Müzzemmil suresi

Müzzemmil suresi, 4. ayet

Müzzemmil suresi, 4. ayet. أَوْ زِدْ عَلَيْهِ وَرَتِّلِ ٱلْقُرْءَانَ تَرْتِيلًا

ev zid `aleyhi verattili-lḳur'âne tertîlâ.

Diyanet İşleri

Yahut buna biraz ekle. Kur'an'ı ağır ağır, tane tane oku.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Müzzemmil 1–7 · surenin 4. ayeti / 20

Konu Gece ibadeti emri Müzzemmil 1–8 3

  1. Müzzemmil 1

    Ey örtünüp bürünen (Peygamber)!

  2. Müzzemmil 2–3

    (2-3) Kalk, birazı hariç olmak üzere geceyi; yarısını ibadetle geçir. Yahut bundan biraz eksilt.

  3. 4

    Yahut buna biraz ekle. Kur'an'ı ağır ağır, tane tane oku.

  4. Müzzemmil 5

    Şüphesiz biz sana (sorumluluğu) ağır bir söz vahyedeceğiz.

  5. Müzzemmil 6

    Şüphesiz gece ibadetinin etkisi daha fazla, (bu ibadetteki) sözler (Kur'an ve dua okuyuşlar) ise daha düzgün ve açıktır.

  6. Müzzemmil 7

    Çünkü gündüzün sana uzun bir meşguliyet vardır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 1–5. ayetler için yazılmıştır.

1-2. Müzzemmil, Müddessir gibi elbiseleri ile sarınıp örtünen, onlara bürünen demektir. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Allah’ın risaleti gibi büyük bir lütfa mazhar olup da O’nun Cebrail’i ona göndermek sureti ile vahyini indirmeye başladığı sırada bu şekilde örtünmüştü. Çünkü o, benzeri görülmedik ve rasûller dışında hiçbir kimsenin dayanamayacağı bir durum ile karşılaşmıştı.

İşte Peygamber, Cibril aleyhisselam’ı gördüğünde dehşete kapılmıştı. Hanımının yanına gelerek şiddetli bir titremeye tutulmuş halde: “Beni örtün, beni örtün!” demişti. Daha sonra Cibril aleyhisselam ona gelerek: “Oku” dedi. Peygamber: “Ben okuma bilmem” deyince, Cibril onu alıp bağrına sıkı sıkı bastırdı. Onun okumasını da ısrarla istedi. Sonunda Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem okudu. Daha sonra Yüce Allah, ona sebat verdi ve ardı arkasına vahiyler gelmeye devam etti. Sonunda rasûllerden hiçbir kimsenin ulaşmadığı bir konuma geldi.

Gerçekten peygamberin nübüvvetinin başlangıcı ile nihaî noktası arasındaki fark pek büyüktür. Bundan dolayı Yüce Allah, ona ondan ilk olarak sadır olan bu vasfa uygun hitapta bulundu. Burada ona kendisi ile ilgili ibadetleri emretti. Sonra ona kavminin eziyetlerine tahammül ve sabır göstermesini, daha sonra da ona verdiği emri açıkça bildirmesini, onları açıktan açığa Yüce Allah’a davet etmesini istedi.

Yüce Allah, burada Peygamberine ibadetlerin en şereflisi olanını emretmiştir ki o da namazdır. Yine bu namazı vakitlerin en üstün ve en faziletlisinde edâ etmesini istemiştir ki, bu da gecedir.

Yüce Allah, Peygamberine rahmetinin bir tecellisi olarak ona gecenin tümünü namazla geçirmesini emretmeyip: “Kalk ve birazı müstesnâ geceyi namazla geçir” buyurmaktadır.

3-4. Daha sonra namaz kılınacak sürenin miktarını tesbit ederek: “Yarısını veya ondan” yarısından “biraz azını” üçte bir ve ona yakın bir süre namaz kıl. “Yahut da ondan” yarısından “biraz fazlasını!” Bu da gecenin üçte iki kadarı olur.

"Kur’ân’ı da tertil üzere (ağır ağır ve tane tane) oku.” Çünkü Kur’ân bu şekilde okunduğunda onun üzerinde iyiden iyiye düşünülebilir. Böylece Kur’ân ile kalp harekete geçer, onun âyetleri ile Allah’a ibadet eder ve kalp buna tam anlamı ile hazır hale gelir. O bakımdan Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

5. “Şüphesiz Biz sana ağır bir söz vahyedeceğiz.” Sana manaları pek büyük, nitelikleri pek üstün olan bu Kur’ân’ı bildireceğiz.

Bu vasıflara sahip olan bir Kitaba mazhar olmak için de gerçekten hazır olunmalı, o kitap tertil üzere okunmalı ve onun kapsadığı hususlar üzerinde tefekkür edilmelidir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Veyahut üçte ikisine ulaşana dek, bu vakte biraz daha ekle. Kur’an okurken de açıkça ve ağır ağır, dikkatlice oku.

Kelimeler

6 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. أَوْ ev veya
  2. زِدْ zid artır kök: زيد
  3. عَلَيْهِ aleyhi bunu
  4. وَرَتِّلِ ve rattili ve oku kök: رتل
  5. ٱلْقُرْءَانَ l-kurane Kur'an kök: قرا
  6. تَرْتِيلًا tertilen ağır ağır kök: رتل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 7 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: رتل (4 geçiş) · Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)

    İnkar edenler, "Kur'an ona bir defada toptan indirilseydi ya!" dediler. Biz, Kur'an'la senin kalbini pekiştirmek için onu böyle kısım kısım indirdik…

  • Aynı kök: زيد (61 geçiş) · Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)

    Andolsun biz, onlar düşünüp öğüt alsınlar diye (gerçekleri) bu Kur'an'da değişik biçimlerde açıkladık. Fakat bu, onların ancak kaçışlarını artırıyor.

  • Aynı kök: زيد (61 geçiş) · Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)

    Hani sana, "Muhakkak Rabbin, insanları çepeçevre kuşatmıştır" demiştik. Sana gösterdiğimiz o rüyayı da, Kur'an'da lanetlenmiş bulunan o ağacı da sırf…

  • Aynı kök: زيد (61 geçiş) · Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)

    Biz Kur'an'dan, mü'minler için şifa ve rahmet olacak şeyler indiriyoruz. Zalimlerin ise Kur'an, ancak zararını artırır.

  • Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)

    (O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur'an'ın…

  • Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)

    Boşanmış kadınlar kendi kendilerine üç ay hali (hayız veya temizlik müddeti) beklerler. Eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorlarsa, Allah'ın kendi…

  • Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)

    Hala Kur'an'ı düşünüp anlamaya çalışmıyorlar mı? Eğer o, Allah'tan başkası tarafından (indirilmiş) olsaydı, mutlaka onda birçok çelişki bulurlardı.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

56 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Ona ilave ederek (gece yarısından sonra kalk) ve Kur'an'ı ağır ağır oku! dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayetlerde gecenin yarıdan fazlasının ibadetle geçirilmesi gerektiğine dikkat çekilmektedir. Buradaki [ev] edatlarını "yani" anlamında yorumlamaktayız.

Mustafa İslamoğlu

ve de sonra; ve oku Kur'an'ı sindire sindire!

Muhammed Esed

ya da sonra- (kalk) ve ağır ağır, duyarak Kur'an oku.

Ahmed Hulusi

Yahut onu arttır ve Kuran'ı üstünde tefekkür ederek oku!

Ali Bulaç

Veya üzerine ilave et. Ve Kur'an'ı belli bir düzen içinde (tertil üzere) oku.

Ali Özek ve heyeti

ya da çoğalt ve Kur’an'ı tane tane oku.

Ali Rıza Safa

Veya sonra. Ve Kur'an'ı, güzel bir biçimde oku!

Bayraktar Bayraklı

- Birazı hariç, geceleyin kalk! Tam gece yarısı, biraz erken, biraz geç kalk ve Kur'an'ı ağır ağır oku! Sana sorumluluğu ağır bir söz vahyedeceğiz. Çünkü gecenin değerlendirilmesi daha oturaklıdır ve söz daha etkilidir. Gündüzleri senin için uzun bir meşguliyet olacaktır. Rabbinin adını an, bütün benliğinle kendini O'na ver!

Edip Yüksel

Yahut yarısından biraz sonra... Kuran'ı da özenle düşüne düşüne oku.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Yahut yarısından biraz sonra... Kuran'ı da özenle düşüne düşüne oku.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

veya artır (buna ilave et, yarısından ziyade kıl) ve Kur'an'ı ağır ağır, güzel güzel oku!

Elmalılı Hamdi Yazır

Yahud artır ve Kur'an oku, tertil ile yavaş yavaş güzel güzel

Erhan Aktaş

Veya gecenin yarısından dipnot 1 biraz sonra. Ve daveti düzgün bir şekilde dipnot 2 duyur. dipnot 3

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Gecenin birazında, yarısında veya ondan biraz önce kalk ve hazırlığını yap, düşünüp ne yapacağını gözden geçir. Bunun nedeni sonraki ayetlerde açıklanmaktadır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Anlaşılır, düzenli.
  3. metne dön, dipnot 3
    Ayetin son bölümü olan "rettili'l kur'ane tertilen" cümlesine, "Kur'an'ı ağır ağır oku." veya "Kur'an'ı düşüne düşüne oku." şeklinde anlam verilmektedir. Ayette geçen Kur'an kelimesine yanlış anlam verildiğinden burada önemli bir yanılgı söz konusudur. Yanılgının nedeni, Kur'an kelimelerinin tamamına çoğunlukla Allah'tan gelen vahyin kitaplaşmış hali anlamının verilmesidir. Oysaki vahyin kitaplaşmış şekline, bağlamına göre Kitap; ayetlerin tamamının içinde toplanmış şekline "Kur'an" ve Arapça "okunan" demek olan "kur'an," fecrin ışığının bir araya toplanması anlamında "kur'an" anlamları bulunmaktadır. Aslında Kara'e kökünden türeyen Kur'an, anlam olarak Kitap veya Mushaf demek değil, "duyurmak," "aktarmak," "nakletmek," "okumak," "toplamak" ve "bir araya getirmek" demektir. Bu ayette, Nebi'ye, "Sana indirdiğimiz vahyi, insanlara anlaşılır ve düzenli bir şekilde duyur, ilet." denmektedir. Bu ayetlerin ilk vahyedilen ayetler olduğu da dikkate alınırsa zaten ortada Mushaf veya Kitap anlamında bir Kur'an'dan söz etmek mümkün değildir. Dolayısı ile ortada ağır ağır veya tane tane okunacak bir metin zaten yoktur.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Veya gecenin yarısından dipnot 1 biraz sonra. Ve daveti düzgün bir şekilde dipnot 2 duyur. dipnot 3

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Gecenin birazında, yarısında veya ondan biraz önce kalk ve hazırlığını yap, düşünüp ne yapacağını gözden geçir. Bunun nedeni sonraki ayetlerde açıkça ifade edilmektedir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Anlaşılır, düzenli.
  3. metne dön, dipnot 3
    Ayetin son bölümü olan "rettili'l kur'ane tertilen" cümlesine, "Kur'an'ı ağır ağır oku." veya "Kur'an'ı düşüne düşüne oku." şeklinde anlam verilmektedir. Ayette geçen Kur'an sözcüğüne yanlış anlam verildiğinden burada önemli bir yanılgı ortaya çıkmaktadır. Günümüzde Kur'an sözcüğüne, yaygın olarak Allah'tan gelen vahyin kitaplaşmış hali anlamı verilmektedir. Bu doğru bir anlam olsa da tek anlam bu değildir. Zira vahyin toplanması, toplanmış haline kimi ayetlerde isim olarak Kur'an denmiş olsa da esas isim, "Mushaf"tır, "Kitap"tır. Aslında Kara'e kökünden türeyen Kur'an, kök anlamı itibariyle Kitap veya Mushaf demek değil, "duyurmak", "aktarmak" , "nakletmek", "okumak", "toplamak" "bir araya getirmek", demektir. Bu ayette, Nebi'ye, "Sana indirdiğimiz vahyi, insanlara anlaşılır ve düzenli bir şekilde duyur, ilet." denmektedir. Yoksa bu ayetlerin ilk vahyedilen ayetler olduğu da dikkate alınırsa zaten ortada Mushaf veya Kitap anlamında bir Kur'an'dan söz etmek mümkün değildir. Dolayısı ile ortada ağır ağır veya tane tane okunacak bir metin/Kur'an zaten yoktur.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Veya gecenin yarısından biraz sonra. Ve daveti düzgün bir şekilde dipnot 1 duyur. dipnot 2

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Anlaşılır, düzenli.
  2. metne dön, dipnot 2
    Ayetin son bölümü olan "rettili el kur'ane tertilen" cümlesine, "Kur'an'ı ağır ağır oku." veya "Kur'an'ı düşüne düşüne oku." şeklinde anlam verilmektedir. Ayette geçen Kur'an sözcüğüne yanlış anlam verildiğinden burada önemli bir yanılgı ortaya çıkmaktadır. Günümüzde Kur'an sözcüğüne, yaygın olarak Allah'tan gelen vahyin kitaplaşmış hali anlamı verilmektedir. Bu tek başına doğru bir tanımlama değildir. Zira vahyin kitaplaşmış haline kimi ayetlerde bağlamından dolayı isim olarak Kur'an denmiş olsa da esas isim, "Mushaf"tır, "Kitap"tır. Aslında Kara'e kökünden türeyen Kur'an, kök anlamı itibariyle Kitap veya Mushaf demek değil, "okumak", "toplamak" "bir araya getirmek", "nakletmek", "aktarmak" demektir. Bu ayette, Nebi'ye, "Sana indirdiğimiz vahyi, insanlara anlaşılır ve düzenli bir şekilde ilet." görevi verilmektedir. Yoksa bu ayetlerin ilk vahyedilen ayetler olduğu da dikkate alınırsa zaten ortada Mushaf veya Kitap anlamında bir Kur'an'dan söz etmek mümkün değildir. Dolayısı ile ortada ağır ağır veya tane tane okunacak bir metin/Kur'an zaten yoktur. (Örneğin, 75/ Kıyamet, 18,'de ve daha birçok ayette "Kur'an" sözcüğü "okumak" anlamında kullanılmıştır.)

Gültekin Onan

Veya üzerine ilave et. Ve Kuran'ı belli bir düzen içinde (tertil üzere) oku.

Hasan Basri Çantay

Yahud (o yarının) üzerine (ilave edib) artır. Kur'anı da açık açık, tane tane oku.

İbni Kesir

Yahut biraz artır ve Kur'an'ı yavaş yavaş oku.

Mehmet Alagaş

(1-8) Ey üzerine ağır yük yüklenen / alınan Müzemmil (Müddessir ise / alta alınan şey demek) Gece kalk, az kısmında (uyu). Yarısı (gecenin) veya onun da yarısından az kısmında (uyu) veya ondan biraz fazla (gece 12 saat ise yarısının yarısından 3 saat ten az uyku oluyor veya biraz fazlası 4 saat gibi az uyku) Kuran’ı tertilli tertil et ( Harfleri bir başkasınca takip edilebilir hızda tane tane oku) (Kurtubî 1200 lü yıllarda tertilin yerini güzel sesle okumak almıştır der) Mutlaka biz senin üzerine ağır bir söz vahy / ilga edeceğiz. Kesinlikle gece dirilişi / uyanışı daha şiddetli etkili / tesirlidir. Okunması daha kıvamındadır. (Tam okuma vakti) Mutlaka gündüzleyin, senin uzun bir meşguliyetin / mesuliyetler in/ görevlerin var. Allah’ın ismini hatırlayıp söyle / zikret ve Ona kendini vakfederek gönülden yönel.

Rowwad Tercüme Merkezi

Yahut buna biraz ekle. Kur’an’ı ağır ağır, tane tane oku.

Süleyman Ateş

Veya bunu artır ve ağır ağır Kur'an oku.

Süleymaniye Vakfı

Yahut biraz daha (süre) ekle dipnot 1 ve Kur'an'ı tertil üzere oku /ayet kümelerinin dipnot 2 bağlantılarını bulup onları doğru bir şekilde sıralayarak oku dipnot 3 !

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
  2. metne dön, dipnot 2
    "Ayet kümeleri" anlamı verdiğimiz "kur'an", karaa (قرأ) fiilinin mastarı olup toplama ve birleştirme anlamındadır. Mastar olarak kullanıldığı gibi bütünlük ve küme anlamında isim olarak da kullanılır. Allah'ın son kitabına Kur'an denmesi, bütün sureleri toplayıp bir araya getirmesi sebebiyledir (Lisanu'l-Arab). Arapçada kur'an (قُرْآنً) kelimesinin çoğulu olmadığından tekil için de çoğul için de kullanılır. Bu sebeple kur'an kelimesine, bağlamına göre, kur'anlar yani ayet kümeleri diye de anlam verilebilir.
  3. metne dön, dipnot 3
    Tertil, bir şeyin bağlantılarını kurup onu doğru bir şekilde sıralamaktır (Müfredat). Allah, kendi sözlerinden ibaret olan ayetlerin birbirleriyle bağlantılarını da kendisi kurmuş, onları, açık ve anlaşılır bir metotla, hikmet metodu ile düzenlemiştir (A'raf 7/52, İsra 17/106, Furkan 25/32). Burada Muhammed aleyhisselama emredilen tertil, Allah'ın kurduğu bağlantıları bularak ayet kümelerini ona göre anlamaya çalışmasıdır. Böylece Kur'an'ı, Allah'ın istediği şekilde okumuş olacaktır. Bu ayet, surenin son ayeti ile birlikte düşünülünce Nebimizin Mekke'de, her gece ümmetinden bir kesime, Kitabı ve hikmeti öğrettiğini (Bakara 2/151, Al-i İmran 3/164, Cuma 62/2), 20. ayet ise onun bu metodu Medine'de, uygun zamanlarda öğretmeye devam ettiğini açıkça göstermektedir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

ya da yarısından fazla bir süre kalk da Kur'an'ı yavaş yavaş ve düşünerek oku!

Şaban Britch

Veya onun üzerine artır ve Kur'an'ı güzelce tertil ile açıkça oku.

Şaban Piriş

Ya da biraz sonra... Ve ağır ağır Kur'an oku!

Yaşar Nuri Öztürk

Yahut buna biraz ekle! Ve Kur'an'ı ağır ağır, düşüne düşüne oku!

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

or about half of it and increase the little, and recite the Quran with measured flow of words and due correlation and interdependence of parts featuring musical sound depending on systematic grouping of notes and producing a harmonious whole.

Abdul Haleem

or a little more; recite the Quran slowly and distinctly:

Abdullah Yusuf Ali

Or a little more; and recite the Qur'an in slow, measured rhythmic tones.

Abul A'la Maududi

or add to it a little; dipnot 1 and recite the Qur'an slowly and distinctly. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This is an explanation of the duration of time commanded to be spent in worship. In it the Prophet (peace be upon him) was given the option to spend half of the night in the Prayer, or a little less than that, or a little more than that. But the style shows that half the night has been regarded as preferable, for the measure is the same, which may be decreased or increased, as the people may like and choose.
  2. metne dön, dipnot 2
    Recite the Quran: Do not recite it quickly and in haste, but slowly and distinctly: pause at every verse so that the mind understands the meaning and purport of divine revelation well and takes effect from it. if it contains the mention of Allah’s Being and Attributes, it may awe-inspire the heart with His glory and majesty. If it expresses His mercy, the heart may be filled with feelings of gratitude to Him. If it mentions His wrath and His punishment, the heart may be overwhelmed by fear of Him. If it enjoins something or forbids something, one may understand what has been enjoined and what has been forbidden. In short, the recital does not only consist in uttering the words with the tongue, but it should involve thoughtful consideration of the meaning. When Anas was asked about the Prophet’s (peace be upon him) method of reciting the Quran, he replied: The Messenger (peace be upon him) stretched the words when reciting them. For example, when he recited Bismillahir-Rahmanir-Rahim, he would stretch and prolong the sound of Allah, Rahman and Rahim (Bukhari). When Umm Salamah was asked the same question, she replied that the Prophet (peace be upon him) recited every verse separately and distinctly and observed a pause at the end of every verse. For instance, he recited Al-hamdu-lillahi Rabbil-alamin, and paused, then recited ar-Rahmanir- Rahim, and paused, and then recited Maliki-yaumid-din. (Musnad Ahmad, Abu Daud, Tirmidhi). In another tradition, Umm Salamah has stated that the Prophet (peace be upon him) recited each word distinctly and clearly. (Tirmidhi, Nasai). Hudhaifah bin Yaman says: Once I stood beside the Prophet (peace be upon him) in the night Prayer to see how he recited the Quran. I noticed that he glorified Allah where He should be glorified, invoked and supplicated Allah where He should be invoked and supplicated, and sought refuge of Allah where His refuge should be sought. (Muslim, Nasai). Abu Dharr has stated that once during the night Prayer when the Prophet (peace be upon him) came to the sentence: in-to-adhdhib-hum ... (If You punish them, then they are Your servants; and if You forgive them, then You are Almighty, All-Wise), he went on repeating it over and over again until it became dawn. (Musnad Ahmad, Bukhari).

Aisha Bewley

or a little more, and recite the Qur’an distinctly.

Al-Hilali & Khan

Or a little more. And recite the Qur’ân (aloud) in a slow, (pleasant tone and) style.[1]

Ali Quli Qarai

or add to it, and recite the Qur’ān in a measured tone.

Amatul Rahman Omar

Or prolong it (a little more) and keep on reciting the Qur'ân distinctly and thoughtfully well.

Arthur John Arberry

or add a little), and chant the Koran very distinctly;

Bijan Moeinian

…. in a low voice.

E. Henry Palmer

or add thereto, and chant the Qur'an chanting.

Edip-Layth

Or a little more, and enunciate the Quran thoughtfully and distinctly.

George Sale

or add thereto. And repeat the Koran with a distinct and sonorous voice:

Hamid S. Aziz

Or add to it, and recite the Quran as it ought to be recited.

Mahmoud Ghali

Or increase thereto; and recite the Qur'an (in a distinct) recitation.

Marmaduke Pickthall

Or add (a little) thereto - and chant the Qur'an in measure,

Mohamed Ahmed - Samira

Or a little more, and recite the Qur'an slowly and distinctly.

Muhammad Asad

or add to it [at will]; and [during that time] recite the Qur’an calmly and distinctly, with thy mind attuned to its meaning.

Mustafa Khattab

or a little more—and recite the Quran ˹properly˺ in a measured way.

Progressive Muslims

Or a little more, and arrange the Quran in its arrangement.

Rashad Khalifa

Or a little more. And read the Quran from cover to cover.

Sahih International

Or add to it, and recite the Qur'an with measured recitation.

Sam Gerrans

Or add thou thereto) and recite thou the Qur’an distinctly.

Shabbir Ahmed

Or, you shall increase it whenever warranted. And convey the Qur'an in a calm distinctive manner, stage by stage.

Syed Vickar Ahamed

Or a little more; And recite the Quran in slow, stately (and) rhythmic tones.

Taqi Usmani

or make it a little more; and recite the Qur’ān clearly with tartīl (in a distinct and measured tone).

The Monotheist Group

Or a little more, and arrange the Qur'an in its arrangement.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Müzzemmil suresi, 4. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Müzzemmil suresi, 4. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Müzzemmil suresi, 4. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩