Diyanet İşleri
Ya da onlar henüz kendi peygamberlerini tanımadılar da o yüzden mi onu inkar ediyorlar?
Mü'minûn suresi
Mü'minûn suresi, 69. ayet. أَمْ لَمْ يَعْرِفُوا۟ رَسُولَهُمْ فَهُمْ لَهُۥ مُنكِرُونَ
em lem ya`rifû rasûlehüm fehüm lehû münkirûn.
Ya da onlar henüz kendi peygamberlerini tanımadılar da o yüzden mi onu inkar ediyorlar?
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kalplerin gafleti ve gelen azap Mü'minûn 63–77 3
(66-67) Çünkü ayetlerim size okunurdu da siz buna karşı büyüklük taslayarak arkanızı döner, geceleyin toplanıp hezeyanlar savururdunuz.
Onlar bu sözü (Kur'an'ı) hiç düşünmediler mi? Yoksa kendilerine, önceki atalarına gelmeyen bir şey mi geldi?
Ya da onlar henüz kendi peygamberlerini tanımadılar da o yüzden mi onu inkar ediyorlar?
Yoksa "O cinnet getirmiş" mi diyorlar? Hayır o, onlara hakkı getirdi. Halbuki onların pek çoğu haktan hoşlanmamaktadırlar.
Eğer hak onların arzularına uysaydı, gökler ile yer ve onlarda bulunanlar elbette bozulur giderdi. Hayır, biz onlara şereflerini (Kur'an'ı) getirdik. Onlar ise bu şereflerinden yüz çeviriyorlar.
Ey Muhammed! Yoksa sen onlardan bir vergi mi istiyorsun (da inanmıyorlar)? Rabbinin vergisi daha hayırlıdır. O, rızık verenlerin en hayırlısıdır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
69. “Yahut onlar peygamberlerini tanımıyorlar da onun için mi onu inkâr ediyorlar.” Yani onları hakka uymaktan alıkoyan şey, kendilerine peygamber olarak gönderilen Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’i tanımayışları mı? Bundan dolayı mı onu inkâr etmektedirler? “Biz onu tanımıyoruz, onun dürüst olup olmadığını bilmiyoruz. Bize fırsat tanıyın da onun durumu üzerinde düşünelim, tetkik edelim, onun hakkında bilgi sahibi olanlara soralım” mı diyorlar?! Yani durum hiç de öyle değil! kendilerine peygamber olarak gönderilen Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’i küçük büyük hepsi, tam anlamı ile tanımaktadırlar. Onun bütün güzel huylara sahip olduğunu, doğru sözlülüğünü, güvenilir biri olduğunu bilmektedirler. Nitekim peygamber olarak gönderilmesinden önce ona “el-Emîn” diyorlardı. Peki, niçin onlara bu büyük gerçeği ve apaçık doğruyu getirdiği vakit onu tasdik etmiyorlar?
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Yoksa onlar; Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in Allah'ın kendilerine gönderdiği elçisi olduğunu bilemediler de mi onu inkâr ediyorlar? Şüphesiz onlar; onu, onun doğruluğunu ve güvenilirliğini bilip anlamışlardır.
Aynı kök: نكر (37 geçiş) · Aynı kök: عرف (71 geçiş)
Sizden, hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten men eden bir topluluk bulunsun. İşte kurtuluşa erenler onlardır.
Aynı kök: نكر (37 geçiş) · Aynı kök: عرف (71 geçiş)
Siz, insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten men eder ve Allah'a iman edersiniz. Kitap ehli de inansalardı…
Aynı kök: نكر (37 geçiş) · Aynı kök: عرف (71 geçiş)
Onlar, Allah'a ve ahiret gününe inanırlar. İyiliği emrederler. Kötülükten men ederler, hayır işlerinde birbirleriyle yarışırlar. İşte onlar…
Aynı kök: عرف (71 geçiş)
Kendilerine ellerindekini (Tevrat'ı) tasdik eden bir kitap (Kur'an) gelince onu inkar ettiler. Oysa, daha önce (bu kitabı getirecek peygamber ile)…
Aynı kök: عرف (71 geçiş)
Kendilerine kitap verdiklerimiz onu (Peygamberi) oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. Böyle iken içlerinden birtakımı bile bile gerçeği gizlerler.
Aynı kök: عرف (71 geçiş)
Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı. Hüre karşı hür, köleye karşı köle, kadına karşı kadın kısas edilir. Ancak öldüren…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Yoksa elçilerini tanımadılar da bu yüzden mi onu inkâr ediyorlar!
Veya elçilerini tanımadılar da, bu yüzden mi onu inkar ediyorlar?
Yoksa bunlar kendi elçilerini tanımıyorlar da, onun için mi o'nu inkar ediyorlar?
Yoksa Rasulleri tanımadıkları biri de, (bu yüzden) Onu inkar mı ediyorlar?
Ya da kendi elçilerini tanımadılar mı ki, şimdi onu inkar ediyorlar?
Yoksa Peygamberlerini henüz tanımadılar da bu yüzden mi onu inkâr ediyorlar?
Yoksa kendi elçilerini mi tanımıyorlar? Bu yüzden mi Onu inkar ediyorlar?
Yoksa peygamberlerini henüz tanımadılar da, bu yüzden mi onu inkar ediyorlar?
Yoksa, kendilerine gönderilen elçiyi tanımadıkları için mi onu inkar ediyorlar?
Yoksa, kendilerine gönderilen elçiyi tanımadıkları için mi onu inkar ediyorlar?
Yoksa peygamberlerini tanımadılar da bu yüzden mi onu inkar ediyorlar?
Yoksa Peygamberlerini tanımadılar mı da onun için inkar ediyorlar?
Yoksa Resul'lerinin nasıl birisi olduğunu bilmiyorlar da onun için mi onu reddediyorlar?
Yoksa resullerinin nasıl birisi olduğunu bilmiyorlar da onun için mi onu reddediyorlar?
Yoksa rasullerinin nasıl birisi olduğunu bilmiyorlar da onun için mi onu reddediyorlar?
Ya da kendi elçilerini tanımadılar mı ki, şimdi onu inkar ediyorlar?
Yahud kendi peygamberlerini tanımadılar da şimdi onu inkar mı edicilerdir onlar?
Yoksa peygamberlerini tanımadılar da onun için mi inkar ediyorlar?
(68-78) Bu sözü hiç düşünmediniz mi? evvelki babalarınıza gelmeyen biri mi geldi size? Yahut Resullerini tanıyamadılar mı? O’nu inkâr ediyorlar / tanımıyorlar yahut onda bir cinnet hali var mı diyorlar? bilakis O, onlara gerçek ile geldi, çoğunuz / ekseriniz haktan hoşlanmıyorsunuz / kerih buluyorsunuz , eğer hak, onların keyiflerine uysaydı semalarda, yerde ve bu ikisi arasında kim varsa bozulurdu / ifsat olurdu, bilakis onlara hatırlamaları gereken şeyleri verdik, onlar hatırlatıcı kitaplarından sırt çeviriyorlar yahut onlara bir ücret / haraç mı soruyorsun? Rabbinin karşılığ ı / haracı daha hayırlıdır ve O rızık verenlerin hayırlısıdır, muhakkak ki sen onları dosdoğru yola çağırıyorsun, Ahirete iman etmeyenler ise yoldan sapıyorlar. Eğer ki onlara acısak ve uğradıkları zararı onlardan gidersek taşkınlıkları / tuğyanlarında bocalamaya devam ederler. Kesin olan şu ki, onları azap ile yakaladık Rableri için olmuyorlar (kendilerine yahut başkalarına ait oluyorlar) ve yalvarmıyorlardı. Onlara şiddetli azabın kapılarını açtığımızda onda ümitsiz oluyorlar.
Yahut onlar rasûllerini tanımıyorlardı da bunun için mi şimdi onu inkâr ediyorlar?
Yoksa elçilerini tanımadıkları (onun doğruluğunu, dürüstlüğünü bilmedikleri) için mi onu inkar ediyorlar?
Ya da kendilerine gelen elçiyi tanımıyorlar da bu yüzden mi onu reddediyorlar dipnot 1 !
Yoksa elçilerini tanımıyorlar da onun için mi beğenmiyorlar?
Yoksa peygamberlerini tanıyamadılar da bunun için mi inkâr ediyorlar?
Yoksa peygamberlerini tanıyamadılar da bunun için mi inkar ediyorlar?
Yoksa resullerini tanımadılar da bu yüzden mi onu inkar ediyorlar?
Or do they not` recognize their Messenger Muhammad who is one of them and therefore do not avow him as one of their own.
Do they not recognize their Messenger? So why do they reject him?
Or do they not recognise their Messenger, that they deny him?
Or is it that they were unaware of their Messenger and were therefore repelled by him for he was a stranger to them? dipnot 1
Or is it that they do not recognise their Messenger and therefore do not acknowledge him?
Or is it that they did not recognize their Messenger (Muhammad صلى الله عليه وسلم) so they deny him?
Is it that they do not recognize their apostle, and so they deny him?
Or do they deny their Messenger because they do not recognise him?
Or did they not recognise their Messenger and so denied him?
Do they deny My Messenger because they do not know him?
Or did they not know their apostle, that they thus deny him?
Or did they not know their messenger? For they are in denial of him.
Or do they not know their apostle; and therefore reject him?
Have they not pondered over the words, or has something new come unto them which came not to their forefathers?
Or did they not recognise their Messenger and so denied (Literally: (were) deniers (of his Message) him?
Or know they not their messenger, and so reject him?
Or did they not recognise their apostle, and rejected him?
Or is it, perchance, that they have not recognized their Apostle, and so they disavow him?
Or ˹because˺ they failed to recognize their Messenger, and so they denied him?
Or did they not know their messenger For they are in denial of him.
Have they failed to recognize their messenger? Is this why they are disregarding him?
Or did they not know their Messenger, so they are toward him disacknowledging?
Or if they did not know their messenger, and so do not recognise him,
Or do they not recognize their Messenger, that they deny him? (10:16).
Or do they not recognize their Messenger (Muhammad) that they reject him?
Or did they not recognize their messenger and therefore they denied him?
Or did they not know their messenger? For they are in denial of him.