Mü'minûn suresi

Mü'minûn suresi, 71. ayet

Mü'minûn suresi, 71. ayet. وَلَوِ ٱتَّبَعَ ٱلْحَقُّ أَهْوَآءَهُمْ لَفَسَدَتِ ٱلسَّمَٰوَٰتُ وَٱلْأَرْضُ وَمَن فِيهِنَّ بَلْ أَتَيْنَٰهُم بِذِكْرِهِمْ فَهُمْ عَن ذِكْرِهِم مُّعْرِضُونَ

velevi-ttebe`a-lḥaḳḳu ehvâehüm lefesedeti-ssemâvâtü vel'arḍu vemen fîhinn. bel eteynâhüm biẕikrihim fehüm `an ẕikrihim mü`riḍûn.

Diyanet İşleri

Eğer hak onların arzularına uysaydı, gökler ile yer ve onlarda bulunanlar elbette bozulur giderdi. Hayır, biz onlara şereflerini (Kur'an'ı) getirdik. Onlar ise bu şereflerinden yüz çeviriyorlar.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mü'minûn 68–74 · surenin 71. ayeti / 118

Konu Kalplerin gafleti ve gelen azap Mü'minûn 63–77 3

  1. Mü'minûn 68

    Onlar bu sözü (Kur'an'ı) hiç düşünmediler mi? Yoksa kendilerine, önceki atalarına gelmeyen bir şey mi geldi?

  2. Mü'minûn 69

    Ya da onlar henüz kendi peygamberlerini tanımadılar da o yüzden mi onu inkar ediyorlar?

  3. Mü'minûn 70

    Yoksa "O cinnet getirmiş" mi diyorlar? Hayır o, onlara hakkı getirdi. Halbuki onların pek çoğu haktan hoşlanmamaktadırlar.

  4. 71

    Eğer hak onların arzularına uysaydı, gökler ile yer ve onlarda bulunanlar elbette bozulur giderdi. Hayır, biz onlara şereflerini (Kur'an'ı) getirdik. Onlar ise bu şereflerinden yüz çeviriyorlar.

  5. Mü'minûn 72

    Ey Muhammed! Yoksa sen onlardan bir vergi mi istiyorsun (da inanmıyorlar)? Rabbinin vergisi daha hayırlıdır. O, rızık verenlerin en hayırlısıdır.

  6. Mü'minûn 73

    Şüphesiz sen onları doğru bir yola çağırıyorsun.

  7. Mü'minûn 74

    Fakat ahirete inanmayanlar, ısrarla bu yoldan çıkmaktadırlar.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

71. Eğer “İman etmeleri yahut daha çabuk itaate yönelmeleri için hak, niçin onların hevâlarına uygun olarak gelmedi?” diye sorulacak olursa, buna Allah’ın şu buyruğu cevap vermektedir: “Eğer hak, onların hevâlarına uysaydı gökler, yer ve içlerinde olanlar fesada uğrardı.” Yani bu, şu yüzdendir: Onların hevâlarının bağlı olduğu temel; zulüm, küfür, bozuk ameller ve çirkin ahlaktır. Bu durumda hak, onların hevâlarına uyacak olsa zulüm ve adaletsizlik esası üzerinde yükselen kötü tasarruf ve yönetimleri sebebi ile gökler ve yer fesada uğrardı. Çünkü gökler ve yer, ancak hak ve adalet ile ayakta durur. “Hayır, biz onlara öğüt/şeref (olacak bir Kitap) getirdik.” Yani onlara her türlü hayrı öğüt veren bu Kur’ân’ı verdik ki onu gereği gibi uyguladıkları takdirde kendileri için şeref ve övünç kaynağı olur ve onları insanların önderleri kılar. “Ama onlar” bedbahtlıklarından ve ilâhî tevfike mazhar olamadıklarından ötürü “bu öğütten/şereften yüz çeviriyorlar.” Onlar “Allah’ı unuttular, Allah da onları unuttu.” (et-Tevbe, 9/67); “Onlar Allah’ı unuttu, Allah da onlara kendi kendilerini unutturdu.” (el-Haşr, 59/19) Kur’ân ve onu getiren peygamber, Allah’ın onlara sunduğu en büyük nimettir. Onlar ise bu nimete sadece onu reddetmek ve ondan yüz çevirmekle karşılık verdiler. Bu imansızlıktan daha büyük bir mahrumiyet olabilir mi? Bunun ötesinde hüsranın en ileri derecesinden başka ne olabilir?

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Eğer Allah; işleri, onların nefislerinin arzuladığı gibi düzenlemiş olsaydı, işlerin akıbetleri ve idaresi hakkında neyin doğru ve neyin de yanlış olduğu hususundaki cehaletleri sebebi ile gökler, yer ve bu ikisinde bulunan her şey bozguna uğrardı. Bilakis onlara, izzet ve şereflerini içinde barındıran Kur'an'ı verdik de ondan yüz çevirirler.

Kelimeler

16 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَوِ velevi ve eğer
  2. ٱتَّبَعَ ttebea uysaydı kök: تبع
  3. ٱلْحَقُّ l-hakku hak kök: حقق
  4. أَهْوَآءَهُمْ ehva'ehum onların keyiflerine kök: هوي
  5. لَفَسَدَتِ lefesedeti bozulur giderdi kök: فسد
  6. ٱلسَّمَـٰوَٰتُ s-semavatu gökler kök: سمو
  7. وَٱلْأَرْضُ vel'erdu ve yer kök: ارض
  8. وَمَن ve men ve kimseler
  9. فِيهِنَّ ۚ fihinne bunların içinde bulunan
  10. بَلْ bel bilakis
  11. أَتَيْنَـٰهُم eteynahum biz onlara getirdik kök: اتي
  12. بِذِكْرِهِمْ bizikrihim Zikir'lerini kök: ذكر
  13. فَهُمْ fehum fakat onlar
  14. عَن an -nden
  15. ذِكْرِهِم zikrihim Zikirleri- kök: ذكر
  16. مُّعْرِضُونَ mua'ridune yüz çeviriyorlar kök: عرض

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: هوي (38 geçiş) · Aynı kök: عرض (79 geçiş) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)

    Ey iman edenler! Kendiniz, ana babanız ve en yakınlarınızın aleyhine de olsa, Allah için şahitlik yaparak adaleti titizlikle ayakta tutan kimseler…

  • Aynı kök: هوي (38 geçiş) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)

    Sen dinlerine uymadıkça, ne Yahudiler ve ne de Hıristiyanlar asla senden razı olmazlar. De ki: "Allah'ın yolu asıl doğru yoldur." Sana gelen ilimden…

  • Aynı kök: هوي (38 geçiş) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)

    Andolsun, sen kendilerine kitap verilenlere her türlü mucizeyi getirsen de, onlar yine senin kıblene uymazlar. Sen de onların kıblesine uyacak…

  • Aynı kök: فسد (50 geçiş) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)

    Musa'ya otuz gece süre belirledik, buna on (gece) daha kattık. Böylece Rabbinin belirlediği vakit kırk geceye tamamlandı. Musa, kardeşi Harun'a,…

  • Aynı kök: فسد (50 geçiş) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)

    Sizden önceki nesillerden aklı başında kimseler (insanları) yeryüzünde bozgunculuk yapmaktan alıkoysalardı ya! Ancak içlerinden kendilerini…

  • Aynı kök: عرض (79 geçiş) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)

    Ey Muhammed! Sen, Rabbinden sana vahyedilene uy. O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Allah'a ortak koşanlardan yüz çevir.

  • Aynı kök: عرض (79 geçiş) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)

    Eğer yakın bir dünya menfaati ve kolay bir yolculuk olsaydı, (sefere katılmayan münafıklar da) mutlaka sana uyarlardı. Fakat meşakkatli yol, onlara…

  • Aynı kök: فسد (50 geçiş)

    Bunlara, "Yeryüzünde fesat çıkarmayın" denildiğinde, "Biz ancak ıslah edicileriz!" derler.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

72 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Gerçek onların isteklerine uysaydı, gökler, yer ve bunlarda bulunanlar bozulup giderdi. dipnot 1 Hayır! Biz onlara zikirlerini (Kur'an'ı) getirdik; (fakat) onlar (gerçeği) hatırlamalarından yüz çevirenlerdir.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayet Enbiyâ 21:22 ve Mü'minûn 23:91. ayetlerle birlikte okunmalıdır.

Mustafa İslamoğlu

Ama eğer hakikat onların keyiflerine tabi olsaydı, gökler, yer ve içindekiler mahvolur giderdi. Aksine, Biz onlara, kendi (insanlık) şeref ve onurlarını hatırlattık, fakat onlar kendi şereflerini hatırlamaktan yüz çevirdiler.

Muhammed Esed

Fakat, gerçek onların arzu ve emellerine uyacak olsaydı, şüphesiz gökler ve yer içindekilerle beraber yıkılır giderdi! Oysa, Biz (bu ilahi mesajda) onlara akılda tutmaları gereken her şeyi ulaştırdık; ne var ki, kendilerine bahşedilen bu hatırlatıcı mesajdan (umursamazlıkla) yüz çevirdiler!

Ahmed Hulusi

Eğer Hak onların hevalarına tabi olsaydı; Semalar, Arz ve onların arasında ne varsa elbette bozulur giderdi. . . Hayır, onlara Zikirlerini (hakikatlerini hatırlatan bilgiyi) verdik. . . Onlar kendi Zikirlerinden (hakikatlerinin bilgisinden) yüz çeviricilerdir.

Ali Bulaç

Eğer hak, onların heva (istek ve tutku)larına uyacak olsaydı hiç tartışmasız, gökler, yer ve bunların içinde olan herkes (ve her şey) bozulmaya uğrardı. Hayır, biz onlara kendi şan ve şeref (zikir)lerini getirmiş bulunuyoruz, fakat onlar kendi zikirlerinden yüz çeviriyorlar.

Ali Özek ve heyeti

Eğer hak, onların hevâ ve heveslerine tâbi olsaydı, gökler, yer ve içindeki herkes, mutlaka bozguna uğrardı. Oysa biz onlara, şân ve şereflerini ihtiva eden Kur'ân'ı getirdik; fakat onlar, bundan yüz çevirmektedirler.

Ali Rıza Safa

Gerçek onların isteklerine uysaydı, gökler, yeryüzü ve içindekiler yıkılır giderdi. Hayır! Onlara, öğretilerini getirdik. Yine de öğretilerinden yüz çeviriyorlar.

Bayraktar Bayraklı

Eğer hak, onların arzularına uysaydı, elbette gökler ve yer ile bunlarda bulunanlar bozulur giderdi. Hayır, biz onlara şan ve şereflerini getirdik, fakat onlar kendi şereflerine sırt çevirdiler.

Edip Yüksel

Gerçek onların fantezilerine uysaydı, gökler, yer ve içlerindekiler kaosa girerdi. Halbuki onlara mesajlarını verdik, ancak çokları mesajlarından yüz çevirmekte.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Gerçek onların arzularına uysaydı, gökler, yer ve içlerindekiler kaosa girerdi. Halbuki onlara mesajlarını verdik, ancak çokları mesajlarından yüz çevirmekte.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Eğer Hak, onların keyiflerine uysaydı, gökler, yeryüzü ve bunlardaki kimseler kesinlikle bozulurdu. Hayır, Biz onlara unutulmaz ders olacak zikirlerini getirdik de onlar, zikirlerinden yüz çeviriyorlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Eğer hak onların keyflerine tabi' olsa idi Semavat ve Arz ve bunlardaki kimseler kat'ıyyen fasid olurdu, hayır, biz onlara unutulmaz ders olacak zikirlerini getirdik de onlar zikirlerinden ı'raz ediyorlar

Erhan Aktaş

Eğer Hakk dipnot 1 onların hevalarına dipnot 2 göre belirlenseydi gökler, yer ve onların içindekiler bozguna uğrardı. Hayır, faydalarına olacak zikirlerini dipnot 3 getirdik. Ne var ki onlar faydalarına olan zikirden dipnot 3 yüz çevirenlerdir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Gerçekliği mutlak doğru olan. Gerçeği kesin olarak bildiren mesaj, hakikat.
  2. metne dön, dipnot 2
    Tutkularına, beklentilerine, arzularına.
  3. metne dön, dipnot 3
    Öğüt, Kur'an, Hatırlatma.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Eğer Hakk dipnot 1 onların hevalarına dipnot 2 göre belirlenseydi gökler, yer ve onların içindekiler bozguna uğrardı. Hayır, faydalarına olacak zikirlerini dipnot 3 getirdik. Ne var ki onlar faydalarına olan zikirden dipnot 3 yüz çevirenlerdir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Gerçeği kesin olarak bildiren mesaj, hakikat.
  2. metne dön, dipnot 2
    Tutkularına, beklentilerine, arzularına.
  3. metne dön, dipnot 3
    Öğüt.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Eğer Hakk dipnot 1 onların hevalarına dipnot 2 göre belirlenseydi gökler, yer ve onların içindekiler bozguna uğrardı. Hayır, faydalarına olacak öğütlerde bulunduk. Ne var ki onlar faydalarına olan öğütten yüz çevirenlerdir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Gerçeği kesin olarak bildiren mesaj, hakikat.
  2. metne dön, dipnot 2
    Tutkularına, beklentilerine, arzularına.

Gültekin Onan

Eğer hak, onların heva (istek ve tutku)larına uyacak olsaydı hiç tartışmasız, gökler, yer ve bunların içinde olan herkes (ve her şey) bozulmaya uğrardı. Hayır, biz onlara kendi 'şan ve şeref' (zikir)lerini getirmiş bulunuyoruz, fakat onlar kendi zikirlerinden yüz çeviriyorlar.

Hasan Basri Çantay

Eğer Hak onların heva (ve heves) lerine tabi' olsaydı göklerde, yerde ve bunların içinde bulunan kimseler muhakkak ki fesada uğrar (nizaamından çıkar) dı. Hayır, biz onlara (ancak) zikir (ve şeref) lerini getirdik. Onlarsa kendilerinin (bu) zikrinden yüz çeviricidirler.

İbni Kesir

Şayet hak, onların heveslerine uysaydı; gökler, yer ve onlarda bulunanlar muhakkak bozulup giderdi. Hayır, Biz onlara kendi zikirlerini getirdik. Ama onlar zikirlerinden yüz çeviriyorlar.

Mehmet Alagaş

(68-78) Bu sözü hiç düşünmediniz mi? evvelki babalarınıza gelmeyen biri mi geldi size? Yahut Resullerini tanıyamadılar mı? O’nu inkâr ediyorlar / tanımıyorlar yahut onda bir cinnet hali var mı diyorlar? bilakis O, onlara gerçek ile geldi, çoğunuz / ekseriniz haktan hoşlanmıyorsunuz / kerih buluyorsunuz , eğer hak, onların keyiflerine uysaydı semalarda, yerde ve bu ikisi arasında kim varsa bozulurdu / ifsat olurdu, bilakis onlara hatırlamaları gereken şeyleri verdik, onlar hatırlatıcı kitaplarından sırt çeviriyorlar yahut onlara bir ücret / haraç mı soruyorsun? Rabbinin karşılığ ı / haracı daha hayırlıdır ve O rızık verenlerin hayırlısıdır, muhakkak ki sen onları dosdoğru yola çağırıyorsun, Ahirete iman etmeyenler ise yoldan sapıyorlar. Eğer ki onlara acısak ve uğradıkları zararı onlardan gidersek taşkınlıkları / tuğyanlarında bocalamaya devam ederler. Kesin olan şu ki, onları azap ile yakaladık Rableri için olmuyorlar (kendilerine yahut başkalarına ait oluyorlar) ve yalvarmıyorlardı. Onlara şiddetli azabın kapılarını açtığımızda onda ümitsiz oluyorlar.

Rowwad Tercüme Merkezi

Eğer hak, onların hevâ ve heveslerine tâbi olsaydı, gökler, yer ve içindeki herkes, mutlaka bozguna uğrardı. Oysa biz onlara, şan ve şereflerini ihtiva eden Kur'an'ı getirdik. Fakat onlar, bundan yüz çevirmektedirler.

Süleyman Ateş

Eğer hak, onların keyiflerine uysaydı, gökler, yer ve bunların içinde bulunan kimseler bozulur, giderdi. Biz onlara Zikir'lerini getirdik fakat onlar, Zikirlerinden yüz çeviriyorlar.

Süleymaniye Vakfı

Eğer doğru, bunların arzularına göre şekillense göklerin, yerin ve oralardaki her şeyin dipnot 1 düzeni bozulurdu. Aslında bunlara, fıtratlarındaki doğru bilgiyi getirdik ama bunlar, o doğru bilgiden yüz çeviriyorlar dipnot 2 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    (Men = من) kelimesi akıllı varlıklar için kullanılır. Akıllı varlıklar ile akılsız varlıklar birlikte anlatılıyorsa onları da içerecek şekilde kullanılır. Bunun Türkçede en iyi karşılığı "şey"dir.
  2. metne dön, dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Eğer doğru onların arzularına göre şekillenseydi göklerin, yerin ve onlarda olan kimselerin düzeni bozulurdu. Onlar içlerindeki zikri, doğru bilgiyi getirdik. Onlar kendi doğrularından kaçınıyorlar.

Şaban Britch

Eğer hak onların arzularına/hevalarına uysaydı; gökler, yer ve her ikisinin de içindekiler bozulup giderdi. Hayır, biz onlara şan ve şerefleri olan (Kur’an’ı) verdik. Fakat, onlar (Kur'an'ın) zikrinden yüz çeviriyorlar.

Şaban Piriş

Eğer hak onların keyfine uysaydı; gökler, yer ve her ikisinin de içindekiler bozulup giderdi. Oysa, biz onlara uyarılarını verdik. Fakat, onlar uyarılarından yüz çeviriyorlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Eğer hak onların keyiflerine uysaydı, gökler de yer de bunların içindekiler de kesinlikle fesada uğrardı. Hayır, biz onlara zikirlerini/Kur'anlarını getirdik ama onlar zikirlerinden/Kur'anlarından yüz çeviriyorlar.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Indeed, if the truth were to accord with their desires, the heavens and the earth and all created beings, the animate and the inanimate therein would have gone to the bad and broken into corruption and fallen into disorder. But We have sent them the spirit of truth guiding into all truth and refers them directly to Allah. Yet they evade the troth. They are averse to admitting the truth and they shy off all that puts them in mind of the duties owed to Allah.

Abdul Haleem

but if the truth were in accordance with their desires, the heavens, the earth, and everyone in them would disintegrate. We have brought them their Reminder and they turn away from it.

Abdullah Yusuf Ali

If the Truth had been in accord with their desires, truly the heavens and the earth, and all beings therein would have been in confusion and corruption! Nay, We have sent them their admonition, but they turn away from their admonition.

Abul A'la Maududi

Were the Truth to follow their desires, the order of the heavens and the earth and those who dwell in them would have been ruined. dipnot 1 Nay, the fact is that We have brought to them their own remembrance; and yet it is from their own remembrance that they are turning away. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This brief sentence expresses a great reality which should be understood well. The foolish people in the world generally feel offended by a person who points out the truth to them. They do not like to hear and consider the truth because it goes against their desires and interests but the truth remains the truth and cannot be changed after one's personal whims and wishes. Man is subject to the eternal and unalterable laws operating in the universe and has therefore to adjust his thinking, desires and conduct accordingly and should try to discover the truth and reality through experience, reasoning and observation. Only a foolish person can stick to and regard his personal whims, wishes and prejudices to be the reality and refuse to hear and consider any argument, however rational and scientific, simply because it goes against them.
  2. metne dön, dipnot 2
    Here the word zikr means.

Aisha Bewley

If the truth were to follow their whims and desires, the heavens and the earth and everyone in them would have been brought to ruin. No indeed! We have given them their Reminder, but they have turned away from it.

Al-Hilali & Khan

And if the truth had been in accordance with their desires, verily, the heavens and the earth, and whosoever is therein would have been corrupted! Nay, We have brought them their reminder, but they turn away from their reminder.

Ali Quli Qarai

Had the Truth followed their desires, the heavens and the earth would have surely fallen apart [along] with those who are in them. Rather We have brought them their reminder, but they are disregardful of their reminder.

Amatul Rahman Omar

And had the Eternal Truth (true God) followed their vain and low desires, the heavens and the earth and all those who are (living) in them would have surely gone to ruin. But We have brought them that which will raise them to eminence, yet they are turning aside from their own means of (raising them to) eminence.

Arthur John Arberry

Had the truth followed their caprices, the heavens and the earth and whosoever in them is had surely corrupted. Nay, We brought them their Remembrance, but from their Remembrance they turned.

Bijan Moeinian

If what they consider the truth had prevailed, chaos would have spread in the heavens and the earth and whatever lives therein My Commandments are revealed for their own good, yet they disregard it!

E. Henry Palmer

But if the truth were to follow their lusts, the heavens and the earth would be corrupted with all who in them are! - Nay, we brought them their reminder, but they from their reminder turn aside.

Edip-Layth

If the truth were to follow their desires, then the heavens and the earth and all who are in them would have been corrupted. No, We have come to them with their reminder, but from their reminder they are turning away.

George Sale

If the truth had followed their desires, verily the heavens and the earth, and whoever therein is, had been corrupted. But We have brought them their admonition; and they turn aside from their admonition.

Hamid S. Aziz

Or do they say, "He is possessed"? Nay, but he came to them with the Truth, and most of them are haters of Truth.

Mahmoud Ghali

And if the Truth ever followed their prejudices, the heavens and the earth and whoever is therein would indeed have been corrupted. No indeed, We have come up to them with (i.e., brought) their Remembrance, had from their Remembrance they are veering away.

Marmaduke Pickthall

And if the Truth had followed their desires, verily the heavens and the earth and whosoever is therein had been corrupted. Nay, We have brought them their Reminder, but from their Reminder they now turn away.

Mohamed Ahmed - Samira

Had truth been subject to their whims the heavens and the earth and all those within them would have been depraved. In fact We had sent them their reminder, but they turned away from good advice.

Muhammad Asad

But if the truth were in accord with their own likes and dislikes, the heavens and the earth would surely have fallen into ruin, and all that lives in them [would long ago have perished]! Nay, [in this divine writ] We have conveyed unto them all that they ought to bear in mind: and from this their reminder they [heedlessly] turn away!

Mustafa Khattab

Had the truth followed their desires,[1] the heavens, the earth, and all those in them would have certainly been corrupted. In fact, We have brought them ˹the means to˺ their glory, but they turn away from it.

Progressive Muslims

And if the truth were to follow their desires, then the heavens and the Earth and all who are in them would have been corrupted. No, We have come to them with their reminder, but from their reminder they are turning away.

Rashad Khalifa

Indeed, if the truth conformed to their wishes, there would be chaos in the heavens and the earth; everything in them would be corrupted. We have given them their proof, but they are disregarding their proof.

Sahih International

But if the Truth had followed their inclinations, the heavens and the earth and whoever is in them would have been ruined. Rather, We have brought them their message, but they, from their message, are turning away.

Sam Gerrans

And had the truth followed their vain desires, the heavens and the earth and whoso is therein would have been corrupted; the truth is, We brought them their remembrance, and they from their remembrance are turning away.

Shabbir Ahmed

And if the Truth had followed their whims (2:120), verily the heavens and the earth and all beings therein would have fallen into ruin. Nay, We have given them their Reminder, but they turn away from their Reminder that can give them eminence. (7:176), (21:10-24), (43:43).

Syed Vickar Ahamed

And if the truth was according to their desires, surely, the heavens and the earth, and all the beings in there will be in confusion and ruin! No! We have sent them their reminder (and guidance), but they turn away from their warning.

Taqi Usmani

Had the truth followed their desires, the heavens and the earth and all those therein would have fallen in total disorder. However, We have brought to them their advice, but it is their advice that they are averse to.

The Monotheist Group

Andif the truth were to follow their desires, then the heavens and the earth and all who are in them would have been corrupted. No, We have come to them with their reminder, but from their reminder they are turning away.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 71. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 71. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 71. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩