dedi ki ben onu sana göz kapaklarını kırpmadan önce getiririm. Onu / kadının tahtını yanında kurulu vaziyette gördüğü gibi dedi ki bu Rabbimin hazinesindendir / fazlındandır , Beni şükredecek miyim yahut yok mu sayacağım diye imtihan ediyor, her kim şükrederse muhakkak ki kendi nefsi için teşekkür e tmiştir, her kim de yok sayar / görmezden gelirse muhakkak ki rabbim zengindir , (kendi kendine yeterlidir ) vericidir / ikram sahibidir. Süleyman dedi ki o kadının arşını belirsiz hale / tanınmaz hale getirin, bakalım yola mı girecek yahut yola girmeyenlerden mi olacak? Ne zaman ki kadın geldi ona bu senin tahtın mı denildi? Kadın dedi ki sanki o, bunun bilgisi ondan önce bize verilmişti (Biz biliyorduk zaten) ve teslim olanlar olduk. Allah'ın dışında tap tıklarının olması on u engellemiş idi , Muhakkak ki o kadın, kafir bir kavmindendi, O kadına den ildi ki köşke gir , tam girecekken onun derin bir su gibi değerlendirdi ve paçasını sıvadı / kaldırdı, Süleyman d edi ki köşk, parlatılmış şeffaf kristaldendir / billurdandır. O Kadın dedi ki rabbim ben nefsime kesinlikle zulmettim ve ben Süleyman'la beraber alemlerin Rabbine teslim oldum.

Rowwad Tercüme Merkezi

Sebe kraliçesi Belkıs dedi ki: “Ey ileri gelenler! Bana çok önemli bir mektup bırakıldı.”

Süleyman Ateş

(Hüdhüd'ün mektubu götürüp kendisine attığı Seba melikesi Belkis) Danışmanlarına dedi ki: "Ey ileri gelenler, bana çok önemli bir mektup bırakıldı."

Süleymaniye Vakfı

Kraliçe dedi ki: "Ey ileri gelenler! Bana değerli bir mektup bırakıldı;

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kraliçe dedi ki: "Ey ileri gelenler! Bana değerli bir mektup bırakıldı.

Şaban Britch

(Sebe Melikesi) Ey ileri gelenler! Bana çok önemli bir mektup atıldı

Şaban Piriş

(Hüdhüd mektubu atınca, Sebe Kraliçesi:) -Ey ileri gelenler, bana çok önemli bir mektup atıldı.

Yaşar Nuri Öztürk

Melike dedi ki: "Ey ileri gelenler, bana önemli bir mektup bırakıldı."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

She -the Queen- said to her counselors: "O you counselors, I have just received an honourable letter which has been dropped into my quarters

Abdul Haleem

The Queen of Sheba said, ‘Counsellors, a gracious letter has been delivered to me.

Abdullah Yusuf Ali

(The queen) said: "Ye chiefs! here is delivered to me - a letter worthy of respect.

Abul A'la Maududi

The Queen said:" Know my nobles that a gracious letter has been delivered to me.

Aisha Bewley

She said, ‘Council! a noble letter has been delivered to me.

Al-Hilali & Khan

She said: "O chiefs! Verily! Here is delivered to me a noble letter,

Ali Quli Qarai

She said, ‘O [members of the] elite! Indeed a noble letter has been delivered to me.

Amatul Rahman Omar

(When the Queen saw the letter) she said, `Chieftains! there has been delivered to me a noble letter.

Arthur John Arberry

She said, 'O Council, see, a letter honourable has been cast unto me.

Bijan Moeinian

After having received the letter, the] Queen said to her advisors: "I have received an important letter. "

E. Henry Palmer

Said she, 'O ye chiefs! verily, a noble letter has been thrown before me.

Edip-Layth

She said, "O commanders, a noble letter has been delivered to me."

George Sale

And when the queen of Saba had received the letter, she said, O nobles, verily an honourable letter hath been delivered unto me;

Hamid S. Aziz

"Go with this my letter and throw it before them, then turn away from them, and see what answer they return. "

Mahmoud Ghali

She said, "O you chiefs, surely an honorable book has been cast to me.

Marmaduke Pickthall

(The Queen of Sheba) said (when she received the letter): O chieftains! Lo! there hath been thrown unto me a noble letter.

Mohamed Ahmed - Samira

(The Queen said): "O nobles, a venerable letter has been delivered to me.

Muhammad Asad

[When the Queen had read Solomon’s letter, ] she said: "O you nobles! A truly distinguished letter has been conveyed unto me.

Mustafa Khattab

The Queen ˹later˺ announced, "O chiefs! Indeed, a noble letter has been delivered to me.

Progressive Muslims

She said: "O commanders, a noble letter has been delivered to me. "

Rashad Khalifa

She said, "O my advisers, I have received an honorable letter.

Sahih International

She said, "O eminent ones, indeed, to me has been delivered a noble letter.

Sam Gerrans

She said: “O eminent ones: there has been cast unto me a noble writ;

Shabbir Ahmed

The Queen said, "O Chiefs! Behold, a very noble letter has been conveyed to me. "

Syed Vickar Ahamed

She (the queen of Saba) said: "You chiefs! Here is a letter delivered to me— A noble letter.

Taqi Usmani

She (the queen) said (to her officials after receiving the letter), "O chieftains, there has been delivered to me an esteemed letter.

The Monotheist Group

She said: "O commanders, a noble letter has been delivered to me."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Neml suresi, 29. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Neml suresi, 29. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Neml suresi, 29. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩