Nahl suresi

Nahl suresi, 71. ayet

Nahl suresi, 71. ayet. وَٱللَّهُ فَضَّلَ بَعْضَكُمْ عَلَىٰ بَعْضٍ فِى ٱلرِّزْقِ فَمَا ٱلَّذِينَ فُضِّلُوا۟ بِرَآدِّى رِزْقِهِمْ عَلَىٰ مَا مَلَكَتْ أَيْمَٰنُهُمْ فَهُمْ فِيهِ سَوَآءٌ أَفَبِنِعْمَةِ ٱللَّهِ يَجْحَدُونَ

vellâhü feḍḍale ba`ḍaküm `alâ ba`ḍin fi-rrizḳ. feme-lleẕîne füḍḍilû birâddî rizḳihim `alâ mâ meleket eymânühüm fehüm fîhi sevâün. efebini`meti-llâhi yecḥadûn.

Diyanet İşleri

Allah, rızık konusunda kiminizi kiminizden üstün kıldı. Üstün kılınanlar, rızıklarını ellerinin altındakilere vermezler ki rızıkta hep eşit olsunlar. Şimdi Allah'ın nimetini mi inkar ediyorlar?

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Nahl 68–74 · surenin 71. ayeti / 128

Konu Sağmal hayvanlar, bal arısı, eşler ve torunlar Nahl 66–72 3

  1. Nahl 68

    Rabbin, bal arısına şöyle ilham etti: "Dağlardan, ağaçlardan ve insanların yaptıkları çardaklardan (kovanlardan) kendine evler edin."

  2. Nahl 69

    "Sonra meyvelerin hepsinden ye de Rabbinin sana kolaylaştırdığı (yaylım) yollarına gir." Onların karınlarından çeşitli renklerde bal çıkar. Onda insanlar için şifa vardır. Şüphesiz bunda düşünen bir (toplum) için bir ibret vardır.

  3. Nahl 70

    Allah, sizi yarattı. Sonra sizi öldürecek. İçinizden kimileri de, bilgili olduktan sonra hiçbir şeyi bilmesin diye ömrünün en düşkün çağına ulaştırılır. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, (her şeye) hakkıyla gücü yetendir.

  4. 71

    Allah, rızık konusunda kiminizi kiminizden üstün kıldı. Üstün kılınanlar, rızıklarını ellerinin altındakilere vermezler ki rızıkta hep eşit olsunlar. Şimdi Allah'ın nimetini mi inkar ediyorlar?

  5. Nahl 72

    Allah, size kendi cinsinizden eşler var etti. Eşlerinizden de oğullar ve torunlar verdi ve sizi temiz şeylerden rızıklandırdı. Öyleyken onlar batıla inanıyorlar da Allah'ın nimetini inkar mı ediyorlar?

  6. Nahl 73

    Allah'ı bırakıp da, kendilerine göklerden ve yerden hiçbir rızık sağlayamayan ve buna gücü de yetmeyen şeylere tapıyorlar.

  7. Nahl 74

    Artık Allah'a (şanına uymayan) benzetmeler yapmaya kalkmayın. Çünkü Allah bilir, siz bilmezsiniz.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

71. Bu, Allah’ın birliğinin ve O’na ortak koşmanın çirkinliğinin delillerindendir. Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır: Allah’ın yarattığı ve O’nun tarafından rızıklanan kimseler olmak, sizin ortak özelliğinizdir. Ancak Allah “rızık hususunda kiminizi kiminizden üstün kılmıştır.” Kiminiz mal ve servet sahibi hür kimselerdir, kiminiz de dünyalık namına hiçbir şeye sahip olmayan kölelerdir. Allah’ın rızık ihsan etmek suretiyle üstün kılmış olduğu efendiler, “rızıklarını ellerinin altındaki (köle)lere verip de hep beraber onda eşit olmayı kabul etmezler.” Nasıl ki bunu imkânsız işlerden biri olarak görüyorlarsa işte Allah’a ortak koştuklarınızın durumu da böyledir. Onlar da birer kuldur. Zerre ağırlığı kadar bile bir şeye sahip değillerdir. O halde siz, bu uydurma ilâhları nasıl Allah’a ortak koşarsınız? Acaba bu, zulmün ve Allah’ın nimetlerini bile bile inkâr etmenin en ileri bir derecesi değil midir? Bundan dolayı Allah: “O halde Allah’ın nimetini bile bile inkâr mı ediyorlar?” buyurmaktadır. Çünkü onlar, eğer üzerlerindeki nimetleri itiraf edip bu nimetleri kimin ihsan ettiğini kabul ve ikrar edecek olsalardı, hiçbir kimseyi ibadette Allah’a ortak koşmazlardı.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Allah -Subhânehu ve Teâlâ- sizlere bağışladığı rızıklarda kiminizi diğerlerine daha üstün kılmıştır. Sizlerden kiminizi zengin, kiminizi fakir, kiminizi yönetici, kiminizi ise yönetilen olarak yaratmıştır. Allah’ın rızıkta üstün kıldığı kimseler, sahip oldukları servetlerini kölelerine vermezler. Çünkü onlar köleleriyle denk olmak istemezler. Öyleyse nasıl olur da Yüce Allah hakkında bir ortağının olduğuna razı olurlar. Hâlbuki onlar kölelerinin kendilerine eşit ve denk olmalarından razı değildirler. Bu nasıl bir zulümdür. Allah’ın nimetlerine karşı olan hangi inkâr bundan daha büyüktür?

Kelimeler

22 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَٱللَّهُ vallahu Allah kök: اله
  2. فَضَّلَ feddele üstün kıldı kök: فضل
  3. بَعْضَكُمْ bea'dekum kiminizi kök: بعض
  4. عَلَىٰ ala üzerine
  5. بَعْضٍۢ bea'din kiminiz kök: بعض
  6. فِى fi
  7. ٱلرِّزْقِ ۚ r-rizki rızıkta kök: رزق
  8. فَمَا fema değildir
  9. ٱلَّذِينَ ellezine
  10. فُضِّلُوا۟ fuddilu üstün kılınanlar kök: فضل
  11. بِرَآدِّى biraddi verip de kök: ردد
  12. رِزْقِهِمْ rizkihim kendi rızıklarını kök: رزق
  13. عَلَىٰ ala
  14. مَا ma
  15. مَلَكَتْ meleket malik oldukları kök: ملك
  16. أَيْمَـٰنُهُمْ eymanuhum ellerinin kök: يمن
  17. فَهُمْ fehum onlar
  18. فِيهِ fihi onda
  19. سَوَآءٌ ۚ seva'un eşit olacak şekilde kök: سوي
  20. أَفَبِنِعْمَةِ efebinia'meti ni'metini mi? kök: نعم
  21. ٱللَّهِ llahi Allah'ın kök: اله
  22. يَجْحَدُونَ yechadune inkar ediyorlar kök: جحد

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: يمن (71 geçiş) · Aynı kök: سوي (83 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş)

    Allah, size kendinizden şöyle bir örnek getirdi: Kölelerinizden, verdiğimiz rızıklarda sizinle eşit haklara sahip olan ve birbirinizden çekindiğiniz…

  • Aynı kök: يمن (71 geçiş) · Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)

    Evlenmeye güçleri yetmeyenler de, Allah kendilerini lütfuyla zengin edinceye kadar iffetlerini korusunlar. Sahip olduğunuz kölelerden "mükatebe"…

  • Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)

    Andolsun, biz insanoğlunu şerefli kıldık. Onları karada ve denizde taşıdık. Kendilerini en güzel ve temiz şeylerden rızıklandırdık ve onları…

  • Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)

    (Bütün bunları) Allah, kendilerini yaptıklarının en güzeli ile mükafatlandırsın ve lütfundan onlara daha da fazlasını versin diye (yaparlar). Allah,…

  • Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)

    Andolsun biz, İsrailoğullarına kitap, hükümranlık ve peygamberlik verdik. Onları güzel ve temiz yiyeceklerle rızıklandırdık ve onları (dönemlerinde)…

  • Aynı kök: بعض (158 geçiş) · Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)

    Derken, Allah'ın izniyle onları bozguna uğrattılar. Davud, Calut'u öldürdü. Allah, ona (Davud'a) hükümdarlık ve hikmet verdi ve ona dilediğini…

  • Aynı kök: سوي (83 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık

    Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen ve başkasının malı olan bir köle ile, kendisine verdiğimiz güzel rızıktan gizli ve açık olarak Allah yolunda…

  • Aynı kök: ردد (59 geçiş) · Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)

    Kendilerine güvenlik (barış) veya korku (savaş) ile ilgili bir haber geldiğinde onu yayarlar. Halbuki onu peygambere ve içlerinden yetki sahibi…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Allah rızık bakımından kiminizi kiminize üstün (farklı) kılmıştır. Farklı (bol rızık) verilenler, rızıklarını ellerinin altındakilere verip de bu konuda kendilerini onlara eşit kılmazlar. dipnot 1 Allah'ın nimet(ler)ini inkâr mı ediyorlar!

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayette rızık bakımından geniş imkânlara sahip kılınanların bunlardan yoksun olanları gözetmemesi eleştirilmekte, bu duyarsızlıkları nedeniyle de Yüce Allah'ın nimetlerini inkâr etmiş olacaklarına dikkat çekilmektedir.

Mustafa İslamoğlu

Allah rızkı kiminize diğerinden daha fazla vermiştir. Peki, kendisine fazla verilenler emirleri altında çalışan kesimleri servetlerine ortak etseler de, onlar da bu konuda (kendileriyle) eşit hale gelseler ya! Buna (dahi razı olmayacaklarına) göre, hala (ortak koşmakla), Allah'ın nimetlerini bile bile inkara yeltenmiş olmuyorlar mı?

Muhammed Esed

Rızık konusunda, kiminize kiminizden fazla veren Allah'tır: hal böyleyken, kendisine fazla verilmiş olanlar, rızıklarını -bu bakımdan aralarında eşitlik olsun diye- sağ ellerinin malik olduğu kimselerle paylaşmakta isteksiz davranıyorlar. Peki, (böyle yapmakla) Allah'ın nimetini (bile bile) inkara mı kalkışıyorlar?

Ahmed Hulusi

Allah, yaşam gıdanız konusunda kiminizi kiminizden üstün tuttu. . . Üstün tutulan kimseler yaşam gıdalarını, sorumlu olduklarıyla hakkıyla paylaşmıyor. . . (Oysa) onlar onda eşittirler. . . Allah nimetini (yaşam gıdalarını, ben kazandım, benim; diyerek, hatta benliklerini de böylece Allah'a eş koşarak) bilerek inkar mı ediyorlar?

Ali Bulaç

Allah rızıkta kiminizi kiminize üstün kıldı; üstün kılınanlar, rızıklarını ellerinin altında bulunanlara onda eşit olacak şekilde çevirip verici değildirler. Şimdi Allah'ın nimetini inkar mı ediyorlar?

Ali Özek ve heyeti

Allah kiminize kiminizden daha bol rızık verdi. Bol rızık verilenler, rızıklarını ellerinin altındakilere verip de bu hususta kendilerini onlara eşit kılmazlar. Durum böyle iken Allah’ın nimetini inkâr mı ediyorlar?

Ali Rıza Safa

Allah, bir bölümünüzü, geçimlik yönünden diğerlerinize üstün yapmıştır. Üstün yapılanlar, denklik sağlanması için, yanlarında kendilerine bağlı olanlarla paylaşmıyorlar. Şimdi, Allah'ın nimetine nankörlük mü ediyorlar?

Bayraktar Bayraklı

Allah, kiminize kiminizden daha bol rızık verdi. Bol rızık verilenler, rızıklarını ellerinin altındakilere verip de bu hususta kendilerine onları eşit kılmazlar. Durum böyle iken Allah'ın nimetini inkar mı ediyorlar?

Edip Yüksel

ALLAH rızık açısından sizi birbirinize üstün kılmıştır. Nitekim, üstün kılınanlar, emirleri altındakilerle varlıklarını eşit paylaşmazlar. ALLAH'ın nimetini mi reddediyorlar? dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Bu ayet şöylece de çevrilebilir: "... Üstün kılınanlar, emirleri altındakilere kendi rızıklarını vermezler. Aslında rızıkta onların hepsi eşittir (hepsi de Tanrı tarafından rızıklandırılırlar)..." * Bak: 30:28.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

ALLAH rızık (varlık) açısından sizi birbirinize üstün kılmıştır. Nitekim, üstün kılınanlar, emirleri altındakilerle varlıklarını eşit paylaşmazlar. ALLAH'ın nimetini mi reddediyorlar?

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah, rızık bakımından kiminizi kiminize üstün kıldı. Fazla verilenler, rızıklarını ellerinin altındakilere vermiyorlar ki, eşit olsunlar. Şimdi Allah'ın nimetini inkar mı ediyorlar?

Elmalılı Hamdi Yazır

Allah ba'zınızı ba'zınıza rızıkta tafdıl de etti, fazla verilenler rızıklarını ellerinin altındakilere reddediyorlar da hepsi onda müsavi oluyorlar da değil, şimdi Allahın nı'metini mi inkar ediyorlar?

Erhan Aktaş

Allah, rızık konusunda kiminizi kiminize üstün kıldı. Üstün kılınanlar; rızıklarını yeminle hak sahibi oldukları dipnot 1 kimselere aktarıyorlar da onlar, onda eşit oluyorlar mı? O halde, Allah'ın nimetini mi inkar ediyorlar? dipnot 2

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bkz. 4:
  2. metne dön, dipnot 2
    Allah; rızkı yaratan da rızkın gerçek sahibi olan da Ben'im diyor. Ve diyor ki: Siz antlaşma/güç ile hak sahibi olduğunuz kimseleri malınıza ortak ediyor musunuz ki, Ben, kullarımı rızıklandırırken, bu rızıklandırmamda, ilahlarınızı (Lat, Uzza, Menat) Kendime ortak edeyim. Ve onlar aracılığıyla veya onlarla birlikte size rızık vereyim (30:28).
  3. metne dön, dipnot 3
    ayetin 6. dipnot.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah, rızık konusunda kiminizi kiminize üstün kıldı. Üstün kılınanlar; rızıklarını yeminle hak sahibi oldukları dipnot 1 kimselere aktarıyorlar da onlar, onda eşit oluyorlar mı? O halde, Allah'ın nimetini mi inkar ediyorlar? dipnot 2

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yeminle hak sahibi olduğunuz. Sağ elinizin sahip olduğu. Eyman sağ el ve yeminler(sözleşmeler) anlamına gelen bir sözcüktür. Bu deyim, "antlaşma yoluyla sahip olunan" demektir. El, aynı zamanda deyim olarak "güç" demektir; güç yolu ile "üzerinde yetkili olma hakkına" sahip olduğunuz, antlaşma yoluyla sahip olunanlar, sorumluluğu üstlenilenler, bakmakla yükümlü olunanlar, meşru şekilde sahip olunanlar, himayeniz altında olan, sorumluluğunu üstlendiğiniz gibi anlamlara gelmektedir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Benzer bir ayet olan, Rum Suresi, ayet 28'de de Rabb'imiz, "Kendinizden size bir örnek vermektedir: Size, verdiğimiz mallarda, yeminle hak sahibi olanlardan ortaklarınız var mı? Siz ve onlar bu mallarda eşit misiniz? Onları, birbirinizi saydığınız gibi sayar mısınız? Aklını kullanan bir halk için ayetleri işte böyle açıklıyoruz." demektedir. Bu ayetlerde, Allah; rızkı yaratan da rızkın gerçek sahibi olan da Ben'im diyor. Ve diyor ki: Siz yeminle ile hak sahib olduğunuz kimseleri malınıza ortak ediyor musunuz ki, Ben, kullarımı rızıklandırırken, bu rızıklandırmamda, ilahlarınızı (Lat, Uzza, Menat) Kendime ortak edeyim. Ve onlar aracılığıyla veya onlarla birlikte size rızık vereyim. Diğer bir anlatımla Allah, "rızık verici olan, yalnızca Benim" demektedir. Rızk Benim değil mi? Onu dilediğim gibi dağıtırım demektedir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah, rızık konusunda kiminizi kiminize üstün kıldı. Üstün kılınanlar; rızıklarını, yeminlerinin mülkü dipnot 1 olan kimselere aktarıyorlar da, onlar, onda eşit oluyorlar mı? O halde, Allah'ın nimetini mi inkar ediyorlar? dipnot 2

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Sahip oldukları; köle, cariye, yetim, kimsesiz ve sorumluluklarını üstlendikleri.
  2. metne dön, dipnot 2
    Benzer bir ayet olan, Rum Suresi, ayet 28'de de Rabb'imiz, "Kendinizden size bir örnek vermektedir: Size, verdiğimiz mallarda, yeminlerinizin mülkü olanlardan ortaklarınız var mı? Siz ve onlar bu mallarda eşit misiniz? Onları, bir birinizi saydığınız gibi sayar mısınız? Aklını kullanan bir kavim için ayetleri işte böyle açıklıyoruz." demektedir. Bu ayetlerde, Rabb'imiz; rızkı yaratan da, rızkın gerçek sahibi olan da Ben'im diyor. Ve diyor ki: Siz sağ elinizin mülkü olan kimseleri malınıza ortak ediyor musunuz ki, Ben, kullarımı rızıklandırırken, bu rızıklandırmamda, ilahlarınızı(Lat, Uzza, Menat) Kendime ortak edeyim. Ve onlar aracılığıyla veya onlarla birlikte size rızık vereyim. Diğer bir anlatımla Allah, rızık verici olan, yalnızca Benim demektedir. Rızk Benim değil mi? Onu dilediğim gibi dağıtırım.

Gültekin Onan

Tanrı rızıkta kiminizi kiminize üstün kıldı; üstün kılınanlar, rızıklarını ellerinin altında bulunanlara onda eşit olacak şekilde çevirip verici değildirler. Şimdi Tanrı'nın nimetini inkar mı ediyorlar?

Hasan Basri Çantay

Allah rızk hususunda kiminizi kiminizden üstün kıldı. O üstün kılınanlar, onda hepsi eşit olmak üzere, rızklarını ellerinin altındakilere verici değildirler. O halde bunlar Allahın ni'metini bilerek inkar mı ediyorlar?

İbni Kesir

Allah; rızık hususunda kiminizi kiminizden üstün kıldı. Üstün kılınanlar buyrukları altında bulunanların rızıklarını vermezler. Halbuki bunda hepsi eşittir. Yoksa Allah'ın nimetini bile bile inkar mı ediyorlar?

Mehmet Alagaş

(70-83) Allah sizi yaratır sonra sizi vefat ettirir sizden birilerini ömrün en zelil kısmına ulaştırır , ilim sonrasında bir şey bilmez olursunuz. Allah bilendir ayarlayandır / kader edendir . Allah bazınızı bazılarınıza rızık olarak zengin kılar / fazlalı kılar , Zengin olanlar ellerinde ki rızıklardan çalıştırdıkları kişilere vererek durumlarını eşitlemiyorlar , Allah’ın nimeti konusunda nankörlük ediyorlar / haklarını vermiyorlar. Allah sizleri kendinizden dişi türdeşlerinizi / eşlerinizi yaptı , zevcelerinizden de oğullar ve torunlar yaptı. Sizleri hoş şeylerle rızıklandırdı. Şimdi Geçersiz olana mı / iptal edilene mi iman ediyorlar (gerçek olanı bırakıp ) Allah’ın nimetini yok mu sayıyorlar / örtbas edip görmezden mi geliyorlar ve Allah’tan başkasına mı ibadet ediyorlar? Ki onlar semalarda ve arzda rızık olarak herhangi bir şeyin egemenliğine / mülkiyetine haiz değiller, buna güçleri de yetmez. Allah hakkında misaller / örnekler vermeyin, Allah biliyor ve siz bilmiyorsunuz. Allah şu misali / örneği verdi; h erhangi bir iktidarı / kudreti olmayan mülk edinmiş bir köle . (Mal var lakin kullanacak kudret yok) bir de güzel bir rızıkla rızıklandırdığımız rızkından gizli açık harcayan kişiyi örnek verdi , hiç bu ikisi aynı seviyede olur mu? Allah’a hamdolsun (eşit / aynı değildirler) bilakis çoklarınız bilmiyorsunuz. Allah şu iki adamı örnek olarak verdi. Onlardan biri dilsiz / Ebkem , herhangi bir gücü iktidarı kudreti yok , işte o , dostuna bir yorgunluktur / bitkinliktir, nereye yönlendirilse o bir hayır elde edemez , bu kişi adaletle emreden / iş yapan ve doğru yol üzere olan kişiyle aynı seviyede olur mu? Semaların ve arzın yitik şeyleri / gaybı Allah’a aittir. Saat işi bir göz açıp kapamak yahut daha yakın bir iş gibidir. Muhakkak ki Allah her şeye muktedirdir. Allah sizi annelerinizin karnından / batınından hiçbir şey bilmez halde çıkarıyor, size işitme görme ve gönüller yapıyor, böylelikle belki teşekkür edersiniz. Kuşları görmez misiniz? Semanın havası emirlerine amade kılınmıştır , onları Allah’tan başkası tutmuyor , işte bunda iman eden kavim için gösterge / belirti / ayet vardır. Allah sizin için sakinlik sağlasın diye evler yaptı , h ayvanların derilerinden / ciltlerinden göç günlerinde , mukim (kalıcı) olduğunuz günlerde, hafifçe taşınsın diye evler yaptı , belirli süre için yününden yapağından kılından kullanım malzemeleri / eseesen ve geçimlik tüketim malzemesi / meteean yaptı. Allah sizin için yarattıklarından gölgelikler yaptı , dağlardan sizin için korunaklar / koruganlar yaptı , sıcaktan sizi koruyacak elbiseler yaptı, sizi sertliğe karşı savaşta koruyacak elbiseler de yaptı (Zırh vb.) Böylece üzerinizde ki nimetini tamamlar, böylelikle belki teslim olursunuz. Eğer ki yüz çevirirlerse sana düşen sadece ve sadece apaçık bilgilendirmektir, onlar Allah’ın nimetini tanırlar sonra tanımazlar / nankörlük ederler, onların çoğu da / ekserisi de yok sayar / örtbas eder görmezden gelir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Allah, rızık konusunda kiminizi kiminizden üstün kıldı. Üstün kılınanlar, rızıklarını ellerinin altındakilere (köle ve cariyelerine) vermezler ki rızıkta hep eşit olsunlar. Şimdi Allah’ın nimetini mi inkâr ediyorlar?

Süleyman Ateş

Allah, rızıkta kiminizi kiminizden üstün kıldı. (Rızıkça) üstün kılınanlar, ellerinin altında bulunanlara kendi rızıklarını verip de hepsi rızıkta eşit olmuyorlar. Allah'ın ni'metini mi inkar ediyorlar?

Süleymaniye Vakfı

Allah rızık hususunda kiminizi kiminizden üstün kılmıştır. dipnot 2 Üstün kılınanlar, ellerindeki rızıkları hakimiyetleri altındakilere verip de onları kendileri ile o rızıkta eşit yapacak değildir! dipnot 2 (Peki, başka bir varlığı Allah'a nasıl eşit kabul edebiliyorlar!) Şimdi bunlar Allah'ın nimetini bile bile inkar mı ediyorlar?

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
  2. metne dön, dipnot 2
    Hiç kimse yanındaki esiri kendisi ve ailesiyle eşit konumda tutmaz. Benzer şekilde, Allah da kendi yarattığı kullarla hakimiyetini paylaşacak değildir. Esirlerin ihtiyaçlarını karşılama konusunda Nebimizin şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Elinizin altındaki esirler ailenizin fertleri ve kardeşlerinizdir. Onları hakimiyetinize veren Allah'tır. Allah kimin hakimiyetine bir kardeşini vermişse yediğinden ona yedirsin, giydiğinden ona da giydirsin ve ağır işler yüklemesin, yükleyecekse de ona yardım etsin." (Buhari, İman 22) Nur 24/58. Ayette de esirlerin aile içinde rahatça dolaşabilecekleri hükme bağlanmıştır. Ayrıca bkz: Nahl 16/75, Rum 30/28, Zuhruf 43/32.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah rızık konusunda kiminizi kiminden üstün kılar. Üstün kılınanlar, hakimiyeti altındakilere (esirlere) dipnot 1 kendi rızıklarından vermezler. Ama rızıkta bunlar da onlarla eşit hakka sahiptirler dipnot 2 . Allah'ın nimeti karşısında bile bile yalana mı sarılıyorlar?

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    ...
  2. metne dön, dipnot 2
    Peygamberimizin şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: Ellerinizin altındaki esirler ailenizin fertleri ve kardeşlerinizdir. Onları hakimiyetinize veren Allah'tır. Allah kimin hakimiyetine kardeşini vermişse yediğinden yedirsin, giydiğinden giydirsin ve ağır işler yüklemesin, yükleyecekse de ona yardım etsin." (Buhari İman/22 babu'l-meası min emr'il-cahiliye)

Şaban Britch

Allah, rızık konusunda kiminizi, kiminizden üstün kılmıştır. Fakat, üstün kılınanlar, rızıklarını ellerinin altında bulunan kimselere, kendileriyle eşit olurlar diye rızıklarını vermezler. Yoksa Allah'ın nimetini inkâr mı ediyorlar?

Şaban Piriş

Allah, rızık konusunda kiminizi, kiminizden üstün kılmıştır. Fakat, üstün kılınanlar, gözetimleri altında bulunanlara, kendileriyle eşit olurlar diye rızıklarını vermezler. Bile bile Allah'ın nimetini inkar mı ediyorlar?

Yaşar Nuri Öztürk

Allah, rızıkta kiminizi kiminize üstün kılmıştır. Fazla verilenler, rızıklarını ellerinin altındakilere aktarıp da hepsi onda eşit hale gelmiyor. Allah'ın nimetini mi inkar ediyor bunlar?

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And it is Allah Who privileged some of you with more livelihood than others and made His grace abound more in some than in others. And those who are privileged will not go shares with what has fallen to their lot with those whom they have on hand -captives, slaves,- so that they be as the master, so the man. How then do they make Allah go shares with His servants! Is this not simply a denial of His grace which abounds in them!

Abdul Haleem

God has given some of you more provision than others. Those who have been given more are unwilling to pass their provision on to the slaves they possess so that they become their equals. How can they refuse to acknowledge God’s blessings?

Abdullah Yusuf Ali

Allah has bestowed His gifts of sustenance more freely on some of you than on others: those more favoured are not going to throw back their gifts to those whom their right hands possess, so as to be equal in that respect. Will they then deny the favours of Allah?

Abul A'la Maududi

Allah has favoured some of you with more worldly provisions than others. Then those who are more favoured do not give away their provisions to their slaves lest they become equal sharers in it. Do they, then, deny the favour of Allah? dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    It will be worthwhile to give deep thought to the meanings of this verse, for some modern commentators of the Quran have founded strange economic theories and systems on it. Their interpretation is an instance of perverting the meaning of the Quran by isolating verses from their context and treating it as a separate whole in order to formulate a new philosophy and law of Islamic Economics. In their opinion the verse implies this: Those people to whom Allah has given more provisions than others, should share these equally with their servants and slaves: otherwise they shall be guilty of ingratitude to Allah in regard to the wealth with which He had blessed them. This commentary on the verse is obviously wrong and farfetched because in the context it occurs there is no mention at all of any law of economics. The whole passage in which this verse occurs deals with the refutation of shirk and proof of Tauhid. The same themes are continued in the subsequent verses. There seems to be no reason why an economic law should have been inserted here, which would have been absolutely irrelevant, to say the least. On the contrary, when the verse is considered in its context, it becomes quite obvious that it is no more than the statement of a fact to prove the same theme that is contained in this passage. It argues like this: When you yourselves do not make your servants and slaves equal partners in your wealth, which in fact is given to you by Allah, how is it that you join other gods with God in your gratitude to Him for the favors with which He has blessed you. You know that these gods have no powers to bestow anything on anyone, and, therefore, have no right in your worship of Allah, for they are after all His slaves and servants.

Aisha Bewley

Allah has favoured some of you over others in provision, but those who have been favoured do not give their provision to their slaves so they become the same in respect of it. So why do they renounce the blessings of Allah?

Al-Hilali & Khan

And Allâh has preferred some of you above others in wealth and properties. Then, those who are preferred will by no means hand over their wealth and properties to those (slaves) whom their right hands possess, so that they may be equal with them in respect thereof[1]. Do they then deny the Favour of Allâh?

Ali Quli Qarai

Allah has granted some of you an advantage over others in [respect of] provision. Those who have been granted an advantage do not give over their provision to their slaves so that they become equal in its respect. What, will they dispute the blessing of Allah?

Amatul Rahman Omar

And Allâh has given to some of you better means of sustenance than to others; but the preferred ones would not give away and restore to their bondsmen their (share of) sustenance, even though they are equal (sharers) with them. Do they then deny the bounty of Allâh?

Arthur John Arberry

And God has preferred some of you over others in provision;, but those that were preferred shall not give over their provision to that their right hands possess, so that they may be equal therein. What, and do they deny God's blessing?

Bijan Moeinian

God has provided for some of you more than others. The wealthy ones never distribute their wealth equally with those who are under their authorities, thus making them their partners. Do they give up the Lord’s blessings (so that you expect God also share His Kingdom with the others and make partner for Himself?)

E. Henry Palmer

And God has preferred some of you over others in providing for you; but those who have been preferred will not restore their provision to those whom their right hands possess that they may share equally therein:- is it God's favours they gainsay?

Edip-Layth

God has endowed some of you over others in provision. Yet, those who have been endowed are unwilling to share their provision with those whom they have contractual rights so that they may become equal in it. Are they denying the favor of God?

George Sale

God causeth some of you to excel others in worldly possessions: Yet they who are caused to excel, do not give their wealth unto the slaves whom their right hands possess, that they may become equal sharers therein. Do they therefore deny the beneficence of God?

Hamid S. Aziz

And Allah has bestowed his gifts of provisions more freely on some of you over others; but those who have been preferred will not restore their provision to those whom their right hands possess that they may share equally therein: - is it Allah's favours they deny?

Mahmoud Ghali

And Allah has graced some of you over others (Literally: over some "others") in provision; so in no way will the ones who have been graced turn back their provision to the ones whom their right hands possess, so that they may be equal therein. Then, do they repudiate the favor of Allah?

Marmaduke Pickthall

And Allah hath favoured some of you above others in provision. Now those who are more favoured will by no means hand over their provision to those (slaves) whom their right hands possess, so that they may be equal with them in respect thereof. Is it then the grace of Allah that they deny?

Mohamed Ahmed - Samira

God has favoured some of you over others in the means of subsistence. But those who have been favoured with more do not give of their means to their dependents so that they may become equal with them. Do they then deny God's beneficence?

Muhammad Asad

And on some of you God has bestowed more abundant means of sustenance than on others: and yet, they who are more abundantly favoured are [often] unwilling to share their sustenance with those whom their right hands possess, so that they [all] might be equal in this respect. Will they, then, God's blessings [thus] deny?

Mustafa Khattab

And Allah has favoured some of you over others in provision. But those who have been much favoured would not share their wealth with those ˹bondspeople˺ in their possession, making them their equals.[1] Do they then deny Allah’s favours?

Progressive Muslims

And God has preferred some of you over others in provision. Those who have been preferred will not relinquish their provision to those who are still dependant, so they may become equal in it. Are they denying the favour of God

Rashad Khalifa

GOD has provided for some of you more than others. Those who are given plenty would never give their properties to their subordinates to the extent of making them partners. Would they give up GOD's blessings?,

Sahih International

And Allah has favored some of you over others in provision. But those who were favored would not hand over their provision to those whom their right hands possess so they would be equal to them therein. Then is it the favor of Allah they reject?

Sam Gerrans

And God has favoured some of you over others in provision, but those favoured will not give over their provision to those whom their right hands possess, that they be equal therein; is it then the favour of God they reject?

Shabbir Ahmed

And Allah has caused some of you to excel in earning livelihood over the others (43:32). And yet, they who are more abundantly provided are often unwilling to share their provision with those who work for them, lest all might be equal in this respect (70:24), (30:28). Will they continue to deny Allah's blessings in this manner? (16:53), (28:78), (39:49).

Syed Vickar Ahamed

Allah has blessed His gifts of livelihood more freely on some of you than on others: Then those who are more blessed will not (equally) hand over their gifts to those whom their right hands possess, so as to be equal in that respect. Will they then deny the Favors of Allah?

Taqi Usmani

Allah has given some of you preference over others in provision. So, those given preference are not willing to pass on their provision to their slaves, so that they become equal in it: Do they, then, reject the blessing of Allah?

The Monotheist Group

And God has preferred some of you over others in provision. Yet, those who have been preferred will not relinquish their provision to those who are maintained by their oaths, that they may become equal in it. Is it the favor of God that they deny?

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 71. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 71. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Nahl suresi, 71. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩