Furkân suresi

Furkân suresi, 32. ayet

Furkân suresi, 32. ayet. وَقَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَوْلَا نُزِّلَ عَلَيْهِ ٱلْقُرْءَانُ جُمْلَةً وَٰحِدَةً كَذَٰلِكَ لِنُثَبِّتَ بِهِۦ فُؤَادَكَ وَرَتَّلْنَٰهُ تَرْتِيلًا

veḳâle-lleẕîne keferû levlâ nüzzile `aleyhi-lḳur'ânü cümletev vâḥideh. keẕâlike linüŝebbite bihî füâdeke verattelnâhü tertîlâ.

Diyanet İşleri

İnkar edenler, "Kur'an ona bir defada toptan indirilseydi ya!" dediler. Biz, Kur'an'la senin kalbini pekiştirmek için onu böyle kısım kısım indirdik ve onu ağır ağır okuduk.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Furkân 29–35 · surenin 32. ayeti / 77

Konu Melek isteği ve Kur'an'ın parça parça indirilişi Furkân 21–34 3

  1. Furkân 29

    "Andolsun, Kur'an bana geldikten sonra beni ondan o saptırdı. Zaten şeytan insanı yardımcısız bırakıverir."

  2. Furkân 30

    Peygamber, "Ey Rabbim! Kavmim şu Kur'an'ı terk edilmiş bir şey haline getirdi" dedi.

  3. Furkân 31

    Biz, işte böyle, her peygamber için suçlulardan bir düşman yarattık. Yol gösterici ve yardım edici olarak Rabbin yeter.

  4. 32

    İnkar edenler, "Kur'an ona bir defada toptan indirilseydi ya!" dediler. Biz, Kur'an'la senin kalbini pekiştirmek için onu böyle kısım kısım indirdik ve onu ağır ağır okuduk.

  5. Furkân 33

    Onlar sana hiçbir misal getirmezler ki (buna karşılık) sana gerçeği ve en güzel açıklamayı getirmiş olmayalım.

  6. Furkân 34

    Yüzüstü cehenneme sürüklenecek olanlar var ya; işte onlar konumları itibariyle daha kötü, tuttukları yol itibariyle daha sapıktırlar.

  7. Furkân 35

    Andolsun, Biz, Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik ve kardeşi Harun'u da ona yardımcı kıldık.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

32. Bu da kâfirlerin nefislerinin kendilerine telkin etmiş olduğu tekliflerinden birisidir. Onlar dediler ki: “Kur’ân ona” önceki kitapların indirildiği gibi “toptan, bir defada indirilmeli değil miydi?” Yani “Kur’ân’ın bu dediğimiz şekilde inişindeki sakınca nedir? Hatta bu şekilde indirilmesi daha mükemmel, daha güzeldir.” Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Biz onunla kalbine sebat verelim diye böyle yaptık.” Biz Kur’ân-ı Kerîm’i bu şekilde kısım kısım indirdik. Çünkü Kur’ân’dan bir bölüm nazil oldukça senin huzurun ve sebatın daha da artar. Özellikle de tedirgin edici sebepler varken Kur’ân-ı Kerîm’in gerektikçe nazil olmasının çok büyük bir etkisi olur ve kalbe pek büyük ölçüde sebat verir. Hiç şüphesiz ki bu etki ve sebat, bundan önce o buyruğun nazil olup da o sebebin meydana gelmesi esnasında hatırlanmasından daha ileri derecede etkilidir. “Ve onu ağır ağır okuduk.” Biz, o Kur’ân-ı Kerîm’i zaman içerisinde, ara ara indirdik ve onu sana kısım kısım bellettik. Bütün bunlar, Yüce Allah’ın, Kitabı Kur’ân-ı Kerîm’e ve Rasûlü Muhammed sallallahu aleyli ve sellem’e ne kadar itina gösterdiğinin delilidir. Çünkü Yüce Allah Kitabını, Allah Rasûlünün durumuna ve dini maslahatlarına uygun olarak indirmiştir. Bundan dolayı da şöyle buyurmaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Kâfirler şöyle dediler: "Bu Kur'an Rasûlullah'a, bir defada indirilseydi ve kendisine aralıklı olarak indirilmeseydi ya!" dediler. Hâlbuki -Ey Resul!- Biz Kur'an'ı senin kalbine sebat vermek için böyle indirdik. Anlamanı ve ezberlemeni kolaylaştırmak için parça parça ve kısım kısım indirdik.

Kelimeler

15 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَقَالَ ve kale ve dedi(ler) kök: قول
  2. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler
  3. كَفَرُوا۟ keferu inkar eden(ler) kök: كفر
  4. لَوْلَا levla değil miydi?
  5. نُزِّلَ nuzzile indirilmeli kök: نزل
  6. عَلَيْهِ aleyhi ona
  7. ٱلْقُرْءَانُ l-kuranu Kur'an kök: قرا
  8. جُمْلَةًۭ cumleten toptan kök: جمل
  9. وَٰحِدَةًۭ ۚ vahideten bir defada kök: وحد
  10. كَذَٰلِكَ kezalike böyle yaptık
  11. لِنُثَبِّتَ linusebbite biz sağlamlaştırmak için kök: ثبت
  12. بِهِۦ bihi onunla
  13. فُؤَادَكَ ۖ fu'adeke senin kalbini kök: فاد
  14. وَرَتَّلْنَـٰهُ ve rattelnahu ve onu okuduk kök: رتل
  15. تَرْتِيلًۭا tertilen ağır ağır kök: رتل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: رتل (4 geçiş) · Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)

    Yahut buna biraz ekle. Kur'an'ı ağır ağır, tane tane oku.

  • Aynı kök: وحد (68 geçiş) · Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Tevhid

    De ki: "Şahitlik bakımından hangi şey daha büyüktür?" De ki: "Allah benimle sizin aranızda şahittir. İşte bu Kur'an bana, onunla sizi ve eriştiği…

  • Aynı kök: وحد (68 geçiş) · Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Tevhid

    Kur'an'ı anlamamaları için kalpleri üzerine perdeler, kulaklarına da ağırlık koyarız. Kur'an'da (ibadete layık ilah olarak) sadece Rabbini andığın…

  • Aynı kök: فاد (16 geçiş) · Aynı kök: ثبت (18 geçiş)

    (Ey Muhammed!) Peygamberlerin haberlerinden, kendileriyle senin kalbini pekiştirdiğimiz her bir haberi sana aktarıyoruz. Bunlarda, sana hak,…

  • Aynı kök: وحد (68 geçiş) · Ortak kavram: Tevhid

    Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…

  • Aynı kök: جمل (11 geçiş)

    Ayetlerimizi yalanlayanlar ve o ayetlere uymayı kibirlerine yediremeyenler var ya, onlara göklerin kapıları açılmaz. Onlar, deve iğne deliğinden…

  • Aynı kök: جمل (11 geçiş)

    Bir de üzerine, sahte bir kan bulaştırılmış gömleğini getirdiler. Yakub dedi ki: "Hayır! Nefisleriniz sizi aldatıp böyle bir işe sürükledi. Artık…

  • Aynı kök: جمل (11 geçiş)

    Yakub, "Nefisleriniz sizi bir iş yapmağa sürükledi. Artık bana düşen, güzel bir sabırdır. Umulur ki, Allah onların hepsini bana getirir. Çünkü O,…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

79 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Kâfir olanlar "Kur'an ona bir kerede (topluca) indirilseydi ya!" dediler. İşte böylece, kalbini onunla iyice pekiştirmek için (peyderpey indirdik) ve onu tane tane okuduk. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayette Kur'an'ın topluca değil de peyderpey indirilmesinin gerekçesinin, muhatapların gönlünü pekiştirmesi, sağlamlaştırması, vahyin bir anlamda hayata okunması ve hayata dokunması olduğuna dikkat çekilmektedir. Benzer mesaj: İsrâ 17:106.

Mustafa İslamoğlu

Bir de inkarda ısrar edenler dediler ki: "Kur'an ona topyekün olarak indirilseydi ya!"İşte Biz, bütünü oluşturan parçaları ait oldukları yere biri diğerini açıklayacak şekilde yerleştirerek, onunla senin iç dünyanı inşa edip pekiştirelim diye böyle yaptık.

Muhammed Esed

İmdi, hakkı inkara şartlanmış olan kimseler: "Kuran ona bir bütün olarak bir kerede indirilseydi ya!" diyorlar. Oysa, Biz onu (sana) böyle tutarlı bir bütün oluşturacak şekilde belli bir düzen içinde ağır ağır vahyediyoruz ki onunla senin kalbini pekiştirelim.

Ahmed Hulusi

Hakikat bilgisini inkar edenler dediler ki: "O'na Kuran'ın (İsrailoğullarına gelen kitaplar gibi) hepsi birden tenzil edilmeliydi!". . . (Oysa) böylece, O'nunla, senin Fuadını (Esma mana özelliklerini şuura yansıtıcılar - kalp nöronlarının beyindeki açılımlarını) sabitlemek için (böyle tenzil ettik) ve (hakikatinde, her birinin kuvvelerini ayrı ayrı bulman için) bölümler halinde okuttuk.

Ali Bulaç

İnkar edenler dediler ki: "Kur'an ona tek bir defada, toplu olarak indirilmeli değil miydi?" Biz onunla kalbini sağlamlaştırıp pekiştirmek için böylece (ayet ayet indirdik) ve onu 'belli bir okuma düzeniyle (tertil üzere) düzene koyup' okuduk.

Ali Özek ve heyeti

İnkâr edenler: Kur'an ona bir defada topluca indirilmeli değil miydi? dediler. Biz onu senin kalbine iyice yerleştirmek için böyle yaptık (parça parça indirdik) ve onu tane tane (ayırarak) okuduk.

Ali Rıza Safa

Nankörlük edenler, şöyle dediler: "Kur'an, tüm olarak bir defada Ona indirilmeliydi; öyle değil mi?" Senin yüreğini güçlendirmek için böyle yaptık. Ve Onu, belirlenmiş bir düzen içinde okuduk.

Bayraktar Bayraklı

İnkar edenler, "Kur'an ona bir defada topluca indirilmeli değil miydi?" dediler. Biz onu senin kalbine iyice yerleştirmek için böylece yaptık ve onu tane tane okuduk.

Edip Yüksel

İnkarcılar, "Kuran, ona neden bir defada indirilmedi?" dediler. Biz böylece onu belleğine yerleştirmekte ve onu belirlenmiş bir dizilişe göre okumaktayız.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İnkarcılar, 'Kuran, ona neden bir defada indirilmedi,' dediler. Biz böylece onu belleğine yerleştirmekte ve onu belirlenmiş bir dizilişe göre okumaktayız.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Yine o inkar edenler dediler ki: "O Kur'an ona hep birden indirilseydi ya!" Biz onu kalbine iyi yerleştirmek için böyle indirdik ve onu mükemmel bir okuyuşla ağır ağır okuduk.

Elmalılı Hamdi Yazır

Yine o küfredenler dediler ki: o Kur'an ona cümlesi birden indirilseydi ya! Biz onu gönlüne iyi tesbit edelim diye böyle ındirdik ve fevkal'ade bir tertil ile tertil eyledik

Erhan Aktaş

Kafirler: "Kur'an ona bir defada ve topluca indirilmeli değil miydi?" dediler. Oysaki bu, onu kalbine iyice yerleştirelim diyedir. Onu düzenli bir şekilde pekiştire pekiştire indirdik.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kafirler: "Kur'an ona bir defada ve topluca indirilmeli değil miydi?" dediler. Oysaki bu, onu kalbine iyice yerleştirelim diyedir. Onu düzenli bir şekilde pekiştire pekiştire indirdik.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Gerçeği yalanlayan nankörler: "Kur'an ona bir defada ve topluca indirilmeli değil miydi?" dediler. Oysaki bu, onu kalbine iyice yerleştirelim diyedir. Onu düzenli bir şekilde pekiştire pekiştire okuduk.

Gültekin Onan

Küfredenler dediler ki: "Kuran ona tek bir defada, toplu olarak indirilmeli değil miydi?" Biz onunla yüreğini (fuadeke) sağlamlaştırıp pekiştirmek için böylece (ayet ayet indirdik) ve onu 'belli bir okuma düzeniyle (tertil üzere) düzene koyup' okuduk.

Hasan Basri Çantay

O küfredenler (şöyle) dedi (ler): "Ona Kur'an bir (hamlede), toplu bir halde indirilmeli değil miydi"? Biz onu senin kalbine iyice yerleşdirmek için böyle (yapdık). Onu (çok güzel bir nizaam ile) ayet ayet ayırdık (ve aheste aheste bildirdik).

İbni Kesir

O küfredenler dediler ki: Kur'an ona bir kerede topluca indirilmeli değil miydi? Halbuki Biz; onu senin kalbine iyice yerleştirmek için böyle azar azar indirir ve ağır ağır okuruz.

Mehmet Alagaş

(30-34) Resul dedin ki ey Rabbim kavmim kesinlikle bu Kuran’ı terkedilmiş / mahcur bıraktı. Tam da bu nedenle her bildiriciye / nebiye suçlulardan (insanlardan değil suçlulardan ) düşmanlar yaptık, yol gösteren ve yardımcı olarak rabbin yeterlidir. Kafirler, Kuran’ın hepsi, tekten ona indirilseydi ya derler, bu indiriliş şekli onu, kalbine sabitlemek ve indirilişin tane tane / sıra sıra ol abilmesi içindir. Sana getirdiğimiz gerçek ve daha güzel örneğin bir benzerini onlar asla örnek olarak getiremezler. Yüzleri üzere cehennemde biraraya getirilecekler dir, işte en fena / en şerli mek ân da budur, yoldan en fazla sapmış olanlar da onlardır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Kâfirler: “Kur’an ona bir defada toptan indirilseydi ya!” dediler. Biz onunla kalbine sebat verelim diye yaptık ve onu ağır ağır okuduk.

Süleyman Ateş

İnkar edenler: "Kur'an, ona bir defada indirilmeli değil miydi?" dediler. Biz onunla senin kalbini sağlamlaştırmak için onu böyle (parça parça indirdik) ve onu ağır ağır okuduk.

Süleymaniye Vakfı

Kafirlik edenler /ayetleri görmezlikte direnenler: "Kur'an ona, bir seferde toptan indirilseydi ya!" dediler. Böyle (parça parça) indirilmesi, gönlünü ona sabitleyelim diyedir dipnot 1 . Biz onu tam tertil ettik /bağlantılarını kurup doğru bir şekilde düzenledik dipnot 2

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
  2. metne dön, dipnot 2
    Tertil, bir şeyin bağlantılarını kurup onu doğru bir şekilde sıralamaktır (Müfredat).Allah, kendi sözlerinden ibaret olan ayetler arasına bağlantılar koymuş, onları, açık ve anlaşılır bir metotla, hikmet metodu ile düzenlemiştir. Biz de Allah'ın kurduğu bağlantıları bularak ayet kümelerini ona göre anlamaya çalışırsak tertil yapmış ve Kur'an'ı, Allah'ın istediği şekilde okumuş oluruz.(A'raf 7/52, İsra 17/106, Müzzemmil 73/4).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Görmezlikten gelenler; "Kur'an ona toptan indirilseydi ya?" dediler. Böyle olması, senin kalbini sabitleyelim ve sana ağır ağır okuyalım diyedir.

Şaban Britch

Küfredenler: Kur’an ona bir defada toptan indirilmeli değil miydi? dediler. Biz, onu senin kalbine iyice yerleştirmek için böyle indirdik. Onu parça parça, ağır ağır indirdik.

Şaban Piriş

Küfredenler: -Kur'an ona bir defada toptan indirilmeli değil miydi? dediler. Biz, onu senin kalbine yerleştirmek için böyle indirdik. Onu düzenli ve yerli yerince indirdik.

Yaşar Nuri Öztürk

İnkar edenler dediler ki: "Kur'an ona toptan, bir kerede indirilsedi ya!" Biz böyle yaptık ki, onunla senin kalbini dayanıklı kılalım. Biz onu parça parça/ayet ayet okuduk.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Again the infidels say: "If only the Quran were revealed to him all at once!" But We reveal it in this manner -gradual growth- to lay it to your heart and establish it firmly so that it prevails upon you O Muhammad and you be confirmed in opinion, action and purpose and We peruse it slowly and We take Our time.

Abdul Haleem

The disbelievers also say, ‘Why was the Quran not sent down to him all at once?’ We sent it in this way to strengthen your heart [Prophet]; We gave it to you in gradual revelation.

Abdullah Yusuf Ali

Those who reject Faith say: "Why is not the Qur'an revealed to him all at once? Thus (is it revealed), that We may strengthen thy heart thereby, and We have rehearsed it to thee in slow, well-arranged stages, gradually.

Abul A'la Maududi

Those who disbelieve say: "Why was the Qur'an not revealed to him all at once?" dipnot 1 It was revealed thus that We may fully impress it on your mind; dipnot 2 (and for the same end) We have revealed it gradually (according to a scheme) in fragments.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    As the disbelievers of Makkah considered this objection to be very strong, they repeated it over and over again. The Quran also has cited it with its answer at several places. For instance, see (E.Ns 101-106 of Surah An-Naml) and(E.N. 119 of Surah Bani Israil). Their question implied: Had the Quran been really the Word of Allah, it would have been sent as a complete book all at once; for Allah has the knowledge of everything and every human affair. Thus it is obvious that nothing is being sent down from above; but this man himself fabricates all its themes or gets these from other people or other books.
  2. metne dön, dipnot 2
    So that by it We may strengthen your heart and imbue it with courage. The words are comprehensive. This concise sentence contains the following explanation why the Quran was revealed piecemeal by degrees:

Aisha Bewley

Those who are kafir say, ‘Why was the Qur’an not sent down to him all in one go?’ It is so that We can fortify your heart by it. We have recited it distinctly, little by little.

Al-Hilali & Khan

And those who disbelieve say: "Why is not the Qur’ân revealed to him all at once?" Thus (it is sent down in parts), that We may strengthen your heart thereby. And We have revealed it to you gradually, in stages. (It was revealed to the Prophet صلى الله عليه وسلم in 23 years.).

Ali Quli Qarai

The faithless say, ‘Why has not the Qur’ān been sent down to him all at once?’ So it is, that We may strengthen your heart with it, and We have recited it [to you] in a measured tone.

Amatul Rahman Omar

And those who disbelieve say, `Why has not (the whole of) the Qur'ân been revealed to him all at once? (But We have revealed it) in this manner (- piece by piece out of necessity). And (inspite of the fact that it has not been revealed all at once,) We have arranged it in an excellent (form and order of) arrangement (and free of all contradictions) so that We may thereby lend strength to your heart.

Arthur John Arberry

The unbelievers say, 'Why has the Koran not been sent down upon him all at once?' Even so, that We may strengthen thy heart thereby, and We have chanted it very distinctly.

Bijan Moeinian

The disbelievers say: "How come the Qur’an is not being revealed to him all at once? It is being revealed gradually in order to strengthen you in belief (so that there will always be a Divine intervention in the process of the establishment of the first Islamic state. )

E. Henry Palmer

Those who misbelieve said, 'Unless the Qur'an be sent down to him all at once. ..!' - thus - that we may stablish thy heart therewith, did we reveal it piecemeal.

Edip-Layth

Those who rejected said, "If only the Quran was sent down to him in one go!" It was done as such so We could strengthen your heart with it, and We arranged it accordingly.

George Sale

The unbelievers say, unless the Koran be sent down unto him entire at once, we will not believe. But in this manner have We revealed it, that We might confirm thy heart thereby, and We have dictated it gradually, by distinct parcels.

Hamid S. Aziz

Thus have We made for every prophet an opponent from among the guilty; but your Lord is sufficient as good guide and helper.

Mahmoud Ghali

And the ones who have disbelieved have said, "If only the Qur'an had been sent down upon him as one complete whole. " Thus, that We may make firm your heart-sight thereby, and We have recited it in a (distinct) recitation.

Marmaduke Pickthall

And those who disbelieve say: Why is the Qur'an not revealed unto him all at once? (It is revealed) thus that We may strengthen thy heart therewith; and We have arranged it in right order.

Mohamed Ahmed - Samira

The unbelievers say: "Why was the whole Qur'an not sent down all at once to him?" It was sent thus that We may keep your heart resolute. So We enunciated it by steps and distinctly.

Muhammad Asad

Now they who are bent on denying the truth are wont to ask. "Why has not the Qur’an been bestowed on him from on high in one single revelation?" [it has been revealed] in this manner so that We might strengthen thy heart thereby - for We have so arranged its component parts that they form one consistent whole -

Mustafa Khattab

The disbelievers say, "If only the Quran had been sent down to him all at once!" ˹We have sent it˺ as such ˹in stages˺ so We may reassure your heart with it. And We have revealed it at a deliberate pace.

Progressive Muslims

And those who rejected said: "If only the Quran was sent down to him in one go!" It was done as such so We could strengthen your heart with it, and We arranged it accordingly.

Rashad Khalifa

Those who disbelieved said, "Why did not the Quran come through him all at once?" We have released it to you gradually, in order to fix it in your memory. We have recited it in a specific sequence.

Sahih International

And those who disbelieve say, "Why was the Qur'an not revealed to him all at once?" Thus [it is] that We may strengthen thereby your heart. And We have spaced it distinctly.

Sam Gerrans

And those who ignore warning say: “Oh, that the Qur’an were but sent down upon him all at once!” Thus — that We might strengthen thy heart thereby; and We have recited it distinctly.

Shabbir Ahmed

Now they who are bent on denying the Truth ask, "Why has not the Qur'an been revealed to him all at once?" So it has been! (It has all been revealed upon the Prophet's heart in the Night of Ruling (97:1)). For, in order to strengthen your heart We have already arranged it in the Right Order. And We have caused you to convey it to people in stages, step by step. (73:4).

Syed Vickar Ahamed

And those who reject Faith say: "Why is Quran not sent to him all at once?" (It is sent) like this so that We may give strength to your heart with it, and We have made it known to you in slow well-ordered stages, little at a time.

Taqi Usmani

Said those who disbelieved, "Why has the Qur’ān not been revealed to him all at once?" (It has been sent down) in this way (i.e. in parts) so that We make your heart firm, and We revealed it little by little.

The Monotheist Group

Andthose who rejected said: "If only the Qur'an was sent down to him in one go!" It was done as such so We could strengthen your heart with it, and We arranged it accordingly.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Furkân suresi, 32. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Furkân suresi, 32. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Furkân suresi, 32. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩