Diyanet İşleri
Allah, rızık konusunda kiminizi kiminizden üstün kıldı. Üstün kılınanlar, rızıklarını ellerinin altındakilere vermezler ki rızıkta hep eşit olsunlar. Şimdi Allah'ın nimetini mi inkar ediyorlar?
Nahl suresi
Nahl suresi, 71. ayet. وَٱللَّهُ فَضَّلَ بَعْضَكُمْ عَلَىٰ بَعْضٍ فِى ٱلرِّزْقِ فَمَا ٱلَّذِينَ فُضِّلُوا۟ بِرَآدِّى رِزْقِهِمْ عَلَىٰ مَا مَلَكَتْ أَيْمَٰنُهُمْ فَهُمْ فِيهِ سَوَآءٌ أَفَبِنِعْمَةِ ٱللَّهِ يَجْحَدُونَ
vellâhü feḍḍale ba`ḍaküm `alâ ba`ḍin fi-rrizḳ. feme-lleẕîne füḍḍilû birâddî rizḳihim `alâ mâ meleket eymânühüm fehüm fîhi sevâün. efebini`meti-llâhi yecḥadûn.
Allah, rızık konusunda kiminizi kiminizden üstün kıldı. Üstün kılınanlar, rızıklarını ellerinin altındakilere vermezler ki rızıkta hep eşit olsunlar. Şimdi Allah'ın nimetini mi inkar ediyorlar?
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Sağmal hayvanlar, bal arısı, eşler ve torunlar Nahl 66–72 3
Rabbin, bal arısına şöyle ilham etti: "Dağlardan, ağaçlardan ve insanların yaptıkları çardaklardan (kovanlardan) kendine evler edin."
"Sonra meyvelerin hepsinden ye de Rabbinin sana kolaylaştırdığı (yaylım) yollarına gir." Onların karınlarından çeşitli renklerde bal çıkar. Onda insanlar için şifa vardır. Şüphesiz bunda düşünen bir (toplum) için bir ibret vardır.
Allah, sizi yarattı. Sonra sizi öldürecek. İçinizden kimileri de, bilgili olduktan sonra hiçbir şeyi bilmesin diye ömrünün en düşkün çağına ulaştırılır. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, (her şeye) hakkıyla gücü yetendir.
Allah, rızık konusunda kiminizi kiminizden üstün kıldı. Üstün kılınanlar, rızıklarını ellerinin altındakilere vermezler ki rızıkta hep eşit olsunlar. Şimdi Allah'ın nimetini mi inkar ediyorlar?
Allah, size kendi cinsinizden eşler var etti. Eşlerinizden de oğullar ve torunlar verdi ve sizi temiz şeylerden rızıklandırdı. Öyleyken onlar batıla inanıyorlar da Allah'ın nimetini inkar mı ediyorlar?
Allah'ı bırakıp da, kendilerine göklerden ve yerden hiçbir rızık sağlayamayan ve buna gücü de yetmeyen şeylere tapıyorlar.
Artık Allah'a (şanına uymayan) benzetmeler yapmaya kalkmayın. Çünkü Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
71. Bu, Allah’ın birliğinin ve O’na ortak koşmanın çirkinliğinin delillerindendir. Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır: Allah’ın yarattığı ve O’nun tarafından rızıklanan kimseler olmak, sizin ortak özelliğinizdir. Ancak Allah “rızık hususunda kiminizi kiminizden üstün kılmıştır.” Kiminiz mal ve servet sahibi hür kimselerdir, kiminiz de dünyalık namına hiçbir şeye sahip olmayan kölelerdir. Allah’ın rızık ihsan etmek suretiyle üstün kılmış olduğu efendiler, “rızıklarını ellerinin altındaki (köle)lere verip de hep beraber onda eşit olmayı kabul etmezler.” Nasıl ki bunu imkânsız işlerden biri olarak görüyorlarsa işte Allah’a ortak koştuklarınızın durumu da böyledir. Onlar da birer kuldur. Zerre ağırlığı kadar bile bir şeye sahip değillerdir. O halde siz, bu uydurma ilâhları nasıl Allah’a ortak koşarsınız? Acaba bu, zulmün ve Allah’ın nimetlerini bile bile inkâr etmenin en ileri bir derecesi değil midir? Bundan dolayı Allah: “O halde Allah’ın nimetini bile bile inkâr mı ediyorlar?” buyurmaktadır. Çünkü onlar, eğer üzerlerindeki nimetleri itiraf edip bu nimetleri kimin ihsan ettiğini kabul ve ikrar edecek olsalardı, hiçbir kimseyi ibadette Allah’a ortak koşmazlardı.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Allah -Subhânehu ve Teâlâ- sizlere bağışladığı rızıklarda kiminizi diğerlerine daha üstün kılmıştır. Sizlerden kiminizi zengin, kiminizi fakir, kiminizi yönetici, kiminizi ise yönetilen olarak yaratmıştır. Allah’ın rızıkta üstün kıldığı kimseler, sahip oldukları servetlerini kölelerine vermezler. Çünkü onlar köleleriyle denk olmak istemezler. Öyleyse nasıl olur da Yüce Allah hakkında bir ortağının olduğuna razı olurlar. Hâlbuki onlar kölelerinin kendilerine eşit ve denk olmalarından razı değildirler. Bu nasıl bir zulümdür. Allah’ın nimetlerine karşı olan hangi inkâr bundan daha büyüktür?
Aynı kök: يمن (71 geçiş) · Aynı kök: سوي (83 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş)
Allah, size kendinizden şöyle bir örnek getirdi: Kölelerinizden, verdiğimiz rızıklarda sizinle eşit haklara sahip olan ve birbirinizden çekindiğiniz…
Aynı kök: يمن (71 geçiş) · Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)
Evlenmeye güçleri yetmeyenler de, Allah kendilerini lütfuyla zengin edinceye kadar iffetlerini korusunlar. Sahip olduğunuz kölelerden "mükatebe"…
Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)
Andolsun, biz insanoğlunu şerefli kıldık. Onları karada ve denizde taşıdık. Kendilerini en güzel ve temiz şeylerden rızıklandırdık ve onları…
Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)
(Bütün bunları) Allah, kendilerini yaptıklarının en güzeli ile mükafatlandırsın ve lütfundan onlara daha da fazlasını versin diye (yaparlar). Allah,…
Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)
Andolsun biz, İsrailoğullarına kitap, hükümranlık ve peygamberlik verdik. Onları güzel ve temiz yiyeceklerle rızıklandırdık ve onları (dönemlerinde)…
Aynı kök: بعض (158 geçiş) · Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)
Derken, Allah'ın izniyle onları bozguna uğrattılar. Davud, Calut'u öldürdü. Allah, ona (Davud'a) hükümdarlık ve hikmet verdi ve ona dilediğini…
Aynı kök: سوي (83 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık
Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen ve başkasının malı olan bir köle ile, kendisine verdiğimiz güzel rızıktan gizli ve açık olarak Allah yolunda…
Aynı kök: ردد (59 geçiş) · Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)
Kendilerine güvenlik (barış) veya korku (savaş) ile ilgili bir haber geldiğinde onu yayarlar. Halbuki onu peygambere ve içlerinden yetki sahibi…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Allah rızık bakımından kiminizi kiminize üstün (farklı) kılmıştır. Farklı (bol rızık) verilenler, rızıklarını ellerinin altındakilere verip de bu konuda kendilerini onlara eşit kılmazlar. dipnot 1 Allah'ın nimet(ler)ini inkâr mı ediyorlar!
Allah rızkı kiminize diğerinden daha fazla vermiştir. Peki, kendisine fazla verilenler emirleri altında çalışan kesimleri servetlerine ortak etseler de, onlar da bu konuda (kendileriyle) eşit hale gelseler ya! Buna (dahi razı olmayacaklarına) göre, hala (ortak koşmakla), Allah'ın nimetlerini bile bile inkara yeltenmiş olmuyorlar mı?
Rızık konusunda, kiminize kiminizden fazla veren Allah'tır: hal böyleyken, kendisine fazla verilmiş olanlar, rızıklarını -bu bakımdan aralarında eşitlik olsun diye- sağ ellerinin malik olduğu kimselerle paylaşmakta isteksiz davranıyorlar. Peki, (böyle yapmakla) Allah'ın nimetini (bile bile) inkara mı kalkışıyorlar?
Allah, yaşam gıdanız konusunda kiminizi kiminizden üstün tuttu. . . Üstün tutulan kimseler yaşam gıdalarını, sorumlu olduklarıyla hakkıyla paylaşmıyor. . . (Oysa) onlar onda eşittirler. . . Allah nimetini (yaşam gıdalarını, ben kazandım, benim; diyerek, hatta benliklerini de böylece Allah'a eş koşarak) bilerek inkar mı ediyorlar?
Allah rızıkta kiminizi kiminize üstün kıldı; üstün kılınanlar, rızıklarını ellerinin altında bulunanlara onda eşit olacak şekilde çevirip verici değildirler. Şimdi Allah'ın nimetini inkar mı ediyorlar?
Allah kiminize kiminizden daha bol rızık verdi. Bol rızık verilenler, rızıklarını ellerinin altındakilere verip de bu hususta kendilerini onlara eşit kılmazlar. Durum böyle iken Allah’ın nimetini inkâr mı ediyorlar?
Allah, bir bölümünüzü, geçimlik yönünden diğerlerinize üstün yapmıştır. Üstün yapılanlar, denklik sağlanması için, yanlarında kendilerine bağlı olanlarla paylaşmıyorlar. Şimdi, Allah'ın nimetine nankörlük mü ediyorlar?
Allah, kiminize kiminizden daha bol rızık verdi. Bol rızık verilenler, rızıklarını ellerinin altındakilere verip de bu hususta kendilerine onları eşit kılmazlar. Durum böyle iken Allah'ın nimetini inkar mı ediyorlar?
ALLAH rızık açısından sizi birbirinize üstün kılmıştır. Nitekim, üstün kılınanlar, emirleri altındakilerle varlıklarını eşit paylaşmazlar. ALLAH'ın nimetini mi reddediyorlar? dipnot 1
ALLAH rızık (varlık) açısından sizi birbirinize üstün kılmıştır. Nitekim, üstün kılınanlar, emirleri altındakilerle varlıklarını eşit paylaşmazlar. ALLAH'ın nimetini mi reddediyorlar?
Allah, rızık bakımından kiminizi kiminize üstün kıldı. Fazla verilenler, rızıklarını ellerinin altındakilere vermiyorlar ki, eşit olsunlar. Şimdi Allah'ın nimetini inkar mı ediyorlar?
Allah ba'zınızı ba'zınıza rızıkta tafdıl de etti, fazla verilenler rızıklarını ellerinin altındakilere reddediyorlar da hepsi onda müsavi oluyorlar da değil, şimdi Allahın nı'metini mi inkar ediyorlar?
Allah, rızık konusunda kiminizi kiminize üstün kıldı. Üstün kılınanlar; rızıklarını yeminle hak sahibi oldukları dipnot 1 kimselere aktarıyorlar da onlar, onda eşit oluyorlar mı? O halde, Allah'ın nimetini mi inkar ediyorlar? dipnot 2
Allah, rızık konusunda kiminizi kiminize üstün kıldı. Üstün kılınanlar; rızıklarını yeminle hak sahibi oldukları dipnot 1 kimselere aktarıyorlar da onlar, onda eşit oluyorlar mı? O halde, Allah'ın nimetini mi inkar ediyorlar? dipnot 2
Allah, rızık konusunda kiminizi kiminize üstün kıldı. Üstün kılınanlar; rızıklarını, yeminlerinin mülkü dipnot 1 olan kimselere aktarıyorlar da, onlar, onda eşit oluyorlar mı? O halde, Allah'ın nimetini mi inkar ediyorlar? dipnot 2
Tanrı rızıkta kiminizi kiminize üstün kıldı; üstün kılınanlar, rızıklarını ellerinin altında bulunanlara onda eşit olacak şekilde çevirip verici değildirler. Şimdi Tanrı'nın nimetini inkar mı ediyorlar?
Allah rızk hususunda kiminizi kiminizden üstün kıldı. O üstün kılınanlar, onda hepsi eşit olmak üzere, rızklarını ellerinin altındakilere verici değildirler. O halde bunlar Allahın ni'metini bilerek inkar mı ediyorlar?
Allah; rızık hususunda kiminizi kiminizden üstün kıldı. Üstün kılınanlar buyrukları altında bulunanların rızıklarını vermezler. Halbuki bunda hepsi eşittir. Yoksa Allah'ın nimetini bile bile inkar mı ediyorlar?
(70-83) Allah sizi yaratır sonra sizi vefat ettirir sizden birilerini ömrün en zelil kısmına ulaştırır , ilim sonrasında bir şey bilmez olursunuz. Allah bilendir ayarlayandır / kader edendir . Allah bazınızı bazılarınıza rızık olarak zengin kılar / fazlalı kılar , Zengin olanlar ellerinde ki rızıklardan çalıştırdıkları kişilere vererek durumlarını eşitlemiyorlar , Allah’ın nimeti konusunda nankörlük ediyorlar / haklarını vermiyorlar. Allah sizleri kendinizden dişi türdeşlerinizi / eşlerinizi yaptı , zevcelerinizden de oğullar ve torunlar yaptı. Sizleri hoş şeylerle rızıklandırdı. Şimdi Geçersiz olana mı / iptal edilene mi iman ediyorlar (gerçek olanı bırakıp ) Allah’ın nimetini yok mu sayıyorlar / örtbas edip görmezden mi geliyorlar ve Allah’tan başkasına mı ibadet ediyorlar? Ki onlar semalarda ve arzda rızık olarak herhangi bir şeyin egemenliğine / mülkiyetine haiz değiller, buna güçleri de yetmez. Allah hakkında misaller / örnekler vermeyin, Allah biliyor ve siz bilmiyorsunuz. Allah şu misali / örneği verdi; h erhangi bir iktidarı / kudreti olmayan mülk edinmiş bir köle . (Mal var lakin kullanacak kudret yok) bir de güzel bir rızıkla rızıklandırdığımız rızkından gizli açık harcayan kişiyi örnek verdi , hiç bu ikisi aynı seviyede olur mu? Allah’a hamdolsun (eşit / aynı değildirler) bilakis çoklarınız bilmiyorsunuz. Allah şu iki adamı örnek olarak verdi. Onlardan biri dilsiz / Ebkem , herhangi bir gücü iktidarı kudreti yok , işte o , dostuna bir yorgunluktur / bitkinliktir, nereye yönlendirilse o bir hayır elde edemez , bu kişi adaletle emreden / iş yapan ve doğru yol üzere olan kişiyle aynı seviyede olur mu? Semaların ve arzın yitik şeyleri / gaybı Allah’a aittir. Saat işi bir göz açıp kapamak yahut daha yakın bir iş gibidir. Muhakkak ki Allah her şeye muktedirdir. Allah sizi annelerinizin karnından / batınından hiçbir şey bilmez halde çıkarıyor, size işitme görme ve gönüller yapıyor, böylelikle belki teşekkür edersiniz. Kuşları görmez misiniz? Semanın havası emirlerine amade kılınmıştır , onları Allah’tan başkası tutmuyor , işte bunda iman eden kavim için gösterge / belirti / ayet vardır. Allah sizin için sakinlik sağlasın diye evler yaptı , h ayvanların derilerinden / ciltlerinden göç günlerinde , mukim (kalıcı) olduğunuz günlerde, hafifçe taşınsın diye evler yaptı , belirli süre için yününden yapağından kılından kullanım malzemeleri / eseesen ve geçimlik tüketim malzemesi / meteean yaptı. Allah sizin için yarattıklarından gölgelikler yaptı , dağlardan sizin için korunaklar / koruganlar yaptı , sıcaktan sizi koruyacak elbiseler yaptı, sizi sertliğe karşı savaşta koruyacak elbiseler de yaptı (Zırh vb.) Böylece üzerinizde ki nimetini tamamlar, böylelikle belki teslim olursunuz. Eğer ki yüz çevirirlerse sana düşen sadece ve sadece apaçık bilgilendirmektir, onlar Allah’ın nimetini tanırlar sonra tanımazlar / nankörlük ederler, onların çoğu da / ekserisi de yok sayar / örtbas eder görmezden gelir.
Allah, rızık konusunda kiminizi kiminizden üstün kıldı. Üstün kılınanlar, rızıklarını ellerinin altındakilere (köle ve cariyelerine) vermezler ki rızıkta hep eşit olsunlar. Şimdi Allah’ın nimetini mi inkâr ediyorlar?
Allah, rızıkta kiminizi kiminizden üstün kıldı. (Rızıkça) üstün kılınanlar, ellerinin altında bulunanlara kendi rızıklarını verip de hepsi rızıkta eşit olmuyorlar. Allah'ın ni'metini mi inkar ediyorlar?
Allah rızık hususunda kiminizi kiminizden üstün kılmıştır. dipnot 2 Üstün kılınanlar, ellerindeki rızıkları hakimiyetleri altındakilere verip de onları kendileri ile o rızıkta eşit yapacak değildir! dipnot 2 (Peki, başka bir varlığı Allah'a nasıl eşit kabul edebiliyorlar!) Şimdi bunlar Allah'ın nimetini bile bile inkar mı ediyorlar?
Allah rızık konusunda kiminizi kiminden üstün kılar. Üstün kılınanlar, hakimiyeti altındakilere (esirlere) dipnot 1 kendi rızıklarından vermezler. Ama rızıkta bunlar da onlarla eşit hakka sahiptirler dipnot 2 . Allah'ın nimeti karşısında bile bile yalana mı sarılıyorlar?
Allah, rızık konusunda kiminizi, kiminizden üstün kılmıştır. Fakat, üstün kılınanlar, rızıklarını ellerinin altında bulunan kimselere, kendileriyle eşit olurlar diye rızıklarını vermezler. Yoksa Allah'ın nimetini inkâr mı ediyorlar?
Allah, rızık konusunda kiminizi, kiminizden üstün kılmıştır. Fakat, üstün kılınanlar, gözetimleri altında bulunanlara, kendileriyle eşit olurlar diye rızıklarını vermezler. Bile bile Allah'ın nimetini inkar mı ediyorlar?
Allah, rızıkta kiminizi kiminize üstün kılmıştır. Fazla verilenler, rızıklarını ellerinin altındakilere aktarıp da hepsi onda eşit hale gelmiyor. Allah'ın nimetini mi inkar ediyor bunlar?
And it is Allah Who privileged some of you with more livelihood than others and made His grace abound more in some than in others. And those who are privileged will not go shares with what has fallen to their lot with those whom they have on hand -captives, slaves,- so that they be as the master, so the man. How then do they make Allah go shares with His servants! Is this not simply a denial of His grace which abounds in them!
God has given some of you more provision than others. Those who have been given more are unwilling to pass their provision on to the slaves they possess so that they become their equals. How can they refuse to acknowledge God’s blessings?
Allah has bestowed His gifts of sustenance more freely on some of you than on others: those more favoured are not going to throw back their gifts to those whom their right hands possess, so as to be equal in that respect. Will they then deny the favours of Allah?
Allah has favoured some of you with more worldly provisions than others. Then those who are more favoured do not give away their provisions to their slaves lest they become equal sharers in it. Do they, then, deny the favour of Allah? dipnot 1
Allah has favoured some of you over others in provision, but those who have been favoured do not give their provision to their slaves so they become the same in respect of it. So why do they renounce the blessings of Allah?
And Allâh has preferred some of you above others in wealth and properties. Then, those who are preferred will by no means hand over their wealth and properties to those (slaves) whom their right hands possess, so that they may be equal with them in respect thereof[1]. Do they then deny the Favour of Allâh?
Allah has granted some of you an advantage over others in [respect of] provision. Those who have been granted an advantage do not give over their provision to their slaves so that they become equal in its respect. What, will they dispute the blessing of Allah?
And Allâh has given to some of you better means of sustenance than to others; but the preferred ones would not give away and restore to their bondsmen their (share of) sustenance, even though they are equal (sharers) with them. Do they then deny the bounty of Allâh?
And God has preferred some of you over others in provision;, but those that were preferred shall not give over their provision to that their right hands possess, so that they may be equal therein. What, and do they deny God's blessing?
God has provided for some of you more than others. The wealthy ones never distribute their wealth equally with those who are under their authorities, thus making them their partners. Do they give up the Lord’s blessings (so that you expect God also share His Kingdom with the others and make partner for Himself?)
And God has preferred some of you over others in providing for you; but those who have been preferred will not restore their provision to those whom their right hands possess that they may share equally therein:- is it God's favours they gainsay?
God has endowed some of you over others in provision. Yet, those who have been endowed are unwilling to share their provision with those whom they have contractual rights so that they may become equal in it. Are they denying the favor of God?
God causeth some of you to excel others in worldly possessions: Yet they who are caused to excel, do not give their wealth unto the slaves whom their right hands possess, that they may become equal sharers therein. Do they therefore deny the beneficence of God?
And Allah has bestowed his gifts of provisions more freely on some of you over others; but those who have been preferred will not restore their provision to those whom their right hands possess that they may share equally therein: - is it Allah's favours they deny?
And Allah has graced some of you over others (Literally: over some "others") in provision; so in no way will the ones who have been graced turn back their provision to the ones whom their right hands possess, so that they may be equal therein. Then, do they repudiate the favor of Allah?
And Allah hath favoured some of you above others in provision. Now those who are more favoured will by no means hand over their provision to those (slaves) whom their right hands possess, so that they may be equal with them in respect thereof. Is it then the grace of Allah that they deny?
God has favoured some of you over others in the means of subsistence. But those who have been favoured with more do not give of their means to their dependents so that they may become equal with them. Do they then deny God's beneficence?
And on some of you God has bestowed more abundant means of sustenance than on others: and yet, they who are more abundantly favoured are [often] unwilling to share their sustenance with those whom their right hands possess, so that they [all] might be equal in this respect. Will they, then, God's blessings [thus] deny?
And Allah has favoured some of you over others in provision. But those who have been much favoured would not share their wealth with those ˹bondspeople˺ in their possession, making them their equals.[1] Do they then deny Allah’s favours?
And God has preferred some of you over others in provision. Those who have been preferred will not relinquish their provision to those who are still dependant, so they may become equal in it. Are they denying the favour of God
GOD has provided for some of you more than others. Those who are given plenty would never give their properties to their subordinates to the extent of making them partners. Would they give up GOD's blessings?,
And Allah has favored some of you over others in provision. But those who were favored would not hand over their provision to those whom their right hands possess so they would be equal to them therein. Then is it the favor of Allah they reject?
And God has favoured some of you over others in provision, but those favoured will not give over their provision to those whom their right hands possess, that they be equal therein; is it then the favour of God they reject?
And Allah has caused some of you to excel in earning livelihood over the others (43:32). And yet, they who are more abundantly provided are often unwilling to share their provision with those who work for them, lest all might be equal in this respect (70:24), (30:28). Will they continue to deny Allah's blessings in this manner? (16:53), (28:78), (39:49).
Allah has blessed His gifts of livelihood more freely on some of you than on others: Then those who are more blessed will not (equally) hand over their gifts to those whom their right hands possess, so as to be equal in that respect. Will they then deny the Favors of Allah?
Allah has given some of you preference over others in provision. So, those given preference are not willing to pass on their provision to their slaves, so that they become equal in it: Do they, then, reject the blessing of Allah?
And God has preferred some of you over others in provision. Yet, those who have been preferred will not relinquish their provision to those who are maintained by their oaths, that they may become equal in it. Is it the favor of God that they deny?