Nahl suresi · 66–72. ayetler

Sağmal hayvanlar, bal arısı, eşler ve torunlar

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Nahl suresi, 66. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nahl suresi, 66. ayet. وَإِنَّ لَكُمْ فِى ٱلْأَنْعَٰمِ لَعِبْرَةً نُّسْقِيكُم مِّمَّا فِى بُطُونِهِۦ مِنۢ بَيْنِ فَرْثٍ وَدَمٍ لَّبَنًا خَالِصًا سَآئِغًا لِّلشَّٰرِبِينَ

    Diyanet İşleri

    Şüphesiz (sağmal) hayvanlarda da sizin için bir ibret vardır. Onların karınlarındaki fışkı ile kan arasından (süzülen) içenlere halis ve içimi kolay süt içiriyoruz.

    Mehmet Okuyan

    Şüphesiz ki hayvanlarda da sizin için ibret vardır. dipnot 1 Size, onların karınlarındaki atık (gübre) ile kan arasından (gelen), içenlerin boğazından kolayca geçen saf bir süt içiriyoruz.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: Mü'minûn 23:21.

    Mustafa İslamoğlu

    Yine sizin için sağmal hayvanlarda da alınacak bir öğüt vardır: size hayvanın karnında sindirilen şeylerden oluşan, atıklarından ve kanından ayrışarak süzülüp gelen saf ve lezzetli, sindirimi kolay bir süt içiriyoruz.

    Muhammed Esed

    Ve muhakkak ki, sizin için (sağmal) hayvanlarda da (çıkarılacak) bir ders vardır: hayvanın karnında, (bedeninden) atılacak artıklarla kan arasından (salgılanan) ve içenlere lezzet ve ferahlık veren katıksız süt içiriyoruz size.

    Ahmed Hulusi

    En'amda (kurban olabilecek hayvanlarda) da sizin için bir ibret vardır. . . Size onun (en'amın - hayvanın) karınlarındaki pislik ve kan arasından, lezzetle boğazdan geçen, halis bir süt içiririz.

    Ali Bulaç

    Sizin için hayvanlarda da elbette ibretler vardır, size onların karınlarındaki fers (yarı sindirilmiş gıdalar) ile kan arasından, içenlerin boğazından kolaylıkla kayan dupduru bir süt içirmekteyiz.

    Ali Özek ve heyeti

    Kuşkusuz sizin için hayvanlarda da büyük bir ibret vardır. Zira size, onların karınlarındaki fışkı ile kan arasından (gelen), içenlerin boğazından kolayca geçen hâlis bir süt içiriyoruz.

    Ali Rıza Safa

    Hayvanlarda da sizin için kesinlikle bir ders vardır. Karınlarındaki sindirilmiş gıdalar ile kan arasından, içenlerin boğazından akıp giden katışıksız sütü içiriyoruz. dipnot 201

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 201
      Süt veren hayvanların yedikleri besinler, sindirim düzeninden geçtikten sonra, yararlı ögeler kana karışır; yararsız ögeler dışarı atılır. Kan tarafından taşınan yararlı ögeler, meme salgı bezleri tarafından işlenir. Yapısal gıda ve sağlık kaynağı olan süt, bu süreçte, hayvanların memelerinde üretilmeye başlar.

    Bayraktar Bayraklı

    Şüphesiz sizin için hayvanlarda da büyük bir ders vardır. Karınlarındaki fışkı ile kan arasından gelen, içenlerin boğazından kolayca geçen halis bir süt içiriyoruzsize.

    Edip Yüksel

    Sizin için çiftlik hayvanlarında da dersler vardır. İçmeniz için karınlarından, yani sindirilmiş yiyecek ile kan arasından çıkan bir maddeyi size sunuyoruz: İçimi lezzetli saf süt.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Sizin için çiftlik hayvanlarında da dersler vardır. İçmeniz için karınlarından, yani sindirilmiş yiyecek ile kan arasından çıkan bir maddeyi size sunuyoruz: İçimi lezzetli saf süt.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Gerçekten size sağmal hayvanlarda da bir ibret vardır. Biz, size onların kanlarındaki fışkı ile kan arasından, lezzetli ve içenlerin boğazlarından kolayca kayıp giden halis bir süt içiriyoruz.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Her halde size sağmal hayvanlarda da bir ıbret vardır, size onun butunundakinden fers ile dem arasında halıs bir süt içiriyoruz ki içenlerin boğazından kayar gider

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Hayvanlarda da sizin için bir ibret vardır. Size, onların karınlarındaki fışkı dipnot 1 ile kan arasından süzülüp gelen içimi lezzetli, halis dipnot 2 bir süt içiriyoruz.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Sindirilmiş besin.
    2. metne dön, dipnot 2
      Arınmış, saf, arı duru hale gelmiş;

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Hayvanlarda da sizin için bir ibret vardır. Size, onların karınlarındaki fışkı dipnot 1 ile kan arasından süzülüp gelen içimi lezzetli, halis dipnot 2 bir süt içiriyoruz.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Sindirilmiş besin.
    2. metne dön, dipnot 2
      Arınmış, saf, arı duru hale gelmiş;

    Gültekin Onan

    Sizin için hayvanlarda da elbette ibretler vardır; size onların karınlarındaki fers (yarı sindirilmiş gıdalar) ile kan arasından, içenlerin boğazından kolaylıkla kayan dupduru bir süt içirmekteyiz.

    Hasan Basri Çantay

    Sağmal hayvanlarda da sizin için elbette bir ibret vardır. Size onların karınlarındaki fışkı ile kan arasından, içenlerin boğazından kolaylıkla geçen dubduru (ve tertemiz) bir süt içiriyoruz.

    İbni Kesir

    Sizin için hayvanlarda da ibret vardır. Onların karınlarındaki fışkı ile kan arasından; size, içenlerin boğazından kolaylıkla geçen dupduru bir süt içiririz.

    Mehmet Alagaş

    (64-69) Biz sana kitabı ancak onlara, üzerinde karşıtlaştıkları / ihtilaf ettikleri konuların açıklaman için ve İman eden bir kavmi yola iletmesi için ve rahmet olsun diye indirdik. Allah gökten su indirir, onunla yeri öldükten sonra diriltir, işte bunda işiten bir kavim için ayetler vardır. Sizin için hayvanlarda dikkate alınması gereken önemli şey vardır / ibret vardır , onların karınlarında kan ve pislik arasından çıkanı içiyorsunuz (seka içen saki içiren) içenlerin kolaylıkla içtikleri katışıksız / saf / halis süt, hurma ve üzüm ürünlerinden, sarhoş edici içecek / sekeran ve güzel rızık elde ediyorsunuz, işte bunda akleden kavim için gösterge / ayet vardır. Rabbin Bal Arısına dağları ağaçları ve inşa edilmiş çardakları / arşları ev olarak edin sonra tüm ürünlerden ye, uysal bir halde Rabbinin yollarına git diye vahyetti, O, karnından renkleri çeşitli bir içecek çıkarır. O insanlar için bir şifadır / düzelticidir. İşte bunda düşünen kavim için delil / ayet vardır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Şüphesiz (sağmal) hayvanlarda da sizin için bir ibret vardır. Onların karınlarındaki işkembe ile kan arasından (süzülen) içenlere halis ve içimi kolay süt içiririz.

    Süleyman Ateş

    Hayvanlarda da sizin için ibret vardır. Size onların karınlarından, fışkı ile kan arasından (çıkardığımız) halis, içenlere (içimi) kolay süt içiriyoruz.

    Süleymaniye Vakfı

    En'amda /koyun, keçi, sığır ve devede sizin için kesinlikle bir ibret vardır. Onların karınlarındaki, fers dipnot 1 ile kanın ayrışmasından dipnot 2 oluşan ve içenlerin boğazından kayıp giden saf bir sütü size içiriyoruz. dipnot 3

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Fers; hazmedilen gıdaların bağırsaklardan süzülüp kana karışmış haline denir. Oradan karaciğere gelir, işlenir ve vücuda dağılır. Hücreler, bu fers ile beslenir. Fers, doğum yapmış bir memelinin memesine gelince meme onu kandan ayırır ve özel bir sıvı salgılayarak süt haline getirir. Kan ve fers aslında pistir. Bunlar yalın halde yenilmez, içilmez. Ama Allah Teala bu iki pis maddeyi önce ayırır, sonra bir sıvı ile fersin kimyasını değiştirir. Sonra mucize içecek olan süt meydana gelir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Ulaşabildiğimiz tefsir ve meallerde ayetin "min beyni fersin ve demin" cümlesine "kan ile fışkı arasından" diye anlam verilmiştir. "Beyn" kelimesine "arasında" yani "vast" anlamı verilebilir ama onun asıl anlamı "ayırmak" yani "firak"tır. Bu ayet için uygun olan "firak" anlamıdır.
    3. metne dön, dipnot 3

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sizin en'amdan (koyun, keçi, sığır ve deveden) alacağınız ders vardır. İçlerindeki fers dipnot 1 ile kanın ayrışmasından dipnot 2 oluşan ve içenlerin boğazından kayıp giden saf bir sütü size içiririz.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Fers; hazmedilen gıdaların bağırsaklardan süzülüp kana karışmış haline denir. Oradan karaciğere gelir ve işlenir ve vücuda dağılır. Hücreler, bu fers ile beslenir. Fers, doğum yapmış bir hayvanın memesine gelince meme onu kandan ayırır ve özel bir sıvı salgılayarak süt haline getirir. Kan ve fers aslında pistir. Bunlar yalın halde yenmez içilmez. Ama Allah Teala bu iki pis maddeyi önce ayırır sonra bir sıvı ile fersin kimyasını değiştirir. Sonra mucize içecek olan süt meydana gelir. İşte bundan ders almak gerekir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Ulaşabildiğimiz tefsir ve melallerde ayetin "min beyni fersin ve demin" cümlesine "kan ile fışkı arasından" diye anlam verilmiştir. "Beyn" kelimesine "arasında" yani "vast" anlamı verilebilir ama onun asıl anlamı "ayırmak" yani "firak"tır. Bu ayet için uygun olan firak anlamıdır.

    Şaban Britch

    Sizin için hayvanlarda da ibretler vardır. Size, onların karınlarındaki işkembe ile kan arasında halis, içimi kolay bir süt içiriyoruz.

    Şaban Piriş

    Sizin için hayvanlarda da ibretler vardır. Size, onların karınlarındaki dışkı ile kan arasında halis, içenlerin boğazından kolayca geçen bir süt içiriyoruz.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Hayvanlarda da sizin için kesin bir ibret vardır. Size onların karınlarından, fışkı ile kan arasından halis bir süt içiriyoruz ki, içenlerin boğazlarından kayar gider.

  2. Nahl suresi, 67. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nahl suresi, 67. ayet. وَمِن ثَمَرَٰتِ ٱلنَّخِيلِ وَٱلْأَعْنَٰبِ تَتَّخِذُونَ مِنْهُ سَكَرًا وَرِزْقًا حَسَنًا إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً لِّقَوْمٍ يَعْقِلُونَ

    Diyanet İşleri

    Hurma ağaçlarının meyvelerinden ve üzümlerden hem içki, hem de güzel bir rızık edinirsiniz. Elbette bunda aklını kullanan bir toplum için bir ibret vardır.

    Mehmet Okuyan

    Hurma ve üzümlerin ürünlerinden hem sarhoş edici şeyler hem de güzel gıdalar ediniyorsunuz. dipnot 1 Şüphesiz ki bunda aklını kullanan bir toplum için bir delil vardır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayette henüz içki doğrudan haram olarak ilan edilmemektedir. İçkinin haramlığını ortaya koyan ilk hüküm ayeti Bakara 2:219'dur. Burada içkinin "sarhoşluk verici" olması "güzel bir rızık" ifadesinin karşıtı olarak kullanılmakta, böylece içkinin aslında çirkin bir şey olduğuna işaret edilmektedir. Dahası, "sarhoşluk vericilik" önceki ayette geçen "atık ve kan"ı karşılamakta, böylece "güzel rızık" yine önceki ayette geçen "saf süt"le ilişkilendirilmektedir. Anlaşılıyor ki içki hüküm bakımından olmasa da mesaj bakımından son derece çirkin bir şey olarak nitelendirilmiş olmaktadır.

    Mustafa İslamoğlu

    Yine, hurma ağaçlarının ve asmalarının ürünlerinden, hem sarhoşluk veren (zararlı) şeyler, hem de yararlı, güzel bir rızık elde ediyorsunuz: elbet bunda aklını kullanan bir topluluk için mutlaka alınacak bir öğüt bulunmaktadır.

    Muhammed Esed

    Ve hurma ağaçlarının ve asmaların ürününden hem sarhoş edici içkiler, hem de güzel, temiz rızıklar elde edersiniz: işte bunda da, aklını kullanan kimseler için bir ders vardır!

    Ahmed Hulusi

    Hurma ağaçlarının meyvelerinden ve üzümlerden hem sarhoşluk veren içecekler hem de güzel bir gıda edinirsiniz. . . Bu olayda da aklını kullananlar için bir ibret vardır.

    Ali Bulaç

    Hurmalıkların ve üzümlüklerin meyvelerinden kurdukları çardaklarda hem sarhoşluk verici içki, hem güzel bir rızık edinmektesiniz. Şüphesiz aklını kullanabilen bir topluluk için, gerçekten bunda bir ayet vardır.

    Ali Özek ve heyeti

    Hurma ve üzüm gibi meyvelerden hem içki hem de güzel gıdalar edinirsiniz. İşte bunlarda da aklını kullanan kimseler için büyük bir ibret vardır.

    Ali Rıza Safa

    Ayrıca, hurma ağaçlarının meyvelerinden ve üzümlerden de sarhoşluk veren içkiler ve güzel bir geçimlik elde edersiniz. Aslında, işte bunda, aklını kullanan bir toplum için kesinlikle bir gösterge vardır. dipnot 202

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 202
      "Sarhoşluk veren içkiler ve güzel bir geçimlik" olarak yazdığımız "Sekeren ve rızkan hasenen" tümcesi, güzel bir geçimlik -rızık- tanımlamasının, yalnızca meyvelere yönelik olduğu biçiminde yanıltıcı anlam verilerek, kimi çevirilerde, "Hem sarhoşluk veren içkiler hem de güzel bir rızık" biçiminde çevrilmiştir. Sarhoşluk veren içkilerin yasaklanmadığı, 4:43 ayetinin dipnotunda açıklanmıştır.

    Bayraktar Bayraklı

    Hurma ağacının ve üzümlerin ürünlerinden sarhoşluk veren içecek ve güzel rızık elde edersiniz. Aklını kullanan toplum için bunda bir işaret vardır.

    Edip Yüksel

    Ve hurma ağaçlarının meyvelerinden, üzümlerden hem sarhoş edici içkiler ve hem de güzel bir rızık elde edersiniz. Akleden bir toplum için bunda bir işaret vardır. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Tanrı'nın bağışladığı nimetlerden yararlanmak yahut zarar görmek seçimimize bağlıdır. Nükleer enerjiyi hem bomba hem de enerji santrali için kullanabiliriz; ateşle elimizi de yakabiliriz, yiyeceklerimizi de pişirebiliriz. Kuran, alkollü içkiler ile meyve sularını karşılaştırarak bu seçime dikkat çeker.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ve hurma ağaçlarının meyvelerinden, üzümlerden hem sarhoş edici içkiler ve hem de güzel bir rızık elde edersiniz. Akleden bir toplum için bunda bir işaret vardır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Hurma ve üzüm ağaçlarının meyvelerinden de hem içki, hem de güzel bir yiyecek çıkarırsınız. Şüphesiz ki, bunda aklını kullanan bir topluluk için kesin bir ibret vardır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Hurmalıkların ve üzümlüklerin meyvalarından da, bundan hem bir müskir çıkarırsınız hem de bir güzel rızık, her halde bunda aklı olan bir kavm için elbet bir ayet var

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Üzüm ve hurma meyvelerinden sarhoşluk veren içecek dipnot 1 ve faydalı besinler elde edersiniz. Aklını kullanan bir halk için, bunda kesinlikle bir ayet dipnot 2 vardır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Zararlı içecekler haline dönüştürerek.
    2. metne dön, dipnot 2
      Gösterge, işaret.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Üzüm ve hurma meyvelerinden içecek dipnot 1 ve faydalı besinler elde edersiniz. Aklını kullanan bir toplum için, bunda kesinlikle bir ayet dipnot 2 vardır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Çevirilerde çoğunlukla, ayette geçen "sekran" sözcüğüne "sarhoşluk veren içki" olarak anlam verilmekte ve bu ayetin hükmünün içkiyi haram kılan ayetlerce nesh(geçersiz) edildiği söylenmektedir. Oysaki bu sözcük, meyvelerden doğal yollardan elde edilen meyve suyu, şerbet, sirke ve şıra anlamına gelmektedir. Kaldı ki Kur'an'da nesh edilmiş(iptal edilmiş) ayetler olduğunu söylemek; en yalın anlamı ile Kur'an'a iftira atmaktan başka bir şey değildir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Gösterge, işaret.

    Gültekin Onan

    Hurmalıkların ve üzümlüklerin meyvelerinden kurdukları çardaklarda hem sarhoşluk verici içki, hem güzel bir rızık edinmektesiniz. Şüphesiz akleden bir topluluk için gerçekten bunda bir ayet vardır.

    Hasan Basri Çantay

    Hurma ağaçlarının meyvesinden ve üzümlerden de içki ve güzel bir rızk edinirsiniz, işte bunda da aklını kullanacak bir kavm için hiç şübhesiz bir ayet vardır.

    İbni Kesir

    Hurma ağaçlarının meyvelerinden ve üzümlerden; şerbet, şıra ve güzel rızık elde edersiniz. Akleden bir kavim için bunda bir ayet vardır.

    Mehmet Alagaş

    (64-69) Biz sana kitabı ancak onlara, üzerinde karşıtlaştıkları / ihtilaf ettikleri konuların açıklaman için ve İman eden bir kavmi yola iletmesi için ve rahmet olsun diye indirdik. Allah gökten su indirir, onunla yeri öldükten sonra diriltir, işte bunda işiten bir kavim için ayetler vardır. Sizin için hayvanlarda dikkate alınması gereken önemli şey vardır / ibret vardır , onların karınlarında kan ve pislik arasından çıkanı içiyorsunuz (seka içen saki içiren) içenlerin kolaylıkla içtikleri katışıksız / saf / halis süt, hurma ve üzüm ürünlerinden, sarhoş edici içecek / sekeran ve güzel rızık elde ediyorsunuz, işte bunda akleden kavim için gösterge / ayet vardır. Rabbin Bal Arısına dağları ağaçları ve inşa edilmiş çardakları / arşları ev olarak edin sonra tüm ürünlerden ye, uysal bir halde Rabbinin yollarına git diye vahyetti, O, karnından renkleri çeşitli bir içecek çıkarır. O insanlar için bir şifadır / düzelticidir. İşte bunda düşünen kavim için delil / ayet vardır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Hurma ağaçlarının meyvelerinden ve üzümlerden hem içki, hem de güzel bir rızık edinirsiniz. Elbette bunda aklını kullanan bir toplum için bir ibret vardır.

    Süleyman Ateş

    Hurma ağaçlarının meyvalarından ve üzümlerden de sarhoşluk ve güzel rızık elde edersiniz. Şüphesiz bunda aklını kullanan bir toplum için ibret vardır.

    Süleymaniye Vakfı

    Hurma ve üzüm ürünlerinden hem sarhoşluk veren içki dipnot 1 hem de güzel bir rızık elde edersiniz. Şüphesiz bunda doğru bağlantılar kurabilen bir topluluk için kesin bir ayet /belge vardır.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Hurma ağaçlarının ürünlerinden ve üzümlerden, hem sarhoşluk veren içki hem de güzel rızık elde edersiniz. Aklını kullanan bir topluluk için bunda kesin bir belge (ayet) vardır.

    Şaban Britch

    Hurma ve üzüm ürünlerinden de bir sarhoşluk verici bir de güzel rızık elde edersiniz. İşte bunda da aklını kullanan bir toplum için bir ayet/işaret vardır.

    Şaban Piriş

    Hurma ve üzüm ürünlerinden de bir sarhoşluk verici bir de güzel rızık elde edersiniz. İşte bunda da aklını kullanan bir toplum için bir işaret vardır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Hurmalıkların meyvalarından, üzümlerden de sarhoş edici bir içecek ve güzel bir rızık elde edersiniz. İşte bunda, aklını işleten bir topluluk için kesin bir mucize vardır.

  3. Nahl suresi, 68. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nahl suresi, 68. ayet. وَأَوْحَىٰ رَبُّكَ إِلَى ٱلنَّحْلِ أَنِ ٱتَّخِذِى مِنَ ٱلْجِبَالِ بُيُوتًا وَمِنَ ٱلشَّجَرِ وَمِمَّا يَعْرِشُونَ

    Diyanet İşleri

    Rabbin, bal arısına şöyle ilham etti: "Dağlardan, ağaçlardan ve insanların yaptıkları çardaklardan (kovanlardan) kendine evler edin."

    Mehmet Okuyan

    Rabbin bal arısına şöyle vahyetmişti (bildirmişti): "Dağlardan, ağaçlardan ve (insanların) yaptıkları çardaklardan kendine yuvalar edin!

    Mustafa İslamoğlu

    Yine Rabbinin arıya vahyetti(ğini de düşün): "Dağlardan, ağaçlardan ve imal edilmiş kovanlardan kendine yuva edin!

    Muhammed Esed

    Ve bir de, Rabbinin arıya: "Dağlarda, ağaçlarda ve (insanların) hazırladıkları kovanlarda kendine yuva edin" diye vahyetti(ğini)

    Ahmed Hulusi

    Rabbin bal arısına vahyetti: "Dağlardan, ağaçlardan ve yaptıkları kovanlardan evler edin!" (Düşünen beyinlere, arının {ve diğer mahlukatın} nasıl vahiy aldığı, bunun nasıl ve ne anlama geldiği konusu, çok şeyler açar. A. H. )

    Ali Bulaç

    Rabbin bal arısına vahyetti: Dağlarda, ağaçlarda ve onların kurdukları çardaklarda kendine evler edin.

    Ali Özek ve heyeti

    Rabbin bal arısına: Dağlardan, ağaçlardan ve insanların yaptıkları çardaklardan kendine evler (kovanlar) edin.

    Ali Rıza Safa

    Ve Efendin, Dişi Balarısına, şöyle bildirdi: "Dağlarda, ağaçlarda ve kurdukları çardaklarda evler edin!"

    Bayraktar Bayraklı

    - Rabbin bal arısına, "Dağlardan, ağaçlardan ve kurulmuş kovanlardan yuvalar edin, sonra da her türlü üründen ye de,Rabbinin işlek olan yollarından yürü!" diye vahyetti. Karınlarından, insanlara şifa olan türlü türlü renkte içecek çıkar. Düşünen topluma bunda bir ders vardır.

    Edip Yüksel

    Ve Efendin dişi arıya vahiy etti: "Dağlardan, ağaçlardan ve kovanlardan evler edin"

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ve Rabbin arıya vahyetti: 'Dağlardan, ağaçlardan ve kurdukların (kovanlar) dan evler edin,'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Rabbin bal arısına da şöyle vahyetti: "Dağlardan, ağaçlardan ve insanların kuracakları kovanlardan göz göz evler edin!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Rabbın bal arısına da şöyle vahyetti: dağlardan ve ağaçlardan ve kuracakları köşklerden göz göz evler edin

    Gültekin Onan

    Rabbin bal arısına vahyetti: Dağlarda, ağaçlarda ve onların kurdukları çardaklarda kendine evler edin.

    Hasan Basri Çantay

    (68-69) Rabbin bal arısına: "Dağlardan, ağaçlardan ve (insanların senin için yapacakları) çardaklardan evler (kovanlar) edin, sonra meyve (ve çiçek) lerin her birinden ye de Rabbinin (bal imalinde öğretdiği ve) kolaylıklar gösterdiği yaylım yollarına git" diye ilham etdi. Onların karınlarından (ağızlarından) renkleri çeşidli şerbet (bal) çıkar ki onda insanlar için şifa vardır. İşte bunda da tefekkür edecek bir zümre için elbette bir ayet var.

    İbni Kesir

    Ve Rabbın bal arısına vahyetti ki: Dağlarda, ağaçlarda ve hazırlanmış kovanlarda yuva edin.

    Mehmet Alagaş

    (64-69) Biz sana kitabı ancak onlara, üzerinde karşıtlaştıkları / ihtilaf ettikleri konuların açıklaman için ve İman eden bir kavmi yola iletmesi için ve rahmet olsun diye indirdik. Allah gökten su indirir, onunla yeri öldükten sonra diriltir, işte bunda işiten bir kavim için ayetler vardır. Sizin için hayvanlarda dikkate alınması gereken önemli şey vardır / ibret vardır , onların karınlarında kan ve pislik arasından çıkanı içiyorsunuz (seka içen saki içiren) içenlerin kolaylıkla içtikleri katışıksız / saf / halis süt, hurma ve üzüm ürünlerinden, sarhoş edici içecek / sekeran ve güzel rızık elde ediyorsunuz, işte bunda akleden kavim için gösterge / ayet vardır. Rabbin Bal Arısına dağları ağaçları ve inşa edilmiş çardakları / arşları ev olarak edin sonra tüm ürünlerden ye, uysal bir halde Rabbinin yollarına git diye vahyetti, O, karnından renkleri çeşitli bir içecek çıkarır. O insanlar için bir şifadır / düzelticidir. İşte bunda düşünen kavim için delil / ayet vardır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Rabbin, bal arısına şunu vahyetti: ''Dağlardan, ağaçlardan ve insanların yaptıkları çardaklardan (kovanlardan) kendine evler edin.''

    Süleyman Ateş

    Rabbin, bal arısına şöyle vahyetti: "Dağlardan, ağaçlardan ve kurdukları çardaklardan evler edin!"

    Süleymaniye Vakfı

    Rabbin bal arısına şunu vahyetmiştir: dipnot 1 "Dağlardan, ağaçlardan ve insanların yaptığı kovanlardan kendine evler edin!

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Vahiy; sözlükte işaret dili, fısıldama, rumuz, yazı veya ima ile konuşma anlamlarına gelir (Müfredat). Arıya bildirilen emirler, Allah'ın göklere ve yere bildirdiği emirler (Fussilet 41/12, Zilzal 99/4-5), Musa'nın (a.s.) annesine ilham edilen emir (Taha 20/38-39, Kasas 28/7-9), İsa'nın (a.s.) havarilerine verilen emir (Maide 5/111), Zekeriya'nın (a.s.) halkıyla işaret dilinde konuşması (Meryem 19/11) ve şeytanların fısıldaması (En'am 6/112, 121) da Kur'an-ı Kerim'de "vahiy" olarak isimlendirilir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Rabbin bal arısına şöyle bildirdi: "Dağlarda, ağaçlarda ve insanların yaptıkları çardaklarda kendine evler edin.

    Şaban Britch

    Rabbin bal arısına şöyle ilham etti: Dağlardan, ağaçlardan ve (insanların yaptığı) yapılardan kendine evler edin.

    Şaban Piriş

    Rabbin bal arısına şöyle vahyetti: "Dağlardan, ağaçlardan ve kovanlardan kendine evler yap.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Rabbin, balarısına şöyle vahyetti: "Dağlardan evler edin, ağaçlardan ve insanların kurdukları çardaklardan da..."

  4. Nahl suresi, 69. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nahl suresi, 69. ayet. ثُمَّ كُلِى مِن كُلِّ ٱلثَّمَرَٰتِ فَٱسْلُكِى سُبُلَ رَبِّكِ ذُلُلًا يَخْرُجُ مِنۢ بُطُونِهَا شَرَابٌ مُّخْتَلِفٌ أَلْوَٰنُهُۥ فِيهِ شِفَآءٌ لِّلنَّاسِ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً لِّقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ

    Diyanet İşleri

    "Sonra meyvelerin hepsinden ye de Rabbinin sana kolaylaştırdığı (yaylım) yollarına gir." Onların karınlarından çeşitli renklerde bal çıkar. Onda insanlar için şifa vardır. Şüphesiz bunda düşünen bir (toplum) için bir ibret vardır.

    Mehmet Okuyan

    Sonra meyvelerin her birinden ye ve Rabbinin sana kolaylaştırdığı yollarına gir!" Karınlarından renkleri çeşitli bir içecek (bal) çıkar ki onda insanlar için şifa vardır. Şüphesiz ki bunda düşünen bir toplum için bir delil vardır. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayetlerdeki hitapların dişi kalıpta getirilmesi, bal yapımında dişi arıların etkinliğine dikkat çeken, buna işaret eden mucizevî bir bilgidir.

    Mustafa İslamoğlu

    Sonra her türlü üründen ye ve ardından Rabbinin sana amade kıldığı yollarına koyul!" (Bütün bunların sonunda) onların karınlarından, içerisinde insanlar için şifa barındıran farklı renkler/tatlardan oluşan bir sıvı çıkar. Hiç şüphesiz, bütün bunlarda da düşünen bir toplum için mutlaka alınacak bir ders vardır.

    Muhammed Esed

    ve (ona) "sonra her türlü üründen ye; ve Rabbinin senin için öngördüğü yolları mutlak bir boyun eğmişlikle izle" (diye buyurduğunu düşünün!) (İşte bunun içindir ki,) onların karınlarından, içinde insan sağlığına yarayışlı unsurlar bulunan değişik renklerde/tadlarda bir sıvı çıkar. Şüphesiz bunda da, düşünen kimseler için mutlaka bir ders vardır!

    Ahmed Hulusi

    "Sonra, her çiçekten ye de programının gereği, varoluşunu meydana getiren Esma'nın gereği şekilde onu değerlendir". . . Onun karnından, renkleri muhtelif bir içecek çıkar ki, onun içinde insanlar için şifa vardır. . . Bu olayda da aklını kullananlar için bir ibret vardır!

    Ali Bulaç

    Sonra meyvelerin tümünden ye, böylece Rabbinin sana kolaylaştırdığı yollarda yürü, uçuver. Onların karınlarından türlü renklerde şerbetler çıkar, onda insanlar için bir şifa vardır. Şüphesiz düşünen bir topluluk için gerçekten bunda bir ayet vardır.

    Ali Özek ve heyeti

    Sonra meyvelerin her birinden ye ve Rabbinin sana kolaylaştırdığı yaylım yollarına gir, diye ilham etti. Onların karınlarından renkleri çeşitli bir şerbet (bal) çıkar ki, onda insanlar için şifa vardır. Elbette bunda düşünen bir kavim için büyük bir ibret vardır.

    Ali Rıza Safa

    "Sonra, tüm meyvelerden ye; Efendinin, sana kolaylaştırdığı yollarını izle!" Onun karınlarından, insanlara onma sağlayan türlü renklerde bir içecek çıkar. Aslında, işte bunda, düşünen bir toplum için kesinlikle bir gösterge vardır.

    Bayraktar Bayraklı

    - Rabbin bal arısına, "Dağlardan, ağaçlardan ve kurulmuş kovanlardan yuvalar edin, sonra da her türlü üründen ye de,Rabbinin işlek olan yollarından yürü!" diye vahyetti. Karınlarından, insanlara şifa olan türlü türlü renkte içecek çıkar. Düşünen topluma bunda bir ders vardır.

    Edip Yüksel

    "Sonra, her çeşit meyveden ye ve Efendinin planını aynen izle." Karınlarından, insanlar için şifa içeren çeşitli renklerden bir içecek çıkar. Düşünen insanlar için bunda bir işaret vardır. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Besin ve vitamin açısından alabildiğine zengin olan balın bazı alerjilere ve rahatsızlıklara ilaç oluşu bilinen bir gerçektir. Arı usta bir mimardır; petek gibi optimal ekonominin geometrik örneğini inşa ederek bal stoku için minimum miktarda balmumu harcar. Bir ecza profesörüdür; ağzındaki laboratuarda bal gibi bir ilacı üretir. Kuyruğunda düşmanlarına karşı kimyasal silah taşıyan bir intihar komandosudur. * Diğer arılarla güneş ışığı ve koreografi yoluyla haberleşip yol bulan usta bir pilottur, bir helikopterdir. Binlerce kovandaşıyla birlikte barış ve düzen içinde çalışan dürüst bir kovandaştır. Bu küçücük böcek, daha nice hüneriyle Yaratıcısının büyüklüğüne tanıklık eden bir ayettir. Arının karnını ifade eden BuTuN kelimesinin çoğul kullanılması da ilginç. Bu nüansı entimologlar daha iyi takdir ederler.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Sonra, her çeşit meyveden ye ve Rabbinin planını aynen izle.' Karınlarından, insanlar için şifa içeren çeşitli renklerden bir içecek çıkar. Düşünen insanlar için bunda bir işaret vardır.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Sonra bütün meyvelerden ye ve Rabbinin kolay kıldığı yollara koy." İçlerinden çeşitli renklerde bir içecek çıkar ki, onda insanlar için şifa vardır. Şüphesiz ki, bunda düşünen bir topluluk için büyük bir ibret vardır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Sonra meyvaların hepsinden ye de rabbının müyesser kıldığı yollara koy, içlerinden renkleri muhtelif bir içecek peyda olur ki onda insanlara bir şifa vardır, her halde bunda tefekkür edecek bir kavm için elbet bir ayet var

    Erhan Aktaş

    "Sonra, her çeşit bitkiden ye. Rabb'inin emre amade kılınmış yollarında dolaş. dipnot 1 " Onun karınlarından, çeşitli renklerde şarap dipnot 2 çıkar. Onda, insanlar için şifa vardır. Bunda düşünen bir toplum için kesinlikle bir ayet vardır.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Rabb'inin sana bildirdiği/öğrettiği güzergaha uyarak çiçekten çiçeğe dolaş.
    2. metne dön, dipnot 2
      Sıvı.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Sonra, her çeşit bitkiden ye. Rabb'inin emre amade kılınmış yollarında dolaş." dipnot 1 Onun karınlarından, çeşitli renklerde şarap dipnot 2 çıkar. Onda, insanlar için şifa vardır. Bunda düşünen bir toplum için kesinlikle bir ayet vardır.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Rabb'inin sana bildirdiği/öğrettiği güzergaha uyarak çiçekten çiçeğe dolaş.
    2. metne dön, dipnot 2
      Sıvı.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    "Sonra, bitkilerin hepsinden ye. Rabb'inin emre amade kılınmış yollarında dolaş." dipnot 1 Onun karnından, çeşitli renklerde sıvı çıkar. Onda, insanlar için şifa vardır. Bunda düşünen bir toplum için kesinlikle bir ayet vardır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Rabb'inin sana bildirdiği/öğrettiği güzergaha uyarak çiçekten çiçeğe dolaş.

    Gültekin Onan

    Sonra meyvelerin tümünden ye, böylece rabbinin sana kolaylaştırdığı yollarda yürü, uçuver. Onların karınlarından türlü renklerde şerbetler çıkar, onda insanlar için bir şifa vardır. Şüphesiz düşünen (yetefekkerun) bir kavim için gerçekten bunda bir ayet vardır.

    Hasan Basri Çantay

    (68-69) Rabbin bal arısına: "Dağlardan, ağaçlardan ve (insanların senin için yapacakları) çardaklardan evler (kovanlar) edin, sonra meyve (ve çiçek) lerin her birinden ye de Rabbinin (bal imalinde öğretdiği ve) kolaylıklar gösterdiği yaylım yollarına git" diye ilham etdi. Onların karınlarından (ağızlarından) renkleri çeşidli şerbet (bal) çıkar ki onda insanlar için şifa vardır. İşte bunda da tefekkür edecek bir zümre için elbette bir ayet var.

    İbni Kesir

    Sonra her tür üründen ye. Sonra da Rabbının işlemen için gösterdiği yoldan yürü. Karınlarından insanlara şifa olan, renkleri çeşit çeşit bir içecek çıkar. Bunda düşünen bir kavim için şüphesiz bir ayet vardır.

    Mehmet Alagaş

    (64-69) Biz sana kitabı ancak onlara, üzerinde karşıtlaştıkları / ihtilaf ettikleri konuların açıklaman için ve İman eden bir kavmi yola iletmesi için ve rahmet olsun diye indirdik. Allah gökten su indirir, onunla yeri öldükten sonra diriltir, işte bunda işiten bir kavim için ayetler vardır. Sizin için hayvanlarda dikkate alınması gereken önemli şey vardır / ibret vardır , onların karınlarında kan ve pislik arasından çıkanı içiyorsunuz (seka içen saki içiren) içenlerin kolaylıkla içtikleri katışıksız / saf / halis süt, hurma ve üzüm ürünlerinden, sarhoş edici içecek / sekeran ve güzel rızık elde ediyorsunuz, işte bunda akleden kavim için gösterge / ayet vardır. Rabbin Bal Arısına dağları ağaçları ve inşa edilmiş çardakları / arşları ev olarak edin sonra tüm ürünlerden ye, uysal bir halde Rabbinin yollarına git diye vahyetti, O, karnından renkleri çeşitli bir içecek çıkarır. O insanlar için bir şifadır / düzelticidir. İşte bunda düşünen kavim için delil / ayet vardır.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    'Sonra meyvelerin hepsinden ye de Rabbinin sana kolaylaştırdığı (yaylım) yollarına gir.'' Onların karınlarından çeşitli renklerde bal çıkar. Onda insanlar için şifa vardır. Şüphesiz bunda düşünen bir (toplum) için bir ibret vardır.

    Süleyman Ateş

    "Sonra her çeşit meyvalardan ye de Rabbinin yollarında boyun eğerek yürü!" Onun karınlarından, renkleri çeşit çeşit bir içecek çıkar ki onda insanlara şifa vardır. Şüphesiz bunda düşünen bir millet için ibret vardır.

    Süleymaniye Vakfı

    Sonra ürünlerin hepsinden ye ve ardından Rabbinin senin için kolay kıldığı yollara gir!" Arıların karnından farklı renklerde bir sıvı / bal çıkar ki onda insanlar için şifa vardır. dipnot 1 İşte bunda da düşünen bir topluluk için kesin bir ayet / belge vardır. dipnot 2

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bir kovanda bir adet ana arı, yüzlerce erkek arı ve binlerce işçi arı bulunur. Ana arı ve işçi arılar dişi arılardır. Ana arının yumurtlama, erkek arının da ana arıyı dölleme dışında görevi yoktur. Kovanın bakımı, temizliği, havalandırılması, dışarıdan gelebilecek saldırılara karşı savunulması, 5km çapındaki arazinin taranarak nektar, polen ve su kaynaklarının tespit edilip diğer arılara bildirilmesi, petek gözlerinin yapımı, yavruların ve ana arının beslenmesi, bal yapımı için gerekli olan nektarın toplanması, arı sütü yapımı ve yavrular için gerekli olan polenin toplanması, suyun bulunması ve kovana taşınması, midelerinde oluşturdukları balın petek gözlerinde depolanması dişi olan işçi arıların görevidir. Ana arının yakın korumalığı, temizliği hatta yorulduğunda kendisine bir tür masaj yapılması bile işçi arıların görevidir. İşçi arılar görevlerine doğar doğmaz başlarlar ve 35-40 günlük ömürlerinin her döneminde farklı bir görev üstlenirler. Erkek arılar çiftleşme dışında bir işe yaramadıklarından iğneleri dahi yoktur. Hatta kışın mevcut bal stoğuna ortak olmamaları için çoğunlukla işçi arılar tarafından öldürülür veya kovana alınmayarak ölüme terk edilirler. Hem meali verilen bu ayette hem de bir sonraki ayette (Nahl 16/69) kovan inşa eden, çiçeklerden bal özü toplayan ve bal yapan arıların dişi oldukları onlara hitap edilen emirlerin "müennes" yani dişil kalıpta olmasından net bir şekilde anlaşılmaktadır. Ana arının dişi olduğu bilim dünyasında ancak 1609 yılında, işçi bal arılarının dişi olduğu ise 1670 yılında tespit edilebilmiştir. Kur'an'ın indiği dönemde bu bilgilerin bilim dünyasınca henüz tespit edilmemiş olmasına rağmen Allah tarafından haber verilmesi, Kur'an'ın bir insan kelamı olmadığının delillerinden biridir.
    2. metne dön, dipnot 2

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sonra bütün ürünlerden ye ve Rabbinin sana gösterdiği yollara koyul." Arıların içinden değişik renklerde bir sıvı çıkar ki bu sıvıda insanlar için şifa bulunur. İşte bunda düşünen bir topluluk için kesin bir belge (ayet) vardır.

    Şaban Britch

    Sonra: “Bütün ürünlerden ye ve Rabbinin sana kolaylaştırdığı yollardan yürü.” Arıların karnından, çeşitli renklerde ve insanlar için şifa olan bir içecek çıkar. İşte bunda da düşünen bir toplum için bir ayet/işaret vardır.

    Şaban Piriş

    Sonra "bütün ürünlerden ye, ve Rabbinin sana tahsis ettiği yollardan yürü." Arıların karnından, çeşitli renklerde ve insanlar için şifa olan bir içecek çıkar. İşte bunda da düşünen bir toplum için bir işaret vardır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Sonra, meyvaların her türünden ye de boyun bükerek Rabbinin yollarına koyul." Onun karıncıklarından, renkleri çeşit çeşit bir içecek çıkar ki, insanlar için onda şifa vardır. Derin derin düşünen bir topluluk için, bunda kesin bir mucize var.

  5. Nahl suresi, 70. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nahl suresi, 70. ayet. وَٱللَّهُ خَلَقَكُمْ ثُمَّ يَتَوَفَّىٰكُمْ وَمِنكُم مَّن يُرَدُّ إِلَىٰٓ أَرْذَلِ ٱلْعُمُرِ لِكَىْ لَا يَعْلَمَ بَعْدَ عِلْمٍ شَيْـًٔا إِنَّ ٱللَّهَ عَلِيمٌ قَدِيرٌ

    Diyanet İşleri

    Allah, sizi yarattı. Sonra sizi öldürecek. İçinizden kimileri de, bilgili olduktan sonra hiçbir şeyi bilmesin diye ömrünün en düşkün çağına ulaştırılır. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, (her şeye) hakkıyla gücü yetendir.

    Mehmet Okuyan

    Sizi Allah yaratmıştır; sonra sizi vefat ettirecektir. Bilgiliyken hiçbir şeyi bilmez hâle gelsin diye sizden bazı kişiler ömrün en sıkıntılı çağına dipnot 1 kadar yaşatılacaktır. Şüphesiz ki Allah bilendir, gücü yetendir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayetteki [erzel-i ömür] ifadesi Hacc 22:5'te de geçmekte ve insan ömrünün en sıkıntılı, en zor, en ileri aşamasına dikkat çekmektedir.

    Mustafa İslamoğlu

    Sizi de Allah yarattı, sonra canınızı alacak. İçinizden kimileri ömrün en düşkün çağına kadar ulaştırılır. Hatta öyle ki, bilirken hiçbir şey bilmez olur: (ama) unutmayın ki Allah her şeyi bilir, sınırsız bir kudret sahibidir.

    Muhammed Esed

    Ve sizi Allah yarattı, günü gelince de öldürecek; ve içinizden kimileri, ömrün o en düşkün çağına, (insanın) bildiği şeyi de bilmez olduğu yaşa kadar alıkonulurlar. Gerçek şu ki Allah, her zaman kudretli olan yegane ilim sahibidir!

    Ahmed Hulusi

    Allah sizi yarattı. . . Sonra sizi vefat ettirir (öldürür değil vefat ettirir)! Kiminiz de erzel-i ömür'e (ömrün düşkünlük çağına) bırakılır; bildiklerini artık düşünemeyecek devreye. . . Muhakkak ki Allah Aliym'dir, Kaadir'dir.

    Ali Bulaç

    Allah sizi yarattı, sonra sizi öldürüyor, sizden kimi de, bildikten sonra bir şey bilmesin diye, ömrün en aşağı ucuna (yaşlılığa) geri çevrilir. Şüphesiz, Allah bilendir, her şeye güç yetirendir.

    Ali Özek ve heyeti

    Sizi Allah yarattı; sonra sizi vefat ettirecek. Daha önce bilgili iken hiçbir şeyi bilmez hale gelsin diye sizden bazı kimseler ömrün en kötü çağına kadar yaşatılacak. Allah şüphesiz her şeyi hakkıyla bilendir; her şeye kadirdir.

    Ali Rıza Safa

    Ve Allah, sizi yarattı. Sonra sizi öldürecek. Aranızdan bir bölümü, bildiğini bilmez olsun diye, ömrünün en düşkün dönemlerine geri döndürülür. Kuşkusuz, Allah, Bilendir; Gücü Yetendir. dipnot 203

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 203
      Ayetin ikinci tümcesi, kimi Kur'an çevirilerinde, "Yaşamın en aşağılık dönemine itilir; daha önce bildikleri şeyleri bilmez olur." veya "Yaşamın en kötü zamanına değin yaşatılır ki, bilgiden sonra hiçbir şeyi bilmez olsun." veya "Kim aşağılık bir yaşama sürüklenirse, önceden bildiği şeyleri bilmez olur." biçiminde çevrilmiştir. Kimi çevirilerde ise "Kim doğru yola girdikten sonra saparsa, doğru yolu öğrenmesine karşın kavrayamadığı için yaşamın en aşağılık dönemine döndürülür." biçiminde yorumlanmıştır. Ayetin bu tümcesi, 22:5 ayetinde tıpkısı sözcüklerle tekrarlanır.

    Bayraktar Bayraklı

    Sizi Allah yarattı; sonra sizi vefat ettirir. Daha önce bilgili iken hiçbir şeyi bilmez hale gelsin diye, sizden bazı kimseler ömrün en kötü çağına kadar yaşatılacak. Şüphesiz ki Allah her şeyi bilendir; sonsuz kudret sahibidir.

    Edip Yüksel

    Ve sizi ALLAH yarattı, sonra da yaşamınıza son verir. Sizden bazıları hayatın en kötü zamanına kadar yaşatılır ki bilgiden sonra hiçbir şeyi bilmesin. ALLAH Bilendir, Her şeye Gücü Yetendir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ve sizi ALLAH yarattı, sonra da yaşamınıza son verir. Sizden bazıları hayatın en kötü zamanına kadar yaşatılır ki bilgiden sonra hiçbir şeyi bilmesin. ALLAH Bilendir, Her Şeye Gücü Yetendir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Sizi, Allah yarattı, sonra O, sizi öldürür; içinizden kimi de bildiklerinden hiçbir şey bilmez olsun diye, ömrünün en kötü çağına kadar yaşatılır. Şüphesiz ki, Allah herşeyi bilendir, her şeye gücü yetendir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Hem Allah sizi halketti, sonra sizi vefat ettiriyor, içinizden kimi de erzeli ömre reddolunuyor ki biraz ılimden sonra bir şey bilemez olsun, her halde Allah hem alim hem kadir

    Erhan Aktaş

    Sizi, Allah yarattı, sonra da sizi vefat ettirecek. Sizden kiminiz de bilir bir haldeyken, dipnot 1 hiçbir şey bilmeyen ihtiyar bir bunak oluncaya dek yaşatılır. Allah, Her Şeyi Bilen'dir, Her Şeye Gücü Yeten'dir.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hafızası yerinde, aklı başında gücü kuvveti yerindeyken.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Sizi, Allah yarattı, sonra da sizi vefat ettirecek. Sizden kiminiz de bilir bir haldeyken dipnot 1 , hiçbir şey bilmeyen ihtiyar bir bunak oluncaya dek yaşatılır. Allah, Her Şeyi Bilen'dir, Her Şeye Gücü Yeten'dir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hafızası yerinde, aklı başında gücü kuvveti yerindeyken.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Sizi, Allah yarattı, sonra da sizi vefat ettirecek. Sizden kiminiz de bilir bir haldeyken dipnot 1 , hiçbir şey bilmeyen ihtiyar bir bunak oluncaya dek yaşatılır. Allah, Her Şeyi Bilen'dir, Her Şeye Gücü Yeten'dir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hafızası yerinde, aklı başında gücü kuvveti yerindeyken.

    Gültekin Onan

    Tanrı sizi yarattı, sonra sizi öldürüyor, sizden kimi de, bildikten sonra bir şey bilmesin diye, ömrün en aşağı ucuna (yaşlılığa) geri çevrilir. Şüphesiz, Tanrı bilendir, her şeye güç yetirendir.

    Hasan Basri Çantay

    Sizi Allah yaratdı. Sizi yine O öldürecek. İçinizden kimi — bildikden sonra (çocuk gibi) bir şey bilmesin diye — en aşağı ömre kadar geri götürülür. Allah (her şey'i) hakkıyle bilen, kemaliyle kaadir olandır.

    İbni Kesir

    Allah sizi yaratmıştır, sonra da öldürecektir. İçinizden bir kısmı ömrünün en fena zamanına ulaştırılır ki bilirken bilmez olur. Muhakkak Allah Alim'dir, Kadir'dir.

    Mehmet Alagaş

    (70-83) Allah sizi yaratır sonra sizi vefat ettirir sizden birilerini ömrün en zelil kısmına ulaştırır , ilim sonrasında bir şey bilmez olursunuz. Allah bilendir ayarlayandır / kader edendir . Allah bazınızı bazılarınıza rızık olarak zengin kılar / fazlalı kılar , Zengin olanlar ellerinde ki rızıklardan çalıştırdıkları kişilere vererek durumlarını eşitlemiyorlar , Allah’ın nimeti konusunda nankörlük ediyorlar / haklarını vermiyorlar. Allah sizleri kendinizden dişi türdeşlerinizi / eşlerinizi yaptı , zevcelerinizden de oğullar ve torunlar yaptı. Sizleri hoş şeylerle rızıklandırdı. Şimdi Geçersiz olana mı / iptal edilene mi iman ediyorlar (gerçek olanı bırakıp ) Allah’ın nimetini yok mu sayıyorlar / örtbas edip görmezden mi geliyorlar ve Allah’tan başkasına mı ibadet ediyorlar? Ki onlar semalarda ve arzda rızık olarak herhangi bir şeyin egemenliğine / mülkiyetine haiz değiller, buna güçleri de yetmez. Allah hakkında misaller / örnekler vermeyin, Allah biliyor ve siz bilmiyorsunuz. Allah şu misali / örneği verdi; h erhangi bir iktidarı / kudreti olmayan mülk edinmiş bir köle . (Mal var lakin kullanacak kudret yok) bir de güzel bir rızıkla rızıklandırdığımız rızkından gizli açık harcayan kişiyi örnek verdi , hiç bu ikisi aynı seviyede olur mu? Allah’a hamdolsun (eşit / aynı değildirler) bilakis çoklarınız bilmiyorsunuz. Allah şu iki adamı örnek olarak verdi. Onlardan biri dilsiz / Ebkem , herhangi bir gücü iktidarı kudreti yok , işte o , dostuna bir yorgunluktur / bitkinliktir, nereye yönlendirilse o bir hayır elde edemez , bu kişi adaletle emreden / iş yapan ve doğru yol üzere olan kişiyle aynı seviyede olur mu? Semaların ve arzın yitik şeyleri / gaybı Allah’a aittir. Saat işi bir göz açıp kapamak yahut daha yakın bir iş gibidir. Muhakkak ki Allah her şeye muktedirdir. Allah sizi annelerinizin karnından / batınından hiçbir şey bilmez halde çıkarıyor, size işitme görme ve gönüller yapıyor, böylelikle belki teşekkür edersiniz. Kuşları görmez misiniz? Semanın havası emirlerine amade kılınmıştır , onları Allah’tan başkası tutmuyor , işte bunda iman eden kavim için gösterge / belirti / ayet vardır. Allah sizin için sakinlik sağlasın diye evler yaptı , h ayvanların derilerinden / ciltlerinden göç günlerinde , mukim (kalıcı) olduğunuz günlerde, hafifçe taşınsın diye evler yaptı , belirli süre için yününden yapağından kılından kullanım malzemeleri / eseesen ve geçimlik tüketim malzemesi / meteean yaptı. Allah sizin için yarattıklarından gölgelikler yaptı , dağlardan sizin için korunaklar / koruganlar yaptı , sıcaktan sizi koruyacak elbiseler yaptı, sizi sertliğe karşı savaşta koruyacak elbiseler de yaptı (Zırh vb.) Böylece üzerinizde ki nimetini tamamlar, böylelikle belki teslim olursunuz. Eğer ki yüz çevirirlerse sana düşen sadece ve sadece apaçık bilgilendirmektir, onlar Allah’ın nimetini tanırlar sonra tanımazlar / nankörlük ederler, onların çoğu da / ekserisi de yok sayar / örtbas eder görmezden gelir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Allah sizi yaratmıştır, sonra öldürecektir. İçinizden kimi ömrünün en kötü çağına kadar geri çevrilir. Bildikten sonra hiçbir şey bilmez olsun diye. Şüphesiz Allah, her şeyi bilendir, her şeye gücü yetendir.

    Süleyman Ateş

    Allah sizi yarattı, sonra öldürür; içinizden kimi de ömrün en reziline (bebeklik çağı gibi güçsüz ihtiyarlık çağına) itilir ki, biraz bilgiden sonra hiçbir şeyi bilmez olsun! Doğrusu Allah bilendir. (O, her şeye) kadirdir.

    Süleymaniye Vakfı

    Allah sizi yaratmıştır. Sonra da vefat ettirecektir. Kiminiz ömrünün en düşkün çağına kadar yaşatılır ki (birçok şeyi) bildikten sonra hiçbir şey bilemez hale gelsin. dipnot 1 Allah daima bilen ve ölçüyü koyandır.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İnsanın ruhsal ve fiziksel yapısı, en olgun hale geldikten sonra (Ahkaf 46/15) zayıflamaya başlar (Hac 22/5, Mu'minun 23/12-16, Rum 30/54, Yasin 36/68, Mü'min 40/67). Allah'ın bunu sürekli yaptığını gözlemleyebilen insanların, yeniden diriltileceklerini de akletmeleri gerekir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sizi yaratan Allah'tır sonra vefat dipnot 1 ettirecektir. Kiminiz ömrünün en düşkün çağına kadar yaşatılır ki bildiğini bilemez hale gelsin. Allah bilir ve ölçü koyar.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ruh'un bedenden alınması vefat, canlılığın son bulması ölüm(mevt)'tir. Örneğin insanlar uyurken canlılıkları devam etmesine rağmen ruhları vücutlarında değildir(Zümer 39/42).

    Şaban Britch

    Allah, sizi yarattı, daha sonra da sizi öldürecektir. Sizden kiminiz de ömrün en kötü çağına ulaştırılır ki, biraz bilgiden sonra bir şey bilmez olur. Şüphesiz Allah, her şeyi bilendir, her şeye gücü yetendir.

    Şaban Piriş

    -Allah, sizi yarattı, daha sonra da sizi öldürecektir. Sizden kiminiz de hayatın en rezil dönemine itilir ki, daha önce bildikleri şeyleri bilmez olur. Şüphesiz Allah, her şeyi bilen ve güç yetirendir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Allah sizi yarattı, sonra sizi vefat ettirecek. İçinizden bazıları, ömrün en basit ve düşük noktasına geri çevirilir ki, bir ilimden sonra hiçbir şey bilmez olsun. Allah Alim'dir, Kadir'dir.

  6. Nahl suresi, 71. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nahl suresi, 71. ayet. وَٱللَّهُ فَضَّلَ بَعْضَكُمْ عَلَىٰ بَعْضٍ فِى ٱلرِّزْقِ فَمَا ٱلَّذِينَ فُضِّلُوا۟ بِرَآدِّى رِزْقِهِمْ عَلَىٰ مَا مَلَكَتْ أَيْمَٰنُهُمْ فَهُمْ فِيهِ سَوَآءٌ أَفَبِنِعْمَةِ ٱللَّهِ يَجْحَدُونَ

    Diyanet İşleri

    Allah, rızık konusunda kiminizi kiminizden üstün kıldı. Üstün kılınanlar, rızıklarını ellerinin altındakilere vermezler ki rızıkta hep eşit olsunlar. Şimdi Allah'ın nimetini mi inkar ediyorlar?

    Mehmet Okuyan

    Allah rızık bakımından kiminizi kiminize üstün (farklı) kılmıştır. Farklı (bol rızık) verilenler, rızıklarını ellerinin altındakilere verip de bu konuda kendilerini onlara eşit kılmazlar. dipnot 1 Allah'ın nimet(ler)ini inkâr mı ediyorlar!

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayette rızık bakımından geniş imkânlara sahip kılınanların bunlardan yoksun olanları gözetmemesi eleştirilmekte, bu duyarsızlıkları nedeniyle de Yüce Allah'ın nimetlerini inkâr etmiş olacaklarına dikkat çekilmektedir.

    Mustafa İslamoğlu

    Allah rızkı kiminize diğerinden daha fazla vermiştir. Peki, kendisine fazla verilenler emirleri altında çalışan kesimleri servetlerine ortak etseler de, onlar da bu konuda (kendileriyle) eşit hale gelseler ya! Buna (dahi razı olmayacaklarına) göre, hala (ortak koşmakla), Allah'ın nimetlerini bile bile inkara yeltenmiş olmuyorlar mı?

    Muhammed Esed

    Rızık konusunda, kiminize kiminizden fazla veren Allah'tır: hal böyleyken, kendisine fazla verilmiş olanlar, rızıklarını -bu bakımdan aralarında eşitlik olsun diye- sağ ellerinin malik olduğu kimselerle paylaşmakta isteksiz davranıyorlar. Peki, (böyle yapmakla) Allah'ın nimetini (bile bile) inkara mı kalkışıyorlar?

    Ahmed Hulusi

    Allah, yaşam gıdanız konusunda kiminizi kiminizden üstün tuttu. . . Üstün tutulan kimseler yaşam gıdalarını, sorumlu olduklarıyla hakkıyla paylaşmıyor. . . (Oysa) onlar onda eşittirler. . . Allah nimetini (yaşam gıdalarını, ben kazandım, benim; diyerek, hatta benliklerini de böylece Allah'a eş koşarak) bilerek inkar mı ediyorlar?

    Ali Bulaç

    Allah rızıkta kiminizi kiminize üstün kıldı; üstün kılınanlar, rızıklarını ellerinin altında bulunanlara onda eşit olacak şekilde çevirip verici değildirler. Şimdi Allah'ın nimetini inkar mı ediyorlar?

    Ali Özek ve heyeti

    Allah kiminize kiminizden daha bol rızık verdi. Bol rızık verilenler, rızıklarını ellerinin altındakilere verip de bu hususta kendilerini onlara eşit kılmazlar. Durum böyle iken Allah’ın nimetini inkâr mı ediyorlar?

    Ali Rıza Safa

    Allah, bir bölümünüzü, geçimlik yönünden diğerlerinize üstün yapmıştır. Üstün yapılanlar, denklik sağlanması için, yanlarında kendilerine bağlı olanlarla paylaşmıyorlar. Şimdi, Allah'ın nimetine nankörlük mü ediyorlar?

    Bayraktar Bayraklı

    Allah, kiminize kiminizden daha bol rızık verdi. Bol rızık verilenler, rızıklarını ellerinin altındakilere verip de bu hususta kendilerine onları eşit kılmazlar. Durum böyle iken Allah'ın nimetini inkar mı ediyorlar?

    Edip Yüksel

    ALLAH rızık açısından sizi birbirinize üstün kılmıştır. Nitekim, üstün kılınanlar, emirleri altındakilerle varlıklarını eşit paylaşmazlar. ALLAH'ın nimetini mi reddediyorlar? dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Bu ayet şöylece de çevrilebilir: "... Üstün kılınanlar, emirleri altındakilere kendi rızıklarını vermezler. Aslında rızıkta onların hepsi eşittir (hepsi de Tanrı tarafından rızıklandırılırlar)..." * Bak: 30:28.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    ALLAH rızık (varlık) açısından sizi birbirinize üstün kılmıştır. Nitekim, üstün kılınanlar, emirleri altındakilerle varlıklarını eşit paylaşmazlar. ALLAH'ın nimetini mi reddediyorlar?

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Allah, rızık bakımından kiminizi kiminize üstün kıldı. Fazla verilenler, rızıklarını ellerinin altındakilere vermiyorlar ki, eşit olsunlar. Şimdi Allah'ın nimetini inkar mı ediyorlar?

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Allah ba'zınızı ba'zınıza rızıkta tafdıl de etti, fazla verilenler rızıklarını ellerinin altındakilere reddediyorlar da hepsi onda müsavi oluyorlar da değil, şimdi Allahın nı'metini mi inkar ediyorlar?

    Erhan Aktaş

    Allah, rızık konusunda kiminizi kiminize üstün kıldı. Üstün kılınanlar; rızıklarını yeminle hak sahibi oldukları dipnot 1 kimselere aktarıyorlar da onlar, onda eşit oluyorlar mı? O halde, Allah'ın nimetini mi inkar ediyorlar? dipnot 2

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bkz. 4:
    2. metne dön, dipnot 2
      Allah; rızkı yaratan da rızkın gerçek sahibi olan da Ben'im diyor. Ve diyor ki: Siz antlaşma/güç ile hak sahibi olduğunuz kimseleri malınıza ortak ediyor musunuz ki, Ben, kullarımı rızıklandırırken, bu rızıklandırmamda, ilahlarınızı (Lat, Uzza, Menat) Kendime ortak edeyim. Ve onlar aracılığıyla veya onlarla birlikte size rızık vereyim (30:28).
    3. metne dön, dipnot 3
      ayetin 6. dipnot.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Allah, rızık konusunda kiminizi kiminize üstün kıldı. Üstün kılınanlar; rızıklarını yeminle hak sahibi oldukları dipnot 1 kimselere aktarıyorlar da onlar, onda eşit oluyorlar mı? O halde, Allah'ın nimetini mi inkar ediyorlar? dipnot 2

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yeminle hak sahibi olduğunuz. Sağ elinizin sahip olduğu. Eyman sağ el ve yeminler(sözleşmeler) anlamına gelen bir sözcüktür. Bu deyim, "antlaşma yoluyla sahip olunan" demektir. El, aynı zamanda deyim olarak "güç" demektir; güç yolu ile "üzerinde yetkili olma hakkına" sahip olduğunuz, antlaşma yoluyla sahip olunanlar, sorumluluğu üstlenilenler, bakmakla yükümlü olunanlar, meşru şekilde sahip olunanlar, himayeniz altında olan, sorumluluğunu üstlendiğiniz gibi anlamlara gelmektedir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer bir ayet olan, Rum Suresi, ayet 28'de de Rabb'imiz, "Kendinizden size bir örnek vermektedir: Size, verdiğimiz mallarda, yeminle hak sahibi olanlardan ortaklarınız var mı? Siz ve onlar bu mallarda eşit misiniz? Onları, birbirinizi saydığınız gibi sayar mısınız? Aklını kullanan bir halk için ayetleri işte böyle açıklıyoruz." demektedir. Bu ayetlerde, Allah; rızkı yaratan da rızkın gerçek sahibi olan da Ben'im diyor. Ve diyor ki: Siz yeminle ile hak sahib olduğunuz kimseleri malınıza ortak ediyor musunuz ki, Ben, kullarımı rızıklandırırken, bu rızıklandırmamda, ilahlarınızı (Lat, Uzza, Menat) Kendime ortak edeyim. Ve onlar aracılığıyla veya onlarla birlikte size rızık vereyim. Diğer bir anlatımla Allah, "rızık verici olan, yalnızca Benim" demektedir. Rızk Benim değil mi? Onu dilediğim gibi dağıtırım demektedir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Allah, rızık konusunda kiminizi kiminize üstün kıldı. Üstün kılınanlar; rızıklarını, yeminlerinin mülkü dipnot 1 olan kimselere aktarıyorlar da, onlar, onda eşit oluyorlar mı? O halde, Allah'ın nimetini mi inkar ediyorlar? dipnot 2

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Sahip oldukları; köle, cariye, yetim, kimsesiz ve sorumluluklarını üstlendikleri.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer bir ayet olan, Rum Suresi, ayet 28'de de Rabb'imiz, "Kendinizden size bir örnek vermektedir: Size, verdiğimiz mallarda, yeminlerinizin mülkü olanlardan ortaklarınız var mı? Siz ve onlar bu mallarda eşit misiniz? Onları, bir birinizi saydığınız gibi sayar mısınız? Aklını kullanan bir kavim için ayetleri işte böyle açıklıyoruz." demektedir. Bu ayetlerde, Rabb'imiz; rızkı yaratan da, rızkın gerçek sahibi olan da Ben'im diyor. Ve diyor ki: Siz sağ elinizin mülkü olan kimseleri malınıza ortak ediyor musunuz ki, Ben, kullarımı rızıklandırırken, bu rızıklandırmamda, ilahlarınızı(Lat, Uzza, Menat) Kendime ortak edeyim. Ve onlar aracılığıyla veya onlarla birlikte size rızık vereyim. Diğer bir anlatımla Allah, rızık verici olan, yalnızca Benim demektedir. Rızk Benim değil mi? Onu dilediğim gibi dağıtırım.

    Gültekin Onan

    Tanrı rızıkta kiminizi kiminize üstün kıldı; üstün kılınanlar, rızıklarını ellerinin altında bulunanlara onda eşit olacak şekilde çevirip verici değildirler. Şimdi Tanrı'nın nimetini inkar mı ediyorlar?

    Hasan Basri Çantay

    Allah rızk hususunda kiminizi kiminizden üstün kıldı. O üstün kılınanlar, onda hepsi eşit olmak üzere, rızklarını ellerinin altındakilere verici değildirler. O halde bunlar Allahın ni'metini bilerek inkar mı ediyorlar?

    İbni Kesir

    Allah; rızık hususunda kiminizi kiminizden üstün kıldı. Üstün kılınanlar buyrukları altında bulunanların rızıklarını vermezler. Halbuki bunda hepsi eşittir. Yoksa Allah'ın nimetini bile bile inkar mı ediyorlar?

    Mehmet Alagaş

    (70-83) Allah sizi yaratır sonra sizi vefat ettirir sizden birilerini ömrün en zelil kısmına ulaştırır , ilim sonrasında bir şey bilmez olursunuz. Allah bilendir ayarlayandır / kader edendir . Allah bazınızı bazılarınıza rızık olarak zengin kılar / fazlalı kılar , Zengin olanlar ellerinde ki rızıklardan çalıştırdıkları kişilere vererek durumlarını eşitlemiyorlar , Allah’ın nimeti konusunda nankörlük ediyorlar / haklarını vermiyorlar. Allah sizleri kendinizden dişi türdeşlerinizi / eşlerinizi yaptı , zevcelerinizden de oğullar ve torunlar yaptı. Sizleri hoş şeylerle rızıklandırdı. Şimdi Geçersiz olana mı / iptal edilene mi iman ediyorlar (gerçek olanı bırakıp ) Allah’ın nimetini yok mu sayıyorlar / örtbas edip görmezden mi geliyorlar ve Allah’tan başkasına mı ibadet ediyorlar? Ki onlar semalarda ve arzda rızık olarak herhangi bir şeyin egemenliğine / mülkiyetine haiz değiller, buna güçleri de yetmez. Allah hakkında misaller / örnekler vermeyin, Allah biliyor ve siz bilmiyorsunuz. Allah şu misali / örneği verdi; h erhangi bir iktidarı / kudreti olmayan mülk edinmiş bir köle . (Mal var lakin kullanacak kudret yok) bir de güzel bir rızıkla rızıklandırdığımız rızkından gizli açık harcayan kişiyi örnek verdi , hiç bu ikisi aynı seviyede olur mu? Allah’a hamdolsun (eşit / aynı değildirler) bilakis çoklarınız bilmiyorsunuz. Allah şu iki adamı örnek olarak verdi. Onlardan biri dilsiz / Ebkem , herhangi bir gücü iktidarı kudreti yok , işte o , dostuna bir yorgunluktur / bitkinliktir, nereye yönlendirilse o bir hayır elde edemez , bu kişi adaletle emreden / iş yapan ve doğru yol üzere olan kişiyle aynı seviyede olur mu? Semaların ve arzın yitik şeyleri / gaybı Allah’a aittir. Saat işi bir göz açıp kapamak yahut daha yakın bir iş gibidir. Muhakkak ki Allah her şeye muktedirdir. Allah sizi annelerinizin karnından / batınından hiçbir şey bilmez halde çıkarıyor, size işitme görme ve gönüller yapıyor, böylelikle belki teşekkür edersiniz. Kuşları görmez misiniz? Semanın havası emirlerine amade kılınmıştır , onları Allah’tan başkası tutmuyor , işte bunda iman eden kavim için gösterge / belirti / ayet vardır. Allah sizin için sakinlik sağlasın diye evler yaptı , h ayvanların derilerinden / ciltlerinden göç günlerinde , mukim (kalıcı) olduğunuz günlerde, hafifçe taşınsın diye evler yaptı , belirli süre için yününden yapağından kılından kullanım malzemeleri / eseesen ve geçimlik tüketim malzemesi / meteean yaptı. Allah sizin için yarattıklarından gölgelikler yaptı , dağlardan sizin için korunaklar / koruganlar yaptı , sıcaktan sizi koruyacak elbiseler yaptı, sizi sertliğe karşı savaşta koruyacak elbiseler de yaptı (Zırh vb.) Böylece üzerinizde ki nimetini tamamlar, böylelikle belki teslim olursunuz. Eğer ki yüz çevirirlerse sana düşen sadece ve sadece apaçık bilgilendirmektir, onlar Allah’ın nimetini tanırlar sonra tanımazlar / nankörlük ederler, onların çoğu da / ekserisi de yok sayar / örtbas eder görmezden gelir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Allah, rızık konusunda kiminizi kiminizden üstün kıldı. Üstün kılınanlar, rızıklarını ellerinin altındakilere (köle ve cariyelerine) vermezler ki rızıkta hep eşit olsunlar. Şimdi Allah’ın nimetini mi inkâr ediyorlar?

    Süleyman Ateş

    Allah, rızıkta kiminizi kiminizden üstün kıldı. (Rızıkça) üstün kılınanlar, ellerinin altında bulunanlara kendi rızıklarını verip de hepsi rızıkta eşit olmuyorlar. Allah'ın ni'metini mi inkar ediyorlar?

    Süleymaniye Vakfı

    Allah rızık hususunda kiminizi kiminizden üstün kılmıştır. dipnot 2 Üstün kılınanlar, ellerindeki rızıkları hakimiyetleri altındakilere verip de onları kendileri ile o rızıkta eşit yapacak değildir! dipnot 2 (Peki, başka bir varlığı Allah'a nasıl eşit kabul edebiliyorlar!) Şimdi bunlar Allah'ın nimetini bile bile inkar mı ediyorlar?

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
      Hiç kimse yanındaki esiri kendisi ve ailesiyle eşit konumda tutmaz. Benzer şekilde, Allah da kendi yarattığı kullarla hakimiyetini paylaşacak değildir. Esirlerin ihtiyaçlarını karşılama konusunda Nebimizin şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Elinizin altındaki esirler ailenizin fertleri ve kardeşlerinizdir. Onları hakimiyetinize veren Allah'tır. Allah kimin hakimiyetine bir kardeşini vermişse yediğinden ona yedirsin, giydiğinden ona da giydirsin ve ağır işler yüklemesin, yükleyecekse de ona yardım etsin." (Buhari, İman 22) Nur 24/58. Ayette de esirlerin aile içinde rahatça dolaşabilecekleri hükme bağlanmıştır. Ayrıca bkz: Nahl 16/75, Rum 30/28, Zuhruf 43/32.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah rızık konusunda kiminizi kiminden üstün kılar. Üstün kılınanlar, hakimiyeti altındakilere (esirlere) dipnot 1 kendi rızıklarından vermezler. Ama rızıkta bunlar da onlarla eşit hakka sahiptirler dipnot 2 . Allah'ın nimeti karşısında bile bile yalana mı sarılıyorlar?

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      ...
    2. metne dön, dipnot 2
      Peygamberimizin şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: Ellerinizin altındaki esirler ailenizin fertleri ve kardeşlerinizdir. Onları hakimiyetinize veren Allah'tır. Allah kimin hakimiyetine kardeşini vermişse yediğinden yedirsin, giydiğinden giydirsin ve ağır işler yüklemesin, yükleyecekse de ona yardım etsin." (Buhari İman/22 babu'l-meası min emr'il-cahiliye)

    Şaban Britch

    Allah, rızık konusunda kiminizi, kiminizden üstün kılmıştır. Fakat, üstün kılınanlar, rızıklarını ellerinin altında bulunan kimselere, kendileriyle eşit olurlar diye rızıklarını vermezler. Yoksa Allah'ın nimetini inkâr mı ediyorlar?

    Şaban Piriş

    Allah, rızık konusunda kiminizi, kiminizden üstün kılmıştır. Fakat, üstün kılınanlar, gözetimleri altında bulunanlara, kendileriyle eşit olurlar diye rızıklarını vermezler. Bile bile Allah'ın nimetini inkar mı ediyorlar?

    Yaşar Nuri Öztürk

    Allah, rızıkta kiminizi kiminize üstün kılmıştır. Fazla verilenler, rızıklarını ellerinin altındakilere aktarıp da hepsi onda eşit hale gelmiyor. Allah'ın nimetini mi inkar ediyor bunlar?

  7. Nahl suresi, 72. ayet — bütün mealleriyle aç

    Nahl suresi, 72. ayet. وَٱللَّهُ جَعَلَ لَكُم مِّنْ أَنفُسِكُمْ أَزْوَٰجًا وَجَعَلَ لَكُم مِّنْ أَزْوَٰجِكُم بَنِينَ وَحَفَدَةً وَرَزَقَكُم مِّنَ ٱلطَّيِّبَٰتِ أَفَبِٱلْبَٰطِلِ يُؤْمِنُونَ وَبِنِعْمَتِ ٱللَّهِ هُمْ يَكْفُرُونَ

    Diyanet İşleri

    Allah, size kendi cinsinizden eşler var etti. Eşlerinizden de oğullar ve torunlar verdi ve sizi temiz şeylerden rızıklandırdı. Öyleyken onlar batıla inanıyorlar da Allah'ın nimetini inkar mı ediyorlar?

    Mehmet Okuyan

    Allah size kendi nefislerinizden eşler yaratmış, eşlerinizden de sizin için çocuklar ve torunlar yaratmış, (ayrıca) sizi temiz gıdalardan rızıklandırmıştır. Onlar, Allah'ın nimet(ler)ine nankörlük edip batıla mı inanıyorlar! dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayette geçen [el-bâtıl] adı verilen şeyler Yüce Allah'ın dışındaki varlıklar için kullanılan her şeydir. Bu bağlamda onlara tapınmak ve mahşerde onların şefaatini beklemek de bâtılın içindedir. İnanç anlamında Yüce Allah'tan başkasına atfedilen her şey bâtıldır.

    Mustafa İslamoğlu

    Yine Allah size sizin cinsinizden eşler var etti; ve eşlerinizden sizin için çocuklar ve torunlar takdir etti; ve sizi temiz ve güzel şeylerle rızıklandırdı. Bütün bunlara rağmen bir yandan asılsız şeylere inanıp öte yandan Allah'ın nimetini inkar edecekler, öyle mi?

    Muhammed Esed

    Size kendi cinsinizden eşler takdir eden; eşlerinizden de size çocuklar, torunlar veren; ve sizi(n hepinizi) temiz ve hoş şeylerle rızıklandıran Allah'tır. Hal böyleyken, insanlar kalkıp yine de asılsız, boş şeylere inanıp, Allah'ın nimetine karşı nankörlük mü yapacaklar?

    Ahmed Hulusi

    Allah sizin için kendi nefslerinizden eşler oluşturdu. . . Eşlerinizden de sizin için oğullar ve torunlar meydana getirdi. . . Sizi temiz gıdalarla besledi. . . (Durum bu iken kalkıp) aslı olmayana mı iman ediyorlar? Onlar Allah nimetine küfür mü ediyorlar?

    Ali Bulaç

    Allah size kendi nefislerinizden eşler yarattı ve size eşlerinizden çocuklar ve torunlar yarattı ve sizi güzel şeylerden rızıklandırdı. Şimdi onlar, batıla mı inanıyorlar ve Allah'ın nimetini inkar mı ediyorlar?

    Ali Özek ve heyeti

    Allah size kendi nefislerinizden eşler yarattı, eşlerinizden de sizin için oğullar ve torunlar yarattı ve sizi temiz gıdalarla rızıklandırdı. Onlar hâla bâtıla inanıp Allah'ın nimetine nankörlük mü ediyorlar?

    Ali Rıza Safa

    Allah, kendi eşeylerinizden size eşler yaratmış, eşlerinizden de size oğullar ve torunlar vermiş; temiz şeylerle de size geçimlikler vermiştir. Yine de gerçeğe aykırı şeylere inanarak, Allah'ın nimetine nankörlük mü ediyorlar?

    Bayraktar Bayraklı

    Allah size kendi nefislerinizden eşler yarattı; eşlerinizden de sizin için çocuklar ve torunlar verdi ve sizi temiz gıdalarla rızıklandırdı. Onlar hala batıla inanıp Allah'ın nimetine nankörlük mü ediyorlar?

    Edip Yüksel

    Ve ALLAH kendi cinsinizden sizin için eşler yarattı, eşlerinizden de sizin için çocuklar ve torunlar yarattı ve size güzel rızıklar verdi. Böyleyken onlar batılı gerçek diye onaylayıp ALLAH'ın nimetine nankörlük mü ediyorlar?

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ve ALLAH kendi cinsinizden sizin için eşler yarattı, eşlerinizden de sizin için çocuklar ve torunlar yarattı ve size güzel rızıklar verdi. Böyleyken onlar batıla inanıp ALLAH'ın nimetine nankörlük mü ediyorlar?

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Allah sizlere kendi cinsinizden eşler yarattı. Eşlerinizden oğullar ve torunlar verdi ve sizi hoş hoş nimetlerle rızıklandırdı. Onlar, şimdi batıla inanıp da Allah'ın nimetine nankörlük mü ediyorlar?

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Allah size kendilerinizden zevceler de verdi ve size zevcelerinizden oğullar ve torunlar verdi ve sizi hoş hoş nı'metlerden merzuk buyurdu, şimdi batıla inanıyorlar da onlar Allahın nı'metine küfür mü ediyorlar?

    Erhan Aktaş

    Allah sizin için, kendinizden eşler var etti ve eşlerden de çocuklar ve torunlar var etti. Temiz şeylerle rızıklandırdı. Hala Batıl'a mı inanıyorlar? Allah'ın nimetine nankörlük mü ediyorlar?

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Allah sizin için, kendinizden eşler var etti ve eşlerden de çocuklar ve torunlar var etti. Temiz şeylerle rızıklandırdı. Hala batıla mı inanıyorlar? Allah'ın nimetine nankörlük mü ediyorlar?

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Allah sizin için, kendinizden eşler takdir etti ve o eşlerden de çocuklar ve torunlar takdir etti. Temiz şeylerle rızıklandırdı. Hala batıla mı inanıyorlar? Allah'ın nimetine nankörlük mü ediyorlar?

    Gültekin Onan

    Tanrı size kendi nefslerinizden eşler yarattı ve size eşlerinizden çocuklar ve torunlar yarattı ve sizi güzel şeylerden rızıklandırdı. Şimdi onlar batıla mı inanıyorlar ve Tanrı'nın nimetine küfür mü ediyorlar?

    Hasan Basri Çantay

    Allah sizin için kendilerinizden çiftler yapdı. Size çiftlerinizden oğullar ve torunlar verdi ve sizi güzel güzel (nimetler) den rızıklandırdı. Şimdi baatıla inanıyorlar da onlar, Allahın ni'metlerine nankörlük mü ediyorlar?

    İbni Kesir

    Allah sizin için kendinizden eşler yarattı. Eşlerinizden de sizin için oğullar, torunlar varetti. Temiz şeylerden size rızık verdi. Böyleyken batıla inanıyorlar da Allah'ın nimetine nankörlük mü ediyorlar?

    Mehmet Alagaş

    (70-83) Allah sizi yaratır sonra sizi vefat ettirir sizden birilerini ömrün en zelil kısmına ulaştırır , ilim sonrasında bir şey bilmez olursunuz. Allah bilendir ayarlayandır / kader edendir . Allah bazınızı bazılarınıza rızık olarak zengin kılar / fazlalı kılar , Zengin olanlar ellerinde ki rızıklardan çalıştırdıkları kişilere vererek durumlarını eşitlemiyorlar , Allah’ın nimeti konusunda nankörlük ediyorlar / haklarını vermiyorlar. Allah sizleri kendinizden dişi türdeşlerinizi / eşlerinizi yaptı , zevcelerinizden de oğullar ve torunlar yaptı. Sizleri hoş şeylerle rızıklandırdı. Şimdi Geçersiz olana mı / iptal edilene mi iman ediyorlar (gerçek olanı bırakıp ) Allah’ın nimetini yok mu sayıyorlar / örtbas edip görmezden mi geliyorlar ve Allah’tan başkasına mı ibadet ediyorlar? Ki onlar semalarda ve arzda rızık olarak herhangi bir şeyin egemenliğine / mülkiyetine haiz değiller, buna güçleri de yetmez. Allah hakkında misaller / örnekler vermeyin, Allah biliyor ve siz bilmiyorsunuz. Allah şu misali / örneği verdi; h erhangi bir iktidarı / kudreti olmayan mülk edinmiş bir köle . (Mal var lakin kullanacak kudret yok) bir de güzel bir rızıkla rızıklandırdığımız rızkından gizli açık harcayan kişiyi örnek verdi , hiç bu ikisi aynı seviyede olur mu? Allah’a hamdolsun (eşit / aynı değildirler) bilakis çoklarınız bilmiyorsunuz. Allah şu iki adamı örnek olarak verdi. Onlardan biri dilsiz / Ebkem , herhangi bir gücü iktidarı kudreti yok , işte o , dostuna bir yorgunluktur / bitkinliktir, nereye yönlendirilse o bir hayır elde edemez , bu kişi adaletle emreden / iş yapan ve doğru yol üzere olan kişiyle aynı seviyede olur mu? Semaların ve arzın yitik şeyleri / gaybı Allah’a aittir. Saat işi bir göz açıp kapamak yahut daha yakın bir iş gibidir. Muhakkak ki Allah her şeye muktedirdir. Allah sizi annelerinizin karnından / batınından hiçbir şey bilmez halde çıkarıyor, size işitme görme ve gönüller yapıyor, böylelikle belki teşekkür edersiniz. Kuşları görmez misiniz? Semanın havası emirlerine amade kılınmıştır , onları Allah’tan başkası tutmuyor , işte bunda iman eden kavim için gösterge / belirti / ayet vardır. Allah sizin için sakinlik sağlasın diye evler yaptı , h ayvanların derilerinden / ciltlerinden göç günlerinde , mukim (kalıcı) olduğunuz günlerde, hafifçe taşınsın diye evler yaptı , belirli süre için yününden yapağından kılından kullanım malzemeleri / eseesen ve geçimlik tüketim malzemesi / meteean yaptı. Allah sizin için yarattıklarından gölgelikler yaptı , dağlardan sizin için korunaklar / koruganlar yaptı , sıcaktan sizi koruyacak elbiseler yaptı, sizi sertliğe karşı savaşta koruyacak elbiseler de yaptı (Zırh vb.) Böylece üzerinizde ki nimetini tamamlar, böylelikle belki teslim olursunuz. Eğer ki yüz çevirirlerse sana düşen sadece ve sadece apaçık bilgilendirmektir, onlar Allah’ın nimetini tanırlar sonra tanımazlar / nankörlük ederler, onların çoğu da / ekserisi de yok sayar / örtbas eder görmezden gelir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Allah, size kendi cinsinizden eşler var etti. Eşlerinizden de oğullar ve torunlar verdi ve sizi temiz şeylerden rızıklandırdı. Öyle iken, onlar batıla iman edip de Allah’ın nimetini inkâr mı ediyorlar?

    Süleyman Ateş

    Allah size kendi nefislerinizden eşler yarattı ve eşlerinizden de size oğullar ve torunlar yarattı ve sizi güzel rızıklarla besledi. Böyle iken onlar, batıla inanıp da Allah'ın ni'metine nankörlük mü ediyorlar?

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Size kendinizden eşler var eden, eşlerinizden de çocuklar ve torunlar var eden, size temiz rızıklar veren Allah'tır. Allah'ın nimetlerini görmezlikten gelerek batıla mı inanıyorsunuz dipnot 1 ?

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İltifat

    Şaban Britch

    Allah, kendi canlarınızdan sizin için eşler kıldı. Ve yine kendi eşlerinizden size oğullar ve torunlar vermiştir. Sizi temiz ve güzel rızıklarla rızıklandırmıştır. Buna rağmen batıla iman edip, Allah’ın nimetini inkar mı ediyor onlar?

    Şaban Piriş

    Kendi canlarınızdan sizin için eşler kıldı Allah. Ve yine kendi eşlerinizden size oğullar ve torunlar vermiştir. Sizi temiz ve güzel rızıklarla rızıklandırmıştır. Buna rağmen batıla inanıp, Allah'ın nimetini inkar mı ediyor onlar?!

    Yaşar Nuri Öztürk

    Allah size, kendi benliklerinizden eşler nasip etti. Eşlerinizden de sizin için oğullar ve torunlar oluşturdu. Ve sizleri güzel ve temiz nimetlerle rızıklandırdı. Şimdi bunlar, batıla mı inanıyorlar? Ve bunlar, evet bunlar, Allah'ın nimetine nankörlük mü ediyorlar?

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.